Gönderen Konu: İlim Öğrenmek ve Öğretmenin Fazileti [10 Aralık 2007]  (Okunma sayısı 14625 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
Ynt: İLİM ÖĞRENMEK VE ÖĞRETMENİN FAZİLETİ [10 ARALIK 2007]
« Yanıtla #15 : 14 Aralık 2007, 00:22:06 »

“ولما وُبِّخوا على التخلف وأرسل النبي صلى الله عليه وسلم سرية نفروا جميعا فنزل : {وما كان المؤمنون لينفروا} إلى الغزو {كافة فلولا} فهلا {نفر من كل فرقة} قبيلة {منهم طائفة} جماعة ، ومكث الباقون {ليتفقهوا} أي الماكثون {في الدين ولينذروا قومهم إذا رجعوا إليهم} من الغزو بتعليمهم ما تعلموه من الأحكام {لعلهم يحذرون} عقاب الله بامتثال أمره ونهيه ، قال ابن عباس فهذه مخصوصة بالسرايا ، والتي قبلها بالنهي عن تخلف واحد فيما إذا خرج النبي صلى الله عليه وسلم

Müminlerin kâffesi birden seferber olacak değillerdir. Fakat her fırkadan bir tâife toplansa da dinde tefekkuh etseler ve döndükleri zaman kavimlerini inzar eyleseler, tâ ki sakınırlar.”    
   Bu ayetle her fırkadan bir kısmının sefere çıkması ve bir kısmının da tefakkuh ve inzar için kalması emrolunmuştur.
Demek ki bu vazîfe, müslümanların ölüm-kalım mücadelesi verdiği dönemlerde bile ihmal edilemeyecek kadar mühim bir vazifedir. Zîrâ, dünya ve dünyanın mahiyetini anlamak da, ahiretin ehemmiyetini anlamak da büyük ölçüde ilim sayesinde olur.
   Nitekim Peygamber Efendimiz (S.A.V), Mekke-i Mükerreme’de Dar-ı Erkâm’da başlattığı “Mekteb-i Muhammedi”yi ve tedrisat-ı diniyyeyi, Medine-i Münevvere’de Eshâb-ı Suffe ile devam ettirmiş, en zor şartlarda bile tatil etmemiştir. Sulh ve sükun zamanlarında ise bütün gayretini ulûm-u diniyyenin neşrine hasretmiştir. Yetiştirdiği sahâbîleri civar kabilelere ve şehirlere hoca olarak gönderip, insanlara yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’i ve dîn-i celîl-i İslâmı öğretmeye çalışmıştır.
   “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.”  Kime Kur’an (okuma ve okutma nimeti) verilir de O,  (bu nimet verilmeyen) başka birine verileni, kendisine verilenden daha hayırlı zanneder (ve ona imrenir)se, Allah’ın ta’zım ettiğini tahkir etmiş olur” , buyurarak dini ilimlerin menşe-i olan Kur’an-ı Kerim’in ta’lim ve taallümünün, diğer pekçok hadis-i şerifle de dini ilimlerin tahsilinin ehemmiyetine işaret buyurmuştur. İman ve hidayet nuru ile kalpleri ve zihinleri aydınlanan müslümanlar, hem dînî, hem de dünyevî ilemlerde büyük bir inkişaf gösterip, ümmî bir cemiyet iken, kısa zamanda insanlığın ilim ve medeniyet muallimi haline geldiler.
   Peygamberimizin varisi olan mürşid-i kâmiller de, her devirde birinci vazife olarak dinin ihyasına, dînî ilimlerin neşr ve tervicine gayret etmişlerdir. İmam Rabbanî(ks) hazretleri bir mektubunda şöyle buyurur:
   “....Öyleyse hayırların en büyüğü, bilhassa şeâir-i İslâm’ın yıkıldığı şu zamanda dîni tervîc ve onun hükümlerinden birini ihya için gayret göstermektir. Öyle ki Allah yolunda binler(ce şey)i infak, dînî meselelerden bir meseleyi tervîce denk olmaz. Çünkü dîni tervîc etmek, peygamberlerin yolunu takip etmektir. O peygamberler ki, mahlukatın en şereflisi onlardır. İyiliklerin en mükemmeli onlara verilmiştir.” 
   Çok sevdiği bir zât olan Molla Ahmed Berkî hazretlerine yazdığı bir mektupta da, onun maneviyatta yüce makamlara ulaştığını müjdeledikten sonra şöyle buyurur:
   “Senin bu devleti elde etmenin sebebi, cehaletin temekkün edip, bid’atların rüsuh bulduğu yerlerde, ulum-ı dîniyyeyi ta’lim ve ahkam-ı fıkhiyyeyi neşretmen, evliyâullah’a muhabbet ve ihlas göstermendir. Allah(cc) bunları sana mahza fazlı ile vermiştir.
   İşte, size gücünüz yettiği kadar ulum-u dîniyyeyi talim ve ahkam-ı fıkhiyyeyi neşretmenizi tavsiye ederim. Çünkü bu, işin özü, yükselmenin sebebi ve kurtuluşun medârıdır.”

  Tevbe 122
  Gazali, İhya c.1 s.17 Müessesetü’l-Halebi Kahire 1967
  İmam-ı Rabbani, a.g.e. c.1 mektup: 48
  İmam-ı Rabbani, a.g.e  c.1 mektup: 275

« Son Düzenleme: 14 Aralık 2007, 00:25:18 Gönderen: müteallim »
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Çevrimdışı Ferzin

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 240
Ynt: İlim Öğrenmek ve Öğretmenin Fazileti [10 Aralık 2007]
« Yanıtla #16 : 16 Temmuz 2008, 11:43:40 »
İmamı Şafii Hz. leri buyurdular ki;

* İlim tahsil etmek nafile namazdan eftaldir.
* Dünya ve ahireti arzu eden, ilmi rehber edinsin.
* Alimin zineti, ilmi ameline mutabık gelmesidir.
* Ulviyet şulesi, fazilet ziyası ne kadar kaybolsa da söndürülemez.
* Akıllı kişi hayr ile şerri tefrik edendir.
* Hiç bir vakit yoktur ki; müteala hüzün ve kederi izale etmesin.
* Müteala kalbin en rakik ve zengin noktalarını uyandırır, hissiyatı tahrik eder.

Çevrimdışı Ferzin

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 240
Ynt: İlim Öğrenmek ve Öğretmenin Fazileti [10 Aralık 2007]
« Yanıtla #17 : 30 Temmuz 2008, 22:53:07 »
''Şeriatin zaafa düştüğü zaman Din'den bir kelime öğretmek,hazineler harcayarak Allah için yemek yedirmekten kat kat üstündür.''

İmam-ı Rabbani Hz. K.S.

Çevrimdışı Mahi

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1114
Ynt: İlim Öğrenmek ve Öğretmenin Fazileti [10 Aralık 2007]
« Yanıtla #18 : 29 Ağustos 2008, 10:33:32 »
İmam-ı Azam Hazretlerine ilmini nasıl elde ettiği sorulduğunda şöyle cevap vermişlerdir:
İlmiimi dört şeye dikkat etmekle öğrendim. Köpeğin sahibine gösterdiği tezellül derecesinde tevazu (alime) göstermekle, kedi gibi mütevazi olmakla, merkep gibi sabırlı olmakla, karga gibi sabahlmakla elde ettim. Ve yine çok şükretmekle, bir bilgi ve hikmete vakıf olduğum zaman Allah c.c.'a hamd ettim, böylece ilmim ziyadeleşti.

Çevrimdışı mihrab

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 13
İlmin Fazileti
« Yanıtla #19 : 07 Ekim 2010, 10:53:27 »
Resülüllah Efendimiz ( s.a.v.) buyurdular: İlim örgenin.Zira ilim Allah için ögrenmek ( Allah’tan ) korkmaktır.

 İlim talebi ( ögrenmeyi istemek ) ibadet, ( ilim ) müzakeresi tesbih, tahsili ( elde edilmesi ) ise cihaddır.

Bilmeyenlere ilim ögretmek sadaka,onu ehline vermek de ( Allah’a ) yakınlıktır. Çünkü ilim, helal ve hramı gösteren işaretler ve cennet ehlinin yollarının kandilleridir.

İlim yalnızlıkta dost,gurbette arkadaş, yalnızlıkta konuşan ( yoldaş ), bollukta ve darlıkta yol gösterici, düşmanlara karşı silah, dostlar yanında zinettir.

Allah, ilimle milletleri yükseltir ve onları eserleri anlatılan, yaptıklarına uyulan ve görüşlerine başvurulan iyilikte rehber kılar. Sohbetlerine melekler katılmak isterler,kanatları ile onları okşarlar.

Yaş ve kuru ( her şey ), denizde yaşayan balıklar ve diger canlılar, karadaki yırtıcı ve diger hayvanlar,onlar için istigfar ederler. Çünkü ilim, kalplerin cehaletten hayat bulması, gözlerin karanlıktan aydınlanmasıdır.

Kul, ilimle ( Dünyada ve ahrette ) hayırlı mevkilere ve yüksek derecelere ulaşır. İlim üzerinde düşünmek, oruç sevabına eşittir. İlim ögretmek geceyi ( namazla ) ihya etmeye denktir.

Sıla-i rahim ( akrabalarla alaka ) ilimle devam ettirilir. İlimle helal haram(dan ayrılarak) bilinir. İlim amelin rehberidir. Amel, ilme tabi olur, uyar. İlim, bahtiyarlara ilham olunur ( verilir ), bedbahtlar ise ondan mahrum kalır.


Kaynak : Fazilet takvimi – 19 Eylül – 2010

.
• Yâ Rabbî! Dünyayı kalbime koyma, elimden de alma