Gönderen Konu: İmam-ı Rabbani H.Z  (Okunma sayısı 20375 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı antepli

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 496
İmam-ı Rabbani H.Z
« : 15 Haziran 2005, 13:51:52 »

İmam-ı Rabbanî hazretleri buyurduki;

Cennet ile Cehennem'den başka ebedî bir yer yoktur. Cennet'e girmek için îmân ve dînin emirlerine uymak lâzımdır.

Dünyâyı maksad edinmemeli. Dünyâ, nefsin arzularına yardımcıdır. Dünyâ ve âhiret bir arada olmaz. Dünyâya düşkün olmak, günahların başıdır. Dünyâya düşkün olanlar âhirette zarar görür. Dünyâya düşkün olmamanın ilâcı, İslâmiyete uymaktır.

Bu zamanda dünyâyı terk etmek çok zordur. Dünyâyı terk lâzımdır. Hakîkaten terk edemeyen, hükmen terk etmelidir ki, âhirette kurtulabilsin. Hükmen terk etmek de büyük nîmettir. Bu da, yemekte, içmekte, giyinmekte, meskende, dînin hudûdundan dışarıya taşmamakla olur.

Dünyâyı terk etmek iki türlüdür; birincisi, mübahların, zarûret mikdârından fazlasını terktir. Bu çok iyidir. İkincisi, haramları ve şüphelileri terkedip yalnız mübahları kullanmaktır. Bu zamanda bu da iyidir.

Tesbih okumak (sübhânellah demek), tövbenin anahtarı ve hattâ özüdür.

Vakit çok kıymetlidir. Kıymetli şeyler için kullanmak lâzımdır. İşlerin en kıymetlisi sâhibine hizmet etmektir. Yâni Allahü teâlâya ibâdet ve tâat etmektir.

Gençlik zamânında dînin emirlerine uymak, dünyâ ve âhiret nîmetlerinin en üstünüdür.

Annenin yavrusuna faydası olmadığı (annenin yavrusundan kaçacağı) kıyâmet günü için, hazırlık yapmayana yazıklar olsun!

Âyet-i kerîmede meâlen; "Vallâhu basîrun= Allah onların ne yaptıklarını görmektedir" buyruldu. Allahü teâlâ her şeyi gördüğü hâlde, (insanlar) çirkin işleri yaparlar. Aşağı bir kimsenin bile bu işleri gördüğünü bilseler, vaz geçerler yapmazlar. Bunlar ya Hak teâlânın görmesine inanmıyorlar, yâhud onun görmesine kıymet vermiyorlar. Îmânı olana her ikisi de yakışmaz.

Velîlerin hiçbiri, peygamber mertebesine varamaz.

Velîlerin hiçbiri, Sahâbî mertebesine çıkamaz.

İhlâs ile yapılan küçük bir iş, senelerce yapılan ibâdetler gibi kazanç (sevap) hâsıl eder.

Her ibâdeti seve seve yapmalı. Kul hakkına dokunmamağa, hakkı olanlara hakkını ödemeğe titizlikle çalışmalıdır..

Dünyânın vefâsızlıkta eşi yoktur, dünyâyı isteyenler de alçaklıkta ve bahillikte (cimrilikte) meşhûrdur. Azîz ömrünü, bu vefâsızın ve değersizin peşinde harcayanlara yazıklar ve korkular olsun.

Gençlik çağının kıymetini biliniz! Bu kıymetli günlerinizde, İslâmiyet bilgilerini öğreniniz ve bu bilgilere uygun yaşayınız! Kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olunuz.

İnsanlar riyâzet deyince, açlık çekmeği ve oruç tutmağı anladılar. Hâlbuki, dînimizin emrettiği kadar yimek için dikkat etmek, binlerce sene nâfile oruç tutmaktan daha faydalıdır.
 

 

evliyalar ansiklopedisi
« Son Düzenleme: 03 Aralık 2008, 00:14:11 Gönderen: müteallim »
Bu dünyanın cefasından sefasına sıra gelmez.gafil olmayın ilme çalışın geçen günler geri gelmez...

Çevrimdışı zeyl

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 187
İmam-ı Rabbanî(k.s.) hazretlerinden
« Yanıtla #1 : 15 Haziran 2005, 18:04:42 »
Allah razı olsun antepli kardeşim. Mevlam tatbik edebilmeyi nasip eylesin inşaAllah...
Çocuk olsam yeniden..
Bir tek düştüğüm için acısa içim.. Kalbim; çok koştuğum için çarpsa sadece...

Çevrimdışı abdulbatin

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 17
İmam-ı Rabbanî(k.s.) hazretlerinden
« Yanıtla #2 : 15 Haziran 2005, 19:13:58 »
Allah(cc) razı olsun.
Bizi bize bırakma yarabbi.

Çevrimdışı antepli

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 496
İmam-ı Rabbanî(k.s.) hazretlerinden
« Yanıtla #3 : 16 Haziran 2005, 14:52:17 »
RABBIM,cümlemizden razı olsun kardeşlerim
Bu dünyanın cefasından sefasına sıra gelmez.gafil olmayın ilme çalışın geçen günler geri gelmez...

Çevrimdışı antepli

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 496
İmam-ı Rabbani Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed Farûkî Serhendi (k.s.)
« Yanıtla #4 : 19 Aralık 2005, 12:07:02 »
İmam-ı Rabbanî hazretleri buyurduki;

Cennet ile Cehennem'den başka ebedî bir yer yoktur. Cennet'e girmek için îmân ve dînin emirlerine uymak lâzımdır.

Dünyâyı maksad edinmemeli. Dünyâ, nefsin arzularına yardımcıdır. Dünyâ ve âhiret bir arada olmaz. Dünyâya düşkün olmak, günahların başıdır. Dünyâya düşkün olanlar âhirette zarar görür. Dünyâya düşkün olmamanın ilâcı, İslâmiyete uymaktır.

Bu zamanda dünyâyı terk etmek çok zordur. Dünyâyı terk lâzımdır. Hakîkaten terk edemeyen, hükmen terk etmelidir ki, âhirette kurtulabilsin. Hükmen terk etmek de büyük nîmettir. Bu da, yemekte, içmekte, giyinmekte, meskende, dînin hudûdundan dışarıya taşmamakla olur.

Dünyâyı terk etmek iki türlüdür; birincisi, mübahların, zarûret mikdârından fazlasını terktir. Bu çok iyidir. İkincisi, haramları ve şüphelileri terkedip yalnız mübahları kullanmaktır. Bu zamanda bu da iyidir.

Tesbih okumak (sübhânellah demek), tövbenin anahtarı ve hattâ özüdür.

Vakit çok kıymetlidir. Kıymetli şeyler için kullanmak lâzımdır. İşlerin en kıymetlisi sâhibine hizmet etmektir. Yâni Allahü teâlâya ibâdet ve tâat etmektir.

Gençlik zamânında dînin emirlerine uymak, dünyâ ve âhiret nîmetlerinin en üstünüdür.

Annenin yavrusuna faydası olmadığı (annenin yavrusundan kaçacağı) kıyâmet günü için, hazırlık yapmayana yazıklar olsun!

Âyet-i kerîmede meâlen; "Vallâhu basîrun= Allah onların ne yaptıklarını görmektedir" buyruldu. Allahü teâlâ her şeyi gördüğü hâlde, (insanlar) çirkin işleri yaparlar. Aşağı bir kimsenin bile bu işleri gördüğünü bilseler, vaz geçerler yapmazlar. Bunlar ya Hak teâlânın görmesine inanmıyorlar, yâhud onun görmesine kıymet vermiyorlar. Îmânı olana her ikisi de yakışmaz.

Velîlerin hiçbiri, peygamber mertebesine varamaz.

Velîlerin hiçbiri, Sahâbî mertebesine çıkamaz.

İhlâs ile yapılan küçük bir iş, senelerce yapılan ibâdetler gibi kazanç (sevap) hâsıl eder.

Her ibâdeti seve seve yapmalı. Kul hakkına dokunmamağa, hakkı olanlara hakkını ödemeğe titizlikle çalışmalıdır..

Dünyânın vefâsızlıkta eşi yoktur, dünyâyı isteyenler de alçaklıkta ve bahillikte (cimrilikte) meşhûrdur. Azîz ömrünü, bu vefâsızın ve değersizin peşinde harcayanlara yazıklar ve korkular olsun.

Gençlik çağının kıymetini biliniz! Bu kıymetli günlerinizde, İslâmiyet bilgilerini öğreniniz ve bu bilgilere uygun yaşayınız! Kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olunuz.

İnsanlar riyâzet deyince, açlık çekmeği ve oruç tutmağı anladılar. Hâlbuki, dînimizin emrettiği kadar yimek için dikkat etmek, binlerce sene nâfile oruç tutmaktan daha faydalıdır.




evliyalar ansiklopedisi
Bu dünyanın cefasından sefasına sıra gelmez.gafil olmayın ilme çalışın geçen günler geri gelmez...

Çevrimdışı Mstfx67

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 354
İmam-ı Rabbani(k.s.)Hz lerinden
« Yanıtla #5 : 19 Aralık 2005, 15:32:32 »
:x
BA$KASININ AYIBINI SÖYLEMEYi DÜSÜNDÜGÜN ZAMAN NEFSININ AYIBINI hATIRLA!!!

Vuslat Yolcusu

  • Ziyaretçi
İmam-ı Rabbani(k.s.)Hz lerinden
« Yanıtla #6 : 20 Aralık 2005, 23:18:00 »
Alıntı

Vakit çok kıymetlidir. Kıymetli şeyler için kullanmak lâzımdır. İşlerin en kıymetlisi sâhibine hizmet etmektir. Yâni Allahü teâlâya ibâdet ve tâat etmektir

 :x

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7472
İmam-ı Rabbani(k.s.)Hz lerinden
« Yanıtla #7 : 26 Aralık 2005, 13:28:28 »
Allahrazı olsun :x  :x

Vuslat Yolcusu

  • Ziyaretçi
İmam-ı Rabbani(k.s.)Hz lerinden
« Yanıtla #8 : 26 Aralık 2005, 19:09:39 »
Alıntı

Gençlik çağının kıymetini biliniz! Bu kıymetli günlerinizde, İslâmiyet bilgilerini öğreniniz ve bu bilgilere uygun yaşayınız! Kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olunuz

 :x

Çevrimdışı ushtun09

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 7
İmam-ı Rabbani(k.s.)Hz lerinden
« Yanıtla #9 : 28 Aralık 2005, 15:32:55 »
Alıntı

Gençlik çağının kıymetini biliniz! Bu kıymetli günlerinizde, İslâmiyet bilgilerini öğreniniz ve bu bilgilere uygun yaşayınız! Kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olunuz

ama dünya öyle bir hale gelmiş ki. bırakın dünyayı %99 müslümanız diye bildiğimiz ülkemiz öyle bir hale gelmiş ki, imanımızı muhafaza eden kalelerimiz bir bir yıkılmış, yerlerine gayet mâlâyânî şeyler konulmuş.

bu buhranlı ortamdan sıyrılıp, Allah rızası için, dinimizi tam anlamıyla yaşamamız için üzerimize farz olan ilimleri öğrenmeli.
hatta bu ilimleri öğrenme yolunda ayaklı ansiklopedilere yapışıp peşlerini bırakmamalı.

Allah sonumuzu hayr eylesin

Vuslat Yolcusu

  • Ziyaretçi
İmam-ı Rabbani(k.s.)Hz lerinden
« Yanıtla #10 : 28 Aralık 2005, 22:00:16 »
ushtun09 kardesim karamsar olmayin gayret edenin Allah daima yanindadir
bizler yurt disinda nelerle karsilasiyoruz ama Allaha pirana havele ediyoruz
sabir herzaman iyidir önümüze devamli cikiyor vataninizda aynisini yapamiyorsunuz burda niye yapiyorsunuz karsimiza kale duvari gibi cikiyorlar Allahin izniyle piranin hikmetiyle oluyor  sabir dua :kirp:

Çevrimdışı ABDULLAH LFC

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 169
.
« Yanıtla #11 : 03 Ocak 2006, 22:24:24 »
.
« Son Düzenleme: 12 Temmuz 2012, 01:05:28 Gönderen: ABDULLAH LFC »

Çevrimdışı ASUDE

  • yazar
  • ****
  • İleti: 632
İmam-ı Rabbani(k.s.)Hz lerinden
« Yanıtla #12 : 04 Ocak 2006, 19:20:51 »
Alıntı yapılan: "ABDULLAH LFC"
antepli kardeşim teşekkür ederiz....devamını bekleriz...




" imam-ı rabbanî yolundayız. onun evlatlarıyız. mesleğimiz, ehli sünnet yolu ve onu ihyadır."

      http://www.ihya.org








 :x  :x  :x  :x

Çevrimdışı ABDULLAH LFC

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 169
.
« Yanıtla #13 : 13 Mayıs 2006, 16:06:45 »
.
« Son Düzenleme: 12 Temmuz 2012, 00:58:56 Gönderen: ABDULLAH LFC »

Vuslat Yolcusu

  • Ziyaretçi
İMAM-I RABBANÎ MÜCEDDİD-İ ELF-İ SÂNÎ AHMED FARÛKÎ SERHENDÎ (
« Yanıtla #14 : 14 Mayıs 2006, 01:26:14 »
Alıntı

Zamanın alimleri İmam-ı Rabbanî Hazretlerine “sıla” ismiyle hitap ettiler. Sıla birleştirici demektir. Çünkü o,tasavvufun dinden ayrı bir şey olmadığını isbât etmiştir.

 :x