O Belhten Ayrılınca İnsan Ölüsünden Başka Yenicek Bir Şey Kalmadı

Başlatan setre, 04 Nisan 2008, 23:57:38

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

setre

Mevlana Hazretlerinin babası sultanululema Sultan veled hazretleri belhlidir. Sonra belhden ana doluya hicret etmiştir. Rasülüllah mana aleminde kendisine; Sen Sultanül Ulemasın bu mührü kullanacaksın buyurur ve orada bulunan bütün ulemaya; P.E. miz

—Sultan Velede itaat edeceksiniz buyurdular. Sabah sultan veledin kapısına giden ulema, itaatlerini dile getirirler.
Sultan Veled Hazretleri: Mana aleminde peygamber efendimiz bana da söyledi. Hepinizin itaatini kabul ettim buyurur. Sultan Veled Hazretleri, Belhte dine gece gündüz hizmet etmiş, bataklıkta olanları kurtarmış, ondan ilim almak için talebeyi ulum Belhe akın etmiştir. Fakat haset sahibi insanlar, belh sultanına şikâyette bulunmuşlar ve Sultanım! Sultan Veled ,senin tahtına göz dikiyor, sayısız talebeleri var.Sizi tahtınızdan indirecekler,bunu bertaraf etmelisiniz derler.

Hükümdar, Sultan Veled Hazretlerini sever fakat söylenenlere inanır ve Sultan Velede mektup yazarak; Sultanım! Bir beldede iki sultan olmaz hiç olmazsa beni başka bir beldeye tayin edin der. Sultan Veled Hazretleri çok üzülür ve cevaben; Sultanım, benim dünya malında gözüm yok ben ne yapayım tacı tahtı sultanlığı. Mademki böyle düşündünüz, bizde bu memleketten gideriz. Ama biz gittiğimiz zaman sizin tacınız tahtınız yıkılır, taş üstünde taş kalmaz buyurur. Belh hükümdarı çok pişman olur, ama sultan Veled Hazretleri evlatlarına; Hazırlanın burayı terk ediyoruz, başka bir memlekete gidiyoruz buyururlar.

Sultan Veled Hazretleri Belhdeki vaaz ettiği camide cemaat ile helalleşir ve biz buradan gidiyoruz, hakkınızı helal edin, ama biz gittiğimiz zaman bu memlekette taş üstünde taş kalmayacaktır der.
Cemaat yalvarır; Bizi bırakıp nereye gidiyorsunuz, gitmeyin derler. Aynı anda caminin taşları da dile gelip; Ey Sultan Veled! Bizi bırakıp nereye gidiyorsun? Allah aşkına gitme derler.
Sultan Veled Hazretleri; Kararım kesin, dönüş yoktur, Allaha ısmarladık der. Kürsüden inince vaaz ettiği kürsü peşinden gelip; Beni bırakma bende kim sohbet edecek der. Sultan Veled Hazretleri ondanda müsaade ister.
Ve Sultan Veled Hazretleri,300 kişi ile Belhten ayrılınca, Mecusi Cengiz belası zuhur eder. Ordusunda kadınları bile erkekleri gibi kılıç kullanır. Belhi yakıp yıkarlar. İnsan ölüsünden başka yiyecek bir şey bulunmaz.

[Evliya yeryüzünün sübablarıdır. Yerin altı üstüne gelmiyorsa, denizler fışkırmıyor gök kubbe çıkmıyor ise, evliyanın ve zamanın Süleyman’ının yüzü suyu hürmetinedir. Ruhulbeyan: Her zamanın sahibi o zamanın Süleyman’ıdır.]

Sultan Veled Hazretleri Nisabur tarikiyle Şam’a hicret eder. Nisabur Evliya yatağıdır. Orada bulunan büyük evliyaullahtan Feridüddini Attar hazretlerinin yanına uğrar, ona iltifat eder. Feridüddini Attar hazretleri, Mentikuttayr ve Tezkiretül Evliya isimli kitapların sahibidir. Sultan Veled Hazretleri Oğlu Mevlana Celaleddini Rumiye;
Oğlum! Mesneviyi yazıncaya kadar al bu kitabı oku der ve Mentikuttayr isimli kitabı ona hediye eder.
Sultan Veled Hazretleri Nisaburdan Şam’a oradan Konya’ya geçer. Bir Cuma günü cemaat toplanır, hafız Yasin’i Şerifi okumaktadır. Sultan Veled Hazretleri yasini şerif bitince kürsiye çıkar, yasini şerifi tefsir eder, kabir ve berzah aleminden bahseder. Caminin yanındaki kabirdekiler ayağa kalkarlar ve: Ey Allah’ın velisi dediklerin doğrudur, bunların hepsi bizim başımıza geldi derler. Buna keramet denir. Sultan Veled Hazretleri duaya başlayınca, kabristandan eller çıkar ve yapılan duaya amin derler.
Hep ertelediğim zaman,bir türlü varamadığım diyardı...