Zeki çocuklar yetiştirmenin püf noktası

Başlatan Mahi, 21 Nisan 2008, 09:05:28

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mahi

Zeki çocuklar yetiştirmenin püf noktası.



Zeki insanların doğuştan getirdikleri bir sırları var mıdır?

Bir insan doğuştan zeki olduğu için okulda ve hayatta daha başarılı olur mu?

Yapılan bir araştırmaya göre insanların %95’i orta bir zekaya sahiptir. Geriye kalan % 2.5’i ileri zekalı, % 2.5’i geri zekalıdır.

Şu anda bu yazıyı okuyan / okuyabilen hiç kimse geri zekalı değildir. Geri zekalı olsaydı bu yazıyı okumaz / okuyamazdınız.

Hepimiz ya orta bir zekaya sahibiz ya da ileri bir zekaya…

Zekanın derecesi değil benim bu yazı da sizlere anlatmak istediğim asıl mesele.

Bugün sizlere, zeki çocuklar yetiştirmenin çok basit bir “püf” noktasından bahsetmek istiyorum.



* * * * * * *



Zeki çocukları yetiştirmenin “püf noktasını” anlatmadan önce sizlerle “püf noktası” deyiminin hikayesini paylaşayım.



Püf Noktası

Vaktiyle testi ve çanak-çömlek imal edilen kasabalardan birinde, uzun yıllar bu meslekte çalışan bir çırak, kalfa olup artık kendi başına bir dükkan açmayı arzu eder olmuş. Ne yazık ki her defasında ustası ona:

“Sen daha bu işin püf noktasını bilmiyorsun, biraz daha emek vermen gerekiyor” dermiş.

Ustasının bu sonu gelmez nasihatlerinden sıkılan kalfa, artık dayanamaz ve gidip bir dükkan açar. Açar açmasına da yeni dükkanında güzel güzel yaptığı testiler, küpler, vazolar, sürahiler onca titizliğe ve emeğe rağmen orasından burasından yarılmaya, yer yer çatlamaya başlar. Kalfa bir türlü bu çatlamaların önüne geçemez. Nihayet ustasına gider ve durumu anlatır.

Usta, “Sana demedim mi evladım; sen bu işin püf noktasını henüz öğrenmedin. Bu sanatın bir püf noktası vardır” demiş. 

Usta bunun üzerine tezgaha bir miktar çamur koyar ve, “Haydi” der, “geç bakalım tezgahın başına da bir testi çıkar. Ben de sana püf noktasını göstereyim.”

Eski çırak ayağıyla merdaneyi döndürüp çamura şekil vermeye başladığında usta önünde dönen çanağa arada sırada "püf!" diye üfleyerek zamanla testiyi çatlatacak olan bazı küçük hava kabarcıklarını patlatıp giderir. Böylece çırak da bu sanatın “püf!” denilen noktasını öğrenmiş olur.

Her sanatın incelik gereken nazik kısmına da o günden sonra “püf noktası!” denilmeye başlanır. 



Onca emeğe rağmen küçük ve basit görülen hava kabarcıklarını patlatmayı ihmal etmek tüm emekleri yok ediyor. Basit fakat etkili bir yöntemle tüm emek zayi olmaktan kurtuluyor.

* * * * * * *



Çok daha zeki çocuklar yetiştirmenin sade ve basit bir sırrını vereyim sizlere. Anne veya baba çocuklarına hitap ederken, onlarla konuşup onları severken sürekli “Benim oğlum çok akıllı!”, “Benim kızım çok zeki!” diye onları severse çocuklar daha zeki oluyorlar.

“Bu kadar basit mi yani?” diye düşünebilirsiniz.

Ancak kendinizi, henüz okula başlamamış, küçük bir çocuğun yerine koyun. O çocuk için bu dünyada her şeyin en iyisini ve en doğrusunu bilen sadece iki tane insan vardır. Biri annesi diğeri babası…

Bu iki insan ne derse doğrudur. Hiç kimse bir çocuğa anne ve babasının söylediklerinin aksini kabul ettiremez.

Tam aksi ifadelerin çocuk üzerindeki etkisini de düşünebilirsiniz.

“Sen ne kadar aptal bir çocuksun” sözünü, annesinden sürekli duyarak büyüyen bir çocuk içinden, “Annem bana aptal diyorsa mutlaka bir hikmeti  vardır!” diye düşünmez mi?

Sürekli babasından “sen ne kadar geri zekalısın!” sözünü duyan bir çocuk, “babam bana geri zekalı olduğumu söylüyorsa mutlaka bir bildiği vardır” diye düşünmez mi?

Bu yaklaşım tarzına “kendini doğrulayan kehanet!” deniyor. Psikolojik kavramlar içerisinde en çok sevdiğim kavramlardan bir tanesidir. 

Çocuklarınızın daha zeki olmasını istiyorsanız onlara bunu sürekli söyleyin. Sizin her dediğinizi mutlaka inanırlar.

Onları zeki olduklarına inandırın yeter.





Sait ÇAMLICA

Eğitimci – Yazar

elfida

doğruluk hakkı büyük evet küçüklükten bilinç altına bu emri vermiş oluyor ilerde de bu emrin iktizasınca hareket ediyor.teşekkürler mahi.
Yakarışa geçivermişti hepsi de birden,
İçini döküyordu herkez Hakk'a derinden;
Kuduruyordu mütegallipler kederinden
...Ve emindi Mehmetçik yarın ki zaferinden.

ruy-ı zemin

teşekkürler kardeşim ellerine sağlık.
پاى مار      چشم مور      نان منلا      كس نديد

Asfa

İlimsiz ibadetin tadı olmaz!...

mht


Uludag

Belki tuhaf gelebilir ama

birbirini seven eslerin

çocuklarıda zeki olurmuş

diye okumuştum..........
Ya rabbi, şu acizi ümmeti Muhammede hizmet etmeğe muktedir kıl.

Beylerbeyi

Kişiler  arasındaki iletişimin temelidir bu pozitif yaklaşımlar  pozitif  netice  verir. O küçük anlamaz demeyin insan beyni aynı bilgisayar  gibidir  "Sen aptalsın" çocuk şöyle düşünecek "yeni bilgi öğrenmeye  gelişmeye  gerek yok gelen bilgiyi at gitsin." İf then else  komutları neyse  aynı çocukta  birebir  geçerlidir.

hercai


n.i.h.a.l

nihall