Hz. Fatıma (radıyAllahu Anha)

Başlatan Abi-hayat, 30 Mart 2005, 19:29:57

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Abi-hayat

Yeryüzüne gönderilen dört hayirli kadindan biri olan Allah Resulü (SAV)’in biricik kizi Hz. Fatima (RadiyAllahu anha), kiyamet gününe degin Müslüman kadinlar için en güzel örnek ve kadinlarin en hayirlisidir. Peygamber kizi Hz. Fatima (RA)’nin hayatinda göze çarpan, hep çilekeslik, fedakarlik ve sayginlik olmustur. Müslüman bayanlar için emsalsiz bir örnek teskil edecek bu güzide insanin hayatina göz atmak faydali olacaktir.

Kendisi, Hz. Resulullah (SAV)’in Hz. Hatice (RA) ile olan evliliginin 13. yilinda Mekke’de dünyaya geldi. Allah Resulü (SAV)’in vefat eden erkek çocuklarindan sonra hayatta kalan dört kizindan biridir. Ümmü-l Hasaneyn Fatima binti Muhammed ez Zehra olarak taninir. Ayrica Ümmü Ebiha künyesiyle taninip Betül, Zehra lakaplariyla da anildigi görülmektedir.

Hz. Resulullah (SAV)’e benzemesiyle birlikte konusmasi ve yürümesi Efendimizi hatirlatirdi. Güzel ahlakin tamamlayicisi olarak gönderilen Allah Resulü (SAV)’in Kur`anî ahlakindan geregi gibi istifade etmistir.

“Elbette sen, yüce bir ahlak üzeresin” (Kalem : 4)

Bir hadis-i serifte ise Hz. Resulullah (SAV): “Ben baska bir ahlakla degil, ancak güzel ahlaki tamamlamak için gönderildim” diye buyurmustur (Imam Malik, Muvatta – Hüsnü’l hulk 8)

Yukaridaki ayet ve hadiste de belirtildigi üzere, Allah Resulü (SAV)’in ahlakinin yüce oldugu ve bu yüce ahlakin tamamlayicisi olarak gönderildigi vurgulanmaktadir. Bu yüce ahlakin yansimalari Allah Resulü (SAV)’in evinde yetisen es ve çocuklarina sirayet ederek emsalsiz bir numune olmalarina vesile olmustur. Hz. Resulullah (SAV)’in vefatindan sonra ilahi davayi yüklenen ve inkilap atesinin sürekli yanik kalmasini, etrafi aydinlatmasini saglayip bu ugurda canlarini feda eden Ehl-i Beyt mensubu sayisiz Allah dostuna rastlamaktayiz. Bu hal Allah Resulü (SAV)’in silsile yoluyla ulasan ilahi bir rahmetin yansimasi olarak yorumlanabilir. Bu mübarek neslin analigini yapan, Hz. Resulullah (SAV)’in biricik kerimesi Hz. Fatima (RA)’dir. Yani bütün güzelliklerin kendisinde toplandigi kutlu insan Hz. Fatima (RA).

Hz. Fatima (RA)’nin gençlik yillarina iliskin detayli bir bilgi bulunmamakla birlikte, eldeki mevcut bilgiler de sinirlidir. Bu durum onun ihlas ve takva ile Yüce Allah’a baglanip gösteristen uzak sade bir yasam sürdürmesinden kaynaklanmistir.

Yine bu döneme iliskin söyle bir hadise aktarilmaktadir: Allah Resulü (SAV) bir gün Kabe’de namaza durur ve secdeye varir. O’nun bu halini gören müsrikler cesaretlenerek bir kötülük yapmak isterler. Sonunda bir devenin döl yatagi getirilip Hz. Resulullah (SAV)’in omuzlarina atilir. Bu hadiseden dolayi Efendimiz oldukça rahatsizlik duyar. Secdeden basini kaldiramaz. Ta ki Hz. Fatima (RA) gelip o iskembeleri Allah Resulü (SAV)’in omuzlarindan kaldirana kadar. Bu çirkin hadise karsisinda Hz. Fatima (RA) hiçkiriklara bogulur ve etrafta bulunan müsriklere kavli olarak gereken dersi verir.

Hz. Resulullah (SAV)’in çekmis oldugu sikintilari kendisiyle paylasarak hafifletmeye çalisir ve Efendimiz’in tüm ihtiyaçlarini severek ve isteyerek karsilardi. Onun bu fedakarane tutumu, Allah Resulü (SAV)’in begenisini kazanarak sevgisine mazhar olmustur. Asiri hizmetinden dolayi Allah Resulü (SAV) tarafindan; “Babasinin annesi, annem” manasina gelen “Ümmü Ebiha” diye isimlendirilmistir.

Hz. Fatima (RA), evlilik çagina ulasinca, önde gelen sahabelerden Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (RA) kendisine talip olmuslar, fakat Hz. Resulullah (SAV) bu tekliflere sicak bakmamistir. Daha sonralari Hz. Ali ayni teklifte bulunmus, Allah Resulü (SAV) tarafindan uygun görülünce de bu durum evlilikle sonuçlanmistir.

Evlilik masraflarinin getirmis oldugu külfetin hafifletilip Allah Resulü (SAV)’in yardimci olmasiyla dügün gerçeklesmistir. Hz. Ali mehir için, Bedir Savasi’nda ganimetten payina düsen deve, zirh ve bir kisim esyalarini satarak elde ettigi 450 dirhemi vermistir. Oldukça mütevazi ve sade bir dügün ile gerçeklesen evlilikte maddiyat arka plana atilmis ve sadece Allah Resulü (SAV)’in rizasi ve sevgisi gözetilmistir.

Küçüklügünden beri Kainatin Efendisi’nden ayrilmayip terbiyesiyle yetisen Hz. Ali, Allah Resulü (SAV)’a damat olma saadetine ermistir. Ulvi gayeler hedeflenerek gerçeklesen bu evlilik kiyamete kadar dilden dile aktarilacak ve sürekli hayirla yad edilecektir. Bunun semeresi olarak Hz. Resulullah (SAV)’in Ehl-i Beyt’i bu evlilikten türeyip dal budak salacaktir. Ümmete rehberlik edecek imamlar, genellikle bu kutlu soyun mensubu olup ila-yi Kelimetullah’i canlari ve kanlari pahasina sinelerinde tasiyacaklardir. Yine cennet gençlerinin seyidi Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin bu kutlu evlilikten dünyaya gelecek ve ümmete inkilab nisanesi olacaklardir. Bu kadri yüce insanlarin sevilmesi ve Allah’in insanliga bir ikrami olarak algilanip her daim yad edilmesi gerekmektedir.

Hz. Fatima (RA), baba evinden ayrilirken beraberinde çeyiz olarak su esyalari götürmüstür: Kadife bir örtü, hurma lifiyle doldurulmus bir yastik, iki el degirmeni ve iki su kabi… Bu çeyiz esyalari Hz. Fatima (RA)’nin dünyaya olan meylinin ne derece oldugunu ortaya koymaktadir.

Hz. Fatima (RA), Mekke’den Medine’ye hicret eden sahabe grubundan olup hicret sevabina da nail olmustur. Kendisi, yaninda Fatima binti Esed (Hz. Ali’nin annesi), kiz kardesi Ümmü Gülsüm ve Hz. Ebu Bekir’in ailesi oldugu halde hicret etmistir.

Hz. Ali ile evliliklerinin 3. yilinda Medine’de Hz. Hasan dünyaya gelmis ve bu dogum, mübarek Ramazan ayina denk gelmistir. Yine bir yil sonra Þaban ayinda da Hz. Hüseyin dünyaya gelmistir. Ailenin ilk çocuklari Hasan ve Hüseyin’in ardindan üç kiz çocugu dünyaya gelmis, bunlardan Muhassin henüz küçük yasta vefat edip ebedi aleme göçmüstür. Diger kiz çocuklari ise Gülsüm ve Zeyneb’dir.

Hz. Resulullah (SAV), kadinlardan en çok Hz. Fatima’yi (RA), erkeklerden ise Hz. Ali’yi sevdigini belirtmis ve onlari kendi hirkasi altinda toplayip Ehl-i Beyt olduklarini ilan etmistir. Hz. Fatima (RA) ile ilgili bir çok hadis mevcuttur. Bunlardan sadece bir iki tanesi ile yetinecegiz:

Allah Resulü (SAV), “Fatima benim bir parçamdir. Onu sevindiren beni sevindirmis, onu üzen de beni üzmüs olur” buyurmuslardir. Baska bir hadiste ise; “Bana melek gelerek Fatima’nin cennetliklerin hanimefendisi oldugunu müjdeledi” buyurmuslardir.

Savas meydanlarinda azim ve gayretiyle birçok hanim sahabenin sevkle çalismasina vesile olan Hz. Fatima (RA), yarali sahabeleri tedavi ederek su tasima hizmetinde de bulunmustur. Uhud Savasi’nin en hararetli anlarinda yüzüne kan bulasmis halde Allah Resulü (SAV)’ne rastlar. Yüzüne bulasan kanlari temizler ve yarayi dindirir. Göstermis oldugu azim ve kararlilik birçok sahabe tarafindan takdirle karsilanmis ve örnek olarak gösterilmistir.

Hz. Ali esini anlatirken söyle buyuruyor:

“Elleri nasirlasincaya dek el degirmeni çevirdi. Omuzlari nasirlasincaya dek su kirbasi tasidi. Üstü basi tozlanincaya dek evi süpürdü.

Hz. Resulullah (SAV)’e esirler gelmisti. Fatima’ya dedim ki, babana gitsen de bir hizmetçi istesen… O da Peygamber (SAV)’e gitti. Fakat yaninda görüsme yapan bazi kimseler buldu. Bir sey söylemeden geri döndü. Ertesi gün Hz. Resulullah (SAV), Fatima’nin yanina geldi ve “Ihtiyacin neydi?” dedi. Fatima sustu. Ben de; “Ben arz edeyim ya Resulullah!” dedim ve anlattim. “Ya Resulullah! Fatima’nin el degirmeni çevirmekten elleri, su kirbasi tasimaktan omuzlari nasirlasti. Sana bir taki hizmetçiler gelince, ben kendisine; sana gelip bir hizmetçi istemesini, böylece yükünün hafiflemesini istedim. Bunun üzerine Allah Resulü (SAV), söyle buyurdular: “Ey Fatima! Allah’tan kork. Rabbine karsi görevini yerine getir, ailenin isini gör. Yatagina uzandiginda otuz üç defa SübhanAllah, otuz üç defa Elhamdulillah, otuz dört defa Allahu Ekber de. Bunlarin toplami yüz eder. Böyle yapman sana hizmetçilerden daha hayirlidir.” Fatima da “Allah ve O’nun Resulü’nden raziyim” dedi. Böylece hizmetçi istemekten de vazgeçti.

Hz. Resulullah (SAV), kizini çok sevmesine ragmen istegini geri çevirmisti. Oysa Allah Resulü, Ashab-i Suffa’yi düsünerek söz konusu hizmetçileri onlara tahsis etmisti. Kendisine ve ehline bir ayricalik tanimayarak gelen menfaati fakir fukaraya yönelterek onlarin rahatini kendisi ve ailesinin rahatina tercih etmisti. Allah Resulü (SAV)’in müminlere olan sefkati, bir anne ve babanin çocuguna olan sefkatinden çok daha fazlaydi. Bu yüzdendir ki, hayatta ve vefati esnasinda hep ümmetini sayiklayip gözyasi dökmüstür.

Cebrail (AS), Allah Resulü (SAV)’e düzenli olarak her sene bir defa gelerek beraberce Kur’an-i Kerim hatmi yaparlardi. Ancak Allah Resulü (SAV), en son Cebrail (AS)’in bir sene içinde iki defa gelmesini vefatina yorup bu sirri Hz. Fatima (RA)’ya anlatmistir. Aci haberi ögrenen Hz. Fatima (RA), çok üzülerek aglamaya baslamis, bunun üzerine Allah Resulü (SAV), ailesinden ilk önce kendisine onun kavusacagini söyleyerek onu sevindirmistir.

Hz. Fatima (RA), Allah Resulü (SAV)’in vefatiyla adeta yikilmis hep muhterem babalarina kavusma hasretiyle yasamistir. Allah Resulü (SAV)’in vefatinin ardindan ilk karsilastigi Enes ibn-i Malik’e:

“Resulullah’in üzerine çarçabuk toprak atmaya nasil eliniz vardi, gönlünüz nasil razi oldu?” diye sitemde bulunmustur.

Bu ayrilik Hz. Fatima (RA)’da oldugu kadar tüm sahabelerde inanilmaz bir üzüntüye sebep olmustu. Kimi sahabeler kendilerinden geçmis, kimileri dünyaya küsmüs, kimileri ise bu ayriligi kabullenemiyordu. Hz. Ebu Bekir’in nasihati ve okudugu ayeti kerime sayesinde bir nebze de olsa gönüller sükun bulmus, ayriligi kabullenmisti.

Muhterem babalarinin ayriligina fazla dayanamayan Hz. Fatima (RA), hep kavusma anini arzulayip o günü bekliyordu. Nihayet tarihler Hicri 11. yilin Ramazan ayinin üçünü gösterirken (22 Kasim 632) bu ayrilik vuslat ile son buldu. Bu tarih Allah Resulü (SAV)’in vefatinin bes buçuk ay sonrasiydi. Vasiyeti üzere vücudu kimse tarafindan görülmemis, imal edilen bir tabuta konmustu. Cenaze namazini Hz. Ali veya Hz. Abbas’in kildirdigi rivayet edilmektedir. Hz. Fatima (RA)’nin vasiyeti üzere geceleyin Hz. Ali ve Hz. Abbas’in oglu Fazl tarafindan Cennet-ül Baki’ye defnedilmistir.

Böylelikle insanliga rahmet olarak gönderilen Allah Resulü (SAV)’in ardindan kutlu insan Hz. Fatima (RA) da bu dünyayi terk etmisti. Arz, kiyamete kadar bir daha nasip olmayacak bu nimeti üzerinde tasimanin mutlulugunun ardindan yasa bürünmüs ve hasir gününe kadar ilahi emaneti bagrina gömmüstü.
.

zgüler75...

Allah RAZI OLSUN
           Allah İNŞAAllah BİZLERİDE CENNETİNDE KAVUŞTURUR

Abi-hayat

.

verda