Bir zerâfet, nezâket ve zekâfet örneği

Başlatan gulbahar, 31 Ağustos 2009, 18:29:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gulbahar

Sultan Ahmet’le Aziz Mahmud Hüdayi birbirlerini o kadar sever sayarlar, birbirlerine o kadar bağlıdırlar ki, bu sevgi, saygı ve bağlılıktan kaynaklanan birçok olay ilgili kitaplarda yer almıştır.

Sultan Ahmet, Aziz Mahmud’a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisinden bu hediyeyi kabul etmesi onu çok mutlu edecekti. Sultan Ahmet bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, Sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Gerçek din büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu.

Sultan Ahmet Hüdayi’nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin maneviyat ulularından Abdülmecit Sivasî’ye gönderdi. Sivasî hediyeyi kabul etti.

Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi’ye sunduğu ama kabul etmediği haberi verilince Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu ve:

- “Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin” dedi.

Aziz Mahmud Hüdayi’ye de :

- “Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasî kabul etti” dediler.

Onun tepkisi ise şöyle oldu:

- “Onun için hiçbir sakıncası yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir.”



alıntı.
Nedâmet ateşiyle dolu bir gönülle, nemli gözlerle tevbe et!

Zîrâ çiçekler güneşli ve ıslak yerlerde açar…”

lalegül

Alıntı yapılan: gulbahar - 31 Ağustos 2009, 18:29:03

o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir.”


Teşkkürler...
Şu rahmete bakın ki,
insanlar bütün azalarıyla günah işlerken,
sadece diliyle yaptığı tövbeyle affolunuyor.

Aziz Mahmud Hüdai (k.s)