Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Domuz gribi nedir?

Başlatan devran, 26 Nisan 2009, 16:12:20

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Fatihan

Alıntı yapılan: tunike - 04 Kasım 2009, 21:47:45
-))?
bu hayvanın ismini kullanmasak sanırım daha uygun olacak gibi anlayışınıza sığınıyorum!

Bunun müzakeresini verdiğim linkte yapmıştık.Çoğunluğa göre bir mahzuru olmadığı kanısı ortaya çıktı.

http://www.sadakat.net/forum/fikih-ve-itikad/ynt-domuz-eti-nicin-haramdir-t13524.0.html

Lika

Domuz gribi aşısının gripten daha tehlikeli olduğu ispatlandı. İngiltere ve ABD Sağlık Bakanlığı’na konuyla ilgili sunulan raporu Timeturk ele geçirdi. İşte o çarpıcı rapor…



İngiltere Toplum Bilimi Enstitüsü (ISIS) tarafından hazırlanarak İngiltere Sağlık Ofisi Başkanı Liam Donaldson ve ABD Gıda ve İlaç Yönetimi Başkanlığı’na ileten raporda domuz gribi aşısı ile ilgili çok çarpıcı bilgilere yer verildi.



ISIS Başkanı Dr. Mae-Wan ve yine ISIS genetik umanı Prof. Joe Cummins toplu aşıların, felakete çıkarılan bir davetiye olduğunu söylediler.



Bugüne kadar dünya ve Türkiye’nin gündemini işgal eden domuz gribi aşısı ile ilgili bilgileri Timetürk olarak yakından takip ettik. Şimdi ise İngiltere Toplum Bilimi Enstitüsü (ISIS)’ün raporu sizler için tercüme ettik. İşte o rapor:



Domuz gribi virüsü, 2009'un Nisan ayında Meksika ve ABD’de bir domuz gribi patlak verdi. Virüs, hızlı bir şekilde insandan insana geçerek bütün dünyaya yayıldı. Mayıs ayında yapılan tetkikler ve gözlemler gösterdi ki yeni bir tip virüs olan A H1N1 virüsü, var olan hiç bir virüse benzememekte ve önceki virüslerden çok farklı.



Kaynağı Kuzey Amerika ve Avrasya olan kuş, insan ve domuz gribi virüslerin yayılım aşamalarının da çok karmaşık. Bu karmaşa da akla farklı soruları getiriyor. Avustralya’da yaşayan bir virolojist (virus uzmanı) yaptığı basın açıklamasında, virüsün bir laboratuarda oluşturulmuş olabileceğine dikkat çekiyor ve daha korkunç olanı açıklamanın devamında; Bu virüsü kaza ile dışarıya yaymış olabilirler. Bazı analistler ise, bu virüsün biyokimyasal bir silah olarak kasıtlı bir şekilde doğaya bırakıldığına işaret ediyor.



Ama şu an endişe edilen nokta bu virüslerden birçok ülkenin halkına uyguladığı toplu aşı programları nedeniyle bu programlar domuz gribini önlemekten çok, hastayı daha kötü durumlara sokabilir.



Watchdog, okul çocuklarina yapilan aşilara karşi çikiyor




ABD hükümeti Eylül’de okulların açılması ile beraber bütün öğrencilere aşı yapılmasını planlıyor. Ancak Ulusal Aşı Bilgi Merkezi ( NVIC ) Obama'ya bu sürecin güvenirliğinin sorgulanması çağrısı yaparak, güvenli görüntüleme, kaydetme, inceleme, raporlama ve enjeksiyon hazırlığı güçlü mekanizma ile hazırlandıktan sonra tedbirli bir şekilde sürece girilmesi gerektiğini ekledi.



ABD Sağlık Bakanlığı Nisan ayında patlak veren domuz gribi virüsünden hemen sonra ulusal acil durum ilan etti. Sonuç olarak okullar kapandı. İnsanlar karantinaya alındı. İlaç şirketleri ile Yiyecek ve İlaç Başkanlığı arasında, acil ilaç sağlamaları için 7 milyar dolarlık anlaşmalar imzalandı. Bu da bu ilaçların birçok öğrenci ile yetişkin üzerinde deneneceği anlamına geliyor.



Dahası, 2001'den beri hukuki geçerliliği olan federal yasaya göre, insanların virüs kapma olasılığı olduğu takdirde ülkede acil durum ilan edilmişse ilaç şirketleri ve sağlık kurumları Amerikalılara bu deneysel aşıları yapmakta serbesttir ve izinlidir. Amerika Sağlık ve İnsan Kaynakları Sekreteri Kathleen Sebelius; “Aşı yapanları yaptıkları aşıdan ötürü doğacak herhangi bir sorumluluktan azat eden her türlü yasa çıkarılmış durumda. Bazı eyaletler aşıyı yasa ile zaruri hale getirebilirler” diyor.



NVIC, aşı uygulaması sırasında yöntemlerin doğru uygulanıp uygulanmayacağını da soruyor. Rapora göre yöntemler şu şekilde sıralanıyor:



1- Çocuklara aşı vurulmadan önce Anne ve Baba'yı aşının ne olduğuna dair, faydaları ve riskleri açısından bilgilendirme.



2- Hangi çocuğa hangi aşının veya ilacın verildiğini kayıt altına alma ve bunu yaparken ilaç firmasını ve ilaç kayıt numarasını alma.



3- Çocuğa o güne dek yapılmış aşıları tespit etme.



4- Aşıdan sonra oluşan ciddi sağlık sorunlarını kayıt ve gözetim altına alma.



NVIC, ayrıca çocukların anne babalarının aşı hakkında bilgilendirildikten sonra aşının yapılıp yapılmayacağına dair kararın yine onlara bırakılmasını istiyor.



Who ve toplu aşi



Toplu aşı düzeni Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) 2009 Temmuz ayında hastalığın durdurulamaz olduğunu fark etmeleri üzerine uygulanmaya başlanmıştır. Ancak burada yanıltıcı taraf, bu aşıların domuz gribi aşısı olduğunda çok tehlikeli olmaları ve çoğu zaman işe yaramamalarıdır.



Grip aşilari etkisiz ve astim hastaliği riskini arttiriyor



Grip aşılarının etkisiz olma sebebi grip virüsünün sürekli kendini yenilemesidir ve en önemlisi bu virüse karşı yapılan aşı asla sürekli bir bağışıklık kazandırmamakta ve bu yüzden aşı her yıl sürekli tekrarlanmak zorundadır. Aşı maddeleri ise hazırlanması çok güç olan maddelerdir ve laboratuar şartlarında bazıları hazırlanamayabilir bile.



Birçok araştırma grip aşılarının ya çok az koruma sağladığını ya da hiç sağlamadığını, bu yüzden domuz gribi aşısından da bir şey beklemenin mantıklı olmayacağını gösteriyor.



294.000 öğrenci üzerinde yapılan 51 farklı araştırma, iki yıldan yaş almış öğrencilerde, zayıflatılmış virüsten yapılan buruna sıkılan ilaçların ve öldürülmüş virüsten yapılan aşıların, hastalıkları yüzde 82 ile yüzde 59 arasında önlediği ortaya çıktı. Öte yandan 800 astım hastası çocuk üzerinde yapılan araştırmaya göre, bu çocuklarda astım hastalığı riski yükseldi. Bu da 2009 da yayınlanan bir rapor ile doğrulandı.



Yetişkinlerde ise bu ilaçlar ve aşıların hiçbir faydası olmadığı gözlemlendi.



Grip aşilarindaki zehirli maddeler



Aşıların kendi yapıları bazen çok tehlikeli olabilir. Bu aşılar içerdiği nükleik asit ve virüs kombinasyonu ile bağışıklık hastalıklarına yol açabilirler.



Bu bağışıklık sistemini etkileyen zehirli toksitlerin aşıların katkı maddesi olduğunu biliyor muydunuz? Yüksek dozlarda alındığında bu aşılar uzun süreli bağışıklık hastalıkları, nörolojik hastalıklar, davranışsal bozukluklara yol açabilir. Medikal Kurumu çocukların ve hamile kadınların thimerosal den uzak durması gerektiğini söylerken, aşılar 25 mikrogram thimerosali zaten içeriyor.



Domuz gribi sendromu çoğu zaman fark edilmez



22 Temmuz 2009'dan veri, toplam 40.617 grip vakası ABD de görüldü ve bunların 319'u ölümle sonuçlandı. İngiltere ise Avrupa’da en çok etkilenen ülkeler arasında. Yaklaşık 100.000 grip vakası ve 30 ölümcül sonuç. İngiltere sağlık birimleri 65.000 ölüm beklerken bunun günde 350 tane olacağını tahmin ediyorlar. Toplu aşı içinse henüz plan yapılmış değil. Ancak İngiltere’de hükümet 195 milyon doz aşı sipariş etmiş durumda.



Grip mikrobunu kapmamanın veya bulaştırmamanın doğal yöntemlerine de değinilmiş; Sürekli el yıkama, bir kere kullanılmak üzere temiz kâğıt mendil kullanma, gereksiz davranışlarda bulunmama, okulların açılmasını erteleme, bol bol spor yapma ve bağışıklık sistemini güçlü tutmak için elinden geldiğince D vitaminli gıdalar alma.





Kemal Özer / TİMETURK
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

fasulye

Domuz gribine karşın bugün aşı oldum..

İsra

Alıntı yapılan: fasulye - 09 Kasım 2009, 19:58:19
Domuz gribine karşın bugün aşı oldum..

büyük cesaret &))

fasulye

Cesaret değil mecburiyet.

Hâsıl-ı Kelam

Alıntı yapılan: fasulye - 09 Kasım 2009, 21:58:11
Cesaret değil mecburiyet.

Hacca mı gidiyorsunuz? Sadakat Ailesine de dua edin
Nefsinle değil, kalbinle düşün ve karar ver!

fasulye

Yok yok..Vakalar hergün artıyor..Çabuk kapanlardanım.

Tuğra

Alıntı yapılan: fasulye - 09 Kasım 2009, 22:55:28
Yok yok..Vakalar hergün artıyor..Çabuk kapanlardanım.

Hz Allah muhafaza etsin hepimizi ailelerimizi inşAllah.
〰〰〰〰🐠

İsra

Domuz gribi tartışmalarını Türk usulü konuşmaya devam ediyoruz. Hisler ön planda gerçekcilik ikinci planda. Türkiye’de yaşayan yabancı misyonun hayretle bizi izlediğini tahmin etmek zor değil.

Kampanyanın yanlışları

Sağlık bakanımız iyi niyetle güçlü bir kampanya başlattı. Fakat sanki üniforması eksikti. Buyurgan, ısrarcı, dayatmacı, insanların özgür iradesini yok sayan, abartılı, tehditkar tekrarları nedeniyle insanlar kendilerini kötü hissettiler.

Hava alanında öğrendiğimize göre kampanyayı yürütenlerin bilgisi dışında maske takılması kaygıyı daha da yükseltti.

Ciddi bir panik havası oluştu. Aileler çocuklarını okula göndermemeye başladılar, AVM’lerde hareket azaldı, herkes aşı olup olmama konusunda kararsız kaldı ve komplo teorileri internette dolaştı.

Güveni nasıl artırırız?

Abartılı ve bilimsel gerekçelerin ikinci plana düştüğü kampanyalarda insanlarda savunma duygusu ve kuşku artışın olması beklenen bir durumdu.

Psikolojide temel bir bilgi ‘Kuşatılmış hissi ve yakın tehlike duygusu paranoyayı artırır ve güveni zayıflatır’ bilgisidir. Tam bu karmaşa yaşandı.

Doğru kampanyalar planlanırken “Güveni nasıl artırırız?” soruları sorulur. Kampanyadan muhtemel çıkarı olanlar değil objektif kişiler ön plana çıkarılır.

Kuş gribi salgını tecrübeleri bakanlığı aşırı önlem almaya itti. Aşırı önlem “Türkiye’de dünyadan daha yüksek tehlike var” algısına neden oldu.

Krizlerde toplumsal algılamalar çok önemlidir. AİDS hastası Türkiye’de vebalı muamelesi görür ama Güney Afrika’da sıradan bir enfeksiyondur. Domuz griplilere vebalı muamelesi yaptıracak abartılı kampanyalar sakıncalı idi.

Bu arada Sayın Başbakan bilerek veya spontane ‘Ben aşı olmayı düşünmüyorum’ dedi. Panik havası ve oluşan kriz hemen inişe geçti. Çok iyi oldu.

Aşı Güvenliği

ABD’de aşı güvenliği tartışmaları çerçevesinde Amerikan Psikiyatri Birliği’nin 12 Ekim 2009 tarihli bülteninde aşağıdaki güçlü ve güvenilir referans duyuruldu. ABD Allerji ve İnfeksiyon hastalıkları Ulusal Enstitüsü yöneticisi Dr. Fauci ‘Biz benzer aşıyı yıllardır tamtamına yüzmilyonlarca insana uyguladık’ diyor.

(Dr. Anthony Fauci, director of the National Institute for Allergy and Infectious Disease, said, "We have experience with literally hundreds of millions of people that have received similar vaccines over many years,APA Headlines,October 12,2009)

Diğer taraftan civa gibi güçlendirici veya koruyucu madde kullanımı yahut allerjen etkisi mevsimsel grip aşısından farklı değil.

Kimlere uygulanmalı?

•         Gebe kadınlar

•         6 aylık bebeklere bakım veren ve birlikte yaşayanlar

•         Sağlık personeli ve diğer acil sağlık hizmeti verenler

•         6 ay - 24 yaş arası çocuk ve genç erişkinler

•         25- 64 yaş arası riskli hastalar

•         65 ve yukarısı için doktor önerisi ile gerekirse

Adjuvan madde skualen nedir?

•         İnsan kolesterol metabolizmasında ara üründür

•         İnsan hücre zarının elemanıdır

•         İnsan kanında sabit olarak saptanır

•         Balık yağı ve zeytin yağında bulunur

•         Aşıda kullanılan skualen köpek balığı yağından elde edilir.

Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Bakır aşağıdaki grafik bilgisini verdi.

Paçavra Hastalığı

1918’de İspanyol nezlesi veya Paçavra hastalığı olarak bilinen milyonlarca insanın öldüğü grip salgını virusune yakın güçlü bir virusle karşı karşıya olduğumuzu unutmamamız gerekiyor. Bu virus domuz, kuş ve insan grip virüsünden üreyen bir mutasyon yeni virustür ve ciddiye almak gerekmektedir.



Korunmak için

Kalabalıkla çok teması olanlar, el sıkışmaktan kaçınamayanlar, askeri birlik, okul gibi toplu ortamlarda bulunmak zorunda olanlar, sağlık personeli risk grubundadır.

Hasta olmayanların veya hasta bakımı sorumlusu olmayanların maske takması gereksizdir. Gripli bir kişiye bir metreden fazla yaklaşmak doğru değildir. Elleri sık sık sabunlu su ile yıkamak yeterlidir. Eller ağız, göz ve buruna götürülmemelidir.

Sayın Başbakan dahil aşı olmayı düşünmeyenler kararlarını tekrar gözde geçirirlerse akla ve bilime uygun davranmış olurlar. Ben kendi adıma bu hafta aşı olmaya karar verdim. Geçmiş olsun dileklerimle.

Nevzat Tarhan

Ay Iıığı


Domuz gribi virüsünün kendini yenilediği, şu ana kadar üretilen ilaçların ise artık işe yaramayacağı öne sürüldü.

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Dünya genelinde yayılmaya devam eden ve 6 binden fazla insanın ölümüne yol açarak yarım milyon kişiye bulaşan domuz gribi salgınında korkulan oldu. Virüsün mutasyona uğradığı açıklandı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından cuma günü yapılan açıklamada, Norveç'te salgının yol açtığı ilk iki ölümün ardından alınan domuz gribi virüsü örneklerinde mutasyona rastlandığı belirtildi.

Ancak WHO, mutasyonun, daha bulaşıcı ve daha tehlikeli bir A(H1N1) virüsü tipine yol açmamış göründüğünü kaydetti.



WHO açıklamasında, "Norveç Sağlık Enstitüsü, WHO'yu üç H1N1 virüsünde mutasyon tespit edildiği yönünde bilgilendirmiştir. Virüsler ülkede salgının ilk iki ölüme ve bir kişinin de ağır bir şekilde hastalanmasına yol açmasının ardından izole edilmiştir" denilirken, sonraki vakalarda bu tür bir duruma rastlanmadığı belirtildi.

Norveçli uzmanların 70'ten fazla hastadan alınan örnekleri analiz ettiği ve testlerde başka mutasyon tespit edilmediği ifade edildi. Bunun mutasyonun ülke geneline yayılmadığını gösterdiği belirtiliyor.

VİRÜS ÇOKTAN MUTASYONA UĞRAMIŞ!

WHO sözcüsü Gregory Haertl AFP'ye yaptığı açıklamada, bu durumun şimdilik çok önemli bir etkisi olduğunu düşünmediğini söylese de örgütün Brezilya, Çin, Japonya, Meksika, Ukrayna ve ABD'de nisan ayında benzer mutasyonların tespit edildiğini açıklaması kafaları karıştırdı.

Mutasyonların ara sıra ve kendiliğinden meydana geldiği sanılırken, şimdiye dek az sayıda hastanın mutasyona uğramış virüslerden etkilendiği ve bir yayılmanın söz konusu olmadığı düşünülüyor.

TAMIFLU'YA DİRENÇLİ YENİ DOMUZ GRİBİ VAKALARI

Dünya Sağlık Örgütü, mutasyon sonucunda virüsün halihazırda kullanılan Tamiflu ve Relenza gibi ilaçların etkinliğini ortadan kaldırmadığını öne sürerken ABD'de virüsün Tamiflu'ya direnç gösterdiği tespit edildi.

ABD'de Tamiflu adlı anti-virüs ilaca karşı direnç geliştirmiş yeni domuz gribi vakaları belirlendi.

Amerikan sağlık yetkilileri, Kuzey Karolina eyaletinde son 6 hafta içerisinde, ilaca dirençli virüsle hastalanmış 4 vaka belirlendiğini açıkladı.

Dünyada Nisan ayından beri bu türden 52 vaka belirlendi. Bunlardan 15'i ABD'de ortaya çıktı. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi yetkilileri, ülkedeki tüm vakaların yalıtıldığını kaydetti. Tamiflu, virüse karşı kullanılan 2 ilaçtan biri.

WHO verilerine göre, domuz gribinin nisanda Meksika ve ABD'de ilk kez ortaya çıkmasından bu yana yaklaşık 6 bin 750 kişi yaşamını yitirdi.

Bir haftada can kaybında yaklaşık 500 artış yaşanırken, örgüt domuz gribinin standart mevsimsel türlerinden her yıl 250 bin ila 500 bin kişinin öldüğünü tahmin ediyor.


Fatihan

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, havaların soğumasıyla birlikte domuz gribinin hızla yayılması, kişisel temizlik ürünleri, bitki çayları, bağışıklık sistemini güçlü tutmak için kuruyemiş ve özellikle karbonhidratlı yiyeceklere olan talebi giderek artırıyor. Yaşanan panikle yapılan aşırı gıda tüketiminin fazla kilo ve obezite gibi başka sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor.

Acıbadem Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülay Hamzaoğlu Öztürk, son dönemlerde hızla yayılan H1N1 virüsünün, bağışıklık sistemini ön plana çıkardığını söyledi.

Domuz gribi dahil bir çok enfeksiyon türü hastalıklardan korunmada ve hatta tedavisinde bağışıklığın desteklenmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Öztürk, şöyle konuştu:

''Çünkü temel vücut sistemlerimizden biri olan bağışıklık sistemi, insan vücudunun en karmaşık ve büyüleyici sistemlerinden biridir. Bağışıklık sisteminin ana işlevi vücudu enfeksiyonlara karşı korumaktır. Tekrarlayan ya da kronik enfeksiyonlar, hatta hafif soğuk algınlıkları bile, bağışıklık sisteminin zayıflığını gösterir. Bağışıklık sistemi tamamen bütünseldir. Psikolojik, nörolojik, besinsel, çevresel ve endokrinolojik unsurların bağışıklık işleviyle yakından bağlantılı olması da bu bütünselliğin kanıtıdır. Hiç kuşkusuz düşük bağışıklık işlevinin en yaygın nedeni ise besin yetersizliğidir.''

GÜÇLENDİREYİM DERKEN ZAYIF KALMAYIN

Öztürk, glikoz, fruktoz, sükroz ve aşırı yağlı yiyecekler tüketmenin vücudun sistemini bozabileceğini belirterek, şöyle devam etti:

''Fazla karbonhidrat tüketmek, akyuvarların yabancı maddeleri ve mikroorganizmaları yok etme yeteneğini önemli ölçüde azaltabilir. Akyuvar hücre işlevi enfeksiyonlara karşı kullanılan savunma mekanizmasının önemli bir bölümünü oluşturduğundan, aktivitelerinin bozulması doğal olarak bağışıklık sistemi işlevini de tehlikeye atar. Yani beslenme rejiminde çok fazla şekere ver verilmesi, akyuvar hücrelerinin (bağışıklıkta önemli olan hücreler) aktivitesinin azalmasına yol açar. Fazla kalori sonucunda karşılaştığımız obezite de düşük bağışıklık işlevi ile bağlantılıdır. Başka bir deyişle ne kadar çok şeker ve yağ tüketirseniz bağışıklık sistemi de bundan o denli olumsuz etkilenir. Boş kalori alımı, kilo alımına sebep olabilir. Bağışıklığımızı desteklemek isterken tersi bir durumla karşılaşılabilir.''

Bağışıklık sisteminin desteklenmesinde, karoten, A, C, E ve B vitamini ile demir, çinko ve selenyumun büyük önem taşıdığını kaydeden Öztürk, ''Bağışıklık sistemini güçlü tutmak için aşırı gıda tüketmek faydalı olmayacaktır. Bir günde besin çeşitliliği yaparak ihtiyaç duyulan vitamin ve minerallerin alınması yeterli gelecektir. Bu noktada, domuz gribiyle mücadelede yaşam tarzının değiştirilmesi gerekiyor'' dedi.

Öztürk, badem, fındık, ceviz gibi sert kabuklu yemişlerin tüketimine dikkat edilmesini tavsiye ederek, bunların kalori kaynağı olduğunun unutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

AA

Tuğra


Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Diyetisyeni Sıdıka Orhun, domuz gribinden korunmak için ıspanak suyu içilmesini
önerdi.



Diyetisyen Orhun, "Özellikle soğuk algınlığına yakalananların bağışıklık sistemi zayıflar. Bu yüzden de içinde bol miktarda C ve A vitamini bulunan, demir ve enzimlerce çok zengin olan ıspanağın suyunu içmek domuz gribine karşı alınabilecek en doğal korumadır" dedi.

B1 ve C1 vitaminlerini içeren brokolinin, havuç ve elma suyu ile karıştırılıp içilmesinin de soğuk algınlığına karşı faydalı olduğunu söyleyen Diyetisyen Sıdıka Orhun, "Brokoli, yüksek miktarda kalsiyum, kükürt, potasyum ve selenyum içerdiği için mineral ve demir eksikliğini gideriyor" diye konuştu.

Haber Aktüel
〰〰〰〰🐠

Tuğra


Domuz gribinden ölenlerin artması birçoğumuzu tedirgin ediyor. Ancak virüsün tek çaresi aşı değil..
Toplumda korkuya sebep olan bu virüse karşı geliştirilen aşı ile ilgili tartışmalar da bitmedi.

Ancak H1N1 virüsüne karşı tek önlem aşı değil; uzmanlar zararlı mikroorganizmalara karşı en iyi korunmanın bağışıklık sistemini güçlendirmekten geçtiğini söylüyor. Sağlıklı beslenen birinin tedaviye ihtiyacı olmadığını belirten Dr. Ender Saraç, iş ve okul hayatında arka plana attığımız beslenmenin sağlıklı bir yaşamın habercisi olduğunu vurguluyor. Saraç, domuz gribinin doğal aşısının iyi ve bilinçili beslenme olduğunu belirtiyor. İşte Saraç'a göre mutlaka yememiz gereken yiyecekler...

Mikroorganizmaların çoğalmasını sağlayacak bir beslenme tarzından uzak durmalıyız. Kanda şekeri ve yağı yükselten bir beslenme tarzı mikroorganizmaları artırdığı için enfeksiyon kapmayı kolaylaştırıyor.

Şeker ve un oranı yüksek yiyecekler yememeye özen göstermeliyiz. Mayonez, beyaz ekmek, aşırı beyaz şeker tüketimi bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Bu nedenle çok yağlı yiyeceklerden uzak durmamız, virüslerin de bize yaklaşmasını önleyecek.

Vücut direncisini arttıran yiyecekler

Yeterli miktarda protein almak şart. Tavuk etinin beyaz kısmı, balık, yumurta, kırmızı et, yoğurt, peynir, süt gibi gıdalar olmalı. Ayrıca bitkisel protein kaynaklarını artırmak için yeşil mercimek, nohut, soya fasulyesi, kuru börülce, bezelye gibi gıdaları sık sık tüketmeli.

Tabii bir de vücut direncini artırmanın, hastalıkları atlatmanın yegâne çaresi olarak bilinen C vitamini var. Limon, greyfurt, mandalina C vitamininin en yoğun olduğu meyvelerden. Bunun yanında taze sivribiber, kivi, maydanoz, kuşburnu, nar, domates, kuzukulağı otu özellikle şu zamanlarda bolca yemeniz gereken meyve ve sebzeler arasında.

Protein ve C vitamininin ötesinde bağışıklık sisteminin iyi çalışmasını sağlayan bir başka mineral ise "çinko". Yeterli çinko enfeksiyonlara karşı direnci artırır.

Domuz gribi aşısının doğal alternatifleri

Bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirici bu bitkiler, vücudumuzu virüslere karşı savunmanın yanında hastalıkları da tedavi ediyor.

Umca: Tamamen doğal özellik taşıyan bir karışım. İçinde sardunda köklerinden çıkarılan bir öz var. Bu bitki, Güney Afrika kökenli. Düzenli kullanıldığında enfeksiyonlara karşı direnci artırıyor. Soğuk algınlığında virüsleri yok ediyor. Hastalık başlamadan ya da belirtilerinin olduğu anda 'umca'yı kullanmak, en hızlı tedavi yolları arasında gösteriliyor. Umca'yı meyve sularının ve sütün içine katabilirsiniz. Bu şekilde çocuklarınız da sever. Umcayı eczanelerden alabilirsiniz.

Ekinezya: Bu bitki virüsleri yok edici viral özelliğe sahiptir. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Betaglucan: Genelde ekmek mayası mantarından elde edilen betaglucan preparatları yan etkisiz bir şekilde bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Hem korunmada hem de tedavide büyük bir destek sağlıyor.

Domuz gribine karşı özel bitki çayı

Malzemeler: Taze ve kuru kök zencefil, tane karanfil, hibiskus, kuşburnu, ekinezya ve ıhlamur.

Hazırlanışı:

Bir bardak suya 2-3 adet parmak ucu kadar kök zencefil, 2 adet tane karanfil, küçük bir tutam hibiskus, yarım tatlı kaşığı kuşburnu, bir tutam ekinezya, 1 tutam ıhlamur ekleyin. Bu bitkileri 1-1,5 dakika kadar cezvede kaynatın, 3-4 dakika demleyin, sonra süzün ve içerisine bir kaşık bal koyup karıştırın. Hazırlanan çaydan günde 3 defa için.

Solunum yollarınızı dezenfekte edin

Otobüste, metroda, otobüste aldığımız mikropların haddi hesabı yok. Hal böyle olunca domuz gribinin de sık sık konuşulduğu şu günlerde yapılması gerekenlerin başında el ve vücut temizliği geliyor.

Uzmanlar buna alternatif bir de solunum yollarını dezenfekte edici bir yol öneriyor. Diyorlar ki: Okaliptus yağını bir litre kaynar suya 6 damla ilave edin ve başınızı suyun kaynadığı kaba doğru uzatın. Uzmanlara göre bu işlem solunum yollarını dezenfekte ediyor. Bir de karanfil çiğnemek, virüs, bakteri ve mantarların üremesini azaltıyor

Aktif Haber
〰〰〰〰🐠

Lika

Finlandiya Sağlık Bakanı Dr. Rauni Kilde’deden domuz gribi hakkında çok çarpıcı itiraflar... Kilde; “Dünya nüfusunun yarısını öldürmek istiyorlar” dedi dünya karıştı...

Finlandiya eski Sağlık Bakanı Dr. Rauni Kilde’den domuz gribi hakkında çor cesur açıklama. Domuz gribi aşısının bir aldatmaca olduğunu itirafa eden Dr. Kilde, “Bu aşı ile mümkün olduğunca dünya nüfusunun çoğu öldürülmek isteniyor” dedi.

Bu düşüncenin eski ABD Başkanlarından Henry Kissinger’e ait olduğunu söyleyen Dr. Kilde, 14-15 Mayıs 2009 tarihinde yapılan Bilderberg toplantısında bu kararın alındığını belirtti.

Dr. Kilde, bir televizyona yaptığı açıklamasında, “ABD, hiçbir maddi kayıp yaşamadan hatta milyarlarca dolar kazanarak dünya nüfusunu üçte iki oranında azaltmayı hedeflemektedir” diye konuştu.

Dünya Sağlık Örgütü’ne domuz gribinin ölümcül bir salgın olduğu yönünde beyanda bulunması için baskı yaptıklarını belirten Rauni Kilde, “Böylece aşıyı tercihli değil zorunlu yapmak istiyorlardı. Özellikle hamile kadınların ve çocukların ilk önce aşı ile zorunlu tutulması gelecek nesilleri hedeflediğini göstermektedir” açıklamasında bulundu.

Finlandiya hükümetinin sınıflandırmayı kabul etmediğini ve hastalığın derecesini normal hastalık olarak gösterdiğini ifade eden Kilde sözlerini şöyle sürdürdü; “Hiç kimse aşının bir yıl, beş yıl ya da 20 yıl sonra ne gibi etkilerinin olacağını bilmiyor: Mutlak kısırlık mı? Kanser mi? Ya da ölümcül herhangi bir hastalık mı?”

Dr. Rauni Kilde, “Amerikan yönetimi ileride bundan dolayı doğacak herhangi bir sıkıntıdan dolayı ilaç şirketlerine bir sorumluluk yüklenmemesi için şimdiden önlemini aldı ve onları tüm sorumluluklardan muaf tuttu. Bu bile işin ciddiyetini göstermeye yeter” dedi.

Aslı Yüce
timeturk
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

İsra

'Adamın Biri Doktora Gitmiş, Gidiş O Gidiş!' adlı kitabıyla modern tıbbın yanlışlarını mizahi bir dille eleştiren Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, yeni kitabı "Grip-Domuz Gribi: Bilmeniz Gereken Her Şey"de son aylarda tüm dünyayı korkutan ölümcül virüsün peşinden gidiyor ve bu hastalıkla ilgili soru işaretlerini ortadan kaldıracak pratik bilgiler veriyor.

Küçükusta'nın cevap aradığı sorulardan bazıları ve cevapları şöyle:

Domuz gribi nedir, nasıl anlaşılır? Bu virüse domuz gribi virüsü demek yanlıştır, çünkü hem domuzlarda hastalık yapan başka grip virüsleri vardır, hem de virüste domuzdan başka, insan ve kuş gribi virüslerine ait genetik materyal de bulunmaktadır. Yani domuz grip virüsü, insan grip virüsü ve kuş grip virüslerinin karışımından oluşmuş 'yeni bir virüstür'. Bu virüs bir A tipi H1N1 virüsüdür ama halk arasında kısaca 'domuz gribi virüsü' denmektedir.

Bir hastanın şikayetlerine bakarak ya da doktor muayenesi ile hastalığın normal grip mi domuz gribi mi olduğunu anlamak mümkün değildir. Bu ayrım ancak burun veya boğaz sürüntüsünden yapılan PCR testi ile yapılabilir. Ancak salgının çok yaygınlaştığı durumlarda bu testin yapılmasının bir manası da yoktur. Pratik olarak, tüm grip veya benzeri tablo gösterenler domuz gribi olarak kabul edilmektedir.

Domuz gribi neden tehlikelidir? Meksika'dan başlayarak tüm dünyaya yayılan domuz gribi salgınının korkutucu olan tarafı, bu salgındaki virüslerin önceki domuz gribi virüslerinden farklı olarak domuzlardan insanlara ve insanlardan insanlara kolay bulaşmasıdır. İnsanların bağışıklık sistemi domuz H1N1 virüsü ile daha önce hiç karşılaşmamış olduğu için virüs bulaşan hemen her insan hastalanmaktadır.

H1N1 virüsünün mutasyona uğraması mümkün müdür? Virüsün antijenik yapısında ortaya çıkan değişikliklere mutasyon (değişim) denir. H1N1 virüsünde de mutasyonlar ilk günlerden itibaren görülmeye başlamıştır. Yakın zamanlara kadar bu mutasyonların büyük olmadığı ve virüsün virülensinde önemli bir değişikliğe yol açmadığı bilinirken son günlerde bazı ülkelerde virülensi çok yüksek mutasyonlar ortaya çıkmaya başlamıştır.

Hasta olan ne yapmalı, ne zaman doktora başvurmalıdır? Her şeyden önce grip belirtileri gösteren kişilerin telaşa ve paniğe kapılmamaları gerekir. Hastanelerimiz zaten tam kapasite ile çalışıyorlar ve doktorların iş yükü normalde de çok ağırken gereksiz hastane başvuruları ciddî hastaların da hayatını tehlikeye atar. Önceden sağlıklı olan kişilerin doktora veya hastaneye gitmesine ve teşhis için test yapılmasına hiç gerek yoktur. Hasta olduğunu anlayan bir kişinin yapması gereken esas şey evde istirahat etmesi ve kimseyle temasının olmamasıdır. Ev istirahatı hem hastalığın iyileşmesini hızlandırır ve hem de hastanın başkalarına virüs bulaştırmasını önler.

H1N1 aşısı olalım mı? Tüm ilaç ve aşı tedavilerinde olduğu gibi insanların öncelikle H1N1 aşısının etkileri ve yan etkileri konusunda 'tam ve doğru olarak bilgilendirilmeleri' gerekir. Domuz gribi bakımından 'ağır hastalık ve ölüm riski taşıyan insanlara mutlaka aşı olmaları tavsiye edilmelidir' ama aşının bu kişilerdeki koruyuculuğunun sağlıklı insanlardaki kadar yüksek olmadığı da bilinmelidir. Kronik hastalığı olmayan sağlıklı insanların hangi yaşta olursa olsunlar domuz gribi aşısı olmalarının gerekli olmadığı kanaatindeyim. Domuz gribi aşısı olup olmamak sonuçta herkesin kişisel olarak karar vermesi gereken bir durumdur. Hiç kimse aşı yaptırmaya zorlanmamalıdır.


Gripten korunmak için neler yapılmalı?

Gripten korunmada, salgınlar sırasında mümkün olduğunca kapalı mekânlarda bulunmamak, tokalaşmamak, göz veya başla selamlaşmak, elleri sık sık yıkamak çok önemlidir.

Eller ağız, burun ve göze temas ettirilmemeli, başkalarının eşyaları kullanılmamalı ve olabildiği kadar da masa, kapı kolu, tırabzan gibi yüzeylere dokunulmamalıdır.

Öksürürken ve hapşırırken ağız mendille kapatılmalı, tek kullanımlık mendiller tercih edilmeli ve bunlar hemen çöpe atılmalıdır.

Eller günde en az on kere, bol su ve sabunla parmak araları da ovuşturularak ve ortalama 20 saniye süreyle yıkanmalıdır. Sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı tek kullanımlık ıslak mendiller veya el temizleme jellerinden de faydalanılabilir. Alkol virüslerin ölmesine sebep olur.

Salgının çok etkili olduğu dönemlerde maske ve eldiven kullanılması da işe yarayabilir.

Grip virüslerinde etkili ilaçlar hangileridir?

Domuz virüslerinin yol açtığı hastalığın tedavisi için oseltamivir (Tamiflu) ve zanamivir (Telenza) tavsiye edilmektedir. Bu ilaçlar, özellikle risk grubunda olan hastalarda belirtileri hafifletmede ve hastalık süresini kısaltmada yararlıdır. Ayrıca, hastalığın bulaştırıcılığının ve gribe bağlı komplikasyonların azaltılmasında da etkilidirler. İlk 48 saat içinde alınması gerekir. Hayat kurtarıcı olabilen bu ilaçlar mutlaka doktor talimatı ile kullanılmalıdır.

Kimler domuz gribi aşısı olmalı?

CDC tarafından grip aşısı olmaları tavsiye edilenler şunlardır:

6 ay ile 19 yaş arası çocuk ve gençler.

Grip mevsiminde gebe kalacak hanımlar.

50 yaşın üzerinde olanlar.

Kronik bir hastalığı olan (kalp, akciğer, böbrek, karaciğer, diyabet, anemi ve diğer kan hastalıkları) herhangi yaştaki insanlar.

Bağışıklığı baskılayan hastalığı olanlar (AIDS, kortizon ve immunsüpresif ilaç kullananlar, kemoterapi ve ışın tedavisi görenler).

Solunum ve yutma sorunlarına yol açan kas ve sinir hastalıkları olanlar.

Sürekli aspirin kullanmak zorundaki 16 yaşına kadar olan gençler ve çocuklar.

Huzurevinde çalışanlar.

Grip komplikasyonu yüksek olan kişilere bakanlar veya onlarla birlikte yaşayanlar.

H1N1 aşısı kimler için kesinlikle sakıncalıdır?

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre:

Aşıda bulunan maddelerden birine karşı anaflaksi türünde aşırı alerjik tepki gösterdiği bilinen kişilerin,

Daha önceki senelerde grip aşılarına aşırı tepki göstermiş olanların,

Grip aşısı olduktan 6 hafta sonra GBS gelişmiş olan kişilerin,

6 aylıktan küçük çocukların,

Ateşli akut bir hastalığı olan kişilerin H1N1 aşısı olmaları kesinlikle sakıncalıdır.

zaman