Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Tasavvuf

Başlatan EkmeL, 08 Mayıs 2009, 20:54:00

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

EkmeL

Bazıları bu asırda tasavvufun değil imanın gerekli olduğunu bunun gerekçesi olarak da "Zaten devir ahir zaman insanlar imanlarını kurtarsa yeter tasavvufa gerek yok "diyorlar? Gerçekten de böyle midir?Tasavvuf gerekli değil midir?
Bu saatten sonra sadece ben konuşacağım !

ene dost


Alıntı yapılan: Miftahulkuluub - 05 Mart 2004, 11:22:06
TASAVVUFUN TARİFİ

      Tasavvuf,kalbin ve nefsin iyi ve kötü hallerini bilip ,kötü hallerden temizlenmeyi ve iyi hallerle bezenip Allah-ü teala’ya yakın olmayı  öğretir.

       Tasavvufun mevzuu, ma’rifetullahtır . Yani, Allahü tealayı bilmektir. Tasavvufun kurucusu (vazıı) Hazreti Allah celle celalühüdür.

       Tasavvuf,dinin ruhudur.

  TASAVVUFUN LÜZUMU

       Tasavvufun lüzumuna dair,  iki büyük zatın iki kıymetli sözünü buraya almakla iktifa ediyoruz:

        İmam-ı Azam Hazretleri buyuruyor:

        ‘’- (Tasavvufa intisabım olan son)iki sene olmasaydı, Numan helak olmuştu’’

        Seyyid Şerif Cürcani Hazretleri buyuruyor:

        ‘’Hace Alaeddin  Attar’ın hizmetine yüz vurmayınca , Allah Teala’yı  bilemedim’’

  İNSAN

        Tasavvufun hedefi insan olunca ,tasavvufun insana nasıl baktığını bilmek  lazımdır:

         İnsanın iki cephesi vardır.

         1-Maddi vücut  2- Manevi vücut

          Maddi vücut herkes tarafından bilinen ve görülen vücuttur. Manevi vücut ise gözle görülmez.

           Kur’anı kerimde ve hadis-i şeriflerde isimleri geçen, Kalb, Ruh, Akıl, Nefs gibi unsurlar hep manevi vücudun azalarıdır.Bu unsurlar hayvanlarda yoktur.

           İnsan maddi vücudunun yaşaması için yemeye , içmeye, teneffüs etmeye ihtiyacı olduğu gibi, manevi vücudun da gıdaya ihtiyacı vardır.

           Manevi vücudun gıdası ise nurdur. Nur Allahü Teala Hazretlerinden gelir. Mürşid-i kamil denilen büyük velilerin kalbi vasıtasıyla dağıtılır.Manevi vücut ancak, bu nuru aldığı takdirde sıhhatli yaşayabilir. Nuru alamayan manevi vücut önce hastalanır, sonra da ölür. Bu manevi ölümdür. Bu durundaki bir insan, yaşayan ölü gibidir.’’Onların kalbleri vardır; anlamaz, gözleri vardır görmez, kulakları vardır, işitmez. Dikkat edin onlar hayvanlar gibidir; belki de dalalet hususunda onlar daha aşağıdadırlar.’’ayet-i kerimesi bu kimseleri tarif eder. A’raf-7/179

         Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerimin; 191 yerinde ‘’manevi kalb’’den, 49 yerinde ‘’nur’’dan, 59 yerinde ‘’akıl’’dan, 9 yerinde ’’ruh’’tan bahsediyor.Tasavvuf işte bu;kalb,ruh, akıl ve nefs gibi manevi unsurlarla alakalanır.

         Tasavvufu hedefi, insanın vücudunu, manevi ölüm ve manevi hastalıklardan korumak, dünya ve ahirette insanı manen, huzurlu ve sıhhatli yaşatmaktır.

          Tasavvuf imine göre insanın manevi vücudunda iki zıt varlık vardır. Bunardan biri ruh, diğeri de nefstir. (Cenab-ı Hak Kur’an-ı Keriminde her ikisinden de bahsetmektedir.)Bu iki zıt varlık insanın vücuduna hakim maki in mücadele ederler. Vücut ülkesinde her ikisi de sultan olup idareyi ele almak isterler. İnsanın vücudu, bu iki varlığın mücadele ve savaş alanıdır.

          Nefsin gıdası günahlar, yardımcısı da şeytandır. İnsanın içinden her türlü kötü düşünce , fiil ve ahlaksızlığın sebebi nefstir.

          ‘’Nefs (insana) mübalağa ile kötülüğü emreder’’  Yusuf suresi a.52

          ‘’İnsanın en büyük düşmanı iki kaşının arasındaki nefstir’’(hadis-i şerif)

               ‘’nefs kötülüklerin deposudur’’(mektubat i. Rabbani)

           İşte din ve tasavvuf, insanın indeki bu habis ve kötü varlığın terbiyesi ve temizlenmesi ile alakalanır. Başta peygamberler, daha sonra da peygamberlerin hakiki varisi olan alimler ve evliyaullah=Mürşid-i kamiller (aleyhimüsselam) hep insandaki bu kötü varlığın temizlenmesi, nefsin mağlup olup ruhun galip gelmesi için çalışırlar.

EN KESTİME YOL

              Nefsin temizlenmesi ve kalbin nuru ilahi ile dolmasının en kestirme yolu, Şah Nakşbend (k.s.) Hazretlerinin tarif ettiği yoldur. Bu yola girme hususunda, Muhammed Bahauddin-i Şah Nakşibendi (k.s.) Hazretleri şöyle buyurdular:

               ‘’Yolumuz, ender bulunan yollardandır. Sağlam halkadır. Rasülullah (s.a.v.) Efendimiz Hazret-i Mustafa’nın sünnetlerine tutunmaktan başka bir şey değildir.Ashab- kiramın takip ettiği yolu izlemekten başka bir gaye yoktur.

Abdülkadir Dedeoğlu (Osmanlı yayınevi)


Konuyla ilgili çok yazı mevcud sadakat sitesinde arama yaparak veya maneviyat dünyamız kısmından ulaşabilirsiniz...
Nakşibendi beyazdır, leke kabul etmez. (Gavs-ı Sani)


Fatihan

o bazıları bu sözü söyleyen zatın asıl söylediğini değiştirerek de günümüze aktarabiliyorlar.Anlayabilme ve yorum farklılıkları da ihtilafa neden oluyor maalesef...

insirah

Alıntı YapTasavvuf,kalbin ve nefsin iyi ve kötü hallerini bilip ,kötü hallerden temizlenmeyi ve iyi hallerle bezenip Allah-ü teala’ya yakın olmayı  öğretir.

       Tasavvufun mevzuu, ma’rifetullahtır . Yani,Allah ü tealayı bilmektir. Tasavvufun kurucusu (vazıı) Hazreti celle celalühüdür.

Allah razı olsun,tasavvuf her insanın içinde keşfedilmesi gereken bir hazinedir.tasavvufun inceliklerini bi anda keşfedemez insan olayları,günleri yaşayark anlar ancak,yüce Allah her müslümana tasavvufula hayatı yaşamayı nasip eder
Hayat başladığı noktaya, bittiğinde geri döner! Hayatta her şey noktayla başlar, noktayla biter... Sümeyra Denizli