Ynt: Kadınlar en çok neye kızar?

Başlatan sehle, 17 Nisan 2010, 13:02:17

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sehle

Eşine kızıp,doğalgazın ayarını yükseltmesi ve diğer hanımında,bulaşık deterjanını çok kullanması enterasan e56))
Diğer tepkiler bir ihtimal olabiliyor duyuyoruzda...
İsraf,düşüncesinin kalmaması düşündürücü.
الَهى انت مقصودى ورضاك مطلوبى

hakikidost

İnsanlar artık okadar inançsız hale geldiki.Pireye kızıp yorgan yakmak tabiri caizse.İlk önce kişinin bi kendisine bakması lazım benden kaylanan bi yanlışlıkmı var diye daha sonrada eşi için dua edebilir.Dünya imtihan yeri kimi parayla kimi yoksullukla kimi çoluk çocuğuyla kimide eşiyle imtihan oluyor.Dinimizin emir yasaklarına uyup sonrasında ise gelen bela ve musibetlere sabretmek lazım.
"Biz iyi olursak her şey iyi olur..."
-------------------------------------
"Evlatlarım ! Yusuf (a.s) Züleyha\'nın İstek Ve Arzularını Terk Etti Mısır'a Sultan Oldu.sizde Nefsinizin İstek Ve Arzularını Terk Edin Dünyaya Sultan Olun."

ruy-ı zemin

Hanımın durupdururken yeni pardesü ve ayakkabı almasının nedenini şimdi daha iyi anlıyorum.
پاى مار      چشم مور      نان منلا      كس نديد

sehle

Alıntı yapılan: ruy-ı zemin - 17 Nisan 2010, 14:07:38
Hanımın durupdururken yeni pardesü ve ayakkabı almasının nedenini şimdi daha iyi anlıyorum.
Ama şimdi,pardesü ayakkabı ve çanta bir başka bayanlar için nedene sebebe gerek yok gibime geliyor :)
الَهى انت مقصودى ورضاك مطلوبى

hakikidost

Alıntı yapılan: ruy-ı zemin - 17 Nisan 2010, 14:07:38
Hanımın durupdururken yeni pardesü ve ayakkabı almasının nedenini şimdi daha iyi anlıyorum.
Kızdırmak yok.   e55))
"Biz iyi olursak her şey iyi olur..."
-------------------------------------
"Evlatlarım ! Yusuf (a.s) Züleyha\'nın İstek Ve Arzularını Terk Etti Mısır'a Sultan Oldu.sizde Nefsinizin İstek Ve Arzularını Terk Edin Dünyaya Sultan Olun."

omur

Alıntı yapılan: sehle - 17 Nisan 2010, 14:20:36
Alıntı yapılan: ruy-ı zemin - 17 Nisan 2010, 14:07:38
Hanımın durupdururken yeni pardesü ve ayakkabı almasının nedenini şimdi daha iyi anlıyorum.
Ama şimdi,pardesü ayakkabı ve çanta bir başka bayanlar için nedene sebebe gerek yok gibime geliyor :)

Evet moda diye alanlar da az degil.

Alıntı yapılan: hakikidost - 17 Nisan 2010, 15:41:22
Alıntı yapılan: ruy-ı zemin - 17 Nisan 2010, 14:07:38
Hanımın durupdururken yeni pardesü ve ayakkabı almasının nedenini şimdi daha iyi anlıyorum.
Kızdırmak yok.   e55))

Ben niye kizinca gidip almiyorum?
Herkes kendi sorumlulugunu bilmeli diyorum.

seher_gel

bence rahatlama şekliniz öyle ama bence bunu altında daha çözülmesi gereken büyük sorunlar var

fakîrî




Etrafınıza şöyle bir bakmanızı isteyeceğim bu sefer. Evet evet! Şöyle, dikkatli bir gözlemci gibi bakın etrafınıza.


Ne kadar da çok problemi olan insan var değil mi? Herkesin kendince bir derdi, herkesin kendince bir sıkıntısı var…;;


Bilim ve teknoloji çağının derinliklerine indikçe, hayatımızın daha da kolaylaşacağını düşünürken, üzerimize aldığımız yüklerden midir, yoksa daha hızlı ve acele yaşama kaygısından mıdır nedir, her geçen gün stres ve depresyona girenlerin sayısı artıyor.

Etrafımız mutsuz insanlarla dolu. Suratlar asık, canlar sıkkın, moraller bozuk…;;


Bu geçim ya da geçimsizlik elbette ki, toplumun en önemli kurumu olan aileyi de etkiliyor. Oysaki herkes mutlu yaşamak arzuluyor. Modern çağın getirdiği yenilikler hayatlarını daha da güzelleştirsin istiyorlar. Ve en önemlisi insanlar artık, hayatlarında çok problem istemiyorlar. Daha huzurlu yaşamayı herkes arzu ediyor. Daha huzurlu ve daha sevgi dolu bir yaşam için ; sağa sola koşturuyorlar, gazete, dergi, kitap okuyorlar, iletişim kurslarına gidiyorlar ve bunun için de birilerinden yardım almak istiyorlar…;;


Yol gösterilsin, akıl verilsin diliyorlar…;;”;;Ben her türlü yardımı almaya hazırım!”;; diye bağırıyorlar adeta.


…;;


Ama; yine etrafınıza şöyle bir baktığınızda size taktik ve teknik verecek, sizi yönlendirecek danışmanların sayısının çok az olduğunu görüyorsunuz. Keşke çok daha fazla olabilseydi. Onlara ne kadar çok ihtiyaç olduğunu herkes kabul ediyor.


Varolan bazı danışmanların da ciddi derecede yönlendirilmeye ve nasihate ihtiyaçları olduğunu görmek arada bir de olsa sizi umutsuzluğa sevk ediyor.


Bu durumda bazen kendi kendinizin psikologu olmayı deniyorsunuz.


Zaten uzmanlar da özellikle aile içi ilişkilerin düzene girmesinde, eşlerin birbirlerinin psikologu olmalarının öneminden bahsediyorlar.


Birbirlerinin ruh dünyalarına girip, hoşlandıkları ya da hoşlanmadıkları yanlarını keşfeden eşler, eğer bu istikamette yol almayı başarabilirlerse, aile hayatlarını cennete çevirirler ki; bir ferdin aile hayatı düzenli ise dış dünyayla kurduğu ilişkilerde de o denli düzenli ve başarılı olur.

Anahtar cümle bu! “;;Bir ferdin aile hayatı düzenli ise, dış dünya ile kurduğu ilişkilerde de, o denli düzenli ve başarılı olur.”;;

Bu düzeni sağlamak için birbirinizi çok iyi tanımalı ve tahlil etmelisiniz. Biraz espri ile karışık da olsa evli bir kadının psikolojisini, kesinlikle akademik olmayan ama sohbet havasında, hafif tebessüm ettiren bir yazıyla, ; Dr. Ahmet Yaman´ın da bu konuda yazılmış bir makalesinden yararlanarak paylaşmak istiyorum sizlerle.


En azından, dikkat çektiğimiz birkaç maddenin işe yaraması durumunda, mutluluk yolunuza katkıda bulunmuş olursak kendimizi bahtiyar hissedeceğiz. Mutlaka her konuda olduğu gibi, bu konuda da söylediklerimize kesinlikle ve kesinlikle katılmayan okuyucularımız olacak. Onlara da saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Ve: “;;Haklısınız!”;; diyorum. Çünkü bu konular nesnel değil özneldir. Ve şahsi düşüncelerdir. Kişiye göre kabul durumları olabilir. Mühim olan tebessüm etmesini bilmektir. Ve her şeyden güzel bir ders çıkarabilmek.

Nasıl ki, her ülkenin bir anayasası var, her insanın özellikle de kadınların da bir anayasası vardır.


Kadın psikolojisinin anayasası hazırlanırken kullanılan mürekkep; ilgi, sevgi, tebrik, teşekkür ve iltifat sözcüklerinin karışımı kullanılarak yapılmıştır.


Aman dikkat, unutulmaması gereken birinci madde budur!


Hemen hemen evli her kadın, kendisinden ne beklendiğini soran kocasına, beklentilerini;


"Daha fazla iltifat, daha fazla ilgi ve daha fazla sevgi." şeklinde ifade eder.


İsterseniz akşam eve gidince unutmayın ve sorun.

Eee! Daha ne duruyorsunuz, bu anayasanın hammaddelerinden edinmeye bakın. Cebinizde bol bol olsun.


…;;


Yüce Yaratıcı bu dünyayı imtihan için yarattığını söyler. Ve öyledir de…;;


Aksini hiç kimse söyleyemez.

Ve bu imtihanı başarıyla geçenlere de ödül vaat etmiştir.


Bu ödülün verildiği yerde, sütten ve baldan ırmaklar akan ve sonsuz güzelliklerin sunulduğu bir cennet kavramı vardır.


Orası ne güzel bir yerdir…;;


Ve oraya varmak herkesin dileğidir.


Evli kadının anayasasının değişmez maddelerinden biri de kıskançlıktır.


Hem de değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen ilk birkaç maddenin içindedir o!


Ve evli kadınlar zekalarının büyük bir bölümünü kıskançlık senaryoları kurmakta kullanırlar.


"Nerden mi biliyorsun?" diye soranlara tavsiyem;


İsterseniz evde otururken bir akşam Cennetten ve hurilerden bahsedin. İkisi de vardır, gerçektir ve haktır.


Lakin, ikisi de bu dünyada yoktur. Diğer tarafta vardır.


Hem de herkesin gitmeyi arzuladığı yerdir. Sorsanız kendileri de can-ı gönülden arzularlar oraya gitmeyi.


Cennete tamam ama hurilere hep bir açıklama isterler.


…;;


Verdiğim seminerlerde, kocalara hep eşlerini dinlemelerinin önemini söylemişimdir. Dinlemek gerçekten çok büyük bir sanattır. Yanlış anlamayın beyler!


Eşlerinizle uzun uzun konuşun demiyorum size!


Zaten uzun uzun konuşmanız imkansızdır. Sadece dikkatli dinleme becerinizi geliştirin. Neden mi?


Çünkü; genel kaide şudur; "Erkekler tartışma, kadınlar sohbet yoluyla kavga çıkarırlar."


Evli kadınla çok uzun konuşmamalı, daldan dala konulara girilmemelidir.


Mecburen yapılan dinlemelerde onun deşarj olmasına fırsat verilmeli; ama her dediğini anlamaya çalışmamalısınız…;;


Ne demişler; "Kadınları sadece okuyun, anlamaya çalışmayın; çünkü evli bir kadın anlaşılması en zor kitaptır…;;"


…;;


Hassasiyet çok önemlidir…;;Nezaket, nezahet ve letafet…;;


Beyler üzerinde durmanız gereken en önemli nokta budur.


Özellikle de eşiniz anne olduktan sonra. Babanın yüreğinin sızladığı yerde, annelerin yüreği parçalanır. Bir kadın anne olduktan sonra maddi ve manevi hassasiyeti nereden baksanız on katına yükselir.


Bir de, şu söze dikkat etmek gerekir; " Cennet babaların değil, annelerin ayakları altındadır…;;"


…;;


Karadeniz´e gittiniz mi hiç?


Özellikle de Doğu Karadeniz´e!


Ben gittim. Rize´nin Pazar ilçesinde kaldım bir sene.


Doğu Karadeniz´in özelliklerinden biri de şudur. Pek çok özelliği ve güzelliği vardır ama ben konumuzla ilgili olanına değinmek istiyorum.


Orada bir günde dört mevsimi birden yaşadığınız anlar olur.


Sabah sonbahar havasıyla, elinize şemsiyenizi alır çıkarsınız, ama öğlen baharı ve yazı, akşama da kışı yaşar eve öyle dönersiniz.


Orada yaşamak gerçekten hem zevkli, hem renkli, hem de beceri işidir.


İşte, buradan yola çıkarak şunu da söylememe müsaade edin.


Bir kadın evlendikten sonra Doğu Karadeniz gibi olur.


Evlendikten sonra, beyine bir günde dört mevsimi birden yaşatabilme özelliğini kazanır.


Hani ne demişler, yiğidi öldür hakkını yeme.


Evli kadınların bu müthiş yeteneğine hayran olamamak elde değildir.


"Erkeğe düşen ne hocam burada, ne yapacağız biz şimdi?" diye heyecanla bir açıklama beklediğinizi biliyorum beyler.


Size düşen de, büyük bir sabır ve sükunetle, dört mevsimi de ilk bahar havasına bürüyüp mutlu olmaktır…;;


…;;


Dr. Ahmet Yaman´ın makalesinde yazdığı şu söze bayıldım;


" Evli kadın, her zaman gözlerini dört açar, âma(kör) rolü yaparak evliliği yürütmek erkeğin görevidir…;;"


En ideal evlilik kör bir kocayla, sağır bir kadının evliliğidir. Ve en önemli madde:


Evli bir kadın evlendikten sonra , en fazla üç yıl içerisinde kocasına;" Seninle de olmuyor, sensiz de olmuyor!" itirafında bulundurmayı mutlaka başarır…;;"


Etrafınıza tekrar şöyle bir bakmanızı istirham edeceğim. Mutluluğu yakalayanlar birbirlerinin psikolojisini çözen çiftlerdir…;;


Hiç vakit kaybetmeyin…;;


Yukarıdaki maddeleri bir kez daha okuyun ve çözüm önerilerini hemen uygulamaya başlayın.


Göreceksiniz hayatınızın her anı nasıl bir ilk bahar havasına dönüşüyor

alıntı
Her açan çiçeğin bir solma dönemi varsa; her başarılı insanın da bir başarısızlığı olduğu gerçeğini kabul etmek gerekir.

ihvan

kim neye kızarsa kızsın.hesabını  vereceği yeri iyi düşünsün,adelet ve hukuk evde başlar,evde biter..haksızlığı kim ,nasıl yaparsa yapsın,elini vicdanına koyarak yapsın,yoksa işimiz zor.kocaya kızıp çocuğunu döğenler,karısına kızıp,öğrencisinden acısını çıkaranlar  malesef çoğaldı...rahmetli babam derdi a""askerde hangi subay assubay çok kızıyorsa askere.,bilinki eve kızmıştır.yani hanımına.

rabbanigulleri

Her babaya, her kocaya sorsanız "Ben çoluk çocuğumun rızkını helal yoldan kazanmak için çalışıyorum." diye kendini savunacaktır.
Bu sebeblerden dolayi kac kisinin evliligi bitiyor.Rizik kazanmak mi lux kazanmak mi? bunu ayird etmek elzem.Her yeni model telefon,televizyon vs, vs,takib edilirse 24 saatte calissa yine yetiremez sonra zenginlik pesinde kosan insanlar sunu hatirlasinlar hz Allah ilmi isteyene zenginligi istedigine verirmis.
O cok calisanlara,ev halki yeterki aksamlari coluk cocugunla ol biz aza raziyiz desinler ne cevap alacaklar,eminimki cogunun baska bahaneleri hazirdir. ela Imtihan imtiham ve imtiham