Kur'an-ı Kerime nasıl hürmet edilmeli?

Başlatan mehgul, 31 Ağustos 2009, 20:43:10

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

mehgul

Selamun aleykum,

Ben araniza yeni katildim, daha oncede uyeydim fakat sifreyi hatirlayamadigimdan yeni nik aldim.
Ilk defa yaziyorum, yoksa hep okuyan uyelerdenim.

Boyle bir siteyi hazirlayanlardan Allah razi olsun.

Benim ailem her zaman ben ve kardeslerime Kurani kerime hurmet edilecegini ogrettiler ama cevremde arkadaslarimda goruyorumki
Kurani normal bir kitap gibi tutup sallaya sallaya tasirlar
Kuran salonda masada veya yatak odasindayken uzanip yatiyorlar, kisa kiyafetler giyerek dolasiyorlar evde
hatta basi acik dahi oturuyolar
Kurana hic saygilari hurmetleri yok
duvara ayet asarlar ve o oda yatak odalari

bunlarin yapmamalarini soyledim ama bin bir turlu laf isittim en kotusu suydu
Allah da bizi goruyor, o zamanda ayak uzatmayalim, basimizi acmayalim kisa kiyafetler giyemeyelim

ikna etmek icin, boyle yapmamalari icin ne diyebilirim? hadis felan varsa cok sevinirim

hadis varsa yapmayacaklarmis...

Allah yar ve yardimciniz olsun

Ay Iıığı

#1
1. KUR’AN-I KERİM’E HÜRMET

Muhakkak ki o (peygambere inzal olup size okunan kitap) elbette çok şerefli bir Kur'an’dır. Öyle ki, o korunmuş bir kitapta (Mushaf’ta, Allah katında Levh-i Mahfuz'da yazılı-saklı)dır. Ona tertemiz (abdestli) olanlardan başkası el sürmesin, o âlemlerin Rabb’inden indirilmedir. Şimdi siz, bu ilahi kelâma mı yağ (leke) süreceksiniz (hor görüyorsunuz)? Ve (Kur'an'dan nasibinizi) rızkınıza şükretmeyi inkâra mı kalkışacaksınız?” (el-Vâkıa, 56/77-82)

Yezid bin Hayyan Zeyb bin Erkam'dan rivayet rivayet olunan bir hadis-i şerifte Rasûlüllah Efendimiz (s.a.v.) bizleri şöyle ikaz buyurmuşlardır:

Dikkat edin ey insanlar! Yakında Rabbımın ölüm meleği bana gelebilir ve ben de ona icabet edip ahirete gidebilirim. Böyle bir durumda size iki mühim vekil bırakıyorum.
Birincisi Allah'ın kitabı Hz. Kur'an'dır ki, onda Allah'ın size hidayeti ve nuru vardır. Onu baş tacı ediniz ve ona sımsıkı sarılınız.
İkincisi ise, benim Ehl-i Beytim'dir (onlara sahip çıkınız, hürmet ediniz), bunları Allah için size hatırlatıyorum
.” (Riyazu’s-Salihin, Hadis No. 345'den)

Allah'ın ve Resûlü’nün emrine imtisal ederek Kur'an-ı Kerim'e hürmet edip onu baş tacı yapanlar, dünya ve ahiret saltanatına nail oldular… En yakın örneği, Osmanlı Devleti’nin kurucusu mübarek ciddimiz Osman Gazi gibi.
Malumunuz olduğu üzere bu zat, Şeyh Edebali Hazretleri'nin evinde bir akşam misafir oluyor. Şehy Edebali Hazretleri ona Allah'ın kitabı Kur'an'ın fazilet ve meziyetinden bahsediyor. Sonra da Kur'an-ı Kerim'in bir kılıf içinde asılı bulunduğu odada yatak serdirip, yatması için onu o odaya gönderiyor. Gazi Osman Bey orada asılı Kur'an-ı Kerim’i görünce, sabaha kadar el pençe, divan duruyor. Şeyh Edebali Hazretleri ise, sabaha kadar ibadet ettikten sonra, bir ara rüya görüyor. Rüyasında sırtından çıkan bir ağacın büyüye-büyüye, dallarının bütün dünyayı kaplar haline geldiğini müşahede edip, heyecanla uyanıyor. Sabah namazı için, Gazi Osman Beyi uyandırmaya gidince, onun sabaha kadar yatmadığını, yatağının hiç bozulmamış olduğunu ve Kur'an-ı Kerim'e karşı el pençe divan durduğunu, dehşet ile görüyor. İşte o zaman gece gördüğü rüyanın manasını anlıyor ve onu kızı Mal Hatun ile evlendiriyor. İşte bu evlilikten, dünyaya 600 sene hükmeden Osmanoğulları meydana geliyor. (Bkz. İslâm ve Osmanlı tarihleri)

Osmanlılar ve diğer bütün ecdadımız dünyada en şanlı dönemlerini Allah'a, Kitabullah'a ve Rasûlüllah'a bağlı ve saygılı oldukları dönemlerinde yaşamadılar mı?

İmam-ı Rabbani Hazretleri mektuplarından birini kaleme aldıkları bir gün, Kur'an-ı Kerim'den bir ayet yazıyordu; ama bir ara kaleminin ucuna bir türlü mürekkep gelmemişti. Kalemini tırnağına basarak boyanın gelmesini sağlamış ve bu arada da tırnağına bir nokta kadar boya intikal etmişti. Sonra abdest tazelemek maksadıyla ihtiyaç gidermek için tuvalete girmiş, ama tuvalete girmesi ile çıkması bir olmuştu. Talebeleri merakla kendilerine, neden böyle yaptıklarını sorunca İmam-ı Rabbani Hazretleri, yazdığı ayetin devamı olarak tırnağına basmış olduğu noktayı hatırladığını ve elinde Kur’an’dan bir noktayla tuvalete girmenin o Kitab’a saygısızlık olacağını düşündüğü için tuvaletten derhal dışarıya fırladığını, söylemişti. (Bkz. Berekât, Muhammed Haşim-i Keşmi)  

Öyle bir tazim-tekrim-saygı örneği ki, Kur'ân'ın bir noktasına bile hürmet…

Halis Ece

Kaynak

mehgul


recai29

Allah razı olsun ay ışıgı bu yazınla benı büyük dertten kurtardın tşk yüregine vede gönlüne saglık ..Allah razı olsun