Saplantılar Ne Zaman Hastalığa Dönüşür

Başlatan Tuğra, 15 Kasım 2009, 14:22:44

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tuğra


Bazen basit bir takıntı diye düşündüğünüz şeyler hayatınızı yaşanamayacak duruma sokmaya başlayınca saplantı halini alabilir.

Ellerinizi yıkamadan duramıyor ya da sevdiğiniz kişiyi görmeden yapamıyorsanız sizin de saplantılarınız var demektir. fakat bu saplantılar bazen çok masumken bazen tehlikeli boyutlara ulaşabilir.

Hürriyet Gazetesinden Nilgün YILDIZ, Tehlikeli ve masum saplantılar hakkında Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Hilmi Yazıcı ile konuştu. Yazıcı; bu alışkanlıkların ne zaman bir sağlık sorunu haline geldiğini anlattı.

"Herkes saplantılı olabilir"
Saplantı denilince aklımıza nelerin gelmesi gerekiyor?

İstenmesine rağmen insanın alıkoyamadığı şekilde birtakım rahatsızlık verici düşüncelerinin olmasına saplantı denilir. Obsesyon dediğimiz insanı yoklayıcı, tekrarlayıcı ve aynı zamanda insanın olumsuz yönde etkilenmesi saplantıdır. Hastalık olarak ise Saplantı Zorlantı Bozukluğu dediğimiz bu yaşantının hayati işlevleri bozacak şekilde çoğalması, insanın sosyal ilişkilerini bozmasıdır. Ama herkes saplantı yaşayabilir.

Ne zaman bu saplantı hastalık halini alır?

Tanı anlamında bu işin rahatsızlık olmasını nasıl anlıyoruz. Örneğin masa üzerindeki şeyler paralel durmazsa ben rahatsız oluyorsam bu bir saplantıdır. Ama ben bunu yaptıktan sonra hayatıma devam edebiliyorsam bu benim hoşluğumdur ama hastalık değildir. Normal olmayan ama sağlıksız da olmayan bir özelliğimdir. Ancak bu eşyalar paralel durmadığında karşımdakini dinleyemiyorsam, sinirlerim bozuluyorsa o zaman benim hayatım etkileneceği için buna bağlı psikolojik sorunlar yaşıyorsam o zaman bir rahatsızlıktır.

Obsesif Kişilik Bozukluğu nedir?

Bu aslında dünyada da tartışmalı bir konudur. Bir de kişilik bozukluğu vardır. İnsanın doğduğu andan itibaren devam eden kişilik bozuklukları olabilir. Obsesif kişilikte obsesif davranış biçimleri insanın huyuna, değerlerine etki eder. Yani obsesif adam kurallara çok uyar, prensipleri vardır. Duygular çok izoledir. Karakterleri mizah duyguları gelişkin değildir. Çok başarılı olabilirler. Her şeyi kontrol ederler.

Temizlik hastalığına dikkat!

En çok gördüğünüz saplantı nedir?

En çok gördüğümüz konu temizlikle ilgili emin olamamadır. Örneğin ellerini yıkar, yıkadıktan sonra bir daha yıkar, emin olamaz tekrar yıkar. Bazı insanlar bir şeye takılırlar ve aslında temizlik saplantısı olanlar çok temiz kişiler değillerdir. Çünkü bu kişiler bir şeyle çok uğraştıkları için en temel temizliği atlarlar. Örneğin marulları sabunlar, ıspanağı yıkamayı unutur.

Bu kişiler tedaviye iyi yanıt verirler fakat çaba gerektiren bir hastalıktır. Bir de sadece düşünceyle giden obsesyonlar var. Bunlar din, batıl inançlar ilr ilgili olanlardır. Ağır düşünce bozukluğu yapar. Örneğin Allah var mı yok mu diye düşünüyor sonra da bu düşüncesinden korkuyor ya da ensest bir ilişki düşünüyor sonra da bu düşüncesinden korkuyor.

Korku, utanç gibi şeylerle daha çok pekişir. Bazı insanlar bir bıçak görür ve ya bu bıçağı çocuğuma saplarsam diye düşünür ve bıçaklara bakamaz. Bunlar düşünceyle giden obsesyonlardır. Fakat tedavisi daha zordur. Biriktirme hastalığı da vardır. Örneğin bir şeyi atamazlar. Gazeteleri, gazoz kapaklarını atamazlar. İlk önce eğlenceli gelir fakat sonra saplantı haline gelebilir.

Domuz gribi ile toplumsal saplantı oluşabilir

Domuz gribi nedeniyle herkeste bir telaş var. Bu telaş toplumsal saplantıyı beraberinde getirir mi?

Toplumsal bir saplantı haline gelebilir. Çünkü mesajları doğru verebilmek gerekir. Sağlıklı kaygı ile abartılı kaygıyı ayırt etmek her zaman kolay değil. Örneğin elinizi yıkayın diyorlar. Bilgi karmaşasının olduğu ortamda bu bir saplantı olmasına neden olabilir.

Saplantısı olan birine karşı nasıl davranılmalı?

Saplantısı olan bir insan ilk önce kendine nasıl davranmalı onu bilmek lazım. Bir şeyi nasıl ne kadar düşünürseniz orada bir yol açılır beyinde. Obsesyonlarda kendini baskılamak, zorlama genelde daha da pekişmesine neden olabiliyor. Çevresindeki kişiler bunları gördüklerinde bu davranışlar saçma gelebilir. Aslında obsesyon hastaları da çoğu kez bunun farkında olurlar.

Bu hastalık sinsi gelişir. Ama eğer bir insan birden uyanırsa ve böyle bir obsesyonu olduğunun farkına varırsa o zaman beyin tümöründen de şüphelenmek gerekir. Evdeki insanlar bazen bu davranışlara uyum gösterir kişiyi üzmemek için. Uzun zamanlı bu davranışlar hayatın bir parçası olabilir.

Örneğin elinizi 30 defa yıkayarak bir süre hayatını yaşar ama bu bir süre sonra çok daha ağır hale gelir ve ailede buna uyum sağlar. Böyle bir durumda mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir.

Nilgün YILDIZ / Hürriyet Gazetesi
〰〰〰〰🐠

Tuğra

Kontrol Saplantısı, İnsanları Yalnızlaştırıyor!

İngilizce'de "Control Freak" Olarak Belirtilen "Kontrol Delisi" Ne Demektir?

Psikoloji kaynaklı olan ve ingilizcede de "control freak olarak kullanılan "kontrol delisi", çoğunlukla etraflarında olan her şeyin ve herkesin nasıl olması gerektiğini ısrarcı bir şekilde dikte etmeye çalışan insanlar için kullanılan argo bir kelimedir. Bu kişiler diğer insanların hiçbir zaman kendileri kadar yeterli ve becerikli olamayacağına inanırlar ve bu yüzden de müdahalelerinin gerekli olduğunu, bu müdahalede bulunmazlarsa işlerin yanlış gideceğini düşünürler.

Diğer insanların üzerinde sahip oldukları güç ve kontrolle kendilerini iyi hissederler. "Kontrol delisi" kelimesiyle etiketlenen bu insanlar çoğu zaman obsesif-kompulsif (saplantılı-zorlantılı) kişilik bozukluğunun özelliklerini gösterirler.

Hayat ve ilişkileri üzerinde saplantılı bir kontrol etme çabasında bulunan insanlar oldukça katı ve dogmatik bir düşünce yapısına sahiptirler. Tartışmaya izin vermezler, talepkarlardır ve işlerin tam olarak onların istediği şekilde yapılmasını isterler.

Hata ve yanlışlara karşı da oldukça savunmasızlardır. Kendi yaptıkları en küçük bir hata bile onların hayatlarını ve kendilerini sorgulamalarına neden olur. Hayatlarında hataya izin vermedikleri için işlerini hep kendileri yapmaya çalışırlar. Diğer insanların onlar kadar becerikli olamayacağını düşünürler. Bu yüzden de kimseye iş emanet etmemeye çalışırlar. Bu da karşıdaki insana, ona güvenmediklerini hissettirir.

Yani Bu İnsanlar İçin Pek Çok Şeyi Bizden Daha Fazla m Ciddiye Alıyorlar?

Bu saplantılı kişilik özelliklerini gösteren insanlar oldukça inatçı ve talepkarlardır. Onlar için bir işi doğru yapmak her şeyden önemlidir.  Doğru olmak, haklı çıkmak ve istediğini yaptırmanın verdiği, kontrolün elinde olduğu hissi onlara güç verir. Bu insanlar, siz bir hikaye anlatırken, bu hikayenin aslında hiç de önemli olmayan bir detayına takılıp, sadece doğru olmak için bezdirene kadar bu noktada takılıp kalır ve ısrarla size itiraz ederler.

Kontrol Delisi Olmak, Psikolojik Bir Rahatsızlık mı?

Umutsuz bir şekilde kontrol sahibi olma arzusunda olan bu insanların çok dikkatli bir şekilde kurdukları, saplantılı bir kontrol mekanizmasıyla yönetilen bir dünyaları vardır. Saplantılı kişilik, bir kişilik bozukluğudur ve psikolojik bir rahatsızlıktır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken, bu kişinin kontrol etme ihtiyacının boyutu ve kendisi ve çevresine olan zararıdır.

Kontrol Delisi Diye Tabir Edilen İnsanlar, Özellikle Hangi Konularda Kontrolü Ele Almak İstiyorlar?

Kontrol saplantılı insanlar, bu özelliklerini hayatlarının her alanına yansıtırlar. Israrcı, katı ve eleştirel özellikleriyle tüm ilişkilerine yıkıcı zararlar verirler. Bu özeliklere sahip bir patron, çalışanlarından da mükemmel bir performans talep eder ve en küçük bir hatayı bile kabul etmez.

Yine iş yaşamında, saplantılı bir şekilde her şeyi kontrol etmeye çalışan bir kişi, kendi düşünce ve kurallarına takılıp kaldığı için, olaylara geniş açıdan bakamaz, gerektiğinde esnek davranamaz ve işlerin akışını yavaşlatabilir.

İlişkilerde ise, kontrol saplantılı kişinin devamlı eleştiren, talepkar, katı ve yıkıcı tarzı, ilişkide olduğu kişilerin ondan uzaklaşmasına neden olur. Onun yanında yaşanan yetersizlik, beceriksizlik hisleri, devamlı eleştirilmek, onu kızdırmamak için her şeyi onun istediği gibi yapmaya çalışmak, birçok insan için oldukça yorucu ve yıpratıcıdır.

Takıntılı kişilik özellikleri gösteren ve kontrol altında tutarak güçlendiğine inanan insanların çocukluklarına baktığımızda, çoğunlukla benzer yapıdaki anne ve babalar tarafından yetiştirildiklerini görüyoruz.

Çocuklarından beklentileri çok yüksek olan, hata yapılmasına izin vermeyen, çocukların her hareketini kontrol altında tutmaya çalışan ailelerin çocukları, küçüklüklerinde bu beklentileri karşılamak, anne sevgi ve onayını kazanmak için uğraşıyorlar. Küçüklükte anne-babanın sevgisi, onayı için yapılan bu davranışlar yetişkin yaşamına gelindiğinde sorgulanmadan yapılmaya devam ediliyor.

Kontrol Delisi Olan İnsanlar, Böyle Olduklarının, Çevrelerindekini Rahatsız Ettiklerinin Farkında Değiller!

Kşilik özelliklerini gösteren insanlar çoğu zaman karşılarındaki kişiyi rahatsız ettiklerini düşünmezler, hatta onlara iyilik yaptıklarını öne sürerler. Alternatif fikir ve gerçeklere kapalı oldukları için onlara mutluluk veren şeylerin diğer insanları da mutlu edeceğini düşünürler. Tek doğrunun kendi doğruları olduğunu ve diğer insanların da bu doğru çerçevesinde hareket etmesi gerektiğine inanırlar.

İnsanlar terapiye çoğu zaman hayatlarını kontrol edemediklerini, sürüklenmeye başladıklarını hissettikleri zaman gelirler. Kontrol saplantılı insanlar, hem kendi hem de başkalarının hayatlarını kontrol ettikleri için destek almaya gerek duymazlar.

Bu tip kişilik özellikleri taşıyan insanları yardım almaya getiren iki neden vardır. Birincisi, artık bazı şeyleri kontrol edememeye başlamışlardır ve bu onlar için oldukça ağır bir kaygı yaratır.

Ne yapsalar da kendi güçleri dışında bir gücün hayatlarını yönlendirdiğini hissettikleri zaman telaşa kapılırlar. Diğer bir sebep de ilişkilerinde sorun yaşamaya başlamalarıdır. Kontrolcü insanlar, çevrelerindeki insanlara karşı saldırgan, talepkar ve eleştiricidirler. Bu yüzden birçok insanı kendilerinden uzaklaştırırlar. Bu yalnızlığı fark ettiklerinde destek almaya gelebilirler.

Saplantılı kişilik özellikleri taşıyan insanlara her meslekte rastlanabilir. Çalışanlarını 30 dakikada bir telefonla kontrol eden, sürekli eleştiren üst düzey bir yönetici, oturma odasındaki koltuğun üzerinde duran yastıkların hepsinin aynı açıyla tek bir yöne bakmasını sağlayan bir ev kadını, ameliyathanedeki herkesin ve her eşyanın uygun yerlerinde olup olmadığını kontrol ettiği için bir türlü ameliyata başlayamayan bir doktor veya dosyalarını düzenlemekten ödev yapmaya başlayamayan bir öğrenci benzer özellikler gösterebilirler.

Çevremizdeki Kontrol Delisi İnsanlarla Nasıl Başa Çıkabiliriz? 

Saplantılı kişilik özellikleri gösteren insanlarla yaşamak çok zordur. Devamlı eleştirilmek, kontrol edilmek, kısıtlanmak birçok insanı yıpratır. Bu kişiler, karşılarındaki insanın kişiliğini yok sayar ve ona kendi doğrularını yaptırmaya çalışırlar. Başka hiçbir alternatif düşünceyi kabul etmezler. Onları ikna etmeye çalışma mücadeleleriniz hep yenilgiyle sonuçlanır.

Eğer hayatınızda sizi böyle kısıtlayan, ezen, kontrol etmeye çalışan bir insan varsa, yapılabilecek en iyi şey ona durumu hakkında düşünmesini sağlamak olacaktır.

Israrcı olmadan, alternatif düşüncelerin de varolabileceğini, hata yapmanın doğal ve insan olmanın bir parçası olduğunu göstermek, kontrol edilen olarak yaşadığınız duyguları paylaşmak, onun da davranışlarını gözden geçirmesine yardımcı olabilir.

Her insan hayatının kontrolünü elinde tutmak ister. Sürüklenmek istemez. Kendi kontrolü dışında gelişen olaylardan rahatsız olur. Kontrollü olmak, düşünerek, planlayarak hareket etmek bize güvenlik hissi sağlar.

Fakat "kontrol delisi" olarak tabir edilen kişilik özelliklerine sahip insanların, saplantılı bir kontrol üzerine kurulmuş bir dünyaları vardır. Etraflarında olan olayları ve kişileri kendi istekleri ve fikirleri doğrultusunda yönlendirir ve bunun verdiği güçlülük hissi ile kendilerini iyi hissederler.

hastane.com. Anadolu Sağlık Merkezi Klinik Psikoloğu Aylin Sezer
〰〰〰〰🐠