Vücudun enerji deposu boşalmışsa

Başlatan Tuğra, 24 Kasım 2009, 02:31:18

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tuğra


Son zamanlarda kendinizi yorgun ve isteksiz hissediyorsanız bunun tek bir nedeni var.Magnezyum stoklarınız sıfırı tüketmiş

Araştırmalar özellikle sağlıksız yaşayanlarda hafif magnezyum eksikliği bulunduğunu gösteriyor. Özellikle işlenmiş hazır gıdalarla  beslenme, alkol alımı, yaşlılık, doğum kontrol hapı kullanımı, diüretik yani idrar söktürücü alınması magnezyum noksanlığı için risk faktörleri arasında sayılıyor. Adet öncesi yakınmaları olan bazı kadınlarda, alyuvarlardaki magnezyum düzeylerinin düşük olduğunu gösteren çalışmalar var.

Ayrıca sindirim sisteminden emilim sorunları, ameliyatlar, böbrek hastalığı, pankreas iltihabı, karaciğer hastalığı, şeker hastalığı, hormonal bozukluklar, kanser, ağır egzersiz ve gebelik sırasında da magnezyum noksanlığı oluşabiliyor.

Magnezyum, insan dokularında en bol bulunan minerallerden biridir.

Erişkin bir kişinin vücudunda 20 - 28 gram magnezyum vardır. Bunun yüzde 60'ı kemiklerde, geriye kalanı kas, yumuşak doku ve vücut sıvılarında bulunur. Özellikle kalp ve beyin hücrelerinde yoğunluğu yüksek düzeyde olan magnezyum, bu organların işlevi için çok önemlidir.

Magnezyum vücutta enerji üretimi, protein yapımı, hücre çoğalması, sinir iletisi, kaslar için vazgeçilmez bir mineral olup, karbonhidratların, proteinlerin ve yağların enerjiye dönüştürülmesine yardımcı olan birçok enzimi aktive etme yeteneğine sahiptir.

Şeker metabolizmasını düzenleyen insülin hormonu salgılanmasını ve hücreye girişini de artırır. Aynı zamanda kalsiyum, potasyum, vitamin D ve çinko gibi bazı önemli besin ögelerinin kandaki seviyelerini düzenlemede de yardımcıdır.

EKSİKLİĞİ TÜM VÜCUDU ETKİLER

Vücutta böylesine yaygın bir işlevi olan magnezyumun noksanlığı doğal olarak, bütün vücudu etkileyen bir durum. Yorgunluk, stres, duygu durumu değişimleri, kas krampları ve titremeleri, bulantı, zihinsel konsantrasyonda azalma, uykusuzluk noksanlık belirtileri arasında.

Yetersiz magnezyum alımı ile bazı kalp-damar hastalıkları arasında bağlantı kurulmuş, İsveç'te çeşitli bölgelerde yapılan araştırmalarda, içme suyunda magnezyum miktarı daha yüksek olan bölgelerde yaşayanların kalp krizinden ölüm oranının, diğer bölgelerden daha düşük olduğunu göstermiştir.

Besinlerle magnezyum alımı yapılan diyetler ve beslenme alışkanlıklarındaki değişikler nedeniyle gittikçe azalmaktadır. Bitkilerde magnezyum bulunmasına rağmen kullanılan gübreler ve toprağın işlenişi nedeniyle bunlardaki magnezyum miktarları da gittikçe azalmaktadır.

AŞIRI ÇAY VE KAHVE TÜKETİMİ OLUMSUZ ETKİLER

Magnezyum gereksinimi erkeklerde ve kadınlarda ortalama olarak 280 - 350 mg arasındadır. Birçok yiyecekte bulunmakla birlikte en iyi magnezyum kaynakları tam tahıllar, ceviz, fındık, badem, yer fıstığı, kaju, kabak çekirdeği gibi kuruyemişler, hurma, kuru incir,kuru kayısı, kakao, bitter çikolata, kayısı, muz, avokado ve kurubaklagillerdir.

Bunların yanında roka, ıspanak, marul, maydanoz gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler de iyi magnezyum kaynakları sayılabilirler.

Balık, et ve süt de az da olsa magnezyum içerir. Daha çok işlenmiş gıdaların tüketildiği batılı beslenme tarzında magnezyum eksiklikleri görülür. Çay ve kahve tüketiminin fazla olması da magnezyum depolarının azalmasını hızlandırabilir.

100 gram kadar badem veya kajunun yaklaşık olarak 270 mg, bir ince dilim tam buğday ekmeğinin de 30 mg magnezyum içerdiği düşünüldüğünde gereksinmeyi karşılamak hiç de zor değildir.

Özellikle stresli olduğunuz zamanlarda elinizin altında bir avuç kadar badem veya kaju bulundurmak, vücudunuzu stresin zararlı etkilerinden koruyabilir.

TAKVİYE DOKTOR KONTROLÜNDE OLMALI

Magnezyum destekleri ruh halini düzenlemede yardımcı olarak yaşlanmayla birlikte artan uykusuzluğun tedavisine de destek olabilir.

Piyasada satılan değişik formlardaki magnezyum destekleri vardır. Mide asidini etkisini zayıflattığı için magnezyum destekleri yemekle birlikte alınmamalıdır. Çoğu ilaç ve besin takviyesinde olduğu gibi magnezyum da bazı ilaçların emilimiyle etkileşebilir ve bazı hastalıklarda kullanılması sakıncalıdır. Bu nedenle magnezyum takviyesi yapmadan önce, doktorunuza danışmanız gerekir.

Gazeteport
〰〰〰〰🐠

Tuğra


Obezite sorununa bağlı olarak "sihirli formüller" olarak görülen besin desteklerinin kullanımına talep artıyor.

Bütün dünyanın sorunlarından biri haline gelen obezite Türkiye'de de her geçen gün artıyor. Obezite sorununa bağlı olarak "sihirli formüller" olarak görülen besin desteklerinin kullanımına talep de artıyor.

Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Uzman Diyetisyen Tuğçe Aytulu konuyla ilgili önemli bilgiler veriyor.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de obezitenin görülme sıklıklığı artıyor. Şişmanlığın getirdiği tıbbi zorluklara ek olarak diyet ve egzersiz yapmanın zorlukları da düşünüldüğünde zayıflamak için reçetesiz satılan besin desteklerinin kullanımına olan talep de öyle. Bu durumda bazı kişilerde besin desteği kullanılarak sanki yaşam tarzı değişiklikleri yapmaya gerek olmayacağı inancı doğuyor. Bu yüzden bazı besin destekleri "sihirli formüller" olarak görülüyor.

Besin desteklerinin popüleritesindeki bir sebep de "doğal" olanın "güvenli" olduğu inancı. Bu inanç genel olarak birçok toplumda yaygın. Oysa ki bu ürünlerin de belirli kullanım şekli ve belirli dozları olmalı. Bununla beraber birçok ilacın da bitki kökenli olduğunu ama aynı zamanda yan etkileri olabileceğini düşünürsek doğal olanın her zaman güvenli olmayabileceğini de tahmin etmek zor olmaz.

Besin desteklerinin güvenliği ve etkinliği ile ilgili araştırmalara genel olarak bakıldığında ne yazık ki bu konulardaki verilerin yetersiz olduğu görülüyor. Zayıflamak için kullanılan çoğu besin desteğinin güvenliğini ve uzun süreli etkilerini gösteren çalışmalar yetersiz.

Sonuç olarak; zayıflamak için kullanılan birçok besin desteği var ve bunlara gün geçtikçe yenileri eklenecek. Ancak genel olarak bakıldığında çoğu besin desteği için yapılmış uzun süreli kullanımda etkinliği ve güvenliği gösteren çalışma sayısı son derece kısıtlı. Bunun yanında bu destekler kullanılırken mutlaka hekime ve diyetisyene danışılmalı.

Yarar ve zararları iyi değerlendirmeli, kullanılan diğer ilaçlarla olabilecek etkileşimleri ve olabilecek yan etkileri konusunda mutlaka bilgi sahibi olunmalı.

Aktif Haber
〰〰〰〰🐠