Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Melatonin Hormonu

Başlatan Tuğra, 01 Kasım 2010, 02:54:22

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tuğra


Uykunuzun antrenörü Melatonin Hormonu

Son derece önemli olmasına rağmen geri planda kalan hormonlardan biri de melatonin'dir.

Beyinde özel bir salgı bezinden salgılanan bu hormonun görevi uykuyu düzenlemek, uyku ritmini yönetmektir. İşte bu nedenle ona yeterli ve kaliteli uykunun antrenörü de deniyor. Bu hormon ayrıca biyoritmi düzenleme, yani biyolojik saati ayarlama görevini de üstleniyor.

Karanlık bu hormonun salgılanmasını artırıyor bu nedenle ona "karanlıklar hormonu" diyenler de var. Işık, özellikle ani ve parlak ışık ise melatonin seviyesini azaltıyor.

Melatonin'in uzun kış gecelerinde daha fazla, kısa yaz gecelerinde ise daha az salgılandığı biliniyor. Eğer yeteri kadar melatonin'iniz varsa uykusuzluk sorununa yakalanma olasılığınız azalıyor.

Bir hata yapar da uyku saatinizi kaçırırsanız melatonin seviyeniz azalıyor, bunu uyku kaybı, uykuya dalmada zorlanma, uyku süresinin kısalması ve kalitesinin düşmesi izliyor.

Yani melatonin'iniz azsa işiniz zor! Siz uyuduğunuzu zannediyorsunuz ama ne beyniniz, ne de bedeniniz bu uykudan pek bir şey anlamıyor. Sonrası gelsin sabah yorgunlukları, bitkinlikler, kaçsın uykular ve başlasın uyku bozuklukları.

Karanlıklar hormonu olduğu için de aydınlıkta, TV açıkken, ışık yanıkken uyumak zorlaşıyor. Uyusanız bile o uykunun bir hayrı da olmuyor, dinlendirici veya tamir edici etkisi ortaya çıkmıyor.

UYUDUKÇA BÜYÜRSÜNÜZ

Melatonin'in başka marifetleri de var. Kanınızdaki melatonin seviyesi yüksekse uykunuz derinleşiyor, derinleştikçe hipofiz beziniz daha fazla büyüme hormonu salgılıyor. Daha çok büyüme hormonu demek çocuklar için daha hızlı ve güçlü büyüme, daha çok sağlık, daha uzun boy, yaşlı yetişkinler için ise daha uzun ve sağlıklı bir hayat anlamına geliyor.

Kısacası o sessiz bir kahraman gibi, sakin bir güç gibi derinden çalışıyor ve önemli işler görüyor.

Yetmedi! Melatonin'in başka görevleri de var. Uzmanlar onun son derece güçlü bir antioksidan olduğunu kabul ediyor. Kansere karşı bağışıklık sağladığı, enfeksiyon bağışıklığını güçlendirdiği düşünülüyor.

Örneğin bir çalışmada gece çalışan ve uyku sorunları yaşayan kadınlarda meme kanserinin daha sık görüldüğü saptanmış. Melatonin'i yüksek kişilerde soğuk algınlığı ve gribe yakalanma olasılığının düşük olduğu bulunmuş.

Melatonin'i azaltanlar

Alkol, sigara, kahve ve çayın fazlası, gerilimli, stresli ortamlar, bilgisayar başında geçirilen uzun saatler, stres yaratan duygu ve düşünceler, üzüntü, ışık, ses, uykudan hemen önce yapılan egzersizler, yatmadan önce karnın tok olması...

Artıranlar

Işığın azaltılması, karanlık, dinginlik ve huzur hali, her gün aynı saatte yatağa girmek, sessiz bir ortam... Eğer melatonin'inizi daha da artırmak istiyorsanız anason, rezene, papatya çayı, sarı kantaron çayı gibi bitkisel çaylardan, badem, ayçiçeği, fındık çekirdeğinden, vişne ve kızılcık şerbetinden de istifade edebilirsiniz.

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
〰〰〰〰🐠

Tuğra

Mutluluk Hormonu Serotonin Hakkında Soru Cevaplar

'Mutluluk hormonu' olarak tanınan serotonin hormonunun azlığı sinir, yeme bozuklukları ve uykusuzluğa neden olabilir. Serotonin yükseldiğinde; moraliniz ve enerjiniz yükselir, iştahınız ise azalır..



Araştırmalar gösteriyor ki;

depresyon, migren, hiperaktivite, insülin direnci, hatta obezitenin temelinde serotonin, yani 'mutluluk hormonu' bulunuyor. Serotonin yükseldiğinde veya yeterli olduğunda moraliniz de yüksek oluyor. Rahat uyku uyuyorsunuz, iştahınız azalıyor, ruh sağlığınız düzeliyor, enerjiniz artıyor. Düşük serotonin ise sinirli, huzursuz ve depresif ruh hallerine neden oluyor, iştahı bozuyor, obezite veya anoreksiya, bulimia nevroza gibi yeme bozukluklarına yol açıyor.

VÜCUT KENDİ YAPIYOR

Beslenme Uzmanı Doktor Aşkın Yüksel, vücuttaki serotonin miktarı değişince bağışıklık sistemimizin nasıl etkilendiğini ve bağışıklık sisteminin korunması için nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı.

* Serotonin nedir?

Vücut tarafından oluşturulan ve gıdalarda bulunmayan bir sinir taşıyıcısıdır. Vücut serotonini kendisi üretir. Ancak, serotonin üretimini destekleyen besinler tüketilerek vücudun serotonin üretmesine katkı sağlanmalıdır.

* Beslenmeyle serotonin hormonu arasında nasıl bir ilişki kurabiliriz?

Serotoninle insan vücudundaki enerji arasındaki ilişki, yumurta ile tavuk arasındakine benzer. Yani ruhsal yönden iyiyseniz iştahınız artabilir ya da azalabilir. Ruhsal yönden kötüyseniz yine iştahınız artabilir ya da azalabilir. İşte bu etkileşim sonucunda insan vücudu mutlaka olumsuz etkilenir.

* Serotoninin vücuttaki miktarı nasıl değişiyor?

İnsan vücudundaki serotonin düzeyini, çeşitli hormonlar etkiliyor. Örneğin kadın vücudundaki östrojende artma, serotonin düzeyinde de bir artışa neden olur. Açlık, yorgunluk, stres, yemek, ışık ve ilaçların da serotonin düzeyini düşürdüğü tespit edilmiştir.

* Serotonin, tıbbi ürünlerle takviye edilebilir mi?

Beyin elementlerinin, uzmanların tedavi önerisi dışında edinilip kullanılması mümkün değildir. Zaten kişi kendindeki bu durumu beslenmesine özen göstererek ve hastalıklardan korunarak dengeleyebilir. Örneğin kırmızı renkli besinler öğünlere eklenebilir. Stresli ve yoğun dönemlerinde alınan çinko, betaglukan gibi doğal besin değerleri, hastalıklara karşı olan savunmayı güçlü kılabilir.

* Serotonin azlığı ya da çokluğu sağlığı nasıl etkiliyor?

Beyindeki serotonin eksikliği depresyona yol açabilir, iştahı bozar ve obezite, anoreksiya ve bulimia nevroza gibi diğer yeme bozukluklarına ve uykusuzluğa neden olabilir. Düşük serotonin sinirli, huzursuz yapar ve depresif ruh haline sokar. Serotonin yükseldiğinde veya yeterli olduğunda ise; moraliniz yüksek olur, rahat uyku uyursunuz, iştahınız azalır ve enerjiniz artar.

Mesela migren atağından önce vücuttaki serotonin düzeyi yüksek olmakta, atak geçtikten sonra da düşmektedir. Ayrıca kalp krizi geçirmiş birçok hastanın depresif olduğu tespit edilmiştir.

* Serotonin eksikliğinden bağışıklık sistemi nasıl etkileniyor?

İlk ve en önemli etkileşim aslında bağışıklık sisteminde oluyor. Mesela eksik alındığı için depolanmayan protein ya da vitaminler savunma sisteminin iflas etmesine yol açıyor. Alınmayan gıdalar yüzünden savunma sistemi zayıflıyor ve vücut enfeksiyonlara açık hale geliyor.

Eczaneden alıp kullanmayın

İnsanlar eczaneden gidip serotonin ilaçları alamazlar. Çünkü herhangi bir klinik bulgu olmadıkça serotonin dengesine müdahale edecek bir tedavi uygulamak doğru olmadığı gibi, oldukça da sakıncalıdır. Serotonin ilaçları tedaviye yönelik ilaçlardır. Uzman psikiyatristlerin teşhisi ve kontrolünde kullanılmalıdır. Bu nedenle zor yaşam şartlarında stresin sağlığımızı etkilememesi için aldığımız besinlere gösterdiğimiz özen hayati önem taşır.

Beslenme Uzmanı Doktor Aşkın Yüksel
〰〰〰〰🐠

no_education

Ben de vitamin ve ya hormonların mecbur kalınmadıkça eczanelerden alınmasına karşıyım. Çok itici geliyor bu durum bana..

Tuğra

Dr. Hasan İnsel, "Şişmanlıktan korun, doğru beslen, sigara içme, egzersiz yap!" uyarılarına "Mutlu olmaya çalış ve kronik öfkeden uzak dur!" uyarısını da ekliyor!

Artık, nereye kafamızı çevirsek karşımıza çıkan "Şişmanlıktan korun, doğru beslen, sigara içme, egzersiz yap!" uyarılarına "Mutlu olmaya çalış ve kronik öfkeden uzak dur!" uyarısını da eklememiz gerekiyor.

Pozitif bir ruh halinin stresle ilişkili hormonlarda azalmaya, vücut direncinde artışa ve hatta yara iyileşmesinde hızlanmaya neden olduğu artık herkes tarafından kabul gören bir gerçek.

Mutlu olmanın tek başına hastalıkları önlediğini ya da tedavi ettiğini iddia edenler olsa da, kanıta dayalı günümüz tıbbında bunu genellemek biraz zor. Ancak insan fizyolojisinde çok önemli bir role sahip olan hormonların, stresli durumlardan doğrudan etkilendikleri biliniyor.

Mutluluk ve hormonlarla ilişkisi konusunu geçen gün endokrinoloji ve metabolizma uzmanı meslektaşım Doç. Dr. Gökhan Özışık'la konuşuyorduk,  konuyla ilgili çok aydınlatıcı bilgiler verdi, kendisine candan teşekkür ederim.

Örneğin uzun süre aç kalmak, organizma için tipik bir 'stresli durum' ve adapte olabilmek için enerji metabolizmasını düzenleyen hormonlarda ani bir değişim gerektiriyor. Uzun süre aç kalındığında kortizon, adrenalin, büyüme gibi birçok hormonun düzeyi artarken üreme fonksiyonlarını kontrol edenler düşüşe geçiyor.

Metobolizma yavaşlıyor

Ağır stres (endişe, üzüntü, depresyon gibi) kadınlarda daha belirgin olmak üzere süt hormonu olarak da bilinen prolaktinde artışa yol açıyor. Bu da ilginç olarak, beyinden salgılanıp üreme organlarını kontrol eden hormonların baskılanmasına neden oluyor. Sonuçta, cinsiyet hormonlarında düşme ve bununla ilişkili kilo alımından adet düzensizliğine kadar birçok sağlık sorununa davetiye çıkmış oluyor.

Depresif ruh halinin, ağır duygusal travmaların, bağışıklık sisteminin vücudu korumak için ürettiği silahları, tiroid bezi gibi vücudun kendi organlarına yöneltip tahribata yol açabileceği de üzerinde konuşulan başka bir konu. Bu bez zarar görünce bir dizi sağlık sorununu tetikliyor.

İnsülin seviyeleri artıyor

Kronik öfke, depresyon ve üzüntü uykunun kalitesini bozabildiğinden, sabaha karşı yükselerek insanı güne hazırlaması gereken kortizon, adrenalin, büyüme hormonu gibi hormonların gece boyunca yüksek kalmasına, dolayısıyla sabah yorgun, asabi ve bitkin kalkmaya yol açabiliyor. Bu hormonlar insüline karşı direnç de yaratıyor ve damar sertliğinden şişmanlığa kadar birçok istenmeyen duruma zemin hazırlıyor.

Hem uyku kalitesindeki bozukluk, hem de aşırı strese bağlı olarak kortizon hormonundaki yükselmenin beyindeki mutluluk hormonu olarak bilinen serotonini baskılaması, üzüntüsünü yemekle bastırmaya çalışan insanlarda görülen çabuk acıkma ve tatlı gıdalara düşkünlükte rol oynayabiliyor. Melatonin adlı karanlık ortamda uyurken salgılanan bir diğer hormonun da serotonin düzeyleriyle ilişkili olabileceği gösteriyor.

Bireyin kararlı olması önemli

"Şişmanlıktan korun, doğru beslen, sigara içme, egzersiz yap!" uyarılarına "Mutlu olmaya çalış ve kronik öfkeden uzak dur!" uyarısını da eklememiz gerekiyor. Pozitif duyguların ve hayattan keyif almanın daha sağlıklı ve uzun bir yaşama olan katkısına dair kanıtların, şişmanlıkla yaşam süresinin kısalması arasındaki ilişkiye dair kanıtlardan daha güçlü olduğunu da vurgulamak lazım.

Doğrudan psikiyatrik yardım gerektiren durumlar dışında, asıl vurgulanması gerekense stresle başa çıkabilmeyi ve öfke kontrolünü zorlaştıran negatif düşünce yapısının değiştirilmesi için öncelikle bireyin kararlı olması

Dr. Hasan İnsel/ Milliyet
〰〰〰〰🐠

omur

Artik hormonlar da eczanelerde satilir oldu.
Melatonin haplari satilmakta, uyuyamayan kisiler bu haplarla uykularina dalmakta.  a31))

Tuğra

İltihap giderici, yara iyileştirici,yatıştırıcı, antidepressif, kramp çözücü,ağrı kesici, antiseptik

Kullanım alanları: Yakın geçmişte Avusturya’da, insanüzerinde yapılan bir bilimsel deneyde, kullanılan bir sarıkantaron preparatı, deneklerin %67’sinin hafif ve orta derecelidepresyondan kurtulmalarını sağlamıştır.Bu sonuç, daha önceleri yapılmış olan benzer deneyleridoğrular niteliktedir.

Sarı kantaron yağınakırmızı rengini veren, Hypericin adlı ana etkenmaddedir. Bu madde, antidepressif ve çok güçlü antiviral etkileresahiptir. Bu etki (virüslere karşı etki) öyle güçlüdür ki,geçtiğimiz yıllarda, AIDS’e karşı etkili olupolamayacağı konusunda geniş kapsamlı laboratuar araştırmaları yapmak gereği duyulmuştur. Doğrudanbitki kullanımı yoluyla pek çok virütik hastalığın tedavi edilebileceği ise kanıtlanmış bir gerçektir.

Sarı kantaron, sinirsel rahatsızlıklarakarşıkullanılabilecek en değerli şifalı bitkilerden biridir.Bitki geleneksel olarak da zaten hep, korku, gerginlik, uykusuzluk vedepresyona karşı kullanılagelmiştir. Özellikle menopoz döneminde görülen bu tür rahatsızlıkların tedavisinde çok olumlu sonuçlar alınabilir. Uykuda idrar kaçırma da sarıkantaron çayı ile tedavi edilebiliyor, çünkü bu rahatsızlık genelde ruhsal nedenlerden kaynaklanır.

Hormon düzeyindeki değişikliklerin belirtilerini azaltan ve bedene yeni güçler kazandıran özellikleri nedeniyle, menopoz sıkıntılarına karşı sarı kantaronçayı mutlaka kullanılmalıdır.

Sarı kantaron ayrıca, karaciğerive safrakesesini güçlendiren önemli bir toniktir.

Dudak uçuğu(herpes), suçiçeği ve zona, nevralji,bel ve sırt ağrıları, kas ve eklemağrıları da bitki çayı, tentürü ve preparatları ile tedavi edilebilir.

Kırmızı renkli kantaron yağı da,hiçbir evde eksik olmaması gereken çok önemli bir ilaçtır.İyileştirme gücünü en az iki yıl korur ve yalnızca açık yaralarda, yeni yaralarda, hematomlarda (deride mavi-mor lekeler), beze şişkinliklerinde ve pürüzlü yüzlerde bakım ve tedavi ilacı olmakla kalmayıp, sırt ve bel ağrıları,siyatik ve romatizmada da etkili bir friksiyon ilacı olarak kullanılabilir. Yanıklarda, haşlanmalarda ve güneşyanığında da kantaron yağıbaşarıyla kullanılabilir.

Karnı ağrıyan bebeklerin karıncıklarına kantaronyağı sürüldüğünde ağlamaları sona erer. Tüm lenfbezi şişkinliklerinde kantaron yağı ile yapılan hafif friksiyonlar büyük rahatlık sağlayabilir.

Bu yağ içten de kullanılabilir. Örneğin, safra salgılarını arttırmak, sinirsel kökenli mide rahatsızlıklarını yatıştırmak ve mide ülserini tedavi etmek gibidurumlarda, günde iki kere yarım tatlı kaşığı kantaron yağı içilir.

Kullanım biçimleri: Bir tatlı kaşığı incekıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolususoğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadarısıtılır, üstü kapalı olarak 4-5 dakika demlendirilirve süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş kantaron çayı, açkarnına veya öğün aralarında, soğutulmadan içilir. Bu çay, yaratedavisinde de dıştan yıkama veya kompres biçimindekullanılır.

Tentür yapımı: Çiçeklenme aşamasında toplanarak kurutulmuş ve incekıyılmış bitki, geniş ağızlı bir cam şişeye veya kavanoza 1:5 oranında koyulur, çalkalanabilecekkadar boşluk kalana kadar 35-40 derecelik etil alkol-su karışımı eklenir ve kapak sıkıca kapatılır. İki hafta boyunca arada bir çalkalanarak bekletilirve süre sonunda dört kat tülbentten geçirilerek süzülür. Tentür koyu renkli şişelerde, serin bir ortamda saklanmalıdır.
.

Kantaron yağ ıyapımı: Güneşli bir havada toplanangenç çiçekler hafifçe ezilerek saydam bir cam şişenin veya kavanozunboğazına yakın bölümüne kadar doldurulur, üstüne sızmazeytinyağı eklenir ve mayalanma süreci tamamlanana kadar(3-4 gün)kapağı açık olarak güneşte bekletilir. Sonra kapak kapatılır ve arada bir çalkalanarak 3-4 hafta güneşte bekletilir. Çok hoş bir kırmızı renk kazanan yağ iki kat tülbentten süzülür, çiçek posaları da sıkılır ve kantaron yağı koyu renkli şişelerde, çok sıcak olmayan bir ortamda saklanır. 2-3 yıl boyunca kullanılabilir.

Uyarı: Uzun süreli kantaron çayı kullanımı, güneşışığına veya solaryuma karşı duyarlılık oluşturabilir. Çay içimine son verildiğinde budurum sona erer. Bilinen başkaca bir yan etkisi yoktur.
“Tanrı’nın Eczanesinden Sağlık”
Maria Treben

‘Sarı kantaronun içerdiği hiperisin etken maddesi, serotonin adı verilen mutluluk hormonunun kandaki düzeyini artırıyor. Sarı kantaron, çay yerine hap şeklinde tüketildiğinde daha fazla etki gösteriyor. Kedi otundan yapılan çay, depresyona, sinirsel uykusuzluğa ve çarpıntıya iyi geliyor.’

Dr. Ender Saraç

Hypericum performatum adındaki bitkiden elde edilir. Orta şiddette depresyon tedavisinde kullanılır. İçinde iki düzineden fazla aktif hammadde olduğu biliniyor. Bunların birçoğunun ne işe yaradığı henüz bilinmiyor. Diğer antidepresanlarda olduğu gibi ağızda kuruluk, başağrısı, kabızlık, çarpıntı, terleme ve mide bulantısı gibi yan etkileri vardır. Kullananların parlak ışığa çıkmaları katarakta neden olabilir. Bazı ilaçlarla zararlı etkileşim yaratabilir.

Bu ilaç üzerinde sayıca fazla, sistematik araştırmalar yapılmıştır. Son yıllarda sonuçlanan iki klinik deney, St John’s Wort’un trisiklik antidepresan olarak plasebodan daha yararlı olduğunu göstermiştir

Uzun vadedeki etkileri ve modern ilaçlarla karşılaştırması konusunda detaylı araştırmalar henüz söz konusu değil. Bu arada ağır depresyon vakalarında etkili olmadığı görülmüştür.

wordpress
〰〰〰〰🐠

tarihman

Sarı kantaronun özellikle mide ve bağırsak rahatsızlıklarının tedavisinde Ebü'l-Faruk Silistrevi Hz.'lerinin tavsiyesini duymuştum.