Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Gelincik

Başlatan HLa, 10 Ağustos 2010, 22:12:51

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

HLa

#15

Komşuluk ilişkilerine ve insanlığa önem veren bir zat, tanıdığı bir sağıra, komşusunun hasta olduğunu haber verdi. Bunun üzerine o sağır, komşusunun hatırın sorması gerektiğini, fakat bu sağır kulakla nasıl yapacağını düşündü. Kendi kendine, ''İnsan hasta olunca sesi de zayıflar. Komşudur gitmek lâzım. Fakat, söylediklerini bu kulakla duymam mümkün değil. En iyisi dudakları kıpırdayınca söylediklerini tahmin eder, ona göre konuşurum'' dedi.  
Ziyarete gittiğinde komşusuyla arasında şöyle bir konuşma geçebileceğini düşünerek, hazırlık yaptı.  
''Ey benim dertli komşum! Nasılsın?'' derim. O da bana, ''İyiyim, hoşum'' der. Ben, ''Allah'a şükürler olsun'' derim. Sonra ne tür yemekler yediğini sorarım. O da herhalde bana, ''Şerbet içtim veya mercimek çorbası yedim'' der. Ben de, ''Afiyet olsun'' dedikten sonra, tedavi için hangi doktorun geldiğini sorarım. O, ''Filan hekim'' deyince, ''O doktorun ayağı çok uğurludur. İşini bilen biridir. İyi ki onu çağırmışsınız. O doktorla hastalığın iyileşti sayılır'' derim.
Sağır kafasında kurguladığı bu senaryoya göre komşusunun ziyaretine gitti. Selâm verip bir köşeye oturduktan sonra, ''Nasılsın komşum?'' diye sordu. Hasta, ''Çok fenayım, ölüyorum.'' Sağır, ''Allah'a şükürler olsun'' deyince, hastanın canı sıkılır. Komşusunun bu sözü onu kırar. Şükrün sırası mı diye düşünürken, sağır sorar: ''Ne yiyorsun?'' Hasta o kızgınlıkla, ''Zehir zıkkım'' diye cevap verir. Sağır yine önceden tasarladığı gibi tebessüm ederek: ''Afiyet olsun'' der. Bunun üzerine hasta iyice sinirlenir, fakat belli etmez. Sağır sormaya devam eder: ''Tedavi için hangi hekim geliyor?'' Artık dayanamayan hasta bütün öfkesiyle, ''Kim gelecek? Azrâil geliyor. Sen nasıl komşusun? Defol git başımdan'' diye bağırır. Bunun üzerine sağır olanca sakinliğiyle, ''O mu geliyor? Onun ayağı çok uğurludur. Sevin neşelen. Hastalığın iyileşti sayılır'' diye cevap verir.  
Hasta, böyle bir komşusu olduğu için çok üzülür. ''Meğer biz bu komşuyu tanıyamamışız. Can düşmanımızmış'' diye düşünür. Sağır, bir müddet sonra müsaade isteyerek kalkar ve komşuluk hakkını ödediğini düşünerek sevinçle komşusunun evinden ayrılır.  
Sağır vazifesini yapmanın mutluluğuyla evine giderken hasta komşusu, onun hakkında, ''Hasta ziyareti hatır sormak, gönül almak için yapılır. Adam hatırımızı kırdığı gibi, hastalığımızı artırdı'' diye düşünmektedir.
***
Sağır, komşusunu Allah rızâsı için değil, âdet yerini bulsun diye ziyaret ediyor. Sevap işlediğini zannederek ayrılıyor. Halbuki, komşusunu teselli edemediği gibi, dostluklarının bozulduğunun farkında değil.  
Bunun gibi kulun ihlâsla yapmadığı ameller de Allah katında aynı neticeyi verir. Gösteriş olsun diye yapılan işler, kulu gizli şirke düşürebilir. Sevap yerine günah kazandırır.
Değil mi ki kavuşmalarımız topal, ayrılıklarımız koşar adım!..

söz verdik

ölümümüzden  sonra mezarimizi aramayiniz,bizim mezarimiz ariflerin gönüllerindedir...mevlana

Günbatımı

Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

HLa

Benimle konuşmak mı istiyorsun ?”
Diye sordu Bilge.
...“Eğer vaktiniz varsa dedim.
Gülümsedi.
“Benim herzaman vaktim vardır.”
“Bana ne sormak istiyorsun?”
“İnsanoğlu seni ençok ne ile şaşırtıyor”
“çocukluktan sıkılıp hemen büyümek istiyorlar,”
“Büyüyüyüncede tekrar çocuk olmak…”
“Yarınından endişe ederken bugünü unutuyorlar,”
“Ne bugünü nede yarını yaşayabiliyorlar…”
“Para kazanmak için, önce sağlıklarını harcıyorlar,”
“Sonrada sağlıkları için paralarını…”
“Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyorlar,”
“Ve de hiç yaşamamış gibi ölüp gidiyorlar…”
Bilge elimden tuttu ve sonra boşluğu bir sessizlik doldurdu
Sordum;
Ana Baba olarak çocuklarıma en çok neyi öğretmeliyim “
Kimseye kendilerini sevdiremiyeceklerini”
“Ancak kendilerini sevilebilecek biri yapabileceklerini…”
“İnsanların emeklerinin satın alınabilceğini,”
“Kalplerinin ve akıllarının kazanılabileceğini…”
“Kalp yaralarının bir anda açılabilceğini”
“Kapanmasının yıllar sürebileceğini,”
“Affetmeyi,Affederek Ve Öğreterek.öğrenilebileceğini..”
“Zenginliğin; Hayatta çok şeye sahip olmak değil,”
“En az şeye ihtiyaç duymak olduğunu…”
“Aynı şeye bakan insanların,her birinin farklı şeyler gördüğününü “
“Önemli olanın,Neye baktığınız değil”,
“Ona nasıl baktığımız olduğunu …”
“Esnekliğin hayat,”Sertliğin ölüm olduğunu..”
“Gücün kaynağının ,para ve mevki değil”
“Gönül ve ilim olduğunu…”
“Kinin kalbe ağırlık olduğunu…”
“Hata karşısında özürdilemenin,”Gerçek büyüklük olduğunu…”
“İnsanın özünün sevgi olduğunu,”
“Ama nasıl göstereceklerini ve söyleyeceklerini bilmeyen çok seven insanların olduğunu..”
“Adaletin,Herşeyin olması gerektiği yerde bulunması olduğunu..”
“Öğret ve sende unutma…”

“Ölüm yaşlılığa yakıştırılır,”
” Ama herkes ölecek yaştadır."
Değil mi ki kavuşmalarımız topal, ayrılıklarımız koşar adım!..

tevhid41

Dalimizi koparanin agacini kökünden Sökeriz!!!

mecra

bir yılan düştü vapura denize sarıldım o vakit...

Günbatımı

Alıntı yapılan: HLa - 16 Ağustos 2010, 18:42:50
"Zenginliğin; Hayatta çok şeye sahip olmak değil,"
"En az şeye ihtiyaç duymak olduğunu..."

Harika! Teşekkürler...
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

ehli sünnet

çoooooooooooook güzel harika ccok begendim Allah razı olsun

aydeniz

teşekkürler fg20))