Hapşırmanın Tıbbi Açıdan Faydaları

Başlatan Hâsıl-ı Kelam, 05 Aralık 2010, 10:02:59

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Hâsıl-ı Kelam

Hapşıran bir Müslümanın 'elhamdülillah' demesi, orada bulunanların da hapşıran kişiye, 'yerhamükellah / Allah sana rahmet etsin.' diyerek mukabelede bulunması, hapşıran kişinin de tekrar, 'yehdînâ ve yehdîkümullah / Allah (c.c.) bize ve size hidayet etsin.' demesi, Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimizin sünnet-i seniyyesidir.

Eğer, olduğu yerde kalmış olsa, bir takım kalıcı dertlere sebep olacak olan, dimağda toplanmış bulunan buharın hapşırarak çıkmasıyla hapşıran kişiye bir nimet ve fayda temin edilmiş olur. Vücutta, yeryüzünde meydana gelen zelzele gibi bir sarsıntıdan sonra organların eski hâli gibi sağlıklı kalmış olması üzerine hapşıran kişinin, Allah'a hamd etmesi yani, 'Elhamdülillah demesi' meşru kılınmıştır.(1) Aksırmanın insan sağlığına bu faydalarından dolayıdır ki, Hatibin, İbn-i Ömer (r.a.) rivayetinde Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz:

"Aksıran yahut geğiren kişi 'elhamdülillahi alâ külli halin minelhâl' derse, ondan en hafifi cüzzam olan yetmiş hastalık def edilir." buyurmuşlardır.

Başka bir rivayette ise Hz. Ali (r.a.)'in, el-Edebü'l-Müfred'de kaydedilen bir rivayeti ise şöyledir:

"Kim hapşırdığı zaman 'elhamdülillahi Rabbi'l-âlemine alâ külli hâlin ma kâne' derse ebediyen ne kulak ne dil (ne de karın) ağrısı çeker."(2) Ayrıca insan hapşırınca birkaç saniyelik zaman dilimi içerisinde kalbin atışı durur ve kalp bu esnada dinlenir. Bundan sonra kalp tekrar çalışmaya başlar. İşte bu insanın ölüp de tekrar hayata dönmesi gibidir. Zira hapşırma esnasında duran kalp tekrar çalışmayabilir. Cenâb-ı Hakk'ın insana tekrar kalbin çalışması nimetini vermesi karşısında, 'elhamdülillah' denir, Cenâb-ı Hakk'a şükredilir.

Tıp mütehassıslarına göre, aksırmakla saniyenin onda biri kadar bir zamanda gözlerimiz ve hava geçitlerimiz kapanarak saatte 300-350 km hızla 85 milyon bakteriyi bomba gibi havaya fırlatırız.

Araştırmalar aksırmanın nasıl meydana geldiğini anlayabilmek için çok hızlı fotoğraf çeken makinelerde özel bir teknik kullanmış ve ancak saniyenin 1/100.000'inde kareyi dondurarak istedikleri resimleri elde edebilmişlerdir. Resimde görülen zerreciklerin çevresindeki sıvı tabaka buhar olup uçar ve zerreler havada uçuşurlar. Bilim adamları, biri aksırdıktan yarım saat sonra havada hâlâ 4000 zerreciğin uçuştuğunu ortaya çıkarmışlardır. Bu zerrecikler zararsız su tanecikleri veya cansız maddeler değildir. Aksıran bir kimsenin karşısına bakterilerin çoğalmasına yardımcı olacak besin ortamı bulunan bir tabaka yerleştirilerek tabakanın üzerindeki bakteriler sayıldığında, tek bir damlanın 19.000 bakteri kolonisi meydana getirdiği müşahede edilmiştir. Tek bir aksırık 85 milyon bakteriyi çevreye saçabilmektir.

Hapşıran kişinin mikropları etrafa saçmaması ve grip gibi hastalıkları yaymaması için eliyle yada bir mendil yada elbisesiyle ağzını kapaması sünnettir. Zira Ebu Hureyre (r.a.)'in bu husustaki bir rivayeti şöyledir:

"Rasûlullah (s.a.v.) hapşırdığında elini veya elbisesini ağzına koyar sesini gizler veya hapşırmayı içinden yapardı." demişlerdir.

Fizyologlara göre mutlaka yapılması gereken bir hareket olan aksırma, insanın şuurlu bir yardımı olmaksızın şaşırtıcı bir mekanizma ile gerçekleştirilmektedir. Çünkü aksırma ihtiyacı hissettiğimiz zaman aksırırsınız, önüne geçemezsiniz. Vücudunuza bu mekanizma konulmamış olsaydı, bize rahatsızlık veren pek çok zararlı maddelerden ve tozlardan kurtulmamız mümkün olmayacaktı. İşte bu sebeplerden dolayıdır ki milyonlarca mikrop ve zararlı maddelerden kurtulduğumuz için, aksırdıktan sonra Rabbimiz'e şükrediyor, 'elhamdülillah' diyoruz.

Mustafa ULUM
Kaynaklar:
1. Zâdü'l-Mead, c..2, s. 983.
2. K. Sitte, c. 9, s. 426.
Nefsinle değil, kalbinle düşün ve karar ver!

Mücteba


Hâsıl-ı Kelam

Nefsinle değil, kalbinle düşün ve karar ver!

33.yıldız

Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

İsra

#4
Teşekkürler Hâsıl-ı Kelam.

Tuğra

Hapşırmak, genellikle vücudun hafifleşmesine, rahatlamasına, dinçleşmesine, bazı mikropların bu yolla vücuttan atılmasına ve sağlıklı olmasına vesile olmaktadır. Bu ise, bir güzellik ve bir nimettir. Onun için hapşırırken Allah'a hamd edilir. Hapşırma fiili, bir nimet olması yönüyle Allah'a izafe edilmiştir.

Esnemek ise, genellikle vücudun ağırlaştığı, gevşediği ve tembelliğe meylettiğinin bir göstergesidir.

Esnemenin şeytandan olduğunun ifade edilmesi ise, şu hikmetten olabilir. Şeytan insanı -fazla yemek, fazla içmek, fazla uyumak gibi- nefsânî arzu ve isteklere davet etmektedir. Bunlar ise, esnemeye sebep olan şeylerdir. Bu ifadeyle, insan o tür israflar konusunda uyarılmıştır.

Bu sebepledir ki, bir rivayette Peygamber Efendimiz (asv) şöyle buyurmuştur:

"Allah hapşırmayı sever, esnemeden hoşlanmaz. Öyleyse sizden biri hapşırır ve Allah'a hamdederse, bunu işiten her Müslüman üzerine, 'yerhamukâllah' demesi hak (bir vazife) dir. Ancak esnemeye gelince, işte bu, şeytandandır. Biriniz namazda esneyecek olursa, imkân nisbetinde kendini tutsun ve 'hah' diye ses çıkarmasın. Zira bu, şeytandandır, şeytan kendisine gülüyor demektir." (Buhârî, Edeb 125, 128, Bed'ül-Halk 11; Müslim, Zühd 56, (2994); Ebû Dâvud, Edeb 97, (5028); Tirmizî, Salât 273, (370), Edeb 7, (2747, 2748)).
〰〰〰〰🐠

Hâsıl-ı Kelam

Alıntı YapBu sebepledir ki, bir rivayette Peygamber Efendimiz (asv) şöyle buyurmuştur:

"Allah hapşırmayı sever, esnemeden hoşlanmaz. Öyleyse sizden biri hapşırır ve Allah'a hamdederse, bunu işiten her Müslüman üzerine, 'yerhamukâllah' demesi hak (bir vazife) dir. Ancak esnemeye gelince, işte bu, şeytandandır. Biriniz namazda esneyecek olursa, imkân nisbetinde kendini tutsun ve 'hah' diye ses çıkarmasın. Zira bu, şeytandandır, şeytan kendisine gülüyor demektir." (Buhârî, Edeb 125, 128, Bed'ül-Halk 11; Müslim, Zühd 56, (2994); Ebû Dâvud, Edeb 97, (5028); Tirmizî, Salât 273, (370), Edeb 7, (2747, 2748))

Allah razı olsun Tuğra.
Nefsinle değil, kalbinle düşün ve karar ver!