Kolestrol yüksekse bu formülü deneyiniz

Başlatan Nakkaı, 26 Mart 2008, 23:16:34

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nakkaı

Doğanın doğal eczanesi bilinçli kullanıldığı takdirde insanı hem rahatsızlıklardan koruyor hem de hastalıklara karşı şifa sunuyor. Bronşitten aslanağzı, yorgunluktan badem, kolesterolden de elmayla kurtulmak mümkün. İşte sihirli formüller.

Kolesterolünüz yüksekse şu formülü kullanarak düşürebilirsiniz:

8 ekşi elma,
5 limon,
3 maydonoz.

Elmaları kabukları, maydanozu saplarıyla birlikte yıkadıktan sonra geniş bir tencerenin içine doğrayın.

5 limonun kabuklarını ince soyarak dörde bölüp tencereye atın. Üzerine çıkacak kadar su koyup kaynatın. Lapa olana kadar kaynatın. Kaynatıktan sonra tel süzgeçten geçirip şişelere doldurun. Her sabah aç karnına bir fincan için. Bu karışıma en az üç ay devam edin. İçebiliyorsanız doğal organik elma sirkesini de bir çorba kaşığı içmenizde fayda var.

DİŞ BEYAZLATMADA ADA ÇAYI

Eşit miktarda kabartma tozu, toz halindeki adaçayı, çeyrek tatlı kaşığı deniz tuzunu karıştırın. Dişlerinizi fırçaladığınız macununuza karışımı ekleyin. Bu karşımı öyle fazla uygulamanıza gerek yok. Haftada 3 gün yapmanız yeterli.

KEPEĞE ÇÖREK OTU

Kepek sorununuz varsa bol meyve ve sebze tüketin. Ayrıca 3 çorba kaşığı zeytinyağını hafif ısıtın. İçine bir çay kaşığı deniz tuzu, 1 yumurta sarısı ve 1 tatlı kaşığı çörek otu karıştırın. Boya sürer gibi saça friksiyon yaparak sürün. Stres film sarın saçınızda ve en az 2 saat bekletin.

YORGUNLUĞA BADEM

Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Hamilelerin zayıf düşmemesini sağlar. Sütle içilirse mideyi kuvvetlendirir. Kabızlığı giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.

BRONŞİTE EŞEK KULAĞI

İshali keser. Nefes darlığını giderir. Göğsü yumuşatır. Bronşitte faydalıdır. Öksürüğü keser. Ağız, dil ve boğaz iltihaplarını giderir.


DİŞ ETİ İLTİHAPLARINA GÜLHATMİ

Ebegümecigillerden; yaprakları geniş ve yuvarlak, çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan bir bitkidir. Boğaz, bademcik ve diş eti iltihaplarını tedavi eder. Bağırsak iltihaplarını giderir.

Münevver ÇAKIRTAŞ - BUGÜN

Tuğra




Kolesterol ilaçlarının hastalara yararlı mı yoksa zararlı mı olduğu konusu uzun süreden beri bitmeyen bir tartışma konusu.

Bu tartışmadan olumsuz etkilenen bazı yüksek kolesterol hastaları, ilaçlardan uzaklaşıp bitkisel yollara başvuruyorlar. Muzdan üzüm çekirdeğine kadar farklı bitkilerle kolesterollerini düşürmeye çalışıyorlar. Oysa uzmanın önermesine rağmen ilaçlarını bırakarak yalnızca bitkisel yolla kolesterolü düşürmeye çalışmak çeşitli sağlık risklerine davetiye çıkarmak anlamına gelebiliyor.

Acıbadem Kadıköy Hastanesi'nden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Dağdelen, kolesterolün düşürmesindeki birincil yaklaşımın önce dengeli, düzenli beslenme ve spor formülüyle aşılmaya çalışılmasının önemine değinerek, "Eğer bu önlemlere rağmen kolesterol değerleri düşmüyorsa ilaca başlanabilir. En son  bilimsel  çalışmaların ışığında kolesterol ilaçlarının doğru hastada kullanıldığında kalp krizini önlemede büyük rol oynadıklarını biliyoruz" diyor. 

İlaç almadan bitkisel yollarla kolesterolünü düşürmeye çalışanları ise çeşitli sağlık tehlikeleri bekliyor.

Kolesterolü düşürmesi amacıyla ister üzüm çekirdeği ya da başka bitkilerin tüketilmesinin zararlı olabileceğine değinen Prof. Dr. Sinan Dağdelen, şunları söylüyor:

• Üzümü ya da başka bitkisel ürünleri normal bir gıda alır gibi tükettiğinizde, sık sık ve fazla miktarda yemediğinizde bir zararı olmayabilir. Ancak üzüm çekirdeğini ya da başka bir bitkisel ürünü her gün tedavi edici maksatla düzenli olarak kullanıyorsanız o artık bir ilaçtır. Hepsinin yan etkileri vardır. Üzüm çekirdeğinde veya kabuğunda bulunan proantosiyanidin ve reservatrol denilen maddelerin özellikle hayvanlar üzerinde yapılmış çalışmalarında, kötü kolesterolün oksidasyonunu azaltıcı ve safrada yağ miktarını artırmak gibi etkileri gösterilmiştir. Üstelik kanıtlanmış klinik yararları kesin değildir.  Bu konuda yeterli ve geniş kapsamlı araştırma bulunmamaktadır. 

• Her gün aşırı muz yerseniz kalbinizi durdurabilirsiniz. İlaçların da bir kısmı bitkisel kaynaklıdır, bir şeyi her gün ve tedavi edici maksat ile alıyorsanız o artık bir ilaç olur. Normal bir insan haftada 2-3 muz tüketebilir, ancak bunun üzerinde aşırı muz tüketimi kanda bazı mineralleri toksik (toksik) seviyelere çıkartabilir.

• Her gün sarımsak yerseniz tansiyon düşmesinden mağdur olursunuz. Bir meyve veya sebzeyi gündelik hayatta normal olarak tüketebilirsiniz, ancak sırf iyi gelecek diye abartılı tüketmek yanlıştır. Her gün doğal besin olarak arzu ediliyor ise 1-2 diş sarımsak tüketilebilir. Ancak bunu tedavi edici maksatla düzenli ve aşırı miktarlarda almak, yokuş aşağı giden direksiyonsuz bir araca benzer. Unutulmamalıdır ki her besinin faydaları vardır, ama yanlış kullanımlarının önemli yan etkileri vardır. 

• Bilim adamı olmayan, tedavi yetkisi bulunmayanlar kişilerin , hekimlerin işleriyle ilgili yaklaşımlarda bulunmamaları lazımdır.  "Efendim bitkiseldir ve bu nedenle yan etkisi hiç yoktur" yaklaşımı yanlıştır ve hiçbir bilim adamı bu ifadeyi zaten kulanmaz. 
• Biz kullandığımız ilaçların yan etkilerini biliyoruz hastaya verirken de bunları göz önünde bulunduruyoruz.

Kolesterol Yüksek Kalırsa, Cinsel Organ Damarları Bile Tıkanıyor 

Kolesterol yüksekliği belli derecelerin üzerine çıkınca belli yaşlarda, belli şartlarda kişilerin hayatını tehdit ediyor, belki başını ağrıtmıyor, görmesinde bozukluk ya da midesinde bulantı yapmıyor ama kolesterol yüksekliği aylar, yıllar içinde damarlara hasar veriyor.  Damar hücrelerinin fonksiyonlarını bozuyor, tehdit ediyor. Beyin, göz damarları, cinsel organ, böbrek, kalp damarlarında tıkanmaya yol açıyor.

Vücudun en iyi ilacının kan olduğunu, organlara sağlıklı bir şekilde kan gittiği zaman kanın adeta ilaç etkisi yaptığını vurgulayan Prof. Dr. Sinan Dağdelen şu bilgileri verdi:

"Kalp, beyin damarlarına kan gitmezse felç olur, göze gitmezse körlük olur. Tüm bu sonuçlar milyonlarca kişinin üzerinde yapılan araştırmaların sonucunda ortaya çıkmış ve dünya bilimsel otoritelerinin ortak görüşüdür."

Diyet ve Sporla Düşmeyen Kolesterolü İlaç Düşürüyor 

Kolesterol sorununun çözülebilmesi için hastalara kilo verdirip spor yaptırmak gerekiyor. Eğer bunlar yeterli gelmiyorsa ilaç tedavisine başladıklarını anlatan Prof. Dr. Sinan Dağdelen, "Eğer verilen ilacın dozu yeterli gelmiyorsa ikinci bir ilaca başlamak gerekebilir.  Değişmez bir gerçek vardır, hangi yöntemi denerseniz deneyin kolesterolü normal sınırlara çekmek gerekiyor. Bazı hastalarda kolesterol seviyeleri o kadar yüksektir ki, ne diyetle ne de sporla düşmez. Bu durumda hastaya doğrudan ilaç tedavisi verirsiniz" diyor. 

mynet
〰〰〰〰🐠

Tuğra

Archives of Neurology isimli muteber tıp dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, her kolesterolü yüksek olan kişiye kaşına gözüne bakmadan ilaç yazmayı görev bilen modern tıbbın suratında adeta bir şamar gibi patladı.

Bazı sözde bilim adamları tarafından şehir şebeke sularına konması veya hamburgercilerde ikram edilmesi bile tavsiye edilen kolesterol düşürücü statin sınıfı ilaçların felç geçiren bazı hastalarda bırakın işe yaramayı felcin tekrarlama ihtimalini artırdıkları ortaya çıktı.

Bilimsel verilere göre, kolesterol düşürücü ilaçlar sadece daha önce kalp krizi veya felç geçirmiş olan hastalara bu komplikasyonların önlenmesi amacıyla verilmesi gerekirken pratikte kolesterolü yüksek olan herkese peynir ekmek gibi yazılıyor.

Massachusetts Hastanesi ve Harvard Tıp Okulu doktorlarından Brandon Westover başkanlığındaki bir grup Amerikalı bilim adamı tarafından yapılan araştırmaya göre, beynin frontal, paryetal, temporal veya oksipital loplarında meydana gelen kanamalara bağlı felçlerde statinler verildiğinde tekrar felç geçirme riski yüzde 22 iken, bu ilaçlar verilmediğinde riskin yüzde 14 olduğu ortaya çıktı.

Bu sonuçlara iki klinik denemeden elde edilen verilere dayanan bir matematik modeli baz alarak ulaştıklarını açıklayan araştırmacılar, statinlerin bu grup hastalarda inme riskini nasıl artırdığı konusunun binmediğini belirtiyorlar.

Araştırmacılar bunun sebebinin, düşük kolesterolün kanama riskini artırması veya statinlerin kandaki pıhtılaşma faktörünü etkileyerek kalp krizi veya inme riskini yükseltmesi olabileceğini ileri sürüyorlar.

Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Larry Goldstein, bu bulguların statinlerin inme riskini artırdığını kanıtlamadığını, ancak doktorların kalp sorunu riski taşıyan hangi grup hastaların statinlerden fayda görebileceği konusunda daha iyi kararlar almalarına imkan sağlayacağı yorumunda bulunuyor.

Gelelim neticeye

Bu araştırma, kolesterol düşürücü ilaçların gelişigüzel kullanılmalarının ne kadar sakıncalı olduğunu bir kere daha gözler önüne seriyor.

Bu ilaçlara boş yere harcanan milyarca dolar bir tarafa bunların karaciğer hasarı, cinsel gücü olumsuz etkileme, uykusuzluk, sinirlilik, saldırganlık, hafıza kaybı, unutkanlık, intihara teşebbüs, polinöropati gibi pek çok yan tesirleri olduğu unutulmamalı. Şeker hastalığına yol açtıkları, enfeksiyon riskini ve hayvan deneylerinde kanser oluşumunu artırdıkları da dikkate alınmalı.

Her felç geçiren hastaya statin verilmemesi gerektiğini ve modern tıbbın doktorları bilimin değil ilaç firmalarının çıkarlarına göre yönlendirdiğini aklınızdan çıkarmayın!

http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2011/01/12/yazilar/elestirel-yazilar/ilaclar/kolesterol-ilaclari-felc-riskini-artiriyor/

KAYNAK

http://archneur.ama-assn.org/cgi/content/full/archneurol.2010.356
〰〰〰〰🐠