bir sorum varr ???

Başlatan ehli sünnet, 03 Şubat 2012, 23:23:00

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ehli sünnet

peygamber efendimizin sav cenaze namazını kim kıldırdı degerli hocalarım yardımcı olabilirmisiniz acabaa

kalyoncu

Peygamber efendimizin cenaze namazını herkes kendisi kıldı.
Önce melekler sonra ashabı kıram kendileri kıldılar. İmam olmadan

mazhar

Peygamber Efendimiz Pazartesi günü vefat etmiştir. Rebiülevvel ayının on ikisi Pazartesi günü, Müslümanlar öğleden sonra akşama kadar işlerini yürütecek bir halifenin seçimi ile meşgul olduklarından, Peygamberimizin yıkanması, techiz ve defni Salı gününe kaldı. O gün, Hz. Ebû Bekir'e Mescid-i Nebevîden umumî bîat yapıldıktan sonra bu işlere başlandı.

Yıkama işini Hz. Ali yaptı. Zirâ, Resûl-i Kibriyâ Efendimiz sağlığında ona, "Vefât ettiğim zaman beni, sen yıka" diye vasiyyet etmişlerdi.

Evs bin Havlî testi ile su taşıyor, Hz. Abbas ile Üsâme ve Şükrân, Peygamberimizin üzerine su döküyorlardı. Hz. Ali de eline sarmış olduğu bez ile gömlek üzerinden oğuşturarak Peygamberimizi yıkıyordu.

Yıkama işi bittikten sonra Hâtemü'l-Enbiyâ Efendimiz, yine Hz. Ali, Hz. Abbas, Fadl bin Abbas ve Şükran tarafından kefene sarıldı.

Rebiülevvel ayının on üçü, Salı günü öğleye doğru Resûl-i Kibriyâ Efendimizin yıkanma ve kefene sarılma işi tamamlandı. Hücre-i Saadetinde sedirinin üzerine konuldu. Bundan sonra Hâne-i Saadetlerinin kapısını açtılar. Önce erkekler, sonra kadınlar, daha sonra da çocuklar Fahr-i Alem Efendimize karşı bu son vazifelerini huşû ve hüzün içinde ifâ ettiler. Çevre kabilelerden de insanlar gelerek Rsulullahın cenaze namazını kıldırlar. Bu nedenlerden dolayı Peygamberimizin defni uzun sürmüştür.



Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

mazhar

Peygamber Efendimizin Yıkanması Ve Kefene Sarılması

Rebiülevvel ayının on ikisi Pazartesi günü, Müslümanlar öğleden sonra akşama kadar işlerini yürütecek bir halifenin seçimi ile meşgul olduklarından, Peygamberimizin yıkanması, techiz ve defni Salı gününe kaldı. O gün, Hz. Ebû Bekir'e Mescid-i Nebevîden umumî bîat yapıldıktan sonra bu işlere başlandı.

Resûl-i Kibriyâ Efendimizin Hücre-i Saadetlerinde yıkama işiyle meşgul olmak için Hz. Ali, Hz. Abbas, Fadl bin Abbas, Kusem bin Abbas, Üsâme bin Zeyd ve Peygamberimizin azadlısı Şükrân (Salih) bulunuyordu.

Bu arada Ensarı Kiram da bu ulvî hizmette bulunmak istiyordu. Bu husustaki arzularını izhar ettiler. Onları temsilen de Hz. Ali, Evs bin Havlî'yi içeri aldı.

Yıkama işini Hz. Ali yaptı. Zirâ, Resûl-i Kibriyâ Efendimiz sağlığında ona, "Vefât ettiğim zaman beni, sen yıka" diye vasiyyet etmişlerdi.

Evs bin Havlî testi ile su taşıyor, Hz. Abbas ile Üsâme ve Şükrân, Peygamberimizin üzerine su döküyorlardı. Hz. Ali de eline sarmış olduğu bez ile gömlek üzerinden oğuşturarak Peygamberimizi yıkıyordu. Mübarek cesedleri son derece temizdi, mis gibi kokuyordu. Hücre-i Saadetin içini, o âna kadar görülmemiş bir güzel koku kaplamıştı. Peygamber Efendimizde, ölülerde görüle gelen şeylerden hiç birinden eser yoktu. Hz. Ali yıkarken, "Anam babam sana fedâ olsun ! Hayatında da, vefâtında da temizsin, güzelsin, yâ ResûlAllah !" diyordu.

Yıkama işi bittikten sonra Hâtemü'l-Enbiyâ Efendimiz, yine Hz. Ali, Hz. Abbas, Fadl bin Abbas ve Şükran tarafından kefene sarıldı.


Peygamberimiz Aleyhisselamın Kabrinin Kazılışı ve Kabre Konuluşu

Medine'de iki türlü kabir kazıcı olup; onlardan biri lahd tarzında olanını, diğeri de şakk tarzında olanını kazardı. Kabrin lahd tarzında; kabrin kıble tarafı yandan kazılarak, altı cenaze girecek kadar oyulurdu.
Kabrin şakk tarzında ise, kabrin ortası dere gibi oyulurdu.
Peygamberimiz Aleyhisselam, kabir tarzı hakkında:-

"Lahd yapınız, şakk yapmayınız ! Çünkü lahd bizim içindir ! Şakk ise bizden başkalan içindir !" buyurmuştur.

Ebu Ubeyde b. Cerrah Mekkelilerinkini şakk tarzında, Ebu Talha da Medinelilerinkini lahd tarzında kazardı.
Peygamberimiz Aleyhisselamın kabrinin lahd tarzında mı, yoksa şakk tarzında mı yaptırılması hususunda ashab arasında anlaşmazlık çıktı.

Muhacirler:-"Mekkeliler gibi şakk yaptırınız!"

Ensar ise:-"Bizim toprağımızda kazdığımız gibi lahd yapınız!" dediler.

Bunun üzerine, Hz. Abbas iki kişi çağırdı.

Onlardan birisine:-"Sen Ebu Ubeyde'ye git !"

Diğerine de:-"Sen de Ebu Talha'ya git !" dedi.

Sonra da:-"Allah'ım ! Resûlün için hayırlısını tercih buyur !" diyerek dua etti.

Bunlardan, önce gelen, Peygamberimiz Aleyhisselamın kabrini kendi usulüne göre yapacaktı.
Ebu Talha'nın adamı Ebu Talha'yı bulup getirdi.

Ebu Talha, gelince:-"VAllahi, Peygamber Aleyhisselam için lahdin daha hayırlı olacağını umuyorum !" dedi.

Peygamberimiz Aleyhisselamın döşeği hemen kaldırılarak altı lahd tarzında kazıldı.Peygamberimiz Aleyhisselam Çarşamba gecesi yarılandığı sırada kabre konuldu.

Hz. Âişe:-"Resûlullah Aleyhisselamın nereye gömüldüğünü, Çarşamba gecesi, geceyarısı, gecenin de sonuna doğru kürek seslerini işitinceye kadar öğrenemedim!" demiştir.

Peygamberimiz Aleyhisselamın kabrine Hz. Ali, Fadl b. Abbas ve Kuşem b. Abbas ve Peygamberimiz Aleyhisselamın azadlısı Şükran (Salih) indiler.

Evs b. Havlî, Hz. Ali'ye:-"Ey Ali ! Allah aşkına ! Resûlullahın hizmetinden bizi de nasiplendir!" diye and verdi.

Hz. Ali:-"İn öyleyse !" dedi.O da kabrin içine indi.

Peygamberimiz Aleyhisselamın kabrine Hz. Abbas ve Üsâme b. Zeyd'in indiği de rivayet edilir.

Medine arzı, nemli ve çoraktı.

Hayber veya Huneyn ganimetinden kalma, eskimeye yüz tutmuş saçaklı kırmızı örtü (yorgan) kabrin tabanına serildi.

Peygamberimiz Aleyhisselamın kabrinden başka hiç kimsenin kabrine sergi serilmemiştir. Peygamberimiz Aleyhisselam kabre konulduktan sonra, kabrin üzeri kapatılıp düzlendi.

Bilal-i Habeşî baş tarafından ve sağ yanından başlayarak kabrin üzerine kırba ile su saçtı.Kabrin üzeri, dokuz sıra tuğla dikilerek çevrildi.

Sonradan, kabrin üzerine de kırmızı kum serildi.


Peygamber Efendimizin Yıkanması Ve Kefene Sarılması: Rebiülevvel ayının on ikisi Pazartesi günü, Müslümanlar öğleden sonra akşama kadar işlerini yürütecek bir halifenin seçimi ile meşgul olduklarından, Peygamberimizin yıkanması, techiz ve defni Salı gününe kaldı. O gün, Hz. Ebû Bekir'e Mescid-i Nebevîden umumî bîat yapıldıktan sonra bu işlere başlandı.

Resûl-i Kibriyâ Efendimizin Hücre-i Saadetlerinde yıkama işiyle meşgul olmak için Hz. Ali, Hz. Abbas, Fadl bin Abbas, Kusem bin Abbas, Üsâme bin Zeyd ve Peygamberimizin azadlısı Şükrân (Salih) bulunuyordu.

Bu arada Ensarı Kiram da bu ulvî hizmette bulunmak istiyordu. Bu husustaki arzularını izhar ettiler. Onları temsilen de Hz. Ali, Evs bin Havlî'yi içeri aldı.

Yıkama işini Hz. Ali yaptı. Zirâ, Resûl-i Kibriyâ Efendimiz sağlığında ona, "Vefât ettiğim zaman beni, sen yıka" diye vasiyyet etmişlerdi.

Evs bin Havlî testi ile su taşıyor, Hz. Abbas ile Üsâme ve Şükrân, Peygamberimizin üzerine su döküyorlardı. Hz. Ali de eline sarmış olduğu bez ile gömlek üzerinden oğuşturarak Peygamberimizi yıkıyordu. Mübarek cesedleri son derece temizdi, mis gibi kokuyordu. Hücre-i Saadetin içini, o âna kadar görülmemiş bir güzel koku kaplamıştı. Peygamber Efendimizde, ölülerde görüle gelen şeylerden hiç birinden eser yoktu. Hz. Ali yıkarken, "Anam babam sana fedâ olsun! Hayatında da, vefâtında da temizsin, güzelsin, yâ ResûlAllah!" diyordu.

Yıkama işi bittikten sonra Hâtemü'l-Enbiyâ Efendimiz, yine Hz. Ali, Hz. Abbas, Fadl bin Abbas ve Şükran tarafından kefene sarıldı.

son peygamber,muhammed ebu zehra,4/425-426
büyük islam tarihi,1/550
ibni sad,tabakat,11/61-63
heysemi,taberaniden,9/36
hayatüs sahabe,2/374-375





Kaynak:-M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 8/324-327.
Forum:Ankebut


ehli sünnet

Allah sizden razı olsunn cok makbulae gecti saolun......