Mutfağınızdaki kimyasal silahlar!

Başlatan Tuğra, 06 Mart 2010, 12:42:33

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tuğra


Alüminyum folyo, streç film, plastik bardak, konserve kutuları, plastik damacana, poşet çaylar... İşte mutfağınızdaki kimyasal silahlar!

Hayatımızı kolaylaştıran birçok ambalaj aslında insan sağlığı için büyük tehlike oluşturuyor. Zımba teli bulunan poşet çaylar, yıpranmış damacanalar kansere yol açabiliyor. Radyokimyager Dr. Memduh Sami Taner evimizdeki tehlikeleri anlattı. 07.01.2007 tarihli Vatan-Pazar'da yayınlanan bu haberi Türkan Hiçyılmaz yapmış. Mutlaka okuyun.

Metal zımbalı poşet çayları içmeyin

Poşet çaylar çok pratik. Bu yüzden de kullanımı hızla artıyor. Ancak dünya zımba telli poşet çayları terk etmesine rağmen (zımba yerine poşete, ip doğal yapıştırıcı ya da dikiş ile tutturuluyor) Türkiye'de hâlâ metal zımbalı poşet çayları satılıyor.

Bu insan sağlığı için çok tehlikeli. Çünkü metal zımbalı poşet çay, sıcak suyun içine girdiğinde ve uzun süre bekletildiğinde, çay poşetindeki metal çözünüme uğruyor. Bu da vücutta metal birikimine yol açıyor. Vücutta biriken ağır metal iyonları karaciğer, beyin, akciğerde çeşitli sorunlara ve kansere neden oluyor.

Özellikle limonlu çay içenler kesinlikle metal zımbalı poşet çay kullanmamalı. Çünkü limon asit özelliğinden dolayı metalle tepkimeye girip metalin çözülmesine ve vücuda daha fazla metal yüklenmesine neden oluyor. Poşet çayları alırken ya da kullanırken dikkatli olmak gerekir. Dokunduğunuzda naylon hissi veren metal zımbalı poşet çayları almayın.

Onun yerine lifli, doğal malzemeden yapılan, ipi dikişle ya da yapıştırılarak tutturulmuş çayları tercih edin. Önce şekeri atın. Çünkü şeker suyu soğutacak ve metalin çözülmesini engelleyecek. Su mümkün olduğunca ılık olmalı. Ve metal zımbalı poşet çay su içerisinde en fazla iki dakika bekletilmeli. Aslında salt bitkiyi suda kaynatarak hazırlamak en sağlıklı yoldur.

Konservede metalik tat tehlike sinyali

Konserve balık gibi yiyeceklerin konulduğu teneke kutu dediğimiz ambalajların, iç yüzeyi plastik malzemeyle kaplı ise standartlara uygundur. Fakat bu tür bir önlem alınmadan salt metal ambalaj ile gıda veya gıda maddesinin suyunun teması söz konusu ise, tüketilecek yiyeceklere çok dikkat edilmeli. Uzun süre beklemiş gıdaların tüketilmesi çok risklidir.

Bu nedenle son kullanma tarihine yakın ürünler tüketilirken "metalik bir tat" hissedilirse, gıdanın tüketilmesi sakıncalıdır. Son kullanma tarihi geçmemiş olsa bile bu tür bir tat alınıyorsa, o yiyecekler tüketilmemeli, tüketicilerin başvurması gereken noktalara veya ilgili firmaya bu konuda şikayet bildirimi yapılmalıdır.

En sağlıklısı cam şişe

Alüminyum folyo ve streç film bazı maddelerle bir araya geldiğinde reaksiyona geçip çözülür. Özellikle uzun süre alüminyum folyo da kalan sıcak, sulu, asitli yiyecekler aşınmaya neden olabilir. Bu malzemelerin sürekli kullanımı halinde ise Alzheimer ve kanser gibi birçok ciddi sağlık sorununa neden olabilir.

Plastik damacanalar da sağlık açısından sakıncalıdır. Çünkü evimize içmek için aldığımız kaynak suları çeşme sularına göre daha aşındırıcıdır. Bu nedenle bilinen ve güvenilen firmalar dışındaki yerlerden su alınmamalıdır. Çünkü tüketicinin sağlıksız damacanayı çıplak gözle anlaması mümkün değildir. Ayrıca bu konuda yeterli denetim olup olmadığı da şüpheli bir durum. Bunun için gerek su gerek yiyecekler açısından cam ambalajlar her zaman en sağlıklısıdır.

Streç filmi pişirme sırasında kullanmayın

Streç film plastik bir malzeme olduğu için dikkatli kullanılmalıdır. Özellikle sıcak yiyeceklerin saklanmasında kullanılmamalıdır. Çünkü ısı ile temasında çok çabuk erir ve plastikteki zararlı kimyasal maddeler yiyeceklere, oradan da insan vücuduna geçer. Ayrıca yemeklere karışmaması için ısıtma-pişirme esnasında kaplarda ve gıdaların iç yüzeylerinde kesinlikle bulunmaması gerekir.

Plastik bardak kanser nedeni

Köpük, plastik bardak ve malzemeler ile sıcak yiyecek-içecek tüketimi kesinlikle terk edilmesi gereken alışkanlıklardır. Sağlık Bakanlığı bu duruma müdahale etmelidir. Maliyeti düşürmek ve daha çok kâr elde edebilmek için üretilen "çok ince" plastik bardak ve tabaklar 70-90 derece sıcaklığındaki sıvılar içine konduğunda tehlike yaratır.

Sıcak sıvı, plastik malzemeyi eritir. Toksik maddeler ilk önce sıvıya sonra ağız yoluyla vücuda geçer ve kansere yol açar. Sıcak su ile ilişkiye en az geçme ihtimali, kağıt bardaklar için geçerlidir. Özellikle ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği'nde kağıt bardak yaygın olarak kullanılıyor.

Alüminyum folyoyu fırına koymayın

Alüminyum folyoyu tamamen koruma amaçlı olarak kullanmak yani yiyeceği folyoya sarıp buzdolabına koymak sağlıklıdır. Ancak saklanacak gıdanın ıslak, çok tuzlu ya da limonlu olmaması gerekiyor.

Alüminyum folyoya ısıtma işlemi uygulamak, balık v.s yiyeceği alüminyum folyoya sarıp fırında pişirmek sakıncalıdır. Çünkü yüksek ısı ve yiyeceklerin pişirilmesi esnasında çıkan kimyasal içerikli buhar, alüminyum folyo ile reaksiyona girebilir. Alüminyum metal çözünerek gıdaya karışır. Bu da vucütta metal birikimine sebebiyet verir. Kanser, akciğer ve karaciğer hastalıklarına yol açabilir. Alüminyum folyo yerine mumlu kağıt tercih edilmeli.

Yıpranmış damacanayı geri gönderin

Damacanaların hammaddesinde fosgen adı verilen, savaşlarda yaygın şekilde kullanılan kimyasal zehirli bir gaz dahi bulunuyor. Yıprandığında ve içinde uzun süre su bekletildiğinde, damanacayı oluşturan plastikteki birçok tehlikeli kimyasal suya karışabiliyor. Bu kimyasallar mide, karaciğer, sinir sistemi ve akciğer dokusunda tahribata yol açıyor.

Bu yüzden evinize gelen damacananın yıpranmamış olmasına özen gösterin. Damacanaların son kullanma tarihlerini üretici firmalarda bulunması gereken bir dedektör belirliyor. İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik'e göre üretici firmaların bu dedektörleri bulundurmaları için 31 Aralık 2007'ye kadar süreleri var. Şu anda firmalar damacanalarını kendi istedikleri sürece kullanabilirler. Tek kullanımlık pet şişelerde ise bu tehlike yok.

Vatan-Pazar Haber: Türkan Hiçyılmaz
 
〰〰〰〰🐠

ayzerresi

bu bilgileri ulaştırdığınız için teşekkürler...sağlığımız ve insanoğlunun ömrünün sıhhati için bunları sadece okumak değil hayatımızda da uygulamaya koymamız gerekiyor  zs2))
"Ben BeN" DiYeReK sÖzE bAşLaMa nE oLuRsUn...
" bEn BeN "DeDiKçE sEn YoK oLuRsUn....

Tuğra

Günlük hayatımızda yaygın olarak kullandığımız bazı ambalaj malzemelerinin seçimi de en az sağlıklı meyve sebze seçimi kadar önem taşıyor. İçindeki yiyeceklerle tepkimeye girmeyen ve hiçbir kimyasal madde sızdırmayan cam ambalajlar; en ideali, en sağlıklısı!

Öncelikle ürünün ambalajının hasar görmemiş ve son kullanma tarihinin geçmemiş olması gerekir. Konserve gıdalarda mikrobiyal bozulmalar sonucu açığa çıkan gaz nedeniyle kutunun tepesi veya tabanında tümsekler oluşur, bu noktaların mutlaka kontrol edilmesi gerekir.

Plastik ambalajlar genelde, kullanım alanına uygun özellikler kazandırmak amacıyla üretim sürecinde eklenen kimyasallar nedeniyle çok çeşitli katkı maddeleri içerir. Plastiklerin gıda saklamada kullanımı esnasında zararlı katkı maddeleri, gıdalara ve içeceklere geçerek hormon bozucu, kanserojen etki oluşturabiliyor. Bu nedenle tüketiciler ambalajlı ürünlerin seçiminde  dikkatli olmaları gerekir.

Plastik kadar sık kullanılan ambalaj malzemelerinden biri de tenekedir. Teneke ambalaj içerisinde beklemiş gıdalarda asidik yapı gibi içeriğine bağlı olarak metalik bir tat oluşabilir. Son kullanma tarihi geçmiş olsun veya olmasın bu tür bir tat alınıyorsa gıdanın tüketilmemesi gerekir. Ambalaj malzemelerinin en iyisi, en ideali camdır. Özellikle koyu renkli olan, yani içine güneş ışığını da almayan türde olan cam ambalajlar tercih edilmelidir.

Tüketime hazır, paketli ürünler dikkatle seçilmeli!

Günümüzde özellikle çalışan kesimin tercih ettiği paketli ve tüketime hazır meyve ve sebzeleri satın alırken; görünümüne, taze olup olmadığına bakılması gerekiyor. Lekeli, hafif çürümüş veya kendi iç suyu bulaşmış sebze ve meyvelerin alınmaması gerekir. Yıkanmış, ayıklanmış ve tüketime hazır olarak satılan meyve-sebzelerin ise tüketilmeden önce bir kez daha yıkanmalıdır.

Yumurtanın kabuğunda bulunan zararlı mikroorganizmalar, yumurtanın içine de geçebilmektedir, oda sıcaklığında mikroorganizmalar daha hızlı çoğaldığından marketlerde oda sıcaklığında bekletilen yumurtaların tercih edilmemesi  gerekir.

Marketlerin soğutucularında paketlenmiş halde satılan etin üzerinde bölgesel renk değişikliği ve kötü koku varsa, satın almaktan kaçınmakta fayda var. Ayrıca dondurulmuş ürün reyonlarında bulunan gıdaların; çözünmemiş, yumuşamamış olmasına dikkat edilmelidir.

Soğukta muhafazası gereken bir gıdanın soğuk olmadığı hissedilirse alınmamalı, soğutucu ve donduruculardaki sıcaklık ölçerleri kontrol edilmelidir.

Buzdolabı veya derin dondurucuların içinden satın alınan gıdaların mümkün olduğunca en kısa sürede eve getirilmesi ve uygun şartlarda muhafazaya alınması da çok önemlidir.

Gıda Birimi Teknik Satış Yöneticisi Nur Altuğ- saglikveyasamdergisi
〰〰〰〰🐠