Türk erkeği kadını neden döver?

Başlatan Tuğra, 14 Aralık 2008, 03:26:10

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tuğra


Şefkat-Der, "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü" etkinlikleri kapsamında, "Türkiye'de Aile İçi Şiddetin Bahaneleri ve Şiddetin Engellenmesine Yönelik Şiddet Gören Kadınların Kendi Çözüm Önerileri" adlı bir rapor düzenledi.

9 BİN KADINLA GÖRÜŞÜLDÜ

Derneğin Kadın Hayata Tutunma Evleri'ne 1995 yılından beri sığınan 9 bin kadın ve genç kızın maruz kaldığı şiddetin gerekçeleri üzerinde durularak yapılan araştırma sonucu düzenlenen raporda, aile içi şiddetin bahaneleri şöyle sıralandı:

TÜRK ERKEĞİ EN ÇOK BU NEDENLERLE DÖVÜYOR

"Kadının fazla kilo aldığı iddiası, çocuk doğuramaması veya erkek çocuk doğuramaması, yemeğin tuzlu, yanmış, soğuk ya da güzel olmaması, erkeğin giyeceğinin iyi ütülenmemesi, kapının geç açılması, kadının hasta olması ve iyileşememesi, izinsiz dışarı çıkılması, çocuğun başarısızlığı, sobanın yanmaması, çocuğun babaya benzememesi, kadının boşanmak istemesi,çalışan kadının maaşının tamamını erkeğe vermemesi, berdel evliliği ret etmesi, kadının çalışmak istemesi, erkeğin işsiz kalması, ailenin ekonomik sıkıntı çekmesi, erkeğin tuttuğu takımın yenilmesi, alkol ve kumar alışkanlığı olan eşin kadın tarafından uyarılması, erkeklerin kendi arasındaki maço erkek tartışması."

NASIL DÖVÜYOR?

Raporda, erkeğin uyguladığı fiziksel bazı şiddet yöntemlerine örnek olarak da "Yumruk, tekme, sopa, kemer kullanılarak, yüze, göze, kafaya, göğse, sırta ve dize vurulması", "Yüze, göze, asit, kezzap gibi yanıcı maddeler atılması", "Kaynar su, çay suyu, kahve suyu fırlatılması", "Yanan sigaranın vücutta söndürülmesi", "Bıçakla ve silahla yaralama" gösterildi.

KADININ EN ÇOK ÜZÜLDÜĞÜ ŞİDDET TÜRLERİ

Raporda, gördüğü şiddetten dolayı büyük bölümü suç duyurusunda bulunmayan kadının en çok, "Çocuklarının, evde bulunan misafir ya da akrabalarının, sokakta yabancıların önünde" şiddet görmekten dolayı üzüldüklerine yer verildi.

Kadının, gördüğü şiddetin vücudunda gözle görünür bir iz bırakması halinde de üzüntüsünün arttığına işaret edildi.

Raporda, kadına yönelik şiddetin önlenmesinde kadınların bazılarının kendilerine ait önerilerinin olduğuna da yer verildi.

Kadınların bazıları önerilerinde, kendilerine uygulanan şiddet türünün aynısının erkeğe de uygulanmasını talep etti.

Rapora göre, şiddete maruz kalan kadınların önerileri arasında, "Şiddetin yüz kızartıcı suçlar kapsamına alınması, şiddet gösteren erkeklerin akıl ve ruh sağlığı yönünden tedavi edilmesi ya da televizyon, gazete, internet ve belediyelerin reklam panolarında teşhir edilmesi" de bulunuyor.

Kadınların bir kısmı da şiddetten korunmak için kimlik değişikliği veya estetik ameliyat dahil 24 saat korumalı tedbir istiyor.

Şefkat-Der, araştırma sonucu hazırlanan raporu, bazı şiddet mağduru kadınlar ile yarın dernek genel merkezinde düzenlenecek toplantıyla kamuoyuna duyuracak.

haber7
〰〰〰〰🐠

osmanli

ben bunlara inanmiyorum seven insan siddet kullanmaz bizde 30 senelik evliyiz kadin kadinligini yapsin erkek erkekligini yapsin hic kavga cikmaz bir evde iki kafalilik olmaz biri itiat edecek :hihi yani bunlar sadece türkiyede oluyor saniyorsunuz alman kadin siddete mahruz  belki türkiyeden fazla

duha

Alıntı yapılan: osmanli - 14 Aralık 2008, 03:34:20
ben bunlara inanmiyorum seven insan siddet kullanmaz bizde 30 senelik evliyiz kadin kadinligini yapsin erkek erkekligini yapsin hic kavga cikmaz bir evde iki kafalilik olmaz biri itiat edecek :hihi yani bunlar sadece türkiyede oluyor saniyorsunuz alman kadin siddete mahruz  belki türkiyeden fazla


gf)) gf)) gf)) gf)) gf)) gf)) gf)) s4))
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Su

Almanı Türkü olmamalı müslüman diye bilinen bir topluma yakışmayan haberler..

Günbatımı

Alıntı yapılan: Su - 14 Aralık 2008, 20:16:35
Almanı Türkü olmamalı müslüman diye bilinen bir topluma yakışmayan haberler..

Hele ki; "Kadınlar size Allah'ın emanetidir." diyen bir peygamberimiz varken...
Eshab, hanımından bir bardak su bile istemeye çekinirmiş kul hakkı geçiyor diye. Bu insanlar ya da insan müsveddeleri hiç mi düşünmüyor hesap gününü?!. +=)
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

Tuğra

TÜBİTAK tarafından desteklenen ve 18 ay süren ´Türkiye´de Kadına Yönelik Şiddet´ araştırmasının sonuçları bizi acı gerçekle bir kez daha yüzleştirdi.

Türkiye'de yıllarca 'kırsal kesimin' sorunu olarak lanse edilen koca dayağından kentli kadınlar da dertli. Gazetelerde üçüncü sayfa olarak yer alıp bir gün sonra da unutulan dayak, son yıllarda çok sayıda yuvanın dağılmasına sebep oldu.

Birçok kadının, sistemli olarak şiddet görmesine rağmen 'Eşiniz şiddet uyguluyor mu?' sorusuna ısrarla 'Hayır' yanıtı vermesi şiddeti toplum olarak ne kadar kanıksadığımızı gösteriyor. 35 yıl fizik profesörü eşi Ziya Kantarcı'dan dayak yiyen Nesrin Savaş, koca dayağının ulaştığı noktayı göstermesi bakımından acı bir örnek.

Savaş, kocasının sırtında kırdığı oklavayı gösterirken, diğer kadınların ibret almasını istemişti. "Eşim perdeleri kapatır, müziği açar, bana gün aşırı elektrik verirdi." diyen kadın ise sığınma evinde kalan bir hanım. Eşi marangoz olan 48 yaşındaki A.S., 'gidecek başka yerim olmadığı için yıllarca şiddete katlandım' diyor. Bir gün canına tak edip eşini polise şikâyet ettiğini söyleyen A.S., "Eşim bunun bedelini bacağımı kırarak ödetti." ifadelerini kullanmıştı.

Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Ayşe Gül Altınay ve Boğaziçi'nden Yeşim Arat'ın TÜBİTAK tarafından desteklenen ve 18 ay süren 'Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet' araştırmasının sonuçları bizi acı gerçekle bir kez daha yüzleştirdi. Raporda her üç kadından birinin şiddet gördüğü ve kadınların yarısının bu durumu hiç kimseye anlatamadığı belirtilmişti.

Diğer bir deyişle üç kocadan biri eşine kapalı kapılar ardında şiddet uyguluyordu. Araştırmada dikkat çeken bir diğer konu ise yükseköğrenim görmüş altı erkekten birinin eşine fiziksel şiddet uyguladığıydı. Bin 800 evli kadınla yüz yüze yürütülen araştırma, kadına yönelik şiddetin nasıl tanımlandığı ve nasıl algılandığı gerçeğine mercek tutmuştu.

Raporda, çocukken tanık olunan veya maruz kalınan şiddetin, erkeklerin şiddet uygulama ihtimalini, kadınların da bu duruma maruz kalma riskini iki kat artırdığı vurgulanıyordu. Araştırmaya göre, okuma-yazma bilmeyen kadınların yüzde 43'ü en az bir kez dayak yediğini söylerken, yükseköğrenimli kadınların yüzde 12'si bu yönde cevap verdi. Araştırma, aile içi şiddetin çözümünde hükümet, yerel yönetim, devlet kurumları, yasalara ve mahkemelere önemli sorumluluklar yüklendiğini gösteriyordu.

Aile içi şiddetin trajikomik gerekçeleri


Trabzon'da bu yılın ilk 9 ayında Emniyet ve Jandarma kayıtlarına göre 213 aile içi şiddet olayı yaşandı. Tamamına yakını kadınlara yönelik şiddeti kapsayan başvurularda kavgaların çoğunun kocaların alkollü eve gelmesi sonucu çıktığı belirtildi. Gerekçeler arasında gösterilen trajikomik bahaneler ise dikkatlerden kaçmadı.

Beşikdüzü ilçesinde N.K, kendisinden izinsiz çocuğuna oyuncak aldığı gerekçesiyle kocası İ.K. tarafından darp edildi.

Araklı'da oturan S.Ç., bebeğini susturamadığı için kocası tarafından şiddete maruz kaldı.

Merkez 1 No'lu Erdoğdu Mahallesi'nden M.N., kendisinden izin almadan evdeki halıyı yıkadığı gerekçesiyle eşi G.N.'yi dövdü.

Beşikdüzü'nde M.D., "Bu çocuk niye yatağa kaçırıyor?" diye eşi H.D.'ye şiddet uyguladı.

Akçaabat'ta yaşayan M.B., sipariş ettiği sigarayı getirmeyi unutan eşi G.B.'yi darp etti.

Bir şikayet de Of'tan geldi: Seyrettiği TV kanalını değiştirmesine sinirlenen S.K., eşi M.K.'ye şiddet uyguladı.

Vakfıkebir'de K.O., "Soba niye tütüyor?" diye kızan eşi S.O. tarafından darp edildi.

Beşikdüzü'nde eve gelen misafirlerle fotoğraf çektiren Ş.İ., eşi A.İ. tarafından "Neden onlarla fotoğraf çektirdin?" diye dövüldü.

Merkez Gülbaharhatun Mahallesi'nde oturan F.A., yemeğin tuzu konusunda tartıştığı eşi L.A.'ya şiddet uyguladı.

'Okumuş kadın ezilmiyor' tezi yanlış

TÜBİTAK'ın 'Kadına Yönelik Şiddet' araştırması, okuma-yazma bilmeyen kadınların yüzde 43'ünün en az bir defa dayak yediğini gösterirken yükseköğretimlilerde bu oranın yüzde 12 olduğunu ortaya koydu. Diğer sonuçlar ise şöyle sıralandı:

Ailelerin onayıyla evlenenlerin yüzde 28'i, görücü usulüyle evlenenlerin 37'si en az bir kez şiddete maruz kalırken, bu oran ailelerin onayını almayanlarda yüzde 49'a çıkıyor.

Her 10 kadından yalnızca biri başka bir şehre/köye eşinden izin almadan gidebiliyor. 3'ü izin alma ihtiyacı duymadan ailesini ziyaret edebiliyor, 4'ü izne tabi olmadan komşu/arkadaş ziyareti yapabiliyor.

Kadınların eşlerinden çok kazanması, şiddet riskini 2 kat artırıyor. Bu durumdaki her 3 kadından ikisi şiddete maruz kalıyor.

(Zaman)
〰〰〰〰🐠

Kahraman


ÇARESİZ DEĞİLSİNİZ! YALNIZ DEĞİLSİNİZ ! HAKLARINIZ VAR: T.C. YASALARI SİZDEN YANA! DEVLET VE DEVLETİN GÜVENLİK UNSURLARI SİZE ÇOK YAKIN!

Güç ve baskı uygulayarak insanın bedensel ve ruhsal açıdan zarar görmesine neden olan bireysel yada toplu hareketlerin tamamı ŞİDDET tir.

Kişinin eşine, çocuklarına,ana babasına ,kardeşlerine, ya da yakın akrabağlarına yönelik her türlü saldırgan davranışı ise AİLE İÇİ ŞİDDET tir. Halen evli olanlara yada aynı evde oturanlara yönelik şiddet gibi, eski eşe yönelik şiddette aile içi şiddettir.

Tokat atmak, dövmek ,tekmelemek,tartaklamak,saçını çekmek,itmek yumruklamak,kol kıvırmak, odaya yada eve kilitlemek, bir yerini kırmak, silah yada kesici aletle yaralamak yada kezzap gibi kimyasal bir madde ile yaralamak, yakmak veya öldürmek,gerektiği halde tedavisine engel olmak FİZİKSEL ŞİDDET TÜRLERİDİR.

Bağırmak,hakaret etmek,,küfretmek,tehdit etmek,,korkutmak,aşağılamak,alay etmek,,karar vermesine izin vermemek,başka kadınlarla ve erkekler ile kıyaslamak,kendini geliştirmesine izin vermemek,evden dışarıya çıkmasına izin vermemek,her an nerede olduğunu kontrol etmek,ailesi-arkadaşları-komşuları ile görüşmesini engellemek,inançlarını-kökenini-işini-maaşını küçümsemek,başkalarının önünde sürekli sözünü kesmek SÖZLÜ-DUYGUSAL-PSİKOLOJİK ŞİDDET TÜRLERİDİR.

evli olduğu kişi bile olsa istemediği yer ve zamanda cinsel birlikteliğe zorlamak( tecavüz),başka insanlar ile cinsel birlikteliğe zorlamak, ensest (akrabağlar arası cinsel ilişki),fuhuşa zorlamak,zorla evlendirmek,çocuk doğurmaya yada doğurmamaya zorlamak,kürtaja zorlamak,cinsel organlarına zarar vermek,telefon-mektup- yada sözlü olarak cinsel içerikli tacizlerde bulunmak, kadınlığına-erkekliğine laf söylemek,namus gerekçesi ile öldürmek yada azmettirmek CİNSEL ŞİDDET TÜRLERİDİR.

çalışmaya yada çalışmamaya zorlamak,parasını yada banka kartını alıp geri vermemek,işe gitmesine izin vermemek,eline hiç para vermemek,şahsi mallarını-ziynet eşyalarını almak,ailenin parasını ailenin onayını almadan kullanmak EKONOMİK ŞİDDET TÜRLERİDİR.


DANIŞMAK YADA SIĞINMAK İÇİN BAŞVURABİLECEĞİNİZ YERLER:

-155 POLİS İMDAT
-156 JANDARMA İMDAT
-ALO 183


KENDİNİZİ VE ÇOCUKLARINIZI KORUMAK İÇİN SİZİN YAPABİLECEKLERİNİZ:
- Dikkatli olun! şiddet anında iç odalara değil dış kapıya yakın yerlere kaçın.gerektiği anda evden kaçmak kolay olsun.
-Banyo,mutfak gibi kesici delici aletlerin olduğu yerlerden ve ayağınızın kayabileceği yerlerden uzak durun.
-komşularınızla anlaşın evde kavga çıktığında 155 yada 156 yı arasınlar.
-komşularınızla aranızda bir parola oluşturun o parola o anda yardıma gelin manasına gelsin.
-çocuklarınıza kaçmayı öğretin.
-Acil durumlarda gidebileceğiniz bir akrabağ,arkadaş yada komşu ile önceden anlaşın.
-ev dışında bir yerde mesela bir arkadaşınızda,bir komşunuzda biraz para ,yedek anahtar, ve önemli belgelerinizin kopyalarını saklayın.
--ailenizde şiddet varsa şiddetin tekrarlamasını beklemeden,şiddet olmadığı zamanda çözüm arayınız.SHÇEK e ,psikolojik danışma ve psikiyatri merkezlerine ve kadın kuruluşlarına kendiniz yada eşiniz ile birlikte başvurabilirsiniz.

HAKLARINIZI BİLMENİZ VE YARDIM ALMANIZ, MUTLU VA HUZURLU BİR AİLE OLMANIZ İÇİN ÖNEMLİDİR.


YASAL HAKLARINIZ VAR!!!

4320 SAYILI AİLENİN KORUNMASI HAKKINDAKİ KANUN: Aynı çatı altınada yaşadığınız kişilerden şiddet görüyorsanız.polise,jandarmaya,savcılık yada mahkemeye başvurarak koruma tedbiri alınmasını isteyebilirsiniz.Başkası sizin şiddete uğradığınızı bildirsede kanundan yaralanmak için kendi şikayetiniz gereklidir.bu kanundan yaralanmak için herhangi bir masraf yada harç ödemezsiniz.mahkeme kısa sürede görülür.

peki mahkeme 4320 ye göre ne kararlar alabilir:

-şiddet uygulayanı evden 6 aya kadar uzaklaştırabilir.
-şiddet uygulayanın silahına el koyabilir
-işyerinede yaklaşmama kararı verebilir.
-alkol almaması yada telefonla rahatsız etmemesine hüküm verebilir.
- gerek görürse şiddeti uygulayan evden uzaklaşınca şiddet gören mağdur oluyor ise tedbir nafakasına hükmedebilir.
-şayet şiddet uygulayan mahkeme kararına uymaz ise kolluk güçleri haber almalarını müteakip işlem yapar ve şiddet gösteren kişi 3 ay ile 6 ay arası hapisle cezalandırılır.

POLİSE YADA JANDARMAYA BAŞVURDUĞUNUZDA ÜCRETSİZ AVUKAT İSTEME HAKKINIZ VAR. ANCAK İSTEYİP İSTEMEDİĞİNİZİ BELİRTMENİZ GEREKLİDİR.

POLİSE YADA JANDARMAYA BAŞVURDUĞUNUZDA NE GİBİ İŞLEMLER YAPILIR.

1- sizi dinlerler ve şikayetinizin ne olduğunu anlarlar.
2- mağduriyetinizi tespit eder yaralanmanız varsa doktor raporunuzu alırlar.
3- siz doğrudan başvurma imkanından yoksunsanız dahi gelen ihbarları değerlendirirler.
4- olaya karışan tarafları tespit eder delilleri toplar.
5- olaya karışan tarafların avukat taleplerini değerlendirir.
6- olaya ilişkin ayrıntıları tutanağa geçirirler.
7- sizi 4320 hakkında bilgilendirirler.
8- size shçek hakkında bilgi verilir.
9-risk değerlendirmesi yaparlar sonucu hakkında size bilgi verirler.
10-ifadenizi okumanızı sağlarlar okuyamıyorsanız size okurlar.
11-ifadenizin bir suretini alabilirsiniz.
12- ayrılama aşamasında iseniz hukuksal danışmanlık almanızı tavsiye ederler.

önemli: aile içi şiddetle ilgili karakola başvurduğunuzda eşiniz yada aile bireylerinden dava ve şikayetinizden vaz geçseniz bile olayda yaralanmanız varsa mutlak surette size şiddet uygulayan aile bireyi hakkında yasal işlem yapılacaktır.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER NUFUS FONU AİLE İÇİ ŞİDDET EĞİTİMLERİ:

UZMANLARIMIZ:
sn. Meltem AĞDUK
Sn. Duygu ARIĞ
Sn. Nazik IŞIK
Sn. Alpaslan ONAYLI
Sn. Erdal VURAL

Sayfa ve Grup tasarımı:
Barbaros KIZILIŞIK Aile İçi Şiddet Eğitimcisi

EĞİTİMCİLER:

TÜRKER YAMANEL
EVREN SEVEN
MEHMET AKBULUT
YUSUF BURAK GÜLER
..Ey Rabbimiz! Bazı yüzlerin ağarıp,bazı yüzlerin kararacağı günde; bizi yüzleri ak,gönülleri pak olan,sevgili resülünün bayrağı altında toplanan mesut insanlar zümresine kat.O'nun(sav) yanında cennete girmeyi,mübarek Cemalini görmeyi,Senin dostlarınla komşu olmayı ve en büyük makam olan rızana ulaşmayı nasip eyle. Amin.