[I]Evliliklerde tartışma kaçınılmazdır. Ama hataları onarmayı bilirseniz, ilişkiniz dinamikleşir. Onarma girişimlerinde anahtar bazı cümleler vardır ki işinizi kolaylaştırır
Radikal Gazetesi'nde Hatice Yaşar'ın hazırladığı Kadın ve Erkek meseleri dizisi, çiftlere ilişkileri konusunda ışık tutan bilgiler ve uzman yorumlarına yer veriyor. Bugün dördüncüsü yayınlanan dizide "evlenmeden önce bir psikologa danış" başlığı var. Bu yazı dizisinde sözcüklerin gücünü gözler önüne seren ilginç bir bölümü sizlerle paylaşmayı uygun bulduk: İşte o bölüm:
Kelimeleri küçümsemeyin
Evliliğin çetin meselelerini kadın gündeme getirirken kocanın bunları tartışmaktan kaçınmasına rastlanma oranı yüzde 80’in üzerindedir. Bu, evliliğin sorunlu olduğuna ilişkin ilk belirti değil; en mutlu evliliklerde de bu geçerlidir. Evliliklerde tartışma kaçınılmazdır. Ama doğru onarma girişimlerini bilirseniz, bu evliliğinize dinamik bir yapı kazandırır.
Onarma girişimlerinde anahtar bazı cümleler vardır. Bunları kullanırsanız işiniz kolaylaşır.
Sakinleşin
* Kendimi daha güvenli hissetmemi sağlayabilir misin?
* Sakinleşmeye ihtiyacım var.
* Desteğine ihtiyacım var.
* Şimdi sadece beni dinle ve anlamaya çalış
* Onu geri alabilir miyim?
* Lütfen daha nazik davran.
* Lütfen sakinleşmeme yardımcı ol.
* Lütfen sus ve beni dinle
* Bu benim için önemli.
Lütfen dinle.
* Dur da sözümü bitireyim.
* Taşmaya başladığımı hissediyorum
* Biraz ara verebilir miyiz?
Özür dilerim
* Aşırı tepki verdim. Özür dilerim.
* Çuvalladım, kabul ediyorum.
* Tekrar denememe izin ver.
* Durumu nasıl düzeltebilirim.
* Yani diyorsun ki...
* Özür dilerim. Lütfen affet.
Dur!
* Ben hatalı olabilirim
* Lütfen bir süreliğine duralım
* Bir ara verelim.
* Bana biraz izin ver. Hemen dönerim.
* Taştığımı hissediyorum.
* Lütfen dur.
* Burada anlaşamadığımız konusunda anlaşalım.
* Her şeye baştan başlayalım
* Konuyu değiştirelim.
Takdir ediyorum
* Hatanın sende olmadığını biliyorum.
* Bu sorunda benim payım...
* Ne demek istediğini anlıyorum.
* ... için teşekkür ederim.
* İyi bir noktaya değindin,
* İkimizin de dediği gibi.
* Anlıyorum.
* Seni seviyorum.
* ... için müteşşekkirim.
* Sende hayran olduğum şeylerden biri de...
* Bu senin değil, bizim sorunumuz.
tşkrler...
bir tutam cicek güzel bir söz :hihi
Teşekkürler setre kardeşim!Gerçekten çok güzel bir paylaşım olmuş.Ben de bu paylaşımı özetleyen;
"Mutlu Evliliklerin Can Damarı 22 Özellik" i sizlerle paylaşmak istedim.
1-Sevgi.2-Saygı.3-Empati.4-Çaba.5-Esneklik.6-Denge.7-Destek.8-Sınırlar.9-Beceri.10-Sadakat.11-Sorumluluk.12-Hassasiyet.13-Paylaşım.14-Sözünde durmak.15-Hoşgörü.16-Uyumluluk.17-Uzlaşma.18-Dinlemek.19-Sohbet.20-Birlikte sosyal faaliyet.21-Fedakarlık.22-Sabır.
Alıntı yapılan: duha - 08 Haziran 2008, 14:14:12
tşkrler...
rica ederim
Alıntı yapılan: talib 67 - 10 Haziran 2008, 03:13:28
bir tutam cicek güzel bir söz :hihi
:)
Bu elzem bilgileri bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz, elzem : )
rica ederim : )
Alıntı yapılan: talib 67 - 10 Haziran 2008, 03:13:28
bir tutam cicek güzel bir söz :hihi
Geçen gün bir arkadaşım ".... bahçesindeki çiçekler olmasa eşimizden çiçek göreceğimiz yok" demiştide çok gülmüştüm.
Birçoğumuz aynı yöntemimi kullanıyor acaba? e58))
Evlilikte tatışma hususunda bence seneden seneye değişiyor.Evlilikte tecrübe sabihibi olundukça hem tartışma konuları hemde tartışma yöntemleri çok değişiyor.İlk yıl daha kırılgan ve hassas olunuyor.Daha sonra birbirinin karakterine ve huylarına alışınca uyum sağlanması kolay olunuyor.Beraberinde tartışma ve barışma yöntemleride olgunluk kazanıyor.
Şu çiçek mevzuu ise kendi adıma benim ciddi manada canımı sıkmaya başladı.Nedir bu hanımların çiçek takıntısı anlamıyorum.Sanki adet haline gelmiş bir durum gibi hemen çiçek alınması bana çok basit bir davranış gibi geliyor.Beyler hanımlarının gönüllerini alabilmek için çok daha farklı metotlar geliştirmeli bence.(aman ha ilk zamanlarda çiçek çok gerekli bir yöntem.Ben sonrasından örnek verdim.) :sas
Alıntı YapÖzellikle, hanımların bir hususa çok dikkat etmeleri gerekir. Sevgi ve şefkat kahramanı oluşları, hanımları samimiyette ve saflıkta derinleştiriyor. Bu sebeple de kolay aldatılıyorlar, çabuk atlatılıyorlar. Mesela, Bey’i sabahleyin onu kırıp gitmiştir. Akşam elinde bir kırmızı gül ile döndüğünde, mesele halloluyor. Bu bir Avrupa kolaycılığıdır, işi basitleştirmektir ve biraz da maddeciliktir. Bu yüzden de, Batılı psikologlar, hanımların bu saflığını kullanmayı çok tavsiye ederler. Özetle derler ki, “Karınızı kırdıysanız zararı yok; onların saf ve zayıf taraflarını kullanıp durumu düzeltebilirsiniz. Mesela kırmızı güle dayanamazlar.” Hanımefendiler, dikkat edin, eğer eşiniz gönlünü bir gül haline getiremediyse, elindeki gülü ciddiye almayınız. Önce gönlünü gülleştirsin, sonra da eline gül alsın. Ancak o zaman, gönlünün temsilcisi olarak gül işe yarar ve anlam kazanır. Yoksa gönlü gülleşmemiş adamın elinde gül, ne kadar da anlamsız ve iğreti durur... Ama gül, hiç bir zaman, duygusal derinliği ziyade olan hanımları kandırmaya yönelik bir fonksiyon icra etmemelidir. Bu durum güle layık görülmemelidir. Çünkü o Muhabbet-i Resûlullah’ın (s.a.v.) temsilcisidir. “Madem çaresi bu kadar kolay, bir dahaki sefere de, rahatlıkla kırabilirim.” deme cesaretini vermemelidir. “Bütün mesele bir gül ise, işim kolay” diye düşünüyor adam, kırmamaya dikkat etmiyor. Peki, ben bunu nereden biliyorum? Bana bunu beyler anlatıyorlar, sanki önemli bir marifetmiş gibi, hem de ballandıra ballandıra açıklıyorlar: Hocam, “Bizde kavga uzun sürmez. Her şey bir kırmızı gülün ucundadır. Hemen sorunu çözerim.” diyorlar... Her şey bir kırmızı gül kadar ucuz ve kolay olmamalı. Her şey, bin bir emekle, sevgisi bereketlendirilmiş bir gönülle halledilmelidir. Yüreğin, sevginin renkleriyle bin bir çeşit yediveren güle döndüyse, varsın elinde bir gül bulunmasın.
Gül müsün kardeşim, elin gülsüz de olur.
Gönlün gülleşmişse, o yeter bana.
Geldiğin yer gülüyorsa
Seni gören gönül eğer
Gülistana dönüyorsa
Ne mutlu sana...
Sen gül olmuşsan, gülden sana ne?
Bırak o kalsın dalında…
Üstelik gülleşmiş gönlün dikeni de yoktur.
Ne batar, ne kanatır,
Hep cana can katar…
Hep mutluluk ve huzur sunar…
Vehbi Vakkasoğlu..
Himmet kardeşim bu yazı destekliyor sanki bu konuya olan yorumunuzu : )
bende esprili bir deyimle katılayım :)
"evliliğin ilk yılı kadın konuşur erkek dinler
ikinci yılı erkek konuşur kadın dinler
sonraki yıllarda ikisi birden konuşur komşular dinler".
bundan sonrası gerçek :usgunn:
Kadın dini konuları bilir erkek bilmezse,kadın tartışmanın dışarda duyulmasında utanır erkek aksini yaparsa
kadın çocuklara ahlak öğretir erkek küfürle bunu bozarsa.....çok zor geçer yıllar e56)) e44))
"bir tutam cicek güzel bir söz "bunu hiç yaşamayan ve özlemini çekenler var a25))
arkadaşlar hepiniz çok güzel yazmışsınız elinize saglık önemli olan uygulayabilmek.Allah herkese geçim dirligi versin