Sadakat islami Forum

EĞİTİM, AİLE, KÜLTÜR-SANAT, SAĞLIK => EVLİLİK VE AİLE => Konuyu başlatan: setre - 19 Kasım 2008, 19:04:54

Başlık: Eş Seçimi & Evlilik
Gönderen: setre - 19 Kasım 2008, 19:04:54
Eş seçimi, insanın hayatını nasıl yaşayacağının neredeyse tümünü belirleyen bir düşünce ve karar aşamasıdır. Birini kendine sadece eş olarak değil, aynı zamanda çocuklarına bir anne, bir baba olarak da seçmektedir insan.

Dikkat ettiğimizde, hep doğru bir eş seçmenin önemli noktalarının anlatıldığını, en doğru eşin nasıl olması gerektiği hakkında bilgiler verildiğini görürüz. Söylenenlere bakılırsa en doğru eş diye bir şey vardır. Bu çok iyi bir insandır ve herkes böyle biriyle evlenmek istemektedir. Oysa tüm insanların evlenmek istediği ve kendilerine uygun kişi türü birbirinden
farklı farklıdır.

Doğru eş tanımlamasını 'uygun' eş olarak algılarsak, daha rahat bir bakış açısından bakmış oluruz. Uygun eş herkesin kendi dengidir. Kişinin nasıl uygun bir eş seçeceğinin işaretleri de kendi kişiliğinde bellidir. Her insan başka başka olduğu için, doğru eş kişinin kendisine göre orantılı olanıdır.

Böylece tek bir model değil, herkesin kendine göre bir eş modeli olur. Kendisinin huyları, alışkanlıkları, kendi kuralları, uyduğu kurallar, nasıl insanlarla anlaştığı, düşünce düzeyi, ilgilendiği konular, şahsiyeti ve sair, nasıl bir eş seçeceğinde doğruya yaklaştırır. Ve inancının boyutu, yaşam çizelgesi, yetiştiği ve bulunduğu ortam, öz benliği ve dikkat ettiği, önem verdiği diğer hususlar. Bunlara bakarak, yani kendisini tanıyarak eş için karşısına nasıl birini alacağını görebilir.

Günümüzde kimi gençler, içinde bulundukları gençlik hâlleriyle hareket ederek evliliğe kalkışırlar. Nefislerinin istekleri doğrultusunda adım atarlar. Net bir şekilde düşünemezler. Evlenirler ve bir şeyler artık önceki gibi anlam ifade etmediğinde hayatın gerçeklerinin belirginleştiğini görürler. Gözlerindeki sis giderek dağılır. Nerede olduklarını ve tam olarak ne yaptıkları daha iyi görmeye başlarlar.

Kimi insanlar da sadece gerektiği için evlenirler. Kimi evlenmeyenler de arayışlarına ve beklentilerine uyan birisiyle karşılaşmadıklarından bekâr kalmaya devam ederler. Onlar ya ihtimalleri ümit edip riskleri de göze alarak evlenecektirler, ya da bu kadar sıkıntıya girmeden oturmuş yaşam düzenlerinden vazgeçmeyeceklerdir.

Bir de evliliğe olgun ve ciddî gözle bakan insanlar vardır. İleriye yönelik düşünerek hareket ederler. Evlenme vaktinin gelmiş olması ve geçecek olmasının korkusu, hevesler, sağlıksız duygular, bu insanları karar verme noktasında etkisi altına almaz.

Elbette her insan mutlu bir evlilik ister. Sevgi dolu bir evde düzenin olduğu, birbiriyle iyi anlaşan, birbirlerine göre hareket eden, karşısındakini düşünen, birbirlerini hayatlarına temelli ekleyen, gerektiğinde birbirleri için değişen, aynı amaçlarla hayatlarını sürdüren çiftler güzel bir evliliği yakalamış demektir.

Ve her insanın mutlu evlilikten anladığı da başkadır. Geçim ve rahatlığa önem verenler varlık ve zenginlik mutluluğunu ister. Nefsine önem verenler güzellik veya yakışıklılıkla görünüş mutluluğunu elde etmiş olmayı ister.

İnanç boyutuna önem verenler huzur ve mutlu bir yuva kurmayı ister.

İnanç konusuna o kadar sıcak bakmayanlar vardır. Seçimlerini bunun dâhilinde yaptıklarında olumlu olmayacağını düşünürler. Sebebi de evliliğin (onların bakış açısından) sönük, tatminsiz, nefsi arzularının yerine gelemeyeceği endişesidir.

Tabi-î ki nefis vardır ve her insanın gerçeğidir. Evlilik ise, nefsin merkez alınmasıyla evliliğin kurulamayacağı kadar ciddî bir iştir. Bütün evliliklerin arasındaki tek fark, niyetin ve önem verilen nedenin değişik oluşudur.

Genelde aranılan ve istenilen bütün her şey her evlilikte vardır. Merkeze konulan niyetin ne olduğu önemlidir. Ve evliliğin merkezinde ne var ise, evliliğin değeri de odur.

İnancı merkez alanlar, hâkim ve hüküm sahibi olan Allah'ın dairesi içinde demektir. İşte bu evliliğe Allah sahip çıkar. Allah merkezli olan bir evlilikte sevgi de, saygı da, gelecek de, dünya da, âhiret de daim ve güzel olur.

Bir yuva kurup beraberce hem bu dünyalarını hem de âhiretlerini kurtarabilen ve hayata hayırlı evlât bırakan eşler, evliliği hakkıyla yerine getirenlerdir. Huzurlu ve doğru bir evlilik& İnşAllah kulağa hoş geldiği gibi eş seçiminde ve devamında da insana yön verir.

deneme-belkıs tuncay(beyan dergisi)
Başlık: Ynt: Eş Seçimi & Evlilik
Gönderen: duha - 19 Kasım 2008, 19:18:57
emeğine sağlık kardeşim  s4))
Başlık: Eş Nasıl Seçilmeli
Gönderen: Mahi - 13 Ocak 2009, 22:48:08
Değişen değer ölçülerimize paralel olarak örf ve adetlerimiz de bir takım değişiklikler meydana gelmiştir. Bunlardan birisi eş seçimidir"
"Bazı çevrelerde Osmanlı aile yapısındaki çözülmeyle birlikte görücü usulüyle yapılan evlilikler tarihe karışırken; flört yani arkadaşlık usulü ile yapılan evlilikler rağbet bulmaya başlamıştır."
"Herşeyden evvel, flörtün dinimizde yer yoktur.
Bu frenk adeti, müslüman cemiyete zarar vermek için teşvik gören bir yasaktır.
İslamiyette caiz olmayan, gün batının dahi tenkid ve yasakladığı bu çirkin adeti bir müslümanın hoş görmesi, hele hele tatbik etmesi düşünülemez.Namus ve iffet deneme tahtası değildirki."
"Her ne kadar görücü ussulüyle yapılan evlenmeler "gericilik" olarak kabul ediliyorsa da, flört usulü ile yapılan evlenmelerin de gençleri hayal kırıklığına uğrattığı bir gerçektir.
Yapılan araştırmalar da bu gerçeği doğrulamaktadır. Kadın ruhiyatçı ve yazar Karen Horney de üçüncü bir kişinin araya girmesiyle yapılan evliliklerin, flört evliliklerinden daha iyi sonuçlandığını belirmektedir."

"Çünkü flört derecelerinde gençler birbirlerine aksayan yönlerini göstermezler. Bütün güçleriyle kendilerini arkadaşlarına beğendirmek için gayret sarfederler. Kusur ve hatalrarını büyük bir ustalıkla saklamayı becerirler. Her vakit bir arada olmadıkları için, birbirlerini yalnızca güzellikler içinde görürler.
Bu durumda, iki genç tamamen hisleriyle hareket ederek romantik dünyanın insanı gibi davranırlar. Evlenip de gerçek yüzlerini ortaya koyduklarında ise pişmanlık duyarak işi ayrılmaya kadar götürebilirler."

"Şimdi burada biz, bütün evlilikler yalnızca, ana baba ve yakınların görmeleri neticesin de olsun demiyoruz.
Yalnızca büyüklerin verecekleri kararla da evlensin diye bir iddiamız yok.
Büyükler yalnızca adaylara yardımcı olmalıdır, son kararı yine adaylar vermelidir, diyoruz Nadir de olsa adyların birbirlerini beğenmeleri veta birbirlerine uygun olmamalarıda mümkün olabilmektedir.
Böyle evliliklerin netice getirmeyeceği unutulmamalıdır. Esas olan innanca, örf ve adetlerimize ters gelmeyen; İslami esaalara uygun tarzda hareket etmektir. Allah' ın razı olduğu davranışların neticesi de, muhakkak kişileri mutlu edecektir.


Aile Huzuru, Gülay Atasoy...