Şişmanlatan 10 hatalı hareket
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Uzman Diyetisyen Doç. Dr. Funda Elmacıoğlu, şişmanlığa yol açan 10 hatalı davranış hakkında bilgi verdi.
Su içmemek veya az içmenin, özellikle çalışan kişilerde akşam eve geldikten sonra yemek zamanına kadar atıştırmak ve sonra tekrar yemenin şişmanlığın ilk iki nedeni arasında bulunduğunu kaydeden Doç. Dr. Elmacıoğlu, diğer hatalı davranışları şöyle sıraladı:
"Hızlı yemek, büyük lokmalar almak, az çiğnemek, yemekte çatalı kaşığı elinden hiç bırakmamak. Öğün atlamak, öğlen aralarında sürekli bir şeyler atıştırmak. Yemek yerken konuşmak, TV seyretmek, gazete okumak gibi başka aktivitelerle uğraşmak. Sıkıntılı veya stresli durumlarda aşırı yemek. Ziyaret ve davetlere sık sık katılmak ve ikramları reddetmemek. Akşam yemeğinden sonra yatıncaya kadar sürekli yemek. Güne geç başlamak, 8 saatten fazla uyumak. Kalorisi yüksek, sevilen yiyecekleri göz önünde bulundurmak."
Elmacıoğlu, bu hatalı davranışlardan vazgeçilmesi ve şişmanlığın ömrü törpüleyen hastalık olduğunun unutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi
Uygulasam kilo alırmıyım acaba :oops: :) :D
Alıntı yapılan: "duha"Uygulasam kilo alırmıyım acaba :oops: :) :D
bence uygulama olduğun gibi kal:)
bilgiler için teşekkürler hocam
Alıntı yapılan: "isra"Alıntı yapılan: "duha"Uygulasam kilo alırmıyım acaba :oops: :) :D
bence uygulama olduğun gibi kal:)
peki :oops: :D
Alıntı yapılan: "duha"Uygulasam kilo alırmıyım acaba :oops: :) :D
Yazıyı okurken bende aynı şeyi düşündüm.Zayıf olmak herdaim iyidir boşver duha. :)
Teşekkür ederiz hocam...
Alıntı yapılan: "Himmet"Alıntı yapılan: "duha"Uygulasam kilo alırmıyım acaba :oops: :) :D
Yazıyı okurken bende aynı şeyi düşündüm.Zayıf olmak herdaim iyidir boşver duha. :)
Teşekkür ederiz hocam...
evet öyle ama bide annemin dırdrırından kutulabilsem :)
Aç kalmak zayıflık için çare değil
Aç kalarak zayıflayacağını düşünenler yanılıyor! Çamlıca Medicana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatmagül Yılmaz, "Kilo vermek uğruna aç kalmak, öğün atlamak, sanılanın aksine genelde kilo almanıza neden olur" diyor. Dyt. Yılmaz şu bilgileri veriyor: Yeterince beslenemeyen metabolizma, farklı bir durumla karşılaştığı için metabolik strese girip durumu 'yoksunluk sendromu' olarak algılayarak enerjiden tasarruf etmeye karar verir. Böylece tüketilen her besini vücutta yağ şeklinde depolamaya başlar. Boşuna aç kalıp kendinizi yıpratmış olursunuz.
20. DAKİKAYA DİKKAT!
Beynimiz ilk lokmayı ağzımıza aldıktan 20 dakika sonra "doydun artık yeme" diye bir sinyal gönderir. O nedenle bir lokmayı ağzımıza aldıktan sonra iyice dağılana kadar çiğnememiz gerekir. Yani sindirimin mide de değil, ağızda başlaması daha doğrudur. Ancak bu şekilde doyduğumuzu anlar ve daha az yemeye başlarız. İkinci olarak kazanmamız gereken alışkanlık su içimidir. Vücudumuza aldığımızın besinlerin yakılabilmesi için aldığımız kalori kadar suya da ihtiyacımız vardır. 2500 kalori alıyorsak, 2,5 litre su içmemiz lazım ki, aldığımız kalori yakılabilsin. Üçüncü basamak daha hareketli bir yaşam modeline geçmektir. Kilo alma ya da kilolu olma sebeplerinden biri de hareketlilik düzeyidir. Sporu yaşamın bir parçası haline getirmek ya da en azından düzenli yürüyüş yapılması gerekiyor. Haftada bir, sabah aç karnına, tuvalete çıktıktan sonra, giysisiz ve aynı saatte tartılmak sağlıklı sonuç veriyor.
ACELE ETMEK RİSKLİ
Genelde istenen, hızla kilo vermek oluyor. Hızlı kilo kayıpları çoğu zaman kişiyi geri dönüşümü olmayan bir yola da sokabiliyor. Bunun daha kötüsü yeme davranışı bozuklukları dediğimiz 'anoreksiya' ya da 'bulimiya nevroza'yı beraberinde getirir. Bunlar tedavi edilemediğinde sonu ölümle bitebilir. Diyet deyince insanlarımızın aklına ekmekten uzak durmak geliyor. Oysa vücudumuzun ekmeğe de ihtiyacı vardır. Buğday ekmeği yerine daha çok kepek, yulaf ya da çavdar ekmeği tüketilmelidir. Doygunluk hissi ve bağırsaklarda hacim yaratması için lif içeriği yüksek besinleri tercih edin. Pirinç pilavı yerine, bulgur pilavı yiyin. Armut, kuru ya da taze kayısı, kuru ya da taze incir, erik, kavun, portakal mevsiminde bağırsaklarımızın daha iyi çalışmasını sağlar.
YAĞ VE EKMEK GEREKLİ
Tek tip besinlere dayalı diyetler sağlıklı değildir. Çünkü sağlıklı beslenmenin temelinde her besin grubundan her öğünde belirli ölçülerde almamız yatar. Biz besinleri gruplara ayırırız. Bunlar da et (yumurta- peynir- kuru baklagiller), süt (yoğurt), ekmek (tahıllar), sebze, meyve ve yağlar olmak üzere öğünlere dağılımı yapılır. Bireyin günlük enerji tüketiminin yüzde 55-60'ı karbonhidratlardan, yüzde 10-15'i yağlardan, yüzde 25- 30'u proteinlerden oluşmalıdır. Vücudumuzun yağa da ihtiyacı olduğunu unutmayınız. Sebzeyi yağsız olarak haşlayıp tüketmeye kalktığınızda yağda eriyen vitaminleri vücudumuza alamayız. Bu vitaminler A, D, K ve E vitaminleridir. Vücudumuzda yağ oranı çok düştüğünde kadınlarda adet düzensizlikleri, adetten kesilme, hatta hayati tehlike söz konusu olur. Yağlar iç organlarımızın etrafını sararak onların korunmasını sağlar. Diyet bittikten sonra koruma programı uygulamak gerekir; bu süreçte diyetimizin yavaş yavaş kalorisi artırılır. Kadınlarda 1800- 2000, erkelerde 2000-2400 kaloriye ulaşana kadar bu devam eder. Kilo alımı olduğu hafta vücut o kaloriye alıştırılır. Diyette artış yapılmaz. Daha sonra alışınca kalori eklemesi yapılır. Son hafta kişi serbest bırakılır, o hafta eğer kişi kilosunu koruyorsa sorun yoktur. Ancak hasta stabil durumunu koruyamıyorsa yapılan hatalar saptanır ve bu konuda uyarılır. Verilen kilonun iki yıl korunduktan sonra sabitlenmesi çok önemlidir. Öte yandan, toplumumuzda sıklıkla başvurulan zayıflama ilaçları, çayları, bantları ve hatta sakızları tek başına zayıflamayı sağlamaz. Beraberinde diyette gerektirir. Kişinin, bu tür ürünleri kullanmadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçilmesi gerekir. Zayıflama ilaçları ancak çok ileri düzey obezitede (ölümcül şişmanlık) kullanılabilir.
-Alıntı-
Alıntı yapılan: "duha"Uygulasam kilo alırmıyım acaba :oops: :) :D
Zannetmiyorum. Olmuyor bir türlü. :?
Alıntı yapılan: "ankebut-57"Alıntı yapılan: "duha"Uygulasam kilo alırmıyım acaba :oops: :) :D
Zannetmiyorum. Olmuyor bir türlü. :?
cevremdeki arkadaslar hep kilolu ben ise tem tersi.nasil oluyor dediklerinde sünneti seniyyeye uyunuz kilo almazsiniz diyorum.A Z Y E M E K .U N S E K E R T UZ maalesef
Alıntı yapılan: "ankebut-57"Alıntı yapılan: "duha"Uygulasam kilo alırmıyım acaba :oops: :) :D
Zannetmiyorum. Olmuyor bir türlü. :?
:) :oops:
atin ölümü arpadan olsun deyüp yemege devammi.
Muhabbetsiz bir ortamda veya yalnız yemek te şişmanlatır. Mutluluk hormonu tok tutar ve fazla gereksiz gıdaya gerek kalmaz. Mutsuzluk acıktırır.
Tiroit hormonunun yetersiz salgılanması, şişmanlığa yol açıyor.
Şişmanlıkla en yakın ilişki içinde bulunan tiroit hastalıkları göz ardı edilirken, bilimsel olarak tiroit, bu alanda en önce dikkat çekilmesi gereken organımızdır. Şişmanlık; basit (beslenme alışkanlıklarındaki bozukluklara bağlı) veya patolojik obezite (hastalıklara bağlı) olabilir. Guatr ve Tiroit Kanseri Derneği Başkanı Prof. Dr. Cumali Aktolun, düzensiz beslenme, abur cubur atıştırması ile oluşan şişmanlığın basit şişmanlık olarak adlandırıldığını söylüyor. Prof. Dr. Aktolun, doğru beslenildiğinde ve istem dışı şişmanlıkların mutlaka bir rahatsızlıktan kaynaklandığını ifade ederek, şunları anlattı:
'Diyet işe yaramıyor'
"Bu hastalarda tıbbi durum yeterli tedavi ile düzeltilmedikçe hiçbir diyet kalıcı zayıflama sağlayamaz. İşte bu tıbbi durumların başında tiroit hastalıkları gelir. Tiroit hormonu "metabolizma hızımızı" belirleyen ana hormondur. Tiroit bezesinin yetersiz hormon salgıladığı durumlarda (tiroit hormon yetmezliği; hipotiroidizm) metabolizma yavaşlar ve şişmanlık ortaya çıkar. Bu şişmanlık, göz çevresinde, göbek etrafında ve daha ziyade vücut alt bölümünde kendisini gösterir."
Takvim
Yunanca thyroiedes kelimesinden türetilen organın adı ingilizce kaynaklarda THYROİD GLAND olarak yazılmıştır.Türkçe tıbbi kaynaklarda ise “ TİROİD ” olarak yazılmaktadır. Ancak Türk Dil Kurumu tarafından TİROİT olarak yazılması öngörülmüş olup bu yazıda da bu tanım kullanılacaktır. Tiroit hastalıkları bilinenden daha yaygındır ve birçok bireyi etkilemektedir. Genel olarak guatr adı altında bilinen bu hastalıklar çok çeşitlidir ve bugün için çoğunun tedavisi mümkündür.
Ayurveda Uzmanı Dr. Ender Saraç'tan zayıflama önerileri
Ayurveda Uzmanı ve Aile Hekimi Dr. Ender Saraç "Zerdeçal, nane ve yeşil elma kokularını günde 25-30 kere derin derin içinize çekerek, iştah merkezini rahatlatabilir, açlık hissinizi bastırabilirsiniz"
Ayurveda Uzmanı (Yaşam Bilgisi) Dr. Ender Saraç, kilolu insanların vücut tiplerine göre beslenerek zayıflamaları gerektiğini söylüyor. Bu konuda "Sağlıklı Zayıflamanın Sırları" adlı bir de kitap yazan Dr. Saraç, bilinçsiz diyet uygulamalarının zararına dikkat çekiyor.
-Kalori hesabına dayalı, kısa süreli, klasik diyetlerin handikapları neler?
-Artık devir sadece kalori hesabına dayalı klasik diyetle zayıflama devrini geçti. Beden tipinize uygun, yaşa, cinsiyete uygun, mevsime uygun ve yaşamsal özelliklerinize uygun sağlıklı ve bilinçli doğal beslenme var artık. Çünkü sadece kalori hesabına dayalı diyetlerle zayıflıyorsunuz ama sonra verdiğiniz kiloları fazlasıyla geri alıyorsunuz.
-Siz hastalarınıza kilo verdirmek için beden tiplerinden yola
çıkıyorsunuz. Bunu biraz açıklar mısınız?
-Standart diyetleri doğru bulmuyorum ben. Uzmanlık alanım olan Ayurvedaya göre, belli beden tipleri var. Mesela birçok insan "Ender bey, bütün günü aç geçiriyorum, sadece salata yiyorum, bir türlü zayıflayamıyorum" diye geliyor bana. Yediklerine ve vücut tipine bir bakıyorsunuz; aslında tere, roka gibi yeşil salataları hiç yememesi gerekiyor. Yani aç kalıyor ama vücut tipine uygun olan gıdaları yemediği için zayıflayamıyor. Halbuki, doğru bir sisteme geçtiğinizde, tıkır tıkır, sağlıklı bir şekilde kilo vermeye ve sağlığına kavuşmaya başlıyor.
-Sizce zayıflama konusunda yaptığımız en önemli yanlış hangisi?
-Zayıflama işi biraz disiplin ister. Türk toplumundaki en büyük problem ise, disiplin eksikliği. Diyetleri nisan mayıs aylarında, iki aylık bir heves şeklinde yapıyoruz. Ondan sonra uzun kollu, kat kat giyilmeye başlandığı anda, olayı rafa kaldırıyoruz. Ve sonra tekrar dengemiz bozuluyor. Doğru yaşam biçimini edinmez veya doğru beslenme felsefesini benimsemezseniz, en iyi diyetisyenlere, en iyi doktorlara, merkezlere bile gelinse, bir yere kadar işe yarar. Şunu kabul etmek gerek: İki ay çok yoğun diyet yapıp, bıkıp, yorgun düşmek yerine, yılın 12 ayına daha az kurallı, doğru, boğucu olmayan bir yaşam biçimi ve doğru beslenme felsefesi şeklinde yaymak daha sağlıklı.
-Sadece bilinçli beslenme yeterli mi?
-Bilinçli beslenme işin en önemli ayağıdır. Fakat sadece doğru beslenmeyle olmaz; mutlaka düzenli egzersiz de gerekir. Şok diyetler, açlık rejimleri, zamana karşı yarışan diyetler, tek gıda rejimleri, 10 gün lahana çorbası, karpuz diyeti, karbonhidrat diyeti, sadece protein diyeti, bütün bunlar yanlış. Dengeli beslenilmeli. Ama sadece bilinçli diyetle de olmaz, düzenli egzersiz, yürüyüş yapılmalı. Haftada üç- dört gün, bir buçuk saat civarında orta sporlar; mesela tempolu yürüyüş, hafif koşu, fitness, aerobik, yüzme, neden zevk alınıyorsa, o spor yapılmalı.
-Spor yapılan saatin herhangi bir önemi var mı?
-Evet, var. Ayurvedaya göre, sabah 6 ile 10 ya da 18.00 ile 22.00 saatleri arasında daha çok yağ yakıyoruz. Çünkü bunlar Ayurveda'ya göre vücudun 'kapha' saatleri, yani daha çok biriktirme, yağlanma saatleri. Bu saatlerde metabolizmayı ısıttığınızda daha iyi sonuç alınıyor. Egzersizden bıkmamaya çalışın. Çılgınca egzersiz yapmayın, sporu zamana yayın. Çok ağır egzersiz ve çok ağır spor yanlış. Çünkü vücudu hem çok aç olmak savunmaya sokar, hem de aşırı ağır egzersizler savunmaya sokar. Çünkü vücut bunları bir tehdit olarak ele alır. Bu nedenle, mutlaka düzenli yapılan egzersizlere ağırlık vermek lazım.
-Sizce zayıflamanın en önemli kriteri nedir?
-En önemli şey, bu fikre hazır ve zayıflamaya kararlı olmak. Bana zayıflamaya gelenlere, ilk önce şunu soruyorum: "Hazır mısınız, kararlı mısınız?" Eğer gerçekten hazırsanız ve kararlıysanız bu işe başlayın. Şişmanlıkta şöyle bir şey saptıyorum: İnsanın sinir sistemine bir virüs bulaşmış gibi oluyor, bilgisayar virüsü gibi... Bu virüs sizin kilo vermeniz için gerekli olan doğru davranış, beslenme ve hareket alışkanlıklarınızı olumsuz etkiliyor. "Boş ver şimdi yürüme, sonra yürürsün", "Bu çikolatalı kek çok güzel; bir dilim daha ye" gibi uyaranları gönderiyor adeta. Onun için ilk başta bu virüsleri silmek lazım.
-Zayıflamaya karar verenlere destek olacak, cesaretlerini artıracak destek yöntemler de var mı?
-Evet, bitki çayları, doğal ve bitkisel zayıflama preparatları...
-Doğal bitki özlü çayların hepsi zayıflama sürecinde tüketilebilir mi?
-Piyasada tanınmış firmaların hazırladıkları form çaylarının formülleri güzel. Günde iki-üç fincan içilebilir. Birkaç hafta içip, ondan sonra ara vermek gerekir. Bunun dışında, mesela gazımız varsa rezene çayı, iştahımız çok fazlaysa ıhlamur çayı, sindirimimiz zayıfsa zencefil çayı, hormon krizlerinden dolayı daha çok yiyorsak adaçayı, metabolizmayı canlandırmak için yeşil çay, bağırsakları çalıştırmak için sinameki çayı, şekerimiz çok yüksekse kekik çayı gibi bitkisel çayları tüketebiliriz.
-Diyetlerde baharatların yeri nedir?
Baharatlar çok önemli. Mesela zencefil yağları yakar, zerdeçal karaciğerden toksin attırır, biberiye iyi bir antioksidandır, kekik şekeri düşürür, sarmısak zayıflamaya yardımcı olur. Bir de özel ayurveda tabletleri var. Bunlar, zayıflamaya yardımcı, yan etki oranı son derece düşük olan, güvenilir doğal preparatlar. Bu tabletler de metabolizmayı canlandırıyor, aynı zamanda kişinin incelmesine ve iştahının azalmasına katkıda bulunuyor.
-Kişi zayıflamak istiyor, öğün saati değil ama çok acıktı. Açlığını bastırmak için yapabileceği bir şey var mı?
-İştahı azaltan ve zayıflamaya yardımcı bir ipucu şudur: Zerdeçal, nane ve yeşil elma kokularını günde 25-30 kere derin derin içinize çekerek, iştah merkezini rahatlatabilirsiniz.
-Bu karışım tokluk hissi mi oluşturuyor?
-İştah merkezini sakinleştiriyor. Almanya'da yapılan bir araştırmada yeşil elma ve nane koklayan kişilerin, (bunların aromatik yağları da olabilir) daha hızlı kilo verdiği saptanmış.
Neden Kilolar Karın Bölgesinde Toplanır?
Son dönemlerde göbek bölgesi yağlanmalarının önemli bir sorun haline geldiği, nedenleri arasında ise yüksek şekerli yiyecek alımının fazla olması, hareketsizlik ve insülin dengesizliği bulunduğu belirtildi.
Diyet Uzmanı Oya Yüksek, son dönemlerde göbek bölgesi yağlanmalarının önemli bir sorun haline geldiğini belirterek “Nedenleri arasında yüksek şekerli yiyecek alımının fazla olması, hareketsizlik ve insülin dengesizliği bulunuyor" dedi. Memorial Tıp Merkezi Diyet Uzmanı Oya Yüksek yaptığı açıklamada, son dönemlerde görülen göbek bölgesi yağlanmalarının kalça-basen bölgesi yağlanmalarından daha büyük bir sorun haline geldiğini belirtti. Dyt. Yüksek, lokal yani bölgesel olarak tabir edilen bu tür yağlanmaların zayıf kadınlarda dahi görülebildiğine dikkati çekerek “Nedenleri arasında ise yüksek şekerli yiyecek alımının fazla olması, hareketsizlik ve insülin dengesizliği geliyor" dedi.
Kandaki şekeri kontrol eden bu hormonun kandaki seviyesinin oldukça önemli olduğunu belirten Dyt. Yüksek, “İnsülin metabolizması bozulduğu zaman kan şekeri seviyelerinde ve bununla birlikte diğer kan değerlerinde bozulmalar ve özellikle bel-karın bölgesinde yağlanmalar oluşur. Bununla birlikte alınan yüksek karbonhidrat da bu rahatsızlığı tetikler" diye konuştu.
Korunmak için diyet şart!
Karın bölgesindeki yağlardan korunmak ve kurtulmak için diyet ve egzersizin önemine dikkati çeken Dyt. Oya Yüksek, “Yüksek karbonhidrat yerine daha düzenli dağılmış öğünler tercih edilebilir. Karbonhidrat alımında ise karışık karbonhidrat diye tanımlanan esmer tahıl ürünleri tüketilebilir" dedi. Dyt. Yüksek ayrıca salata ve yemeklerde zeytinyağı veya kanola yağı kullanılabileceğini ve öğün aralarında fındık ya da cevizin de tüketilebileceğini sözlerine ekledi.
Milliyet
Alıntı yapılan: müteallim - 03 Ağustos 2007, 00:37:53
Alıntı yapılan: ankebut-57Alıntı yapılan: duhaUygulasam kilo alırmıyım acaba :oops: :) :D
Zannetmiyorum. Olmuyor bir türlü. :?
cevremdeki arkadaslar hep kilolu ben ise tem tersi.nasil oluyor dediklerinde sünneti seniyyeye uyunuz kilo almazsiniz diyorum.A Z Y E M E K .U N S E K E R T UZ maalesef
ah bende o sünneti ihya edebilsem. azıcık yemek yemesem yıllardır yemek yememiş gibi oluyorum.böyle giderse fazla ömrüm kalmadı. e56)) e56))
''Bir yi de (ye de) bin şükret'' atasözü