Sadakat İslami Forumları

FORUM AKTİVİTELERİMİZ => HAFTANIN MEVZUU ARŞİVİ => Konuyu başlatan: SadakatNet - 11 Şubat 2008, 17:09:37

Başlık: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: SadakatNet - 11 Şubat 2008, 17:09:37
(http://img167.imageshack.us/img167/7516/okuma1rd2.jpg)


 
Hafta:    16


Mevzu: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti


Daha fazla araştırmalarınızı bekliyoruz..
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: Miftahulkuluub - 11 Şubat 2008, 19:16:03
Bir Hadîs-i Şeriflerinde Peygamber Efendimiz(sav):
“Kur’an okumaya mahir olan, şerefli ve itaatkâr sefir(-i sübhânî olan melek) ler ile beraberdir. Kur’ân’ı kendine güçlük verdiği halde(yani okumakta zorlandığı halde), heceleyerek okuyan kimse için iki (türlü) sevab vardır.” buyurmaktadırlar.

Bu hadîs-i Şerifte belirtilen iki türlü  sevâbın bir kısmı çekilen zahmetlere karşılık olarak verilmekte; diğeri, okunan âyet ve harf sayısına göre ihsan olunmaktadır. Çünkü “Kim Allah(cc)’ın kitabından bir harf okursa buna mukâbil kendisi için bir hasene vardır. Bir hasene, on misli (sevâba denk) tir.” buyurulmaktadır.
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: müteallim - 11 Şubat 2008, 23:40:47
 Sehl ibn Sa'd şöyle demiştir: Bir kadın Rasûlullah'a geldi de:

— Yâ RasûlAllah! Ben nefsimi sana hibe etmek için geldim, dedi.

Rasûlullah kadına baktı. Bakışı yukarıya kaldırıp doğrulttu, sonra başını aşağıya indirdi. Kadın, Peygamber'in kendisi hakkında her-hangibir hüküm vermediğini görünce oturdu. Müteakiben Peygam­ber'in sahâbîlerinden bir kimse ayağa kalktı da:

— Yâ RasûlAllah! Eğer Sen'in bu kadına ihtiyâcın yoksa, beni onunla evlendir, dedi.

Rasûlullah (S) ona:

—  "(Mehr olacak) birşeyin var mı?" diye sordu. O zât:

—  Hayır vAllahi yâ RasûlAllah (yoktur), dedi. Rasûlullah:

—  "Akrabanın yanına git de bak, birşey bulacak mısın?" bu­yurdu.

Bunun üzerine o zât gitti, sonra dönüp geldi de:

—  Hayır vAllahi yâ RasûlAllah, hiçbirşey bulamadım, dedi. Rasûlullah:

—  "Bak, velev demirden bir yüzük olsun (bul)" buyurdu. O zât yine gitti, sonra dönüp geldi de:

— Hayır yâ RasûlAllah, demirden bir yüzük de bulamadım. Ve-Iâkin şu izârım (belden aşağı örten ihramım) var. -Sehl: Onun ridâsi, yânî belden yukarısını örten ihramı yoktu, dedi.- Bunun yarısı onun olsun, dedi.

Bunun üzerine Rasûlullah:

—  "İzârınla ne yapabilirsin; onu sen giyersen kadının üstünde ondan birşey bulunmaz, açıkta kalır; kadın giyerse senin üzerinde on­dan birşey kalmaz, sen çıplak kalırsın" buyurdu.

Adamcağız bulunduğu yere oturdu. Bu oturuşu uzayınca da ni­hayet kalkıp (üzüntülü hâlde) gitti. Rasûlullah bu zâtın (hüzünlü ve ümîdsiz) arkasını çevirip gittiğini görünce, onun geri getirilmesini em­retti. O zât çağırıldı. Geldiği zaman:

—  "Kur'ân'dan senin ezberinde ne var?" diye sordu.

— Ezberimde şu sûre, şu sûre, şu sûre var! diye birtakım sûreler saydı.

Rasûlullah ona:

—  "Sen bu sûreleri ezberinden okuyor musun?" diye sordu O zât:

—  Evet (okuyorum), dedi. Rasûlullah:

—  "Öyleyse git, Kur'ân 'dan ezberindeki sûrelerle seni bu kadı­na mâlik kıldım" buyurdu
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: müteallim - 12 Şubat 2008, 00:05:36
حدثنا إسماعيل قال حدثني مالك عن إسحاق بن عبد الله بن أبي طلحة أن أبا مرة مولى عقيل بن أبي طالب أخبره عن أبي واقد الليثي أن رسول الله صلى الله عليه وسلم بينما هو جالس في المسجد والناس معه إذ أقبل ثلاثة نفر فأقبل اثنان إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم وذهب واحد قال فوقفا على رسول الله صلى الله عليه وسلم فأما أحدهما فرأى فرجة في الحلقة فجلس فيها وأما الآخر فجلس خلفهم وأما الثالث فأدبر ذاهبا فلما فرغ رسول الله صلى الله عليه وسلم قال ألا أخبركم عن النفر الثلاثة أما أحدهم فأوى إلى الله فآواه الله وأما الآخر فاستحيا فاستحيا الله منه وأما الآخر فأعرض فأعرض الله عنه

buhari serif ilim bahsi

حدثنا إسماعيل قال حدثني أخي عن بن أبي ذئب عن سعيد المقبري عن أبي هريرة قال حفظت من رسول الله صلى الله عليه وسلم وعاءين فأما أحدهما فبثثته وأما الآخر فلو بثثته قطع هذا البلعوم

حدثنا هدبة بن خالد أبو خالد حدثنا همام حدثنا قتادة حدثنا أنس بن مالك عن أبي موسى الأشعري عن النبي صلى الله عليه وسلم قال مثل الذي يقرأ القرآن كالأترجة طعمها طيب وريحها طيب والذي لا يقرأ القرآن كالتمرة طعمها طيب ولا ريح لها ومثل الفاجر الذي يقرأ القرآن كمثل الريحانة ريحها طيب وطعمها مر ومثل الفاجر الذي لا يقرأ القرآن كمثل الحنظلة طعمها مر ولا ريح لها


حدثنا أبو اليمان أخبرنا شعيب عن الزهري قال حدثني سالم بن عبد الله أن عبد الله بن عمر رضى الله تعالى عنهما قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول لا حسد إلا على اثنتين رجل آتاه الله الكتاب وقام به آناء الليل ورجل أعطاه الله مالا فهو يتصدق به آناء الليل والنهار
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: enfa - 12 Şubat 2008, 11:11:05
 Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki:

"Kim Kur'an-i Kerim okur da sonra başka birisinin kendinden daha faziletli bir seye nail olduğunu sanirsa. Allah'in ululuğunu küçümsemiş olur."
Yine Peygamber'imiz (s.a.v.) buyuruyor ki:

"Ümmetimin en faziletli ibadeti. Kur'ân okumaktir."

"En hayiriliniz, ilim öğrenip bildiğini baskalarina öğreteninizdîr."

Peygamber'imiz «Demir nasil paslanirsa kalbler de paslanir» buyurdu. Sahâbiler «Onun cilâsi nedir» diye sordular. Peygamber'imiz «Kur*ân-i Kerîm okumak ve ölümü hatirlamaktir.» diye buyurdular.
Fudayl ibni iyaz buyurur:

«Kur'ân´i Kerim´i taşiyan, İslâm'in sancağini taşiyandir. Binaenaleyh oynayan ile oynamamasi yanilan ile yanilmamasi ve boş söz konuşan ile boş lâf konuşmamasi, bunu Kur'ân'i Kerim´i tazim için yapmasi gerekir.

Kim «Haşr (59)» sûresinin son âyetlerini sabahleyin okur ve o gün ölürse alnina şehid mührü vurulur. Ayni âyetleri akşam okuyup sabaha kadar ölürse yine alnina şehid mührü vurulur.» ilmin ve âlimlerin faziletine gelince, bu mevzuda hadisler çoktur.

Peygamber'imiz (s.a.v.) buyuruyor ki:

-Allah, kimin iyiliğini dilerse onu dinde fakih yaparak ona rüsdünü ilham eder.

"Alimler, peygamberlerin vârisleridirler."

Halbuki peygamberlikten daha üstün bir mertebe olmadiği malûmdur. Bu rütbeye mirasçi olmak şerefinden daha büyük bir şeref yoktur.

«Mü'minlerin en faziletlisi o âlim kimsedir ki, kendisine ihtiyaç duyulduğu zaman faydali olur ve kendisine müracâat edilmediği zaman da gönül zenginliği île davranir.»

« Peygamberlik derecesine en yakin kimseler, âlimler ile mücâhidlerdir.» Çünki âlimler peygamberlerin getirdiği tebliği halka sunarlar. Mücâhidler de peygamberlerin getirdiği tebliğ uğruna kiliçlari ile savaş verirler.

Peygamber'imiz (s.a.v.) buyuruyor ki:

«Hiç şüphesiz, bir kabilenin ölmesi, bir âlimin ölümünden daha az önemlidir.»

"Kiyamet Günü âlimlerin mürekkebi şehidlerin kani ile tartilir.»

"Son duraği Cennet oluncaya kadar, âlim ilme doymaz."

"Ümmetimin helak olmasi, iki şey yüzünden olur. İlmi terketmek ve mal toplamak."

«Ya âlim ol, ya talebe ol, ya dinleyici ol, ya da ilmi sevenlerden ol. Beşinci olma; yâni ilimden hoşlanmayanlardan olma ki, helak olmayasin.»

«İlmîn mâruz kalabileceği âfet, kendini beğenmişliktir.»

Ehli Hikmetin misâllerindendir: «Kim baş olmak amaci ile ilim öğrenirse başari şansini ve siyasi te'sirini kaybeder.»

Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:

«Yer yüzünde boşuboşuna büyüklük taslayanlarin idrâklerini âyetlerimden saptiracagim.»

(A´raf - 146)

İmâm-: Şâfii buyurur ki;

«Kim Kur'ân´i Kerim öğrenirse değeri yükselir. Kim fikih öğrenirse önemi artar ve kim hadis öğrenirse inandirma gücü artar. Kim matematik öğrenirse görüsü çoğalir. Kim az bilinen gerçekleri öğrenirse huyu yumuşar. Kim izzeti nefis sahibi olmazsa ilmi ona fayda vermez.»

Hasan Ibni Ali der ki:

«Kim âlimler ile cok düşüp kalkarsa, dilinin baği çözülür. Zihnindeki bulanikliklari giderme imkânina kavuşur. Nefsinde beliren gelişme hoşuna gider. Bildiklerine karşi güveni artar ve öğrendiklerini dile getirmede cesaret kazanir.» Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:

"Cehaletten daha ağir fakirlik olamaz."

Mukaşefetül Kulub
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: ABI HAYAT - 12 Şubat 2008, 14:14:04
Ibni mes´ud:Ilim isterseniz Kur´an-i Kerimi karisdirin.Cünkü evvelin ve ahirin ilmi oradadir!!!
Yine ibni mesud:Kisinin kendi vaziyetini yoklamasina lüzum yok.Eger Kur´ani seviyor ve oradaki hükümler hosuna gidiyorsa,Allah´i ve Resülünü seviyor demektir.Eger Kur´ani Kerim hosuna gitmiyorsa ,Allah´i ve Peygamberi sevmiyor demektir...
Ebu hureyre:Hangi evde Kur´ani Kerim okunursa,orada bolluk bereket cogalir,seytanlar uzaklasir ve melekler oraya,hücüm eder.Hangi evde Kur´an okunmazsa,o evde darlik sikinti,huzursuzluk basgösterir:rahmet melekleri oradan uzaklasir ve seytanlar orayi istila eder. :dgnk
Enes bin malik:cok Kur´an okuyuculari vardirki,Kur´an onlara g2)) lanet eder.
Meysere:Asil garib,zalimin ezberinde bulunan Kur´an´dir...
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: Ber-ceste - 12 Şubat 2008, 14:26:31
Nevvâs İbni Sem’ân radıyAllahu anh şöyle dedi:

Ben Resûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem’i:

“Kıyamet gününde Kur’an ve dünyadaki hayatlarını ona göre tanzim eden Kur’an ehli kimseler mahşer yerine getirilirler. Bu sırada Kur’an’ın önünde Bakara ve Âl–i İmrân sûreleri vardır. Her ikisi de kendilerini okuyanları müdafaa için birbiriyle yarışırlar” buyururken işittim.

 Müslim, Müsâfirîn 253. Ayrıca bk. Tirmizî, Fezâilü’l–Kur’ân 5.


***


İbni Mes’ûd radıyAllahu anh‘den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Kim Kur’ân–ı Kerîm’den bir harf okursa, onun için bir iyilik sevabı vardır. Her bir iyiliğin karşılığı da on sevaptır. Ben, elif lâm mîm bir harftir demiyorum; bilâkis elif bir harftir, lâm bir harftir, mîm de bir harftir.”

Tirmizî, Fezâilü’l–Kur’ân 16.


***


Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyAllahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Nebî sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Her zaman Kur’an okuyan kimseye şöyle denecektir: Oku ve yüksel, dünyada tertîl ile okuduğun gibi burada da tertîl ile oku. Şüphesiz senin merteben, okuduğun âyetin son noktasındadır.”


Ebû Dâvûd, Vitr 20; Tirmizî, Fezâilü’l–Kur’ân 18.
Bkz. Sad: 38/29, Zümer: 39/23.


RİYAZ-US SALİHİN

Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: mustantık - 13 Şubat 2008, 15:27:24
Hz Ebu Bekr ile Hz Ali ( r.anhuma) mescidde oturusken birisi gelip Rasülü Ekrem'e (s.a.v) ve Hz Ebu Bekr (r.a) selam verdi Hz Ali yi görünce o kimsenin benzi sarardı Hz Ebu Bekr (r.a)onun halini Hz Ali (r.a) den sordu.
 Hz Ali (r.a) '' Onun bana yirmi bin dirhem borcu vardır onun için üzülmüştür.''dedi.Hz Ebu Bekr (r.a) o şahsı çağırdı.''Borcunu nden vermiyorsun?'' diye sorunca  ''Ya Sıddık!borcumu vermeye gücüm yetmiyor, yoksa bir gün geçiktirmezdim.'' dedi.
  HzEbu Bekr (r.a) Kur'an-ı Kerime Ta'zimi ve cömertliğinin çokluğundan o şahsa '' Eğer Fatiha Süresinin yarısını okuyup sevabını bana bağışlarsan borcunu öderim '' buyrdular . Borçlu şahıs Fatiha süresini yarısını okudu Hz Ebu Bekr (r.a) ''Tamamını okursan yirmi bin dirhem daha vereceğim.'' Buyurdu o şahıs Fatiha Süresinin tamamını okudu . Hz Ebu Bekr kı(r.a)kırkbin dirhem verdiler.
( Fazilet Takvimi 24 Şubat 2006 tarihli takvimden alıntıdır.)
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: mustantık - 13 Şubat 2008, 15:38:11
Kuran tilaveti ile kalbine ruhani feyiz sirayet eden kimse, dostlarının ayrılığı ile vahşet halini hissetmez. Hz.Ali(ra)
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: mustantık - 13 Şubat 2008, 15:40:57
Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip de bununla biraz para alanlar gerçekten karınları dolusu ateşten başka birşey yemezler. Kıyamet günü Allah onlara ne söz söyler, ne de kendilerini temize çıkarır. Onlara sadece acı veren bir azab vardır.
bakara 174
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: mustantık - 13 Şubat 2008, 15:46:51
وَمَنْ أَعْرَضَ عَن ذِكْرِي فَإِنَّ لَهُ مَعِيشَةً ضَنكًا وَنَحْشُرُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَعْمَى Kim de beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu, kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz.
قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَنِي أَعْمَى وَقَدْ كُنتُ بَصِيرًا O: Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben, hakikaten görür idim!, der.
قَالَ كَذَلِكَ أَتَتْكَ آيَاتُنَا فَنَسِيتَهَا وَكَذَلِكَ الْيَوْمَ تُنسَى
(Allah) buyurur ki: İşte böyle. Çünkü sana âyetlerimiz geldi; ama sen onları unuttun. Bugün de aynı şekilde sen unutuluyorsun!
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: mustantık - 13 Şubat 2008, 15:55:15
      (انا نحن نزلناه الذكر وانا له لحافظون)وهو الكتاب في كل وقت من كل مالايليق به كالطعن فيه والمجادلة في حقيته والتكذيب له والاستهزاء به والتحريف والتبديل والزيادة والنقصان ونحوها اوبحفظ العلماء وتصنيفهم الكتب
     وعن ابي هريرة قال رسول الله (ان الله يبعث لهذه الامة على رأس كل مائة سنة من يجدد لها دينها)ذكره ابوداودفي سننه
     وفيما ذكر اشارة الى ان القرآن العظيم مادام بين الناس لايخلووجه الارض عن المهرة من العلماء والقراء والحفاظ
     وفي الحديث(من استظهر القرآن خفف عن والديه العذاب وان كانا مشركين )وفي حديث آخر(اقرأوا القرآن واستظهروه فان الله لايعذب قلبا وعى القرآن)
وقد ثبت عن على رضىالله عنه انه مانظر الى عورته وسوئته منذ ماتعلق نظره الى رسول الله صلىالله عليه وسلم بناء على ان الابصار الناظرة لوجهه عليه السلام لا يليق لها ان تنظر الى السوأة فاعتبر وتأدب
 ونظيره ماقال عثمان رضىالله عنه ماكذبت منذ اسلمت وما مسست فرجي باليمين منذ بايعت النبي عليه السلام ولا اكلت الكراث ونحوه منذ قرأت القرآن
(واذا قرأت القرآن جعلنا بينك وبين الذين لا يؤمنون بالآخرة حجابا مستورا) وقال سعدي المفتي لعل الاولى ان يحمل على ماروى انها نزلت في ابي سفيان والنضير وابي جهل وام جميل امرأة ابي لهب كانوا يؤذون رسول الله اذاقرأ القرآن فحجب الله ابصارهم وكانوا يمرون به ولا يرونه
وفي الآية اشارة الى ان من قرأ القرآن حق قرائته ارتقى الىاعلى مراتب القرب كماجاء في الاثر (ان عددآي القرآن استولى علىعدد درجة الجنة فمن استوفى جميع آى القرآن استولى على اقصى درج الجنة )واستيفاء جميع آى القرآن في الحقيقة هو التخلق باخلاق القرآن فالقرآن من اخلاق الله وصفاته والمتخلق باخلاقه يكون متخلقا باخلاق الله وهذا يكون بعد العبور عن حجب الظلمانية والنورانية تمكنا في مقعد صدق عند ملك مقتدر

Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: mustantık - 13 Şubat 2008, 15:57:52
         (ان هذا القرآن)الذي آتيناك يامحمد( يهدى)الناس كافة ( للتى)للطريقة اللتي (هى اقوم)اى اقوم الطرائق واسدهاواصوبها( ويبشر المؤمنين الذين يعملون الصالحات ان لهم)اى بان لهم بمقابلة تلك الاعمال( اجرا كبيرا)بحسب الذات وبحسب التضعيف عشرمرات فصاعدا وذالك لانه يستصغر عند الجنة ونعيمها الدنيا ومافيه
       واعلم ان القرآن مظهر الاسم الهادي وهو كتاب الله الصامت والنبي عليه السلام كتاب الله الناطق وكذا ورثته الكمل بعده والارشاد انما تنفع المؤمنين العاملين بمافيه وهولم يدرك شيئا من امورالدين والدنيا الا وتكفل ببيانه امااجمالا اوتفصيلا قال ابن مسعود رضىالله عنه اذا اردتم العلم فآثروا القرآن فان فيه علم الاولين والآخرين
      روى انه تفكر بعض العارفين في انه هل في القرآن شىء يقوي قوله عليه السلام( يخرج روح المؤمن من جسده كمايخرج الشعر من العجين فختم القرآن بالتدبر فماوجده فراى النبي عليه السلام في منامه وقال يارسول الله قال الله تعالى (ولارطب ولا يابس الافي كتاب مبين)فماوجدت معنى هذا الحديث في كتاب الله تعالى فقال عليه السلام (اطلبه في سورة يوسف  )فلما انتبه من نومه قرأهافوجده وهو قوله (فلما رأينه اكبرنه وقطعن ايديهن)اى لمارأين جمال يوسف اشتغلن به وماوجدن الم القطع وكذالك المؤمن اذا رأى ملائكة الرحمة وراى انعامه في الجنة واشتغل قلبه بهاولايجدالم الموت ويغتنم الحضورفي الدعاءعندختم القرآن فانه يستجاب
        وفي الحديث:من شهدخاتمة القرآن كان كمن شهد المغانم حين تقسم ومن شهدفاتحة القرآن كان كمن شهد فتحا في سبيل الله
      الدعاءاللهم اناعبيدك وابناء عبيدك وابناء امائك ماض فيناحكمك عدل فينا قضاؤك نسألك اللهم بكل اسم هولك سميت به نفسك اوعلمته احدا من خلقك اوانزلته في شيء من كتابك اواستأثرت به في علم الغيب عندك ان تجعلىالقرآن ربيع قلوبنا وشفاء صدورنا وجلاء احزاننا وهمومنا وسائقنا وقائدنا اليك والى جناتك جنات النعيم ودارك دارالسلام مع الذين انعمت عليهم
من النبين والصدقين والشهداء والصالحين برحمتك ياارحم الراحمين 
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: ahmetarif2005 - 14 Şubat 2008, 10:53:48
eshabı kiramdan üseyd bin hudeyr(r.a)anlatıyor:
Bir gün yolculuktan dönerken sahrada gecelemem icap etti.Yanımda atım ve küçük oğlum Yahya vardı.Oğlumu yatırdım,atımı bağladım ve kendimde kuranı kerim okumaya basladım.Biraz okuyunca atım şaha kalktı.Okumayı bıraktım:atıma baktım,o anda sakinleşti.Sonra tekrar okumaya başladım.Tekrar atım şaha kalkmaya başladı.Oğlumu ezecek diye korktum,okumayı bıraktım.At tekrar sakinleşti.Sonra tekrar başladım,atım yine kükredi ve şaha kalktı.Ne oluyor,ne görüyorda ürküyor?dedim.Başımı kaldırıp semaya bakyığımda ,daha görmediğim şekilde,başımın üzerinde,içinde yıldızlar gibi pırıltılar olan büyük bir nur halkası gördüm.
      Sabah erken medineye döndüğümde geceki manzarayı Rasulullah (S.A.V)e arz ettim.
Rasulüllah efendimiz(S.A.V)"Ya Useyd!Sen bir yerde kuranı kerm okursunda orada yalnız olduğunu mu zannedersin?O gördüğün nur halkası,Allahın nuru,içindeki yıldızlar gibi parlayanlarda Allahın melekleri ve ervahı mukaddesedir.Şayet sen sabaha kadar okusaydın seninle beraber olurlardı"buyurdular...Terğib c.3 sh.523




Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: faanii - 14 Şubat 2008, 21:17:06
Hadisi şerif="Kur'an okuyunuz ve ağlayınız.Eğer ağlayamazsanız kendinizi ağlar gibi gösteriniz"

Eğer kişiye ağlamak ve hüzün gelmezse o zaman hüzün ve ağlamanın olmamasından dolayı ağlayınız.Zira Kur'anı kerimden ibret alıp mahzün olarak ağlamayan bir kimsenin musibetinden daha büyük bir musibet yoktur.

Salihul merri buyurduki:Rüyamda rasulullahın yanında Kur'an okudum buyurdularki:"Ey Salih göz yaşın nerede?"  (ihya sayfa 712)
Hadis=Kur'anı kerim hüzün ile indi,onu okuduğunuz zaman hüzünleniniz.(ihya)


ALINTI DEĞİLDİR       
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: Nakkaş - 14 Şubat 2008, 22:10:47
Âişe radıyAllahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Kur’an’ı gereği gibi güzel okuyan kimse, vahiy getiren şerefli ve itaatkâr meleklerle beraberdir. Kur’an’ı kekeleyerek zorlukla okuyan kimseye de iki kat sevap vardır.”

Buhârî, Tevhîd 52; Müslim, Müsâfirîn 243. Ayrıca bk. Ebû Dâvud, Salât 349; Tirmizî, Fezâilu’l–Kur’ân 13; İbni Mâce, Edeb 52.





Berâ İbni Âzib radıyAllahu anhümâ şöyle dedi:

Bir adam Kehf sûresini okuyordu. Yanında iki uzun iple bağlanmış bir at vardı. O adamın üzerini bir bulut kapladı ve yaklaşmaya başladı. Atı da o buluttan ürkmeye başlamıştı. Sabah olunca, adam Nebî sallAllahu aleyhi ve sellem’e geldi ve bu durumu anlattı. Bunun üzerine Peygamberimiz:

“O sekînedir; okuduğun için inmiştir” buyurdu.


Buhârî, Fezâilü’l–Kur’ân 11; Müslim, Müsâfirîn 240
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: faanii - 14 Şubat 2008, 22:12:10
Muaz bin cebel r.a.Rasulullah s.a.v.şöyle buyurdu.Sizden kim gece namazı kılarsa Kur'anı açıktan okusun,zira melekler onun namazı ile namaz kılar.okuyuşunu dinlerler.Havada bulunan mü'min cinler onun namazıyla namaz kılarlar.Kur'an okuyuşunu dinlerler.Ve o zat Kur'an okuyuşu ile ,evinden ve çevresindeki evlerden asi cinlerive aşırı azgın şeytanları uzaklaştırır.

İçinde Kur'an okunan evin üzerinde nurdan bir gölgelik vardır.Bununla gökdekiler doğru yolu bulurlar.tıpkı engin denizlerde ve çölde doğru yol bulunduğu gibi.Kur'an okuyan ölünce bu gölgelik kaldırılır.gökten melekler bakarlar bu ışığı göremezler.Onun ruhunu melekler bir gökten öbür göğe kadar karşılarlar.

Bir kimse Allahın kitabını öğrenir sonra gecenin bir saatinde namaz kılarsa geçen bu gece;gelecek geceye:aynı saatte bu kimseyi uyandırmasını ,kendisininde ona hafif olmasını(yani onu fazla uykuya daldırmamasını)emreder

Öldüğünde ailesi defin hazırlığı içinde iken Kur'an çok güzel bir manzara ile gelir,kefenine sarılıncaya kadar başında durur. kefenlenirken Kur'anı kerim kefenin altına göğsü üzerine bir nur şeklinde sarılır.O kimse defin edilip ,cenazeye katılanlar yanından ayrıldığı zaman münker ve nekir melekleri ona gelir,kabrinde onu oturturlar. Kur'an da gelir aralarına girer.melekler Kur'ana "buradan uzaklaşda onu sorguya çekelim"derler.

Kur'anı kerim derki:
Kabenin rabbine yemin olsunki hayır.O benim arkadaşım ve dostumdur.hiç bir halde ondan yardımımı esirgemem.Emir aldığınız birşey varsa emrolunduğunuzu yapın,beni yerimde bırakın,onu cennete koyuncaya kadar ben ondan ayrılmam der.

Sonra Kur'anı kerim arkadaşına bakar ve"Ben senin sesli ve sessiz okuduğun ve sevdiğin Kur'anım. ben senin sevgilinim.Benim sevdiğimi Allahda sever. Münker ve Nekirin sorgusundan sonra sana gam ve keder olmayacaktır.Münker ve Nekir sorguya çeker ve yükselirler.Kur'anı kerim ve o baş başa kalırlar.
Sana yumuşak bir döşek vereceğim,çok güzel bir yorgan örteceğim,sen geceni uyanık geçirdin.gündüzünüde ibadet ve tilavetle geçirdin.

Kur'an göz açıp yummakdan daha kısa bir zamanda sür'atlice göğe yükselir.
Hz. Allahtan şu eşyaları ister. Kur'an refakatinde (6)ıncı kat semadan bir milyon meleke döner.Ona gelerek selam verir ve "yalnızlık çektinmi? Senden ayrıldıktan sonra Allah teala ile konuştum,senin için bir yatak ,bir yorgan ,birde lamba istedimve onları sana getirdim.
Kalkta melekler sana nu seriversinler,der.Melekler onu yerinden itinalı bir şekilde incitmeden kaldırırlar.Sonra onun kabri es sür'atli deve yürüyüşü ile dört yüz senelik mesafa kadar genişletilir.
Sonra onun için bir döşek serilirki; içi yeşil ipekten ,yüzü devamlı koku saçan misktendir.Ayak ve baş ucuna cennet nurundan iki kandil yakılır.Bu kandiller kıyamat gününe kadar ışık verirler.Sonra melekler onu sağ yanına kıbleye dönük olarak yatırırlar.Sonra cennet yasemini getirirler ve melekler onu yanından ayrılarak yükselirler. Kur'an ile o kimse baş başa kalır.Kur'an yesmini alır, taze olarak onun burnu üstüne koyar ve o kimse dirilene kadar onu koklar.Kur'an o kimsenin ailesine gider her gece ve gündüz onları haberdar eder.Müşfik bir babanın çocuğuna iyilik yapmayı söz verdiği gibi.Kur'an da ona iyilik yapmaya söz verir.Çocuklarından biri Kur'an öğrenirse bunu derhal ona müjdeler.Nesli kötü ise onları hidayeti için dua eder (terğib sayfa 50-cilt 2)   

ALINTI DEĞİLDİR
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: Müsenna - 14 Şubat 2008, 22:12:44
ذَلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِلْمُتَّقِينَ
O kitap (Kur'an); onda asla şüphe yoktur. O, müttakîler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir.S.Bakara,2

وَإِذَا لَمْ تَأْتِهِمْ بِآيَةٍ قَالُوا لَوْلَا اجْتَبَيْتَهَا قُلْ إِنَّمَا أَتَّبِعُ مَا يُوحَى إِلَيَّ مِنْ رَبِّي هَذَا بَصَائِرُ مِنْ رَبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
Resulüm de ki; ben Rabbimden bana vahyolunandan başka hiç bir şeye uymam. Bu Kur'ân Rabb'iniz katından gelen basiretlerdir. Tıpkı kalblerde hakkı görmeye, doğruyu anlamaya yardımcı olan basiretler gibi Rabb'inizin ihsanıdır. Ve iman edecek olan her hangi birkavim içinbir hidayet rehberi ve bir rahmettir.S.Araf203

Hadisi Şerifler.

Kur’anı Kerim’in her harfi için namazda okuyana bin hasene,abdesli okuyana yüz hasene abdestsiz okuyana on hasene verilir.(Mevıza-ihasene)
_____
Bir kimse hergün yüzünden ikiyüz ayet okursa,kabrinin
etrafındaki yedi kabir ehli için şefaatçi kılınır;müşrik bile olsalar ana ve babasından Hz Allah azabı hafifletir. (Ramuzu’l ehadis)
______
Kur’anı kerimi yüzünden okumak ile ezbere okumak arasındaki fark,nafile ile farz arasındaki fark gibidir. (Ramuzu’l ehadis)
________
Allahü teâlâ Kur’an ile amel eden kavimleri yükseltir,ona arka çevirenleri alçaltır.(Künû-zu’ddekâik)
_____
Kalbinde Ayet bulunmayan kimse harabhane gibidir. (Ramuzu’l ehadis)
________
Kur’anı kerim rûhi hastalıklara,kötü itikata ve ahlaka karşı tam şifadır.(Ramuzu’l ehadis)

Allahü Teâlâ gazab etmez;birde gazab ettimi,Melekler onun gazabından dolayı (korkarak) tesbih getirmeye başlar.Ancak yeryüzünde çocuklar Kur’an okudukları zaman gazabı durur ve rızası yeryüzünü doldurur.(Ramuzu’l ehadis)
______
Ümmetin en eftal ibadeti Kur’anı kerim okumaktır. (Ramuzu’l ehadis)
______
Demir paslandığı gibi kalplerde pasanır.Onun cilası Kur’an okumak ve ölümü anmaktır. (Ramuzu’l ehadis)
______
Hamili Kur’an vefat ettiği zaman Allahü teâlâ yere onun etini yememesini emreder,Yerde : “İlâhi senin kelamını kalbinde taşıyan bir kişinin etini nasıl yerim” der . (Ramuzu’l ehadis)
______
Kul Kur’anı hatmettiği zaman altmışbin Melek onun üzerine istiğfar eder. (Ramuzu’l ehadis)
______
Kur’anı Arab usulü ve sesleri ile okuyun.Kitap ehlinin ve fasıkların  şiveleri ile okumayın.Benden sonra bir kısım insanlar gelecek;Kurânı şarkıyla ve ruhbanların ilahilerine benzer ve ölülerin başında yakınıp ağlayanların nağmelerini andıran bir şekilde okuyacaklar.Okudukları Kur’an hançerlerinden kalplerine inmeyecek,fitne onları ve onları sevenlerin kalplerini sarmış bulunacak.(Ramuzu’l ehadis)
________

Kur’anı usulüne göre okumayan bizden değildir.
Kur’anı hüzün ile okuyun .Nazil olurken de böyle oldu.(Râmuz)
________
Kur’anı Kerim okurken dikkat edilecek  hususlar.
1.Abdestli olmak,
2.Kıbleye Karşı diz çökerek oturmak
3.Okumaya Eûzu Besmele ile başlamak,
4.Tecvit kaidelerini riayet etmek,
5.Hüzünlü bir sesle okumak,
6.Ezberlemek, (Ezberlenmesi zaruri olanları “Namazda okunan ayetler, Yasini şerif,Mülk Sures...”gibi)
7.Ağlamak veya ağlayamıyorsa ağlamaklı okumak,
8.Okurken manasını düşünmek.


Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: faanii - 14 Şubat 2008, 22:28:29
Hadis:Kim Kur'a-nı Kerim'i okursa Peygamberlik derecesine yükselmiş olur ancak kendisine vahiy gelmez.
Kur'an ehli için hafızasında Kur'an-ın ayteleri varken öfkelenen kişiyle onunda öfkelenmesi ,cahillerle cahilane hareketlerde bulunması gerekmez , caiz olmaz.

Abdullah İbni Mesud r.a. :hamili Kur'an olanlara şöyle nasiyatlarda bulunurdu Kur-an-ı göğüsünde taşıyan kimse için gözü yaşlı ,mahzün, aklı başında, yumuşak huylu, bilgili,ağırbaşlı olmak yakışır.
Kur-an-ı göğüsüde taşıyan kimse için gafil ve şımarık bağırıp çağırmak feryad etmek sert tabiatlı olmak yakışmaz.
Hamili Kur'an-ın gecesi mağruf olmalı yani insanlar uyurken onun uyanık olması,insanlar yeken onun oruç olması,halk sevinçli iken onun üzüntülü olması, insanlar gülerken onun ağlaması,insanlar konuşrken onun susması insanlar böbürlenerek yürürken onun tevazu ile yürümesi yakışır.


"Kur'an-ı bir milyon harf ,altı bin altı yüz atmış altı ayettir."

ALINTI DEĞİLDİR
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: osmankemal - 16 Şubat 2008, 18:29:07
      استعيذ بالله : ان الذين يتلون كتاب الله واقاموا الصلوة و انفقوا مما رزقناهم سرا و علانية يرجون تجارة لن تبور

      الحديث : خيركم من تعلم القران و علمه       
            
      Allah-ü Teâlâ, insanlığın dalalet çukurlarında bocaladığı, hak ve adaletten uzaklaştığı bir devirde, Alemlerin Efendisi Hz. Muhammed (s.a.v.)'i, bir hidayet rehberi olarak göndermiş, O’na Kur'ân-ı Kerîm'i inzal buyurmuş ve böylece İslam Dini'ni tesis etmiştir.
      Rasülullah (s.a.v.) Efendimiz, diğer peygamberlere (aleyhimü's-Selam) nisbetle, Cenab-ı Hak indinde nasıl kıymetli ise, Kur'ân-ı Kerîm de diğer ilahî kitaplara nispetle öyle kıymetlidir. Cenab-ı Hak, bir ayet-i celilesinde şöyle buyurmaktadır: “Bu bir kitaptır ki; kendisinde hiçbir şüphe yoktur. O, takva sahipleri için doğru yolun ta kendisidir.”  buyurmaktadır. Kur'an-ı Kerim’in faziletlerini saymakla bitirmemiz mümkün değildir. O, Hak ile batılı ayırt eden bir söz  ve Allah’ın sımsıkı sarılınması icab eden sağlam ipidir.  Allah-ü Teala, O’nu dertliler için deva, kalplerin pasını silmek için cila, ders almak isteyenler için nasihat, hakka ulaştıran hidayet rehberi ve abidler için feyiz kaynağı  kılmıştır. Kur'an-ı Mübîn Allah’ın inzal buyurduğu kitapların en büyüğü; benzeri olmayan bir nur; nefislerin şifa, kalplerin inşirah bulduğu bir burhandır. O’nun belagatından daha kuvvetli; fesahatinden daha üstün; ifadelerinden daha güzel; tilavetinden daha tatlı başka bir kitap yoktur. O’na tutunan doğru yolu bulmuş, O’ndan sapan da Allah’ın lütuf kapısından kovulmuştur.
      Bu itibarla, Kur'ân-ı Kerim ile ne kadar çok meşgul olunursa, maddi-manevi o kadar çok fayda elde edilir. Zira bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmaktadır: “Sadece şu iki kimseye gıpta edilir: Biri Allah’ın kendisine Kur’an’ı verdiği ve gece gündüz onunla meşgul olan kimse; diğeri de Allah’ın kendisine mal verdiği ve bu malı gece gündüz Allah yolunda harcayan kimse.”   
      Kur'an-ı Kerim ile meşgul olmanın birçok yolu vardır. Bunlardan en mühimi şüphesiz ki Kur'ân okumaktır. Cenab-ı Hakk’ın kitabı olan Kur'an-ı Kerim’i okumak bir ibadet, hem de Allah katında ecir ve sevabı en yüksek olan bir ibadettir. Fâtır Suresi, 29 ve 30. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır: “Allah’ın kitabını okumaya devam edenler, namazı dosdoğru kılanlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve âşikâr infak edenler kat’iyyen kesat bulmayacak bir kazanç umabilirler. Çünkü (Allah) onların mükafatlarını eksiksiz olarak verir. Onlara fazlından ziyadesini de verir. Şüphesiz O çok bağışlayıcı, çok nimet vericidir.” Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuşlardır: “Bir cemaat Allah’ın evlerinden bir evde toplanır, Allah'ın kitabını okur ve aralarında müzakere ederlerse, üzerlerine sekinet iner, onları rahmet kaplar ve melekler etraflarını kuşatır. Allah (cc) onları kendi nezdindekiler arasında anar.”   Kur'an-ı Kerim okumanın fazileti ve kazandıracağı derece ve sevapları ifade eden daha bir çok hadis-i şerif vardır. Kur'ân-ı Mübin’i yüzünden ve ezberden okumak; sesli ya da sessiz okumak hepsinin ayrı ayrı derece ve sevapları olduğu bir çok rivayetle beyan edilmiştir.
      Kur'ân- Kerim’i dinlemek de dinleyene bir çok sevaplar kazandıran bir ibadettir. Cenab-ı Hak A'raf  Suresi’nin 204. Ayet-i Kerimesi’nde şöyle buyuruyor: “Kur'ân okunduğu zaman, onu dinleyiniz ve susunuz! Umulur ki, esirgenmiş olursunuz.” Ayet-i Kerime’deki “dinleyiniz” ve “susunuz” emirleri, ister namaz içinde, ister namaz haricinde olsun, Kur'ân-ı Kerim okunurken dinlemenin ve susmanın vacip olduğunu göstermektedir. 
      

      Bu ayet-i kerime şu şekilde tefsir edilmiştir: “Çünkü susmak iyi dinlemeye, iyi dinlemek basîrete, basîret iman ve amele, iman ve amel de rahmet ve nimet-i ilahiyeye sebeptir.”
       Rasulullah (s.a.v.) Efendimiz de: “Ben Kur'ân'ı başkasından dinlemeyi de severim.”  buyurmuşlardır.
      Mushafa bakmak, hürmet göstermek, okuyup sevabını geçmişlerin ruhuna bağışlamak, manasını düşünmek, hükümleriyle amel etmek… ve daha sayamayacağımız nice Kur'ân Meşguliyetleri…Hulasa, Kur'ân-ı Kerim ile, edebine riayet edip, hürmet göstermek şartıyla ne kadar çok meşgul olursak, kazanacağımız maddi ve manevi fayda ve nimetler de katlanarak artacaktır. En önemlisi de Rabbimiz ve O'nun Habîbi bizden razı olacaklardır.
      Kurân-ı Kerim ile meşgul olmak insana bu kadar derece ve sevap kazandırdığına göre, kendisi Kur'an-ı Kerim ile meşgul olduğu halde, başkalarının da bu nimeti elde etmesi için vesile olan, gayret eden yani Kur’ân Hizmeti yapan insanlar, elbette çok daha fazla sevap ve derece elde edeceklerdir. Hele bu hizmetler dinin garip zamanlarında, yani İslam’ı ve Kur’ân’ı ortadan kaldırmak için akla hayale gelmedik hilelerin yapıldığı şu son zamanlarda olursa, kazanılacak ecir kat kat artacaktır. Evet İslam düşmanlarının hiç boş durmadığı bu devirde, Kur'an-ı Kerim’i müslüman nesillere öğretmek, Kur'an’ın muhafazası hususunda onlara mes’uliyetlerini hissettirmek, dil uzatanlara karşı onu müdafaa etmek ve bu hizmetleri yapanlara yardımcı olmak hepimizin vazifesidir.
      Ümmet-i Muhammed’in evladına dinini ve kitabını öğretmek için hayatının sonuna kadar gayret eden, bu uğurda nice sıkıntılar çektiği halde bu hizmetlerden bir an olsun geri kalmayan ve binlerce insanın irşad ve hidayetine; milyonlarcasının da dinini ve kitabını öğrenmesine vesile olan Hz. Üstazımız (k.s.) şöyle buyurmuşlardır: “Evlatlarım, sizler Allah’ın memuru, Rasülullah’ın memuru, Kitabullah’ın memuru ve füyûzât-ı ilahiye’nin tevzî memurusunuz. Yegâne vazifeniz batağa düşmüş olan ümmet-i Muhemmed’in evladını bataklıktan kurtarmaktır. Gaye, Rıza-i İlahî’dir.”
      Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “Sizin en hayırlılarınız Kur’ân’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir”

  Bakara Suresi, 2. ayet
   Tarık Suresi,  13. ayet
   Al-i İmran Suresi, 103. ayet
   Yunus Suresi, 57. ayet
   Sahih-i Buhari, İlim 15; Sahih-i Müslim, Müsafirîn 266-268.
   Sahih-i Müslim, Zikr 38; Ebû Davut, Vitir 14; Tirmizi, Kıraat 12
   el-Cessâs, Ahkâmü’l-Kurân, 3. cild, sayfa 39
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: mustantık - 17 Şubat 2008, 16:43:58
 KUR’AN-I KERMİ OKUMAK, DİNLEMEK VE ONA TAZİM ETMEK
1.   Okuyacak olanın hali: Abdestli olmak, edepli ve saygılı ve sükunet içinde kıbleye dönerek oturmak veya ayakta okumak.bağdaş kurmamak,bir yere dayanmamak. Kur’an-ı Kerim okumanın en efdal olduğu hal mescide namazın kıyamında okumaktır.bu amellerin en faziletlisidir. Kur’an-ı Kerimi ezberden abdestsiz olarak yatağına yaslanmış yanı üzerine yatmış olduğu halde okursa yine sevap vardır .lakin ecri azdır.Nitekim Kur’an-ı Kerimde ‘’Onlar ki Allah’ı ayakta, otururken ve yan üstü yatarken zikrederler ve yer ve göklerin yaratılışını düşünürler.( Ali İmran 191 )
2.   Kıratın miktarı ve okunuş şekilleri: Kur’an-ı Kerimi hatmetmenin dört derecesi vardır.
a)   Bir bir gecede(24 saatte) bir hatim bu mekruh görüldü.Çünki üç gün üç geceden evvel hatim yapılırsa Kur’an-ı Kerimin tertili bozulur.
b)   Günde bir cüz okumak suretiyle ayda bir hatim. Buda çok azdır. Bunların arasında mutedil iki derece vardır.
c)   Haftada bir hatim yapmak.
d)   Haftada iki hatim yapmak.
Kur’an-ı Kerim’i okumanın miktarı tayindeki tafsilat şöyledir:
------ Eğer amel yolunu tercih etmiş abidlerden ise  haftada iki hatim yapamalıdır.
------ Şayet kalbini çalıştırıyor, tefekkür ile uğraşıyorsa veya ilim yaymakla meşgul olursa haftada bir hatim kifayet eder.
------ Eğer Kur’an-ı Kerimin manaları üzerine düşünüyorsa fazla tekrara ihtiyacı olduğunda  ayda bir hatim kifayet eder.( İhya-ü ulumiddin C:1 S:196) Hafızın  kırk günde hatmetmesi menduptur.senede bir hatim yapan Kur’an-ı Kerimi terk etmiş sayılmaz ( Fetevai hindiye C:5 S:317 )
Okuyuş Şekilleri  üç’dür:
Tahkık: her bir harfin hakkını vererek medlere mertebeleri miktarınca riayet ederek okumaktır.
Tedvir: Orta okuyuştur.
Hadır: Tecvid kaidelerine uyarak en hızlı şekilde okumaktır.
3.   Hatmin günler taksiminin şekli:  Bu hususta Peygamber (s.a.v) ve sahabe-i kiramdan muhtelif rivayetler vardır.rivayete göre Hz. Osman (r.a);
Cuma gecesi: Bakaradan başlayıp Maide’ye suresine kadar okurdu.
Cumartesi gecesi: Enam’dan başlayıp Hud suresine kadar okurdu.
Pazar gecesi: Yusuf’dan  Meryam süresine kadar okurdu.
P.tesi gecesi:  Taha süresinden tasinmim’e kadar.
Salı gecesi: Ankebut süresinden Sa’d süresine kaar okurdu.
Çarşamba gecesi: Tenzil’den Rahman süresine kadar ve Perşembe gecesi hatmi bitirirdi.İbn-i mes’ud hazretlerinin ayrı tertibi vardır.
4.   Tertil ( Ağır ağır okumak ) : Kur’an-ı Kerimi okumaktan masksad manasını düşünmektir. Tertil: Tecviddülhuruf ve marifetülvukuf yani harflari güzel yapmak ve manasını düşünmektir.(Kur’an-ı Kerimi okuma kaideleri S: 168 )
5.   Ağlamak: Kur’an-ı Kerimi okurken ağlamak müstehaptı. Zira Peygamber (s.a.v) efendimiz ‘’Kuran-ı Kerim okurken okuyun ve ağlayın eğer ağlayamazsanız ağlar gibi yapın’’( İbni mace Sadbin ebi vakkas ‘dan rivayet.) Yine bir Hadisi şeriflerinde : ‘Kur’an-ı Kerimi hüzünlenerek okumayan bizden değildir.’’buyurmuşlardır.( Buhari Ebu hureyre )
6.   Secde ayetlerine riayet ederek okumak : Ayetlerin hakkını vermeli secde ayeti okunduğu zaman secdeye kapanmalıdır.
7.   Kıraete euzubesmele ile başlamak: Muhammed bin Mukatil (r.a) Kur’an-ı Kerimden bir süre veya ayet okumayı murad eden kişi  üzerine ‘Euzubillehimineşşeytanirracim’ demesi  lazım olur peşinden besmeleyi okur ve öyle okumaya başlar.
8.   Aşikare okumak: Namaz kılarken kendisi işeitecek kadar okuması mecburidir. Çünki kıraet demek seslerle harfleri birbirinden ayırmak demektir. Böyle olmazsa kıraet olmaz. Aşikare kıraet, okuyanın kalbini de yumuşatır. Okuduğunu dinlemiş olur.
9.   Kur’an-ı Kerim-i mushaftan okumak: Kur’an-ı Kerim-i mushaftan okumak daha faziletlidir. Çünki Bakmak, düşünmek, ve mushafı taşımak sebebiyle amel ziyade olduğundan ecir ve sevabı ziyadeleşir.Kur’an-ı Kerim-i yüzünden hatmetmek ezbere hatmetmekten yedi derece üstündür.Çünki sahabe-i Kiram’ın ekserisi yüzüne bakarak mushafı okurlardı.
10.   Kur’an-ı Kerim-i aşırı derecede taganni yapmaksızın güzel ses ve tecvidle okumak sünnettir. Rasülüllah (s.a.v ) ‘’Kur’an-ı Kerim-i sesiniz ile süsleyiniz.Buyurmuştur. (Ebu davud Nesei, İbni Mace ve Hakim Bera bin Azip den rivayet.)
11.   Mütekellime ( Kur’an- ı kerim sahibine ) tazim de bulunmak:   Kur’an-ı Kerim-i okumaya başlayan kimse Allah’ın azametini gönlünde hatırlayıp okuduğunun beşer kelamı olmadığını düşünerek okumak. Kişi Allah’ın ef’al, sıfat vecelalini düşünmeden azametini anlayamaz.
12.   Huzuru Kalp( Kur’an-ı Kerimokurken başka şeyler düşünmemek )ve tedebbür:  Seleften bazıları akılları başka yerde iken okuduğu Kur’an-ı Kerim-i iade eder ve tekrar huzur ile okurdu. Çünki kelama tazim gösteren onu okuduğu zaman zevk alır.Tedebbür: okuduğunu düşünmek demek olup huzuru kalbin ötesidir.
13.   Tehalli: Anlayışa mani olacak hallerden sıyrılmak.Zira çoklarının Kur’an-ı Kerim-in manalarını anlamamaları şeytanın kalpleri üzerine örttüğü perde sebebiyledir.Bu yüzden insanlar Kur’an-ı Kerim-i anlayamaz duruma gelmişler.Rasülüllah /s.a.v ) Efendimiz ‘ Şayet şeytanlar Ademoğlunun kalbi üzerinde dolaşmasaydılar onlar Melekut alemine bakarlardı yani görülmeyen alemleri görürlerdi.’’ Buyurmuşlardır. (İmam-ı Ahmed Ebu Hureyreden rivayet.) Kalpdwn dünya düşünceleri azaldığı vakit Kur’an-ı Kerim-in manaları tecelli eder.Kalp üzerindeki şehvet, ayna üzerindeki toz gibidir.( İhya C:1 S:197 )
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: Ferzin - 24 Temmuz 2008, 12:41:33
Mektubatı İmamı Rabbani K.S.  C.2 M.139

"Kur'anı Kerimi hıfz ederken Ayetlerin tekrarlanması tilavete dahildir. Kur'an, Hak Tealanın hakiki sıfatıdır; insana nasıl lezzet vermez! Gayb aleminden zuhur eder, visal aleminden koku verir."

H.Ş.

"Rabbi ile konuşmak isteyen Kelamullahı okusun" ve "Kim Rabbine muştak (özlemiş) ise Kelamullah'ı dinlesin" Hadisi Şerifleri müjde ve beşarettir. Sıfattan sıfatın sahibine, (Kur'anı Kerimden Allah'u Tealaya) ulaştırır. Kelamdan mütekellime bağlar.
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: Ferzin - 26 Temmuz 2008, 12:14:26
''Kur'an öyle bir zenginliktir ki, ondan sonra fakirlik ve onun ötesinde zenginlik yoktur''

( Ramuz 2794 )

''Kur'an ruhi hasyalıklara, kötü itikad ve ahlaka karşı tam şifadır.''

(Ramuz 2798)

''Kur'an'a kendinizi iyice alıştırın.Allah'a yemin ederim ki,o,devenin yularından boşanmasından daha çabuk insanların kalbinden gider.''

(Ramuz  3117)
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: Ferzin - 30 Temmuz 2008, 11:38:31
Mektubat-ı İmam-ı Masum C-2 M- 67;

Malum olsun ki,Kur'an-ı Mecid sayesinde görülen terakki diğer şeylerde çok azdır.Hususiyle uzun okuyarak kılınan namazda (terakki daha çoktur.)

Kur'an, Cenab-ı Kibriya'nın kendisinden hiç ayrılmayan hakiki sıfatıdır.Bu itibarla kamil surette Hakk'a yaklaşmaya sebebtir.

''Kur'an ehli,ehlullahdır'' Hadis-i şerifindeki Ehlullah'dan murad fena ve beka derecelerine mahzar olanlar olsa gerekir.
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: Ferzin - 08 Ağustos 2008, 21:46:49
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Evlerinizde Kur'an okumayı artırın! Kur'an okunmayan evin hayrı azalır, şerri çoğalır, o ev halkına darlık gelir.) [Dare kutni]

Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: Ay Işığı - 22 Ekim 2008, 22:21:11
* Kur'an-ı Arab usulü ve sesleriyle okuyun. Kitap ehlinin ve fasıkların şiveleriyle okumayın. Benden sonra bir kısım insanlar gelecek; Kur'an-ı şarkıyla ve ruhbanların ilahilerine benzer ve ölülerin başında yakınıp ağlayanların nağmelerini andıran bir şekilde okuyacaklar. Okudukları Kur'an hançerlerinden kalblerine inmeyecek, fitne onların ve onları sevenlerin kalblerini sarmış bulunacak. (Ramuz 1086)

* Kur'an-ı okuyun ve ağlayın! Ağlayamazsanız da ağlamaklı olun. Kur'an'ı usulüne uygun olarak okumayan bizden değildir. (Ramuz 78/ 16)

* Kur'an'ı okuyun, onunla amel edin. Onu okumaktan uzaklaşmayın. Onda da aşırı gittmeyin. Onu geçim vasıtası yapmayın. Onunla mal ve servet çokluğu istemeyin (Ramuz 1088)

* Ümmetimin camiden süpürüp çıkardığı tozlara varıncaya kadar bütün günah ve sevapları bana sunuldu. Kur'an'dan bir sure veya bir ayet ezberleyip de sonra onu unutmasından daha büyük bir günaha rastlamadım. (Ramuz 3909)

* Kur'an'ı hüzün ile okuyun. Nazil olurken de böyle oldu. (Ramuz 78/13)

* Kur'an'ı otuz, yirmibeş, onbeş, onyedi günde hatmet, üç günden aşağı okuyan anlamaz. (Ramuz 78/11)

* Kalblerinizi toplayabildiğiniz kadar Kur'an okuyun: dağıldı mı bırakın. (Ramuz 78/14)

* Kur'an'ı öğrenin. O (güzel) Kur'an'ı iyi okuyun. tahkim edin: ona sahib olun. (Ramuz 253/11)
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: mazlum - 21 Aralık 2010, 17:18:00
Ravi    Ebû Mûsâ El-eş`arî
Hadis    

Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: Şu bir hâlis mü`min ki: Kur`ân okur ve onun muktezâsiyle amel eder, o, tadı güzel, kokusu güzel turunç (meyvesi) gibidir. Şu bir mü`min de Kur`ân okumaz, fakat mû`cebiyle amel eder. Bu da tadı güzel, fakat kokusu olmıyan hurma gibidir. Kur`ân okuyan (fakat mû`cebiyle amel etmeyen) munâfıkın benzeri de kokusu güzel fakat acı reyhâne (otu) gibidir. Kur`ân okumayan munâfıkın benzeri de tadı acı ve kötü, kokusu acı Ebû Cehil karpuzu gibidir.
Hadis No    1784
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: mazhar - 19 Nisan 2011, 08:35:03
Hz. Ali radıyallhu anh anlatıyor:  "Resülullah aleyhisselatü vesselam buyurdular'ki:"İlaçların  en hayırlısı Kur'andır."
Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: efsanef - 13 Ağustos 2011, 03:46:44


KUR’AN-I KERİM


 Muhterem  Mü’minler  ;

    Cenab-ı Hak bizleri dünya ve ahiret saadetine eriştirmek için ilahi kitaplar indirmiş ve o kitaplar vasıtasıyla emir ve yasaklarını kullarına bildirmiştir. En son kitap olarakta, Kur’an-ı Azimüşşanı, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa  S.A.V. vasıtasıyla bizlere göndermiştir.

    Kur’an-ı  Kerim, Cebrail A.S. vasıtasıyla  Peygamber efendimize indirilen ve bizede tevatür yoluyla naklolunan, Allah’ın Hak kitabıdır. Kur’an-ı Kerim, dünya okyanusunda çırpınan çaresiz beşeriyetin kurtuluşu için ilahi bir gemidir. Hastalıklara deva, beşeriyete manevi bir gıdadır. Hükümleri kıyamete kadar bakidir.

    Kur’an-ı Kerim gönderilmezden önce beşeriyetin hali feci bir durumda idi. İnsanoğlu ma’budun bil’hak olan Allah’ı bırakmış, eliyle yaptığı putların önünde secde yapmaya başlamıştı. Kazançları çapulculuk, inançları putçuluktu. İbadet putlara yapılır, kurbanlar yine onlar adına kesilirdi. Hayadan nasibi olmayan o günün insanı gözüne kestirdiği kimselerin canına kıymaktaydı. Kendi öz kızını diri diri toprağa gömecek kadar merhametsizlikte ileri gitmişlerdi. Kabe-i Muazzama’yı çırılçıplak tavaf ederlerdi.

    Lakin cihanı aydınlatan Kur’an-ı Kerim ayet ayet inmeye ve onun daveti beşeriyetin kulağına gitmeye başlayınca, insanoğlu uyandı. Nefsin esaret zincirlerini kırarak, putları terketmeye ve Allah’ın birliğine inanmaya başladı. Cenab-ı Hak’da Kur’an’a sarılıp onun feyziyle müşerref olan insanları yüceltti. İnanmayan kavimleride alçaltıp perişan hale getirdi.

    Aziz Mü’minler ;
    Bukadar büyük bir saadeti getiren Hz. Kur’an’ın bizim üzerimizde bir takım hakları vardır. Hükümleriyle amel etmek, onu müdafaa etmek, haram kıldığı şeylerden sa-
kınmak gibi. Bu hususlara dikkat gösterdiğimiz zaman
Kur’anı Kerim bize kıyamet günü şefaatçı olacaktır. Pey-
gamber efendimiz şöyle buyurmaktadır:
  “Kuran şefaatı kabul olunan bir şefaatçı şikayeti tutulanbir davacıdır.Kim onu, önüne rehber olarak koyarsa Kur’an onu çeker cennete götürür.Kim onu arkaya bırakırsa Kur’an onu cehenneme sevkeder.”Kur’an-ı Kerim bir hidayet meşalesidir.Onun gösterdiği yolu takip edene onu elden ve dilden uzak tutmayana şefaat eder. Bunun içindir ki Peygamber efendimiz:“Kur’an’ı okuyunuz. Çünki o kıya-met günü ona sahip olanlara şefaatçi olarak gelecektir.”Buyurmuştur.Kur’an okumayı bilmeyen kimse, içinde ışık yanmayan, bir ses işitilmeyen, ,sıvaları dökük, çatısı çökük ve harap olmuş ev gibidir.
    Bu sebepledir ki Rasulullah efendimiz:”Sizin hayırlı-
nız Kur’an-ı okuyan ve öğretendir.” Buyurmuştur.
       


                   









YAŞLILARA HÜRMET VE SAYGI


 Muhterem Mü’minler  ;
    Son senelerde ictimai hayatımızda, örf ve adetleri-
mizde büyük değişmeler oluyor.Bunların büyük bir kısmı da Batılaşma cereyanı ile birlikte cemiyetimize sızan Batı
menşe’li adetler...Yılbaşı, Anneler Günü, Babalar Günü,
Doğum Günü vs. derken nihayet bir adet daha başlattılar:
Yaşlılar Haftası...
      Böyle bir adet kimine göre ne ayıp şey! Kimine göre de ne güzel!.. Ayıp şey; çünki yaşlılar senede sadece bir
hafta alaka ve hürmet görür duruma düşmemelidir. Gü-
zel şey; zira hiç yoktansa bir hafta olsun yaşlılar alaka
görmeli, o günlerin ikram ve saygı gören muhteremleri haline gelmeliler.
      Bize gelince...Bizim bu husustaki ölçümüz, örneği-
miz, nümune-i imtisalimiz hiç şüphesiz Allah Resulu
(s.a.v.)Efendimizdir.Buhari’nin İbn-i Ömer (r.a.)den ri-
vayet ettiği bir hadis-i şerifte Sevgili Peygamberimiz buyuruyorlar ki:
      “Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimizin hukukunu tanımayan (hürmet etmeyen) bizden değildir.”
      Bu bakımdan biz, yaşlılarımıza hürmeti-saygıyı sene-
de bir haftaya hasredemeyiz.Onlarla alakamız, saygı ve hürmetimiz bir ömür boyu devam eder.
       Evet, yaşlısına hürmet etmeyen, saygı göstermeyen bir cemiyetin istikbali emniyet içinde olamaz.Çünlü bu günün gençleri yarının yaşlılarıdır.Onlar bu gün yaşlılara hürmet etmez, saygı göstermez, sıkıntı ve dertleriyle alakalanmazlarsa yarın kendileri de aynı muamele ile muhatap olurlar.Böylece yaşlanmaya başlayan her genç, saygı ve hürmet duygularından mahrum olduğu için karamsardır. İstikbali, emniyetsizlikle dolu olarak görür...Ve ona göre adeta hayat, üzüntülü, kederli ve sıkıntılı bir geleceğin başlangıcını ifade eder.
       Batı terbiyesinde yaşlılara hürmet ve saygı diye bir mefhum yoktur.Olmadığı için de Batı’da yaşlanan anne-babalar evlatlarının değil, düşkünler evinin hizmetine terkedilir. Yetiştirdikleri evlatlarında, ana-baba hakkı diye bir mefhum bulunmadığından, belki de bir daha birbirlerini görme imkanı dahi bulamazlar.Herkes kendi akıbetiyle başbaşa kalır.
        Halbuki Allah Rasulu (s.a.v.) efendimiz:”Eğer içinizde beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasaydı belalar üzerinize sel gibi yağardı.” buyuruyor.Kucaklarında büyüdüğümüz dedelerimizin dizlerini yastık yapıp uyuduğumuz ninelerimizin, senede bir veya bir kaç gün anmakla haklarını ödeyebilir, gönüllerini alabilirmiyiz.? Ne mümkün! Günlerin büyük ekseriyetini kutlamalarla geçirenlerin başında gelen ülkemizde de dünyadaki bu gibi uygulamalara özenilerek, 18-24 Mart tarihleri arası “Yaşlılar Haftası” diye kutlanıyor. 93 Huzurevinde ise 10-15 bin civarında yaşlı, “evlatlarında kaybettikleri huzuru” arıyor.
         Ahmed Rufai hazretleri, ne zaman yolda bir ihtiyar görse, hemen koluna girer, gideceği yere kadar götürür, ona hizmet ederdi.Niçin böyle yaptığını soranlarada şöyle cevap verirdi.
    - Peygamber Efendimiz Buyurdu ki:”Kim, bir ihtiyara ikram ederse Allah da ona ikram edecek birini emrine verir.”
    Hz. Allah cümlemizi, yaşlılarına ve büyüklerine hürmette kusur etmeyip, onların müstecap dualarını alabilen kullarından eylesin
Başlık: Kur’ân ve ilim öğretme karşılığında ücret caiz mi?
Gönderen: efsanef - 13 Ağustos 2011, 05:55:51
Kur’ân ve ilim öğretme karşılığında ücret caiz mi?
“Ve benim âyetlerimi birkaç paraya değişmeyin “(satmayın.) âyet-i kerimesinden dolayı, âlimler, Kur’ân-ı Kerim ve ilim öğretmenin karşılığında ücret almanın caiz olup olmadığı konusunda ihtilâf ettiler (görüş ayrılığına düştüler).
Bu zamanda fetva, Kur’ân-ı Kerim’in öğretim, fıkıh ve diğer ilimlerin öğretimi için ücret alınıp verilmesinin caiz olduğuna dairdir. Bu cevaz, Kur’ân-ı Kerim, fıkıh ve diğer ilimlerin kayıp olmamaları içindir. Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri buyurdular:
“Sizin üzerinde ücret almaya en hak kazandığınız şey Allah’ın kitabıdır.
Âyet-i kerime, eğitim için tayin edilen kişilerin, ücretlerini almadıkça derse başlamayan ve öğretim yapmayanlar hak­kındadır. Öğretim yapan kişi, buna herhangi bir ücret tayin etmezse, ona sünnet (bu hadîs-i şerifin) deliliyle ücret alması caizdir. Yine ücretin tayin edilmesinin caiz olup olmaması konusunda “gassal“(cenaze yıkayanlar da) böyledir. Köy ve kasaba gibi, kendisinden başka gassal bulunmayan yerlerde cenazeyi yıkayan kişilere bu işlerinden dolayı belirli bir ücret tayin edilmez ve kişinin ücret istemesi caiz olmaz. Eğer, uygar yerlerde veya şehirlerde yaşıyorsa, kendisi bir ücret tayin etmemek şartıyla ücret alabilir. Bu kişi cenazeyi yıkamamakla günahkâr olmaz. Bazen kendisine ücret tayin edilir. Ancak onun kendisine ve ailesine infak edebileceği bir şeyi yoksa ona bir ücret tayin edilir. Onun üzerine bunu öğretmek vâcib değildir. Onun sanatını ve mesleğini kabul etmesi gerekir.
İmam (Halife), kendisi için bir ücret tayin etmesi gerekir. Yoksa Müslümanların ona bir ücret tayin etmeleri gerekir. Ebû Bekir Siddık (r.a.) Hazretleri, halife seçilip bu iş için tayin edildi. Amma yanında ailesini geçindirecek bir şeyi yoktu. Hazreti Ebû Bekir (r.a.), ticâret yapmak istedi. Bir elbise alıp pazara götürdü. Onu pazarda elbise satarken görenler, bunun sebebini sordular. O:
-”Ailemi nasıl geçindireyim?” dedi. Sahabeler, onu hilâfetin idaresine geri çevirdiler. Toplanıp o’na, ailesini geçindirebileceği bir ücret tayin ettiler. Yine imam, müezzin ve benzerlerinin bir ücret almaları caizdir. Mushaf-ı şerifi satmak, Kur’ân-ı Kerimi satmak demek değildir. Mushaf satanlar, kağıt yapraklarını ve onu yazan hattatların el emeklerini satıyorlar.
Âlimler, buyurdular: “Zamanın değişmesiyle zamanımızda bazı meselelerin cevablarıda değişti. Zamanla cevabı değişen bazı meseleler:
*İlim ve dinin sönmesi ve kayıp olmasının korkusundan, ücret alınabilir.
* Âlimlerin, sultanların kapılarına gitmesi,
* Âlimlerin   (ve  ilim  talebelerinin  cer  için)  köylere  gidip geçimini temin etmesi,
* Kur’an-ı kerim’in öğretimi için, imamet ve müezzinlik ücreti almanın caiz olması,
* Nikahlı (ve hür) eşinin izni olmadan azl yapmak (doğum kontrolü yapmak),
* Şarap içenlere selâm verilmesi ve benzeri konularda, caiz olduğuna fetva verilmiştir. Zîrâ bu konularda fetva verilmezse kendilerinden   daha   şiddetli (istenmeyen   hadiseler)   vuku’ bulacaktır. (Yani zararı faydasını geçecektir.)
Nisâbü’l-Ahsâb ve diğer kitablarda da böyledir.
Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercümesi cilt 1

Başlık: Ynt: Kur'an-ı Kerimi Okumanın Fazileti [11 Şubat 2008]
Gönderen: Mücteba - 04 Haziran 2016, 23:48:20
Mektubat-ı İmam-ı Masum C-2 M- 67;

Malum olsun ki,Kur'an-ı Mecid sayesinde görülen terakki diğer şeylerde çok azdır.Hususiyle uzun okuyarak kılınan namazda (terakki daha çoktur.)

Kur'an, Cenab-ı Kibriya'nın kendisinden hiç ayrılmayan hakiki sıfatıdır.Bu itibarla kamil surette Hakk'a yaklaşmaya sebebtir.

''Kur'an ehli,ehlullahdır'' Hadis-i şerifindeki Ehlullah'dan murad fena ve beka derecelerine mahzar olanlar olsa gerekir.
Başlık: “Kur’ân-ı Kerîm’i Öğreniniz, Onu Devamlı Okuyunuz”
Gönderen: Mücteba - 12 Haziran 2016, 02:12:08
"Euuzü billâahi mineşşeytaanir raciym Bismillâahi'r- rahmâani'r - rahıym"

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ قَرَأَ حَرْفًا مِنْ كِتَابِ اللهِ فَلَهُ بِهِ حَسَنَةٌ وَالْحَسَنَةُ بِعَشْرِ أَمْثَالِهَا لَا أَقُولُ الم حَرْفٌ وَلَكِنْ أَلِفٌ حَرْفٌ وَلَامٌ حَرْفٌ وَمِيمٌ حَرْفٌ
(ت)


“Kim Allâhü Teâlâ’nın kelâmı (Kur’ân)dan bir harf okursa ona her harfi ne bir hasene (ecir, mükâfat) vardır. Hasenede on misli (sevap) vardır.
Ama şunu bilin ki ben size ‘elif lâm mîm’ bir harftir, demiyorum. Ve lâkin elif bir harftir, lâm bir harftir, mîm bir harftir.”

(Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)


(http://www.fazilettakvimi.com/public/resimler/site/figur.png)

“Kur’ân-ı Kerîm’i Öğreniniz, Onu Devamlı Okuyunuz”

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:

• “Kur’ân-ı Kerîm’e inanıp amel ederek okuyan mü’min kıyâmet günü getirilir.
Kur’ân-ı Kerîm şöyle niyâz eder: “Yâ Rabbi, onu giydir.” Ona kerâmet tâcı giydirilir.
Sonra Kur’ân-ı Kerîm: “Yâ Rabbi, artır” der. Kerâmet elbisesi giydirilir.
Sonra Kur’ân-ı Kerîm: “Yâ Rabbi, ondan râzı ol” der, Allâhü Teâlâ ondan râzı olur.
O kişiye: “Oku ve terakkî et, yüksel” denir, okuduğu her bir âyete bir hasene (sevap) verilir.” (Sünen-i Tirmizî)

• “Kim Kur’ân-ı Kerîm’i okur ve onunla amel ederse, kıyâmet gününde ana babasının başına bir tac giydirilir ki onun nûru, dünyâ evlerini aydınlatan güneş evinizin içinde bulunmuş olsa ondan daha parlak ve güzeldir.
-Ana babasına bu ikrâm yapılırsa- ya bu ameli işleyenin mükâfâtı nasıl olur, düşünün!” (Ebû Dâvûd)

• “Kim Kur’ân-ı Kerîm’i okur, ezberler, helâlini helâl, harâmını haram olarak kabûl ederse Allâhü Teâlâ onu cennetine koyar, onu âilesinden cehennemlik olduğuna hükmedilmiş on kişiye şefâatçi kılar.” (Sünen-i Tirmizî)

• “Kur’ân-ı Kerîm’i öğreniniz, onu devamlı okuyunuz, gece en son ameliniz Kur’ân-ı Kerîm’den -Âyetülkürsî, Kâfirûn Sûresi gibi- âyetler okumak olsun. Muhakkak Kur’ân-ı Kerim, onu öğrenen, gece namazlarında okuyan kimse için her yere güzel kokular saçan misk dolu kese gibidir. Onu öğrenip ezberlediği halde okumayan içinse ağzı ip ile bağlanmış misk kesesi gibidir.” Yani ondan güzel koku çıkmaz. (Sünen-i Tirmizî)

• Bir kimse “Yâ Resûlallâh! Hangi ameli Allâhü Teâlâ daha çok sever?” diye sormuştu. Peygamberimiz (s.a.v.) “Konup göçenin ameli!” buyurdu. “Konup göçen ne demektir?” diye sordu. Peygamberimiz (s.a.v.) “Kur’ân’ı başından sonuna kadar okuyan kimsedir ki, ne zaman sonuna kadar okusa, hemen baş tarafına geçip yeniden okumağa başlar.” buyurdu. (Sünen-i Tirmizî)

(http://i.imgur.com/E3mvp.png) (http://www.fazilettakvimi.com/tr/2016/6/11.html)