Sadakat İslami Forumları

SADAKAT MEDRESESİ => OSMANLICA DERSLERİ => Konuyu başlatan: KaVaKzAdE - 18 Temmuz 2008, 14:49:05

Başlık: Eski bir taş örneği
Gönderen: KaVaKzAdE - 18 Temmuz 2008, 14:49:05
(http://www.candede.net/wp-content/uploads/2008/03/urgup-muze-mudurlugu-13.JPG)
Başlık: Ynt: Eski bir taş örneği
Gönderen: ruy-ı zemin - 18 Temmuz 2008, 17:12:01


kardesim öncelikle tercüme edebildigim kadar yazacagim. yanlisim olursa bana kizmazsin insAllah.


Çeşme İslambol ağası Muhammet ağadan
Bahş olundu taşnegan aleme ma-ı Fırat
Hasbeten lillah bu mevzı da bunu kıldı bina
Gel Hüseyin ile Hasan aşkına iç ab-ı hayat.

Başlık: Ynt: Eski bir taş örneği
Gönderen: KaVaKzAdE - 18 Temmuz 2008, 18:05:22
O kelimeyi araştırdım ve şöyle bir sonuca vardım:
Buradaki kitabede "تشنكان" (teşnekân) sözcüğü "susuz, susamış" anlamındaki "تشنه" (teşne) ve "yurt, ocak" anlamındaki "كان" (kân) sözcüğünün birleşmesidir. Buradan "teşnekân alem" tamlamasının "susamış insanlar" anlamına geldiğini söyleyebiliriz.

Not: Yanlışım varsa düzeltin. :)
Başlık: Ynt: Eski bir taş örneği
Gönderen: ruy-ı zemin - 18 Temmuz 2008, 18:25:47
dogrudur.tasnekan olabilir
Başlık: Ynt: Eski bir taş örneği
Gönderen: muallim_abi - 17 Ağustos 2008, 13:03:45
O kelimeyi araştırdım ve şöyle bir sonuca vardım:
Buradaki kitabede "تشنكان" (teşnekân) sözcüğü "susuz, susamış" anlamındaki "تشنه" (teşne) ve "yurt, ocak" anlamındaki "كان" (kân) sözcüğünün birleşmesidir. Buradan "teşnekân alem" tamlamasının "susamış insanlar" anlamına geldiğini söyleyebiliriz.

Not: Yanlışım varsa düzeltin. :)


Ellerinize sağlık. Ufak bir eksiklik var, bunu da biz izah edelim inşaAllah:

Farsça "teşne", "susamış, susuz" anlamındadır. Farsça'da çoğul "ân" ve "" ekleri ile yapılır.

Pehlevî Farsça'da, canlılar için "ân", cansızlar için "" eki kullanılırdı. Bu zamanda böyle bir ayrım yoktur, her ikisi için de genellikle "" eki kullanılır.

Mesela "merd" (erkek), çoğulu "merdân"dır. Ancak bugün "merdhâ" da denebilir. Eskiden bu yapılsa, büyük hata olarak görülürdü ve kişi sopayı hakedebilirdi.

Farsça'da "ân" eki, sonu "he" ile biten bir kelimeye eklenirse, araya "g" harfi girer. Gramer kaidesidir.

Mesela "hâce" kelimesinin çoğulu "haceân" değil, "hâcegân"dır.

Burada da "teşne" kelimesi, susamış insanları anlattığı için, çoğul eki olarak "ân" kullanılmış, "he" harfi ile bittiği için de araya "g" harfi girmiştir.

Tabii, Osmanlı'nın "kâf-ı fârisi" (iki çizgili kef harfi) dediğimiz harfi kullanmadığını, bunun yerine "kef" harfini yazdığını unutmamalı. Bu sebeple, kelime "teşnekân" değil, "teşnegân"dır. "Susuzlar, susamışlar" demektir.

Burada "'âlem" kelimesi ile bir izâfet mevcuttur. "Teşnegân-ı 'âlem", yani "alemin susamışları, susuz insanları."

Başlangıçta da "Çeşme-i İslâmbol.." olduğunu hatırlatırım.

Selam ve dua ile..
Başlık: Ynt: Eski bir taş örneği
Gönderen: hhilmik - 10 Ocak 2011, 20:54:50
"teşnegân-ı 'âlem" ne güzel bir tabir.