Sadakat İslami Forumları

DİNİ KATEGORİLER => HAKİKAT EKSENİNDE => Konuyu başlatan: Miftahulkuluub - 12 Kasım 2005, 12:14:01

Başlık: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: Miftahulkuluub - 12 Kasım 2005, 12:14:01
Türkiyenin en çok rağbet edilen takvimi fazilet takviminin diğer takvimler ile vakit hususunda farklılıkların olması bazılarının zihinlerini meşgul ediyor.Asırlardan beri islam tarihinde tatbik edilen fıkhi hükme göre hareket eden fazilet takvimi eğer diğer takvimlere uymuyorsa  demek ki değişen diğer takvimler.Bu konuda takvimde ifade edilen bilgilerle sizi başbaşa bırakıyorum..


Takvimimizdeki namaz vakitlerinin hesabi imam-i Azam, ima-meyn (imam Ebu Yusuf ve imam Muhammed) ve Eimme-i selase (imam Şafii, imam Malik ve imam Ahmed b. Hanbel rahmetullahi aleyhim)'nin içtihatlarına ve Hey'et (Astronomi) ilmi esaslarına uyularak yapılmıştır. Yatsı vakti için güneşin 17 derece ufkun altına indiği, imsak vakti için de 19 derece ufka yaklaştığı anlar hesaba esas alınmıştır. Ayrıca, beldenin arz üzerindeki yayılma durumu ile irtifa farklılıkları da nazar-i dikkate alınarak lüzumlu temkinler vakitlere ilave edilmiş veya çıkartılmıştır.

Tatbik edilmiş bulunan bu temkinlere göre;
Öğle, ikindi ve yatsı namazı vakitlerine 10'ar dakika, aksam na-mazi vaktine 7 dakika ilave edilmiş; imsaktan 10 dakika, günesin doğusundan da 5 dakika çıkarılmıştır.

Namaz ve oruç vakitlerinin (bilhassa imsak ve yatsı vaktinin) giriş ve çıkış zamanlarım, bir beldenin arz üzerindeki yayılma durumu ve İrtifa' farklılıklar sebebiyle, gök kesin şekilde tespit etmek mümkün olmamaktadır. Bu sebeple, İslam âlimleri namaz vakitlerinin hakiki değerlerini koruyabilmek i?in bazi tedbirler almışlardır. Bu tedbirler, "hata sinin" denilen bir deger içinde mütalaa edilmektedir.

Namaz ve oruç vakitlerinin hakiki değerlerini koruyabilmek için, bu vakitlere, ayrı ayrı zamanlar ilave edilmiş veya çıkarılmıştır. İşte bu ilave edilen veya çıkarılan zaman miktarlarına temkin (ihtiyat, tedbir) denilmektedir.

Asırlardan beri İslam alemi takvimlerinde kullanılagelmekte olan ve zamanın alim ve fakihleri ile mu'minlerin emirleri tarafından tasvip edilmiş bulunan temkin vakitleri 1983 yılından itibaren Din isleri Yüksek Kurulu'nun 21.01.1982 gün ve 6 sayılı kararı ile Diyanet isleri Başkanlığı tarafından kaldırılmıştır.

Diyanet isleri Başkanlığı’nın bahis mevzuu tasarrufuna uymamız, her ne kadar kanuni bir mecburiyet değil idiyse de, her hangi bir ihtilafa sebep olmamak için, 1983 ve 1984 yıllarında çıkarmış bulunduğumuz takvimlerimizde buna, istemeye istemeye biz de uymuştuk.
Başlık: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: muallim_abi - 25 Haziran 2006, 12:39:22
Allahu teâlâ razı olsun. Temkin vaktinin zaruri olduğunu bilmemek, teknolojiden ve dinden habersiz olmaktır. Dünyanın şekli hesaplamalarda kolaylık olsun diye jeolog alimlerince GEOİD denen figür ile açıklanır. Dünyanın kendi şekli ile bu imkansız denecek kadar zordur çünki. Yuvarlak olmayan şeyde hesaplamanın bir noktada %100 doğru olması mümkün ise de, bir alanda imkansızdır. Güneşin doğuşu ve batışı bir nokta için doğru olarak hesaplanabilse de, bir alanda noktaların yükseklikleri değiştiği için hesaplama imaknsız olur. Zira hesapladığınız ve "bu doğrudur" dediğiniz zaman, bir veya birkaç nokta için doğru olsa da, alanın tümü ve geneli için doğru olmaz. Olamaz.

İşte bir alan nasıl irtifa değişikliği sunabilir ve teknoloji bunu geoid ile nasıl çözer:

(http://upload.wikimedia.org/wikipedia/de/a/a9/Geoid-Lot-%C3%84quipotential.png)
Başlık: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: Mstfx67 - 25 Haziran 2006, 19:21:10
Allah razi olsun
Başlık: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: müteallim - 26 Haziran 2006, 00:23:25
Alıntı yapılan: "muallim_abi"
Allahu teâlâ razı olsun. Temkin vaktinin zaruri olduğunu bilmemek, teknolojiden ve dinden habersiz olmaktır. Dünyanın şekli hesaplamalarda kolaylık olsun diye jeolog alimlerince GEOİD denen figür ile açıklanır. Dünyanın kendi şekli ile bu imkansız denecek kadar zordur çünki. Yuvarlak olmayan şeyde hesaplamanın bir noktada %100 doğru olması mümkün ise de, bir alanda imkansızdır. Güneşin doğuşu ve batışı bir nokta için doğru olarak hesaplanabilse de, bir alanda noktaların yükseklikleri değiştiği için hesaplama imaknsız olur. Zira hesapladığınız ve "bu doğrudur" dediğiniz zaman, bir veya birkaç nokta için doğru olsa da, alanın tümü ve geneli için doğru olmaz. Olamaz.

İşte bir alan nasıl irtifa değişikliği sunabilir ve teknoloji bunu geoid ile nasıl çözer:

(http://upload.wikimedia.org/wikipedia/de/a/a9/Geoid-Lot-%C3%84quipotential.png)


mevzu acilmisken bazi beldelerde günesin belirli seviyeye inememesi sebebi ile yatsi olmayan beldelerdeki incelikleri yazabilirseniz memnun oluruz.
Başlık: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: hayati - 27 Haziran 2006, 20:18:53
Güzel din kardeslerim, benim anlamadigim sudur: günesin tutulmasi söyle böyle her 2000 senede olusuyormus. Bizim buralarda saniyesini bile tüm avrupa icin tesbit edilmis ve bizleri bilgilendirdiler. Bizimkiler neden senelerdir calisip birtane takvim cikaramadiklarini anlamiyorum. Görüldügü gibi istenirse cikara bilirler. Burda her cemaat kendine göre takvim cikartiyor ve kendilerininki dogru oldugnu savunuyollar. Bizler hangisine inanacagimiza caciriyoruz. Saygilar
Başlık: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: muallim_abi - 27 Haziran 2006, 21:00:59
Alıntı yapılan: "hayati"
Güzel din kardeslerim, benim anlamadigim sudur: günesin tutulmasi söyle böyle her 2000 senede olusuyormus. Bizim buralarda saniyesini bile tüm avrupa icin tesbit edilmis ve bizleri bilgilendirdiler. Bizimkiler neden senelerdir calisip birtane takvim cikaramadiklarini anlamiyorum. Görüldügü gibi istenirse cikara bilirler. Burda her cemaat kendine göre takvim cikartiyor ve kendilerininki dogru oldugnu savunuyollar. Bizler hangisine inanacagimiza caciriyoruz. Saygilar


Bizimkiler derken kimi kasdediyorsunuz anlamadım? Ayrıca her belde için takvim, ehl-i sünnet'e uygun şekilde çıkarılmakta. Bunlardan Fazilet Takvimi ile Türkiye Gazetesi Takvimi ecdadın usulüne göre hazırlanmaktadır. Beldenizde hangisine ulaşma imkanınız olursa onu alınız. Diğer takvimler bu usule göre değildir ve temkin vakitleri yoktur. Diyanet bunu kaldırmıştır.
Başlık: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: muallim_abi - 29 Haziran 2006, 18:10:19
Alıntı yapılan: "Müderris_3"
mevzu acilmisken bazi beldelerde günesin belirli seviyeye inememesi sebebi ile yatsi olmayan beldelerdeki incelikleri yazabilirseniz memnun oluruz.


Halebî-i Sağir kitabının 151. sahifesinde ve bunun şerhi Babadağı kitabının 147-148. sahifesinde şöyle buyuruluyor:

Malum olmalıdır ki vakit, namazın edası için şart olduğu gibi, namazın vacip olması için dahi şarttır. O halde vakit olmadıkca namaz vacip olmaz. Nitekim Sadruddin Burhanu'l-Eimme zamanında varid olan fetvada "Biz vilayetimizde yatsının vaktini bulamıyoruz, bize yatsı namazını kılmak vacip olur mu?" diye sual olunduğunda, hazret cevabında "Size yatsı namazı kılmak gerekmez" yazıp, Zahiruddin Mergînânî dahi böyle fetva vermiş demiştir. Bu fetvâ, Bulgar vilayetinde Şemsu'l-Eimme-i Hulvânî'ye vârid olduğunda, yatsının kazası ile iktidâ etmeğe fetva vermiştir (yani vucubiyetini belirtmiştir).

Sonra bu fetvâ, Harezm'de Şeyhu'l-Kebîr Seyfü's-Sünnetü'l-Bakkalî'ye vârid olduğunda, o da vacip olmadığı yönünde fetva vermiştir. Bu fetva İmâm-ı Hulvâni'ye varınca, Harezm'e adam gönderip, mezkür şeyhe (Bakkalî'ye) cemaat içinde şu soruyu sordurmuştur:

"Beş vakit namazdan birini iskat eden kimse hakkında ne dersin, kafir olur mu?"

Mezkür şeyh (Bakkalî) güzel bir cevab verip:

"Elleri dirsekleriyle beraber veya ayakları aşık kemikleriyle beraber kesilen kimse hakkında ne dersin? Onun abdestinin farzları kaçtır?"

O kişi şöyle demiştir:

"Dördüncünün mahali fevt olduğu için, o kimse hakkında abdestin farzları üçtür."

Şeyh Bakkalî bunun üzerine:

"Beş vakit namaz da böyledir." buyurmuştur.

Böyle dediği İmam-ı Hulvânî'ye vardığında, istihsân edip ona muvafakat etmiştir.

Nakil burada bitmiştir.

Hanefi mezhebinde durum böyle olup, yatsı namazının vakti girmeyen beldelerde (mesela bu zamanda İsveç gibi ülkelerde) bu namazı kılmak farz olmaz. Bazı ulema, vakit giren en yakın bölgeye uymak gerekir deseler de, bu mezhebimizde müftabih kavil değildir. Büyük Haydar Efendi'nin Usul-i Fıkıh Dersleri isimli eserinde de, vakit girmeden kılınan namazın kabul olmayacağı yazılıdır. Usul bilgilerinde yer alan madde hakkında, fıkıh ile tartışma yapılmaz.

Bazı kara cahiller, Resulullah Efendimiz'in "DECCAL HADİSİ"ni ileri sürerek, yatsı namazının vakti girmeyen yerde vacip olmayacağını söyleyenlere "haşa" kafir diyorlar. Namazı inkar ediyorlar diyorlar. Halbuki bu ahmaklara en güzel cevabı, İbn-i Abidin Hazretleri, Reddu'l-Muhtar kitabında vermiş ve bu HADİSİN konumuzla alakasının olmadığını beyan etmiştir.

Hadis şöyledir:

Cenâb-ı Fahr-i Kâinat -sallAllahu aleyhi ve sellem-e sordular:

–“Ya ResulAllah! Bir günü bir sene kadar olan o günde bir günlük namaz bize kifayet eder mi?”

–“Hayır!” buyurdular. “Siz ona göre namaz vakitlerini tahmin ve takdir edersiniz...” (Müslim)


Not: İddiacı cahillerin sitesinden alınmıştır.

Hadis, sadece bir veya iki namazın girmediği vilayetlerle değil, hiçbir vaktin girmediği beldelerle kıyas kabul eder. Bu hadisi zaten fıkh uleması, kuzey kutbu gibi vakitlerin hiçbirinin girmediği, yarım sene gündüz yarım sene gece olduğu beldelere kıyas ederek kullanmışlardır. Bu beldelerde yaşayan müslümanlar, vakitler giren son beldelere uyarlar veya kendilerince vakitler tayin ederler. Sırf yatsı ve sabah namazının girmediği beldeler için ise bizim beyan ettiğimiz fetva geçerlidir.

Cahiller fıkh kitaplarını bilmedikleri, okumadıkları veya anlamadıkları için böyle çuvallıyorlar. Halbuki ulemamız ibadette her meseleyi çözmüşler. Açıp bakmak ve okumak yeterlidir. Hadis kitaplarından din öğrenilmez. Hadislerin manaları ve ne ifade ettikleri fıkh kitaplarında yazılıdır. Mezhebin kavline uymayan sapıklara "mezhepsiz" denir. Kendini müctehid sanarak "İctihad ile ictihad nakz olunmaz" kaidesinden bihaber cahillerin hadis delil göstererek konuşması caiz değildir. Hele hele bu hadisleri kaynak gösterip, ulemaya "küfr" isnad etmek yapılabilecek kabahatlerin en büyüğüdür. Allahu teala sapık ve sahte ulemanın şerrinden muhafaza buyursun. Ehl-i sünnet ve'l-cemaat yolundan ayırmasın.

Selam ve dua ile..
Başlık: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: Slience - 29 Haziran 2006, 19:01:31
Allah razı olsu bu konuyu öğrenmem gerçekten iyi oldu. çünkü soranlara bilmiyorum diyodum ve siz en iyisi diyanetin takvimine bakın diyodum. Bu sayede fazilet takvimindeki namaz neden diyanetin namaz saatlerinden farklı olduğunu anladım.ayrıca bir sorana da açıklamasını yapabilcem bu sayede
Başlık: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: Fatihan - 13 Eylül 2007, 16:45:55
İmsakiyeler de aynı şekilde hazırlanıyor.Dikkat edilmesi gereken bir husus, böylelikle güncellemiş olalım...
Başlık: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: müteallim - 13 Eylül 2007, 20:53:23
uzun lafin kisasi bendeniz 1980 den beri malün memleketdeyim.takvimler 1982 de degistirildi o zamana kadar hepsi ayni idi arsive bakabilirsiniz.tek degismeyen fazilet kaldi yani dininden taviz vermeyen dinde reforma gitmeyen tek takvim.
gerisini siz anlayiniz.
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: ankebut-57 - 11 Ekim 2007, 06:46:18
Ramazanda takvim ve imsâkiyeler neden farklıdır? (http://www.sadakat.net/forum/index.php?topic=12796.new#new)
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: mütevazi - 12 Ekim 2007, 00:22:27
Ramazanda takvim ve imsâkiyeler neden farklıdır? (http://www.sadakat.net/forum/index.php?topic=12796.new#new)

bunu sormak bile zaittir.yukarida izahi yapilmistir
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: ankebut-57 - 12 Ekim 2007, 00:29:10
Ramazanda takvim ve imsâkiyeler neden farklıdır? (http://www.sadakat.net/forum/index.php?topic=12796.new#new)

bunu sormak bile zaittir.yukarida izahi yapilmistir

Değerli kardeşim,

Yazmış olduğum soru değildir. Bizzat konunun derin açıklamasına götüren bir linktir. Üzerine tıklarsanız anlaşılır sanırım. :)

Selam ve sevgiler...

Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: rését - 20 Ekim 2007, 21:48:37
 
  diyanete uyanlar nolcak onların tuttugu oruc yada sabah namazları kabul olmıcak mı yani :dgnk   
  ulkemız cogunlugunun dıyanete uydugunu dusunursek ki ole ozaman onların yaptıgı ıbadetler sakatamı gırmıs oluyor???
  şu ana kadar dıyanete uyduk(siz hariç sanırım  :) ) bundan sonrada devam... bır ayrım yapmanını manası yok cunku inanıyorumkı onemlı olan nıyettır bız ıbadetlerımızı yapıyoruz bırkac dakkanın mühim oldugunu düşünmüyorum.Allah içimizi biliyor  kalbımız temız :mhcp
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: tibet - 20 Ekim 2007, 22:27:46
 
  diyanete uyanlar nolcak onların tuttugu oruc yada sabah namazları kabul olmıcak mı yani :dgnk   
  ulkemız cogunlugunun dıyanete uydugunu dusunursek ki ole ozaman onların yaptıgı ıbadetler sakatamı gırmıs oluyor???
  şu ana kadar dıyanete uyduk(siz hariç sanırım  :) ) bundan sonrada devam... bır ayrım yapmanını manası yok cunku inanıyorumkı onemlı olan nıyettır bız ıbadetlerımızı yapıyoruz bırkac dakkanın mühim oldugunu düşünmüyorum.Allah içimizi biliyor  kalbımız temız :mhcp
:icomsupr: :icomsupr: :icomsupr:

Alıntı
Takvimimizdeki namaz vakitlerinin hesabi imam-i Azam, ima-meyn (imam Ebu Yusuf ve imam Muhammed) ve Eimme-i selase (imam Şafii, imam Malik ve imam Ahmed b. Hanbel rahmetullahi aleyhim)'nin içtihatlarına ve Hey'et (Astronomi) ilmi esaslarına uyularak yapılmıştır.



Alıntı
Temkin vaktinin zaruri olduğunu bilmemek, teknolojiden ve dinden habersiz olmaktır.


Alıntı
Malum olmalıdır ki vakit, namazın edası için şart olduğu gibi, namazın vacip olması için dahi şarttır. O halde vakit olmadıkca namaz vacip olmaz.


Birkaç dakika önce olmuş sonra olmuş ne fark eder?

Sonra olması fark etmez de önce olması çok şey fark eder. Çünkü namazları vaktinde kılmak şarttır. Birkaç dakika önce kılınsa namaz sahih olmaz. Oruç da böyledir. Güneş batmadan önce yiyip içilince, oruç sahih olmaz.

Yeni takvimlerde, imsak vakti 10-15 dakika geciktirilmektedir. Böyle olunca, oruç tehlikeye sokulmaktadır. Eğer imsak vaktinden sonra yiyip içilmeye devam edilirse, oruç tutulmamış olur. Bunun için imsak vaktinde yiyip içmeyi kesmek şarttır.
Tedbirsizlik ve temkinsizlik sebebiyle namaz ve oruçları ifsat etmemek lazımdır.


anladığım kadarıyla yazılanlar yıne iyi okunmuyor   e44))

Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: ankebut-57 - 20 Ekim 2007, 23:05:52
anladığım kadarıyla yazılanlar yıne iyi okunmuyor   e44))


Malesef...  e52))
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: rését - 20 Ekim 2007, 23:12:40
madem ole nıye kımse gıdıp dıyanete sıkayette bulunmuyor bunca senedir ??? dıceksınız kı bız burda sızı uyarıyoruz hadı ben gordum ya mılyonlarca ınsan nolucak?
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: Biblioman - 20 Ekim 2007, 23:29:48
reşet kardeşim nerden biliyorsun diyanetin bu konuda uyarılmadığını? Onca insan diyorsun ama bu takvimlerden yüz binleri geçtik milyon tane basılıyor ve dağıtılıyor. Ayrıca sohbet ve vaazlarda da bu konu dile getiriliyor. Ha bunca uğraştan sonra hala duymayan varsa onlar için yapılacak birşey yok Rabbim kabul buyurur inşAllah. Duyup da aldırmayanların da elbette kendi takdiri Rabbisi ile kendisi arasında artık o.
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: tibet - 20 Ekim 2007, 23:36:00
Bunun mücadelesi 27 senedir yapılıyor.
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: Miftahulkuluub - 20 Ekim 2007, 23:37:33
Şu anda Türkiyede en çok satılan takvim fazilet takvimi. Ve bütün takvimlerinde bu hususa açıklık getiriyor. O yüzden çok mübhem bir husus olduğu  kanaatinde değilim.

Şimdi bütün insanların bilmemesi, bir hükmün değişmesini ya da çoğunluğa göre değişmesini icap ettirmez. O mantıkla bakacak olursak şu anda hristiyan olmamız icap etmez miydi?

Müslüman bir kişinin, farz olan bir ilmi öğrenmesi farzdır. Mesela namazın farzlarından birisi de vakittir. Bir müslüman vaktin hangi zamanda girdiğini bilmelidir. Dolayısı ile takip ettiği takvimi de buna göre seçmelidir.
Senelerdir ehli sünnetin kriterlerine uygun olan bir takvim çizgisini bozmuyor, sonra bazıları diyanet diye bir müesseyi kendilerine baz alıp ehli sünnet akidesini terk ediyorlar. Burada değişen kim?
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: Vuslat Yolcusu - 20 Ekim 2007, 23:57:36
ah bir anlaya bilsek.
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: rését - 21 Ekim 2007, 00:03:35
  ben daha burda öğrenıyorum...pekı sımdı ramazanda dıyanete gore tuttugumuz orucları kaza mı yapmamız lazım a1))  a21))
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: eginli - 21 Ekim 2007, 00:55:19
bizim bulundugum yerde, diyanetin takvimine göre ibadet edenlerden bir demiski,"bize senelerdir süleyman efendinin talebeleri diyanet takviminin yanlis oldugunu söylüyorlardi.. bilmiyorduk dersek Allah (c.c.) belki bizi affeder, amma onlar kesinlikle affetmezler"...gülermisin aglarmisin...
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: racül - 21 Ekim 2007, 01:18:07
Kardesim,

Isler artik iyi niyet aranmayacak kadar ayan beyan ortaya döküldü. Diyanet 1980'den beri yatsi namazini aksamdan bir bucuk saat sonra kildiriyordu. 2007 takvimlerinde bunun yanlis oldugunu yazdilar. Hic bir dini dayanagi olmadan 27 sene 15 ila 75 dakika arasinda yatsi namazlari erken kilinmistir. Bundan sonra vaktinde kilinacaktir yazdilar. Simdi duyuyoruz ki, bu sene cemaat baskisindan dolayi tekrar eski bir bucuk saat arali standart uygulamaya geri dönüyorlarmis..

Bunun neresi iyi niyetle bagdastirilabilir?
Neresi fikih ile bagdasir?
Neresi dine baglilik ve teslimiyetle kabili teliftir?

Diyanetin ciddiye alinabilirliginin derecesini ortaya koyuyor...

Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: Fatihan - 21 Ekim 2007, 14:22:38
Ya kardeşim zaten Diyanet'in  1982'den önceki takvimleri farklı değildi.1982'den sonra değiştirildi.Mutlaka uyaran çıkmıştır da ; birde sanki uyarsan bu uygulamadan vazgeçek mi bakalaım?

Şu açıklamayı mutlaka okumanızı tavsiye ederim:(Bu açıklama Fazilet Takviminden Alınmıştır.Neden Farklılık Var Çok Anlaşılır bir şekilde anlatmaktadır.Bir kısmını yukarıda arkadaşlar zikretmiş ama...)

Takvimimizdeki namaz vakitlerinin hesabı İmâm-ı Âzam, İmameyn (İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed) ve Eimme-i selâse (İmam Şâfiî, İmam Mâlik ve İmam Ahmed b. Hanbel rahmetullâhi aleyhim)’nin ictihatlarına ve Hey’et (Astronomî) ilmi esaslarına uyularak yapılmıştır. Yatsı vakti için güneşin 17 derece ufkun altına indiği, imsak vakti için de 19 derece ufka yaklaştığı anlar hesaba esas alınmıştır. Ayrıca, beldenin arz üzerindeki yayılma durumu ile irtifâ farklılıkları da nazar-ı dikkate alınarak lüzumlu temkinler vakitlere ilâve edilmiş veya çıkarılmıştır.

Tatbik edilmiş bulunan bu temkinlere göre;

Öğle, ikindi ve yatsı namazı vakitlerine 10’ar dakika, akşam namazı vaktine 7 dakika ilâve edilmiş; imsaktan 10 dakika, güneşin doğuşundan da 5 dakika çıkarılmıştır.

Namaz ve oruç vakitlerinin (bilhassa imsak ve yatsı vaktinin) giriş ve çıkış zamanlarını, bir beldenin arz üzerindeki yayılma durumu ve irtifa’ farklılıkları sebebiyle, çok kesin şekilde tesbit etmek mümkün olmamaktadır. Bu sebeple, İslâm âlimleri namaz vakitlerinin hakîki değerlerini koruyabilmek için bâzı tedbirler almışlardır. Bu tedbirler, “hata sınırı” denilen bir değer içinde mütâlaa edilmektedir. Namaz ve oruç vakitlerinin hakîki değerlerini koruyabilmek için, bu vakitlere, ayrı ayrı zamanlar ilâve edilmiş veya çıkarılmıştır. İşte bu ilâve edilen veya çıkarılan zaman miktarlarına temkin (ihtiyat, tedbir) denilmektedir.

Asırlardan beri İslâm âlemi takvimlerinde kullanılagelmekte olan ve zamanın âlim ve fakîhleri ile mü’minlerin emîrleri tarafından tasvîp edilmiş bulunan temkin vakitleri 1983 yılından îtibaren Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 21.01.1982 gün ve 6 sayılı kararı ile Diyânet İşleri Başkanlığı tarafından kaldırılmıştır. Diyânet İşleri Başkanlığı’nın bahis mevzuu tasarrufuna uymamız, her ne kadar kanûnî bir mecbûriyet değil idiyse de, her hangi bir ihtilâfa sebep olmamak için, 1983 ve 1984 yıllarında çıkarmış bulunduğumuz takvimlerimizde buna, istemeye istemeye biz de uymuştuk.

Ancak, bu tatbîkâtın büyük bir vebâli mûcip olacağını ilk anda görmüş ve bütün Müslümanlar’ın bilhassa Ramazan günlerinde çok dikkatli olmalarını ve takvimde gösterilen imsak vakitlerinden itibaren yeme-içme işlerinin derhal kesilmesi gerektiğini, vakitlerde artık en ufak dikkatsizliğin büyük vebâl olacağını; ayrıca günlük namazlarda, takvimlerde gösterilen vakitlerden hangisine kaç dakika ilâve edilip, hangisinden kaç dakika çıkarıldığı takdirde ihtiyatla amel edilmiş olacağını her ayın sonunda, büyük hassâsiyetle ve tekrar tekrar îzah ettik.

Yine bununla da iktifâ etmeyerek, her türlü mânevî vebâlden sakınmak ve ihtiyatla amel etmek istiyen Müslümanlar için, Diyânet İşleri Başkanlığı’nın kaldırdığı temkin vakitlerini, takvim yapraklarının ön yüzünün alt satırında gösterdik.

Fakat maalesef, bütün bu gayretlerimizin istediğimiz netîceyi hâsıl etmekten çok uzak olduğunu, okuyucularımızın gerek mektup ve gerekse şifâhî olarak bu iki (1983-1984) sene içinde bize yapmış oldukları mürâcaatlardan tesbît ettik.   

Zîra Müslümanlar’dan pek çoğu, asırlardan beri hâsıl olan bir alışkanlıkla, “nasıl olsa müsâadesi vardır!” diyerek imsaktan sonra beş-on dakika daha yemeye-içmeye devam ediyor. Oysa temkinsiz vakitlerin kullanıldığı takvimlerde gösterilen imsak vakitleri, böyle bir harekete aslâ müsâit değildir. Üstelik, beldenin arz üzerindeki yayılma durumu ve irtifa farklılıkları sebebiyle vakitleri çok kesin bir şekilde tesbit etmek de mümkün değildir. Bu bakımdan temkinsiz vakitlere tam riâyetin dahî, hatadan sâlim olduğunu söyleyemeyiz.

Bu durum karşısında, Diyânet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun mezkûr kararına uymaya devam etmeyi son derece tehlikeli ve o nisbette de mânevî bakımdan mes’ûliyetli bulduk. Bu mes’ûliyetten kurtulmak için, 1985’ten îtibâren 1982 ve daha evvelki yıllarda Türkiye’de yayınlanan -Diyânet takvimi de dâhil- bütün takvimlerde gösterilen ve asırlardan beri kullanılagelmekte olan temkinli vakitler kullanılmıştır.

Böylece, takvimimizde yer alan namaz vakitleri ve orucun başlangıcı olan imsak vakitleri ile aynen amel etmekle temkinsiz vakitlerin sebep olduğu dînî bütün mahzûrlar ortadan kaldırılmış olmaktadır.

Büyük Haydar Efendi’nin Usûl-i Fıkıh Dersleri kitabında, “vaktinden evvel kılınan namaz sahih olmayıp, musallî vaktin hulûlünden evvel namaz kılarsa, o namaz edâ edilmiş olmaz” buyrulmuştur. Kezâ Ahmed Bîcan Hazretleri’nin Envâru’l-Âşıkîn isimli eserinde de, “Vaktinden evvel kılınan namaz, gönül nûrunu söndürür; yerine zulmet girer” buyrulmaktadır. 

Vakti girmeden bir namazı kılmak Allâh’ın emrine aykırı olduğundan, insanın rûhunu ifsad eder. Ve bu bâtıl görüşte ısrar edenlerin helâk olmalarına sebep olur.

Nisâ Sûresi’nin 103. âyet-i kerimesinde şöyle buyuruluyor:

“Şüphesiz namaz, mü’minlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır.”

Bu vakitler Câbir bin Abdullah, İbn-i Abbâs ve Ebû Hüreyre (r.anhüm)’den rivâyete göre Nebiyy-i Ekrem (s.a.v.) Efedimiz tarafından şu şekilde ve açıkça beyan buyrulmuştur:

“Cibrîl (a.s.) iki defa (yani iki gün) Beyt-i Muazzam’ın yanında bana imam oldu.

İlk def’asında vakt-i zevâlde güneşin verdiği gölge bir na’leyn tasması kadar uzadığında bana öğle, her şeyin gölgesi birer misli uzadığında ikindi, oruçlu orucunu açtığı vakitte akşam, şafak kaybolduğunda yatsı, oruçluya yemek-içmek haram olduğu vakitte sabah namazını kıldırdı. Ertesi gün öğle namazını her şeyin gölgesi bir misli, ikindi namazını iki misli olduğu, akşam namazını oruçlu iftar ettiği zamanda, yatsı namazını gecenin sülüsüne doğru, sabah namazını da ortalık iyice aydınlandığı vakitte kıldırdı. Sonra da bana döndü ve:

‘Yâ Muhammed, bu, senden evvelki enbiyânın vaktidir. Vakt-i salât işte bu ikişer vakitler arasındadır’ dedi.” 

Ehl-i Sünnet âlimlerinin ve râsıdlarının (Allah onlardan râzı olsun) asırlar boyu bitmek tükenmek bilmeyen gayretleri, çalışmaları, araştırmaları neticesinde astronomi esaslarına uygun olarak tesbit ettikleri namaz vakitlerine ait güneş’in vaziyet dereceleri ise, aşağıda namaz vakitleri bahsinde beyan edilecektir.

Bu vakitlerin dışında indî olarak vakit îcad etmek, uydurmak, çok büyük mes’ûliyeti mûciptir. Allah Teâlâ cümle mü’minleri bu gibi yanlış hesaplanmış vakitlerle amel ederek, ibâdetlerini heba etmekten korusun. Cenâb-ı Allâh’ın tâyin buyurduğu, Sevgili Peygamberimiz’in bizzat fi’len bizlere bildirdiği zamanlarda namazlarını kılan mü’min kardeşlerimizden Allah râzı olsun.

 


Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: kutlu - 21 Ekim 2007, 16:07:03
Hem ilmi olarak hem de bilimsel olarak ne güzel ifade buyurmuş arkadaşlar...

Neyi kabullenemiyoruz ki?

Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: Fatihan - 22 Ekim 2007, 09:08:01
Yani....
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: N.S - 17 Şubat 2009, 19:02:48
Dünyalık işlere dalacağım diye akşam namazımın bitimine 12 dakika kala namaza durdum ki ezan okundu.Fakat benim takip ettiğim takvim faziletin olduğu için devam ettim.

Allah razı olsun açıklama beni feraha kavuşturdu.
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: ihvan - 18 Şubat 2009, 11:40:22
vakit her zaman önemlidir elbette.hele oruçta çok çok önemli.sahurlarda bir çok oruç heder oloyor
Başlık: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: Tuğra - 17 Ağustos 2009, 23:38:18
Vakit güncelleme vaktidir...  s4))
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: Mezher - 26 Ağustos 2009, 14:51:02
Herkes kendi ibadetinden mesuldür. Söylenecek herşey yazılmış.Bu sayfaları görüp de aynı hal üzere devam eden müslüman, tedbirsizdir.
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: Mahi - 27 Ağustos 2009, 16:40:56
Tilke hududullah Ayeti ile amil olan tek takvim.
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: Lika - 20 Temmuz 2010, 19:09:12
Tilke hududullah Ayeti ile amil olan tek takvim.
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: sultan22 - 20 Temmuz 2010, 19:54:52
Bende birşey sormak istiyorum Ramazanı şerif başlangıcı bazen diyer ülkelerle Türkiye arasında bir gün önce veya sonra başlıyor bunu nasıl tespit edeceğiz.
Başlık: Fazilet Takvimi Her Kesime Hitap Ediyor mu?
Gönderen: Hâsıl-ı Kelam - 03 Ocak 2011, 18:05:25
Namaz vakitleri hususunda elbetteki temkin vaktine riayet eden Fazilet takviminden şaşmıyoruz ancak bana göre Fazilet takvimi sadece bu yönüyle değil, Türkiye'de 38 yıldır basılmakta ve dağıtılmakta olan arka sayfasıyla da oldukça zengin bir takvim.Tabiri caizse ayaklı kütüphane, her an gözümüzün önünde bir ilmihal, bir vaiz gibi duruyor.Kısacası arka sayfaları oldukça zengin bilgilere sahip.
Bugün uzaktan şahit olduğum bir olay Fazilet Takviminin bir rehber niteliğinde olmasına güzel bir numune olacak cinsten.Tahmin ettiğim kadarıyla yılda sadece bayram namazlarını kılan bir vatandaş başka birinden Fazilet takviminden istedi.İstediği kişi de güldü tabi, namazla filan işin yok takvimi ne yapacaksın gibisinden.O da; "Olur mu ben onu bayram namazlarından önce kullanıyorum, bayram namazının nasıl kılınacağını güzel izah ediyor ondan istiyorum" dedi.
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: C_elebi - 01 Ağustos 2011, 03:21:34
Bu kadar aciklama yapilmis tabi ama diyanette kendi sayfasinda saten vakitleti temkin ettiklerini yazmis gunya burlarda vakit girmiyomus gibi hesaplayip kendileri takdiri vakit yapiyorlarmis bunun aciklamasini yaninladi diyanet.
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: omur - 01 Ağustos 2011, 04:02:05
Artik Fazilet takvimimizi telefonumuza da indirebiliyoruz!
Günün sözunu ve arka sayfalari istediginiz gunun hemen okuyabiliyorsunuz!
Emegi gecenlerden Allah razi olsun.
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: Mücteba - 01 Ağustos 2011, 10:21:37
www.fazilettakvimi.com
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: yusufs - 24 Temmuz 2012, 18:01:35
Biz Diyanetin takvimini eleştirirken temkin yok diye Ali Rıza Demircan Diyanete sallıyordu dün tv de...
İmsakı 1 saat erken yaptırıyormuş Diyanet.
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: yusufs - 24 Temmuz 2012, 18:03:38

İmsak vakti gerçekten yanlış mı?


Her sene geleneksel olarak yapılan tartışmalardan biri daha son Ramazan'da da devreye girdi. Peki imsak vakti gerçekten yanlış mı? İşte ortaya atılan son iddia



   

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan Ayı'nda oruç süresiyle ilgili tartışmalar başladı. Ünlü ilahiyatçı Ali Rıza Demircan, Diyanet'in hiçbir dayanağı olmadığı halde imsak vaktini bir saat önce başlattığını öne sürdü.

İMSAK VAKTİ YANLIŞ

Habertürk TV ekranlarında yayınlanan Enine Boyuna Programı'nda konuşan ünlü ilahiyat profesörü Ali Rıza Demircan, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın imsak saatini bir saat önce açıkladığını iddia ederek "Diyanet büyük vebal altındadırlar. Bugün milyonlarca insan sabah namazını vakit girmeden 45 dakika önce kılıyor. Diyanet buna çözüm üretemiyorsa neye çözüm üretecek" şeklinde konuştu.



Abdulaziz Bayındır'ın yanındaydı geçen sene bu zat(!)


alıntı
Başlık: Tilke hududullah Ayeti ile amil olan tek takvim...
Gönderen: Mücteba - 19 Haziran 2016, 02:26:20
Tilke hududullah Ayeti ile amil olan tek takvim.

Hizmeti geçenlerden Allah Razı olsun...
Başlık: Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
Gönderen: ihvan - 30 Aralık 2019, 12:19:49
yeni miladi 2020 tarihinde mutlak fazilet takvimini takip edelim..temkin vaktine göre  namaz saatleri. fazilet takviminde. yatsı namazı 10 dakika erken okunuyor...ramazanı şerifte sahur vakti çok önemli.