Sadakat İslami Forumları

DİNİ KATEGORİLER => HAKİKAT EKSENİNDE => Konuyu başlatan: Miftahulkuluub - 22 Ocak 2006, 21:17:55

Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı yavaşlatıyor mu?
Gönderen: Miftahulkuluub - 22 Ocak 2006, 21:17:55
Son zamanlar da; tasavvuf ve tarikat müessesesinin, inkar edilmese bile ondan daha önemli yapılması icap eden irşad hizmetleri dolayısıyla ikinci plana atılması gerekliliği görüşü hakim bazı çevrelerce. Edebi bir ifade ile” zaman tarikat zamanı değil, imanı kurtarma zamanıdır;zira tarikatsız cennete giden çoktur ama imansız cennete giden yoktur.” görüşü.
Bu hususta ikiye ayrıldığını görmekteyiz dindar kesmin. Her kesim kendi mantığınca ve kendince haklı delil ve kaynaklarla görüşlerinin muteber olduğunu ifade etmeye çalışıyor.her iki kesiminde itibar ettiği kaynaklarla mevzuya yaklaşılmadığı için başka bir ifade ile herkes kendi büyüklerinin sözlerinden yola çıktığı için karşı tarafı ikna etmek imkansız hale kadar geliyor.

Bu yazımızda şu ya da bu görüşü ısbat etmekten daha ziyade tarikatin tanımı ve herkesçe muteber olan ehli sünnet alimlerinin görüşlerini ifade ederek konuya açıklık getirmek isteriz.
Özellikle medyanın gayretleri sonucu  insana ürkütücü, gericilik simgesi, höykürmek, şiş bağlamak gibi önyargılarla kendisini algılatsa  tarikat kavramı, 14 y.y. dan beri devam edegelen ve kıyamete kadar da devam edecek olan bir dini hassasiyet mekanizması. Öncelikle tasavvuf nedir?

Tüm İslam alemince de kabul edildiği gibi nefis ve ruh insanın iç dünyasında bulunan iki zıt varlık. Ve bu iki varlık insanın tüm yaşamını olumlu-suz yönde etkilediği için tüm seyyiat ve hasenatın menbağı olduğu için ve imanlı-sız gitmek kendilerine bağlı olduğu için bir müslüman için ilk ve en önemli iş nefsinin kötülüklerinden kendisini korumaktır.İşte tasavvuf  kalbin ve nefsin iyi ve kötü hallerini bilip ,kötü hallerden temizlenmeyi ve iyi hallerle bezenip Allah-ü Teala’ya yakın olmayı  öğretir.Günlük yaşamdan örnek vermek gerekirse PKK’ yı yok etmek güzeldir ve olması gerekir.Ama bundan daha akıllıca olanı teker teker ve her görüldüğü yerde teröristleri öldürmek yerine PKK’nın menbağını, onun merkezini temizleyerek durmadan türemesini ve çoğalmasını engellemek ve meseleyi kökten halletmektir.

Hz Allah bana günah lekeleri ile bunun tezahürü olarakta imansız gelmeyin diyor.Dolayısıyla müminin yapması gereken kendisini devamlı olarak günahlardan korumasıdır.Tasavvuf ise insana diyor ki;
 -Ey imansız gitme tehlikesi ile karşı karşıya kalan insan! Senin hergün karşına binlerce kötülük geliyor ve onları yapma tehlikesi ile karşı karşıya kalıyorsun belki de çoğunu yaparak kalbini günah lekeleri ile kirletiyor ve imansız gitmeye zemin hazırlıyorsun, sen bu kötülüklerden kurtulacağım diye kendi kendini yıpratacağına kendi kendini riske edeceğine boynundan büyük işlerle uğraşacağına tüm bu kötülüklerin merkezi olan ve tüm bu kötülükler kendisinden çıkan nefsi temizle, terbiye et, kötülük türetemez hale getir, çürüt ki bir daha karşına kötülükler çıkmasın ve teker teker uğraşmak zorunda kalmayasın ve de imanını garanti altına alasın.Nasıl ki PKK’nın merkezini bir anda yok etmek zor ise nefsi de Müslüman yaparak mutmeinne makamına çıkarmak ondan daha zordur.Tasavvuf herkesin anlayacağı özet bir ifade ile bu şekilde tanımlanabilir.

Dolayısı ile gerçek manada tasavvuf ehli olan bir zatın hali Allah’a yakınlığı ve ahiretteki durumu tasavvuf erbabı olmayan bir insandan daha garantidir.Hiç bir akıllı mümin böyle garanti bir çözüm var iken kendisini riske atmak ve nefsin her gün karşısına çıkardığı yüzlerce günahla amatörce mücadele etmek ve dolayısı ile imanını tehlikeye atmak istemez.İslam tarihine bakıldığı zaman akıllı müminler olarak karşımıza çıkan ulema-i Kiram, aynı zamanda tarikat erbabı ve nefislerini tezkiye ile uğraşmış müstesna zatlardır.Zaten bu mücadeleleri kendilerini unutulmaz gönül sultanı ve Allah dostu yapmıştır.Tarihe bakıldığında hiçbir Allah dostu tasavvuf ile hemhal olmadan Allah’a yaklaşamamış ve evliya vasfıyla mevsuf olamamıştır.Hiç bir kimsenin evliya olduğundan şüphesinin olamayacağı,Hz. Ebubekr r.a. İmam-ı Rabbani,Şah-ı Nakşibendi,İmam-ı Azam,Ahmet Yesevi,Veysel Karani,İmam-ı Gazali,Akşemsettin,Aladdini Atar hazeratı gibi bütün Allah dostları bu merhaleden geçmişlerdir..Osmanlı tarihine bakıldığı zaman mürşidi olmayan padişah sayısı iki, üçü geçmediğini görürüz.
Tasavvufsuz bir yaşamın ne kadar çok dikkat edilse bile çok riskli olduğunu Tarikate son 2 senesinde girerek Cafer-i Sadık hazretlerine mürid olan Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam hazretleri”Eğer son iki senem olmasaydı helak olmuştum”diyerek son iki senesi için hamdü sena ederken Yıllarca kendisini dini kitap yazmaya adayan ve şu anda dünyanın her tarafında herkesin kütüphanelerini süsleyen İhya-i Ulumuddin,Kalplerin Keşfi gibi muhteşem eserlerin sahibi İmamı Gazali hazretleri de yine son senelerinde tasavvufa girmiş ve “Anladım ki, hakiki kurtuluş Rasulullah'ın ruh cereyanına bağlanmaktan ibaretmiş. Gerisi (talebe, alim yetiştirmek (binlerce) ve kitaplar yazmak) yalan, vehim ve hayalden ibaret.” buyurarak en güzel ve veciz şekilde ifade etmişlerdir.

Cihan cihan olalı böyle bir asrın gelmediğini ve önceki asırlardaki kötülük ve zulmün asrımıza nisbetle çok cüz’i olduğunu göz önünde bulundurursak eğer o zamanlarda imansız gitme tehlikesine karşı tasavvufa temessük lazım ise şimdiki asrımızda evleviyyetle elzemdir.Akla hayale gelmeyen nemütenahi derecede seyyiatın cirit attığı bir asırda imanını kurtarmak isteyen akıllı bir münin tasavvufa yapışmaktan daha karlı ne yapabilir?Zaman tarikat zamanı değildir demek aslında  aynı zamanda zaman nefisle savaşmak,onu kökten kurutmak zamanı değildir, zaman Allah’ın nurunu kalbe akıtmak zamanı değildir, zaman Hazret-i Allaha yaklaştıran yollarla uğraşma zamanı değildir, zaman imanlı gitmenin en garanti yolu olan tasavvufla uğraşma zamanı değildir demektir.
Bu görüşe göre acaba tasavvufla ilgilenen bir kişinin ilk amacı imanlı gitmekten farlı bir şey mi de tasavvufla uğraşılmayacak? Tasavvuf acaba iman kurtarmayı geciktirici bir unsur mu ki tasavvuf ikinci plana atılacak? Tasavvuf erbabı bir kişi 24 saatin yarısını zikirle mi geçiriyor da iman kurtarmaya fırsat bulamayacak? İslamiyeti en güzel şekilde yaşayan ulema hazeratı tasavvufsuz bir hayatın hayal ve vehimden ibaret olduğunu söylerken tarikatsiz cennete gidenlerin çok olduğunu acaba kim görmüş ve haber veriyor?

Tarikat, bir insanı İslam ve imana çağırırken ona; hemen zikir yap, erbain çıkar, aç kal gibi şeriat kemale erdikten sonraki icap eden halleri mi telkin ediyor; ya da tarikat erbabı bir kişi sadece kendi  nefsini terbiye ile meşgul olarak vakit geçirdiği ve dolayısıyla diğer  insanların imanını kurtarmadığı için mi zaman tarikat zamanı olmuyor?Bu tür düşünceler tasavvufun mahiyetini bilmemekten ileri gelmektedir.Halbuki tasavvuf erbabı bir kimse de diğer kimseler gibi insanları hidayete çağırmak zorundadır.Çünkü tarikat şeriat kemale erdikten sonra hasıl olur.Kur’an-ı Kerimde ve diğer müteaddid nasslarda da mezkur olduğu gibi evinde oturup kendi nefsiyle uğraşanlarla  İslam için varını yoğunu ortaya koyarak(insanların imanını kurtarma vb.) İslama hizmet edenlerin bir olmayacağını en iyi şekilde bilen ve bilmesi icap eden tasavvuf ehlidir.Eğer bilmiyorsa zaten şeriat tahakkuk etmeden tarikata geçmiştir ve bir Allah dostunun da buyurduğu gibi”Olmazsa şeriat, şeytan işidir tarikat” sözündeki gibi kendi kendini kandırmaktadır.Binaen aleyh bir ehl-i tarik en güzel şekilde kendisi İslamiyeti yaşamaya çalışırken diğer insanlardan gafil olamaz ve irşad faaliyetleri için varını yoğunu ortaya koyar.Hem kendisi Allah’ın nurunu kalbine akıttığı için zahiri bir insanı imana getirmeye,islama ısındırmaya, aynı işi yapan ve ehl-i tarik olmayan bir insandan haliyle daha müteessir olur.Ve zannedildiği gibi farklı bir metodla (mesela direk zikri, seyri sülüku muhataba telkin etmekle) işe başlamaz öncelikle şeriatı anlatarak kemale erdirerek işe başlar ve sonra ikmal olmuşsa bu hususlarda ; tamam bu adamın imanı garantidir artık! gafına, cahilliğine düşmez ve yavaş yavaş tasavvufa yönlendirir muhatabı.Görüldüğü gibi evvelen tasavvuf telkin edilmez bir hidayet adayına; ama şeriat tamam olduktan sonra da Hz Allaha yaklaşmasına ve nefsini kökten kurutarak işi garantiye almasına da engel olunmaz.
Hulasa-i Kelam Hazreti Allah Kur’an-ı Kerimde “gad eflaha men tezekka ”muhakkak nefsini tezkiye edenler kurtuldu buyurmaktadır.Nefsin tezkiyesi ise sadece Tasavvuf ile olur.Suretteki imanın Allah indinde zerre kadar değeri yoktur.Asıl mücevher  hakiki imandır.İmam-ı Rabbani hazretlerininde buyurduğu gibi tasavvuf, sülûk konaklarını geçmek, hakîkî îmana kavuşmak içindir.(yoksa karın doyurduktan sonraki olmasa da olan meyve menzilesinde değildir.) Hakîkî îmana kavuşmak için, önce nefsin itmînân hâsıl etmesi lâzımdır. Nefis mutmeinne olmadıkca, kurtuluş olamaz.

Ne yani tarikat ehli değilsek cennete giremeyecek miyiz?

Yukarıdaki ayet mealinde de ifade edildiği gibi ancak nefsin tezkiye edenler kurtulacaktır buyrulmaktadır.Ben tarikatsiz nefsimi tezkiye ederim diyebiliyorsa bir insan buyursun nefsini tezkiye etsin.Ama unutmasın ki önünde aklına hayaline gelmeyen  çok çılgın engeller var.Bu engelleri aşacak metodları bulduysa söylesin ki artık tasavvufla uğraşılmasın ve Allah dostlarının tek çare olarak gördükleri bu yolla uğraşılmadan yeni  yöntemle imanlar daha pratik yoldan kurtarılıversin….

Miftahulkuluub
21.01.2006
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: Fatihan - 01 Şubat 2006, 13:24:46
Teşbihte Hata Olmasın Ama Tasavvufsuz Hayat Tuzsuz Çorbaya Benzer.
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: müteallim - 01 Şubat 2006, 23:52:25
Alıntı yapılan: fatihan
Teşbihte Hata Olmasın Ama Tasavvufsuz Hayat Tuzsuz Çorbaya Benzer..

Benzetme biraz hafif olmus.Tasavvufsuz hayat diyelim seriat diyelim gece karanliginda yürümeye benzer.kimin ne zaman nerede ayaginin takilip düsecegi belli olmaz.

Allahi bulabilmek icin Allahi bilen birisini bulmak lazim.
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: hy120 - 07 Şubat 2006, 18:43:25
tarikatsiz  cennete giren elbette olacaktır. tarikat güzel ama tarikatsız şeriat yasanmaz diye bir kaide yoktur. cenab-ı hak ihlas yolundan ayırmasın. amin
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: müteallim - 08 Şubat 2006, 00:56:59
Alıntı yapılan: "hy120"
tarikatsiz  cennete giren elbette olacaktır. tarikat güzel ama tarikatsız şeriat yasanmaz diye bir kaide yoktur. cenab-ı hak ihlas yolundan ayırmasın. amin



Tabiki tarikatsiz cennete girilir fakat ehli tarikdan cennete girecekler digerlerine nisbetle daha cok olacak.bu bir.

iki imami rabbani hazretlerine göre ehli tarik olanlar hakiki iman elde etmekde daha cabuk olur ce cenabu hakkin cemalinin cennetine giderler digerleri suri iman ehli oldugundan suri cennete giderler.
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: hy120 - 08 Şubat 2006, 09:00:38
Alıntı
imami rabbani hazretlerine göre ehli tarik olanlar hakiki iman elde etmekde daha cabuk olur ce cenabu hakkin cemalinin cennetine giderler digerleri suri iman ehli oldugundan suri cennete giderler.


imamı  rabbani hzleri müceddidi elfisanidir.  dediklerini şüphesiz kabul ederim. dikkat çektiğim noktaysa ehli tarikte  olsa  tefekkür olmadan tahkiki iman bu devirde zor olur.
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: hy120 - 08 Şubat 2006, 19:11:20
Alıntı
Burada bir yanilgi var diye düsünüyorum.Ehli tarikde olsa bu devirde tahkiki iman zordur sözü biraz düsük geldi bana. hakiki mürsidi bulmus ehli tarik olan kisinin tahkiki imanda olmasi o mürsidi vasitasi ile kolaydir


bakın bu konuda kimseyi özellikle Allah rızası için çalışanları üzmek istemem.şimdi müceddid-i elfi sani'nin zamanıyla simdiki zaman arasında farklar var. ozaman ki saldırı amele yönelikti şimdi ise itikad'a yönelik. sonra konunun baslığını da hatalı buluyorum. rabbim ne diyor 1 adım yaklaşın yeter.. önemlki olan sadece 1 adım atmak değil elimizden geldiğince güzel adımı atmaktır.

tahkiki iman malum neye ne için inandığını bilmektir. bu da bu asırda en güzel tefekkürle olur.
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: müteallim - 08 Şubat 2006, 21:39:43
Alıntı yapılan: "hy120"


bakın bu konuda kimseyi özellikle Allah rızası için çalışanları üzmek istemem.şimdi müceddid-i elfi sani'nin zamanıyla simdiki zaman arasında farklar var. ozaman ki saldırı amele yönelikti şimdi ise itikad'a yönelik. sonra konunun baslığını da hatalı buluyorum. rabbim ne diyor 1 adım yaklaşın yeter.. önemlki olan sadece 1 adım atmak değil elimizden geldiğince güzel adımı atmaktır.

 tahkiki iman malum neye ne için inandığını bilmektir. bu da bu asırda en güzel tefekkürle olur.

 Imami Rabbani hazretlerinin zamani ile bu zam,an arasinda elbette fark var.O zaman nisbeten geride kaldigi icin bu zamana göre küfür biraz daha ehveb idi simdi küfür biraz daha siddetli.Amma su bir gercekki küfür ne kadar siddetli olursa o küfrün karsisina cikan Allah dostuda o kadar kuvvetlidirki o küfür ile bas edebilsin.

O zamanki saldiri amele idi itikada degil sözünüze katilmiyorum:Zira imami Rabbani hazretlerinin mektubati serifinin ekserisini okumus bir kardesiniz olarak o mübarek hem bid´atlarla hemde bozuk itikatlarla mücadele ettini biliyoruz.Yani saldiri itikada olmusdur.

Zor bir sey degildir tercemesi vardir biraz okundugu zaman amelemi ? yoksa itikadami oldugunu anlamamiz zor olmayacaktir kanaatindeyim.


Buradaki tefekkürden maksadiniz nedir bilemiyorum.Amma bildigimiz bir sey varsa tasavvufda tefekkür Rabitadir, zikirdir,Bir mürsidi kamile bend olmaktir.
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: hy120 - 12 Şubat 2006, 19:34:11
-malum. tefekkür herseyde cenab-ı hakk'ı görmektir. yani  elmaya  da baksan  armuta baksan ceneab-ı hakk' görme sanatıdır. dahada soyutlayacak olursak  cenab-ı hakkın sikke-i mührünü tanıma sanatıdır.

sonuç olarak diyebilirim ki: tarikat  elbette ki haktır. şeksiz  kabul ediyorum, ve edilmelide. fakat tarikatsız hayat tatsız tuzsuzdur cümlesini kabul etmem ve  seriat demek tarikat demektir.

2. cisi cennete girenlerin çogu tarikatçıdır  gibi bir görüşü kabul etmiyorum.

3. zamanın en büyük özelliği süphelerin itikada  yönelmesidir.zikir çekmek kalbi temizler ama sadece kalbi temizlemek yetmez.  tabi ki tarikatı muhammedi çok önemli ve yapılmalı ama tek basına yetersizdir.

cenab-ı hak tüm ehli tarikten razı olsun. umarım bana hakkınızı helal edersiniz
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: müteallim - 13 Şubat 2006, 23:20:12
Alıntı yapılan: "hy120"
-malum. tefekkür herseyde cenab-ı hakk'ı görmektir. yani  elmaya  da baksan  armuta baksan ceneab-ı hakk' görme sanatıdır. dahada soyutlayacak olursak  cenab-ı hakkın sikke-i mührünü tanıma sanatıdır.


Bu sözler vahdeti-vücud da delalet eden sözlerdir.vahdeti cücud ehlüllaha göre caiz degildir.amma söyle diyebiliriz varliklar Allahin sifatinin gölgesidir.
.[/quote]

sonuç olarak diyebilirim ki: tarikat  elbette ki haktır. şeksiz  kabul ediyorum, ve edilmelide. fakat tarikatsız hayat tatsız tuzsuzdur cümlesini kabul etmem ve  seriat demek tarikat demektir. .[/quote]

Sen kabul etsende etmesende Evliya-ullah bunu böyle ifade etmislerdir.Islami en güzel yasayan onlardir.tabiiki tarikatida.Tarikatdan maksat Allahi bilen bir kisinin yaninda beraberce gitmekdir.yani bir mürsidi kamil ile Allaha yol alamaktir.Yol gösteren birisi olmadan gidilen yolda sapmalar cok olur.gece karanliginda yürümeye benzer.Bu ifadeler Allah dostlarina ait sözlerdir yanlis anlama kendimden bir sey yazmis degilim.tasavvuf kitaplarinda bunlari bulabilirsiniz biraz okuyalim.
.[/quote]
2. cisi cennete girenlerin çogu tarikatçıdır  gibi bir görüşü kabul etmiyorum..[/quote]

Bizimde böyle bir iddiamiz yok amma Allahin nuru ile yasayanlarin yani bir mürsidi kamile bend olanlarin cok büyük bir kisminin o velinin sefaati ile cennete girecegine kalpden inaniyoruz.
.[/quote]
3. zamanın en büyük özelliği süphelerin itikada  yönelmesidir.zikir çekmek kalbi temizler ama sadece kalbi temizlemek yetmez.  tabi ki tarikatı muhammedi çok önemli ve yapılmalı ama tek basına yetersizdir..[/quote]

Evet süpheler itikada yöneliyor.zikir cekmekden maksat sadece bir seyler okumak degildir.ibadetle beraber ifade edilen zatin gözetiminde kalbini tezyin etmek (önce tahliye.Hi ile sonra Tahliye Ha ile)Bu ise kisinin kurtulusu icin yeterlidir.
.[/quote]
cenab-ı hak tüm ehli tarikten razı olsun. umarım bana hakkınızı helal edersiniz[/quote]

Allah cümlemizden razi olsun elbetteki hak varsa helal edecegiz helallasmak mü´minin bir sifati olalidir.
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: müteallim - 13 Şubat 2006, 23:21:11
Alıntı yapılan: "ÖZ-67"
Alıntı yapılan: "hy120"
-malum. tefekkür herseyde cenab-ı hakk'ı görmektir. yani  elmaya  da baksan  armuta baksan ceneab-ı hakk' görme sanatıdır. dahada soyutlayacak olursak  cenab-ı hakkın sikke-i mührünü tanıma sanatıdır.


Bu sözler vahdeti-vücud da delalet eden sözlerdir.vahdeti cücud ehlüllaha göre caiz degildir.amma söyle diyebiliriz varliklar Allahin sifatinin gölgesidir.
.


sonuç olarak diyebilirim ki: tarikat  elbette ki haktır. şeksiz  kabul ediyorum, ve edilmelide. fakat tarikatsız hayat tatsız tuzsuzdur cümlesini kabul etmem ve  seriat demek tarikat demektir. .[/quote]

Sen kabul etsende etmesende Evliya-ullah bunu böyle ifade etmislerdir.Islami en güzel yasayan onlardir.tabiiki tarikatida.Tarikatdan maksat Allahi bilen bir kisinin yaninda beraberce gitmekdir.yani bir mürsidi kamil ile Allaha yol alamaktir.Yol gösteren birisi olmadan gidilen yolda sapmalar cok olur.gece karanliginda yürümeye benzer.Bu ifadeler Allah dostlarina ait sözlerdir yanlis anlama kendimden bir sey yazmis degilim.tasavvuf kitaplarinda bunlari bulabilirsiniz biraz okuyalim.
.[/quote]
2. cisi cennete girenlerin çogu tarikatçıdır  gibi bir görüşü kabul etmiyorum..[/quote]

Bizimde böyle bir iddiamiz yok amma Allahin nuru ile yasayanlarin yani bir mürsidi kamile bend olanlarin cok büyük bir kisminin o velinin sefaati ile cennete girecegine kalpden inaniyoruz.
.[/quote]
3. zamanın en büyük özelliği süphelerin itikada  yönelmesidir.zikir çekmek kalbi temizler ama sadece kalbi temizlemek yetmez.  tabi ki tarikatı muhammedi çok önemli ve yapılmalı ama tek basına yetersizdir..[/quote]

Evet süpheler itikada yöneliyor.zikir cekmekden maksat sadece bir seyler okumak degildir.ibadetle beraber ifade edilen zatin gözetiminde kalbini tezyin etmek (önce tahliye.Hi ile sonra Tahliye Ha ile)Bu ise kisinin kurtulusu icin yeterlidir.
.[/quote]
cenab-ı hak tüm ehli tarikten razı olsun. umarım bana hakkınızı helal edersiniz[/quote]

Allah cümlemizden razi olsun elbetteki hak varsa helal edecegiz helallasmak mü´minin bir sifati olalidir.[/quote]
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: müteallim - 13 Şubat 2006, 23:34:09
"
Alıntı yapılan: "hy120"
-malum. tefekkür herseyde cenab-ı hakk'ı görmektir. yani  elmaya  da baksan  armuta baksan ceneab-ı hakk' görme sanatıdır. dahada soyutlayacak olursak  cenab-ı hakkın sikke-i mührünü tanıma sanatıdır.


Bu sözler vahdeti-vücud da delalet eden sözlerdir.vahdeti cücud ehlüllaha göre caiz degildir.amma söyle diyebiliriz varliklar Allahin sifatinin gölgesidir.

"
Alıntı yapılan: "hy120"
-
sonuç olarak diyebilirim ki: tarikat  elbette ki haktır. şeksiz  kabul ediyorum, ve edilmelide. fakat tarikatsız hayat tatsız tuzsuzdur cümlesini kabul etmem ve  seriat demek tarikat demektir. "


Sen kabul etsende etmesende Evliya-ullah bunu böyle ifade etmislerdir.Islami en güzel yasayan onlardir.tabiiki tarikatida.Tarikatdan maksat Allahi bilen bir kisinin yaninda beraberce gitmekdir.yani bir mürsidi kamil ile Allaha yol alamaktir.Yol gösteren birisi olmadan gidilen yolda sapmalar cok olur.gece karanliginda yürümeye benzer.Bu ifadeler Allah dostlarina ait sözlerdir yanlis anlama kendimden bir sey yazmis degilim.tasavvuf kitaplarinda bunlari bulabilirsiniz biraz okuyalim.

 "
Alıntı yapılan: "hy120"
-2. cisi cennete girenlerin çogu tarikatçıdır  gibi bir görüşü kabul etmiyorum..


Bizimde böyle bir iddiamiz yok amma Allahin nuru ile yasayanlarin yani bir mürsidi kamile bend olanlarin cok büyük bir kisminin o velinin sefaati ile cennete girecegine kalpden inaniyoruz.

  "
Alıntı yapılan: "hy120"
-3. zamanın en büyük özelliği süphelerin itikada  yönelmesidir.zikir çekmek kalbi temizler ama sadece kalbi temizlemek yetmez.  tabi ki tarikatı muhammedi çok önemli ve yapılmalı ama tek basına yetersizdir..


Evet süpheler itikada yöneliyor.zikir cekmekden maksat sadece bir seyler okumak degildir.ibadetle beraber ifade edilen zatin gözetiminde kalbini tezyin etmek (önce tahliye.Hi ile sonra Tahliye Ha ile)Bu ise kisinin kurtulusu icin yeterlidir.

 "
Alıntı yapılan: "hy120"
- cenab-ı hak tüm ehli tarikten razı olsun. umarım bana hakkınızı helal edersiniz


Allah cümlemizden razi olsun elbetteki hak varsa helal edecegiz helallasmak mü´minin bir sifati olalidir.
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: hy120 - 14 Şubat 2006, 18:24:07
aslında yazmayı pek istemediğim bir konu ama ihlasınıza binaen yazdım.  malum ayrılıklar iştikadde değil yani aynı yoldayız. gerçi yollarımız doğru.

Allah hepinizden ebeden razı olsun. cennette sohbetimizi devam ettirmeyi Allahu teala nasip etsin...
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: kavak68 - 06 Mart 2006, 11:51:00
Selamün aleyküm
Allah razı olsun
tarikat hakikat ve marifet şeşriatı Ahmediyyeyi garranın halkası dahilindedir.
Bu halkadan çıkmak elbette insanı küfre götürür.
Bununla birlikte şunuda bilmek lazım ki Peygamberlerin geliş gayeleri ile Mürşidi kamillerin geliş gayeleri birdir.Onlar hep Hz. Allah tarafından seçilmiş kişilerdir.
Bir hadisi şerifte "Muhakka iman etmiş sayılmassınız taki içinizden gelenlere tabi olmadıkça" Bu hadisi şerif zamanımızda Mürşidi kamillere bağlanıp tabi olmanın bir mümin için nekadar mühim  olduğunu anlatıyor.Onlarsız zamanımızda insanlar aceba tek başlarına yolunu bulabilirmi. Dikkat edin yürüyebilirmi demiyorum .Yolunu bulmak önemli.
Allah tüm müminleri kendine sevk edecek bir el bulmayı nasip etsin.AMİN
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: racül - 26 Nisan 2006, 09:26:38
Hy120, oldukca samimi ve incitmemeye calisan bir üslub kullaniyorsunuz.. Takdir ve tebriklerimi iletmeden duramayacagim.

Görüslerinize ise katilmiyorum, bahsi ahar...
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: muallim_abi - 23 Haziran 2006, 00:06:44
Bu hususlarda AVAM'ın görüşünün bir değeri yoktur.. Ulema-i rasihin bu hususta yeterince malumat vermiş.. Halkımız bilmediği hususlarda konuşmayı çok seviyor, sokakta tramvay, otobüs, araba veya havadan geçen uçak hakkında yorum yapma, modeline ve üretimine değinme alışkanlığını, dini konulara da transfer ediyor.. Bu hoş bir şey değil.. Evet, güzel, herkesin görüşü kendinedir diyelim de, bu bari dini konularda olmasın.. Allahu teala kendi görüşüne delil arayanlardan değil, daha çok delili mevcud olup buna uyanlardan razı olacaktır..

Selam ve dua ile..
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: serhendi - 05 Eylül 2006, 23:32:46
gerçekten mükemmel bir açıklama olmuş miftahül kuluub abi...tşk. ederiz...ellerinize sağlık...

..............
bir öğrenci öss sınavını kazanmak için niye dershaneye(çünkü dershane; sınav sitemine göre hazırlar öğrenciyi, öğrenciye pratik ve kısa yoldan öğretir) giderse,
bir mürid de, şu dünya sınavında başarılı olabilmek için bir mürşidin(çünkü mürşid; müridin önündeki bir fener gibidir, ona önündeki çukurları, tehlikeleri gösterir, kısa yolu tarif eder(- hatta mürşid tarif etmekle kalmaz, bizzat kısa yoldan menzile ulaştırır)   huzurunda diz çöker....


Öyle usta sürücüdür ki Nakşibendiyye;
yolcuları götürür gizli yoldan evlerine.
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: serhendi - 06 Eylül 2006, 00:04:42
Allahü teala'yı tanımak hakkında imam-ı rabbani hazretleri şöyle buyuruyor;

"Allahü teâlâyı delîlsiz, vesîlesiz olarak tanıdım. Dahâ doğrusu, delîlleri, Allahü teâlâ vâsıtası ile tanıdım. Çünki, herşeyin delîli, herşeyin varlığını gösteren Onun varlığıdır. Onu gösteren birşey yokdur. Çünki delîl olanın, gösterenin, gösterilenden dahâ çok meydânda olması lâzımdır. Ondan dahâ açıkda ne vardır? Çünki herşey, Onunla meydândadır. Herşeyin varlığı Ondandır. O, kendini de, herşeyi de göstermekdedir. Bunun içindir ki, Rabbimi, Rabbim vâsıtası ile tanıdım ve herşeyi Onunla tanıdım deriz."
....
mektubat-247. mektup (http://www.sadakat.net/mektubat/mektubat247.htm)
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: sentez - 06 Eylül 2006, 19:17:26
Alıntı

Öyle usta sürücüdür ki Nakşibendiyye;
yolcuları götürür gizli yoldan evlerine

 :x USÜL OLMADAN VUSLAT OLMAZ mış..
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: bkrstkgvn - 29 Eylül 2006, 18:31:54
güzel bir münazara oldu  teşekkürler.ilimli dervişlerin tartışması da feyizli oluyor... çok güzel..  faydalandık  Allah razı olsun.
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: pelit - 02 Şubat 2007, 14:24:22
hy120 demiş ki:
-
sonuç olarak diyebilirim ki: tarikat elbette ki haktır. şeksiz kabul ediyorum, ve edilmelide. fakat tarikatsız hayat tatsız tuzsuzdur cümlesini kabul etmem ve seriat demek tarikat demektir. "  

Bir hikaye eklemek istiyorum:

Hz. İmam-ı Fahreddin-i Razi’nin fazileti bütün cihanı tutmuştu. Maveraünnehir’den Herat’a geldikleri zaman, orada olan bütün alimler, salihler ve büyük zatların hepsi onu ziyarete geldiler. Bir gün sordu ki:”Bizim ziyaretimize gelmeyen kimse var mı?” Arkadaşları:”Evet vardır. Köşe-i inzivasına çekilmiş bir kişi var ki ziyaretinize gelmedi.” diye haber verdiler. Hz.İmam buyurdular ki:”Ne acaip şeydir. Bu kadar alim ve büyük zatlar ikramımızda kusur etmemişken o kimse niçin gelmedi?” Bu sözü o kimseye haber verdiler, fakat hiç seslenmedi. Daha sonra o beldenin büyüklerinden birisi bir ziyafet tertip ederek ikisini de çağırdı. Biraz sohbetten sonra Hz. İmam o zata niçin ziyaretine gelmediğini sordu. O zat da hangi sebeple ziyaretine varmanın lazım geldiğini sorduğu zaman Hz. İmam:”Ben Müslümanların imamı olduğum içindir.” diye cevap verdi. O zat buyurdu ki:”Senin övünmen, ilim ile imiş. Halbuki ilmin başı Allah korkusudur. İrfan-ı İlahi’de bilgin nedir?” dedi. Hz. İmam da çeşitli deliller getirince o zat şöyle dedi:”Delil şüpheyi gidermek içindir. Hz. Allah benim kalbime bir nur ve feyz vermiştir ki; ona hiçbir şekilde şek ve şüphe girmez ki, gidermek için bir delile muhtaç olayım. Bu  söz Hz. İmama çok tesir etti ve derhal o zatın mübarek eline yapışarak ondan inabe aldı. Pirinin teveccühü ile irfan şarabını içtikten sonra Tefsir-i Kebir’i yazdı. Nakledildiğine göre o Pir, Ebu Aliyyil- Cübai Şeyh Necmeddinil-Bekri (k.s.) idi. (Tabakatül-Ümem, s.163) (Mecmuatü’l-Cevahir, Osmanlı Yayınevi İstanbul-1979, Eserin Müellifi Muhammed Ali Ziyaüddin Nakşibendiyyi’l-Halidi, s.58-59)
     
Mecmuatül Cevahir kitabını, eğer temin edebilirseniz, okumanızı tavsiye ederim.

Ayrıca şunu da ilave etmek isterim ki; çoğunu küfre götüren de haddi olmayan konular üzerinde tefekkür etmesidir. Böyle mevzularda bir rehberin eteğine yapışmak gerekir.

Asıl önemli olan ilimdir. Ancak ilimde yoldan çıkmamak için tarikata, tarikatta yoldan çıkmamak için de ilme ihtiyaç vardır. Nitekim dört hak mezhebin de imamları ilimde derya olduktan sonra tarikata intisab etmişler, bir mürşide bağlanmışlar. Yukarıdaki hikayeyi bu nedenle nakletmek istedim. Günümüzde hem ilmi Kuraniyyeyi akıllara nakşeden, hem de nuru İlahiye ile gönülleri mutmain eden müesseseler tüm dünyaya yayılmış vaziyettedir. Olması gereken de budur.

[/img][/code][/list][/quote]
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: sahsuvar - 03 Şubat 2007, 14:00:58
"kişi sevdıgı ıle beraberdır.." degıl mı arkadaslar...e sızde sevdıgınız gıbı yasamaz,gulusuyle gulmez,acısıyla acılanmassanız bu nıce sevmektır...
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: ABDULLAH LFC - 05 Şubat 2007, 22:20:03
...
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: ABDULLAH LFC - 06 Şubat 2007, 12:15:12
...
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: Gülfabrikasısahibi - 18 Nisan 2007, 18:05:43
''Zaman tarikat zamanı değil imanı kurtarmak zamanıdır hem tarikatsız cennete giden çoktur fakat imansız cennete giden yoktur'' sözünü Bediüzzaman hazretleri söylemiştir. Fakat bununla birlikte Telvihatı Tisa risalesinde Tarikatı övmüş ve Nur mesleğinin içinde 12 tarikatı barındırdığını beyan etmiştir. Üstadımızın üstadı Hz. Ali olduğu için Bediüzzaman'ın tasavvufi yolunda da zikri cerhi yani açık zikir vardır. Bu zikir her namazdan sonra sesli olarak yapılır. Tek veya toplu olarak Allah'ın isimleri sesli şekilde zikredilir. Bunun dışında Rabitaül mevt (ölümü düşünme) dediğimiz rabıta şekli Nur mesleğinde bu zamandan gelecek zamana gidilerek yapılır yani kişi kendini ölmüş farzetmek yerine Bir gün öleceğim, kabre konacağım şeklinde bu rabıtayı gerçekleştirir. Bediüzzaman bunun detaylarını İhlas Risalesi ve Lemalarda vermiştir. Ayrıca her talebenin okuması gereken çeşitli vird ve dualardan oluşan Cevşenül Kebir'de yine Ehli tarikatın okudukları virdlerden çok farklı değildir.
Zamanımızda illaki bir cemaate mensup olmak gereklidir zira Cemaat olmadan tek başına imanı kalpde tutmak bu zamanda gerçekten çok zor o yüzden benim kardeşlerime tavsiyem cemaat-tarikat her ne olursa ehli sünnete uygun olan bir cemaate girmeleri.
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: Fatihan - 18 Nisan 2007, 18:12:31
İmanı Olmayan Birinin Tarikatta Tasavvufta Olması Düşünülemez Zaten.
ama Zaman Tasavvuf Tarikat Zamanıdır Diyorum. rabıta İse Sadece Bahsettiğiniz Anlamda Olmasa Gerek.bu Bir Feyiz Alma, Allahı Kalpten Zikretme Olayıdır.yoksa Kuru Kuru Ölümü Düşünmek Değil.
Başlık: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: racül - 19 Nisan 2007, 00:22:47
Alıntı
o yüzden benim kardeşlerime tavsiyem cemaat-tarikat her ne olursa ehli sünnete uygun olan bir cemaate girmeleri.


 :x  :x  :x

Tarikat / cemaate girmeden istihare namazlari falan da kiliniyor, hakkimda hayirli mi degil mi gibisinden...
Başlık: Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: ottoman - 02 Kasım 2007, 09:41:23
insan bilmediği şeyin cahili,cahili olduğu şeyin gafili , gafili olduğu şeyin de münkiri olurmuş arkadaşlar...

bir Türk düşünün..askerlik yapsın,vergisini versin,dürüstçe bu ülkede yaşasın.amma iş düşmanla savaşa geldiği zaman kalbini yokladığında o milli ruhu duymuyorsa bu adam cephede hangi yürekle çarpışacak.acizane böyle düşünüyorum.tarikat ,tasavvuf aşktır,ruhtur..şeriat ve tarikat ayrılmaz ikilidir zaten.
fıkıh öğrenip tasavvufu ihmal eden sapıktır.
tasavvufa yönelip fıkhı  terkeden zındıktır buyurur islam alimleri.
dünya aşk üzerine kuruldu biliyorsunuz.cenab-ı mevla habibim dediği resulullahın aşkına yarattı alemleri..sen olmasaydın alemleri yaratmazdım buyurdu...tasavvuf,aşk,tarikat.....olmazsa olmaaaz
Başlık: Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: Uludag - 22 Şubat 2008, 12:26:13
Tarikati birakin irsadla mesgul tabiri gayri müslimlerin özellikle onlardan belirli bi grubun (ismini biliyorsunuz ama yazmak sakincali olabilir ;) ) oyunu gibi geliyor bana. Macaristani nasil kaybettik zannediyorsunuz? Osmanli ecdad tarikat olmayan ülkeleri kaybedipte simdiki Anadoluya mahbus kaldi. Cünkü Anadolu tarikatlar ve veliler diyariydi. Maneviyat olmayan ülkeler dinini unutup Panslavizm milliyetcilik fitnesine maruz kaldilar, Payitahta karsi ayaklandilar ve bölünmelere sebeb oldular. Kücük lokmalar halinde Deccalin kolay yutulur lokmasi haline geldiler.

Irsada ehil olmak zaten tarikattan gecer. Hele birde Muhammedi mesrebli bir zat direksiyonda olursa dokunma keyfine... Rahmetin bini bir para... &))
Başlık: Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
Gönderen: aşk hamalı - 07 Mayıs 2008, 15:54:16
Değerli müteallim! Nasılki araba şöförsüz gitmez Tarikatı Aliyye Mürşidi kamil de insanı Mevlaya vasıl edn en güzel şöför mesabesindedir.Size katılıyorum
Allah razı olsun
Başlık: Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı yavaşlatıyor mu?
Gönderen: Mücteba - 08 Aralık 2010, 23:28:07
İmanı Olmayan Birinin Tarikatta Tasavvufta Olması Düşünülemez Zaten.
ama Zaman Tasavvuf Tarikat Zamanıdır diyorum.
Rabıta ise sadece bahsettiğiniz anlamda olmasa gerek.
Bu bir feyiz alma, Allahı kalpten zikretme olayıdır.Yoksa kuru kuru ölümü düşünmek değil.

Allah Razı olsun Fatihan.
Miftah'ın "Şu Bostan Korkulukları Meselesi" yazısıyla birbirini tamamlıyor.
Başlık: Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı yavaşlatıyor mu?
Gönderen: şahane - 09 Aralık 2010, 01:49:11
Odur ki;
Tasavvuf kişiyi vasıtalarla suyun kaynagına yolu uzatmadan direk ulaştıran,yani Allah'a ulaştıran yoldur.Peygamber Efendimiz a.s. Hz.Ebu Bekir Efendimizle yolculuk yaparken Hira magarasına geldiklerinde ,orda kaldıkları süre zarfında Hz.Ebu Bekr'e ilk defa orada, Zikri Hafi (rabıta dedigimiz,gizli zikir)'yi tarif etmiştir.ve orada tarif edilen zikre daldıgında çok büyük mertebe ve makamlara ulaşmıştır.Yani Peygamber Efendimizi vasıta kılıp Allaha ulaşmş, Zikri İlahi ile meşgul olmuştur.P.Efendmz .s.a. zikri celi'yi (sesli zikir), bunuda H.z Ali r.a'ya tarif etmiştir.Ve bu konuyla alakalı olark bir H.şerifte''Ümmetim 72 fırkaya bölünecek bunlardan sadece 1 tanesi fırkayı naciyedir(kurtuluşa eren fırka) buyurmuştur.Bir kişi zamanın kutbu oldugnu düşündügü kişiden feyz alarak 1000 yılda kazandıgı mertebe ve makamı o zamanın sahibine,  yani zamanının Mürşidi kamiline  baglandıgında, daha rabıtayı alır almaz o 1000 yılda ulaşılmış mertebe ve makama o anda ulaşır.Tasavvuftada merdivenn basamakları gibi herkesin kendi çalışma,çabalayışı çerçevesinde ulaştıgı mertebeler vardır.ama ki buna yolu uzatarak çok zamn kaybederek ulaşmak var,yada direk kestirmeden varacagı yere zamn kaybetmeden ulaşmak var.

Birde şu konu varki; nasıl ki Peygamberlerin içinde ''Ulul Azim'' diger Peygamberlerden üstün peygamberler varsa,
İbrahim a.s. Halilullah,
İsa a.s. Ruhullah
Musa a.s. Halilullah
H.z Muhammet Mustafa (s.a.v)Habibullah'tır.
Yine tekrar bunların içindede PEygamberimiz a.s. bu Peygamberlerden daha üstün kılınmıştr.Aynen bunun gibi Evliyaullah'ta da makam mertebe vardır.Onların içindede
Silsilei Sadat dedgimz 33 halkadan müteşekkil seçilmişleri vardır.yine onların içindede imamı Rabbani H.zleri gibi, Şahu Nakşibende Hz.leri gibi, Beyazıtı Bestami Hz.leri gibi (ki bu halkanın ilkini1. Hz.Ebu Bekir r.a. oluşturur,) büyük zatlar bulunur.Tekrar onların içindede özel seçilmşleri vardır.Hasılı kelam bir devletin mertebeleri kademeleri gibi onlarda kendi içlernde mertebe ve makamlara ayrılırlar.Bu mertebe ve makamlara Tasavvuf dedigimz Rabıta yaparak ulaşırlar..o yüzden dua edelmki mevlam bizleride O Fırkayı NAciyeden eylesin, zamanın sahibine ulaştırsın.
Son olarak bir söz ögrenmiştim yıllar önce,şöyle söylenir orda,
''Kişinin niyeti halisane olursa, ezeli kaderde kişiye yar olursa isterse yemen çöölerinde olsun kişi aradıgını bulur,muradına erer.Kişinin niyeti halisane olmazsa, ezeli kaderde kişiye yar olmassa, isterse Muhammed Mustafa (s.a.v.) kucagında büyüten Ebu Talipte olsa yinede iman nasip olmaz, yinede iman nasip olmaz,  yinede iman nasip olmaz.''

Çok güzel bir konuydu siz degerli kardeşlermn bilgileri yannda bizimki hiçtir sadece düşüncelerimi belirtmeye çalştm.Bazan lokmaları süt haline getirmek gerekir ki bebege yedirince yiyebilsin..Bebege yedirebilcek şeklde lokmalar haline gelmiş farklı bilgilerde bekliyoruz degerli forum arkdşlrmzdan.
Emeklerinize saglık..
Başlık: Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı yavaşlatıyor mu?
Gönderen: mazhar - 03 Nisan 2011, 23:15:41
"Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılcaktır.bir fırkadan başkası cehennemliktir."  'O bir fırka hangisidir, ya resülullah ?'
 diye sorulduğunda    "Benim ve  ashabımın yolunda olanlardır." buyurdular.(Hads-i Şerif, Sünen-i  Tirmizi)
Başlık: Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı yavaşlatıyor mu?
Gönderen: ihvan - 04 Nisan 2011, 10:25:36
tasavufsuz bir hayat......susuz tarla gibidir.acizane...
Başlık: Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı yavaşlatıyor mu?
Gönderen: mazhar - 21 Mayıs 2011, 09:19:15
  Ümmetimden bir  taife hak  üzerine galip (ve islama yardımcı) olmaya devam edecektir.
Onları terk eden,bu taifeye zarar veremiyecektir. Ta emr-i  ilahi gelesiye kadar onlar. böylece(galip) olacaklardır.(H.Ş.)



K.Fazilet Takvimi.16/09/1991 
Başlık: Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı yavaşlatıyor mu?
Gönderen: gülgiller - 02 Eylül 2011, 00:27:37
tassavuf insanin hayatini oyle bir degistiriyor!!! ozellikle nefise yapilan cihad cok onemli ...tamda aklimdan gecenlerin guzel dille anlatilmis bi yonu bu ... Allah razi olsun
Başlık: Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı yavaşlatıyor mu?
Gönderen: tk1978 - 02 Eylül 2011, 03:39:46
Elbette degisenler var.
Ancak Tassavuf ehlini, su zamanda arada bulasin.
Iki Rekat Namaz kilip ucuyorum sananlar,
Rabita yapip, Televizyon karsisindan kalkamayanlar.
Ahmedi mehmedi cekistirip, kuyusunu kazanlar.
Festivaldir mestivaldir deyip tutturanlar,
Amentüde birleselim diyenlere sormak lazim,
Acaba hangi Üstada, hangi Mürsidi Kamile uyuyorlar?
Bir Mürside teslim olmak demek,
evinde onun Resmini Vitrinde saklamak olmamasi gerek.
Bir Mürside teslim olmak demek,
Hayattan zevk alip, vur patlasin cal oynasin olmamasi gerek.
Bir Mürside teslim olmak demek,
10-15 dakika baglanip diger 23,5 Saat basi bos gezmek olmamasi gerek.
Bir Mürside teslim olmak gerek....Gerek´de,
Acaba kacimiz teslim olabildik diye kendimize sormak gerek..
Inancim sudur ki, bir kac tane (fazla degil) su Dünyada direk var direk.
Dua direkleri Mübarekler. Onlarda olmasa, halimiz nicedir.
Kesmedik ümidimizi elbet, bizede sahip cikan cikacak..
Ama ciktigi vakit, hangi yüzel basimizi kaldirip bakacagiz
O Güzel yüzlü, Nur yüzlü zata?
Sahsen ben bakamam, utanirim yüzüm yok...
Bu devirde bakan varsa´da helal olsun derim...
Genede Rabbim bizi, kendisinin sevdiklerinden ayirmasin,
Ne bu Dünyada nede Ahirette
Allah Ilminizi artirsin,
Feiz ve bereketini Ümmeti Muhammedin üstünde tecelli ettirsin.
Zamanin SON Mürsidinede bizleri HAKIKI evlat olmayi nasip ve müesser eylesin.
Allah´ha emanet olasiniz...
Başlık: Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı yavaşlatıyor mu?
Gönderen: mazhar - 23 Ekim 2011, 00:14:47
Alıntı
Öğrencilerinden biri Mevlana´ya sormuş;

“Efendim, bu 4 kapı meselesini ben pek anlayamıyorum. Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?”

“Şimdi bak, karşı medresede dersini çalışan dört kişi var ve
hepsi rahlelerine eğilmiş. Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at, sonra gel sana anlatayım.”

Öğrenci gitmiş, birincinin ensesine bir tokat Nakşetmiş.

Tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını dönmüş ve daha kuvvetli bir tokatla Mevlana´nın öğrencisini yere yıkmış. Öğrenci dayağı yemiş, geri dönecek ama hocasına itaat var.

Yaradana güvenip ikinciye de bir tokat akşetmiş. O da derhal ayağa kalkıp elini kaldırmış.

Tam tokadı vuracakken vazgeçip yerine oturmuş.

Öğrenci devam etmiş, üçüncüye de bir tokat atmış.

üçüncü şöyle bir kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına devam etmiş.

Dördüncü, tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına devam etmiş.

Öğrenci Mevlana´ya dönmüş, olanları anlatmış.

Mevlana; “İşte sana istediğin örnekler….

- Birinci, şeriat kapısını geçememiş biri idi.

Şeriatta kısasa kısas olduğu için, tokadı yiyince kalktı, aynısını sana iade etti.

- İkinci, tarikat kapısındadır. Tokadı yiyince o da kalktı, tam
tokadı iade edecekti ki, tarikat öğretisinde verdiği söz aklına geldi.

“Sana kötülük yapana bile iyilik yap”.
Onun için döndü, oturdu.

- Üçüncü, marifet kapısına kadar gelmiştir.
İyinin ve kötünün tek Yaradandan geldiğini bilir, inanır.

Yaradan bu kötülüğe hangi iblisi alet etti diye merakından şöyle bir dönüp baktı.

- Dördüncü, hakikat kapısını da geçmiştir.

İyinin ve kötünün tek sahibi olduğunu ve aynı olduğunu bilir. Onun için dönüp bakmadı bile…”
 
 
 


http://www.sadakat.net/forum/evliyaullah/ynt_vakit_keskin_kilic-t52419.0.html;msg253542;topicseen#msg253542
Başlık: Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı yavaşlatıyor mu?
Gönderen: Elnurkul - 28 Aralık 2016, 09:40:46
Tasavvuf yolunda istikamet, istidat ve muvaffakiyet için öncelikli olarak kişinin mürşidini doğru seçmesi elzemdir. Kişi, tarik-i müstakim üzere olan bir rehber bulmalı, kutta-i tarikin yani yol kesicilerin eline düşmemelidir. Seçmiş olduğu yolda sabit-i kadem olmalı, şaşmamalı ve şeyhinin göstereceği yolu iyi takip etmelidir.

İnâbe, tevbe edip dönmeyi ifade eder. Manevi eğitim almak isteyen kişinin bir mürşide başvurup tevbe ederek ona bağlanmasına inâbe denir. Allah’a yönelene “münîb” denir.

Hak yolunda çok tehlikeli geçitler, geçilmez derin sular vardır. Bu yüzden sâlik şevkatli bir arkadaşa, tarikat kurallarını tanıyan, bilen bir ârife yakın olmadıkça vuslata eremez. Bundan dolayı Hak yoluna gidecek kişi, önce mürşidini arar, bulur ve tarikat ilmini almak için ona intisap eder. Ondan sonra bu yoldaki rehberinin eşliğinde manevi eğitime koyulur. İnâbe alan; günahlarına tevbe edeceğine, yalan söylemeyeceğine, hırsızlık yapmayacağına, zina gibi kötülükleri işlemeyeceğine haramın her türlüsünden uzak durup namazlarını kılacağına yani emir edileni tutup günahlardan da uzak kalacağına söz vermiş olur.
...
Tarikat Evliya okuludur . İhvan kendi çalışmasına, hizmetine göre derece alır  imanı kurtarmaya çalışmak zaten asıl vazifedir. Şeytan ve nefis gibi iki kuvvetli düşmanla mücadele etme yollarını öğrenmektir. Mürşidi Kamiller (Evliyalar Peygamberimizin (s.a.v)in varisleridir. Dolayısıyla hoca, rehber yol göstericidir. Allahımızın izniyle himmet ve feyizleriyle ihvanın yaşamını düzende tutmasına ve derece almalarına sınıfları geçmelerine yardımcı olurlar. Ama yine herkesin kendinde başlar ve kendinde biter ne kadar hizmet o kadar himmet. Mürşidimiz der ki Sev beni seveyim seni sevmezsen beni nideyim seni. Seven de sevdiğine tabidir.

Başlık: Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı yavaşlatıyor mu?
Gönderen: Zümrüt-ü Anka - 24 Kasım 2017, 10:43:00
Öncelike güzel yazı olmuş teşekkür ederim . Allah (c.c) razı olsun inşAllah.

Bugünlerde bazı ilahiyatcılar özellikle bu konu üzerinde çok durup kendileri tasavvufu tarikatı anlamadığı için çünkü içinde değiller, kafa karıştırmaya sebep olabiliyorlar . Tasavvufu , tarikatı anlamak için öncelikle yaşamak lazım . Tabiki Tarikata da ilimsiz girilmez o zaman işte bahsedilen hatalara düşülebilir. (Şirk gibi) Şeriati öğrenecek yaşayacak, sonra tarikat gelecek Terbiyeye girecek.