Sadakat İslami Forumları

EĞİTİM, AİLE, KÜLTÜR-SANAT, SAĞLIK => SAĞLIKLI YAŞAM => DİYET VE SPOR => Konuyu başlatan: Tuğra - 07 Nisan 2013, 12:24:45

Başlık: Karatay Diyeti Nedir?
Gönderen: Tuğra - 07 Nisan 2013, 12:24:45
Karatay Diyeti Nedir? Nasıl Uygulanır?
 
Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay son günlerin en çok konuşulan kitabı “Karatay Diyeti”nin yaratıcısı ve yazarıdır. Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay’ın sağlıklı beslenmenin temelini oluşturan Karatay Diyeti’nin sırlarını sizlerle paylaşıyoruz.
 
Karatay Diyeti’ni uygularken yediğiniz her şey doğal ve mevsimsel olacak. Katkı maddesi içeren ve işlenmiş hiçbir şey yenmeyecek. Yemek yenilen zamanlara dikkat edilecek. Karatay Diyeti’nin en önemli noktası, akşam sekizden sonra hiçbir şey yememek, bol su içmek ve hareket etmek.

Spor yapmak çok önemli, bunun için herkesin spora zaman ayırması gerekiyor. Prof.Dr Canan Efendigil Karatay büyük işyerlerinde çalışanlara öğle tatilinde, dışarı çıkıp 15-20 dakika yürümelerini öneriyor. Başlangıçta bu bile yeterli. Yatmadan önce yaşadığınız binanın etrafında birkaç tur atabilirsiniz


Karatay Diyeti Nasıl Uygulanmalıdır?
 
Bu diyette ülkemizde yetişen Akdeniz iklimine ait besinleri tüketiyoruz. Akdeniz ikliminde yetişen yiyecekler en sağlıklı gıdalardır. Fakat bu gıdaları bazı pişirme usulleri ve kullandığımız tehlikeli yağlarla kendimiz zararlı hale sokabiliyoruz. Zaten bu uygulamalar ve tehlikeli yağlardan dolayı kilo alıyoruz.

Karatay Diyeti kitabında da anlatıldığı gibi, öncelikle sağlıklı yağlar ile sağlıksız olanları birbirinden ayırmak gerekiyor. “Yağ yenilince vücutta yağ oluşur” düşüncesi tamamen yanlıştır. Sağlıklı yağlar kilo aldırmaz, kilo verdirir. Çünkü kilo aldıran yağlar değil, karbonhidratlardır.

Bu tüm dünyada kabul ediliyor ama ilaç firmaları ve gıda endüstrisi tarafından dile getirilmesi engelleniyor.

Çünkü tüm gıda firmaları yağsız yiyecek üretmek üzere yatırımlarının yapmış durumda. Tabii insanların sağlığı gün geçtikçe bozulduğu için ilaç firmaları da büyük rant elde ediyor.
 
Karatay diyeti zor bir diyet değildir. Beslenme konusunda doğru bildiğimiz yanlışları düzeltip, fizik hareketimizi biraz artırıp, leptin hormonunun gündüz ve gece salgılanmasını sağlayabilirsek, birikmiş yağlar yıkılarak gider.
 
Başlık: Karatay Diyetini Uygulayan 1500 Hasta
Gönderen: Tuğra - 07 Nisan 2013, 12:28:06
Karatay Diyetinin sahibi Prof.Dr.Canan  Efendigil Karatay’ın kendi ağzından Karatay Diyeti:
 
Prof.Dr.Karatay: “Bugüne kadar 1500’den fazla hastam bu programı uyguladı ve uygulayan hastalarımın hepsi çok memnun. Sağlıklarına kavuştular ve gençken giydikleri kıyafetleri giymeye başladılar.

Verdikleri kiloları hiçbir zaman geri almadılar. Mutlular, neşeliler, kafaları dinçleşti ve enerji kazandılar.

Binlerce hastanın yaşadığı sonuçlar bize bu diyetin başarısını birebir gösterdi.”
 
-Tek bedeni herkese giydiremiyoruz. Herkes kendine özeldir. Yaşam biçimi, yaş durumu, doğurganlık çağında olup olmaması, hamile olup olmaması, sporcu olup olmaması, sedanter (hareketsiz) olup olmaması, menopoz, kullandığı ilaçlar kilo verme sürecini etkiler. Karatay Diyetinin amacı, sağlıklı beslenme ve yaşam biçimini yerleştirmektir.

Alışkanlıklarımızı sağlıklı yönde değiştirmektir. Alışkanlıklar kolay kolay değişmediği için bu diyette birden bire kilo verilmez. Çünkü maalesef yıllarca vücutta birikmiş yağlar kızgın tavadaymış gibi erimez. Metabolizmanın terse dönmesi gerekiyor

-Karatay Diyeti ile önce vücudun kilo alması yani yağların birikmesi önleniyor daha sonra bir durağanlık devresi oluyor ondan sonra da birikmiş olan yağlar yıkılarak kalıcı olarak kilo veriliyor. Bu diyeti uygulamaya başladıktan sonra yediklerimiz bizi acıktırmıyorsa işte bu iyileşmenin ilk belirtisidir. İlk haftalardan itibaren bu iyileşme başladı ise doğru yoldayız demektir.
 
- Karatay Diyetini uygulayan herkes ilk hafta hemen farkı hissediyor. Daha sonra ortalama 6 aya kadar sonuç alınabiliyor. Ancak önemli hastalığı olanlarda 2 seneye kadar süren takipler de var. Zayıflamak için sabretmek gerekiyor. Gençlerde çok hızlı sonuç alınabildiği gibi 60 yaş üstü menopozdaki hanımlarda daha yavaş yol alınıyor. Günde 5 km yürüyen çok hızlı hedefe ulaşabildiği gibi, günde 20 dakika yürüyen daha yavaş ilerliyor.
 
Başlık: Karatay Diyeti Listesi
Gönderen: Tuğra - 07 Nisan 2013, 12:29:27
Dr Canan Karatay tarafından hazırlanan Karatay diyeti için hazırladığımız örnek karatay diyeti listesi aşağıdadır.

Karatay Diyeti Listesi 1.Gün: Pazartesi
 
Kahvaltı (08.00-09.00): İki adet yumurta (Suda haşlanarak rafadan ya da kayısı kıvamında hazırlanmış. Tereyağında peynirli omlet de yapılabilir.)8-10 adet tuzu alınmış yeşil ya da siyah zeytinBir avuç içi kadar beyaz peynir,4-5 adet gün kurusu kayısıŞekersiz bitki çayı, su ya da meyve çayıBir (ince belli) çay bardağı ceviz (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Cevizler mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)
 
Öğle yemeği (13.00-14.00): Bir avuç içi kadar dana söğüş, bol salata ve zeytinyağlı fasulyeSalata olarak dilimlenmiş ya da rendelenmiş turp ve havuç veya mevsim salatası, doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ile hazırlanmalıdır.Bir su bardağı tuzsuz ayranArzu edildiği kadar şekersiz bitki çayı ya da su
 
Ara öğün (şart değil) (15.00): Yarım su bardağı kadar ceviz Şekersiz olarak sevdiğiniz herhangi bir çay ya da taze limonlu su
 
Akşam yemeği (18.00-19.00): Balık, yeşil soğan, roka ve turp (Salata bol miktarda hazırlanıp, içine, doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ile birlikte tane keten tohumu ilave edilerek hazırlanmalıdır.)
 
Karatay Diyeti Listesi 2.Gün: Salı
 Kahvaltı (08.00-09.00): Kayısı kıvamında suda haşlanmış iki yumurta (Saf tereyağı ya da zeytinyağı ile omlet veya menemen de yapılabilir)8-10 adet tuzsuz zeytin Bir avuç içi kadar beyaz peynir2-3 adet çarliston yeşilbiber5-6 adet minik domatesŞekersiz çay ya da sütBir (ince belli) çay bardağı fındık (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Fındık mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)
 
Ara öğün (şart değil) (10.00): Yarım su bardağı kadar ceviz Bol su ya da yeşil çay
 
Öğle yemeği (13.00-14.00): Bir tabak zeytinyağlı barbunya ya da etli sebze yemeğiLahana ya da karnabahar salatası (Çiğ ya da buğulanmış olabilir)Bir su bardağı ayran ya da bir kase yoğurt
 
Ara öğün (şart değil) (15.00): Bir orta boy elma ya da mevsim meyvesiBir kase yoğurt (Mümkünse evde mayalanmış veya geleneksel usulle üretilmiş. Kesinlikle diyet olmayacak)Şekersiz çay ya da bir fincan Türk kahvesiNescafe olarak bilinen granül kahveler işlenmiş gıda oldukları için yasak
 
Akşam yemeği (18.00-19.00): Balık ızgara (Fırında veya buğulama usulü de pişirilebilir)Bir tabak pilakiRoka, yeşil soğan, maydanoz ve bir tatlı kaşığı keten tohumu (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir.)İki kibrit kutusu kadar tahin helvası
 
Karatay Diyeti Listesi 3.Gün: Çarşamba
 
Kahvaltı (08.00-09.00): Kayısı kıvamında suda haşlanmış iki yumurta (Saf tereyağı ya da zeytinyağı ile omlet veya menemen de yapılabilir)Bir avuç içi kadar beyaz peynir2-3 adet tatlı kırmızıbiberYeşil çay ya da sevilen bitki çayıBir çay bardağı (ince belli) Antep fıstığı (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Fıstıklar, tuzsuz ve mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)
 
Ara öğün (şart değil) (10.00): Tuzsuz yerfıstığı (Kavrulmamış ve mümkünse yeni kırılmış olmalı)Bol su ya da bitki çayı
 
Öğle yemeği (13.00-14.00): Bir bardak zeytinyağlı taze yeşil fasulye3-4 adet ızgara köfte1 kase yoğurtTurp ve havuç rendelenerek hazırlanmış salata ve bir tatlı kaşığı keten tohumu (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir.)Bol su veya ayran
 
Ara öğün (şart değil) (15.00): Bir elma ya da armut1 kase yoğurt
 
Akşam yemeği (18.00-19.00): 3-4 kalem kuzu pirzola ya da avuç içiniz kadar bonfile ızgara. Zeytinyağlı enginar ya da bir tabak taze baklaMevsim salatası ve bir tatlı kaşığı keten tohumu

Karatay Diyeti Listesi 4.gün: Perşembe
 Kahvaltı (08.00-09.00): İki yumurta ile hafif ateşte tereyağı ile pişirilmiş peynirli omlet8-10 adet tuzsuz zeytin Bir avuç içi kadar beyaz peynir1-2 adet çarliston yeşilbiber ya da 1-2 adet salatalıkTaze maydanoz ve kırmızıbiberYeşil çay ya da sevilen bir bitki çayıBir (ince belli) çay bardağı ceviz içi (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Cevizler, tuzsuz ve mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)
 
Ara öğün (şart değil) (10.00): Bir avuç içi kadar tuzsuz yerfıstığı ya da badem içi (Mümkünse yeni kırılmış olmalıdır)Taze limon eklenmiş bol su ya da bitki çayı
 
Öğle yemeği (12.00- 13.00): Bir avuç kadar dana bonfile ya da 3-4 kalem kuzu pirzolasıBir tabak zeytinyağlı pırasa 5-6 adet minik domatesBir kase yoğurt ve bir tatlı kaşığı keten tohumu ve Bol su
 
Ara öğün (şart değil) (15.00): Bir ufak portakal veya mevsim meyvesiBir avuç içi kadar tuzsuz yerfıstığı ya da badem içi (Mümkünse yeni kırılmış olmalıdır)
 
Akşam yemeği (18.00-19.00): Balık ızgara, kırmızı kuru soğan, dilimlenmiş turp ve rokaBuğulanmış Brüksel lahanası ve rendelenmiş havuç ya da lahana salatasıBir tabak piyaz ya da zeytinyağlı barbunya
 
Karatay Diyeti Listesi 5.Gün: Cuma
 Kahvaltı (08.00-09.00): İki yumurta ile hafif ateşte tereyağı ile pişirilmiş omlet8-10 adet tuzsuz zeytinBir avuç içi kadar peynir Taze maydanoz, tatlı kırmızıbiber ve 1-2 adet salatalıkŞekersiz yeşil çay ya da sevilen bir bitki çayıBir (ince belli) çay bardağı Antep fıstığı (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Fıstıklar, tuzsuz ve mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)
 
Ara öğün (şart değil) (10.00): Bir avuç içi kadar ceviz içi (Mümkünse yeni kırılmış)Bol taze limonlu su ya da bitki çayı
 
Öğle yemeği (12.00- 13.00): Bir porsiyon şiş kebap (Yanında pide, pilav ve patates yenilmeyecek)Taze yeşilbiber, domates, turp, maydanoz, soğan ve sumakBir kase yoğurt ve bir tatlı kaşığı keten tohumuBol su ya da ayran
 
Ara öğün (şart değil) (15.00): Bir elma ve avuç tuzsuz yerfıstığı (Kavrulmamış ve mümkünse yeni kırılmış)Taze limon eklenmiş su ya da şekersiz çay
 
Akşam yemeği (18.00-19.00): 3-4 kalem kuzu pirzolasıMevsim salatası (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir)Zeytinyağlı enginar ya da yoğurtlu semizotu salatası
 
Karatay Diyeti Listesi 6.Gün: Cumartesi
 
Kahvaltı (08.00-09.00): Pastırmalı yumurta8-10 adet tuzsuz zeytinBir avuç içi kadar peynir ve taze maydanoz ya da nane ile birlikte Şekersiz yeşil çay ya da sevilen bir bitki çayıBir (ince belli) çay bardağı Antep fıstığı (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Fıstıklar, tuzsuz ve mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)
 
Ara öğün (şart değil) (10.00): Bir avuç içi kadar ceviz içi (Mümkünse yeni kırılmış)Taze limon eklenmiş bol su ya da şekersiz bitki çayı
 
Öğle yemeği (12.00- 13.00): Bir porsiyon bonfile ızgaraTaze yeşilbiber ve domates ya da kuru soğanYoğurt, semizotu ve bir tatlı kaşığı keten tohumu yağıBol su veya ayran
 
Ara öğün (şart değil) (15.00): Bir ufak boy portakal veya elmaŞekersiz yeşil çay
 
Akşam yemeği (18.00-19.00):Balık ızgara, dilimlenmiş beyaz turp, bol roka, domates ve taze yeşil soğan ile hazırlanmış salata (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir)İki kibrit kutusu kadar tahin helvası
 
Karatay Diyeti Listesi 7.Gün: Pazar
 Kahvaltı (08.00-09.00): Peynirli omlet ya da pastırmalı yumurtaBir avuç içi kadar beyaz peynir8-10 adet tuzsuz zeytin Tatlı kırmızıbiber, domates ve salatalıkŞekersiz yeşil çay ya da sevilen bir bitki çayı Bir (ince belli) çay bardağı ceviz içi (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Cevizler, tuzsuz ve mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)
 
Ara öğün (şart değil) (10.00): Bir avuç içi kadar ceviz içi (Mümkünse yeni kırılmış)Taze limon eklenmiş bol su ya da şekersiz bitki çayı
 
Öğle yemeği (12.00-13.00): Bir tabak kuru fasulye, bonfile veya biftek (bir avuç içi kadar) (Yanında pilav ve patates yenmeyecek)Bir adet kuru soğan,Çoban salatası (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir),Bol su
 
Ara öğün (şart değil) (15.00): Bir avuç tuzsuz yerfıstığı (Kavrulmuş ve mümkünse yeni kırılmış)Şekersiz çay
 
Akşam yemeği (18.00-19.00): Balık ızgara,taze yeşil soğan, bol roka ve domates ,közlenmiş taze kırmızıbiber
 
ÖNEMLİ NOT: Her gün akşam saat 19.00-20.00′den sonra meyve dahil hiçbir şey yenilmemeli; bol su, taze limon eklenmiş olarak içilebilir ve mümkünse yatmadan önce 30-40 dakika kadar yürüyüş yapılmalıdır..
 
Başlık: Karatay Diyeti Püf Noktaları 1
Gönderen: Tuğra - 07 Nisan 2013, 12:31:53
*“Az az, sık sık yemelisiniz” kuralı Karatay Diyeti için geçerli değildir. Aksine günde 2 veya 3 öğün, doyuncaya kadar sağlıklı protein, sağlıklı yağ ve sağlıklı karbonhidratları yani düşük glisemik indeksli yiyecekleri yemelisiniz.
 
* Öğünler arasında en az 4-5 saat olmalıdır.
 
* Her gün 2-3 litre sıvı tüketin.Gün boyu bol su, ayrıca limonlu su, limonlu açık çay ve yeşil çay, karanfil, tarçın çayı gibi şekersiz bitki çayları içebilirsiniz.
 
* Karatay Diyeti’ndeki en önemli nokta, akşam saat 20.00’den sonra hiçbir şey yememek, bol su içmek ve hareket etmek. Eğer kilo vermek ve yağlarımızdan kurtulmak istiyorsak, akşam yemeğimizi en geç saat 19.00’da ya da 20.00’de bitirmiş olmamız gerekir.
 
* Karatay Diyeti’ni uygularken yediğiniz her şey doğal ve mevsimsel olmalı. Katkı maddesi içeren ve işlenmiş hiçbir yiyecek yememeli ve içki içmemelisiniz.
 
* Doğal sağlıklı proteinler, sağlıklı yağlar, sağlıklı karbonhidratlar dengeli olarak alınmalı. Özellikle sabahları kuvvetli protein içeren, sağlıklı yağ ve karbonhidratların yer aldığı kahvaltı yapılması şart!
 
* Düşük glisemik indeksli yiyecekler yenmeli, yüksek glisemik indeksli yiyecekler eve, mutfağa ve mideye girmemelidir!
 
* Akşam yemeğinden sonra gün boyu olduğu gibi su, ayran, şekersiz ve tatlandırıcısız olmak şartıyla limonlu çay, yeşil çay, tarçın ve karanfil çayı içilebilir.
Başlık: Karatay Diyeti Püf Noktaları 2
Gönderen: Tuğra - 07 Nisan 2013, 12:32:31
*Buzdolabınızdan yoğurdu eksik etmeyin.
 
* Yoğurt, Karatay Mutfağı’nın olmazsa olmazlarından, önemli bir probiyotik gıdadır, sindirim enzimlerinin düzenli çalışması ve bağırsaklardaki faydalı mikropların üremesi adına çok etkilidir. Yani buzdolabınızdan eksik olmamalıdır.
 *Açık süt, mandıralardan veya günlük taze süt satan şarküterilerden alınabilir. Eğer bulunamazsa günlük pastörize süt (cam şişede) kullanılabilir.
 
* Mayalamak için ev yoğurdunuz yoksa bir kereye mahsus çömlekte satılan yoğurtlardan kullanabilirsiniz. Daha sonra evde mayaladığınız yoğurttan, bir sonraki yoğurdunuzu mayalayabilmek için mutlaka ‘mayalık yoğurt’ ayırın.
 
*Karatay Diyeti’nin özel yanlarından biri de, miktar, ölçek ve kalori hesabının bulunmamasıdır. Örneğin “kahvaltıda bir kibrit kutusu kadar peynir” diye bir kavram yoktur.

Herkes kendi avuç içi kadar ve avucu kalınlığında normal yağlı herhangi bir peyniri rahatlıkla, korkmadan, suçluluk hissetmeden yiyebilir.

Yiyeceklerin miktarı değil de, kalitesi yani besin değeri dikkate alınmalı ve kalitesi yüksek olan doğal gıdalar tüketilmeli.
Başlık: Karatay: Sıkça Yapılan Zayıflama Hataları
Gönderen: Tuğra - 07 Nisan 2013, 12:35:11
Canan Karatay, ”Karatay diyeti” kitabının yazarı. Canan Karatay bunca insana umut olan ”karatay diyeti” ne rağmen kendisini bir diyetisyen olarak tanımlamaktan kaçınıyor.

Zayıflamak için bir çok insanın okuduğu kitapta, karatay diyetinden farklı olarak diyet yaparken yapılan yanlışlar da sıralanmış.

Canan Karatay HaberTürk gazetesine verdiği bir röportajda özellikle Türk aile yapısı nedeniyle bazı kalıplaşmış yanlış bilgilerden kaynaklanan uygulamaların zayıflama yolunda nasıl engeller çıkarabileceğinden bahsediyor

Kolesterol ilaçlarını kullanmayın:
 
Canan Karatay bu açıklaması ile bazı kesimlerden ciddi tepki çekmişti. Fakat Amerika’da 2011 Haziran ayında FDA Kolesterol ilaçlarının ”ileri derecede alzheimer ve unutkanlık yapar” ibaresi bulunmadan satışını yasakladı.

Bu olay sonrasında haklılığı anlaşılan Karatay 1980′den sonra doğan doktorların kolestrol takıntısı olduğunu söylüyor.
 
Ara öğünlerden vazgeçin:
 
Bir çok diyetisyen diyet listelerinde ara öğünler veriyor. Canan Karatay’a göre ise bu tamamen yanlış. Özellikle hipoglisemisi hastalarını örnek gösteren Karatay hipoglisemisi olanların vucütlarındaki ensülini kullanamadığını buna da ensülin direnci dendiğinden bahsediyor.

Bu sebeble bol bol acıkan insanlara 3′ten fazla öğün verilmesinin ensülin direncini arttırdığı dolayısıyla kişinin fazla öğün yaparak kısır döngüye sokulduğunu söylüyor.

Kısır Döngüden Çıkın:
 
Kısır döngüden çıkmak için yapılması gerekenin ”Karatay Diyeti” olduğunu söyleyen Canan Karatay sabahları iki yumurta,bir avuç içi kadar beyaz peynir,10-15 adet zeytin, mevsim meyveleri ve bir çay bardağı cevizin bulunduğu protein ağılıklı bir kahvaltı edilmesi gerektiğini söylüyor. Sizi açıktıranın ekmek gibi unlu mamüller olduğundan bahseden Karatay ekmek, poğaça,simit yerine, buğday, bulgur, mercimek, kuru fasulye, fıstık, fındık, ceviz gibi besinleri tüketmenizi öneriyor.
 
Tatlıdan kaçının:
 
Canan Karatay pasta, imam bayıldı gibi tatlılar yemek yerine fındık,fıstık gibi besinlerin tüketilmesi gerektiğini, hatta eski Roma İmparatorluğu’nda delilerin fındık ile tedavi edilmeye çalışıldığından bahsediyor.
 
Akşam yemeğinden sonra meyve tüketimi yanlıştır:
 
Özellikle Türk aileleri akşam yemeğinden sonra meyve yerler. Meyvenin zararlı olabileceğini biz ilk kez duymuş olsak da
 
Canan Karatay bunu şöyle özetliyor:
 
”Türkiye’deki ensülin ve karaciğer yağlanmasının sebeblerinden biri Türk ailesinin akşam yemeğinden sonra meyve tüketmesidir. Meyve suyu ve meyveyi çok tüketmek uzun vadede bir çok rahatsızlığı beraberinde getirebiliyor. Meyvedeki früktoz (meyve şekeri) çok zararlı. Karaciğer yağlanmasının başlıca sebebi olan früktoz ile alkolün formülü birbirine çok benziyor. Früktoz vucütta enerjiye dönüştürülemiyor.

Karaciğerde früktoz glikozdan 7 kat zehirlidir. Çocuklara bol bol meyve suyu sıkarak bilinçsiz olarak karaciğerlerini yağlandırırız. Vücuda früktoz alındığında bu şeker olarak algılanmaz ve dolaylı yollardan bağımlılık yapar.

Mısır şurubundan yapılan en ucuz şeker früktozdur. Bu nedenle hazır olan her yiyeceğin içinde früktoz bulunuyor”
 
Bir çoğumuzun yanlış bildiği bu konuda açıklama yapan Karatay meyve tüketiminin mevsimlerinde olmak kaydı ile elma, armut, muz, erik, kiraz gibi meyvelerden olması gerektiğini savunuyor.
 
Kadınların özellikle regl dönemlerinde gelen tatlı krizlerinin tamamen psikolojik veya beslenme bozukluğundan olduğunu savunan Karatay, vücuttaki omega 3 azlığının buna neden olabileceğini söylüyor.
 
zayiflama.com
Başlık: Ynt: Karatay Diyeti Nedir?
Gönderen: şifalı eller - 10 Nisan 2013, 23:39:38
tüm bilimsel çalışmalar kolesterolün kalp damar hastalıklarını arttırdığını gösterirken , ateroskleroz diye başlı başına bir olay varken nasıl kolesterol yok diyor ilginç. hani bunu çalışma yapıp kanıtlaması gerekir.yoksa her doktor kendi fikrini savunacak bir kitap yazabilir.
Başlık: Ynt: Karatay Diyeti Nedir?
Gönderen: son yolcu - 11 Nisan 2013, 10:05:20
Canan karataygilin kitabını okumuş biri olarak bana söyledikleri çok mantıklı geliyor, eski zamanın insanlarını düşünürsek onlarda herşeyi yiyorlardı kollestrol diye bir şeymi vardı o zaman, canan karataygil herşeyin doğalından bahsediyor bu kısmı iyi anlamak lazım, kitabını okursanız herşeyi bilimsel açıkladığını görrüsünüz zaten, ben canan karataygilin kitabıyla birlikte müslümanın diyeti diye bir kitap daha almıştım, bir tarafta canan hanımın bilimsel açıklamaları diğer taraftan sünneti seniyeye göre hadislerden ele alınmış yeme içme konusunda fikirler.

Sünnete göre anlatılan kitaptaki bilgiler ile bilimsel bilgiler arasında hiç fark yoktu...

Kilo problemi olanlara iki kitabında okunmasını tavsiye ederim...
Başlık: Ynt: Karatay Diyeti Nedir?
Gönderen: Tuğra - 11 Nisan 2013, 10:55:14
Canan Karatay Kardiyolaji uzmanıdır doğal olarak konu onun uzmanlık alanına giriyor, herhalde iddalarını uyduracak değil..

Aynı konuda;

Dünyaca ünlü kolesterol uzmanı Philippe Even, "kötü kolesterol"ün ilaç endüstrisinin ürettiği bir yalan olduğunu iddia etti. İlaç şirketlerinin son 15 yılda "kolesterol yalan"ı ile 300 milyar dolar kazandığı belirtildi.
 
 Fransa ve dünyanın en ünlü kolesterol uzmanlarından biri olarak gösterilen Profesör Philippe Even "Kolesterol sanıldığı gibi öldürücü değil, damarları tıkamıyor", "Kötü kolesterol ilaç endüstrisinin ürettiği bir yalan" dedi.
 
Even'in, 21 Şubat'ta Fransa'da piyasaya çıkacak "Kolesterol Hakkında Gerçek" adlı kitabı daha şimdiden büyük tartışma ve şaşkınlık yaratmış durumda.
 
Zira Even, kitabında, kolesterolün kesinlikle sanıldığı gibi insan sağlığı için zararlı olmadığını, damarları tıkamadığını, kalıtsal ve aşırı olanları dışındakilerin ölüme yol açmadığını tam tersine vücüt için kesinlikle gerekli olduğunu savunuyor.
 
'Kötü kolestrol' kavramı yok
 
Fransız profesör kötü kolesterol diye bir kavramın olmadığını da söylüyor. Profesör Even'e göre, kötü kolesterol ilaç endüstrisinin yarattığı bir yalandan başka bir şey değil.
 
Profesör Even kolesterol düşürücü olarak kullanılan ve statin olarak tanınan hapların da vücüt için yaşamsal öneme sahip olan kolesterol üretimini engellediğini ve bu nedenle yüksek dozda alınması halinde bünye için olumsuz sonuçlara yol açacağını belirtiyor.
 
'İlaç şirketleri için çalışıyorlar'
 
Dev ilaç firmaları ve laboratuarları kolesterol konusunda yalan söylemekle suçlayan Profesör Even, kolesterol düşürücü ilaçlar sayesinde ilaç endüstrisinin son 15 yılda 300 milyar dolar kazandığını söylüyor. Fransız uzman, kolesterolün zararları üzerine bilimsel makalelere imza atan bilim insanlarının da "ilaç endüstrisi hesabına çalıştıklarını" iddia ediyor.

***********************************************

Göğüs hastalıkları uzmanı

'HEPSİ UYDURMA'
Prof. Dr. Rasim Küçükusta: Kolesterol diye bir şey yoktur, zararlı değildir. Bu ilaç firmalarının uydurmasıdır. Sağlık için obez olmayın, alkol kullanmayın, sebze ağırlıklı beslenin, şeker ve unu ise hayatınıza sokmayın.

Bu konuda Ahmet Rasim Küçükusta'nın bir videosu var onuda izlemenizi tavsiye ederim
Başlık: Ynt: Karatay Diyeti Nedir?
Gönderen: Tuğra - 11 Nisan 2013, 10:57:51
Kolesterol değil şekerli gıdalar kalp krizi nedeni Prof. Dr. Canan Karatay’a göre yağlı yiyecekler kolesterol yükseltmez. Kalp krizi, felç ve şeker hastalığının asıl nedeni yüksek kolesterol değil, doğal yağlardan mahrum kalmak ve yüksek düzeyde şeker kullanmak !

Yağlı yiyecekler kan kolesterolünü yükseltip kan hastalığına neden olur mu ?  

Hayır, yağlı yiyecekler kolesterolü yükseltmez. Sadece karbonhidratlı yiyecekler, kanda trigliserid denen kan yağlarını yükseltir. Kan yağlarını zararlı hale getiren tatlı, şeker, bal ve tatlandırıcılar ; meyveler ve meyve suları; bütün şekerli içecekler ve yüksek glisemik indeksli karbonhidratlardır (prinç, ekmek, makarna vb). Yaygın bilinen aksine yüksek miktarda kolesterol içeren yiyeceklerin tüketilmesi sonucu, bu yiyeceklerdeki kolesterol direk olarak hemen kana geçmez ve kan kolesterolünü yükseltmez.
 
Neden yiyecekler kan kolesterolünü yükseltmiyor ?  

Yediğimiz gıdaların hepsi bağırsaklarımızda yakılır, parçalanır ve küçük moleküller olarak emilerek kanımıza geçer ve karaciğere ulaşır. Benzer şekilde yiyeceklerde bulunan kolesterolde parçalanır ve bağırsaklarda küçük moleküller olarak emilir, o şekilde karaciğere taşınır.

Karaciğerimiz bir fabrikadır. Kendine ulaşan yapı taşlarından, vücudun ihtiyacına göre yağ, şeker ve protein üretir; kullanılmış ve yıpranmış olanı da safra şeklinde vücuttan dışarı atar. Kolesterol zengini yiyecekleri hiç ağzımıza koymasak bile karaciğer ve bağırsakların iç yüzünü kaplayan zar dokusu her gün sürekli şekilde kolesterol üretir.
 
Yani kolesterol düşman değil mi  ?

Kesinlikle. Kolesterol vücudumuzda yeni hücre üretiminde, seks hormonlarının yapımında kullanılır. Kolesterol hafızayı kuvvetlendirir.
 
Kolesterol ilaçları ne yapıyor peki ?

Maalesef ilaçları satmak için çeşitli söylemlerle korkutulan halk, bu ilaçları kullanıyor. Ama bu ilaçlar çok zarar veriyor. Örneğin karaciğeri bozuluyor, kalp yetersizliği yapıyor, beyni bozuyor, Alzheimer ve halsizliğe sebep oluyorlar. Aslında bu ilaçların hiçbir faydası yok sadece hikaye.
 
Peki kalp krizi,

felç, şeker gibi hastalıkların artışındaki sebepler neler ? Bu hastalıkların asıl nedeni kolesterol değil doğal yağlardan mahrum gıda tüketmek ve yüksek düzeyde şeker kullanmaktır
Başlık: Ynt: Karatay Diyeti Nedir?
Gönderen: şifalı eller - 11 Nisan 2013, 19:57:53
demek istediğim şu ki yapılan binlerce çalışma var LDL hakkında, ve bunlar artmış TG ve LDL nin damar tıkanıklığı yaptığını gösteriyor. bunlar için size endokrin kitap isimleri, uluslararası kabul görmüş makaleler, yayın isimleri verebilirim. Canan karataygil ise söylediklerini deneye dökmeli ve sonuçlarını tüm dünya ile paylaşmalıdır. yoksa dedim ya bende kitap yazabilirim herhangi bir konuda. çünkü bilimsel bilgi denen şeyler öyle kolay bir endokrin kitabına girmiyor.
  Sünneti seniyye göre yemek elbette ki hastalıklardan korur buna ben de katılıyorum. Efendimize göre yapmalıyız her şeyi. yapılmadığında işte obezite olur, LDl yükselir, diyabet olur.
   Son olarak medyaya çıkan insanlara her zaman inanmayın. Doğru söylüyor olabilirler. ama şunu da bilin ki bu diyet çıktıktan sonra kalp rahatsızlığı yada şekerin düzensizliği ile gelen hasta da artmıştır..
Başlık: Ynt: Karatay Diyeti Nedir?
Gönderen: Tuğra - 14 Nisan 2013, 15:20:18
Alıntı
Son olarak medyaya çıkan insanlara her zaman inanmayın

Hâlâ inanlar varmıy mış?  s4))

Alıntı
bu diyet çıktıktan sonra kalp rahatsızlığı yada şekerin düzensizliği ile gelen hasta da artmıştır..


Bu, yaşadığınız yada çevrenizde yaşanan bir şey mi? Medyadan alıntımı?

Şeker düzensizliği çoğunluklak hipoglisemiden oluşur çözümü ise kesinlikle şekerli besinler değil artı şimdiye kadar pek çok ezber bozuldu yumurtanın kolestrol yaptığı, tansiyon hastalarının tuz yememesi gerektiği gibi.. Bir yüzyıl söylenen diğer bir yüzyıl içinde tersine dönüyor, bundan yüzyıllar önce insanlar kendi hayvanlarının ve bahçelerinin ürünleri ile beslenirken ölüm yaşı 100'ün üstünde oluyordu, birde bu şekilde değerlendirin..

Ve bazı doktorların malesef ilaç firmalarına çalıştığıda bir gerçek..

Söylediğiniz gibi en doğrusu Sünneti seniyye ye göre yemek ..
Başlık: Ynt: Karatay Diyeti Nedir?
Gönderen: şifalı eller - 14 Nisan 2013, 23:53:42
endokrin hocalarımın özellikle vurguladığı bir konudur.
Başlık: Karatay Diyeti: Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler
Gönderen: Tuğra - 29 Nisan 2013, 16:51:49
Karatay Diyeti: Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler

Son günlerde fazla kilo problemlerine bağlı olarak ortaya çıkan hastalıkların yaygınlaşması sonucunda birbirinden farklı birçok diyet yayınlanmaktadır. Kişilerin bu hastalıklara yakalanmadan önce fazla kilolarından kurtulmaları gerekmektedir.

Ayrıca kilolu kişilere tedavi uygulanmasının son derece zor olduğu herkes tarafından bilinmektedir.

İnsanların bu durum konusunda duyarlı olmaları ve bir an önce harekete geçmeleri gerekmektedir. Her hastalıkta olduğu gibi kilo problemlerinde de zaman son derece büyük bir önem taşımaktadır.

Erken davranılması kilo verme sürecini direk olarak etkilemektedir. Özellikle hızlı bir şekilde kilo vermek isteyenler için bu konu büyük bir önem taşımaktadır.

Karatay Diyeti’ nde Neler Yenir, Neler Yenmez
 
Alanında başarısını kanıtlamış Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay tarafından ortaya çıkarılan Karatay diyeti büyük bir çoğunluğun beğenisini kazanmaktadır. Bu diyete ilk bakıldığı andan itibaren diğer diyetlere göre son derece farklı olduğu çok açık ve net bir şekilde görülmektedir.

Karatay diyeti içerisinde dikkat edilmesi gereken birçok konu bulunmaktadır. Bu diyette ilk ve temel kural olarak yenilen her şeyin doğal olması konusu bulunmaktadır. Diyette katkı madde içeren ürünlerin kullanılması kesin olarak yasaklanmaktadır.

Daha sonra ise yemeklerin tam zamanında yenmesi üzerinde yoğun bir şekilde durulmaktadır. Bu kapsam içerisinde akşam saat 8’den sonra herhangi bir şey yenilmemesi gerekmektedir.

Karataya göre ceviz, fındık, fıstık, bademi hiç çekinmeden tüketebilirsiniz. Karatayda uzak durulması gereken en önemli yiyecek ekmek, hamur işleri, şekerli gıdalar, işlenmiş gıdalardır. Vitamin açısından zengin olduğu bilinen meyveler Karatayda yasaklı olan yiyeceklerden. Çünkü meyvede meyve şekeri olan fruktoz bulunur ve bu fruktozun fazlası insülin direncine neden olmaktadır.
 
Sağlıklı yaşam için gerekli olan spor etkinlikleri üzerinde bu diyette de özenle durulmaktadır. En azından her gün 15 – 20 dakika yürünmesi gerektiği belirtilmektedir. Kilo verme sürecinde bol su içmek ve hareket etmek yapılması gereken zorunlu durumlardan birisi olarak görülmektedir. Bu diyet içerisinde yanlış bilinen konular hakkında da bilgi verilmektedir.

Sağlıksız yağ kullanımının inanılmaz bir derecede zararlı olduğundan bahsedilirken doğal yağların kullanılması durumunda vücuttaki yağların yakıldığı söylenmektedir. Bu gerçeğin herkes tarafından bilindiği fakat ilaç ve beslenme sektörlerinin zarar görmemesi için ortaya çıkarılmadığı da yayınlanan diyette bulunmaktadır.
Başlık: Karatay Diyeti Önerileri
Gönderen: Mücteba - 21 Ocak 2016, 14:37:55
Karatay Diyeti Önerileri

Değerli Sağlıklı Yaşıyoruz Takipçileri,

Bir ayı aşkın süredir Canan hocamızın kitaplarından öğrendiklerimizi kendi uygulama ve deneyimlerimizin süzgecinden geçirerek vardığımız sonuçları dilimiz döndüğünce “her gün bir öneri” başlığı altında paylaşmaya çalıştık. Aldığımız geribildirimlerden de bu paylaşımlarımızın yararlı olduğunu gördük.

Biz aklımıza gelen tüm konuları tüm içtenliğimizle sizlerle paylaştık. Sizlerden gelecek olan sorular arasında bugüne kadar paylaşmadığımız ve bizim de bildiğimiz bir konu olursa onu da KARATAY DİYETİ ÖNERİLERİ ’ne ekleyeceğiz. O nedenle “her gün bir öneriye” şimdilik bir virgül koyuyoruz. 

Sağlıklı günler dileriz.

Nurçin & Okan Çağlar | http://woto.com/oneriler

Başlık: Öneri 1 - Leptin Hormonunun Salgılanmasına Olanak Tanıyın!
Gönderen: Mücteba - 21 Ocak 2016, 14:41:31
Öneri 1

Leptin Hormonunun Salgılanmasına Olanak Tanıyın!


- Fazla yemekten (tabii ki Karatay'a uygun) korkmayın, aç kalmaktan korkun. Öyle bir yiyin ki bir sonraki öğününüze kadar asla açlık hissetmeyin. Çok sevdiğiniz bir şey yerken karnınız değil gözünüz doyana kadar yiyin.

- Kahvaltınızı eksiksiz yiyin ve malzemeden çalan müteahhitler gibi davranmayın.

- Öğün sayınızı kendinize göre ayarlayın. Karatay Diyetinde en ideal öğün sayısının iki olduğunu unutmayın. Sabah erken kahvaltı yapıyorsanız 2,5 öğün de yiyebilirsiniz. Yeter ki öğünleriniz arasında bir şey yemeyip az da olsa leptin hormonunuzun salgılanmasına olanak tanıyın.

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%201
Başlık: Öneri 2 - “Yağ yemezseniz, yağlarınızı yakamazsınız!” Prof. Dr. Canan Karatay
Gönderen: Mücteba - 21 Ocak 2016, 14:46:06
Öneri 2

“Yağ yemezseniz, yağlarınızı yakamazsınız!” Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay


Soğuk sıkım zeytinyağı ve doğal tereyağı yemekten korkmayın. Çakma diyetlerde sizlere öğretilen ölçülere lütfen beyninizde “reset” atın. Eskiden salatanıza bir ölçü zeytinyağı koyuyorsanız şimdi 5 ölçü hatta 10 ölçü koyun. Salatanıza, yemeklere zeytinyağı koyarken korkak ve ürkek davranmayın.

A, D, E, K vitaminleri yağda çözülüyor. Bu vitaminleri vücudunuzun emebilmesi için yağa ihtiyacı olduğunu hiç unutmayın.

Ayıca kabızlık sıkıntısı yaşıyorsanız bilin ki yeterince yağ yemediniz demektir. Bizi yağdan birileri (siz kimler olduğunu çok iyi biliyorsunuz) öylesine uzaklaştırmışlar ki yemeklerimize yağ koymaya korkar hale gelmişiz.

Biz ne zaman kabızlık yaşıyor olsak ertesi günü zeytinyağını daha da arttırıyoruz. Bir de günkurusu kayısı yiyip üzerine su içiyor biraz da fazla yürüdüğümüz zaman bu sorun kendiliğinden ortadan kaldırmış oluyoruz.

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%202
Başlık: Ekmek İnsanı Tok Tutmaz Acıktırır
Gönderen: Mücteba - 24 Ocak 2016, 14:20:19
Öneri 3

Ekmek İnsanı Tok Tutmaz Acıktırır!


Bir dilim ekmek yiyen bir kişinin (Hem de isterseniz en iyisi diye önerilen tam buğday ekmeği olsun.) bir çorba kaşığı şeker yemiş gibi şekeri yükseliyor. Şekeri yükselen bir kişi de 3 saat sonra acıkıyor. Yani ekmek insanı doyurmadığı gibi tam tersine acıktırıyor.

Karatay Diyetini uygulayanlar bu gerçeği çok iyi biliyor. Biz ekmek yerine karbonhidrat olarak ceviz / kavrulmamış fındık fıstık badem yiyoruz.

Karatay Kahvaltısı insanı 6-7 saat tok tutarken aynı kahvaltının yanında ilave olarak bir - iki dilim ekmek yediğinizde 3-4 saat sonra acıkırsınız. Bunun nedeni şekerinizin hızlı yükselip hızlı düşmesi, şekeriniz düşerken de bir şeyler yeme ihtiyacı duymanızdır.  Dolayısıyla sizi hızlı acıktıran ekmektir.

Ekmekten, her türlü unlu mamulden uzak durmak gerekiyor. Şeker insan için ne kadar zararlıysa  ekmek de aynen öyle.

Ekmek = Şeker = Dejeneratif hastalıklar (Kanser, damar tıkanıklığı, alzheimer, vb)

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%203
Başlık: Kim Kanser Olmak İster?
Gönderen: Mücteba - 24 Ocak 2016, 14:26:05
Öneri 4

Kim Kanser Olmak İster?


Kanser hücrelerinin şekerle beslendiğini öğrendiğim andan beri şekerden uzak duruyorum. Canan Hanım TV konuşmalarında hep anlatıyor “bir hastada kanser olup olmadığını anlamak için damardan şekerli su veririz. Nerede emilim fazla ise metastaz var demektir”

Ben beynimi şu şekilde koşullandırdım. Şu anda vücudumda bilmediğim bir yerde kanser oluşumu var ise ben bu kanser hücrelerini şeker vererek beslemek istemiyorum.  İşte şekerden bu şekilde uzaklaştım.

Lütfen bir düşünün, bir anlık zevk için kim kanser olmak ve dünyadan uzaklaşmak ister?

Şeker denen meret öyle bir illet ki aynen uyuşturucu gibi. Şeker bağımlısı olduğunuz anda kurtulmanız gerçekten çok zor. Ben Canan Karatay’ın sayesinde bu uyuşturucudan çok kolay kurtuldum. Bu uyuşturucudan kurtulunca da yaşamım değişti. 100  metre yürüyemez morbid obez iken şimdi kilometrelerce yürüyebiliyor, saatlerce dans edebiliyorum. Babam şeker hastası olduğu için şeker hastalığı benim kaderimdi. Meğerse kaderim falan değilmiş çünkü ben artık şeker hastası değilim. 12 yıl boyunca içtiğim 48180 adet hap ile düzelmeyen kan değerlerim şeker ve şekerimi yükselten gıdaları kesince kendiliğinden 4 ayda düzeldi. (Bu konuyu sağlıklı Yaşıyoruz sayfasında bir çok kez paylaştım)

Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay hep şunu söylüyor. “Bir dilim ekmek (hem de en iyisi diye önerilen tam buğday ekmeği) yediğiniz zaman 1 çorba kaşığı şeker yemiş gibi şekeriniz yükselir.”  Biz taş değirmende elde edilen tam buğday ununun çok zararlı olmayacağını düşünüyorduk. (sayfada paylaşmıştık) Bu konuyu hocaya sorduğumuzda bize aynen şöyle dedi. “un ufak hale gelmiş unla ne yapılırsa yapılsın sindirimi ağızda başlıyor ve glisemik indeksi çok yükseliyor. Oysa aynı buğdaydan yapılan bulgur için aynı şey geçerli değil. Bulgurda ve buğdayda sindirim ağızda başlamıyor.”

Kim olursa olsun ve hangi yaşta bulunursa bulunsun herkesi özellikle de çocuklarımızı şekeri yükseltecek gıdalardan uzak tutmamız gerekiyor.

Kim bir yakınının veya çocuğunun kanser olmasını ister?

Kim çocuğuna şeker veya şekerini yükseltecek kanser hücrelerini besleyen gıdadan yedirebilir?

Lütfen bu konuyu çok düşünün.

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%204
Başlık: Kim Damarları Tıkansın İster?
Gönderen: Mücteba - 07 Mart 2016, 11:00:47
Öneri 5

Kim Damarları Tıkansın İster?


Bundan yaklaşık beş ay önceydi. Datça Kargı koyundaki Yeşim Barın sahibi Deniz Hanım aradı ve çok sevdiği bir tanıdığı ile beni tanıştırmak istediğini söyledi. Bir Pazar günü kahvaltıda buluştuk ve tanıştık.
Tanıştığımız Yusuf Bey 82 yaşındaymış. 4 damarı tıkalıymış. Gittiği 3 kalp damar cerrahı derhal ameliyat demişler. Yusuf Bey en son Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay’a gitmiş. Canan Hanım gerekli incelemeleri yaptıktan sonra aynen şöyle demiş. “Bence ameliyata gerek yok şu ilacı alır ve şu şekilde beslenirseniz ameliyata gerek kalmaz.” Çok mutlu olmuşlar ve beslenme listelerini almışlar. O sırada Canan Hanım “nerede oturuyorsunuz?” diye sormuş Yusuf Bey de “Datça’” demiş. Onun üzerine Canan Hanım aynen şu ifadeyi kullanmış. “Datça’da Okan Bey diye biri var (biz o sırada daha tanışmamıştık, sadece mail ile gönderdiğim fotoğraflarımdan beni tanıyordu) benim beslenme modelimi uygulayarak kilo veriyor. Okan Beyi bulursanız o nasıl besleniyorsa siz de o şekilde beslenebilirsiniz”

Buradan şuna gelmek istiyorum. Damarı tıkalı bir insanın bizim beslenme modelimizle damarları açılabiliyorsa damarı tıkalı olmayan bir insanın damarı tıkanır mı?
Damarlarınızın tıkanmasını istemiyorsanız şekerden, şekerinizi yükselten gıdalardan ve trans yağlardan uzak durun.

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%205
Başlık: Öneri 6 - Meyve Yiyen Kilo verebilir mi?
Gönderen: Mücteba - 08 Mart 2016, 10:37:16
Öneri 6

Meyve Yiyen Kilo verebilir mi?


Ağustos 2011 - Ağustos 2012 arasında 40 kilo verdim.

Ağustos 2012 – Ağustos 2013 arasında ise 10 kilo verdim.


Neden 2. Yıl , 1. Yıl kadar kilo veremedim?

Bunun bence 2 nedeni var.

Birincisi verilecek kilolar azalınca kilo verme yavaşlıyor.
İkincisi ve daha önemlisi ise ben ikinci yıl glisemik indeksi orta olan meyvelerden yemeye başladım.

Kış aylarında kahvenin yanında 1 adet hurma veya bir başka gün kahvenin yanında bir adet kuru incir yedim.. Ama hiçbir zaman bu meyvelerden günde bir adetten fazla yemedim.
Yaz mevsiminde ise karpuz kavun, incir, dut gibi Gİ yüksek meyvelerden hiç yememiş olmama rağmen üzüm gibi Gİ orta olan meyvelerden yedim.
Yani ikinci yıl yavaş kilo vermemin ana nedeni ikinci yıl Gİ orta olan meyvelerden yemeğe başlamış olmam.

Hızlı kilo vermek isteyen arkadaşlar benim ilk yıl yaptığım gibi günde 3-4 gün kurusu kayısı veya Nurçin’in yaptığı gibi Gİ düşük meyvelerden en fazla bir adet ile yetinsinler ve meyveden uzak dursunlar. Yiyecekleri meyveyi de Canan Hanımın dediği gibi sabah kahvaltısından sonra yesinler.


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%206
Başlık: Öneri 7 - Siz Hangi Zayıflama Modelini Tercih Edersiniz?
Gönderen: Mücteba - 09 Mart 2016, 11:07:41
Öneri 7

Siz Hangi Zayıflama Modelini Tercih Edersiniz?


Bugüne kadar bizim bildiğimiz ve uyguladığımız 2 çeşit zayıflama modeli var.

1- KALORİ HESABI: 1500 kalori alıp 2000 kalori harcayıp az ve sık yiyerek kilo verebilirsiniz. Akupunkturu da bu model içinde kabul ediyoruz.  Ben bu tür yoyo diyetler nedeniyle verdiğim kiloları hep fazlasıyla geri aldım ve sonunda 140 kiloyu aşan, çorabını bile kendi giyemeyen morbid obez oldum. Ayrıca tip 2 diyabet, kolesterol ve ürtiker hastası da oldum. Son 12 yılda 48.180 adet hap kullandım ve bu hapları kullanmak benim kaderimdi ölene kadar da kullanacaktım. Dizlerim ve ayak bileklerimde problemler başlamış, eşim Nurçin de reflü hastası olmuştu. Her ikimiz de yüksek tansiyon hastasıydık.

2- LEPTİN HORMONUNUN SALGILANMASINA İZİN VEREREK: Kalori hesabı yapmayıp, doyana kadar günde 2 veya en fazla 2,5 kez yiyip, en geç saat 20:00 de yemek yemeyi bitirip, bütün gün tok gezip, leptin hormonunun salgılanmasına olanak sağlayarak yani Karatay Diyeti’ni uygulayarak kilo verebilirsiniz. Ben bu zayıflama modeli sayesinde sağlıklı beslenmeyi öğrenmekle kalmayıp 50 kilodan kurtuldum. Kaderim diye bana söylenen, 48180 adet hapla düzelmeyen hastalıklarım bir bir iyileşti. Ben artık tip 2 diyabet hastası, kolesterol ve ürtiker hastası değilim, 48180 adet haptan hiçbirini kullanmıyorum artık. Eşim Nurçin de reflü hastası değil ve o da reflü ilaçlarını bıraktı. Eşim artık yüksek tansiyon haplarını da bıraktı, ben de yarıya düşürdüm.

Siz bu iki modelden hangisini tercih dersiniz? Sağlıklı beslenip, sağlıklı yaşamak istiyorsanız lütfen leptin hormonunuzun salgılanmasına imkan verin.

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%207
Başlık: Öneri 8 - Leptin Hormonunun Salgılanabilmesi İçin Ne Yapmak Lazım?
Gönderen: Mücteba - 10 Mart 2016, 14:27:35
Öneri 8

Leptin Hormonunun Salgılanabilmesi İçin Ne Yapmak Lazım?


Çok basit bir anlatımla, bir şeyler yediğimiz zaman pankreasımız önce 2 saat insülin hormonunu salgılıyor. Ardından 2 saat da glukagon denen hormon salgılanıyor. Yemek yememizden 4 – 5 saat geçip insülin ve glukagon salgıları tamamlandıktan sonra işte bizi zayıflatan LEPTİN hormonu salgılanmaya başlıyor. Leptin hormonu bizim depolarımızdaki yağları kullanarak vücudumuzun enerjisini sağlıyor. İşte biz öyle fazla kilolarımızdan kurtuluyoruz.

Leptin hormonunun gece salgılanabilmesi için yemeğimizi en geç 19:00 – 20:00 de yiyip bitirmiş olmamız lazım. Buna göre 20:00 – 22:00 arası insülin salgılanacak, 22:00 – 00:00 arası glukagon salgılanıyor olacak ve saat 00:00 veya 01:00 den sonra da Leptin salgılanmaya başlayacak. Leptin hormonu en fazla bizim derin uykuda olduğumuz 02:00 – 05:00 saatlerde arası salgılanıyormuş.

Leptin hormonunun gündüz de salgılanmasını istiyorsak günde 2 veya 2,5 öğün yiyor olmamız öğünler arasındaki zamanı açmamız gerekiyor.

 Bu konuyu bir örnekle açıklamaya çalışalım.
Saat 09:00 da kahvaltı yapan bir kişinin saat 11:00 ‘e kadar insülin hormonu salgılanacak. 11:00 – 13:00 arası 2 saat de glukagon hormonu çalışıyor olacak. 13:00 – 14:00 den sonra yağlarımızı yakacak leptin hormonu devreye girebilecek. Tabii ki ağzımıza 9 dan sonra hiçbir şey atmadıysak. 13:00 – 14:00 ‘den sonra yemek yemeyi açlık hissetmeden uzatabildiğimiz her sürede leptin depodaki yağlarımızı kullanarak enerjimizi sağlıyor olacak. Saat 16:00 da yemeğimizi yiyor olursak 2-3 saat leptin sayesinde yağlarımızı yakmış olacağız. Yemeği saat 17:00 gibi yiyecek olursak bu sefer de 3-4 saat depodan yemiş olacağız. İşte onun için 2 öğün sağlık demişler. Yeter ki bir önceki öğünümüzde yeterince ve doğru şeyler yemiş olun ve leptinin salgılandığı süre içinde beyniniz “bu kişi acıktı, yemek gelmiyor tasarruf moduna geç” sinyalini göndermemiş olması lazım. Acıktığınız anda hemen yemeğinizi yiyin.

Lütfen leptin hormonunuzun salgılanmasına olanak sağlayın ve günde iki öğün yemeye çalışın. İlk başlangıçta 3 öğün hatta 2,5 öğün yiyebilirsiniz ama gündüz de fazla yağlarınızı yakmak sizin elinizde. Biz ilk başladığımızda bir yıl civarında 2,5 öğün, daha sonra da 2 öğün yedik ve halen 2 öğün olarak devam ediyoruz. . Şunu hiç unutmayın aralarda bir şey yemeyip ağzınıza şekersiz denen tatlandırıcılı sakızlardan bile atmış olsanız beyin “bu şeker yedi” sinyalini göndererek insülin salgısını başlatacak ve o anda leptin hormonunuz faaliyette ise faaliyetine son verip yerini insüline bırakmış olacaktır. İki öğün arasında size ikram edilen en ufak bir nesneyi leptin hormonunuzun salgılanmasının devam etmesini istiyorsanız lütfen yemeyin.

NOT: Bu bilgiler Karatay Diyeti kitabından öğrendiklerimizden yorumlanmıştır. Facebook “Sağlıklı Yaşıyoruz” sayfasında bir çok kez dile getirilmiştir. Daha ayrıntılı öğrenmek için Karatay Diyeti kitabını okumalısınız, hatta bunların anlatıldığı bölümleri birkaç kez okumalısınız.

Leptin ile ilgili bu linki incelemelisiniz : http://wellnessmama.com/5356/fix-your-leptin/
Bu videoyu da izlemelisiniz : https://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=rhObSu7y2_A



***


How to Fix Your Leptin Issues

(http://cdn.wellnessmama.com/wp-content/uploads/Crave-Foods-Could-be-your-Leptin-levels-how-to-fix-it.jpg)

Ever had trouble sticking to a diet?

Crave (junk) foods?

Overweight?

Want to snack, especially at night?


These are all indications that you could have some Leptin issues. Leptin is a master hormone in the body that controls hunger and feelings of satiety. Leptin is secreted by adipose (fat) tissue, so the more overweight a person is, typically, the higher his leptin levels.

According to Mark’s Daily Apple:

Leptin is the lookout hormone – the gatekeeper of fat metabolism, monitoring how much energy an organism takes in. It surveys and maintains the energy balance in the body, and it regulates hunger via three pathways:

- By counteracting the effects of neuropeptide Y, a potent feeding stimulant secreted by the hypothalamus and certain gut cells
- By counteracting the effects of anandamide, another feeding stimulant
- By promoting the production of a-MSH, an appetite suppressant.

It is also directly tied to insulin levels. Many people these days are Leptin resistant and there are many health problems tied to this problem. High leptin levels have been tied to high blood pressure, obesity, heart disease and stroke, as well as blood sugar related problems.

High levels of Leptin and the accompanying leptin resistance can also decrease fertility, age you more quickly and contribute to obesity. If you’re trying to lose weight or improve a health problem, chances are you have Leptin resistance. If you can’t seem to stick to health changes, chances are you have Leptin resistance.

In other words, if you want to make lasting health changes or lose weight and keep it off, you have to fix your leptin. The good news is: if you’ve failed at diets or health changes in the past, it was likely because you failed to regulate your Leptin levels and doing so can help you finally make lasting changes. Leptin resistance and its related problems are a complex problem involving the endocrine system and reversing them requires more than simple calorie restriction or will power.


The Downward Spiral

Leptin is the satiety hormone produced by fat cells, so it would seem logical that those with more fat cells would produce more Leptin, which would signal the body to eat less food and weight would normalize. This over-simplified idea is great in theory, but doesn’t always occur, especially in those with damaged metabolisms or endocrine problems (which includes most overweight people).

According to this article: “The problem is not in the production of leptin, but rather, studies show that the majority of overweight individuals who are having difficulty losing weight have a leptin resistance, where the leptin is unable to produce its normal effects to stimulate weight loss. This leptin resistance is sensed as starvation, so multiple mechanisms are activated to increase fat stores, rather than burn excess fat stores. Leptin resistance also stimulates the formation of reverse T3, which blocks the effects of thyroid hormone on metabolism (discussed below).”

So, the person is eating excess food but the body thinks it is starving and tells the person to eat more. It’s easy to see how this cycle could contribute to weight gain!


Factors that Contribute to Leptin Resistance

As with all hormone issues, Leptin resistance is a complex issue with no singular cause, but there are many factors that can negatively impact Leptin levels including:

- Fructose consumption (especially in forms like High Fructose Corn Syrup)
- High stress levels
- Consumption of a lot of simple carbs
- Lack of sleep
- High insulin levels (vicious cycle here)
- Overeating
- Exercising too much, especially if your hormones are already damaged
- Grain and lectin consumption


How to Fix Leptin Resistance

As I said, this is a complex problem, but not an irreversible one. Dr. Jack Kruse (a neurosurgeon) and Stephan Guyenet (an obesity researcher) have both written in depth about the causes of Leptin imbalance and ways to reverse it. I highly recommend these articles for more information about their approaches: Changing the Body’s Setpoint, Factors that affect Leptin, and Dr. Kruse’s Leptin Prescription. The book Mastering Leptin also has a much more in depth explanation and suggestions.

In short, the (non-negotiable) factors that will help improve leptin response are:

- Eating little to no simple starches, refined foods, sugars and fructose

- Consuming a large amount of protein and healthy fats first thing in the morning, as soon after waking as possible. This promotes satiety and gives the body the building blocks to make hormones. My go-to is a large scramble with 2-3 eggs, vegetables and left over meat from the night before cooked in coconut oil.
- Be in bed by ten (no excuses) and optimize your sleep!

- Get outside during the day, preferably barefoot on the ground, in mid-day sun with some skin exposed. There are many reasons this is helpful and I’ll be explaining them soon)

- DON’T SNACK!!! When you are constantly eating, even small amounts, during the day it keeps your liver working and doesn’t give hormones a break. Try to space meals at least 4 hours apart and don’t eat for at least 4 hours before bed. This includes drinks with calories but herbal teas, water, coffee or tea without cream or sugar are fine.

- Don’t workout at first. If you are really Leptin resistant, this will just be an additional stress on the body. Let your body heal a little first, then add in the exercise.

- When you do exercise, do only sprints and weight lifting. Walk or swim if you want to but don’t do cardio just for the sake of cardio. It’s just a stress on the body. High intensity and weight lifting, on the other hand, give the hormone benefits of working out without the stress from excess cardio and are great after the first few weeks. Also, workout in the evening, not the morning, to support hormone levels.

- Remove toxins from your life as these are a stress on your body. There will be more specifics on how to accomplish this in the next few weeks, but getting rid of processed foods, commercial deodorants (make your own) and commercial soap (use microfiber) will go a long way!

- Eat (or take) more Omega-3s (fish, grass fed meats, chia seeds) and minimize your Omega-6 consumption (vegetable oils, conventional meats, grains, etc) to get lower inflammation and help support healthy leptin levels.

Here’s a great video that explains more about the Leptin hormone cascade and how it impacts your health: https://www.youtube.com/watch?v=rhObSu7y2_A


http://wellnessmama.com/5356/fix-your-leptin/
Başlık: Öneri 9 - Ne Kadar ve Ne Zaman Yemek Yemeliyiz?
Gönderen: Mücteba - 13 Mart 2016, 12:51:33
Öneri 9

Ne Kadar ve Ne Zaman Yemek Yemeliyiz?


Yemek paylaşımlarından “bu çok fazla” veya “bu çok az” gibi yorumlar geldiğini izliyoruz. Karatay Diyeti’ne başlayan herkes aynı koşullarda değil. Ben başladığım zaman 140 kiloydum. Benim yediğim yemek miktarı ile 70 - 80 kiloluk bir kişinin yiyeceği miktar aynı olabilir mi? Önemli olan herkesin bir sonraki öğüne kadar açlık çekmeyecek şekilde yemek yemiş olması. Yani diyetisyen diyetlerindeki gibi sofradan yarı aç yarı tok kalkmamalısınız ve karnınız aç aklınız yiyeceğiniz yemekte olmamalı.

Peki bir sonraki öğün ne zaman olmalı?
İşte bu da yine kişiden kişiye değişebiliyor. Dün Öneri 8 de Leptinin salgılanabilmesi için neler yapmamız gerektiğini paylaşmıştık. Leptin salgılanmasını göz önüne alarak dileyen 3 öğün, dileyen 2,5 öğün dileyen de 2 öğün yiyebilir.

Alışkanlıkların değişmesi kolay olmuyor.

Yıllarca doktorlar ve diyetisyenlerin “az ye sık ye” tavsiyeleriyle yaşadık. O nedenle bazı kişiler için birden iki öğün yemek zor olabilir. Onlar 3 öğünle başlayabilir. Bir süre sonra 2,5 öğüne geçebilirler. 2,5 öğün dediğimiz Sabah kahvaltı, akşam ana yemek arada da bir atıştırma veya sabah kahvaltı akşam üstü ana yemek akşam da atıştırma şeklinde olabilir. En son ulaşılacak nokta ise 2 öğün yani sabah kahvaltı ve bir de ana öğün yemek. İbni Sina’nın “iki öğün sağlık, üç öğün hastalık” sözünü ve büyük dedelerimiz ile Hz Muhammed’in iki öğün yediğini hiç unutmamalıyız.

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%209
Başlık: Öneri 10 - Nerede Yemek Yemeliyiz?
Gönderen: Mücteba - 17 Mart 2016, 12:06:36
Öneri 10

Nerede Yemek Yemeliyiz?


Dün paylaştığımız Öneri 9 ‘da “Ne kadar ve ne zaman yemek yemeliyiz?” konusunda Karatay Diyeti kitaplarından öğrendiklerimizi sizlerle paylaşmıştık. Bu gün de eksik kalan “nerede” konusunu işleyeceğiz.

Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay’ın kendi çalıştığı hastanelerde bile yemek yemediğini biliyor muydunuz?
Canan Hanım hastanenin bile yemeğini yemiyorsa iş yerinde çalışan arkadaşlar çok çok dikkatli olmalı. Ama aynı Canan Hanım hastane çevresindeki çorbacılara fırsat bulursa gidip paça çorbası içiyor. Demek ki dışarıda da yemek yenebiliyor. Önemli olan yemeğin içeriği.

Toplu olarak yemek yapılan yerlerde kullanılan yağlar maalesef sağlıksız yağlar. Ayrıca menülerde bol miktarda glisemik indeksi yüksek yiyecekler, pilavlar, patates, makarna, börek vb oluyor. O nedenle, iş yerinizde bu tarz toplu hazırlanmış yemek varsa tavsiyemiz yememeniz. Zaten sabah Karatay kahvaltısı yapmış birinin öğle yemeği paydosunda acıkması mümkün değil. Öğle paydosunu yürüyüş için kullanabilirsiniz. Daha sonra akşam yemeğine kadar acıkmamak için, yanınızda götürdüğünüz kuruyemişler, yoğurt, ayran gibi sağlıklı yiyeceklerden atıştırıp ana yemeğinizi akşam eve döndüğünüzde kendiniz sağlıklı bir şekilde hazırlayıp yiyebilirsiniz.

Dışarıya yemeğe çıktığınızda, ızgara et veya balık, yanında salata yiyebilirsiniz veya Canan Hanımın yaptığı gibi işkembe paça çorbası içebilirsiniz. Siparişinizi verirken etinizin yanına garnitür olarak patates veya pirinç pilavı konulmamasını, varsa bulgur pilavı konulabileceğini mutlaka hatırlatın. Salatanıza yağ koymamalarını, yağı masaya getirmelerini, kendiniz koyacağınızı belirtin. Gelen yağın zeytinyağı olduğundan emin olursanız, ki kokusundan belli olur, bolca ekleyebilirsiniz. Yanınızda küçük bir şişe zeytinyağı alabilirsiniz gideceğiniz yere göre. Peynir tabağı da ısmarlayabileceğiniz bir yiyecek.

Uzman Karataycıların çantasında mutlaka ceviz veya kuruyemiş bulunur. Ceviz ve peynir de doyurucu olacaktır.  İçecek olarak açık ayran, su, maden suyu, Türk kahvesi veya  filtre kahve tercihiniz olmalı.

Kahvaltı için dışarıya giderseniz yanınıza mutlaka kuru yemişinizi alın. Gittiğiniz yerde peynir, zeytin, yumurta bulursunuz, yanına kuru yemişinizi de ekleyip kahvaltınızı yapabilirsiniz. Reçel, bal ve ekmeği gelirse bile mutlaka geri gönderin.

Bir pastahanenin kapısından bile içeri girmeyin. Çünkü içerdeki her türlü ürün trans yağlı ve Gİ en yüksek olan ürünler.

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2010
Başlık: Öneri 11_1 - Karatay Menüsü
Gönderen: Mücteba - 18 Mart 2016, 17:18:17
Karatay Menüsü

(http://cdn.woto.com/dsfile/d6246405-91ce-4280-86ba-ebe16cea1d78?t=1367101105726)
(http://cdn.woto.com/dsfile/d1e9f929-af4d-4557-a34e-20c030fa65c3)
(http://cdn.woto.com/dsfile/837c20a5-48ea-4f25-b812-de5cdc50e808?t=1367499505852)

(http://cdn.woto.com/dsfile/b96b681d-c368-4aab-9a1c-2e5180cf177a?t=1367499893332)
(http://cdn.woto.com/dsfile/966683b1-e6bd-4a48-ad30-908ba996e744?t=1367863465863)
(http://cdn.woto.com/dsfile/dcdc803e-33a6-46df-bab9-b389a3f8ffd2)

(http://cdn.woto.com/dsfile/c89018fe-51e0-474a-a893-532dc9d88ead?t=1367688177508)
(http://cdn.woto.com/dsfile/45984409-2326-4daa-b7b8-ed609f5b9f9d)
(http://cdn.woto.com/dsfile/e35e354f-6bad-4272-a125-7e55a9608582?t=1367395609161)

(http://cdn.woto.com/dsfile/437d0f79-face-4deb-a451-e09310dcc8ed?t=1367763366093)
(http://cdn.woto.com/dsfile/05e88cc5-d255-4d40-a4a8-f6885c4a85eb?t=1367872518681)
(http://cdn.woto.com/dsfile/8888b80e-7832-4925-8d12-8c8ed6ca705d?t=1367773113748)


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2011
Başlık: Öneri 11_2 - Ne Yemeliyiz?
Gönderen: Mücteba - 18 Mart 2016, 17:22:35
Öneri 11_2 - Ne Yemeliyiz?

Öneri 9 ’da “ne kadar ve ne zaman yemeliyiz?”, Öneri 10’ da ise “nerede yemeliyiz?” soruları ile ilgili düşüncelerimizi paylaşmıştık. Bugün ise son kalan"ne yemeliyiz?" sorusuna yanıt arayacağız.

Bu konu Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay’ın kitaplarında ayrıntılarıyla işlenmiştir. Herkese öncelikle Karatay Diyeti kitaplarını okumalarını tavsiye ediyoruz. Biz burada kendimiz için hazırladığımız bir tabloyu paylaşacağız.

Bu tabloda bizim oldukça sık kullandığımız veya mutfağa dahi sokmadığımız gıda maddeleri var. Bu tablo çok daha geliştirilebilir. Karatay Diyeti kitaplarında çok daha ayrıntılı olarak bu bilgileri bulabilirsiniz. Kitaplarda yer almayan gıda maddelerinin de biz hemen glisemik indeksine bakıyoruz. Şayet

Gİ 0 – 30 arası ise doyana kadar yiyoruz,

Gİ 31 – 55 arası ölçülü yiyoruz (Örneğin Nohut, bulgur),

Gİ 56 – 70 arası yemiyoruz veya eser miktarda yiyoruz (Örnek haşlanmış havuç),

Gİ 71 – 100 Mutfağa bile sokmuyoruz.

Yarın: “Ne – Ne kadar – Ne zaman – Nerede Yemeliyiz?"Sorularının yanıtlarını toplu halde paylaşacağız.

YASAKLAR

(Glisemik indeksi yüksek gıdalar)

Un ve unlu her türlü gıda (Ekmeğin her çeşidi) -  Kavrulmuş kuru yemişler

Her türlü şeker, şekerli her türlü gıda, her türlü tatlandırıcı ve diyabetik ürünler

Pirinç, patates, pişmiş havuç

Karpuz, kavun, üzüm, incir, muz

Markette satılan tavuk, yumurta ve markette satılan fabrikasyon her türlü ürün ile sucuk, salam, sosis

Her türlü meşrubat (diyet – light ürünler dâhil), meyvalı yoğurt, Nescafe, her türlü alkollü içkiler,

Ayçiçek yağı, mısırözü yağı, margarin

Tahıllar

Ara öğünler, doymadan sofradan kalkmak, saat 20:00 den sonra bir şeyler yemek veya atıştırmak. Şayet ara öğün yeme ihtiyacı hissederseniz bilin ki bir önceki yemeği doyana kadar yememişsiniz.

SERBESTLER

(Glisemik indeksi düşük gıdalar)

Ceviz, kavrulmamış fındık – fıstık -  badem

Günkurusu kayısı (3-5 ad)

Bulgur, pişmemiş havuç

Şeftali, elma, erik, kiraz vb (Günde 1 porsiyon)

Serbest dolaşan tavuk, doğal her türlü ürün ve yumurta ile pastırma

Bol su (günde en az 2 litre), maden suyu, ev yapımı yoğurt ve bu yoğurttan yapılan ayran, bitki çayı, Türk Kahvesi, filtre kahve

Tereyağı, zeytinyağı, fındık yağı,

Et, balık, sebze, salata, bakliyat, yer fıstığı

Kalori hesabı olmadığı için serbest gıdaları saat 20:00 yi geçmemek koşuluyla doyana kadar yemek, tercihan günde 2 öğün yemek, (saat 20:00 den sonra su, kahve, çay, ayran, maden suyu içilebilir.)


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2011
Başlık: Öneri 12 - Kimler Kilo Veremiyor?
Gönderen: Mücteba - 22 Mart 2016, 00:42:42
(http://cdn.woto.com/dsfile/ea8cfb2b-5951-48e1-a14f-8babbe3eb9c6?t=1382014319724)

Öneri 12 - Kimler Kilo Veremiyor?

Bu bilgiler Karatay Diyeti uygulayarak sağlığına kavuşmuş olan bizim deneyimlerimizden ve Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay'ın “Karatay Diyetiyle Yaşam Boyu Sağlık" kitabından (II. Kitap) yararlanılarak derlenmiştir.

Karatay Diyetine başlayan birçok kişi, çok rahat bir biçimde kilo verdiklerini SAĞLIKLI YAŞIYORUZ sayfasında paylaşırken bazı kişiler de Karatay Diyeti'ni uyguladıkları halde kilo veremediklerini dile getiriyorlar. Kilo veremeyen kişilerin durumlarını analiz ettiğimizde çok büyük bir bölümünün Karatay Diyeti uygulamadıkları veya yanlış uyguladıkları gözlenmiştir. Bu gözlemlerimizi şu şekilde sıralayabiliriz.

1. KARATAY DİYETİ KİTABINI OKUMAYANLAR KİLO VEREMİYOR:
Bazı takipçilerimizin Karatay Diyeti kitaplarını hiç okumadan ve bu işin mantığını özümsemeden bu işe soyunduklarını görüyoruz. Bu kişiler, kilo veremez yağlarını yakamaz. İlk günlerde ekmeği şekeri kesince verilen kilolar sizi aldatmasın. O giden kilolar yağ değil sudur. Kendinizi tartıda hafiflemiş görürsünüz ama ilk fırsatta vücudunuz kaybettiği suyu geri toplayabilir.  Bir süre sonra direnç başlayacaktır.

2. BEYNİNE RESET ATMAYANLAR KİLO VEREMİYOR:
Daha önceki yaptıkları diyetlerin etkisinden kurtulamayan başka bir deyişle beslenme ile ilgili geçmişte öğrendiklerine reset atamayanlar, bazı kişilerin etkisinde kalanlar kilo veremiyor, verdikleri ise geçici oluyor. Karatay Sağlıklı Beslenmesini uygulayacak olan kişinin geçmişte beslenmeyle ilgili  öğrendiği her şeyi unutması ve beyninden silmesi gerekiyor.

3. YETERİNCE YAĞ YEMEYENLER KİLO VEREMİYOR:
Prof Dr. Canan Efendigil Karatay “yağ yemezseniz yağları yakamazsınız” diyor. Diyetisyenlerin etkisinden çıkamamış ve yemeklerine zeytinyağı koymaya korkanlar, tereyağı ve yağlı et yemeyenler kilo veremiyor.

4. AZ VE SIK YİYENLER KİLO VEREMİYOR:
Bir çok kişinin ara öğünler yiyerek beslendikleri görülmüştür. Oysa "sık sık ve az yemek sizi değil hastalıkları besler" diyor Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay (Sayfa 33) Günde 3 öğünden fazla yemek yenmemeli ve ara öğünler kalkmalıdır. Öğünler arasında en az 4-5 saat geçmeli ve akşam 20.00 den sonra hiçbir şey yenmemelidir.

5. HER GÜN EN AZ 20 -30 DAKİKA YÜRÜMEYENLER KİLO VEREMİYOR:
Kilo veremediğini ifade eden birçok kişinin yeterli miktarda yürüyüş yapmadıkları gözlenmiştir. Bazı kişiler AVM 'de vitrinlere bakarak 2 saat dolaşmayı yeterli yürüyüş olarak nitelendirmektedir. Oysa aynı tempoda hiç durmadan en az 20 - 30 dakika yürüyüş yapılması gerekmektedir. Yani alın teri dökmeden kilo verilemiyor.

6. SU İÇMEYENLER KİLO VEREMİYOR:
Günde en az 2-3 litre sıvı alınmalıdır. (Sayfa 71)

7. GLİSEMİK İNDEKSİ YÜKSEK GIDALAR İLE SAĞLIKSIZ GIDALARLA BESLENENLER KİLO VEREMİYOR:
Bir çok kişinin Canan Hanımın mutfağımıza girmemesi gereken diye belirtiği gıdaları yedikleri gözlenmiştir.  Mutfaklara girmesi kesinlikle yasak olan gıdalar: her türlü ekmek (beyaz, kepek, çavdar vb), simit kuru ve yaş pastalar, her türlü tost, ambalajında diyet/light yazan veya yazmayan grisini galeta ve her cins bisküvi, pirinç pilavı, patates, mısır, makarna, börek, poğaça, açma, şeker çikolata ve her türlü tatlı, şekerli ve şekersiz reçeller, şuruplar bal ve pekmezler, bütün yapay tatlandırıcılar, ambalajında diyet/light yazan bütün yiyecek ve içecekler, hazır veya taze sıkılmış her türlü meyve suyu, bütün gazlı içecekler, her türlü kızartma, bütün hazır çorbalar, sucuk salam sosis gibi işlem görmüş et ürünleri, islenmiş tütsülenmiş balık ve etler, süt tozu krema vb ürünler, mayonez ketçap ve her türlü hazır soslar, marketlerde satılan kapalı çiftlik tavukları, karpuz ve kavun gibi doğal da olsa fazla miktarda şeker içeren glisemik indeksi yüksek meyveler. Yemekler düşük ısıda uzun süre pişirilmelidir. Buğulama en sağlıklı pişirme yöntemlerinden birisidir. Sıcak yemeklerde ve kızartmalarda kesinlikle Ayçiçek ve mısırözü yağı ve her türlü margarin kesinlikle kullanılmamalı, soğuk sıkım sızma zeytinyağı, fındık yağı ve saf tereyağı kullanılmalıdır. (Sayfa 72)

8. KAHVALTISINI YAPAMAYAN VEYA EKSİK YAPANLAR KİLO VEREMİYOR:
Kilo veremeyenlerin büyük bir bölümünün sabah kahvaltılarını yapmadıkları veya eksik yaptıkları gözlenmektedir. Oysa ki sabahları Karatay Diyeti'ne uygun olarak yapılmış bir kahvaltı, metabolizmayı 4-5 km koşulmuş gibi hızlandırır. (Sayfa 67) Yani sabah kahvaltıda tereyağı, 2 adet yumurta, 10 adet zeytin, avuç içi büyüklüğünde peynir, bir çay bardağı dolusu ceviz veya kavrulmamış badem veya kavrulmamış fındık, istediğiniz kadar domates ve yeşillik, 2-3 adet doğal kurutulmuş kayısı yediğiniz zaman 4-5 km koşmuşcasına metabolizmanız hızlanıyor. Başka bir deyişle kahvaltı etmiyorsanız metabolizmanızı hızlandırmak için 4-5 km koşmanız lazım.

9. BAZI KARBONHİDRATLARI FAZLA YİYENLER KİLO VEREMEZ:
Canan Hanım kitabında bazı karbonhidratlar için sınırlama getirmiştir. Örneğin bulgur pilavı için "2-3 kaşık yiyebilirsiniz" derken bazı arkadaşlar öğlen akşam tabaklar dolusu bulgur pilavı yerlerse kilo veremezler. Ayrıca düşük glisemik indeksli besinlerden fazla miktarda yendiğinde yüksek glisemik yük oluştuğunu da unutmamak lazım.

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2012
Başlık: Öneri 13 - Kilo Verilemiyorsa Nedeni Ne Olabilir?
Gönderen: Mücteba - 23 Mart 2016, 12:01:23
Öneri 13

KARATAY DİYETİ’NE HARFİYEN UYULDUĞU HALDE KİLO VERİLEMİYORSA NEDENİ NE OLABİLİR?


Bir kişi “ne, nerede, ne kadar ve ne zaman yenir" kurallarına uyup bedensel egzersizini yaptığı yani Karatay Diyeti'ni harfiyen uyguladığı halde kilo veremiyorsa bunun 4 nedeni olabilir. Bu bilgiler Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay'ın “Karatay Diyetiyle Yaşam Boyu Sağlık" kitabından (II. Kitap) yararlanılarak derlenmiştir.

1- OMEGA 3 NOKSANLIĞI:
Kilo verebilmek ve kanser, depresyon, kalp hastalıkları, damar sertliği gibi pek çok hastalığı önleyebilmek için mutlaka Omega-3 yağları alınması gerekiyor. Omega-3 yağları, başlıca; tereyağı, balık, doğal yumurta, fındık fıstık badem gibi kuruyemişlerden alınabilir. (Sayfa 108-110)  Yani Omega-3 yağları almadan kilo veremez ve pek çok hastalıktan korunamazsınız.

2- D VİTAMİNİ NOKSANLIĞI:
D Vitamini eksikliği olan kilo veremez. D vitamini 2 kaynaktan elde ediliyor. 1- Güneşin UVB ışınları etkisiyle derimizde üretilmekte, 2- Gıdalarla alınabilmektedir. Balık, yürek ve karaciğerde de D Vitamini alınabiliyor. Ancak hiçbir gıda güneşin yerini tutamıyor. (Sayfa 44-47)

3- DEMİR EKSİKLİĞİ:
Vücutta demir eksikliği varsa kilo verilemez. (Sayfa 48-50) Karaciğer, yürek gibi sakatat, kırmızı et, baklagiller, yumurta sarısı, ceviz, fındık, fıstık, badem gibi kuruyemişler demir bakımından zengin gıdalardır.

4- GIDA ALERJİSİ VARSA:
Gizli gıda alerjisi varsa kilo verilemez. Bunu öğrenmek için “gıda entolerans testi” (York testi) yapılması gerekiyor.  (Sayfa 43)

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2013
Başlık: Ynt: Karatay Diyeti Nedir?
Gönderen: Togika - 25 Mart 2016, 00:51:31
http://www.milliyet.com.tr/ozel-haber-turk-bilim-adamlari-gen-sifresini-izmir-yerelhaber-1241939/

https://www.youtube.com/watch?v=thbAZwus7Ig

Başlık: Öneri 14 - Omega 3 Hapı Alınmalı mı?
Gönderen: Mücteba - 27 Mart 2016, 01:40:02
Öneri 14

Omega 3 Hapı Alınmalı mı?


Prof. Dr. Erkan Topuz diyor ki; “Omega 3 eksikliğine bağlı olarak Amerika’da % 5 ölümler bildirilmektedir.”

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu diyor ki; “Balık yemediğim günlerde 800-1200 mg civarında omega-3 takviyesi yutuyorum.”

Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay diyor ki; “kilo verebilmek için, doğal tereyağı, soğuk sızma zeytinyağı ve temel olan Omega-3 – Omega-6 gibi yağların doğal şekilleriyle mutlaka vücuda girmesi gerekmektedir. … çünkü insan vücudu bu yağları üretemiyor ve dış destek olarak mutlaka alınması gerekiyor.” (Karatay Diyeti’yle yaşam boyu Sağlık Kitabının üçüncü bölümünden) “… her gün 2-3 gr katkısız Omega-3 tüketilmelidir. Omega-3 yağ kapsülleri içinde kesinlikle Omega 6 yağı bulunmamalıdır.” (Bilimsel Gerçeklerle Kilo Vermenin ABC ’si Karatay Diyeti kitabının Onbirinci bölüm)

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta ’nın karşı görüşü “Güvenli gıdalarla doğru beslenenlerin bunu hap olarak alması icap etmez.”

Ve bizim bu konuda yaşadıklarımız… > Hepsi http://woto.com/Omega3veAntioksidan

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2014
Başlık: Öneri 15 - D Vitamini Meğerse Ne Kadar Önemliymiş!
Gönderen: Mücteba - 28 Mart 2016, 09:37:11
Öneri 15

D Vitamini Meğerse Ne Kadar Önemliymiş!


Ben (Okan) Canan Hanımı tanıyana kadar inanın D Vitamininin önemini bilmiyordum. Sadece kemiklerimizi güçlendirir, kemiklerimiz de zaten yeterince güçlü deyip D vitaminini hiç adam yerine koymamıştım. Nasıl olsa kilo verebiliyorum diye de ikinci kitapta okuduğum halde hiç ölçtürtmemiştim. Gittiğim onlarca doktordan hiçbiri de şimdiye kadar D vitaminini ölçtür demedi ve biz de ölçtürmemiştik.

Canan Hanım Datça’ya geldiğinde ola ki bize sorar diye gelmeden ölçtürelim dedik ve Marmaris’e gidip ölçtürdük.  Benim D Vitaminim normal D (30) referanslar arasında, Nurçin’in D vitamini ise biraz düşük D (23) çıktı.

Benim tiroidimde 3-5 adet nodül vardı. Biyopsi de temiz çıktı ama Marmaris’teki doktorum bu nodülleri aldırmamı istedi. Bu yaz Canan Hanımla tanıştığımızda kendisine bu konudan bahsetmiştik. Bana hemen D Vitamini ve B 12 değerlerimi sordu. Ben de değerlerim normal referans aralıkları içinde” dedim. Bana hemen “kaç?” diye sordu.  Referans aralığında kalan değerlerimi söyledim Bana yanıtı aynen şu oldu “çok çok düşük D Vitamini 80, B 12 ise 800 olacak. Bu değerlere ulaşırsanız ve bir de iyot tableti alırsanız ameliyata gerek kalmaz.” dedi. Nasıl mutlu olduğumu anlatamam. İşte o anda D vitamininin ne olduğunu anlamaya başladım.

Bu yazdıklarımı şunun için anlattım D vitamini o kadar önemliymiş ki ben hiç bilmiyormuşum. Pek çok ülkede insanların grip aşısı olmak yerine D Vitamini aşısı olduğunu siz biliyor muydunuz?
Benim öğrendiğim kadarıyla D vitamini bizlerin bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve pek çok hastalığa karşı bizi koruyabiliyor.

D Vitaminini ölçtürdüğümüz zaman Marmaris’teki doktorumuz. ”sizin normal bir şey yapmanız gerekmiyor. Ama Nurçin Hanımın D vitamini iğnelerinden alıp içmesi gerekiyor demişti. Bunu Canan Hanıma söylediğimizde bize aynan şöyle söyledi. “Bu içme olayı 40 yıl öncede kaldı. Her ne kadar ampulün üzerinde içilebilir yazıyorsa da vücut tam ememiyor. O nedenle mutlaka kalçadan iğne olarak almanız lazım.” dedi ve bize bu iğneleri ne kadar aralıklarla yaptırmamız gerektiğini anlattı. Önce bir doping uyguladık. Bu sene ilk defa grip aşısı olmayacağım. D Vitamini dopingini şu şekilde yaptık. Ben (Okan) 30 olan D vitaminimi yükseltebilmek için günaşırı birer iğneden toplam 4  adet (D Vit 3) D vitamini iğnesi oldum. Nurçin ise 23 olan D Vitamini yükseltebilmek için günaşırı birer iğneden toplam altı adet  D Vitamini iğnesi yaptırdı ve şimdi ayda bir hem ben hem de Nurçin D (D Vİt 3) ve B 12 (Dodex) iğnesi oluyoruz.

D Vitamini dopingini yaptırdığımdan beri vücudumun gerçekten çok direnç kazandığını hissedebiliyorum.

(http://cdn.woto.com/dsfile/7f6462cd-c911-47b0-b602-8c42a17eb9fd)

D ve B 12 iğnelerini olduktan 3  ay sonrası...

(http://cdn.woto.com/dsfile/b08920e2-4a28-487b-8fb5-50318297e58f)

D ve B 12 vitaminlerinin ne kadar

Bugün tahlil sonuçlarımız geldi.

Ben (Okan) bu tahlillerden önce 30 olan D vitamini değerimi yükseltebilmek için;

-   Eylül 2013 de önce gün aşırı bir adet olmak üzere toplam 4 adet,
-   Ekim ve Kasım 2013 de her ay birer adetten toplam 2 adet,
iğne yaptırarak toplamda 4 + 2 = 6 adet D vitamini iğnesi yaptırmış oldum.

Sonuç olarak da 6 doz iğne ile Eylül 2013'de 30 olan D vitamini değerim Aralık 2013'de 79,8 'e ulaştı.

535 olan B 12 vitamin değerini yükseltebilmek için de her ay (Eylül, Ekim, Kasım 2013) birer adet iğne yaptırdım. Toplam 3 adet iğne ile 535 olna B 12 değerim 808 e ulaşmış oldu.

Eşim Nurçin ise 23 olan D vitamini değerini yükseltebilmek için;
-   Eylül 2013 de önce gün aşırı bir adet olmak üzere toplam 6 adet,
-   Ekim ve Kasım 2013 de her ay birer adetten toplam 2 adet,
iğne yaptırarak toplamda 6 + 2 = 8 adet D vitamini iğnesi yaptırdı.

Sonuç olarak da 8 doz iğne ile Eylül 2013 'de 23 olan değeri Aralık 2013'de 78,9 ‘a ulaştı.

217 olan B 12 vitamini değerini de yükseltebilmek için de Eylül, Ekim, Kasım 2013 aylarında, ayda bir kez olmak üzere toplamda 3 adet B 12 iğnesi yaptırarak 217 olan değerini 543'e çıkardı.

Aralık ayında da birer adet D ve B 12 iğnelerimizi olduk. (Bu test için kan verdikten sonra) 
Canan Hoca bu değerlerimizi gördükten sonra Nurçin'e bir sonraki ay 2 adet B 12 iğnesi olmasını her ikimizin de hem D hem de B 12 iğnelerine her ay birer iğne yaptırarak devam etmemizi ve 6 ay sonra yeniden tahlil yaptırmamızı istedi. 
Biz de bu tarihten itibaren yani Ocak, Şubat Mart, Nisan , Mayıs 2014 tarihlerinde birer adet D 3 ve B 12 iğnesi yaptırdık. Haziran ayında kan vererek tahlil yaptırmamız gerekiyordu ancak bu kan tahlili için yaklaşık 15 gün geciktik ve Temmuz 2014 başında kanımızı verebildik. Bu arada havaların güzel olduğu günlerde saat 12:00 de yaklaşık 20-25 dakika korumasız olarak güneşlendik ve üzerine zeytin sütü ile lavanta ve kantaron yağını karıştırarak yaptığımız güneş sonrası yağını sürdük.
Biz D vitamini değerlerinin 100 ün üzerinde çıkacağını tahmin ediyorduk. Bazı doktor arkadaşlarımız "D vitamininin fazlası toksik aman dikkat edin" diye bizi uyarıyorlardı. Biz de Canan Hoca Haziran'a kadar kullanın sonra bir daha test yaptır dediği için en ufacık bir tereddüdümüz yoktu. Bir de geçenlerde bir TV konuşmasında Canan Hocanın "bugüne kadar D vitamininde toksisiteye hiç rastlanmadı"  demesi de bizi ayrıca rahatlatmıştı.
Temmuz 2014 başında yaptırdığımız kan sonuçlarını alınca hayretler içinde kaldık. Her ay iğne olmamıza rağmen D vitamini değerlerimizi 80 in üzerine hatta 100 lere ulaştıramamış olduk.
Aynı şekilde her ay olduğumuz B 12 vitamin iğneleri de istediğimiz sonuca ulaşamadı. Bugün (07.07.2014 tarihi itibarıyla Canan Hoca ile mail yoluyla irtibat kurduk ve rapor verdik. O da bize bundan sonra ayda bir olduğunuz iğneleri 15 güne indirin dedi. ve biz de bir süre 15 günde bir iğne olup sonra tekrar tahlil yaptıracağız. O bir süre ne kadar inanın bilmiyorum. Canan Hocaya bir ara soracağız.

Kan değerlerimizin son durumu:

(http://cdn.woto.com/dsfile/28ce1f6d-9896-46d9-a851-6e5f547f2797)


Bugün D ve B 12 Vitamini iğnelerimizi ve enjektörleri aldık. Şimdi sıra her ay bir - iki iğne yaptırmada...


(http://cdn.woto.com/dsfile/189529eb-ad22-48f7-a5c0-b2f32de915c7)


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2015
Başlık: Öneri 16 - D Vitaminin Önemi
Gönderen: Mücteba - 29 Mart 2016, 15:32:42
Öneri 16

D Vitaminin Önemi


Bu bilgiler Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay’ın kitaplarından derlenmiştir.

D Vitamini vücut için en önemli ve yaşamsal vitaminlerden biridir.
1. Kemik gelişimi,
2. Sinir sistemi,
3. Kardiyovasküler sistem
4. Bağışıklık sistemi,


için çok büyük önemi vardır.

D vitamini iki kaynaktan sağlanabilir:
Güneş ışınlarındaki UVB yardımıyla derimiz tarafından üretilebilir, besinler yoluyla alınabilir. Besin yoluyla aldığımız vücudumuzun ürettiğinin ancak dörtte biri kadardır.

1- Güneş yardımıyla D vitamini üretilmesi için güneşe koruyucu sürmeden, yeterli sürelerde maruz kalmak gerekmektedir. Bunun abartılmaması, cildin güneş yanığı olmayacak kadar güneşte kalınması önerilmektedir.

2- D vitamini en çok balık ve sakatatta bulunmaktadır (en çok yürek ve karaciğer). Buradaki en önemli nokta ise D vitamininin yağda çözülen bir vitamin olmasıdır. Eğer yeterince sağlıklı yağlar yenilmezse besin yoluyla vücuda giren D vitamini emilemez ve yararı olmaz.

Canan Karatay eski atasözünü tekrarlıyor ve "Güneş girmeyen eve doktor girer." diyor. Kendisi de Uluslararası D Vitamini Konseyi üyesi olan Karatay D Vitaminiyle ilgili bilgilerin değiştiğine dikkat çekiyor ve birçok hastalığın tedavisinde hastaların D Vitamini düzeylerinin yüksek tutulduğunu söylüyor. Örneğin, 2009 yılındaki domuz gribi salgınında Kanada hükümeti halka domuz gribi aşısı yaptırmak yerine D Vitamini takviyesi yapmış.

Canan hanım dünyanın birçok ülkesinde, özellikle kuzey ülkelerinde, insanların çoğunun D vitamini düzeylerinin düşük olduğunu, Akdeniz ülkesi olmamıza rağmen ülkemizde de çoğu insanın D Vitamini düzeylerinin düşük olduğunu söylüyor. Bunun nedeni olarak da iki konuya dikkat çekiyor. Birincisi güneş koruyucu kremlerin kullanılması yaygınlaştıkça insanların güneşten yararlanamaması. Bunun yanında büyük şehirlerde hava kirliliği nedeniyle UVB ışınlarından yararlanamıyor olmamıza da dikkat çekiyor.

Canan hanımın üzerinde durduğu diğer konu da son yıllarda insanların beslenmesinde yağın çok az yer alması. Özellikle kalori hesabına dayalı diyetlerde çok kalorili olan yağların çok az verilmesi insanları yağda eriyen vitaminlerden (A, D, E ve K) yoksun kalıyor. Bu vitaminlerin eksikliğinin kanser, kalp hastalıkları gibi birçok hastalığın nedeni olduğu gösterilmiş. Canan hanım kitaplarında bu konuyla ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyenlere http://www.vitamindcouncil.org/ Adresini referans olarak gösteriyor.


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2016
Başlık: Öneri 17 - "Demir Eksikliği Hayatı Zindan Eder!"
Gönderen: Mücteba - 01 Nisan 2016, 11:57:48
Öneri 17

"Demir Eksikliği Hayatı Zindan Eder!"


Bu söz ve aşağıdaki bilgiler Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay’ın Karatay Diyeti’yle Yaşam Boyu Sağlık kitabından alınmış ve derlenmiştir.

Ülkemizde pek çok kişide demir eksikliği bulunmaktadır. Ayrıca ülkemizde sağlıksız bir alışkanlık olan yemekten hemen sonra çay içme âdeti de gıdalarda bulunan az miktardaki demirin emilimini önlemektedir.

Peki, vücutta demir azalınca ne oluyor?
Demir eksikliği olan kişi kilo veremiyor, sinirli oluyor, halsizlik hissediyor, uyku hali oluyor, saçları dökülüyor,

Canan Hanım bu şikayetleri bulunan kişilere
1- Kan demiri,
2- B-12 vitamini,
3- Folat,
4- D vitamini ve
5- İnsülin hormonu değerlerine baktırmalarını tavsiye ediyor.

Ancak kan tetkiklerinin ve destek tedavilerinin mutlaka bir hekim tarafından yapılması gerektiğini de belirtiyor.

Peki, kanda demir değeri ne olmalı?

Kan demiri değerinin 50 mg/dL’nin üzerinde olması gerektiğini söylüyor Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay Günlük demir gereksinimi, spor yapanlarda,  bebeklerde, gebe ve emziren annelerde, adet (regl), ergenlik ve ağır hastalık dönemlerinde kişinin yaşına ve yaşam biçimine göre değişiyor.

Hangi besinler doğal demir kaynağı?

Karaciğer, yürek, dalak gibi sakatatlar, kırmızı et, baklagiller, kuru üzüm ve yumurta sarısı demir açısından zengin gıdalarmış. Ceviz, fındık, fıstık, badem gibi kuruyemişlerin ve kuru fasulye, mercimek gibi baklagillerin 100 gramında (ince belli çay bardağı kadar) 3,70 mg demir bulunuyormuş..

Canan Hoca ilkokuldayken “Fındık fıstık çıtır çıtır, hem kan yapar hem ısıtır” diye öğretildiğini ifade ediyor kendilerine.

Demir eksikliği saptanmış olan kişilerin bir hekim gözetimi altında tedavi olmaları gerekir.

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2017
Başlık: Öneri 18 - Gıda Alerjisi (Gıda Entoleransı) Varsa Kilo Verilemez!
Gönderen: Mücteba - 17 Nisan 2016, 02:29:11
Öneri 18

Gıda Alerjisi (Gıda Entoleransı) Varsa Kilo Verilemez!


Bir kişi Karatay Sağlıklı Beslenmesi ‘ne harfiyen uyduğu halde kilo veremiyorsa son seçenek de yediği gıda maddelerinden biri veya bir kaçına o kişinin bilmediği gıda alerjisi ya da gıda entoleransı olmasıdır.

Biz Çağlar Ailesi olarak kilo vermemizde zaman zaman takılmalar olsa da genelde kilo verebildiğimiz için bu gıda entolerans testini yaptırmadık ve şu an için de yaptırmayı düşünmüyoruz. Ama kilo verememiş olsaydık o zaman mutlaka yaptırırdık tabii ki.

Belki de takılmalarımız o anda yediğimiz gıda alarjisindendi onu biemiyoruz ve bu testi yaptırmadığımız için de hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Peki, bilmek istiyor muyuz acaba? Biz sevdiğimiz meyve ve sebzeleri mevsiminde yiyoruz. Örneğin ola ki böğürtlene karşı alerjisimiz var. Biz o anda o testi yaptırmış olsaydık çok sevdiğimiz halde böğürlen yememiş olacaktık. Zaten böğürleni yiyebileceğiniz bir kaç ay. 6 ay böğürtleni yemediğinizde bu alerjinin kendiliğinden geçme olasılığı var. Yani bu testi yaptırmış olsaydık çok sevdiğimiz böğürleni yiyememiş olacak ama o 3 ay içinde kilo verebilecektik. Bu bir tercih meselesi. Biz bu sağlıklı beslenme sistemini yaşamımızın sonuna kadar sürdüreceğimiz için bazı mevsimlerde kilo vermenin üç ay takılması bizim için çok çok önemli değil.  Ayrıca bu test çok da ucuz bir test değil. 600 TL - 1000 TL arasında çeşitli fiyatlar duyduk.

Karatay Sağlıklı Beslenmesini harfiyen uygulamanıza, hergün muntazam yürüyüşünüzü yapmanıza, Omega 3 ve Antioksaidan takviyelerinizi almanıza, D Vitamini ve Demirinizin normal olmasına rağmen uzun süre (Örneğin bir mevsimden fazla) kilo veremiyorsanız o zaman bu testi yaptırmanızı öneriyoruz. Büyük olasılıkla o zaman mevsiminde yediğiniz meyveye veya sebzeye değil her gün yediğiniz bir gıdaya alerjiniz oluşmuş olabilir. Buraya kadar ki yazdıklarımız bizim deneyimlerimiz sonucu bizde oluşan görüştü.
Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay kitaplarında bu konuyla ilgili neler diyor.

Gıda entoleransı pek çok nedenden olabilir. Doğal yiyeceklerden olabileceği gibi fabrikalarda üretilen hazır yiyeceklerin içindeki katkı maddeleri ve kimyasal maddelerden de kaynaklanabilir.

Gıda alerjisi kilo vermeyi neden engeller?

Organizmada herhangi bir şekilde alerji başlamış ise, o alerjiyi yenmek amacıyla organizma bir mücadele başlatır. Bu mücadele bizler farkında bile olmadan senelerce devam eder. Düşük yoğunluklu bir savaş gibi organizmayı yorar, yıpratır ve güçsüz bırakır... Bu durumda, kişilerin kilo vermeleri zorlaşır ve kilo veremedikleri gibi kullandıkları alerji ilaçları da ayrıca kilo almalarına neden olur!

Peki, gizli alerjinin belirtileri nelerdir?

Sabahları kalkınca, duştan çıkınca ya da tıraş olduktan sonra hapşırma ve burun akıntısının olması,

Geceleri uyurken burun tıkanıklığının olması,

Sabahları dinlenmemiş ve yorgun olarak uyanmak,

Sevdiğimiz bir yiyecekten sonra hafif olarak da olsa mide bulantısı ve kulak çınlaması olması. Bu, o yiyeceğe karşı organizmada entolerans ya da bir alerji geliştiğinin belirtisi de olabilir,

Sık sık göz yaşarması ve gıcık şeklinde kuru öksürük de alerji belirtilerindendi,

Sık sık üşütüp de nezle olduğunu sanan ve de nezlesi uzun süren, kolay iyileşemeyen kişilerin de alerjik rinit, alerjik sinüzit, alerjik farenjit ya da alerjik bronşit oldukları bilinmektedir. Kronik sinüzit genellikle alerjiler sonucu gelişmektedir


Gıda alerjisi olup olmadığını öğrenmek için ne yapılmalı?

Karatay Diyeti kitabındaki sağlıklı beslenme ve yaşam biçimi önerilerini uygulayanlar eğer kilo veremiyorlarsa ya da çok yavaş kilo verme sorunu yaşıyorlarsa, gıda alerjisi ve gıda entoleransı testi yaptırmayı düşünmeliler. Oldukça pahalı bir test olmasına rağmen, hayati önemi olduğu için bir kez yapılmasında fayda vardır. Test sonucuna göre beslenmeye başlayan hastaların daha sağlıklı ve hızlı bir şekilde kilo verdikleri bilinmektedir.

Özellikle kilo vermek için her türlü diyeti deneyenler, hayatları boyunca diyet uygulamaya çalışıp kilo veremeyenlerin bu testi bir an önce yaptırmalarını öneriyor Canan Hoca.

Gıda alerjisi ya da gıda entoleransı testinden sonra, vücudun tepki gösterdiği gıdaya karşı nasıl bir önlem alınıyor? O gıda veya gıdalar ömür boyu hiç yenmeyecek mi?

Test neticesinde alerji ya da entolerans gelişmiş bir gıda ortaya çıkarsa, gelişmenin derecesine göre bu gıdanın tüketilmesine 3-6 ay süreyle ara verilerek vücut rahatlatılıyor. Sonra yavaş yavaş bu gıda tekrar yenmeye başlanabiliyor. Eğer alerji veya entolerans gelişmiş olan gıda, kişinin çok sevdiği sağlıklı bir yiyecekse ömür boyu hayatından çıkarma gibi bir durum yok!

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2018
Başlık: Öneri 19 - Hareket Etmeyen Kilo Veremez!
Gönderen: Mücteba - 22 Nisan 2016, 11:49:38
Öneri 19

Hareket Etmeyen Kilo Veremez!


Karatay Sağlıklı Beslenme Piramidinin tabanında bedensel hareket olduğunu unutmamak gerekiyor. Sadece beslenme düzenini değiştirerek sağlığımıza kavuşamayız.

Çok fazla kilosu olanların (benim gibi 140 kilo civarında olanların) uzun süre yürümesi neredeyse imkansız oluyor. Bana kilo verebilmem için “birkaç km yürümen gerekir” diyenlere ben hep şu soruyu sorardım. “Size dolu bir Aygaz tüpü versem, hani şu büyük, 24 kilo olanlardan, o tüpü kaç metre taşıyabilirsiniz?” Bu soruya aldığım yanıt da hiçbir zaman 50 metreyi geçmedi. Ben de o kişilere şu cevabı verirdim. “Sen 20-50 metreyi zor yürürüm diyorsun. Ben de o tüpten bir değil iki adet var. Ben nasıl yürüyebilirim ki o iki adet tüple?” Gerçekten bir kısır döngü içindeydim. Hareket edemediğim için kilo veremiyor, kilo veremediğim için de yeterince hareket edemiyordum.

İlk 5 kiloyu bir ayda neredeyse hareket etmeden çok çok az hareketle verdim. İnsana o 5 kilo hafiflemek hem moral veriyor hem de gerçekten kendini hafiflemiş gibi hissediyor. Ben 140 kilodan 135 kiloya düştükten sonra haftada 5 gün çok hafif tempolu spora başladım. Spor hocamız eşliğinde yarım saat çok hafif pilates, 15 dakika da çok hafif tempoyla yürümeye başladım. Bu 15 dakikayı bir süre sonra 30 dakikaya çıkardık ama saatteki hızım 2,5 Km/h dı. Zaman içinde 3 km/h, derken 3,5 km/h ve 4 km/h hatta 5 km/h ‘a kadar çıkabildim. Şimdi bazen 4 – 4,5 km/h bazen 5 km/h hızla en az yarım saat evde bantta yürüyor, 1 saatte pilates yapıyorum. Ayrıca hava iyiyse Datça limanında da bir saatten fazla eşimle birlikte yürüyoruz. Haftanın belirli günlerinde de (Kışın haftada 3 gün, yazın haftada 1 gün) 3 saat aralıksız dans edebiliyorum.

Şayet kilo vermekte zorlanıyorsanız 20 – 30 dakikalık yürüyüş süresini 50 – 60 Dakikaya çıkarabilirsiniz. Sağlıklı Yaşıyoruz Sayfasını takip edip ayda 5 kilodan fazla veren birkaç arkadaşımız oldu. O kişilere nasıl başardıklarını sorduğumuzda hepsinin spor sürelerinin birkaç saatten çok fazla olduğunu gördük. Örneğin bir arkadaşımız ayda 7 kilo verdi o arkadaşımız günde 3 saat yürüyüş yaptı. Hülya Yağız isimli bir arkadaşımız da ona benzer kilo verdi o arkadaşımız da günde 12 km yürüdü.

Yukarıda pilatesten bahsettiğim için şunu da bahsetmeden geçemeyeceğim. Pilatesin kilo vermeye çok büyük katkısı olduğunu düşünmüyorum. Sarkmaları ve kırışıklıkları önlediğini düşünüyorum. Benim 50 kilo verdiğim göbeğimi görseniz en ufacık bir çatlak kırışıklık sarkma vb yok.

Kısaca sağlıklı beslenmenin yanısıra bedenimizi de aktif kılmalıyız. Bunun için pahalı spor salonlarına üye olmaya gerek yok diyor Canan Hoca. Günde en az 20 - 30 dakika yürümek yeterli olabilir. Bunu, işe gidip gelirken, günün her hangi bir saatinde yapabilirsiniz. Ben eskiden gideceğim yere kadar araçla giderdim. Şimdi aracı gideceğim yere çok uzak bir mesafeye park ediyorum ki aradaki mesafeyi yürümüş olayım.

Önerimiz, başlangıçta yürümeyi amaç değil araç olarak görmeniz olacak. Yürüyüşünüzün gidilmesi gereken bir yere gitmek gibi bir hedefi olabilir. Bu sizi zorlayıcı bir etken olacaktır. Ancak bedeniniz hafifledikçe yürümek sizin için kolaylaşacak, kolaylaştıkça aldığınız keyif artacak, keyif aldıkça yürümeyi amaç haline de getirebileceksiniz.

İmkanı olanlar için yüzmek de çok yararlı olmakta. Canan Hanımın yazın güneş doğarken her sabah denize girdiğini ve günde en az 2- 3 saat yüzdüğünü biliyor musunuz?


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2019
Başlık: Karatay Diyeti, Diyet mi? Kimler Uygulayabilir? Kimler Uygulayamaz?
Gönderen: Mücteba - 24 Nisan 2016, 12:09:39
Öneri 20

Karatay Diyeti, Diyet mi? Kimler Uygulayabilir? Kimler Uygulayamaz?


Karatay Diyeti’nin içindeki “diyet” sözcüğü sizleri yanıltmasın. Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay ilk kitabı hazırlayıp Hayy kitaba götürdüğündeki adı “Kolesterol Terörü” imiş. Hayy Kitap Editörü Nihal Doğan taslağı okuduktan sonra bu kitabın adının “Karatay Diyeti” olması gerektiğini söylemiş. Canan Hanım "Karatay Sağlıklı Beslenmesi" olsun demiş ama sonuçta Nihal Hanım, Canan Hanımı ikna etmiş ve bizlerin hayatını değiştiren kitabın adı KARATAY DİYETİ olmuş.

Aslında bu bizlere diyetisyenlerin öğrettiği anlamda bir diyet değil gerçek anlamda Sağlıklı Beslenme Modeli. Yıllarca Canan Hanım bu modeli kendisine gelen binlerce kalp hastasına uygulamış ve hastalarının “hocam bunları kitap haline getirsenize” ısrarları üzerine bu kitap kaleme alınmış.

Sağlıklı beslenme olunca da 7 den 77 ye değil, ana rahminden – yaşamın sonuna kadar herkesin uygulayabileceği bir model ortaya çıkmış. İster hamile, ister emziren bir anne, ister şeker hastası, ister kalp hastası, ister reflü veya gastrit hastası, ister ürtiker hastası, ister obez isterseniz de sağlıklı bir insan olun. Herkesin aslında bu şekilde yani Karatay Sağlıklı Beslenmesi prensipleri doğrultusunda beslenmesi lazım.

Bizim gelinimiz Dr Esra Caglar hamileyken Karatay Sağlıklı Beslenmesini uyguladı. Torunumuzu dünyaya getirdikten sonra da aynen sağlıklı beslenmesine devam etti. Torunumuz Eren annesinin karnında sağlıklı besinlerle büyüdü. Dünyaya geldikten sonra sağlıklı beslenen annesinin sütünü içti ve şu anda 9 aylık olmasına rağmen bu sağlıklı sütü içmeye devam ediyor. 6 aylıktan beri o da Karatay Diyeti ile besleniyor. Henüz şeker, şekerli ürünler, ekmek, makarna pirinç ile tanışmadı. İnşAllah da tanışmayacak. Bizim çocuklarımız 33-34 yaşlarında. Onlar da bir buçuk yıldır Karatay’a uygun besleniyorlar. Biz 58 yaşındayız. Biz Karatay Sağlıklı Beslenmesi sayesinde hem obezlikten hem de pek çok hastalıktan (şeker, kolesterol, ürtiker, reflü, gastrit, diz ağrıları, topuk dikeni vb) kurtulup sağlığımıza kavuştuk ve şimdi ikinci baharımızı yaşıyoruz ve yaşamımızın sonuna kadar da bu şekilde sağlıklı beslenmeye devam edeceğiz.

Kimler uygulayamaz sorusunun cevabına gelince; aslında herkesin uygulaması lazım ama beynine “reset” atmayanlar, daha önce diyetisyenlerden ve bazı doktorlardan öğrendikleri güncellenmemiş bilgilerin etkisinde kalanlar, alkolikler ve Canan Hanımın deyimiyle “aklını paraşüt gibi açmayanlar” Karatay Diyeti’ni yani Karatay Sağlıklı Beslenmesini uygulayamazlar ve sağlıksız beslenmeye ve hastalıklarla uğraşmaya devam ederler.


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2020
Başlık: Öneri 21 - Kendinizi KARATAY DİYETİ'ne Alıştırmak, Beyine “RESET” Atmak
Gönderen: Mücteba - 25 Nisan 2016, 09:56:54
Öneri 21

Kendinizi KARATAY DİYETİ'ne Alıştırmak, Beyine “RESET” Atmak


(http://cdn.woto.com/dsfile/91951937-ec0e-4079-b7a7-16dae84da67d?t=1382301721116) (http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2021)

Karatay Sağlıklı Beslenmesine Kişisel Hazırlık

Karatay Diyetiyle ilgili çeşitli duyumlarınız mutlaka olmuştur, en azından Canan Karatay ile ilgili bir haberi TV'de izlemişsinizdir. Kilo verme arzusundaysanız bu duyumlar ilginizi çekmiştir. Şimdi atmanız  gereken ilk adım Canan Karatay'ın öncelikle ilk kitabını almak olmalı. Kitabı okumaya başlamadan önce yapmanız gereken ilk şey ise bizim deyimimizle "beyninize reset atmak" olmalı. Beslenmeyle ilgili aklınızda olan tüm bilgileri sıfırlamalısınız. Kısacası büyük bir paradigma değişikliğine, bakış açınızın tamamen değişmesine ihtiyacınız var.

Kitabı okumaya başladığınızda bir an önce uygulamaya başlamak için muhtemelen sabırsızlık içinde olacaksınız. Gözünüz hemen diyet listesi arayacak, çünkü diyet dediğin haftalık listeler halinde olur. İşte varan bir, değiştirmeniz gereken ilk görüş, bu beslenme modelinde liste falan yok. Kendi listenizi kendiniz oluşturacaksınız.

Kendi menünüzü oluşturdunuz diyelim, bu kez aklınıza ne kadar yemeniz gerektiği takılacak ve eski alışkanlıkla bunu öğrenmeye çalışacaksınız. Değiştirmeniz gereken ikinci inanç; uygun yiyeceklerden doyana kadar yiyebilirsiniz. Herkesin porsiyon büyüklüğü kendine göre. Ara öğünlerde ne yiyeceğiniz hiç aklınıza takılmasın çünkü ara öğün yok. Size şimdiye kadar doktor ve diyetisyenler sık sık ve az yemenizi öğütlediler. İnsülin direncinizin ancak böyle kırılacağını, iştahınızın ancak böyle kontrol edileceğini hatta mide rahatsızlığınız varsa ancak böyle düzeleceğini söylediler. Siz de böyle yaparken yemek hiç aklınızdan çıkmazdı ve az az sık sık yerken bir türlü doygunluk hissetmezdiniz, sürekli saate bakar bir sonraki öğünün gelmesini iple çekerdiniz. Biraz zor olacak ama bu değiştirmeniz gereken en önemli inanç.

Karatay Sağlıklı Beslenme ilkeleriyle tanışana kadar yağ yemekten çok korkuyordunuz. 1 gram yağ 1 gram karbonhidratın 2 katı kadar kalori içeriyor. Gittiğiniz uzmanlar salatanıza bile yağ koymamanızı söylemişlerdi size. Oysa bu beslenme modelinde sağlıklı yağları bol miktarda yiyebilirsiniz. İşte değiştirmeniz gereken bir önemli görüş daha.

Verdiğimiz örneklerden şimdiye kadar beslenmeyle ilgili edindiğiniz inançları yıkmanız gerektiğini gördünüz. Bunların yerine güncel bilimsel bulgulara dayanan yeni inançlar koyabilmeniz için Canan Karatay'ın kitaplarını okumaya başlamadan beyninizdeki beslenmeyle ilgili tüm eski bilgileri silmenizi, önyargılarınızdan kurtulmanızı öneriyoruz. Bunu başarırsanız her şey çok kolay. Yani öncelikle beyninizi hazırlamanız gerekiyor.

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2021
Başlık: Öneri 22 - Bir Kitap İle Ömür Boyu Sağlıklı Beslenme Uzmanı Olmak
Gönderen: Mücteba - 26 Nisan 2016, 10:07:37
Öneri 22

Bir Kitap İle Ömür Boyu Sağlıklı Beslenme Uzmanı Olmak


(http://cdn.woto.com/dsfile/7cfb4858-fb6c-4884-8763-00cce2a184c7?t=1382395659005) (http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2022)

Beslenmeyle ilgili tüm öğrendiklerinize reset atıp önyargılarınızdan kurtulduktan sonra sıra kitabı okumaya geldi.

Kitabı elinize alır almaz sakın listelere bakmaya kalkmayın. O listeler sadece örnek olsun diye konmuş olan listeler. Bizleri maalesef diyetisyenler bu listelere koşullandırmış “al listeyi uygula”. Karatay Sağlıklı beslenmesinde öyle diyetisyen listelerine benzer listeler yok. Herkes kendi koşullarına ve imkanlarına göre kendi listesini kendisi oluşturuyor. Bize en çok gelen talep “bir haftalık liste verir misiniz?” Kitabı okuyup özümsedikten sonra bu talepte bulunanlar eminim kendilerine bu taleplerinden dolayı çok gülüyorlardır. Reseti bu saçma listeler ve alışkanlıklardan kurtulmak için attık.

Bu öyle bir kitap ki okuduğunuzda zaman zaman donup kalacaksınız. Her şeyi ama her şeyi o güne kadar yanlış bildiğinizi ve yanlış uyguladığınızı göreceksiniz. Sakın kendinizi savunmaya geçmeyin. Reset işlemini onun için yapmıştık zaten.

Bu kitabı okuyup özümsediğinizde adeta kendinizin sağlıklı beslenme koçu (diyetisyeni) olacak sağlıklı beslenmeyi tüm ayrıntılarıyla öğrenmiş olacaksınız.

Biz kitabı eşimle birlikte yüksek sesle okuduk. Anlamadığımız yerleri bir kez daha okuduk hatta bir kez daha. Bazı yerleri üç kez okuduk ama anlamadan bir sonraki bölüme asla geçmedik. Yani Karatay Diyeti kitabını roman okur gibi okursanız size hiçbir yararı olmaz. Adeta bir ders kitabını okur gibi okumalı hatta okurken notlar almalısınız. Bir diyetisyenin 4 yıl eğitim aldığını lütfen hiç unutmayın. Biz bu kitaptan öğrendiklerimiz sayesinde bundan sonra hiçbir diyetisyenin kapısından içeri adım bile atmayız.

Başlayacağınız ilk gün Pazartesi olmasın. Çünkü biz pazartesi günü başlanan diyetleri çok iyi biliyoruz. İlk iki üç gün çok çok önemli.

Bu kitap öncelikle bize sağlıklı beslenmenin ne demek olduğunu öğretti. Bütün ezberlerimizi bozdu. Yıllarca bize diyetisyenler ve bazı doktorların belletiği pek çok şeyin yanlış olduğunu bu kitap sayesinde öğrenmiş olduk. Benim (Okan) 12 yıl boyunca içtiğim 48.180 adet hapla düzelmeyen kan değerlerim 4 ayın sonunda bu kitap sayesinde düzeldi. 8 TL lik bu kitap 48.180 adet haptan çok daha etkili oldu.

Diz ağrılarım, topuk dikenim  hepsi bu kitap sayesinde geçti. Ben artık şeker hastası, kolesterol hastası, ürtiker hastası değil. Nurçin de reflü ve gastirit hastası değil. Yüksek tansiyon ilacını da artık içmiyor. Sağlıklı beslenmenin sonucunda ben 50 kilodan Nurçin de 27 kilodan kurtuldu.

Yıllarca benim ve Nurçin'in diyetisyenlere ödediği paralarla iyi bir marka araba alınabilir. Biz bu kitap sayesinde diyetisyenlerin ve bazı doktorların bize öğretemediği sağlıklı beslenmenin ne demek olduğunu öğrenmiş olduk. Bundan sonra yaşamımızın sonuna kadar ne benim ne de Nurçin'in bir diyetisyenin kapısından içeri gireceğini tahmin etmiyorum. 8 YL lik bu kitap sayesinde kendimizin ve çevremizde yaşayan insanların sağlıklı yaşam koçu olduk.


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2022
Başlık: Öneri 23 - KARATAY DİYETİ’nde İlk Güne Hazırlık
Gönderen: Mücteba - 27 Nisan 2016, 14:55:10
Öneri 23

KARATAY DİYETİ’nde İlk Güne Hazırlık

Mutfağın Hazırlanması


Beslenmeyle ilgili tüm bilgilerimize reset atıp önyargılarımızdan kurtulup sonra adeta ders çalışır gibi Karatay Diyeti kitabını okuyup özümsedikten sonra iş uygulamaya geldi.


1- SAĞLIKSIZ GIDALARIN TEMİZLENMESİ:

Kitapta yazan mutfağa hiç sokulmaması gereken malzemeler varsa atılmalı veya düşman gördüğünüz birilerine verebilirsiniz dostunuza bile vermemelisiniz.

Önce ekmek kutunuzdan kurtulmakla işe başlayın. Sonra erzak dolabınızı elden geçirin. Pirinç, makarna, şehriye, her tür un, iç bakla ve şeker varsa dolabınızdan çıkarın. Şimdi sıra buzdolabınıza geldi. buzdolabınızı paketlenmiş ürünler, eritme ve krem peynirler, hazır yoğurt, süt tozu, krema, hazır soslar, varsa tost ekmeği, her türlü meşrubat, meyve suyu, sucuk, salam, sosis gibi işlem görmüş et ürünleri, marketten alınma tavuk ve yumurta, her türlü şarküteri ürünlerinden arındırın. Kavun, karpuz, incir ve dut gibi glisemik indeksi yüksek meyveleri ve mevsimsiz sebze ve meyveleri de buzdolabınızdan çıkarın. Mutfağınızdan bisküviler, galetalar, tatlı-tuzlu kurabiyeler, cipsler, çikolatalar, şekerleme ve lokumlar, yapay veya doğal tatlandırıcılar, sakızlar, şekerli ve şekersiz reçeller, şuruplar, bal, pekmez, hazır çorbalar, ayçiçeği ve mısırözü yağları, patates, kavrulmuş kuru yemişler gibi sağlıksız ne varsa her şeyi atın. Poşet çaylar, granül kahveler de mutfağınızdan çıkmalı.


2- SAĞLIKLI GIDALARIN ALINMASI:

Karatay Sağlıklı Beslenmesine yönelik ceviz veya kavrulmamış badem/fıstık/fındık, günkurusu kayısı, serbest dolaşan tavuk yumurtası, hangi zeytinden seviyorsanız zeytin, tam yağlı en çok sevdiğiniz peynir, mevsim sebzeleri, yeşillik, soğuk sıkım sızma zeytinyağı, köy tereyağı, süt, et veya balık vb malzemeleri eve almalısınız. Sütü öncelikle yoğurt mayalamak için aldınız. Maya olarak tanıdıklarınızdan ev yoğurdu bulmanızı tavsiye ederiz. Cevizi pazardan kabuklu olarak alıp kendiniz taze taze kırarsanız hem daha lezzetli hem de daha sağlıklı olur.
Zamanla çok kullanacağınız bazı malzemeleri Anadolu’nun çeşitli yerlerinden getirtmeye başlarsınız. Biz, örneğin, cevizi Kaman’dan, kayısıyı Malatya’dan, tuzu Çankırı’dan getirtiyoruz. İnternet yoluyla alışveriş ve kargoculuk o kadar gelişti ki bunu yapmak hiç de zor olmuyor.

(http://cdn.woto.com/dsfile/362b15e7-91e8-4d1a-a5b3-6d776f089fff?t=1382480093792) (http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2023)
http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2023
Başlık: Öneri 24 - Karatay Diyeti'nde İlk Kahvaltı Çok Önemli!
Gönderen: Mücteba - 04 Mayıs 2016, 10:13:27
Öneri 24

Karatay Diyeti'nde İlk Kahvaltı Çok Önemli!


Beyniniz hazırsa ilk kahvaltıyla başlayabilirsiniz. Karatay Kahvaltısını doyana kadar yemelisiniz. Sakın fazla yersem kilo alırım diye korkmayın ve malzemeden çalan müteahhit gibi davranmayın.

Ekmeksiz doyulabileceğini ilk kez göreceksiniz. Ekmeksiz yapacağınız bu kahvaltı sizi en az 6-7 saat tok tutacak. Ama aynı kahvaltının yanında ekmek yiyecek olursanız 3-4 saat sonra acıkırsınız  (Bkz: Öneri 3-  Ekmek insanı tok tutmaz acıktırır.) (https://www.sadakatforum.com/karatay-diyeti-nedir-t62526.0.html;msg277460#msg277460)

Tatlısız yapamayan bir kişiyseniz mutlaka kahvaltıya ilave olarak 3-4 adet günkurusu kayısı da yiyin. Bu günkurusu kayısılar sizin bütün günkü şeker ihtiyacınızı yok edecek. (Bkz: Tatlı tatlının mayasıdır)](Bkz: Tatlı tatlının mayasıdır) (https://www.sadakatforum.com/tatli-tatlinin-mayasidir-yemek-ihtiyac-mi-aliskanlik-mi-t64984.0.html;msg277941#msg277941)

Kahvaltınızın yanında şekersiz ve tatlandırıcısız olmak koşuluyla çayınızı veya yeşil çayınızı veya filtre kahvenizi veya sütünüzü doyana kadar için.

Karatay Kahvaltısının olmazsa olmazlarını mutlaka bitirmek durumundasınız. Bunlar 2 adet yumurta, avuç içiniz kadar peynir, en az 10 adet zeytin ve 1 çay bardağı kavrulmamış kuru yemiştir. Bunların yanında isteğinize göre yeşillik, domates, biber, salatalık yiyebilirsiniz. Kahvaltıda reçel, bal gibi tatlı yiyecekler yeme alışkanlığınız varsa onların yerine 3 adet günkurusu kayısı yiyebilirsiniz. Kayısıların içine kaymak ve ceviz de koyup yiyebilirsiniz. Kayısı yemek istemezseniz 1 porsiyon glisemik indeksi yüksek olmayan taze meyve de yiyebilirsiniz. Sonra kahvaltıdan kalkın ve dişlerinizi fırçalayın. Çünkü artık yemek yiyene kadar ağzınıza hiçbir lokma (bir adet leblebi dahi) girmemeli, sakız bile çiğnememelisiniz.

Yemeğe kadar bol bol limonlu sıcak su için Limonun besinlerin daha geç sindirilmesine yani sizin daha geç acıkmanıza neden olacağını unutmayın.

Leptin hormonunun işlevini her ne kadar biliyorsanız da şimdi bir kez daha "ÖNERİ 8- Leptin hormonunun salgılanabilmesi için ne yapmak lazım? " (https://www.sadakatforum.com/karatay-diyeti-nedir-t62526.0.html;msg277720#msg277720) okuyun.

Şekerin kansere neden olduğunu, trans yağların damarları tıkayıp kalp krizine neden olduğunu sık sık düşünün ve "ÖNERİ 4- Kim kanser olmak İster?" (https://www.sadakatforum.com/karatay-diyeti-nedir-t62526.0.html;msg277461#msg277461) ile "ÖNERİ 5- Kim damarları tıkansın ister? " (https://www.sadakatforum.com/karatay-diyeti-nedir-t62526.0.html;msg277702#msg277702) 'i okuyun.

Bakalım bu kahvaltıdan kaç saat sonra acıkacaksınız? 6-7 saatten önce acıkırsanız bilin ki ya kahvaltınızı eksik yaptınız ya glisemik indeksi yüksek bir şey yediniz ya da tamamen alışkanlığınız nedeniyle eski öğle yemeği saatinde acıktığınızı sandınız. Bu durumda www.saglikliyasiyoruz.com adresinde kahvaltınızın fotoğrafını paylaşırsanız, neden erken acıktığınız konusunda size fikir vermeye çalışacağız.


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2024
Başlık: Öneri 25 - Karatay Diyeti'nde İlk Yemek Çok Önemli!
Gönderen: Mücteba - 06 Mayıs 2016, 10:24:24
Öneri 25

Karatay Diyeti'nde İlk Yemek Çok Önemli!


Karatay Sağlıklı Beslenme ilkeleriyle beslenmeye başladığınız ilk gün çok önemli demiştik çünkü her ne kadar teorik olarak kuralları öğrendiyseniz de aklınızda mutlaka o kahvaltıyla en az 6 saat tok kalabileceğinizle ilgili tereddütleriniz vardır. İşte o nedenle, beyninizi resetlemiş, temel bilgileri öğrenmiş ve uygulamayla ilgili tamamen önyargısız biçimde ilk gün uygulamaya geçtiğinizde karşılaştığınız sonuçlar sizin için motive edici olmalıdır.

Şimdi gelelim ilk gününüze, kahvaltınızı eksiksiz olarak yaptınız, acaba yemek için ilk gün nasıl bir menü hazırlamanız gerektiğini düşünmeye başlarsınız. Eski diyet alışkanlıklarınızla aklınıza haşlama sebze, ızgara et, yağsız salata gibi "diyet yemekleri" gelir. Fakat siz diyette değilsiniz ki yalnızca sağlıklı beslenmeye başladınız. Sevdiğiniz yemekleri aklınızdan geçirin. Bu yemekler arasından Karatay Sağlıklı Beslenme Kurallarına uygun olan birini seçin. Kullanılacak malzemeler düşük glisemik indeksli olmalı, işlenmiş ve paketlenmiş olmamalı, mevsim sebzelerinden seçmeliyiz. Menümüzde mutlaka proteinli besin olmalı. Proteinlerin de mutlaka sağlıklı yağlarla birlikte yenilmesi gerektiğini söylüyor Canan hanım, o nedenle yemeklerimizi tereyağı veya zeytinyağıyla pişirmeliyiz. Kırmızı et, köy tavuğu veya balık olabilir. En azından baklagillerden, bitkisel protein içeren bir besin olmalı. Et, tavuk veya balık seviyorsanız işiniz çok kolay. Ana yemeğiniz bunlardan biri olabilir, tabii ızgara, haşlama, buğulama veya fırında pişirilmiş olmalı. Yanında sebzenizi çiğ veya pişmiş olarak yiyebilirsiniz. Salata çeşitleri, zeytinyağlı sebze yemekleri arasından seçebilirsiniz. Haftada 1-2 kez bunların yanına 2-3 kaşık bulgur pilavı ekleyebilirsiniz. Özellikle soğuk havalarda sağlıklı malzemelerle yapılmış bir çorba da olabilir menünüzde. Bazı kişiler eti çok sevmeyebilirler. Böyle kişiler için Türk mutfağında çok güzel etli veya kıymalı sebze yemekleri var. Görüldüğü gibi seçenekler çok.

Aklı eski tip diyetlerde olanlar mutlaka kendilerine porsiyon büyüklüğünün tarif edilmesini istiyorlar. Çünkü hazır diyet listelerinde 3 köfte büyüklüğünde et, 6 kaşık sebze yemeği gibi ölçüler veriliyor. Bu listelerde sınırsız verilen tek yiyecek salata onu da yağsız yerseniz. Karatay Sağlıklı Beslenme Modelinde ise size kimse ölçü vermiyor, ne kadar yiyeceğinizi kendiniz belirliyorsunuz. Sağlıklı yiyeceklerden karnınız hatta gözünüz doyana kadar yiyebilirsiniz. Sadece bulgur pilavında ölçüyü kaçırmamak gerek. Herkesin cüssesine göre doyacağı porsiyon büyüklüğü değişiyor. Kilo verdikçe porsiyon büyüklükleriniz küçülüyor.

Eski alışkanlıklarınızın etkisinde kalmadan, damak tadınıza uygun sağlıklı yemeklerden oluşan öğününüzü iyice doyarak yediğinizde bu şekilde bir öğün daha yiyemeyecek durumda hissedeceksiniz. Baştan günde iki öğünle idare edemeyeceğinizi düşünseniz bile bu şekilde iki öğün yiyemeyeceğiniz sonucuna kendiliğinizden geliyorsunuz. Eğer çalışıyor ve ana öğününüzü akşam evde yiyorsanız arada kuruyemiş, yoğurt, meyve gibi yiyeceklerden bir küçük öğün yapabilirsiniz. İş yerinizde verilen ve trans yağlarla yapılmış yemekleri kesinlikle yemeyin. Ana öğününüzü öğleden sonra yediyseniz başlangıçta gece acıkabilirsiniz, o nedenle akşam 20.00'den önce küçük bir öğün yiyebilirsiniz.


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2025


(http://cdn.woto.com/dsfile/d6246405-91ce-4280-86ba-ebe16cea1d78?t=1367101105726) (http://woto.com/Kahvaltilar)
(http://cdn.woto.com/dsfile/d1e9f929-af4d-4557-a34e-20c030fa65c3)
(http://cdn.woto.com/dsfile/837c20a5-48ea-4f25-b812-de5cdc50e808?t=1367499505852)
(http://cdn.woto.com/dsfile/b96b681d-c368-4aab-9a1c-2e5180cf177a?t=1367499893332)
(http://cdn.woto.com/dsfile/966683b1-e6bd-4a48-ad30-908ba996e744?t=1367863465863)
(http://cdn.woto.com/dsfile/dcdc803e-33a6-46df-bab9-b389a3f8ffd2)
(http://cdn.woto.com/dsfile/c89018fe-51e0-474a-a893-532dc9d88ead?t=1367688177508)
(http://cdn.woto.com/dsfile/45984409-2326-4daa-b7b8-ed609f5b9f9d)
(http://cdn.woto.com/dsfile/e35e354f-6bad-4272-a125-7e55a9608582?t=1367395609161)
(http://cdn.woto.com/dsfile/437d0f79-face-4deb-a451-e09310dcc8ed?t=1367763366093)
(http://cdn.woto.com/dsfile/05e88cc5-d255-4d40-a4a8-f6885c4a85eb?t=1367872518681)
(http://cdn.woto.com/dsfile/8888b80e-7832-4925-8d12-8c8ed6ca705d?t=1367773113748)
Başlık: Öneri 26 - Yemekten Korkmayın Aç Kalmaktan Korkun!
Gönderen: Mücteba - 09 Mayıs 2016, 12:19:58
Öneri 26

Yemekten Korkmayın Aç Kalmaktan Korkun!


Bir çoğumuz Canan hanımın yo-yo diyet olarak adlandırdığı, kalori kısıtlaması esasına dayalı diyetlerden yapmışızdır. O günleri bir hatırlayın isterseniz. Ben kendi deneyimlerime ve anılarıma dayanarak bu durumu anlatan “Yaz Geliyor Paniği” başlıklı bir yazı paylaşmıştım. (Nurçin)

Kısıtlı miktarlarda yediğiniz zaman yeterince doymazsınız ve bu tatminsizlik duygusuyla aklınızda sürekli yiyecekler olur. Zaten sık sık yediğiniz için bir sonraki öğünün gelmesini sabırsızlıkla beklersiniz. Ama o öğün de sizi doyuramaz. Yine aç ve aklınızda yiyecek hayalleriyle bir sonraki öğünü beklersiniz. İşte bu durumdayken birisi size yememeniz gereken bir şey ikram etse geçerli bir mazeret bulabilirseniz kabul ediverirsiniz. Sonra bir kez bozuldu deyip kıtlıktan çıktığınız için yemeye devam edersiniz. Bu döngü böyle gider.

Karatay Sağlıklı Beslenmesinde ise kahvaltınızı veya yemeğinizi doyana kadar yediğiniz ve şekerinizi hızlı yükseltmeyen gıdalarla beslendiğiniz için uzun süreler tok ve yediklerinizden tatmin olmuş bir durumda olursunuz. Böyle olunca da hiçbir güç size sağlıksız olduğu için yemediğiniz bir yiyeceği yemeğe kolay kolay ikna edemez.

Bu aç kalma konusu bize göre en önemli konu. Çünkü Karatay Diyeti'ni o diyetisyenlerin diyetlerinden ayıran en önemli özellik aç kalmadan kilo vermek. Bu başarıldığı zaman hiçbir şeye özlem duymuyorsunuz. İstediğiniz kilolara gelince de aç kaldığınız dönemde yiyemediklerinize saldırmıyorsunuz. Biz bir nesneyi yemiyorsak sadece sağlıklı olmadığı için yemiyoruz.

Sağlıklı her şeyi acıktığınız zaman yiyebilirsiniz. Bazı arkadaşlar leptin hormonunun salgılanma süresini uzatabilmek için aç kalmayı yeğliyorlar. Ancak dikkate almadıkları çok önemli bir husus var. Şayet açlık hissettiğiniz anda yemezseniz beyniniz açlık sinyalini zaten gönderdiği için sistem kendini tasarruf moduna geçirecek ve stoklardaki yağların  yakımını kesecektir. Sadece kendinizi kandırabilirsiniz. O nedenle bir sonraki öğününüze kadar tok kalacak biçimde yemelisiniz. Bu birkaç kez denemeden sonra kendiliğinden oturacaktır. En fazla bir iki kez açlık hissedersiniz. Acıktığınız anda da mutlaka yiyin ki vücudunuz tasarruf moduna geçmesin. Kısaca öğünlerinizde fazla yemekten korkmayın bir sonraki öğüne kadar aç kalmaktan korkun.

Size son olarak küçük bir tavsiyede daha bulunmak isteriz. Yemekten hemen sonra dişlerinizi fırçalayın ve böylece bir sonraki öğüne kadar ağzınızı katı yiyeceklere mühürlemiş olun, yalnızca sıvı girebilsin ağzınıza. Birkaç günün sonunda ekmeksizliğe, şekersizliğe, öğün aralarında atıştırmamaya alışacak ve bu işi yapabileceğinizi göreceksiniz. Bundan sonra deneme yanılma yoluyla iş kendinize uygun porsiyonları bulmaya gelecek ki o da çok kolay oluyor.


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2026


(http://cdn.woto.com/dsfile/b51100c6-3d79-4c3c-a370-a44a6e1c31d7?t=1382745148065)
Başlık: Öneri 27 - Çevrenizdekileri sağlıklı Beslenmeye Alıştırmak...
Gönderen: Mücteba - 11 Mayıs 2016, 15:33:28
Öneri 27

Çevrenizdekileri sağlıklı Beslenmeye Alıştırmak...


İnsanın alışkanlıklarından kurtulması gerçekten zor oluyor.   Kendi adınıza Canan Karatay'ın kitabını okuyup beslenme tarzınızı değiştirip sağlıklı beslenmeye başlamak istiyorsunuz diyelim. Önünüzde ne gibi zorluklar var, bir bakalım. Yalnız  yaşıyorsanız işiniz bir ölçüde kolay, mutfağınızdan sağlıksız yiyecekleri çıkarır, alışverişinizi ona göre yaparsınız. Ancak birlikte yaşadığınız bir aileniz varsa onları da ikna etmek zorundasınız.

Büyük olasılıkla kilo verme ihtiyacında olduğunuz için Karatay Diyetini keşfetmişsinizdir. Eğer eşiniz ve çocuklarınızın kilo verme ihtiyacı yoksa sizin değişen beslenme alışkanlıklarınıza ilgisiz kalacaklar ve kendileri alışkanlıklarını değiştirmek istemeyeceklerdir. Siz kitaptaki bilgileri özümsediyseniz, onların sağlıksız alışkanlıklarını devam ettirmelerine gönlünüz razı gelmeyecektir. En iyisi kitabı okumalarını sağlamak, en azından önemli yerlerini onlara sesli okuyup dikkatlerini çekmek. Ne yapıp edip onların da sağlıklı beslenmeleri için tüm yaratıcılığınızı kullanıp ikna etmelisiniz.

Sonra ikinci aşama geliyor, sosyal yaşamınızı yeni beslenme düzeninize uygun hale getirmek gerek. Yemeğe konuk çağırdığınızda ne yapacaksınız? Siz yemeğe çağrıldığınızda nasıl davranacaksınız? Bütün bu sorulara cevap bulmalısınız. Başlangıçta kolay olan, başkaları için eski alışkanlıklara devam etmek oluyor. Örneğin, yemeğe konuk çağırdığınızda alışık olduğunuz misafir menülerini hazırlamak kolayınıza gelecektir. Ancak şöyle bir düşünün, sağlıksız olduğu için yemediğiniz yiyecekleri değer verdiğiniz konuğunuza ikram etmek sizi üzmeyecek mi? Siz en iyisi Karatay ilkelerine uygun menüler geliştirin ve konuklarınıza saat verirken akşam yemeğiyse 19.00'dan geçe kalmayın.

Biz yemek daveti aldığımızda her seferinde akşam 19.00'dan sonra yemek yemediğimizi belirttik. Böyle bir prensibimizden bahsedince haliyle neleri yediğimiz soruluyordu. Biz de patates, pirinç ve unlu yiyecekleri ve tatlı yemediğimizi belirtiyorduk. İster istemez yemeklerde bizden beslenme tarzımızla ilgili bilgi alınıyordu. Biz de bu durumdan memnun oluyor çevremizin de sağlıklı beslenmeleri için çaba harcıyorduk. İşte Sağlıklı Yaşıyoruz sayfasının temelleri böyle atıldı.

Sonuç olarak, Canan Karatay'ın halk sağlığı için, kitaplarında ve TV konuşmalarında bıkmadan usanmadan anlattığı bilgileri öğrenip de çevrenizdeki insanların sağlıksız beslenmelerine duyarsız kalmak mümkün olamıyor. İster istemez Karatay Sağlıklı Beslenme ilkelerinin savunucusu kesiliyor ve elinizden geldiğince bu bilgilerin yaygınlaşması için uğraşıyorsunuz.

Gelin hep beraber çevremizdeki pek çok dostumuzu bu farkında olmadıkları ama her gün kendilerini biraz daha yutan BESLENME TUZAKLARINDAN kurtarıp sağlıklarına kavuşmalarına yardımcı olalım.

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2027
Başlık: Öneri 28 - Direnç Ne Zaman Kırılır ve Kilo Vermeye Başlanır?
Gönderen: Mücteba - 12 Mayıs 2016, 10:36:37
Öneri 28

Direnç Ne Zaman Kırılır ve Kilo Vermeye Başlanır?


Karatay Diyeti kitabını okuyup özümsedikten sonra, sağlıklı beslenmeye başlarsanız ve Öneri 13 - 19 de belirtilen eksiklikleriniz de yoksa ilk hafta içinde bile kilo vermeye başlarsınız. Ben (Okan) ilk hafta bir kilodan fazla vermiştim.

Sayfayı takip eden pek çok arkadaştan gözlediğim kadarıyla pek çok kişi ya kitabı okumuyor ya da kitaptaki örnek menülere bakıp aklınca Karatay Sağlıklı Beslenmesini uygulamaya başlıyor. Bu kişiler kendince diyetisyenlerde öğrendiklerini uygulayarak bu listelere göre kilo vereceğini sanıyorlar. İlk başlangıçta ekmeği şekeri kestiği için belki biraz kilo verir gibi oluyor ama sonra kilo verme duruyor.

“Nasıl beslendiğinizi anlatır mısınız? diye sorduğunuzda önce “kitapta nasıl diyorsa öyle besleniyorum.” cevabını alıyorsunuz. “bana yediklerinizi yazın veya yediklerinizin fotoğrafını gönderin” dediğiniz zaman işte gerçekler ve o kişinin kitabı okumadan bu beslenme biçimini uygulamaya kalktığını çok açık ve net olarak görüyorsunuz.

Öncelikle şunu söylemek istiyorum. KİLO VERME GERÇEK ANLAMDA KARATAY SAĞLIKLI BESLENMESİNİ ÖZÜMSEDİKTEN SONRA BAŞLAR. 

Şunu hiç unutmamız lazım. İlk verdiğimiz kilolar sadece sudur. Zaten pek çok arkadaş “çok az kilo verdim ama bir beden inceldim” gibi yorumlar yapıyorlar. Vücuttaki ödem gidince doğrudur insan biraz inceliyor. Ama durun daha stoktaki yağları yakmaya başlamadık.

Herkesin metabolizması, geçmişteki kilo alıp – verme – sonra fazlasıyla tekrar geri alma girişimleri özde benzer olsa da birbirinden çok farklı. Bu nedenle gerçek anlamda Karatay Sağlıklı Beslenmesini özümsemiş ve harfiyen uyguluyorsanız ve ilk hafta kilo veremdiyseniz lütfen biraz sabredin. Bedeniniz bu yeni beslenme düzenine direnebilir. Çünkü “birkaç haftadır Karatay Diyeti uyguluyor olmama rağmen kilo veremiyordum ama bu hafta vermişim” gibi pek çok mesaj da aldık.

Bazen da kilo verme gecikince insanlar moralini bozup kaçamak yapabiliyorlar. İşte bu kaçamaklar da direncin kırılması süresini erteletiyor.

Deneyimlerimiz ve bize yazanların deneyimleri göstermekte ki sağlıklı beslenmeye tüm kurallarıyla başladıktan sonra er veya geç kilo kaybı başlamaktadır, biraz sabredilmeli.


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2028
Başlık: Öneri 29 - Kilo Verme Hızı
Gönderen: Mücteba - 13 Mayıs 2016, 09:45:15
Öneri 29

Kilo Verme Hızı


Genellikle Karatay Sağlıklı Beslenme ilkelerini, acil kilo verme ihtiyacı olan kişiler uygulamaya başlıyor ve doğal olarak sabırsızlıkla sonuç almak istiyorlar. Bazıları kısa bir süre sonra tartıda fark görüyor ve daha büyük motivasyonla devam ediyor. Bazı kişilerin ise uzun zamanda gelişmiş olan insülin dirençleri hemen kırılamıyor ve tartıda bir fark göremiyorlar. Böyle durumlarda, "Bu diyet bana uymadı, işe yaramadı." gibi düşüncelerle daha tam anlamıyla alışmadıkları beslenme düzeninden vaz geçme eğiliminde oluyorlar. Bu yapılabilecek en büyük hata. Çünkü bu bir diyet değil, şişman -zayıf, sağlıklı-hasta, genç-yaşlı herkesin uyması gereken sağlıklı beslenme ilkeleri. İnsülin direnci de herkeste farklı hızda kırılıyor.

Kilo verme sürecinde hep aynı hızda kilo verilemiyor. Cinsiyet farklılığı, yaş, verilmesi gereken kilonun fazlalığı gibi etkenler kilo verme hızını etkiliyor.

Örneğin, Okan'ın verecek kilosu benden daha fazlaydı, o nedenle hızla vermeye başladı. Kadınlarda, hele de menopozlu kadınlarda kilo verme hızı bayağı yavaş oluyor. Benim insülin direncim hem daha geç kırıldı ve kilo vermeye başladım hem de daha yavaş kilo verdim. Arada aynı kiloda haftalarca takıldığım oldu. Okan'ın takılmaları daha geç başladı ve daha kısa sürüyordu. Sonuç olarak, aynı şekilde beslenmeye devam ettik. Kitapta yazanları iyice özümsediğimiz için hiçbir zaman kısa vadeli düşünmedik.

Sağlıklı Yaşıyoruz sayfasının takipçilerinin de, yapılan yorumlardan anladığımız kadarıyla, bu konuda değişik deneyimleri var. Bu önerinin altında paylaşmak isteyenler kendi süreçleriyle ilgili yorumlarda bulunurlarsa yeni başlayanlar için yararlı olacaktır. https://www.facebook.com/ObezliktenKurtul

Yarın: Kilo verme hızı nasıl arttırılabilir?

(http://cdn.woto.com/dsfile/bf17acf8-d49f-4c99-b5c6-f18a1a79f8b6?t=1382996352558)


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2029
Başlık: Magnezyum Eksikliğinin Neden Olduğu 36 Sorun
Gönderen: Mücteba - 14 Mayıs 2016, 21:36:37
Magnezyum Eksikliğinin Neden Olduğu 36 Sorun

Sebze ve meyveler artık yeterince mineral ve vitamin içermiyor!

Günümüzde çoğumuz yediklerimizden vücudumuz için gereken besinleri alamadığımız için çeşitli sağlık sorunları yaşıyoruz. Bunun da en önemli nedenlerinden biri toprakların mineral yapısının bozulmuş olması. Bu topraklarda yetişen sebze ve meyveler eskinin ürünlerine göre çok daha az miktarda mineral ve vitamin içermektedir. Bilimsel çalışmalar da bu durumu belgelemekte ve artık kimsenin midesinin gereken besinleri alacak kadar sebze meyveyi alabilecek kapasitede olmadığı sonucuna varılmaktadır.

Kan testinde magnezyum normal çıkıyor ama eksik olabilir.

Magnezyum insan sağlığı için en önemli minerallerin başında geliyor. Magnezyum eksikliğinin kan tahliliyle saptanması çok zor çünkü kalp atışlarının devam etmesi için kandaki magnezyum belirli bir düzeyde olmak durumunda. Bu hayati dengeyi sağlamak üzere kandaki magnezyum düzeyi düşerse eksikliği tamamlamak için kemik ve kaslardan magnezyum çekilerek kandaki düzey korunuyor. O nedenle kan tahlilinde magnezyum eksikliği saptanmıyor.

Magnezyumunun 2  2.5 mg/dl olması gerekiyor!

Prof. Dr. Canan Karatay'ın magnezyum için tavsiye ettiği değer de D ve B12 vitaminleri gibi referans aralığının üzerinde. Canan Hoca kan testinde magnezyumun en az 2 - 2.5 mg/dl olması gerektiğini söylüyor.

Magnezyum eksikliği nasıl ölçülüyor?

Dr. Carolyn Dean'e göre magnezyum eksikliği İyonize Magnezyum Testi ile teşhis edilebilir ki bu da ancak tıbbi araştırmalarda kullanılan bir test. Bir diğer yöntem de kırmızı kan hücrelerindeki magnezyumu ölçmek ki bu test ABD'de giderek yaygınlaşıyor.

Magnezyum sadece kramp ve ritim bozukluğu demek değil artık!

Magnezyum eksikliğinin bacaklardaki kramplara ve kalp atışlarındaki düzensizliğe neden olduğu bilinirdi. Ancak Dr. Carolyn Dean'in "TheMagnesiumMiracle" (Magnezyum Mucizesi) kitabında daha pek çok sağlık problemine neden olduğu yazıyor. Bunlar şöyle sıralanmış:

Magnezyum eksikliğinin neden olduğu sorunlar:

1- Reflü
2- Adrenal yorgunluk
3- Alzheimer hastalığı
4- Anjin
5- Endişe (anksiyete) ve panik atak
6- Artrit
7- Astım
8- Kalsiyum plaklarının bulunduğu ateroskleroz
9- Kan pıhtıları oluşumu
10- Bağırsak hastalıkları
11- Beyin fonksiyonlarında bozukluk
12- Yüksek kolesterol
13- Sistit
14- Depresyon
15- Detoks sistemlerinin çalışmaması
16- Diyabet
17- Yorgunluk
18- Baş ağrısı
19- Kalp hastalığı
20- Hipertansiyon
21- Hipoglisemi
22- Hazımsızlık
23- İnflamasyon
24- İnsomniya (uykusuzluk)
25- Hassas Bağırsak Sendromu (IBS)
26- Böbrek hastalığı
27- Böbrek taşı
28- Migren
29- Kas-iskelet sistemi bozuklukları
30- Sinir sistemi sorunları
31- Jinekolojik problemler
32- Osteoporoz (kemik erimesi)
33- Parkinson hastalığı
34- Raynaud Sendromu (spastik damar kasılmaları)
35- Spor sakatlanmaları
36- Diş çürükleri

SONUÇ: Çok yaygın olan bu sorunların ortaya çıkışını açıklayacak bir neden bazen bulunamamasına rağmen magnezyum eksikliği akla gelmemektedir. Zaten kan tahliliyle de magnezyum eksikliği anlaşılmadığından Dr. Carolyn Dean magnezyumun takviye edilmesini tavsiye ediyor. Prof. Dr. Canan Karatay da magnezyumun en az 2 - 2.5 mg/dl olması gerektiğini söylüyor.

Sizin magnezyumunuz kaç? Bu konuyu doktorunuza hatırlatmanızı öneriyoruz.

Kaynak: Dean, Carolyn, TheMagnesiumMiracle, BallantineBooks, New York, 2014.


http://www.yarimadaninsesi.com/haberdetay.asp?ID=3732[/color]
Başlık: Öneri 30 - Kilo Verme Hızı Nasıl Arttırılabilir?
Gönderen: Mücteba - 15 Mayıs 2016, 21:45:24
Öneri 30

Kilo Verme Hızı Nasıl Arttırılabilir?



Öneri 29  (http://www.sadakatforum.com/karatay-diyeti-nedir-t62526.0.html;msg277977#msg277977)da kilo verme hızını işlemiştik. 

Hepimizin eski alışkanlıklarımız arasında fazla miktarda karbonhidrat tüketmek var. Bunun çeşitli nedenleri var. Eski beslenme piramidinin tabanında karbonhidratlar vardı. Canan Hocadan öğrendiğimize göre; Harvard Üniversitesi'nde yapılan araştırmalar sonucu 2002 yılında yeni bir beslenme piramidi yayınlandı. Buna göre tabanda bedensel hareket ve yağlar var, karbonhidratlar ise en tepede, en az tüketilecek olan besinler arasında yer alıyor. Bilgilerini güncelleyemeyen ve ezberlerini bir türlü bozamayan hekimler ve diyetisyenler bizleri ısrarla fazla miktarda karbonhidrat yemeye alıştırdılar. 

Bu alışkanlıkla Karatay Diyeti'ne başlandığında, yasak karbonhidratlar yenmiyor ama serbest olan karbonhidratlar fazlaca tüketilmeye devam ediliyor. Karatay Menüsünde pek çok sağlıklı yiyecek varken “Karatay Keki”, “Karatay Kurabiyesi” ve “Karatay Lokumu” şayet en fazla paylaşılan yiyecekler oluyorsa biraz düşünmek gerekiyor bazı arkadaşların neden yeterince kilo veremediğini. Bu durum da bir çok arkadaşımızın eski alışkanlıklarından bir türlü kurtulamamış olduğunu gösteriyor. Kilo vermekte zorlanan arkadaşların bir kısmının Facebook sayfasına baktığınız zaman pek çok zararlı yiyeceklerin tariflerinin olduğu sayfaları beğendikleri ve halen takip ettiklerini görüyoruz. Bu da bazı arkadaşların beyinlerini yeterince resetleyemediğinin çok açık bir göstergesi. Bu arkadaşların amaçlarının sadece kilo vermek olduğunu, Karatay Diyeti’ni de geçici bir kilo verme aracı olarak gördüklerini anlıyoruz. Oysa sağlıklı beslenmek öncelikli amacınız olmalı. Şayet sağlıklı beslenecek olursanız bunun doğal sonucu olarak mutlaka fazla kilolarınızdan kurtulacaksınız. 

Öneri 2 (http://www.sadakatforum.com/karatay-diyeti-nedir-t62526.0.html;msg277444#msg277444) de sözünü ettiğimiz yenilen yağ miktarı ile Öneri 19 (http://www.sadakatforum.com/karatay-diyeti-nedir-t62526.0.html;msg277875#msg277875)da belirttiğimiz yürüyüş süre ve mesafesi , verilecek olan kilo miktarı ile doğru orantılı olduğunu hiç unutmamak gerekir. Kilo vermekte zorlanan arkadaşlara "yediğiniz yağ miktarı ile yürüyüş süre ve mesafesini arttırın" dediğimiz zaman mutlaka kilo verme hızlarının arttığını görüyoruz. 

Sadece ekmeği şekeri kesmekle Karatay Diyeti uygulanamaz. Canan Karatay'ın “Karatay Diyeti’yle Beslenme Tuzaklarından Kurtuluş Rehberi” isimli son kitabında sağlıklı beslenmede protein ve yağların en büyük yeri tutması gerektiği çok açık bir şekilde dile getirilmiş. Protein ve yağların daha zor hazmedildikleri için mide ve ince bağırsaklarda daha uzun süre kaldığı, bunun da tokluk süresini uzattığı anlatılıyor. 

Bu çerçeveden bakıldığında, kilo verme sürecinde takılmalar yaşayanlar ile kilo verme hızlarını arttırmak isteyen arkadaşlara, karbonhidrat tüketimlerini biraz azaltıp protein ve yağ tüketimlerini arttırmalarını öneriyoruz. Bunun yanında bedensel hareket de arttırılırsa takılma daha çabuk aşılacak ve kilo verme hızı artacaktır.


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2030
Başlık: Ynt: Karatay Diyeti Nedir?
Gönderen: Togika - 15 Mayıs 2016, 22:58:09
Değerli arkadaşlarım bu konuyla ilgili uzun zamandır yazmak istediğim şeyler var fakat kimliğimizin ortaya çıkma ihtimali yüksek olduğundan dolayı kısa ve mümkün olduğunca özet şeklinde aydınlatıcı bilgiler aktarmaya çalışayım biiznillah.
öncelikle; "yaktığın kaloriden daha az alırsan otomatik olarak kilo verirsin'' mantığı tamamen geçersizdir, eğer öyle bir düz mantık doğru olsaydı kilo sorunu olan herkes 1500 kcal günlük beslenmeyle zayıflardı, zira önemli olan kilo vermek değil; önemli olan yağ yakmak. bakın siz az kalori alınca neler oluyor kısaca onu anlatmaya çalışayım:
vücut önce aldığınız her karbonhidratla birlikte depoladığı suyu (1 gram karbonhidrat 3 gram su depolar) bir güzel atıyor vücuttan ki bizim "ödem atmak" dediğimiz şey bu, siz tartıya çıkıp da "1 haftada 2 kilo verdim" deyip kilo verdik sanıyoruz aslında  bu hep vücuttan atılan su oluyor. halbuki yağ yakımı henüz yok. böyle düşük kaloriyle beslenmeye devam edince ne oluyor peki? vücut diyor ki dışarıda bi olaylar oluyor, ben şu yağları bi korumaya çekeyim de  iç organlara zarar gelmesin, hormonların üretimi durmasın, hücre yapısı bozulmasın, iyi kolesterolü düşmesin, bağışıklık sistemi çökmesin de ölmesin sistem. Neden peki? Çünkü tüm bu faaliyetlerin devamlılığı o yağlarla oluyor, çünkü kilo vericem diye yağı kestin tuzu kestin proteini kestin peki sistem nasıl ayakta kalıcak? hücrelerin yarısı yağlardan oluşuyor hormonlarımızın faaliyeti hep o yağlar sayesinde artan iyi kolesterol sayesinde üretiliyor. Peki bu düşük karbonhidrat beslenmeyle durum nedir? vücut enerjisiz kaldı, enerji arayışına girdi. çünkü senin aldığın kaloriler ancak hayati fonksiyonların devamlılığı için kullanılıyor, o da yarım yamalak. bazal metabolizma hızı düşürülerek idareli kullanılıyor ama yetmiyor. peki gerekli olan enerjiyi nereden bulacak bu vücut?  Almanız gereken protein karbonhidrat ve yağ değerlerini bilmeniz gerekir ki dengeli bir şekilde size uygun  bir sportif faaliyetle yağ yıkım sürecini başlatabilesiniz.
Aksi halde vücut en kolay şekilde enerjiye çevireceği maddeye koştu; yani proteinlere, yani kaslarınıza, kendinizi aç bırakınca yada yeterli besin vücuda kazandırılmazsa vücut evvela dokularda ve karaciğerde bulunan 500 gramlık karbonhidrat yapılı şekeri yakıp beraberinde su attı; sonra yeterli besini vermediğin için  enerji kaynağı olan yağları korumaya çekti ve gitti proteinleri glukoza çevirdi, en basiti buydu  çünkü vücut kolaycıdır, tembeldir ve proteini glukoza çevirince aynı zamanda kas kaybıda yaşarsınız ki bu istenmeyen bir durumdur çünkü kas kaybetmek aynı zamanda metabolizma hızınızıda düşürür, basit mantık değilmi ne kadar az kas o kadar az enerji gereksinimi ve o kadar az yağ yakma ihtiyacı. Glukoz kan şekerini yükseltince insülin salgıladınız, insülin salgılayınca yağ yakımını durdurup yağ depolamaya başladınız, yani hem var olan birkaç kiloluk  kaslarınızı kaybettiniz hem de kilo vereyim derken tekrar yağ depoladınız.
Ne yapılmalı? Yemek yemekten korkmayın fakat bildiğiniz gibi hazır gıdalar ve fastfood tarzı değil bunlar düşmalarınız. Kilo aldıran şeyler tükettiğiniz an insülin salgılatan basit karbonhidratlardır. insülin dediğiniz hormon 1 numaralı depolayıcı hormondur. siz kan şekerinizi yükselttiğiniz an insülin sahne alır ve kandaki şekeri hücrelere sokar, ama siz yemeye devam ederseniz kalan şekeri karaciğere gönderip yağ sentezi yapar ki buda kilo almak demektir. kanda insülin varsa yağ yakma sürecini başlatan glukagon hormonu olmaz,  leptin olmaz  growth hormonu olmaz,  o yüzden insülin salgılatan bir şey gördüğünüzde kesinlikle uzak durun sevgili arkadaşlarım. Beslenme yoluyla ancak bu şekilde kilo verebilirsiniz bu arada eğer yaptığınız sportif faaliyette vücudunuzda enerji açığı oluşturacak direnç uygulamaları yani kas sistemini devreye sokarak çalışmalar yapmalısınız eğer bunu yapmıyorsanız kısa bir süre sonra vücudunuz buna alışır ve yerinizde saymaya devam edersiniz, çünki vücudunuz alıştığı enerji rezervlerini her zaman korumak taraftarıdır kullanmak istemez.
Kısmetse daha sonra sorusu olan arkadaşlarım olursa naçizane bilgim dahilinde paylaşımlarımız olur inşaAllah.

Başlık: Ynt: Karatay Diyeti Nedir?
Gönderen: Mücteba - 15 Mayıs 2016, 23:02:54
Bu değerli bilgiler için teşekkür ederiz Togika.
Başlık: Öneri 31 - Hangi Undan Yapılan Ekmeği, Hangi Makarnayı Yiyebiliriz?
Gönderen: Mücteba - 18 Mayıs 2016, 01:21:19
Öneri 31

Hangi Undan Yapılan Ekmeği, Hangi Makarnayı Yiyebiliriz?


Geçtiğimiz aylarda Datça’nın Kızlan Köyü’ndeki taş değirmende tam buğday unu yapılışını izlemiştik. 

Bir taraftan buğdayı taş değirmene koyuyorsunuz diğer taraftan her şeyiyle birlikte öğütülmüş olarak yani gerçek anlamda “hakiki tam buğday unu” olarak alıyorsunuz. 

Biz bu undan yapılan erişte veya lavaş ekmeğinin diğer unlara göre çok farklı olduğunu düşünerek Canan Hanım Datça’ya geldiğinde bu konuyu sorduk ve şunları öğrendik. 

Tabii ki bu un rafine edilmiş una göre daha iyi ama sonuçta buğday un ufak olduğu için daha ağzınıza attığınız anda sindirim başlıyor ve şekerinizi yükseltiyor. Siz buğdayı alıp un ufak edip un haline getirdikten sonra o elde ettiğiniz unu ister hiç elekten geçirmeyin ve aynen kullanın isterseniz de eleyin hatta isterseniz de rafine edip beyazlaştırın hiç bir şey değişmiyormuş. Hepsinde ağzınıza aldığınız andan itibaren sindirim başlıyor. Ama aynı buğdayı bir kaç parçaya bölüp bulgur yaptığınızda sindirim süresi biraz daha uzuyor. Onun için bulguru 2-3 kaşık veriyor Canan Hoca. Ama o buğdayı bölmeden buğday olarak yerseniz sindirim süresi daha da uzuyor. Onun için Canan Hoca buğday salatasında sınır yazmamış. 

Yani buğday ufalandıkça Gİ yükseliyor çünkü sindirim süresi çok çok kısalıyor. 

Pek çok diyetisyenin, doktorun önerdiği tam buğday unuyla yapılan ürünler sadece rafine edilmemiş olanlara göre ehveni şer yeni deyimle kötünün iyisi. Rafine edilen ürünler rafine edilmemişlere göre çok daha sağlıksız. 

Makarna ve ekmeğin her çeşidi hangi undan yaparsanız yapın sonuç pek değişmiyor.  İster tam buğday unundan yapılmış olsun isterse kepekten isterse de rafine edilmiş undan hiçbirini yemememiz ve mutfağımıza bile sokmamamız gerekiyor.   

Sadece tarhana gibi evde yapılan sağlıklı ürünlerin içine çok az miktarda tam buğday unu koyabiliyoruz. Ramazanda küçük bir parça pide yenebileceğini söylemişti Canan Hoca. Ancak "mutlaka tereyağı sürerek pideyi yiyin" demişti. Tereyağı pidenin hazmini geciktiriyor ve dolayısıyla da Gİ ni düşürmüş oluyor. . 

Tam buğday unundan yapılmış bir dilim ekmeğin bir çorba kaşığı şeker yemiş gibi şekerinizi yükselttiğini biliyor musunuz?

Sonuç olarak; unun iyisi kötüsü olmaz. Un, undur ve şeker demektir. “Benim kullandığım un, şöyle iyi böyle iyi” gibi bir kavram yok yani. 

Kanser, damar tıkanıklığı vb Dejeneratif hastalıklara yakalanmak istemiyor ve sağlıklı yaşamak istiyorsanız un ve unlu gıdalardan mutlaka uzak durmanız gerekiyor. 

Ekmek = Şeker = Kanser, damar tıkanıklığı ve pek çok hastalık. 

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2031


(http://cdn.woto.com/dsfile/0c024b06-39f0-420c-b316-b304cf39b689) (http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2031)
Başlık: Öneri 32 - Hangi Meyve Suyu Çok Yararlı?
Gönderen: Mücteba - 19 Mayıs 2016, 15:19:41
Öneri 32

Hangi Meyve Suyu Çok Yararlı?


Bundan yaklaşık 4 yıl önce kış aylarında hasta olmamak için bir katı meyve sıkacağı alalım dedik. Çünkü o sıralarda TV lerde bol bol reklam dönüyor ve bazı ünlü doktorlar katı meyve sıkacağı öneriyordu. Kışın hasta olmamak için biz de bu meyve sıkacaklarından aldık ve bol bol meyve suyu içmeye başladık. Öylesine içiyorduk ki tam bir vitamin dopingi yaptığımızı sanıyorduk. Ama maalesef o kış da hasta olmaktan kurtulamadık. Ama yine de içtiklerimiz bize çok keyif veriyordu. Meyve suyu içmelerimiz Karatay Diyeti kitabıyla tanışana kadar devam etti. 

Meyveler çok miktarda A ve C vitamini içerdikleri için kuvvetli antioksidandırlar. Bu açıdan yaklaşıp bol miktarda meyve tüketmek, hatta daha fazla yararlanmak amacıyla taze sıkılmış meyve suları içmenin sağlığımız için önemli bir tehlike olduğunu öğrendik. 

Meyve şekeri olan früktoz bütün şekerlerin en tehlikelisi olarak kabul ediliyor. Früktoz karaciğerde metabolize olduğu için, fazla meyve karaciğer yağlanmasına neden olmaktadır.

Meyveler sıkılarak meyve suyu haline dönüştüğü zaman lifleri parçalanmakta ve posalı özelliklerini kaybetmekte. Bu da hızla hazmedilip kan şekeri ve insülinin yükselmesine neden olmakta. Fazla meyve ve meyve suyu tüketimi insülin direnci ve diyabetin gelişmesine ve dolayısıyla obeziteye neden olmaktadır. Maalesef biz eşeğin yaptığı gibi suyunu içtik posasını bıraktık. Ama ne bilebilirdik ki içtiğimiz su sadece şekerli su asıl vitamin bizim attığımız posasında.

Bu nedenlerle, Canan hoca kitaplarında ve konuşmalarında,  günde 1-2 adet glisemik indeksi yüksek olmayan meyve yenebileceğini fazlasının yenmemesi gerektiğini söylüyor ama meyve sularının ise hiçbir şekilde içilmemesi gerektiğini belirtiyor. Sokakta taze meyve suyu içen birisini gördüğümde "eşek hoş laftan ne anlar" sözünün yeni değişmiş hali olan “eşek hoşaftan ne anlar suyunu içer tanesini bırakır” aklıma geliyor. 

Tabii ki taze sıkılmış meyve suyunu hiç içemezken marketlerde satılan meyve suyunun yanına bile yanaşmamak gerekiyor. 

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2032


(http://cdn.woto.com/dsfile/1f5b69b8-412e-4222-b28f-e25f12327271) (http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2032)
Başlık: Öneri 33 - Öğrenmenin Sonu Yok | 1 - Mutfağımızdaki Değişiklikler
Gönderen: Mücteba - 20 Mayıs 2016, 09:52:20
Öneri 33

Öğrenmenin Sonu Yok

1 - Mutfağımızdaki Değişiklikler



Canan Karatay'ın ilk kitabını okuyup Karatay Sağlıklı Beslenmesini uygulamaya başladıktan sonra Canan hanımın her yeni kitabıyla ve uyguladıkça yeni bilgiler edindik. Bu bitmeyen bir öğrenme, öğrendikçe alışkanlıklarını değiştirme, kısacası bir dönüşüm süreci. 

Canan hanımdan sağlıklı beslenmek için yemeklerde kullanılan malzemeler kadar yemek pişirme araç gereçleri ve pişirme biçiminin de önemli olduğunu öğrendik. Mutfağımızda yaptığımız değişiklikleri şöyle özetleyebiliriz: 

1- Tencere-tepsi olarak çelik, cam ve toprak dışında malzeme kullanmıyoruz. (Teflon, alüminyum yok) 
2- Basınçlı tencere (düdüklü) tencere kullanılabilir hatta buharı kaçmadığı için Canan Hoca tercih edin diyor. 
3- Hangi yağla olursa olsun kesinlikle kızartma yapmıyoruz. (Arada sırada zeytinyağında kızartılmış Arnavut ciğeri yiyorduk artık onu da yemeyeceğiz) 
4- Soğan veya başka malzemeyi kavurmadan, tüm malzemeleri çiğden koyarak yemek yapıyoruz.   
5- Yemekleri az suyla, kısık ateşte pişiriyoruz.   
6- Fırın tepsilerinde pişirme kağıdı veya fırın yemeklerinde pişirme torbası veya alüminyum folyo kesinlikle kullanmıyoruz.   
7- Yemeklerin tuzunu yemek piştikten sonra ekliyoruz.
8- Rafine edilmiş tuz kullanmıyoruz, kaya tuzu kullanıyoruz. Daha önce Himalaya Tuzu kullanıyorduk artık Çankırı Acem tuz kullanıyoruz. Fiyatı da 8 misli daha ucuz. 
9- İlk başladığımızda kırılmış ceviz alıyorduk. Sonra bu cevizlerin ithal olduğunu öğrendik ve yerli ceviz arayışına girdik. Şimdi sadece kabuklu yerli ceviz yiyoruz. (Bu konuyu ayrıca işleyeceğiz) 


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2033
Başlık: Öneri 34 - Öğrenmenin Sonu Yok
Gönderen: Mücteba - 23 Mayıs 2016, 14:20:17
Öneri 34

Öğrenmenin Sonu Yok

2– Yediklerimizdeki Değişiklikler


Bugüne kadar Canan Hocadan öğrendiklerimiz ile uygulamalarımızın sonuçlarını sizlerle “Öneriler” başlığı altında bir ayı aşkın süredir paylaştık. Canan Hocanın son kitabından da yine bir çok şey öğrendik. Bu son öğrendiklerimizin başında da yağlar konusu geliyor o nedenle bu konuda yazmak istedim.

En son bilgiler ışığında kullandığımız yağlarda da değişiklik yapma kararı aldık ve artık fındık yağı kullanmayacağız. Biz Çotanak marka fındık yağı kullanıyorduk. Bu sabah tenekesinin üstüne baktık “SOĞUK SIKIM” olduğuna ilişkin hiçbir ibare göremedik. Biz bundan sonra soğuk sıkım olmayan, yani ısıl işlemden geçmiş hiçbir yağı ağzımıza sokmayacağız.  Sadece evde yaptığımız veya pazardan aldığımız tereyağı ile Datça’nın soğuk sıkım sızma zeytinyağını kullanmaya karar verdik.

Alışabilirsek içyağı ve kuyrukyağını deneyeceğiz. Canan hanım son yazdığı kitabında ısıl işlemlerle elde edilen yağların mutlaka trans yağ içerdiğini söylüyor. Fındık yağı, ayçiçek yağı, susam yağı ve zeytinyağının soğuk sıkım olursa sağlıklı, endüstriyel olursa trans yağ olduğunu söylüyor. Ben eskiden fındık yağı ısıya dayanıklı, kolay kolay trans yağ olmaz diye düşünerek piyasadaki fındık yağlarından kullanıyordum. Okan tereyağı sevmediği için, etli yemeklere de zeytinyağını yakıştıramadığımızdan fındık yağını bazı yemeklerde kullanıyordum. Ancak artık kullanmayacağız.

Susam yağı da ısıl işlem gördüğünde trans yağa dönüşüyormuş. Bu durumda tahin yapılırken ısıl işlemlerden geçiyorsa o da trans yağ oluyordur. Ben tahin sağlıklı diye her gün bile yenebilir demiştim ama tahinin nasıl elde edildiğini bilmediğim için bu konuda tereddütlerim var.


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2034
Başlık: "Sağlıklı Yaşıyoruz" Sağlık/Sıhhat Sitesi
Gönderen: Mücteba - 23 Mayıs 2016, 14:26:00
"Sağlıklı Yaşıyoruz" Sağlık/Sıhhat Sitesi

(https://scontent-yyz1-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-1/p160x160/10947289_738353136274419_3173534146551028501_n.jpg?oh=91adc1aa23c10e5337208944fa80eb20&oe=57E81B50) (https://www.facebook.com/ObezliktenKurtul)

https://www.facebook.com/ObezliktenKurtul
Başlık: Ynt: Karatay Diyeti Nedir?
Gönderen: Mücteba - 23 Mayıs 2016, 14:35:11
"Sağlıklı Yaşıyoruz" Sağlık/Sıhhat Sitesi

(https://scontent-yyz1-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-1/p160x160/10947289_738353136274419_3173534146551028501_n.jpg?oh=91adc1aa23c10e5337208944fa80eb20&oe=57E81B50) (http://tofo.me/saglikliyasiyoruzcom)

http://tofo.me/saglikliyasiyoruzcom
Başlık: Her Kalori Aynı Değil...
Gönderen: Mücteba - 29 Mayıs 2016, 18:23:18
(https://scontent.cdninstagram.com/t51.2885-15/s640x640/sh0.08/e35/13277798_611606798999634_169659991_n.jpg)

http://tofo.me/p/1259670918318196747_1417334033
Başlık: Karatay Diyetinde Neler Serbest Neler Yasak
Gönderen: Mücteba - 28 Haziran 2016, 11:16:12
Karatay Diyetinde Neler Serbest Neler Yasak

Canan Karatay Diyeti sağlıklı beslenmeden taviz vermeyen ve aç kalmaya olanak sağlamayan bir diyet listesidir. Ancak diyetin kurallarına harfi harfine uymak gerekir. Aksi takdirde uygulanan Karatay Diyet Listesi ile istenilen sonuca ulaşmak mümkün olmaz.

Karatay Diyetinde diğer diyet listelerinde olduğu gibi kalori hesabı yapma ya da uygulama gibi bir sıkıntı olmayacaktır. Diyette aç kalmadan doyana kadar yemek yenilebilmektedir.
Karatay diyetinde öğünden sonra 5 saat içinde açlık hissediliyorsa ya sofradan tamamen doyulmadan kalkılıyor ya da yanlış gıdalar ile besleniliyor demektir. Bu nedenle Karatay diyetinde yasaklı ve yasak olmayan gıdalar tam anlamı ile bilinmelidir. Diyet ile beraber mutlaka günde en az 2,5 litre su içmek ihmal edilmemelidir.

Karatay Diyetinde Neler Serbest
* Bulgur
* Havuç (pişmemiş)
* Elma, armut, portakal, mandalina, ayva, çilek gibi meyveler
* Organik tavuk
* İşlem görmemiş doğal ürünler
* Yumurta, pastırma
* Evde hazırlanmış katkı maddesiz yoğurt
* Ev yoğurdu ile hazırlanmış ayran
* Türk kahvesi, filtre kahve
* Zeytinyağı, tereyağı ve fındık yağı
* Et ve balık
* Sebze, bakliyat ve salata çeşitleri
* Akşam saat 20.00'dan sonra ayran, bitki çayı ya da doğal maden suyu
* Sofradan doymadan kalkmamak gerekir, eğer ara öğüne ihtiyaç duyulursa bir porsiyon meyve
* Günde mutlaka 45-60 dakikalık yürüyüş

Karatay Diyetinde Yasak Olanlar

* Tatlandırıcılar, şekerli gıdalar ve şeker türleri
* Pişmiş havuç, patates ve pirinç
* Kavun, karpuz, üzüm ve incir gibi tatlı meyveler
* Organik olmayan tavuk, salam, sucuk, yumurta
* Light içecekler, neskafe, alkol, meyveli yoğurtlar
* Ay çiçek yağı, margarin ve mısırözü yağı
* Öğütülmüş tahıllar
* Hareketsiz bir yaşam tarzı
* Akşam en geç 20.00'dan sonra bir şeyler yemek
* Öğünlerden doymadan kalkmak ve sık sık ara öğün yapmak

Kaynak: http://canan-karatay.diyeti.gen.tr/
Başlık: Canan Karatay Ramazan Diyeti
Gönderen: Mücteba - 28 Haziran 2016, 11:18:00
Canan Karatay Ramazan Diyeti
 
Ramazan ayında da sağlıklı bir şekilde beslenerek kilo verebilirsiniz. Kahvaltı yerine sahurda tercih edilecek besinler ramazandan önce kahvaltıda olduğu gibi protein yönünden zengin, zengin olduğu kadar sağlıklı yağ ve karbonhidrat içerikli olmalıdır. Bu tarz bir beslenmeye dikkat ettiğiniz takdirde ramazanda da sağlığınızı riske atmadan kilo kaybı yaşayabilirsiniz. Canan Karatay ramazan diyetini uygulayarak fit bir vücuda kavuşabilirsiniz.

 
Canan Karatay Ramazan Diyeti Listesi Sahur İçin

Arzuya göre istenilen kıvamda pişmiş iki adet yumurta, tereyağında hazırlanmış omlet, menemen

1 kibrit kutusu kadar tuzsuz peynir
1 kahve fincanı fındık, ceviz ya da badem
Tuzu alınmış 10 adet zeytin
Domates, salatalık yeşilbiber ve yeşillik
2 fincan çay ya da süt
1 porsiyon çorba (buğday, tarhana, tavuk suyu çorbası, sebze çorbası)

İftar İçin Örnek Menüler

1. Menü

1 porsiyon çorba (isteğe bağlı)
1 küçük parça peynirli ya da ıspanaklı börek ya da ufak 1 lahmacun
Az pişmiş 2 adet yumurta
1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir
1 kahve fincanı ceviz, fındık ya da badem
1 ufak kase yoğurt
Tuzu alınmış 10 adet zeytin
Domates, salatalık, yeşilbiber ve bol yeşillik
İstenilen meyveden hazırlanmış şekersiz komposto


2. Menü

İsteğe göre 1 porsiyon, patlıcan kebabı, köfte, sebze yemekleri, karnı yarık, fırında kuzu pirzola, hünkar beğendi, tepsi kebabı, saç tava gibi yemek çeşitlerden birisi seçilebilir
2-3 kaşık pilav ya da 3-4 adet sarma
1 porsiyon cacık, salata, ayran ve mutlaka bol su


3. Menü

İsteğe bağlı olarak etli kuru fasulye, zeytinyağlı barbunya, Bulgur pilavı (yeşil mercimek ilave edilmiş), kıymalı lahana dolması, zeytinyağlı biber dolması gibi seçeneklerden bir tanesi seçilebilir.
Peynir, sirke, sızma zeytinyağı, limon ve nar ekşisi ilave edilmiş bol salata
Şekersiz vişne, erik gibi herhangi bir meyveden hazırlanmış komposto
Tatlı olarak hurmalı dondurma, şekersiz kabak tatlısı ya da sütlü incir tatlısı ve mutlaka bolca su içilmelidir.

Ramazan ayında da Canan Karatay Diyetine sadık kaldığınız sürece mutlaka diyetin güzel sonuçlarından yararlanacaksınız…

http://canan-karatay.diyeti.gen.tr/canan-karatay-ramazan-diyeti/
Başlık: "Proteinden zengin diyetler kilo kontrolünü kolaylaştırıyor"
Gönderen: Mücteba - 15 Ağustos 2016, 11:51:11
"Proteinden zengin diyetler kilo kontrolünü kolaylaştırıyor"

Başlıklı haber, bugünkü Hürriyet Gazetesi'nde, Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun köşesinden.

Yazının ilk paragrafındaki " Protein oranı yükseltilmiş probiyotiklerden zengin beslenme tarzı yeni beslenme trendlerinin en çok rağbet edilenlerinden biri. Protein zengini besinler açlık ve tatlı krizlerini azalttıkları, metabolizmayı hızlandırdıkları ve diyete rağmen enerji yoksunluğuna sürüklemedikleri için diyet yapanlar tarafından tercih ediliyor." bu cümleler adeta KARATAY DİYETİ'ni anlatıyor ama bize göre en büyük eksiği YAĞ konusunudan bahsedilmemesi. Tabii ki bizler yağ deyince ilaç gibi naturel sızma zeytinyağı ile ev yapımı veya köy tereyağını ve hayvanın etiyle birlikte olan yağlarını anlıyoruz. Trans yağları asla tüketmiyoruz.

Sabah kahvaltıda protein bakımından zengin iki adet yumurta en az bir avuç içi büyüklüğünde tam yağlı peynir ve yeterince yağ yiyen bir kişi en az 6-8 saat acıkmaz. Dolayısıyla da genelde iki öğün beslenir. Sabah erken kalkanlar ise günü 2,5 öğünle çok kolay tamamlarlar. Osman Hocanın dediği gibi birden fazla "ana öğünler"e ihtiyaç duymazlar. Sabah yapılan bir Karatay Kahvaltısı ve akşam yenen bir ana öğün çok rahat yeter. Açlık duyanlar da arada yarım öğün diye tabir ettiğimiz yoğurt kuruyemiş vb yiyebilirler. Bu beslenme biçiminde ana hedeflerden biri de leptin hormonunun salgılanmasına ve vücudun enerjisinin stoktaki yağların yakılarak sağlanmasına olanak vermektir.

Karatay Diyeti'nin en önemli özelliklerinden biri de doğal beslenmektir. Biz asla kapalı bir çiftlikte yetiştirilen hayvan ve balık etini yemeyiz. Biz doğada, güneşin altında, serbest dolaşan hayvan eti ve yumurtasını yeriz. Yani marketlerde satılan ürünleri almaz sadece pazarlardan ve mümkün olduğunca üreticinin kendisinden ürünleri almaya çalışırız. Osman Hoca'nın önerdiği gibi mercimek, kuru fasulye vb. bakliyat gibi protein zengini bitkisel gıdalara biz de önem veririz. (Not: Sonu "at" ile biten kelimeler çoğuldur. Örneğin inşaat, hafriyat, ziraat, bakliyat, hububat vb. Yani yazıda geçen "bakliyatlar" ibaresi yanlıştır. Bakliyat zaten çoğuldur, "bakliyat" olması gerekir.)

Sağlıklı ve doğal beslenmek, enerjinizden hiç kaybetmeden fazla kilolarınızdan kurulmak istiyorsanız yapmanız gereken ilk şey bizlerin de yaşamını değiştiren "Bilimsel Gerçeklerle Kilo Vermenin ABC'si Karatay Diyeti" kitabını okumak.

Şimdi Osman Hocanın bugünkü yazısını hep birlikte okuyalım. "Proteinden zengin diyetler kilo kontrolünü kolaylaştırıyor"

Protein oranı yükseltilmiş probiyotiklerden zengin beslenme tarzı yeni beslenme trendlerinin en çok rağbet edilenlerinden biri. Protein zengini besinler açlık ve tatlı krizlerini azalttıkları, metabolizmayı hızlandırdıkları ve diyete rağmen enerji yoksunluğuna sürüklemedikleri için diyet yapanlar tarafından tercih ediliyor.

Ana öğünlerde kırmızı et, tavuk, hindi eti, balık, yumurta, peynir gibi protein içeriği yüksek hayvansal besinlere veya mercimek, kuru fasulye vb. bakliyatlar gibi protein zengini bitkisel gıdalara ağırlık vererek, atıştırmalarda da makul miktarda badem, fındık, ceviz yiyip içecek olarak ayran tercih ederek protein bakımından güçlendirilmiş bir beslenme planını oluşturabilirsiniz.

Ama bunu yaparken protein zengini yiyecekleri de sınırsız miktarlarda tüketebileceğinizi düşünmeyin ve yürümekten vazgeçmeyin."

Kaynak:
http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/osman-muftuoglu_96/teknede-tatil-sismanlatiyor_40190960


(https://scontent-yyz1-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/13649335_1683624695296572_191652103_n.jpg) (https://www.instagram.com/p/BJCo57OAwTe/?taken-by=saglikliyasiyoruzcom&hl=tr)
Başlık: Karatay Sağlıklı Beslenmesini Uygulayanlar Süt Yerine, Ev Yapımı Yoğurt ve Ayran
Gönderen: Mücteba - 16 Ağustos 2016, 12:24:23
Karatay Sağlıklı Beslenmesini Uygulayanlar Süt Yerine, Ev Yapımı Yoğurt ve Ayran Tercih Ederler.

Neden mi?

Ayrıntılar Karatay Diyeti kitaplarında. Karatay Diyeti kitapları işte bunun gibi pek çok ayrıntıyla doludur.

A Takımı Üyesi Nihal Gülkandil arkadaşımızın hazırladığı "Süt değil, ayran içelim" başlıklı yazıya bu linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.woto.com/okul-sutu | https://www.instagram.com/p/BJKSYuogbBT/?taken-by=saglikliyasiyoruzcom&hl=tr


Aşırı süt içmek erken ölüm nedeni!

İsveç'teki Uppsala Üniversitesi'nin gerçekleştirdiği araştırmaya göre her gün düzenli olarak 3 bardak süt içen kişilerin erken ölüm riskleri yüzde 50 oranında daha yüksek...

Araştırmaya göre her gün düzenli olarak 3 bardak ve üzeri süt tüketen kişilerin erken ölüm riskleri, bir bardak içenlere göre iki kat daha yüksek.

Vatan'ın haberine göre; 20 yıl boyunca 61 bin kadın ve 45 bin erkeğin süt içme alışkanlıklarının incelendiği araştırmada, aşırı süt tüketmenin kemikleri güçlendirmediği, aksine kadınlarda tam tersi bir etki yaptığı ifade ediliyor.

Araştırmayı yürüten profesör Karl Michaelsson, aşırı süt tüketiminin kemik sağlığında kalıcı hasarlara yol açtığını vurgulayarak, "Kemiklerde çatlama problemleri yaşanabilir. İçilen günlük süt limitine dikkat edilmeli" diye konuştu.

https://www.instagram.com/p/BJKSYuogbBT/?taken-by=saglikliyasiyoruzcom&hl=tr
Başlık: Prof. Dr. Canan Karatay'la Şifa Bulanlar'ın Hikayesi Bu Kitapta
Gönderen: Mücteba - 18 Ağustos 2016, 15:46:12
Prof. Dr. Canan Karatay'la Şifa Bulanlar'ın hikâyeleri birçok kişiye yol gösterecek ve benzer sorunu olanların hastalıklarından ve kilolarından kurtularak şifa bulmalarına katkıda bulunacak!

Tüm kitapçılarda...

(https://scontent-yyz1-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/13652108_1767968183484183_444257314_n.jpg) (https://www.instagram.com/p/BJLlzuTguSu/?taken-by=saglikliyasiyoruzcom&hl=tr)
Başlık: Demir Eksikliği Hayatı Zindan Eder! : Demiriniz 50'nin üzerinde mi?
Gönderen: Mücteba - 22 Ağustos 2016, 10:27:57
Demir Eksikliği Hayatı Zindan Eder!

Demiriniz 50'nin üzerinde mi?

Prof. Dr. Canan Karatay, Karatay Diyeti'yle Yaşam Boyu Sağlık kitabında aynen şöyle söylüyor: "DEMİR EKSİKLİĞİ HAYATI ZİNDAN EDER!

Demir vücuda ne sağlıyor?

Ülkemizde yaygın bir şekilde demir eksikliği anemisi bulunmaktadır. Büyüme çağındaki çocuklar, adet görmeye başlayan genç kızlarımız, birçok gebe ve emziren anneler, hatta sağlıklı beslenenler bile demir ve diğer vitamin desteklerini ihmal ettiklerinde, anemi oluşabilmekte ve kronik bir düzeye ulaşabilmektedir. Her ay muntazam adet gören genç kızlarımız, 1 ml kanda, 5 mg kan demiri kaybetmektedirler. Bu düzeyde kan demiri kaybeden genç kızlarımız, kilo alma korkusuyla yeterli ve etkili beslenemedikleri için, kronik anemiye bağlı belli belirsiz bazı şikâyetleri başlamaktadır. Ek olarak, ülkemizde sağlıksız bir alışkanlık olan yemekten hemen sonra çay içme âdeti de gıdalarda bulunan az miktardaki demirin emilimini önlemektedir. Özellikle Anadolu’da çok çocuk doğurmuş olan kadınlarımızda demir eksikliği yaygındır. Emziren anneler de sütleri ile demir kaybederler, bunu da unutmamamız gerekir. Ayrıca büyüme ve ergenlik çağında hızlı boy atan ve gelişen kız ve erkek çocuklarda da demir eksikliği meydana gelmektedir."

Kilo vermekte zorlanıyorsanız nedeni demir eksikliği olabilir.


(https://scontent-yyz1-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/13658496_238360296558465_1474332426_n.jpg) (https://www.instagram.com/p/BJQmYDrgzqW/?taken-by=saglikliyasiyoruzcom&hl=tr)


BU ŞİKAYETLERDEN SİZDE VAR MI?

Demir eksikliği halinde vücutta şu şikâyetler baş gösteriyor ve giderek artıyor:

- Halsizlik
- Çarpıntı
- Uyku hali
- Saç dökülmesi
- Genel huzursuzluk
- Sinirlilik

Yukarıda saydığımız şikâyetleri bulunan kişilerin, kan demiri, B-12 vitamini, folat, D vitamini ve insülin hormonu değerlerine baktırmalarını tavsiye ediyorum. Ancak kan tetkiklerinin ve destek tedavilerinin mutlaka bir hekim tarafından yapılması gerekmektedir.

(https://scontent-yyz1-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/13643106_1758209621117312_1877292059_n.jpg) (https://www.instagram.com/p/BJQpDbCA1O_/?taken-by=saglikliyasiyoruzcom&hl=tr)


"Günlük demir gereksinimi ne kadar, hangi besinler doğal demir kaynağı?
Günlük demir gereksinimi ağır spor yapanlarda, düzenli egzersiz yapanlarda, bebeklik, gebelik, emzirme, adet (regl), ergenlik ve ağır hastalık dönemlerinde kişinin yaşına ve yaşam biçimine göre değişir.

Karaciğer, yürek, dalak gibi sakatatlar, kırmızı et, baklagiller, kuru üzüm ve yumurta sarısı demir açısından zengin gıdalardır. Ceviz, fındık, fıstık, badem gibi kuruyemişlerin ve kuru fasulye, mercimek gibi baklagillerin 100 gramında (ince belli çay bardağı kadar) 3,70 mg demir bulunur. Bu nedenle bize ilkokulda “Fındık fıstık çıtır çıtır, hem kan yapar hem ısıtır” diye öğretmişlerdi.

Demir eksikliği saptanmış olan kişilerin bir hekim gözetimi altında tedavi olmaları gerekir."

Kaynak: Karatay, Prof. Dr. Canan, Karatay Diyeti'yle Yaşam Boyu Sağlık, Hayykitap, İstanbul, 2011.

(https://scontent-yyz1-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/13744006_325519014448487_1528990923_n.jpg) (https://www.instagram.com/p/BJQqy0WgC1M/?taken-by=saglikliyasiyoruzcom&hl=tr)
Başlık: Benzinli Arabaya Mazot Koyarsanız Ne Olur?
Gönderen: Mücteba - 22 Ağustos 2016, 10:37:20
Benzinli Arabaya Mazot Koyarsanız Ne Olur?

Benzinle çalışan bir arabaya nasıl ki mazot koyarsanız o arabayı bozarsınız, aynı şey vücudunuz için de geçerli. Neden insanlar arabalara gösterdikleri özeni kendilerine göstermezler?
İnsan vücudu doğal gıdalara göre programlanmıştır.

Her türlü işlenmiş gıdadan uzak durun. Aksi takdirde bu muhteşem mekanizmayı kendi ellerinizle hasta edersiniz.

"Beslenme yanlışsa ilacın yararı yok, beslenme doğruysa ilaca gerek yok!"


(https://scontent-yyz1-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/13743411_175210519567984_1925668232_n.jpg)
 (https://www.instagram.com/p/BJS9OAGAsGd/?hl=tr&taken-by=saglikliyasiyoruzcom)
Başlık: Şekerli Bir Üründen Neden C Vitamini Alamıyoruz?
Gönderen: Mücteba - 22 Ağustos 2016, 10:59:31
Şekerli Bir Üründen Neden C Vitamini Alamıyoruz?

 "Beyaz kan hücreleri mikrop ve virüsleri içine alarak, onları öldürür ve kan dolaşımından bu mikropları temizler. Vücutta en çok onların içinde C vitamini var. Tıp dilinde biz buna ‘fagozitoz’ deriz. Özellikle bağışıklık sistemimizin savaşçı askerleri olan bu akyuvarların içine girebilmek için C vitaminiyle şeker birbiriyle yarışıyor. Şeker beyaz kan hücrelerine girdiği zaman, C vitamini hücre içine giremiyor."

Kaynak:
Karatay, Prof. Dr. Canan Efendigil, Karatay Diyeti'yle Yaşam Boyu Sağlık, Hayykitap, İstanbul, 2011.

(https://scontent-atl3-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/13671902_664566747038972_1729302200_n.jpg) (https://www.instagram.com/p/BJVh7t-gg9i/?taken-by=saglikliyasiyoruzcom&hl=tr)
Başlık: İşte 4/4 Lük Bir Yiyecek!
Gönderen: Mücteba - 23 Ağustos 2016, 11:37:58
İşte 4/4 Lük Bir Yiyecek!

Yağ var, protein var, iyi karbonhidrat da var.

Bizim bu akşamki yemeğimiz peynir, zeytin ve cevizle zenginleştirilmiş bir çoban salatasıydı... Prof. Dr. Canan Karatay için bir yemekte olmazsa olmazların başında yağ gelir. Bizim bugünkü yemeğimizde de bolca ilaç gibi zeytinyağı vardı. Zeytin vardı... Adı zeytinyağı olan her ürün ilaç gibi zeytinyağı değildir. Yeterince antioksidan ve fenol bulunmaz. Biz bunu maalesef ileri yaşlarda aldığımız bir eğitim sayesinde çok geç anladık ve yıllarca kusurlu zeytinyağını 'zeytinyağı' diye tüketmişiz. Bu hikayemizi mutlaka okuyun. (1)

Bu dosyada da (2) gezdiğimiz, gördüğümüz ilaç gibi zeytinyağı üreten firmalar ve zeytinyağı ile ilgili genel bilgiler var.
Salatamızda protein olarak peynir vardı. Siz et de koyabilirsiniz sevdiğiniz bir peyniri de. Biz bugün mozarella yedik.
İyi karbonhidrata gelince salatanın zaten tamamı iyi karbonhidrat. Çünkü tüm sebzeler karbonhidrattır. Bizim salatamızda ayrıca ceviz de vardı. Ceviz vb salatalarınıza koymaktan korkmayın.
Renkli var, yeşil var, kükürtlü var, protein de var.
Beyin hücrelerinin korunmasına yönelik Dr. Terry Wahls'in önerilerini de yerine getirmiş olduk. Bu videoyu mutlaka izleyin. Dr. Wahls MS hastalığı nedeniyle tekerlekli sandalyeye mahkum olmuş. Sonra bu konuyu araştırmış her şeyin beslenmeden kaynaklandığını görmüş ve adeta Karatay Diyeti'ni uygulayarak önce yürüyebilir hale gelmiş ardından bisiklete binmeye başlamış ve üçüncü senede ata binebilir olmuş. Hep diyoruz ya "Beslenme yanlışsa ilacın yararı yok, beslenme doğruysa ilaca gerek yok!" Gerçekten bu çok doğru bir söz.
Yeşil olarak; yeşil biber, salatalık ve maydanoz,
Renkli olarak; domates,
Kükürtlü olarak; kırmızı soğan,
Protein olarak da peynir yedik. Dr. Wahls'a göre proteini süt ürününden almasak çok daha iyi olacaktı ama biz bugün et yemek istemedik.

Üstüne üstlük probiyotik + prebiyotik de var. Probiyotik olarak ev yapımı sirke kullandık. Yediğimiz yeşiller ise probiyotiklerin gıdası olan prebiyotikler. Böylece bağırsak mikrobiyotamıza da bakmış olduk.

Bu yemeğin üzerine de dört (üç) adet Omega-3 ve bir adet 100 mg Ubiquinol içeren antioksidan aldık. Ben ayrıca bir adet de Canan Hocanın önerisiyle tiroidimdeki nodülleri yok edebilmeye (4) destek olması için iyot takviyesi aldım.

Bizim kullandığımız gıda takviyelerini görmek isterseniz Google'da 'gıda takviyelerimiz' diye aratırsanız ilk sırada çıkar. Aslında burada dosya olarak sunduğumuz bilgilere ilerde ulaşmak isterseniz örneğin 'beyin hücrelerini koruyun' diye Google'da aratacak olursanız yine ilk sırada çıkacak olan woto sayfası bize aittir.

Sağlıklı Yaşıyoruz |
(1) http://www.yarimadaninsesi.com/haberdetay.asp?ID=3157
(2) http://woto.com/zeytinyagi
(3) http://woto.com/beyin-hucrelerini-koruyun
(4) http://www.woto.com/tiroid-nodul

(https://scontent-yyz1-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/14032888_834019703399844_404162128_n.jpg) (https://www.instagram.com/p/BJawJTWgeZ5/?taken-by=saglikliyasiyoruzcom&hl=tr)
Başlık: Biber ve Domates Salçalarınızı Yaptınız Mı?
Gönderen: Mücteba - 25 Ağustos 2016, 10:03:05
Biber ve Domates Salçalarınızı Yaptınız Mı?

Domates ve kırmızı biberin mevsimi geçmeden kışın kullanacağınız ürünleri şimdiden hazırladınız mı? Size Prof. Dr. Canan Karatay ile Nihal Doğan'ın birlikte yazdığı Karatay Mutfağı kitabından 'domates salçası' ve 'biber salçası' tariflerini veriyoruz.

DOMATES SALÇASI

Güneşte Bekletme Usûlü

Yaz ve sonbaharda yapılabilir.
Malzeme:
- 5-10 kg domates (olgun)
- Kristal kayatuzu (ağız tadına göre)
- Sızma zeytinyağı

Hazırlama:

1. Domatesleri yıkayın ve kabuklarını soymadan, iri iri doğrayıp, geniş bir tencerenin içine koyun. Tencereyi orta ısıdaki ocağın üstüne koyup, ara sıra karıştırarak, kaynamaya başlamasını bekleyin ve kaynamaya başlayınca ateşi kısın, ara sıra karıştırıp dibinin tutmasını önleyerek suyunu çekene kadar (60-90 dakika) kısık ateşte kaynatın.

2. Daha sonra ateşi söndürüp tencereyi soğumaya bırakın.

3. Domatesler soğuduktan sonra ince delikli bir süzgeçten, iyice ezdirerek süzün.

4. Süzdüğünüz domatesleri çelik, emaye veya cam bir tepsiye dökün, üzerine tuz serpin ve temiz bir tülbent bezle örtüp, güneşe bırakın.

5. Salçayı her gün karıştırarak, güneşte bekletip, katılaşmasını sağlayın (ortalama 3-5 gün). 6. Salça koyu bir kıvama geldiğinde cam saklama kaplarına doldurun. Üzerine ince bir tabaka halinde zeytinyağı dökün ve kapağını kapatıp buzdolabında saklayın.

Not: • Domateslerin güneşte iyice kızarıp olgunlaşmış olmasına dikkat edin.
• İlaçsız ve hormonsuz olarak yetiştirilmiş tarla domatesini ya da organik domatesi tercih edin.
• Doğal domatesi anlamanın en iyi yolu, önce satıcıyı sorgulamak, sonra domatesi elinize alıp koklamak ve eğer 30'lu yaşlardaysanız çocukluğunuzda yediğiniz domatesi gözünüzün önüne getirip onunla kıyaslamaktır. Ayrıca market yerine semt pazarlarından, bahçesinde satan ve dalından toplamaya izin veren köylülerden ya da kontrol altında olan organik pazarlardan almayı tercih edin. Eğer kestiğinizde içinde beyaz damarlar yoksa, baş kısmında kılçığa benzeyen garip küçük dikenler ve sert tabaka yoksa, içi çekirdekli, dolgun ve kumlu gibiyse, kokusu içinizi rahatlatıyorsa, kabukları inceyse, seçerken yumuşaklığını ve doğallığını hissedebiliyorsanız o domates yüksek ihtimalle doğaldır.
• Domates salçasını, arzu ederseniz domatesleri hiç kaynatmadan rendeleyip, çekirdeklerinden ayırmadan ve daha uzun süre sadece güneşte bekleterek de yapabilirsiniz.

GÜNEŞTE BİBER SALÇASI

Mersin Yöresi

Yaz ve sonbaharda yapılabilir.
Malzeme:
- 5-10 kg kırmızı salçalık biber (güneşte iyice kızarmış)
- Kristal kayatuzu (ağız tadına göre)
- Sızma zeytinyağı
- Kıyma makinesi

Hazırlama:

1. Biberleri yıkayın, çekirdeklerini çıkarın ve kurumaya bırakın.

2. Daha sonra biberleri kıyma makinesinden (elinizde varsa özel biber çekme makinesi de olabilir) geçirin ve büyük çelik veya beyaz emaye tepsilere dökün, yayın ve hafif tuzlayın. Daha sonra tepsilerin üzerini temiz tülbentle örterek, toz toprak almayan bir yerde güneşe bırakın. Salçayı her gün karıştırarak, güneşte bekletip, katılaşmasını sağlayın (ortalama 5-8 gün). 3. Salça koyu bir kıvama geldiğinde cam saklama kaplarına doldurun. Üzerine ince bir tabaka halinde zeytinyağı dökün ve kapağını kapatıp buzdolabında saklayın.

EV YAPIMI BİBER VE DOMATES SALÇALARIMIZ GELDİ

Biz genelde domates konservelerimizi evde kendimiz yapıyor, http://www.woto.com/domates-konservesi domates ve biber salçalarını ise ev ortamında geleneksel usullerle yapılan güvendiğimiz yerden alıyoruz. Son iki yıldır güvenerek Ceviz Hane'den alıyoruz. http://www.cevizhane.org/
Cevizhane Sağlıklı Yaşıyoruz Ailesine indirim de uyguluyor.
Domates salçası ve biber salçasında %15 indirim uyguluyor. Selin Hanımla 0506 128 66 08 nolu telefondan irtibat kurabilirsiniz.


https://scontent-ord1-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/14052518_1760384627535830_1355692562_n.jpg[/img]](https://scontent-ord1-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/14052518_1760384627535830_1355692562_n.jpg) (http://[img)
Başlık: Canan Karatay’la Şifa Bulanların Hikayesi
Gönderen: Mücteba - 25 Ağustos 2016, 10:07:13
Canan Karatay’la Şifa Bulanların Hikayesi

Sağlığına kavuşanların deneyimlerini anlattığı “Prof. Dr. Canan Karatay’la Şifa Bulanlar!” adlı kitap Hayykitap tarafından yayınlandı.

Sağlığına kavuşanların deneyimlerini anlattığı “Prof. Dr. Canan Karatay’la Şifa Bulanlar!” adlı kitap Hayykitap tarafından yayınlandı. Prof. Dr. Canan Karatay’ın 6 kitabı, toplamda 1 milyona yakın baskı yaptı. Karatay fanlarının açtığı sosyal medyadaki sayfalar da 10 milyonlara ulaştı. Bu hesapların en önemlilerinden biri de ‘Sağlıklı Yaşıyoruz’. Bu bilgi sayfasını takip edenler zaman içinde hikâyelerini de paylaşmaya başladılar, bu paylaşımlarında Prof. Dr. Canan Karatay’ın kitaplarını okuyup önerilerini uygulayarak nasıl ilaçlarından kurtulduklarını, nasıl sağlıklarına kavuştuklarını, nasıl zayıfladıklarını anlattılar. Onların anlatımlarıyla hazırlanan ve Hayykitap tarafından yayınlanan “Prof. Dr. Canan Karatay’la Şifa Bulanlar!” adlı kitap okuyucularla buluştu.

Kitapta farklı yaş grubundan 50 kişinin Karatay Diyeti öncesinde ve sonrasında neler yaşadıklarını, fotoğraflarıyla birlikte yer alıyor.İşte Karatay’la Şifa Bulanların Hikâyelerinden birkaç örnek:

10 Günde Sonuç Almaya Başladım

Dr. Vahap Almasulu: “Aile hekimiyim. Karatay Diyeti ile bir hastam sayesinde tanıştım. Hastam, bu sayede doktorum oldu. Ben Karatay diyetine hem kilo vermek, hem de sağlıklı yaşamak için başladım. 37 kilo verdim. 10 gün içerisinde sonuç almaya başladım. Hipoglisemi ataklarımdan eser kalmamıştı. Sadece, dönem dönem tatlı krizleri oldu. Reflü, ürtiker ve diyabetim yok oldu. Kan şekerim, Hba1c, insülin ve trigliserid değerlerim normalleşti. D ve B12 vitaminlerim yükseldi. Metformin etken maddeli ilaç içiyordum, 6 ay sonra bıraktım. İyimser biri oldum, mutluyum, artık horlamıyorum. Bel çevrem 125’ten 98’e indi.”

1,5 Yılda 30 Kilo Verdim

Elif Akdemir: “Hayatım boyunca kilo sorunu yaşadım. Çeşitli diyetleri ve diyetisyenleri denedim. Genellikle verdiğim kiloları geri aldım. 2 yıl önce Canan Hoca’nın Karatay Diyeti ile tanıştım, araştırdım, Canan Hoca’nın bütün kitaplarını okudum, 2014 Ekim ayında başladım, ilk zamanlar daha çok kilo kaybı yaşadım, ayda ortalama 2-3 kilo olmak üzere 1,5 senede toplamda 30 kilo verdim. Bütün hayatım değişti. Giysi dolabımı değiştirdim, 3 beden küçüldüm. Özellikle çevremdeki insanlar gözlerine inanamadı ve Canan Hoca’nın hayranı oldular. Başlarda herkes karşı çıkmış ve eleştirmişti. Canan Hoca’nın karşısında olan çok kişi vardı. Fakat benim sonuç aldığımı ve sağlıklı zayıfladığımı görünce etrafımdakiler de yapmaya başladı. Öğretmen arkadaşlarımdan başlayan ve sonuç alan çok fazla oldu. Herkese Karatay serisi kitaplarını mutlaka okumasını öneriyorum... ”

Diyabetim Normale Düştü

Şenol Akdeniz: “Karatay Diyeti’yle, kanser rahatsızlığım sırasında kız kardeşim vasıtasıyla tanıştım. Uygulamaya eşimle beraber başladık ve hemen sonra sonuç aldık. Aç kalmadan kilolarımızdan kurtulduk. Ben 20 kilo verdim. Horlamam bitti, mide gazları ile vedalaştım, diyabet sınırın üstündeydi, düştü. Kendimi daha mutlu hissediyorum. Artık ayakkabılarımı zorlanmadan bağlayabiliyorum. Amatör olarak müzikle uğraşıyorum. Canan Karatay için, ‘sağlıklı yaşıyoruz’ bestesi yaptım.

Daha önce bilgisizlikten, kan değerlerimi pek ölçtürmemiştim. İlk ölçümlerimde B12, D vitamini çok düşüktü. Şeker ve insülin sınırın üzerindeydi. Şimdi ise tüm değerlerim olması gereken seviyelerde. Horlamam bitti, mide gazları ile vedalaştım, diyabet sınırın üstündeydi, düştü. Mutfağımızda Karatay Mutfağı kitabındaki önerileri ve tarifleri uyguladık. Doğru ve doğal beslenmeyi öğrendik, hayatımıza adapte ettik…”

Migrenim, Ağrılarım Geçti

Özgen Özen: "Yaşadığım hipoglisemi atakları, titremeler, açlık terleri dökmeler, gece uyanıp çikolata kaşıklamalar bitti. Bu diyete tamamen hastalıklarımdan kurtulmak, sağlığıma kavuşabilmek için başladım ve öyle de oldu. Son birkaç senedir 63 kiloda seyrediyordum. Karatay Diyeti ile şu anda (5 ayım doldu) 48,8 kilodayım. Sağlığımda ise sürekli ve şiddetli vücut kaşıntılarım, eklem-kemik, kas ağrılarım, migrenim, reflüm, sık sık bulantı ve kusmalarım, gaz ve şişkinliklerim, gribal semptomlarım, farenjitim, ani şeker düşmeleri ve acıkmalarım, âdet düzensizliklerim, şeker düşmesi ile birlikte seyreden çarpıntılarım, sıklıkla yaşadığım kaygı hallerim, daha birçok şeyi şu anda yaşamıyorum.

Mutfak kültürüm fazlasıyla değişti bu diyetten sonra. Karatay Mutfağı kitabındaki tarifleri örnek alıyorum. Zeytin, sirke, sucuk, salça, turşu gibi yiyecekleri artık kendi evimde yapıyorum…”

Kaynak: http://www.ankahaber.com.tr/saglik/canan-karatayla-sifa-bulanlarin-hikayesi-h26054.html


(https://scontent-ord1-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/14134566_1199936296714679_466268199_n.jpg) (https://www.instagram.com/p/BJgaEpSg7LT/?taken-by=saglikliyasiyoruzcom&hl=tr)
Başlık: Karatay'tan "Onu yeme, bunu yeme, ne yiyeceğiz?" diyenlere...
Gönderen: Mücteba - 21 Eylül 2016, 10:25:37
(https://scontent-frt3-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/14359481_324262987928027_7575772962352005120_n.jpg) (https://www.instagram.com/p/BKmFSY2ABjT/?taken-by=saglikliyasiyoruzcom)
Başlık: Karatay ile Zeytinyağı Keyfi!
Gönderen: Mücteba - 25 Ekim 2016, 14:24:46
Karatay ile Zeytinyağı Keyfi!

Bursa'nın Gemlik ilçesinde, bir zeytinyağı imalathanesini ziyaret eden Prof. Dr. Canan Karatay, yeni sıkılan zeytinyağını bardağa doldurarak içti. Sonra kendini tutamadı bir bardak daha zeytinyağı içti ve zeytinyağını yüzüne sürdü... Ve bu haber, 'Canan Karatay yine şaşırttı', 'Zeytinyağı içti, görenler şaştı' başlıklarıyla duyuruldu.

Herhalde bu başlıklar atılırken fotoğrafta Canan Karatay'a büyük bir şaşkınlıkla bakan kadın referans alındı.

Hem bu başlıklar, hem de kadının gösterdiği tepki saçma. Sosyal medyada çıkan yorumlara baktım; 'Sabah sabah midemi kaldırdı. Böyle sağlıklı olunacaksa ben olmayayım, kalsın' diye yazanlar var.

Yahu taze sıkılmış saf zeytinyağının her damlası şifadır. Aç karnına içildiğinde mideyi korur, tok karnına içildiğinde hazmı kolaylaştırır, vücuda sürüldüğünde cilde iyi gelir. Zeytinyağı sağlıklı yaşlanmanın anahtarıdır.

Karatay'ın zeytinyağını lıkır lıkır içmesinde de tuhaf bir durum yok.

Özellikle Egeliler zeytinyağını şifa niyetine bardakla içer.

Türkiye zeytinyağı ülkesi ama yıllarca bu millete margarin yedirdiler, yemeklerini ayçiçek yağı ile yaptırdılar.

Tereyağını kötülediler, zeytinyağı için 'kokusu ağır' dediler. Neyse ki Canan Karatay çıktı, doğruları anlatıyor.

Sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada gıda endüstrisinde tekel olmuş büyük firmalar, sahte araştırma raporlarıyla yıllarca insanları kandırdılar.

Canan Karatay gibi değerlere sahip çıkalım, onları gıda sektörünün tekellerine karşı koruyalım!
Bunu önce kendi sağlımız için yapalım.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/yazarlar/gunaydin/sb-mevlut_tezel/2016/10/25/karatay-ile-zeytinyagi-keyfi
Başlık: Tek Seferde İçti...
Gönderen: Mücteba - 25 Ekim 2016, 14:26:21

(https://scontent-dft4-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/14561866_1601264103508096_3969418653387980800_n.jpg)
(https://scontent-lga3-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/14659361_1111861202196501_6183016386537717760_n.jpg)
 (http://www.sadakatforum.com/karatay-diyeti-nedir-t62526.0.html)
Başlık: Dünyanın En Yararlı Meyve Suyu
Gönderen: Mücteba - 25 Ekim 2016, 14:27:26
İNSANLAR, DÜNYANIN EN YARARLI MEYVE SUYUNU İÇMEKTEN ACABA NEDEN BU KADAR ÇEKİNİYORLAR?

a) Diyetisyenler ve/veya bazı doktorlar tarafından bugüne kadar korkutuldukları için.

b) Zeytinyağı konusunda duyusal tadım eğitimi almadıkları ve bugüne kadar hep kusurlu zeytinyağının tadını bildikleri için.

c) "Zeytinyağlı yiyemem aman" türküsünün etkisinde kaldıkları için.

d) Kusursuz zeytinyağının tadını bilmedikleri ve şimdiye kadar kusursuz zeytinyağı hiç içmedikleri için.

e) Bu seçeneği de siz oluşturur musunuz? Sizce neden?

(https://scontent-lga3-1.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/14723107_915638901874296_3741327242538516480_n.jpg) (http://www.sadakatforum.com/karatay-diyeti-nedir-t62526.0.html)
Başlık: Ynt: Karatay Diyeti Nedir?
Gönderen: Mücteba - 25 Ekim 2016, 14:40:33
İncir ve Zeytin'in yetiştiği yöreler belli; egede akdenizde dağlar ya boş boş duruyor yada her yere çam, gürgen, meşe vs. anlamak mümkin değil. Devlet politika belirlemeli...
Başlık: Ynt: Karatay Diyeti Nedir?
Gönderen: ihvan - 26 Ekim 2016, 11:41:51
marketlerde satılan bir çok zeytin yağınında farklı karışımlarla özelliği bozulmuştur...ucuzuna aldanmayalım