Sadakat İslami Forumları

SADAKAT MEDRESESİ => İLMİ SARF MÜZAKERELERİ => Konuyu başlatan: ankebut-57 - 19 Aralık 2006, 11:36:09

Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: ankebut-57 - 19 Aralık 2006, 11:36:09
___(http://img296.imageshack.us/img296/9361/maksutuo6.png)__
_____________________________(http://img87.imageshack.us/img87/8687/maksut2tu1.png)__________________________
   
               ..............................................................................  بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ ....................................................................
 
        Maksut’un musannıfı İmam-ı Azam Ebû Hanife Hazretleridir. Hicrî 80’de Kûfe’de doğmuş ve Hicrî 150’de de Bağdat’ta vefat etmiştir.
       Musannıf Hazretleri; Arabî ilimlerin, şer’i ilimleri öğrenmeye vesile olduğunu beyan eder. Ki Arabî ilimlerden bazıları şunlardır;

عَرَبِِى عِلِمْلَرْ   صَرْفْ   نَحِوْ   مَنْطِقْ  بَيَانْ    لُغَتْ 

   Şer’i İlimlerden bazıları ise şunlardır;
شَرْعِى عِلِمْلَرْ   تَفْسِرْ  حَدِيثْ   فِقِهْ  كَلاَمْ 

         Maksut; Sülasî mücerredin ikinci babından İsm-i Mef’uldür. Tasrifi;
قََصَدَ يَقْصِدُ قَصْدًا فََهُوَ قَاصِدٌ وَذَاكَ مقصودٌŞeklindedir.
Maksut’un 2.bâbdan olduğuna delil olan Ayet-i Kerime;
وَاقْصِدْ فِي مَشْيِكَ
وَاغْضُضْ مِن صَوْتِكَ إِنَّ أَنكَرَ الْأَصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَمِيرِ
(Lokman Sûresi–19) ayetidir.

 

Bu ayette ki,
   “اِقْصِدْ”  emrinin dalaletiyle, “مَقْصُودْ”  kelimesi 2. bâbdan gelmektedir.

Her kitabın başında söylenmesi vacip ve caiz olan 7 şey vardır.

Vacip olanlar;
1- Besmele
2- Hamdele
3- Salvele (Salâvat-ı Şerife)

Caiz olanlar;
1- İsm-i Kitap  (Kitap ismi)
2- Fenni Kitap  (Kitabın içeriği, sarf v.s.)
3- Tâdâlı Fusül  (Fasıllar)
4- Tebyîni Garaz  (Maksadını Beyan)


Musannıf Hazretleri Fiillerin taksimatını “Bina” kitabındakinden biraz farlılıkla (adet bakımından) 30 bâb olarak beyan eder. Şöyle ki;
(http://img300.imageshack.us/img300/23/ademqb3.jpg)
 
Şeklinde taksim eder.

 

FASILLAR

1.Fasıl:
Bu fasıl, mastardan çıkarılmalarına ihtiyaç şiddetlenen vecihler hakkındadır.

Mastardan çıkarılmalarına ihtiyaç şiddetlenen vecihler altı tane idi.
    1- Mazi
    2- Muzâri
    3- Emir
    4- Nehiy
    5- İsm-i Fâil
    6- İsm-i Mef’ul.

Mastar mimli veya mimsiz olmaktan hâlî (boş) değildir.

Eğer mimsiz olursa; Semâî diye adlandırılır. Semâî; Araplardan geldiği üzere muhafaza edilen kelime demektir. Semâî mastar, üzerine kıyas olunmaz. Bunlar kıyasa muhaliftirler. Sülâsî’nin gayrisinde ise kıyas vardır.

Eğer mimli olursa; bakılır, eğer Muzârinin aynel fiili meftuh veya mezmum ise, mastar mimi, ismi zaman, ismi mekân “مَفْعَلٌ”  vezni üzere gelir. Ancak şâzlar (istisnalar) vardır. Bunlar aynel fiilinin kesresiyle gelirler;

الْمَطْلِع  وَالْمَغْرِب  وَالْمَسْجِد  وَالْمَنْسِك  وَالْمَشْرِق  ...

Eğer Muzârinin aynel fiili meksur olursa, (Yani 2. ve 6. bablarda) mastar mîmi"مَفْعَلٌvezni üzere gelir. (Ancak المَرْجِع  وَالمَصِر  istisna. Bunlar aynel fiilinin kesresiyledir.) [/color]İsm-i Zaman ve İsm-i Mekan مَفعِلٌvezni üzere gelir.

Nagıs Fiillerde; İsm-i Zaman, ism-i mekân, mastar “مَفْعَلٌ”  vezni üzere gelir.
Misal Fiillerde; İsm-i Zaman, ism-i mekan, mastar bütün bablarda  “مَفعِلٌ” vezni üzere gelir.
Lefif-i Makrun; Nagıs gibidir.  “مَفْعَلٌ”  vezni üzere gelir.
Lefif-i Mefruk;  Misal fiil gibidir. “مَفعِلٌ” vezni üzere gelir.

Sülasi üzerine zâid olursa, mastar mimi, İsm-i zaman, İsm-i Mekân, İsm-i Mef’ul sülasinin gayrisinde ki, bütün baplarda, Muzârinin meçhul vezni üzerine gelir. Muzaraat harfi, mezmum bir mim ile değiştirilir. 


1-) Fiil-i Mazi:  Fiil malum veya meçhul olmaktan hâlî (boş) değildir. Eğer Mazi malum olursa, ister müzekker ister müennes olsun, ahirindeki harf müfret ve tesniyede feta üzerine mebnidir (kalıcıdır).
   Cemi müzekker ğaiblerde mezmumdur. Geri kalanlarında sakindir.
   Evvelinde Hemze-i Vasıl bulunan südasi ve humasi müstesna, mazinin ilk harfi bütün baplarda meftuhtur.

 
Hemze-i Vasıllar
    Hemze-i vasıl başlangıçta sabittir, geçiş halinde düşer. Bunlar;
هَمْزَةُ ابْنٍ ,      وَابْمِنْ,      وَابْنَتٍ,      وَامْرَءٍ,      وَامْرَأَةٍ  ,     وَاثْنَيْنِ  ,    وَاثْنَتَيْنِ,     وَاسْمٍ ,     وَاسْتٍ ,    وَايْمُنٍ   dir.


• Humasi ve südasiden, mazi, mastar ve emrin hemzesi Hemze-i Vasıldır.
• Sülasiden Emri hazırın hemzesi Hemze-i Vasıldır.
• Lamı Tarife bitişen hemze, Hemze-i Vasıldır.
• Lam-ı Tarife bitişen hemze ve اَيْمُنٍ (eymünin)’in hemzesi meftuhtur. Hemze-i Vasıllar meksur olduğu halde bunlar istisnadır.

• 1. ve 5. bablardaki Emr-i Hazırın hemzesi aynel fiiline tabi olduğu için başlangıçta mezmumdur.

• Südasi ve humasinin mazisinin meçhulünün hemzesi, mezmumdur. (Hemze-i Vasıl olduğu halde)


Hemze-i Kat’ıllar (Düşmeyen Hemzeler)

1-) İf’al babının hemzesi.
2-) Mütekellimin Hemzesi.
3-) Ceminin Hemzesi.
4-) İstifhamın hemzesi.
5-) İsmi tafdılın hemzesi.
6-)  “يَا"  ile nida olunan, İsmi Celalin hemzesi.  (ﻴﺎ ﷲ  )
7-) Sıfat-ı Müşebbehe’nin hemzesi.
8--) Mazinin kendi hemzesi.
9-) Lam-ı Tarifin hemzesi.



2-) Fiil-i Muzari:
Tarifi; “Fe hüvellezi yekünü fî evvelihi harfun min Hurufi    "
اَتَيْنَ " (eteyne), bi şartın enyeküne zâlikel harfü zâiden alel mâzî”
Manası;Fiil-i Muzari; Mazi üzerine zaid olmak şartıyla evvelinde   اَتَيْنَ”  harflerinden bir harf bulunandır.
1. Muzaraat harfi yani “اَتَيْنَ” (eteyna) harfleri bütün babların Malumunda meftuhtur. Ancak istisna olarak Rubailerde mezmumdur. Tüm rubailerde Muzaraat harfi mezmumdur.  Misal:  “يُدَجرِجُgibi.   
2.  Muzârinin lamel fiilinden önceki harf Rubai, Humasi ve Südasilerde meksurdur. Ancakتَفَعَّلُ  يَتَفَاعَلُ  يَتَفَعْلَلُbabları müstesna. Bunlarda meftuhtur.
   
Meçhulde ise;
   1. Muzaraat harfi mezmumdur.
   2. Malumunda sakin olan, meçhulünde de hâli üzere sakindir.
(يَنْصُرُ   يُنْصَرُ )
   3. Geriye kalanlar ise meftuhtur.
   4. Malum ve meçhulünde Fiil-i Muzâriyi “cezm edici” ve “nasb edici” bir harf bulunmadığı müddetçe, lamel fiili mezmumdur.


3-) Emir ve Nehiy:
Emir ve  Nehiy, Muzârinin lafzı üzerinedir. Bunlar meczumdurlar.
Cezim alâmetleri;

1.Tesniye nunu’nun düşmesiyledir. ( Muzârisi: يَنْصُرَانِ iken Emr-i Gaib:لِيَنْصُرَاşeklindedir.
 2. Cemi müzekker nu’nunun düşmesiyledir. ( Muzarisi:
يَنْصُرُونَ iken, Emr-i Gaib:لِيَنْصُرُوا” şeklindedir.
 3. Müfret müennes muhataba nu’nunun düşmesiyledir.
 4. Geriye kalanlarda, Sahih lâmel fiilinin sukûnu ve illetli lâmel fiilinin düşmesiyledir. Ama cemi müennes nun’u müstesna, çünkü bu cemi müennes nun’u  cezim ve gayrisinde sabittir.

  Emr-i Hazır: Emri hazır, muzarinin müfret müzekker muhatabından, Muzaraat harfinin düşmesiyledir. Muzaraat harfinin mâbâdi (sonra ki harf) sakin ise evveline hemze-i vasıl getirilir. Eğer harekeli ise ahiri sakin kılınır. Misalen;
Muzârinin müfret müzekker muhatabı= تَنْصُرُ  , Emri Hazır= اُنْصُرْ
Muzârinin müfret müzekker muhatabı= تَعِدُ , Emri Hazır=  عِدْ Şeklindedir.


4-) İsm-i Fail:
 Mazinin aynel fiiline bakılır. Aynel Fiilinin harekesi:

  Meftuh ise;نَاصِرٌ”  (nâsırun) vezni üzere gelir. (1, 2. ve 3.bablar)
Mezmum ise; عَظِيمٌvezni üzere gelir. (5.Bab)
Meksur ise; Müteaddide  عَالِمٌ”  vezni üzere,  Lazımda ise  مَرِيضٌ” ,  “زَمِنٌ”,  “اَحْمَرُ ve  عَطْشَانَ vezinlerinde gelir. (4 ve 6.bablar)

اَحْمَرُ      اَحْمَرَانِ      حُمْرٌ
حَمْرَاءَ     حَمْرَاوَانِ     حُمْرٌ


عَطْشَانَ   عَطْشَانَانِ   عِطََاشٌ
عَطْشَى   عَطْشَايَانِ    عِطَاشٌ



5-)İsm-i Mef'ul:
Sülasinin bütün bablarında   
"مَجْبُورٌ"  ve "كَثِيرٌ"  vezni üzere gelir.
Mübalağa lazım vezinleri;  " جَهُولٌ   ,   صِدِّيقٌ,  كَذَّابٌ,  غُفُلٌ,   يَقُظٌ,   مِدْرَارٌ,      مِكْثِيرٌ,   لُعَنَتٌVezinlerinde gelir.
Not: "لُعَنَتٌ " kelimesinin aynel fiili sakin kılınarak, "لُعْنَتٌ" yapılırsa, İsm-i Mef'ul manasında olur.


2.FASIL:
(Musannıf hazretleri bu kısımda daha çok, “Bina” ve “Emsile” kitaplarında okunanları anlatmaktadır.)
Bu fasıl, Sahih fiillerin tasrifi (çekilişi) hakkındadır.
Fiili mazi, fiili muzari, malumda ve meçhulde 14 vecih üzeredir. Bunlardan üçü gaib, üçü gaibe, üçü muhatap, üçü de muhatabadır. İki tanesi ise Mütekellim içindir. Ancak Emir ve Nehiy’in malumlarında bu mütekellim için olan iki vecih gelmez.

İsmi Fail: 10 vecih üzere gelir. Cemi müzekker 4 lafız üzeredir. Cemi müennes ise 2 lafız üzeredir.
İsmi Mef’ul: 7 vecih üzere tasrif olunur. Cemi müzekker 2 lafızdır. Cemi müennes bir lafızdır.


Te’kit Nun’u (Nûnu Müşeddede): Emir ve Nehiy’in malumda ve meçhul de cemisi üzerinedir. Nun’u Muhaffefe’de böyledir ama Nun’u Muhaffefe, Tesniye ve cemi müennese dâhil olmaz.
Emri Gaib Nun’u Müşeddede;
لِيَنْصُرَنَّ   لِيَنْصُرَانِّ   لِيَنْصُرُنَّ
لِتَنْصُرَنَّ   لِتَنْصُرَانِّ   لِيَنْصُرْنَانِّ


Emr-i Gaib Nun’u Muhaffefe;
Müfret Müzekker:
لِيَنْصُرَنْ
Müfret Müennes: لِيَنْصُرُنْ
Cemi Müzekker: لِتَنْصُرَنْ


Emri Hazır Nun’u Müşeddede;
اُنْصُرَنَّ   اُنْصُرَانِّ   اُنْصُرُنَّ   
اُنْصُرِنَّ   اُنْصُرَانِّ   اُنْصُرْنَانِّ


Emri Hazır Nun’u Muhaffefe;
Müfret Müzekker muhataba:
اُنْصُرَنْ
Cemi Müzekker muhataba: اُنْصُرُنْ
Müfret Müennes muhataba: اُنْصُرِنْ


•Sülasî Mezîdün Fîhi Rubâîlerde,  Mütekellimlerde iki hemzenin cem etmemesi (bir arada gelmemesi) için, muzârinin hemzesi hazfolunur.

Bu fasılda bazı kaideler vardır. Bunlardan bir kaçını örnekleri ile verelim;

(اِدَّثَّرَ) nın iğlali;
(اِدَّثَّرَ) aslında  (تَدَثَّرَ)idi. (ت)’nin mahreci, (د)’a yakın olduğundan (ت)’yi (د) ’a idğam ettik. İdğamdan bedel, Müdğamün fîh olan (د)’a bir şedde verdik. Sakinle başlamak mümkün olmadığından evveline bir hemze getirdik ve(اِدَّثَّرَ) oldu.

(اِثَّاقَلَ)’nin iğlali de bu şekilde yapılır.


 3.FASIL:   
Bu fasıl bir takım fâidelerin beyanı hakkındadır.

Lazım fiilin Müteaddî olması;
1-) Evveline hemze getirilmesi. (اَخْرَجْتُهُ)
2-) Sonuna Harf-i Cer getirilmesi.  ( خَرَجْتُ بِهِ)
3-)  Aynel fiilinin şeddelenmesi iledir. (خَرَّجْتُهُ)
4-) "تَفَعَّلَ" ve     (تَفَعْلَلَ) bablarındaki  (ت) ’nin hazfi ile dir.


Müteaddi fiilinin lazım olması ise;
1-) Tağdiyet sebeplerinin hazfiyle.
2-) (اِنْكَسَرَ) babına naklederek.
3-) (فََعْلَلَ)  babının evveline  (ت)’nin ziyadesiyle.

NOT: Lazım fiilden, Mef’ulü bih ve meçhul gelmez. Çünkü lazım fiil, Mef’ulü bihe muhtaç değildir. Müteaddî ise bunu hilâfınadır. Yani, Mef’ulü bihe muhtaçtır.

Burada Musannıf hazretleri bir takım kaidelerden bahsediyor idi.
1. Kaide: Eğer (اِفْتَعَلَ)’nin fail fiilinde “ıdbak harfleri”nden (ص ض ط ظ) biri olursa şu misallerde ki hükümler geçerlidir;
•(اِطَّرَدَaslında (اِطْتَرَدَ) idi.  (اِطْتَرَدَ)’nin Aynel fiilinde ıdbak harflerinden (ط) bulunduğundan, (ت)’yi   (ط)’ya çevirdik. İki harfide birbirine idğam ettik. İdğamdan bedel birde şedde verdik.
(اِصْطَبَرَ)  aslında (اِصْتَبَرَ) idi.
(اِضْطََرَبَ) aslında 
(اِضْتَرَبَ) idi.
(اِطَّرَدَ)  aslında  (اِطْتَرَدَ) idi. Gibi…


2.Kaide: Eğer (اِفْتَعَلَ)’nin fail fiilinde (ز ذ د) harflerinden biri olursa, (ت) harfi, (د) harfine çevrilir. Misal;

(اِدَّمَعَ) aslında  (اِدْتَمَعَ)  idi.
(اِذَّكَرَ)  aslında  (اِذْتَكَرَ) idi.
(اِذْدَجَرَ) aslında  (اِذْتَجَرَ) idi.


  3. Kaide: Eğer  (اِفْتَعَلَ)’nin fail fiilinde (ث ى و) harflerinden biri olursa, bu harfler (ت)’ye kalb olunur. Sonra da ( اِفْتَعَلَ)’nin (ت)’sine idğam olunurlar. Misal;

(اِتَّقَى), aslında (اِوْتَقََى) idi.
• (اِتَّسَرَ), aslında (اِيْتَسَرَ) idi.
(اِتَّغَرَ), aslında  (اِثْتَغَرَ) idi.

İsimlere ve fiillere ziyade kılınan harfler, 10 tanedir ve (اَلْيَوْمَ تَنْسَاهُ ) harfleridir.
Bir kelime üç üzerine zâid olup, kendisinde (اَلْيَوْمَ تَنْسَاهُ ) harflerinden biri varsa, bu harf zâiddir diye hükmolunur.
Eğer o kelimeden, o harf çıkarıldığında bir mana ihtiva etmiyorsa, o zaman, o harf zaid değildir diye hükmolunur. Misal;
(وَسْوَسَ ) gibi.

Rubaî bablarının tamamı Müteaddî içindir. Ancak
(دَرْبَحَ ) lazım içindir.
Humâsî bablarının hepsi lazım içindir. Ancak
(اِفْتَعَلَ )  (تَفَعَّلَ ) ve (تَفَاعَلَ  ) babları müstesna. Bunlar müşterektir.
Südâsî bablarının hepsi lazım içindir. Ancak 
(اِسْتَفْعَلَ ) babı müstesnadır. Çünkü (اِسْتَفْعَلَ ) babı, lazım ile Müteaddî arasında müşterektir. Ve bir istisnâi durum daha olarak,  (اِفْعَنْلَى ) babından olan, (اِسْرَنْدَاهُ )=(galip geldi)  ve  (اِغْرَنْدَاهُ )=(kahretti) kelimeleri Müteaddî kelimelerdir.


Ef’ale’nin hemzesi yedi manaya gelir;
1-)  Tağdiyet.  Lazım fiili müteaddi yapmak demektir. Misal; ( اَكْرَمْتُهُ).
Aslen, ( كَرُمَ) lazım iken, ( اَكْرَمْتُهُ) =(Ben ona ikram ettim) şeklinde Müteaddî olur.
2-) Sayrûret. Sonradan olmak, intikal etmek manasındadır. Misal; ( اَمْشَى الرَّجُلُ) =(Adam yürür oldu)
3-) Vicdan.      Misal;
( ابْخَلْتُهُ) =(Ben onu cimri buldum)
4-) Haynûnet. Bir şeyin vakti gelmek manasındadır. Misal;
( اَحْصَدَ الزَّرْعُ) =(Hasat vakti yakın oldu)
5-) İzalet. Gidermek, halletmek demektir. Misal;
( اَشْكَيْتُهُ) =(Ben ondan şikayeti giderdim)
6-) Duhul. (Girmek) Misal;
( اَصْبَحَ الرَّجُلُ) =(Adam sabaha dahil oldu)
7-) Kesret. Çokluk denektir. Misal;
( الْبَنَ الرَّجُلُ)

 


İstef’ale’nin Sin’i altı manaya gelir; ;

1-) Talep.        Misal:
( اَسْتَغْفِرُ اللهَ)
2-) Sual.          Misal: ( اِستَخْبَرَ)
3-) Tahavvül. Dönmek manasındadır Misal: ( اِستَخَلَّ الْخَمْرُ ) =(Şarap sirkeye döndü)
4-) İtikad.       Misal:
( اِسْتَكْرَمْتُهُ) =(Ben onun cömert olduğuna inandım)
5-) Vicdan.     Misal:
( اِسْتَجَدْتُ شَيْأً)
6-) Teslim.      Misal: ( اِسْتَرْجَعَ الْقَوْمُ عِنْدَ الْمُصِيبَةِ)

 

 

İĞLAL KAİDELERİ
1-)veya harekeli olup, mâgablileri meftuh olursa  “ve  “”   elife kalbolunurlar. Misal َقََالَ  aslında قََوَلَ  idi.harf-i illet müteharrik, mâgablinin harekesi meftuh olduğundan elife kalp ettik, قَالَ  oldu.

Ayrıca, Nakıs Fiilden  (غَزَاve  (رَمَى) kelimeleri, tesniyelerde müfretler ile karışmaması için elife kalbolunmazlar. Cemi müennes, muhatab ve muhatabalarda ve nefsi mütekellimlerdeve sakin oldukları için elife kalbolunmazlar. Ama bu son söylenenlere istisna olarak,ve nin harekeleri makabline nakledilerek, sukunu gayri ile sakin olduklarında elife kalbolunurlar.
 Misal;
  (اَبَاعَaslında (اَبْيَعَ )idi.Harf-i İllet müeharrik ve makabli sahih sakin bir harf olduğundan “ﻯ”nin harekesini makablinde ki sahih sakin olan (ب )ye naklettik. () harfi sukûnu gayr-i aslî ile sakin oldu ve elife kablolundu.

Tesniye Müenneste: (رَمَتَا) aslında (رَمَيَتَا) idi. () harf-i illet müteharrik makabli meftuh olduğundan elife kablolundu. İki sakin içtima etti. Birisi Elif-i Maklûbe diğeri ise (ت) harfidir. (Not: Burada ki (ت) harfi sakin idi. Tesniye elifinden dolayı harekelenmiştir. Bu hareke arızîdir. Arızî de yok gibidir.) Elif-i Maklûbe hazfedildi.

Ecvef’den Cemî Müenneste: (قُلْنَ) aslında (قَوَلْنَ) idi.harf-i illet müteharrik, mâkablinin harekesi meftuh olduğundan elife kalp ettik, iki sakin içtima etti. Elif-i Maklûbe hazfedildi ve (قَلْنَ) oldu. Giden harfine dalalet etmesi içinقın harekesi zammeye tebdil edildi ve (قُلْنَ) oldu. (Çünkü dan zamme doğar)


2-)  “ﻯ” ister sakin, ister meftuh olsun, mâgabli meksur olduğu zaman, hali üzerine terk edilir. Misal; خَشِيَ – خَشِيْتَ  gibi.


3-)”  sakin olup, mâgabli mezmum olursa,”  harfi,”  harfine kalp olunur.
Misal;  يُوسِرُ  aslında يُيْسِرُ  idi.   


4-)”  sakin, mâgabli meksur olursa,  “”  harfi,  “”  harfine kalbolunur.
Misal;
  قِيلَ  aslında, قُوِلَ idi.

 “ın kesresinden önce,  “ ın zammesi ağır geldiğinden,  “ın zammesini hazfettik. harfi illet müteharrik,ın harekesiniقharfine verdik ve kaide gereğince  “ı,  “ye kalbettik,  قِيلَ oldu.
 

5-)  Harekeli  “,  kelimenin ahirinde bulunup,  mâgablide meksur olduğu zaman  “”  harfi,  “ye kalp olunur.  Misal;     غَبِيَ  aslında  غَبِوَ idi.

Nakıs fiilin cemi müzekkerinin meçhulünde: (غُزُو) aslında (غُزِيُو) idi. Kesreden zammeye huruç lazım gelmesin için,زnin kesresini hazfettik.harf-i illet müteharrik makabli sakin olanزolduğundan, “ﻯ”nin harekesini  زye verdik. İki sakin içtima etti.harfini hazfettik (غُزُو) oldu.

6-)  “ve harekeli olup, mâgablileri sahih sakin bir harf olduğunda  ve  “”  nin harekeleri, sakin olan harfe nekledilir.
Misal;
( يَقُولُ ) aslında, (يَقْوُلُ) idi.


7-)ve  “”  kelimenin lamel fiilinde harekeli oldukları zaman, mâgablide harekeli bir harf olduğunda, mensup olmadığı müddetçe sakin kılınır.
Misal;
   يَرْمِى aslında, يَرْمِىُ idi.

8--) Bir kelimede iki   “”  içtima edip, birincisi sakin. İkincisi harekeli olduğunda, birincisi ikincisine idğam olunur. Misal;   مَغْزُوٌ aslında,  مَغْزُووٌ idi.

9-) Bir kelimedeve  “”  içtima edip, birincisi sakin ikincisi harekeli olduğunda,  “”  harfi,  “ye kalbolunur.  nin binası sahih olsun için, birincinin mâgabli kesrelenir.   “de  “ye idğam olunur. Misal;  مَرْمِيٌ aslında,  مَرْمُويٌ idi.

Ecvef’den İsm-i fâil:  (قََائِلٌmazide  (قَالَ) idi. Fâil fiili ile Aynel fiili arasına bir ism-i fâil elifi ziyade ettik. İki sakin içtima etti birisi İsmi fâil elifi diğeri Elif-i Maklûbe. Elif-i Maklûbe’yi hemzeye tebdîl ettik.

Ecvef’den İsm-i Mef’ul: (مَكِيلٌ) aslında (مَكْيُولٌ) idi.nin harekesini sahih sakin olanك e verdik. İki sakin içtima etti.harfini hazfettik. Giden harfine dalalet etmesi için,كin zammesini kesreye tebdîl ettik. Ve  4.Kaideyi uygulayarakharfiniharfine kalbettik.

Ecvef’ten Emr-i Gâip: (لِيَقُلْ)  aslında (لِيَقْوُلْ) idi.  ( 6.Kaide uygulandı)
Ecvef’ten Emr-i Hazır:  (قُلْ) aslında (اُقْوُلْ) idi. (Diğerlerine benzer şekilde iğlâli yapılır)

Misal fiilin fâil fiilinde kiوharfi, 2.bab, 3.bap ve 6.bapların muzâri, emir ve nehiylerinin mâlumlarında bu وharfi düşer.

Lefif-i Makrûn’un Aynel fiilinin hükmü sahih fiilin Aynel fiilinin hükmü gibidir.
Lefif-i Makrûn’un lâmel fiilinin hükmü nâkıs’ın lâmel fiilinin hükmü gibidir.

Lefif-i Mefrûk’un fail fiilinin hükmü misal fiilinin ki gibidir.
Lefif-i Makrûn’un lamel fiilinin hükmü nakıs fiilinin ki gibidir.


Emri hazır:

قِهْ        قِيَا       قُو
قِى       قِيَا      قِينَ

Şeklindedir. (قِهْ) aslında (اِوْقِى) idi. Misal fiilde ki gibi, fail fiilinde ki وharfi düştü. Nakıs’da ki gibi de lamel fiilinde kiharfi hazfedildi. Geriyeقharfi meksur olarak bâkî kaldı. Müfret Müzekker muhatapta âhirine birهharfi getirildi (قِهْ) oldu.


İDĞAMLAR

İdğam-ı Vâcip: Muzaaf fiilin Aynel fiili sakin, lamel fiili harekeli olduğu zaman veya her ikisi de harekeli olduğu zaman idğam-ı vacip olur.
(مَدَّaslında (مَدَدَ) idi.
(يَمُدُّ) aslında (يَمْدُدُ) idi.

Birinciدın harekesi mim harfine nakil olundu. Birincisi sakin ikincisi harekeli olduğundan, birincisi ikincisine idğam olundu. İdğamdan bedel birde şedde verildi.

İdğam-ı Mümteni’:Aynel fiili harekeli, lamel fili sakin olursa İdğam-ı Mümteni’ olur yani idğam yapılmaz. Misal; (مَدَدْنَ) gibi.

İdğam-ı Câiz: Aynel fiili ve lamel fiili sakin olursa, ikincisi harekelenir ve birincisi ikincisine idğam olunur. Misal; (لَمْ يَمُدَّ)  aslında (لَمْ يَمْدُدْ) idi. Birinci دın harekesi mim harfine nakil olundu. İkinciدise harekelendi ve birincisi ikincisine idğam olundu. Buradaدüç şekilde harekelenebilir.

1. Harekelerin en hafifi “Fetha” olduğundan fethalanabilir.
2. Aynel fiiline teb’an zammelenebilir.

3. (اَلسَّاكِنُ اِذَا حُرِّكَ حُرِّكَ بِلْكَسْرِ) =(Sakin harekeleneceği zaman, kesreyle harekelenir) kaidesince kesrelenebilir.


MEHMÜZÜN HÜKÜMLERİ

1-) Eğer hemze sakin makabli harekeli olursa, hâli üzere terk etmekte caizdir, makablinin harekesi cinsine kalbetmekte câizdir.

Eğer makabli meftuh ise; hemze elife kalbolunur.

Misal; (يَاكُلُ) aslında (يَأكُلُ) idi.

Eğer makabli kesre ise; hemze “ﻯ”harfine kalbolunur.
Misal;
  (اِيْذَنْ) aslında (اِئْذَنْ) idi.

Eğer makabli mezmum ise; hemze harfine kalbolunur.
Misal;
(يُومِنُ) aslında (يُؤْمِنُ) idi.


2-) Hemze harekeli makabli de harekeli olursa hemze değişmez.
Misal;
(قَرَأَ) gibi.


3-) Hemze harekeli, makabli sakin olsa hâli üzere terk etmek câiz olduğu gibi, harekesini makabline nakletmekte câizdir.
Misal;
   (سَلْ) – (اِسْئَلْ) gibi.


(تَمَّت)
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: tarihman - 19 Aralık 2006, 22:20:44
Yıllar önce okumuştuk. Hafızamız epey paslanmış. Sayenizde biraz pas silindi. Teşekkürler. Paylaşım için kardeş. Allah razı olsun.
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: müteallim - 19 Aralık 2006, 23:20:58
ankebut kardes ellerine saglik cokda güzel taksim etmissiniz.tesekkür ederiz.söyle biraz vakit bulup iyice incelemek isterim.insaAllah.
Başlık: Re: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: müteallim - 19 Aralık 2006, 23:28:46
Alıntı yapılan: "ankebut-57"
              ..............................................................................  بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ ....................................................................
 
        Maksut’un musannıfı İmam-ı Azam Ebû Hanife Hazretleridir. Hicrî 80’de Kûfe’de doğmuş ve Hicrî 150’de de Bağdat’ta vefat etmiştir.
       Musannıf Hazretleri; Arabî ilimlerin, şer’i ilimleri öğrenmeye vesile olduğunu beyan eder. Ki Arabî ilimlerden bazıları şunlardır;

عَرَبِِى عِلِمْلَرْ   صَرْفْ   نَحِوْ   مَنْطِقْ  بَيَانْ    لُغَتْ  

   Şer’i İlimlerden bazıları ise şunlardır;
شَرْعِى عِلِمْلَرْ   تَفْسِرْ  حَدِيثْ   فِقِهْ  كَلاَمْ  


Arabi ilimler:1-sarf,2-nahiv,3-mantik,4-bedii,5-beyan,6-ilmi maani,7-lügat yani ilmi vazi.

ser´i ilimler.1-ilmi kelam,2-ilmifikih,3-ilmi tefsir,4-ilmi hadis,.

hepsi 12 fen olmasi lazim bir tanesini hatirliyamadim.
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: ankebut-57 - 20 Aralık 2006, 09:21:43
Allah razı olsun hepimizden. Dualarınıza amin diyorum.

Evet "müteallim" kardeşim, arabi ve şer'i ilinler fazla idi ama, artık aklıma gelmediğinden mi yoksa fazla yazmaya gerek görmediğimden mi yazmamışım. Gördüğünüz eksiklileri zaman zaman söylerseniz sonradan ekleriz. Teşekkür ediyorum.
Başlık: Re: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: müteallim - 20 Aralık 2006, 17:15:09
Alıntı yapılan: "ankebut-57"


Fiil mimli veya mimsiz olmaktan hâlî (boş) değildir. [/b]
Eğer mimsiz olursa; Semâî diye adlandırılır. Semâî; Araplardan geldiği üzere muhafaza edilen kelime demektir. Semâî mastar, üzerine kıyas olunmaz. Bunlar kıyasa muhaliftirler. Sülâsî’nin gayrisinde ise kıyas vardır.

Eğer mimli olursa; bakılır, eğer Muzârinin aynel fiili meftuh veya mezmum ise, mastar mimi, ismi zaman, ismi mekân “مَفْعَلٌ”  vezni üzere gelir. Ancak şâzlar (istisnalar) vardır. Bunlar aynel fiilinin kesresiyle gelirler;

الْمَطْلِع  وَالْمَغْرِب  وَالْمَسْجِد  وَالْمَنْسِك  وَالْمَشْرِق  ...


fiil degil herhalde dil sürcmesi olmus(masdar mimli veya mimsiz olmakdan bos olmaz yani hem mimli olur (mensarun) gibi hemde mimsiz olur(nasran)gibi.

Saz olup kaideye zid olrak gelenlerde on iki tanedir.maksuda müracaat.
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: Mstfx67 - 20 Aralık 2006, 19:16:56
magsudu hatirlamak güzel birsey
Başlık: Re: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: ankebut-57 - 21 Aralık 2006, 10:21:14
Alıntı yapılan: "müteallim"

fiil degil herhalde dil sürcmesi olmus(masdar mimli veya mimsiz olmakdan bos olmaz yani hem mimli olur (mensarun) gibi hemde mimsiz olur(nasran)gibi.

Saz olup kaideye zid olrak gelenlerde on iki tanedir.maksuda müracaat.


Evet orası dil sürçmesi "fiil" değil "mastar" olacak.
Şaaz olanlarda 12 tane evet. Hatırlayamamıştım sonradan koyayım dedim ama unutmuşum sanırım. Zaten yanına üç nokta koymuşum eksik olduğunu göstermek için.
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: müteallim - 21 Aralık 2006, 23:43:40
fark etmez noksanini ögrenmek isteyenler maksuda bakiversinler.bu kadar vakit ayirmaniz bile yeter.sag olasiniz.
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: Himmet - 22 Aralık 2006, 12:59:01
Hz.Allah razi ve memnun olsun.Çok makbule geçti kardeşim..
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: rahname - 27 Aralık 2006, 21:03:19
Emek verib yazmışınız bizde faidelendik  Allah razı olsun
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: zaman_1453 - 29 Aralık 2006, 14:14:03
Çok sağolun... Teşekkürler... İzhar ve Kafiye'yide aynı şekilde bekliyoruz... :kirp:
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: Himmet - 29 Aralık 2006, 14:20:34
Alıntı yapılan: "zaman_1453"
Çok sağolun... Teşekkürler... İzhar ve Kafiye'yide aynı şekilde bekliyoruz... :kirp:

Aynı düşüncedeyim. :x Çok meşakkatli olur diye rica edememiştim.
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: müteallim - 30 Aralık 2006, 01:05:33
Alıntı yapılan: "Himmet"
Alıntı yapılan: "zaman_1453"
Çok sağolun... Teşekkürler... İzhar ve Kafiye'yide aynı şekilde bekliyoruz... :kirp:

Aynı düşüncedeyim. :x Çok meşakkatli olur diye rica edememiştim.


olsun mesakketli yavas olur amma güzel olur.bence hic acele etmeden agir agir sindire sindire yazmali.
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: müteallim - 30 Aralık 2006, 01:11:56
اَحْمَرُ اَحْمَرَانِ حُمْرٌ   حَمْرَاءَ حَمْرَاوَانِ حُمْرٌ  burada ahmeru ,ahmerani ,humrun, diye bütün kelimeleri haleti raf´i olarak okuyoruzda neden hamraae diye haleti nasbini okuyoruz.Lütfen cevap,
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: Himmet - 30 Aralık 2006, 21:27:32
Fetha üzerine mebni olduğu için öyle okunmuştur.Olabilirmi acaba? :?  :oops:
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: müteallim - 30 Aralık 2006, 21:43:50
Alıntı yapılan: "Himmet"
Fetha üzerine mebni olduğu için öyle okunmuştur.Olabilirmi acaba? :?  :oops:


hepsi merfu oldugu halde o neden fetha olsun mebni olacak bir sebeb göremiyorum.
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: tibet - 01 Ocak 2007, 00:11:32
Alıntı yapılan: "müteallim"
اَحْمَرُ اَحْمَرَانِ حُمْرٌ   حَمْرَاءَ حَمْرَاوَانِ حُمْرٌ  burada ahmeru ,ahmerani ,humrun, diye bütün kelimeleri haleti raf´i olarak okuyoruzda neden hamraae diye haleti nasbini okuyoruz.Lütfen cevap,

hamraae kendisinde elif-i memdüde vardır,yani badel elif hemze vaki olan.Fetha, Ehaffül Harekat olduğu için,bu şekilde okunuyor olabilirmi :oops:
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: ankebut-57 - 12 Mart 2007, 12:37:08
Alıntı
Hemze-i Kat’ıllar (Düşmeyen Hemzeler)

.....

9-) Lam-ı Tarifin hemzesi.

Peki bu Lâm-ı Târifin Hemzesi gerçekten Hemze-i Katı mı?
Bunun esâsen hemze-i vasıl olduğunun ancak, bu şekil kullanım çok olduğu için Hemze-i Katı olduğu yönünde bazı duyumlar almıştım. Bu konu hakkında bilgisi olan varsa aydınlatabilir mi? (Her ne kadar önemsiz olsa da)
Başlık: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: tibet - 11 Haziran 2007, 16:12:36
Hemze-i vasıl da hemze-i kati de olması caizdir.
Başlık: Ynt: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: ruy-ı zemin - 08 Mart 2008, 19:25:30
Alıntı
Hemze-i Kat’ıllar (Düşmeyen Hemzeler)

.....

9-) Lam-ı Tarifin hemzesi.

Peki bu Lâm-ı Târifin Hemzesi gerçekten Hemze-i Katıl mı?
Bunun esâsen hemze-i vasıl olduğunun ancak, bu şekil kullanım çok olduğu için Hemze-i Katıl olduğu yönünde bazı duyumlar almıştım. Bu konu hakkında bilgisi olan varsa aydınlatabilir mi? (Her ne kadar önemsiz olsa da)


imamı sibeveyhe göre lamı tarife bitişen hemze, hemze vasıldır. imamı halile göre ise lamı tarife bitişen hemze hemzeyi katığdır. -şuruhu sarf-
Başlık: Ynt: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: müteallim - 08 Mart 2008, 23:01:43
lami tarif ismi cinsin basinda olursa hemzei ka´ti normal bir kelimenin basinda bulunursa hamzei vasildir.
Başlık: Ynt: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: reis-de-aglar - 17 Nisan 2008, 22:48:35
ellerinize sağlık.Allah razı olsun emeği geçenlerden
Başlık: Ynt: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: narçiçeği - 19 Nisan 2008, 00:24:42
Hz Allah razı olsun ... hem avamil de hem de maksutta  çok yardımcı oluyor bana bu konular ...evde çözemediğim yerleri daha rahat öğrenme şansını yakaladığım için çok müteşekkirim sizlere ... o1)) o1)) o1))
Başlık: Ynt: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: müteallim - 22 Nisan 2008, 23:58:59
maksut ve imami azam ebu Hanife
January 1st, 2007bezirgan
Magsudun musannifi hanefi mezhebimizin imami, imami azam hazretleridir.Allah kendilerinden razi olsun sefaatina nail eylesin.

İsmi Numan...
Hicri 80 senesinde Küfe'de doğdu, 150 senesinde 70 yaşlarında yine Küfe'de vefat etti.
Numan: Bedeni ayakta tutan, hayata sebep olan kan demektir. Lâle çiçeğinede numan denir.
Babasının adı Sabittir. Sabit Rh.A gençliğinde ahlâkı temiz, takvâ ve zühd ehli, ilim sahibi, nur yüzlü hâlis mü'mindi....
İşte Ebu Hanife böylesine verâ ve iffet sahibi bir soydan gelmiştir.
Babası Sabit Hz.leri oğlu Numan'ı Hz.Ali R.a.'ın huzuruna götürdü. Ve İmam-ı Azam hakkında büyük dua ve teveccüh almağa sebep oldu. Bu duanın bereketini beklerdi.
Büyükler meclisine meraklı olan İmam, ticaretle uğraşırken, onların sohbeti gönlünü uyardı. Çarşıyı pazarı bıraktı, kendini ilme verdi. Kelâm ilminde zirveye vardı.
Ehl-i Sünnet itikadını yaymak için Basra'ya bazan da başka şehirlere gider, icabında oralarda bir seneden fazla kaldığı olurdu.
Sonra fıkıh hocası Hammad'ın derslerine devamla ondan öğrendiklerini hıfz etti.
Hâsılı: Tefsir, Hadis ve diğer bütün ilimlerde, emsalsiz kemâle ermiş, ilmi hakikatleri derinliğine bilen, müşkilleri halleden, keskin zekâ sahibiydi...
Küfe'li biri Hz.İmam'ın bir kıyasına itirazla,
-"İlk kıyası yapan iblistir" demişti. Hz.İmam,
-Ey filan, iblis fasit kıyasla ilâhi emre karşı geldi; kâfir oldu. Bizim kıyasımız emr-i İlâhiye uymaktır. Zira kıyastan kastımız, Kur'an-ı Kerim'e, Sünneti Rasul'e, Sahabe ve Tâbiin'in imamlarına dürüst surette tâbi olmaktır. Yani biz tâbi olmak talebindeyiz. Onun etrafında dolaşıyoruz. Nasıl bizi iblisle kıyaslarsınız? buyurdu. Adam uyandı, tevbe etti ve Hz.İmam'a hayır duada bulundu.... Hz.imam;
-"Hiç bir mevzuda re'yimize uymak için kimseyi zorlamayız. Kabule icbar etmeyiz. Daha sağlam delil bulan, daha güzel re'yi olan söylesin, bizde kabul edelim" sözleriyle güzel beyanda bulunmuş ve bütün dünyaya ilmi bir meydan okuma hâli göstermiştir.

Hz.İmam güzel yüzlü idi, güzel elbise giyerdi.
Üç çeşit elbisesi olur, en kıymetlisini namazda giyerdi. Biri siyah renkli yedi adet takkesi vardı.

Şüpheli sözlerden sakınır, dünya adamlarından uzak durur, ilmini ve malını talebelerinden esirgemezdi. İbadete son derece düşkün, Kur'an-ı Kerim ve Hadis-i Şerif'lerde kapalı olan kısımları kıyasla çözer, müşkilleri hallederdi.

-"Beni görene, beni göreni görene müjdeler olsun" Hadis-i Şeif'ine mazhar olmuş; Sahabei Güzin'den bir kaç zâtla görüşmüştü.

Diğer bir Hadis-i Şerif'de:
-"İnsanların hayırlısı, benim asrımda olanlardır. Sonra ikinci asır, sonra üçüncü asırdakiler" buyuruluyor. Bu itibarla Hz.İmam Tâbiin devrinde fetva vermek şerefine sahipti.
Zamanında alimlerin en müşkil mes'elelerini halletmiş, kimsenin ulaşamadığı maddi ve manevi şöhrete nâil olmuştur.

Mezhebi diğer mezheplerden ziyade yayıldı, her hususta, tâbileri çoğaldı. Ticari kazancından, kendi ihtiyacından başka diğer ehl-i ilmin ve talebe-i ulumun ihtiyacına sarfederdi.

Son haccında malının yarısını Kâbe'de hizmet edenlere bağışladı.
Hac'da Kâ'be-i Muazzamanın içine girdi; Kur'an-ı Kerim'in yarısını bir ayağı üzerinde, yarısını da diğer ayağı üzerinde okuyarak iki rek'at namaz kıldıktan sonra, kemâli mahfiyyet ve zilletle Allahü Teala'ya iltica ve niyazda bulundu ve Allahü Teala'dan hitab-ı izzet geldi:
-"Ey Ebu Hanife: taat ve niyazın kabul olundu. Kıyamete kadar seni ve senin mezhebinde (yolundan) gidenleri mağfiret eyledim" buyuruldu.

Yaz günlerinde öğle-ikindi arasında, kışın gecenin evvelinde biraz uyur, diğer vakitlerini ilim öğretmek ve ibadet etmekle geçirirdi.
Ders arkadaşı İmam-ı Mis'ar, yatsı abdestiyle sabah namazı kıldığını işitti. İnanmayıp, araştırmak kastıyla yatsıyı İmam-ı Azam ile kıldı. Bir hayli mescitte kaldıktan sonra Hz.İmam'ın papuçları üzerine km taneleri ile işaret koyup çıltı. Sabah erken gelip işaretleri yerinde gördü. Böyle üç gün tecrübeden sonar:
-"Ya İmam! Ben sana süi zan ettim, beni affet" diye özür beyan etti.
Hz.İmam:
-"Sen, bana değil Allahü Tealaya süi zan ettin. Kendini Ona affettir. Bu bir emanettir, taşıyoruz" buyurdu...

Ne faydasız söz söylediği görülmüş, ne de boş vakit geçirdiği...

Bir dostu:
-"Niçin istirahat etmezsiniz?" demişti.
-"Fenalığın büyüğü, vaktini faydasız geçirmektir" buyurdular.

Faydasız söz edenlere:
-"Bırakın boş lafları, gelin bir mes'ele halledelim de bizi rahmetle yâd etsinler" buyururdu.

Kaderin bilinmeyen esrârı: Hapishanede bir çok cefalardan sonra zehirlenerek şehit edildi.

Kaynak: İslam Büyükleri
Başlık: Ynt: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: narçiçeği - 23 Nisan 2008, 13:16:33
Allah razı olsun ..  duymadığımız bir şeyi daha öğrenmiş olduk ...
Başlık: Ynt: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: ruy-ı zemin - 03 Temmuz 2008, 20:09:34


(http://img93.imageshack.us/img93/5743/maksutuo6dc2.png)

 
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ


مقصودون مصنف امام اعظام ابو حنيفه خضرتلردر
 حجرى ۸۰  تارهنده كُوفَدَه  دوغموش و حجرى ۱۵۰ تارهنده بغداد ده ارتحال ايلمشدر

مصنف خضرتلرى: عربى علملرين شرعى علملرى اوغرنميه وسيله اولدوغونى بيان ادر

عربى علملر شونلاردر

   لغت  ۲* تصريف   ۳* نحو ۴* منطيق ۵* معانى  ۶* بيان ۷* بديع**


شرعى علملر ايسه شونلاردر

  تفسير ۲* حديث  ۳* فقه  ۴* كلام  ۵* اخلا ق*

مقصود ثلاثى مجرديڭ ۲. بابندان اسم مفعولدر   

قَصَدَ-يَقْصِدُ-قَصْدًا-قَاصِدٌ-مَقْصُودٌ

مقصودڭ ۲. بابدان اولدوغونه دليل اولان آيت كرمه

استعيذ بالله: وَاقْصِدْ فِي مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِن صَوْتِكَ إِنَّ أَنكَرَ الْأَصْوَاتِ لَصَوْتُ   لقمان سورسى-۱۹

َ حمد دغرى يولى مؤمنلره مبالغه ايله هيبه اديجى اولن خضرة اللهه محصوصد

 صلات و سلام گناه اشلمكدن منع اديجى ثواپ اشلمك ازره تشويك اديجى اللهيڭ نبيسى اولان محمّد عليه السلام و اونون آل و اصحابنڭ ان خيرللارى اوزرنه اولسون

ما وجب عليناى {بسمله، حمدله، صلوله} ذكر ادپ ذكرندن فارغ اولدوقدان صڭره  محقّاق عربى علملر شرعى علملره بر وسلدر. عربى علملرن ركنلارندن برى علم صرفدر. علم صرف سبب ايله  مصداردان مشتاق اولان فعللردن آض اولان چوق اولدى. خضرة الله موفق قيلجى و ارشاد اديجىدر


(http://img93.imageshack.us/img93/6489/ademqb3rj7.jpg)


Başlık: Ynt: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: hunkar28 - 13 Eylül 2008, 11:56:53
Yıllar  önce  okumuştum.Çok faydalı bir kitap.Allah razı olsun.
Başlık: Ynt: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: adilcevaz - 13 Eylül 2008, 17:04:01
ne kadar güzel olmuş bu bölüm çok begendm .emegi geçen herkesden Allah razi ve memnun olsun.hemen hemen hepsini unutmuşum.daha ilerki yıllarda hiç hatırlamicam heralde...tşkkrlr...
Başlık: Ynt: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: dostbahşişi - 27 Haziran 2009, 22:16:02
maksud bu kadar mı yani?
Başlık: Ynt: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: dostbahşişi - 27 Haziran 2009, 22:16:27
Allah razıolsun arkadaşlar..
Başlık: Ynt: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: tulum - 26 Temmuz 2009, 19:00:36
Hz.Allah (cc) razı olsun baylaşan kardeşimizden.Gerçekten çok işime yarıyacak.
Başlık: Ynt: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: Ne_Farkeder - 28 Eylül 2009, 12:29:25
Cok sagolun yaaa:D
Başlık: Ynt: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: omar2009 - 19 Kasım 2009, 19:12:43
Tam deyil arkadaşlar...Arada atlamış tercüme eden arkadaş...Bazı şeyleri ihtisar etmiş...
Başlık: Ynt: .::Maksut::. (Tamamı)
Gönderen: melmir - 20 Kasım 2009, 00:50:07
Mevlam burada emegi gecen ve tesiri olan herkese iki darda ebedi saadete nail eylesin. Ne güzel bir hizmet olmus. Allah razi olsun. Faydalanabilecegini bildigim arkadaslara acilen bildirmem lazim bu yazilari.