Gönderen Konu: İnsanlara Akılları Seviyesinde Konuşunuz  (Okunma sayısı 609 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
İnsanlara Akılları Seviyesinde Konuşunuz
« : 27 Haziran 2016, 00:58:51 »

"Euuzü billâahi mineşşeytaanir raciym Bismillâahi'r- rahmâani'r - rahıym"

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أُمِرْنَا أَنْ نُكَلِّمَ النَّاسَ عَلَى قَدْرِ عُقُولِهِمْ
(كنز)


Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:
“Biz, insanların akılları miktarınca (anlayışlarına göre) konuşmakla emrolunduk.”
(Hadîs-i Şerîf, Kenzü’l-Ummâl)




İnsanlara Akılları Seviyesinde Konuşunuz

Her insana, aklının idrâk edeceği seviyede konuşmak sünnettir.

Âlimin, bir hakîkati anlatıp da inkârcı ve inatçı birinin onu yalanlaması, hor görmesi veya yanlış anlaması en büyük kötülük ve fitnedir. Bundan dolayı âlimler insanlara, kolayca anlayabilecekleri şeyleri anlatmalıdır.

Kur’ân-ı Kerîm’deki muhkem ayetleri anlatmalı, müşkil ve müteşâbih olanları anlatmamalıdır.

Tecrübesiz ve duyduğuna aldanan câhillere, ruhsatlardan bahsetmemelidir. Zîrâ o “Allâhü Teâlâ Kerîm’dir, affeder.” diyerek sâlih ameller işlemez ve günahlardan kaçınmaz.

Câhili korkutup ümitsizliğe de düşürmemelidir.

Hz. Ali’nin naklettiği bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (s.a.v.):

“Hakîkî âlim Allâhü Teâlâ’nın rahmetinden ümit kestirmeyen, azâbından da emniyette hissettirmeyen kişidir.” buyurmuştur.

İlmi, ehlinden gizlememelidir. Onlardan gizlemek zulümdür. İlmi, ehil olmayanlara öğretmek de onu zâyi etmektir. İlmi ancak ilme ehil olan kimselere öğretmelidir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“İnciyi, köpeklerin ağzına atmayın.”

“Mücevherleri hınzırların boynuna takmayın.” Çünkü hikmet mücevherlerden daha kıymetlidir.

Resûlullah (s.a.v.) vaazlarında ashâbının sıkılmamasına dikkat ederdi. Dinleyicilerin sıkıldığını hissederse hemen sözü kesmelidir.

Allâhü Teâlâ’nın Kitabı’ndan, Resûlullah’ın sünnetinden ve icmâ-ı ümmetten açık bir delile dayanmadan fetvâ vermemelidir. (İslam Ahlâkı ve Âdâbı, Fazilet Neşriyat)