Gönderen Konu: İsa Aleyhisselam  (Okunma sayısı 4748 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
İsa Aleyhisselam
« : 11 Mart 2007, 00:56:00 »

Hazret-i Îsâ yeryüzüne ne zaman inecek?
 
Bilindiği gibi, Hıristiyanlar Îsâ aleyhisselâmın haça gerilip orada öldüğüne, fakat sonra dirilip göğe çıktığına inanırlar.
Müslümanlar ise, Îsâ aleyhisselâmın haça gerilmediğine, öldürülen [çarmıha gerilen] kimsenin başka birisi olduğuna, onun doğrudan göğe kaldırıldığına inanırlar. Bu husûs, Kur’ân-ı kerîmde Nisâ sûresinin 157 ve 158. âyetlerinde meâlen şöyle bildirildi: “Onu asmadılar, onu öldürmediler... Bilakis Allahü teâlâ onu katına yükseltti...” Âl-i İmrân sûresinin 54. ve 55. âyetleriyle, başka sûrelerde de bu husûsta bilgi vardır. (Nişancızâde, Taberî, İbn-i Neccâr, Harputlu İshâk Efendi)
Hak olan sâdece İslâm dînidir. Allahü teâlâ, Müslümanlıktan başka herhangi bir dîni kabûl etmiyor. Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyuruluyor ki:
“Allah indinde hak dîn ancak İslâm’dır.” [Âl-i İmrân, 19]
“İslâm’dan başka dîn arayan bilsin ki, bulacağı dîn, aslâ kabul edilmez.” [Âl-i İmrân, 85]
“Sizin için dîn olarak İslâm’ı beğendim.” [Mâide, 3]

> Îsâ aleyhisselâmın gökten inmesi
Âhir zamânda, Kıyâmetin kopmasından önce, “Îsâ aleyhisselâmın nüzûlü=yeryüzüne inmesi” meselesi, Kıyâmetin “on büyük alâmet”inden biridir. Tefsîrlerde, Îsâ aleyhisselâmın göğe kaldırılmasından bahseden [Nisâ Sûresinin 157-158. âyet-i kerîmelerinin] tefsîri kısmında, Hadîs, Akâid ve Tasavvuf kitaplarında açık bir şekilde yazılıdır.
İmâm Suyûtî’nin 111 mütevâtir hadîsi zikrettiği “el-Ezhâru’l-mütenâsire fi’l-ahbâri’l-mütevâtire” isimli kitâbında konu zikredilmiştir.
Muhammed bin Sıddîk el-Ğumârî’nin “İthâfu zevi’l-fedâili’l-müştehire...” isimli mütevâtir hadîsleri ele alan kitâbında da mevzû-ı bahs edilmiştir.
Kezâ İmâm Kettânî’nin 310 mütevâtir hadîsi ihtivâ eden “Nazmü’l-mütenâsir fi’l-hadîsi’l-mütevâtir” adlı eserinde de konu mezkûrdur.
Ayrıca meşhûr âlim Kettânî, bu konuda müstakil bir kitap yazmış ve konuya müteallik bütün mütevâtir hadîsleri bir araya toplamıştır. Adı da: “et-Tasrîh bi-mâ tevâtera fî nüzûli Îse’l-Mesîh”tir.
Görüldüğü gibi, “Îsâ aleyhisselâmın gökten yeryüzüne inişi” meselesinin temelleri çok kuvvetlidir ve mütevâtir hadîslere dayanmaktadır.
Hz. İsâ öldürülmedi; diri olarak göğe çekildi; şimdi göktedir. Kıyâmete yakın, gökten inip Deccâl’i öldürecek, Hz. Mehdî de onun yanında olacaktır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Deccâl çıkınca, Îsâ gelecek, Deccâl’i helâk edecek, bundan sonra iki kişi arasında düşmanlık olmayacaktır.” [Müslim]
Diğer bir hadîs-i şerîfte; “Îsâ aleyhisselâm yeryüzüne iner. Evlenir ve bir oğlu dünyâya gelir. Kırk beş sene yaşar. Sonra vefât eder ve benim kabrimde defnolunur. Ben, Ebû Bekr ile Ömer arasında Îsâ aleyhisselâm ile berâber bir kabirden kalkarım”, “Îsâ benim yanıma gömülecektir.” [Tirmizî] buyuruldu.
Îsâ aleyhisselâm kıyâmet yaklaşınca, Şam’da Câmi-i Emevî (Ümeyye Câmii) minâresine (Ak minâreye) inecek. Muhammed aleyhisselâmın şerîatine (İslâmiyete) göre amel edecek. Evlenecek ve çocukları olacak. Hazret-i Mehdî ile buluşacak, kırk sene yaşadıktan sonra Medîne’de vefât edecek. Hücre-i Seâdete yâni Peygamber Efendimizin kabrinin bulunduğu odaya gömülecektir. (Yûsuf Nebhânî ve İbn-i Hacer-i Mekkî)
Îsâ aleyhisselâm, Hz. Mehdî [ve Deccâl] zamanında gökten inecektir. (Mektûbât-ı Rabbânî c. 2, m. 67) “Îsâ, Mehdî’nin arkasında namaz kılacaktır.” [İbni Hacer-i Mekki] Îsâ aleyhisselâm, bu ümmetin imâmına uyup arkasında namaz kılacaktır. (Muhammed Ma’sûm)
Îsâ aleyhisselâm, Muhammed aleyhisselâmın dînini yaymak üzere gelecektir. Birkaç hadîs-i şerîf meâli şöyledir:
“Îsâ, benim dînim üzerine, İslâmiyet’i yaymak üzere gelir.” [İ. Ahmed]
“Îsâ inince, İslâmiyet ile hükmedecektir. O zaman Allah, Müslümanlardan başka herkesi helâk edecektir. Sonra yeryüzünde sükûn-emniyet meydâna gelecektir. O kadar ki aslan deveyle, kaplan inekle ve kurt kuzuyla serbestçe dolaşacak, çocuklar yılanlarla oynayacaktır. Îsâ ölünce cenâzesini Müslümanlar kaldıracaktır.” [Ebû Dâvûd]
“Îsâ, âdil bir hakem olarak indiği zaman kin, nefret ve haset kalkacaktır.” [Müslim]
“Îsâ, âdil bir hakem olarak gökten inecek, haçı kıracak, domuzu öldürecek, İslâm’dan başka şeyi yasaklayacaktır.” [Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbn-i Ebî Şeybe]
“Allah’a yemin ederim ki, Meryem’in oğlu Îsâ, âdil bir hakem olarak aranıza inecek, haçı kıracak [Hıristiyanlığı kaldıracak], domuzu öldürecek [domuz etini yasaklayacak], cizyeyi kaldıracak, İslâm’dan başka şeyi yasak edecektir. Mal o kadar çok olacak ki, kimse dönüp de bakmayacaktır.” [Buhârî]
“Mizmârları kırmak için ve domuzları öldürmek için gönderildim.” [Hadîs-i Erbaîn]
[Açıklama: Hadîs-i şerîfte geçen, “Domuzu öldürecek” demek, domuz avına çıkacak demek değildir. “Domuz eti yemeyi yasaklayacak” demektir. “Haçı kıracak”, yani Hıristiyanlığı kaldıracaktır. “Mizmârları kıracak” demek, her çeşit çalgıyı yasak edecek demektir.]
Bu hadîs-i şerîfler gösteriyor ki, Îsâ aleyhisselâm, Hıristiyanların, kendisine ve annesine iftirâ edenlerin haklarından gelecektir.
Peygamber Efendimizin bildirdiği gibi, Hazret-i Îsâ, Müslümanlıktan başka her şeyi yasaklayacaktır.
« Son Düzenleme: 07 Nisan 2008, 20:10:46 Gönderen: mystic »
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: İsa Aleyhisselam
« Yanıtla #1 : 10 Mart 2012, 20:10:34 »

Selamün aleyküm muhterem hocam,
 

İş yerinde bir arkadaş malum tv hocalarından duyup ve etkisinde kalip Hz. İsa (a.s.) Ve Hz. Mehdi (k.s.) hakkındaki hadisi şeriflerin sahih olmadigını söylüyor. Tabii ki bunlara inanmıyoruz, fakat bu arkadaşı ikna edebilmek adına bizlere kaynakları ile malumat verirseniz sevinirim. Ayrıca bu hadis-i şerifler tevatür derecesinde midir? Tevatür derecesinde olan hadisi şeriflerin doğru olmadığına inanan kişinin durumu nedir?
 Selam ve dua
 Kemal Ateş

 
Nuzûl-i İsa (a.s.) ve Hz. Mehdî (k.s.)
Huzeyfetü'l-Gifarî (r.a) anlatıyor:
Biz bir gün kendi aramızda konuşurken, Nebî (s.a.v) yanımıza çıkageldi. Bize,
- "Ne konuşuyorsunuz?" dedi. Biz de,
- "Kıyâmet gününden konuşuyoruz" diye cevap verdik. Rasûlullah (s.a.v),

- "Muhakkak ki on alâmet görülmedikçe kıyamet kopmayacaktır" buyurdu ve "Deccâl'i, duhanı (duman), Dâbbetü'l-arz'ı, güneşin batıdan doğmasını, İsa’nın (a.s.) yere inmesini, Ye'cûc ve Me'cuc'u, doğuda, batıda ve Arap yarımadasında olmak üzere üç yer çöküntüsünü, son olarak da Yemen'den çıkarak insanları Mahşere sürecek ateşin vuku bulacağını söyledi." [Müslim, Sahih, Fiten, 39; Ayrıca bkz. Rudânî, Büyük Hadis Külliyatı, c. 5, s. 362]
 
Bunlara toptan inanmamak –Allah korusun– insanı küfre sokar. Bunlardan birkaçını kısaca ele alacak olursak, şunları söylememiz gerekir:
 
 Hz. Mehdî’yi (aleyhirrahmeti verrıdvân) inkâr eden, kıyamete yakın zuhur edeceğini kabul etmeyen dâl (sapıtmış, doğru yoldan ayrılmış, hataya düşmüş, günaha girmiş) olur. Zira bu mesele mütevatır hadislerle sabittir.

Hz. İsa’yı (aleyhisselâm) inkâr eder, yani ahir zamanda yeryüzüne ineceğine inanmayan kâfir olur. Aşağıda açıklamaya çalışacağız ki, bu husus ayetle sabittir.
Deccâl’in çıkacağını inkâr da yine insanı dalâlete sokar; çünkü bu mevzudaki hadisler de tevatür haddine ulaşmıştır.

 Cenab-ı Mevla-yi zû’l-Celâl şöyle buyuruyor: “Kalblerinin mühürlenmesinin diğer bir sebebi de İsa'yı) inkâr etmeleri ve Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarıdır. Bir de ‘Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük’ demeleridir. Oysa onu ne öldürdüler, ne de astılar. Fakat öldürdükleri kimse, onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, ondan yana tam bir kuşku içindedirler. O hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesinlikle öldürmediler. Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah, aziz (daima üstün)dir, hikmet sahibidir.”[Nisa suresi, 156-158]

Bu ayetleri takip eden 159’uncu ayette ise şöyle buyrulrmaktadır:
 “Andolsun, Kitap ehlinden hiçbir kimse yoktur ki, ölmeden önce ona (İsa'ya) iman etmiş olmasın. Kıyamet gününde o, onlara şahitlik edecektir.”[Nisa suresi, 159]
 Demek ki; İsa aleyhisselam yeryüzüne indikten sonra, efrâd-ı ümmetten bir ferd olarak İslâm’a hizmet edecek… Ve ölmeden önce ona inanmayan kimse kalmayacak Ehl-i kitaptan... O da onlara ahirette şahitlik edecek.

Hz. İsa’nın (a.s.) nüzûlü (inişi) iki türlü olacak:
 
1) Nüzûl-i suğrâ (küçük iniş): Bu Nasrâniyetin (Hıristiyonlığın) yıkılmasıdır. Hakikatte Nasârâ yıkılmış ve Kilise sultasını/hâkimiyetini yitirmiştir.
 2) Nüzûl-i kübrâ: Bu daha çıkmadı. Lakin yakın zamanda zhuru eder; putları kırar, Deccâl’i yok eder ve cizyeyi kaldırıp, “Ya iman ya ölüm” diyerek bütün küffârı kılıçtan geçirir.
 
 
 
Mehdî âl-i Rasûl, (idaresi) zamanında inşaAllah cizyeye (küffarı) bağlayacak. İşte o zaman tam manasıyla ahkâm(ı ilahi) tatbik edilecek. Ve Mehdî âl-i Rasûl bizim usûlümüz üzere gelecektir. Decâcile Yahûdilerin Mehdisi’dir. İnşaAllah İslâm Mehdîsi de yakında çıkacak, şimdi o devirdeyiz.[Ziya Sunguroğlu, Notlarım, s. 126]
 
İmam Kevserî (rh.) de Hz. İsa’nın (a.s.) inişi ile ilgili görüşlerini şu şekilde bildirmiştir:
 
 “Hz. İsa’nın (a.s.) inişiyle ilgili hadis-i şerfilerdeki tevatür, “tevâtür-i manevîdir.” Sahih ve hasen hadis-i şeriflerin her biri, farklı manalara delalet etmekle birlikte hepsi de Hz. İsa’nın ineceği hususunda söz birliği içindedirler... Bu durum, hadis ilminin kokusunu koklayan bir kimse için inkârı mümkün olmayan bir gerçektir. Mehdî ile Deccal'in çıkacağı ve Hz. İsa'nın ineceği hususundaki hadis-i şeriflerin tevatür derecelerine ulaşmış olmaları, hadis ilmi ehlince asla şüphe edilecek bir husus değildir. İlm-i kelam ehlinden (akaid ilmiyle meşgul olanlardan) bazısının, kıyamet alametleriyle ilgili hadislere inanmanın vacip olduğunu kabul etmeleriyle beraber, bu hadislerden bir kısmının mütevatir olup olmadığı hususundaki şüpheleri ise, hadis ilmiyle ilgili bilgilerinin azlığından kaynaklanmaktadır.” [M. Zâhid el-Kevserî, Nazratü'n-Âbira, s. 44-49]

Müfessir İbn-i Kesîr (rh.) ise, mevzuyla ilgili ayetlerin tefsirini yaptıktan ve ilgili hadisleri açıkladıktan sonra fikrini şöyle ifade etmektedir:
 
“İşte bunlar Rasûlullah’tan (s.a.v.) mütevatir olarak rivayet edilmiştir ve bu hadis-i şeriflerde, Hz. İsa'nın nasıl ve nereye ineceği hususu açıklanmıştır. Hz. İsa'nın cesed-i şerifiyle dünyaya ineceği hakkında zikredilen sahih ve mütevatir hadis-i şerifler, te’vile (başka şekilde yorumlanmaya) elverişli değildir. Dolayısıyla, zerre kadar imanı ve insafı olan herkesin, Hz. İsa'nın yeryüzüne ineceğine inanması gerekmektedir. Bunu ancak şeriata zıt, Allah'ın Kitabına, Rasûlü'nün sünnetine ve Ehl-i Sünnet’in ittifakına muhalif olan kimseler inkâr edebilir.” [Tefsîru İbni Kesîr, 1, 578-582]
 
Hasılı, İsa aleyhisselâm hakkındaki hadis-i şerifler tevatür derecesindedir.
 
 İslâm âlimleri Hz. İsa'nın nüzûlini/inişini, akîde (inanç-iman) mevzuu olarak değerlendirmektedirler.
 
Ehl-i Sünnetin inanç mevzularını açıklayan hemen bütün eserlerde, Hz. İsa’nın kıyametten önce yeryüzüne ineceği, Deccal ile mücadele edip onu öldüreceği, gerçek din ahlakını dünyaya hakim kılacağı yer almaktadır. İslâm âlimleri, Kur'an-ı Kerim'de yer alan delilleri ve hadislerde bildirilen haberleri bir arada değerlendirerek, Hz. İsa’nın dönüşüne inanmayı önemli bir inanç esası olarak kabul etmişlerdir. Ve mevzuyu şu şekilde açıklamaktadırlar:
 
 Nisa suresi'nin 157. ayetinde Allah, “... Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi...” diye bildirmiştir. Bu ayetle birlikte Kur'an'ın diğer pek çok ayetinde Hz. İsa’nın Allah katında diri olduğu bildirilmekte ve yeryüzüne ikinci kez geleceğine işaret edilmektedir. İslâm âlimleri bu mevzuda ittifakla, bunun aksini savunmanın hiçbir şekilde mümkün olmadığını söylemektedirler. Mesela İbn Hazm (rh.) bu ayeti tefsir ederken; “Hz. İsa’nın öldürüldüğünü söyleyen bir kimsenin mürted (İslâm dininden dönmüş) veya kâfir olacağını” vurgulamıştır.[İlmü'l-Kelam, İbn Hazm, s.56-57]

 
 
Cabir İbn-i Abdullah'dan (r.a.) rivayet edilen “Mehdi'nin çıkışını inkâr eden, muhakkak Muhammed’e (s.a.v.) indirilene küfretmiştir. Meryem oğlu İsa'nın inişini inkâr eden de muhakkak kafir olmuştur. Deccal'in çıkacağını kabul etmeyen de muhakkak kafirdir.” hadisi de İslâm âlimleri tarafından kullanılan bir diğer delildir.

 Bu hadis, Şeyh Hace Muhammed Pârsâ'nın Faslu’l-Hitab, Şeyh Ebu Bekir el Kelabazi'nin Meani’l-Ahbar, İmam Süheyli'nin er-Ravzu’l-Ünüf, İmam Süyûtî'nin el-Arfu’l-Verdi fi Ahbari’l-Mehdi gibi meşhur İslâmi kaynaklarda yer almaktadır. Ayrıca Şeyh Ebu Bekir, bu hadisin senedini de, “Bize Muhammed İbni Hasen, ona Ebu Abdillah el-Huseyn İbni Muhammed, ona İsmail İbni Üveys, ona Malik İbni Ebes, ona Muhammed İbni Münkedir, ona da Cabir İbni Abdillah hazretleri böylece bildirmişlerdir” diyerek açıklamıştır.
 
Halis Ece

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: İsa Aleyhisselam
« Yanıtla #2 : 12 Nisan 2012, 22:48:06 »
Hareti İsa’ya Verilen Mucizeler

Meryem'in oğIu İsa'ya verilen beyyineler "Meryem'in oğlu İsa'ya da o beyyineleri verdik," (Sureyi Bakara:253)
Galip gelen parlak ayetler ve açık seçik Mucizeler verdik. (Bu beyyineler:)

1. Ölüleri diriltmek,
2. Hastalara şifa vermek,
3. Anadan doğma körleri iyileştirmek,
4. Alaca hastalığına yakalananlara şifa olmak,
5. Çamur'dan kuş yapmak,
6. Gayblardan haber vermek,
7. İncil,
8. Ve gökten sofranın (yemeğin) inmesi.

(Ruhul Beyan Tercümesi :C.3. S17)
Alıntı
Alıntı

Çevrimdışı tk1978

  • IZLEMCI
  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 456
Ynt: İsa Aleyhisselam
« Yanıtla #3 : 13 Nisan 2012, 00:25:06 »
Bu is cok su götürdü, dahada götürecek gibi.
Farkin´da olmayan Müslümanlar, bu konu´da
TV lerde cikan Mezhebi bozuklarin dediklerine
dogru dedi, hatta tartismaya calistilar.
Müslüman uyanik olmali ve sakata gelmemeli.
Onca Hadis ISA a.s. isaret etmek´de.
Bunu bir kac Dinsiz, itikadi bzuk yalanlasa ne olur
yalanlamasa ne olur. Sonuc orta´da.

Nüzûl-i suğrâ tamami ile oldu.
Artik Kiliseler satilip, yerlerine Avrupada Camiiler yapilmak´da.
Arap´lar karisik, Sudan´da savas basla´di, Iran Petrolü kapa´di.
Dünya siddetli sallanti ile sallanmak´da, Hortumlar, Cinayetler vs vs vs.
Zangir zangir bir seyler geliyorum diyor, ama Müslüman uyku´da.
TV karsisin´da, dizi pesin´de, mac pesin´de.
Allah bizleri Merhameti ile muamele etsin...

Kardeslerim. tek takildigim nokta su.

Nüzûl-i kübrâ: Bu daha çıkmadı. Lakin yakın zamanda zhuru eder; putları kırar, Deccâl’i yok eder ve cizyeyi kaldırıp, “Ya iman ya ölüm” diyerek bütün küffârı kılıçtan geçirir.

Aslin´da takilmak hasa degil, sadece biraz akil yordum, acaba nasil olur, ola bilir diye.
Sonra düsündüm, biraz Nasa raporlarina, Astro Phisik ve diger Feza bilim adamlarinin yazilarina rastladim.
Günesdeki Patlamalar bir acaip hal almis. Diyorlar ki(bir cok bilim adami) Eger daha siddetli patlamalar olmus olsa, Dünyadaki Elektirk cöke bilir. Daha vahimi var. Eger Dünya yörülgesin´de kayma olursa veya ters tarafa yön degistirmis olursa, Maddenin kendisin´de bir degisim olur ve Elektirk, Barut gibi seyler islemez olur.
Cok enteresan bilgiler bunlar. Bu Müslümanlari tekrar kuvvetlendirir.

Bu konu hakkin´da baska bir sey duyan, bilgisi olan, Ulemanin agzin´dan veya Kitaplarin´dan okuyan veya duyan  Arkadaslarimiz/Kardeslerimiz varmi acaba?