Gönderen Konu: cemamat olmak ne demek?  (Okunma sayısı 2353 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Nihle

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 315
cemamat olmak ne demek?
« : 14 Eylül 2006, 23:29:27 »

CEMAAT OLMAK NEDİR ?


           Cemaat olmak toplanmak değildir. Öyle olsaydı her kalabalığa cemaat denirdi. Cemaatin temeli fertten geçer. Ferdin hayata bakışı egosunu tatmin için değil, eksiği tamamlamak içindir. Yaratan sorumluluğu ferde vermiş fakat cemaat içinde mesuliyet yüklemiştir. Emir ve nehiyler sadece muhatapla alakalı değil  insanlarla da ilgilidir. İnsanın sorumluluğu kainatta ne varsa hepsini kapsadığına göre sanki insan tüm varlıklarla cemaat halindedir.
          Cemaat komutla hareket eden değil, tek bir ruhla dayanışma içinde olandır. O ruh’ta Yaratanın desteklediği ruhtur. Yaratandan bağımsız topluluklar “biz” şuurunda cemaat değildir. Cemaatiz deyenler de bu şuurdan yoksunsa cemaat olamamışlardır.
         Cemaat olmanın şartları vardır. Bu şartlar dünyanın en esaslı ve muhkem kurallarıdır. Anlaşılan o ki bu şartlara haiz olmayan cemaat değildir.Bu şartları rabbimiz şöyle öğretmektedir.
         Tevbe suresi; 18. Allah'ın mescitlerini, yalnızca Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayanlar onarabilir. İşte, hidayete erenlerden oldukları umulanlar bunlardır.
         Bu ayetteki onarmak sadece taş, çimento, sıva ve boya değildir. Esas olan camiyi şenlendirip, müminlerle yaşatmaktır. Dikkat edersek şartlar Allah ile başlıyor, Allah ile bitiyor. Evveli Allah, ahiri Allah olan bir şuurla hayatı kapsamalı ve yaşamalıyız. Kendi gölgesinden ürperen insan cemaatin içinde dahi bulunsa cemaat zevkini tadamaz.
         Cemaat olmak lezzetlerin en güzelidir. Tüm sıkıntılara rağmen güzelliğin bulunacağı adrestir. İslam’ın ruhu cemaattir. Cemaatsizlik meflüc bir hastanın durumu gibidir. Bu gün insanların sivil toplum kuruluşları diyerek tanımladığı birliktelik gerçek cemaat ruhunun yanında çok cılız kalır. Maalesef cemaatiz diyebilmekte gerçekten zordur.
         Düşünelim ki hiçbir örgüt elli üye ile her gün, beş yüz üyesiyle her hafta, bin üyesiyle her yıl toplantı yapabilme imkan ve kudretine sahip değildir. Camiler ise bu sayılara her gün ulaşmaktadır. Cemaatin kıble birliği, hedef beraberliğini de öğretmektedir.
       Cemaat önderle hareket etmelidir. Önderin kararlarının bağlayıcılığı ilahidir. Ya açık bir delile veya istişareye dayanmalıdır. Önder dilediği gibi hareket etme hakkına sahip değildir.
Cemaat odur ki imamını takip edip yanılma ve unutmasında uyarmalıdır. İmamının yanlışına göre, uyarmakla yetinmeyip gerektiğinde imamdan bağımsız doğruyu tatbik etmelidir. İmamının ehliyet ve liyakatini kaybetmesi noktasında görevi devralacak kişileri bulmak bilmek mecburiyetindedir. Nasıl ki abdesti bozulan imamın, arkasında ki kişi namazın imametini devralıp görevi tamamlamalıdır. Öyleyse cemaat imama ilim ve doğruluk cihetiyle ittiba eder. İmamın da hareket ve kararları ilahi çizginin dışında olmamalıdır. Cemaati ittibaya mecbur eden gerçek, imamı da vahye aynı oranda ittibaya mecbur eder..
Sanmam ki taleb-i devlet ü cah etmeğe geldik!!
Biz aleme bir YAR için ah etmeğe geldik!!..