Gönderen Konu: Dinde reformun öncüleri  (Okunma sayısı 4379 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7491
Dinde reformun öncüleri
« : 16 Aralık 2009, 03:56:59 »

Hıristiyan Batı âlemi, asırlardır yaptıkları “Haçlı Seferleriyle” bir yere varamayacaklarını, İslamiyeti kılıç kuvveti ile yok edemeyeceklerini anlayınca, dini bozmak, aslından uzaklaştırmak için, “Dinde reform“ fitnesini çıkarttılar. Maksatlarına ulaşabilmek için de içeriden elde ettikleri veya el altından destek verdikleri; Kursavi, Ş.Mercani, Fazlurrahman, Abduh, Reşid Rıza, Efgani, Hasan el Benna, S.Kutup, Mevdudi, M.İkbal, Hamidullah gibi sözde din adamı kimselerle reformu, yenilikleri devamlı gündeme getirdiler. Bunlara eskiyi kötülettiler.

Geçmişte de bugün de, maksatlarına uygun olarak kullanabilecekleri her kuruluşa sızmayı, onlardan görünerek bunları kullanmayı çok iyi becerdiler. Geçmişte bu maksatla kullandıkları örgütten biri de, masonların yönlendirdiği İttihat ve Terakki örgütü idi. Burada da “Türkçülük” maskesi altında, dinde reform çalışmaları yaptırdılar. Bu çalışmalarda, İttihatçıların önde gelenlerinden ve genel merkez azası Ziya Gökalp ve İsmail Gaspıralı, Yusuf Akçura, Musa Carullah gibi reformcu kimseleri öne çıkarttılar...

İSLAMI MODAYA UYDURMAK!

1917’de Moskova’da Musa Carullah’ın divan üyesi olarak katıldığı Reform hareketlerinin tartışıldığı toplantıda “Kur’an’ın bazı kuralları eskimiştir. Bunları tarihin malı saymak lazım...” (Rusya’da Birinci Müslümanlar Kongresi Tutanakları-Kültür Bakanlığı Yayınları sh.394) türü fikirlerin tartışılması bunun ne denli bir “yenilikçi” reformcu olduğunu göstermektedir. Bu çalışmalar ile İslamın temel kitapları ve emirlerini, her asrın modasına, gidişine göre değiştirmeye kalkıştılar. Böyle değişiklikleri de, Kur’an-ı kerimi ve hadis-i şerifleri kendilerine göre yorumlayarak yapmak istediler. Örneğin, “Müminler mâruf olan şeyleri emreder” âyeti kerimesindeki “mâruf” kelimesine Ziyâ Gökalp ve benzerleri, “örf, âdet” diyerek, İslâmiyeti âdete, modaya göre değiştirmeye kalkıştılar.

Âyet-i kerimedeki (Mâruf) kelimesi, (İslâmiyetin kabûl ettiği iyilikler) demektir. İslâmın emirlerinin, yasaklarının zamana göre değişeceğini sanmak, İslâm dîninin hakîkatine inanmamak olur. İslamiyet kötü âdetleri yok etmek için gönderildi. Zamana uydurulan, değiştirilen din zamanla yok olur.

Ziyâ Gökalp, (Din ve İlim) adındaki şiirinde, “Nikâh, talâk, miras, bu üç işte gerek müsâvât!/Bir kız, irste yarım erkek, izdivâçta dörtte bir,/Bulundukça, ne âile, ne memleket yükselir!” mısraları ile Kur’an-ı kerimin aile ve miras ile ilgili açık emirlerini değiştirerek zamana uydurmaya çalışmıştır. Bugün, malum reformcu kimseler tarafından ikide bir ortaya atılan, Türkçe ibadet, Türkçe Kur’an, Türkçe ezan düşüncesinin de fikir babası budur: “Bir ülke ki, camiinde Türkçe ezan okunur./Köylü anlar manasını namazdaki duanın/Bir ülke ki, mektebinde Türkçe Kur’an okunur...” Mısraları günümüz reformcularına ilham kaynağı olmuştur.

TÜRKÇE İBADET ÇALIŞMALARI

Ziya Gökalp’nin fikir babalığını yaptığı bu görüşleri tatbik için daha sonraki yıllarda (1928’de), İstanbul İlâhiyât Fakültesi profesörleri bir rapor hazırlamışlar bazı camilerde bunu tatbik etmişlerdir. Köprülü Fuâd, İzmirli İsmâîl Hakkı, Şerâfeddîn Yaltkaya, Mehmed Ali Aynî ve arkadaşlarının imzalarını taşıyan bu rapor özetle şöyle idi: “Din de, diğer sosyal teşekküller gibi, hayatın akıntısına uymalıdır. Din, eski şekillere bağlı kalamaz.

 Türk demokrasisinde, din de, muhtaç olduğu inkişâfı göstermelidir. Câmilerimiz kâbil-i iskân hâle getirilmeli, sıralar, elbise askıları konmalı, içeriye ayakkabı ile girilmelidir. İbâdet lisanı Türkçe olmalı, âyetler, hutbeler Türkçe okunmalıdır. Câmilere müzik âletleri koymalıdır. Hutbeleri imamlar değil din filozofları vermelidir...”

Reformcuların çoğu dine inanmadıkları halde, inanıyor görünerek; dinî şiirler yazdılar, ateşli vaazlar verdiler. İnanmadıkları, mason oldukları bilindiği takdirde kimse onları ciddiye almayacaktı. Bunun için hep ikiyüzlü davrandılar.

Mehmet Oruç

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
Ynt: Dinde reformun öncüleri
« Yanıtla #1 : 16 Aralık 2009, 21:07:48 »
sağolun
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6993
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Dinde reformun öncüleri
« Yanıtla #2 : 21 Kasım 2010, 00:56:11 »
Allah fırsat vermesin.Teşekkürler İsra.

Çevrimdışı Lika

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 3890
    • Herkonudan.com
Ynt: Dinde reformun öncüleri
« Yanıtla #3 : 01 Aralık 2010, 07:14:31 »
Allah fırsat vermesin.Teşekkürler İsra.
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
Ynt: Dinde reformun öncüleri
« Yanıtla #4 : 05 Aralık 2010, 20:57:50 »
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7491
Ynt: Dinde reformun öncüleri
« Yanıtla #5 : 06 Aralık 2010, 02:19:58 »
Amin