Gönderen Konu: Eş dost ve akraba ziyaretleri...  (Okunma sayısı 2885 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7491
Eş dost ve akraba ziyaretleri...
« : 01 Aralık 2009, 17:29:53 »

Bir bayramı daha geride bıraktık. Bayramlar insanların kaynaştığı; eş dost, akraba, arkadaş ziyaretlerinin yoğun bir şekilde yaşandığı günlerdir. Ancak bu görüşmeler, ziyaretler bayramlara mahsus olmamalı; senenin bütün aylarına, günlerine şamil olmalıdır.

Bu ziyaretlerin devamlılık arz etmesi, karşılıklı sıkıntılara sebep olmaması için dikkat edilecek pek çok husus vardır: Başta, Allahü teâlânın rızâsı için bir din kardeşi ziyâret edileceği zaman, onun müsâid, uygun bir zamanını kollamalıdır. Kendisinden, görüşerek veya telefonla randevu almalıdır. Geç kalmamalıdır. Mutlaka zamanında gitmelidir. Herhangi meşru bir mazeretle gidilemeyecekse, mutlaka haber vermelidir.

Eve varınca, kapı çalınıp beklemelidir. Beklerken, kapıya yan dönmelidir. İçeriden ses geldiğinde mutlaka kendini tanıtmalıdır. İçeriden ses gelmezse, aralıklarla üç defa kapı çalınıp veya zile basıp dört rek’atli bir namaz kılınabilecek kadar bekleyip, ondan sonra kapıdan ayrılmalıdır. İçeri girince, sağa sola bakmamalıdır.

TELEFONDA KONUŞURKEN

Kapıda kendini tanıttığı gibi, telefon görüşmelerinde de, telefon eden önce selâm verip kendini tanıtmalıdır. İlk arayan kapatmadıkça, telefonu kapatmak edebe uygun değildir. Telefon görüşmeleri kısa ve öz olmalıdır. Saatlerce telefonu meşgul etmemelidir. Kısa bir hâl hatır sorduktan sonra konuya girmelidir. Uzun, lüzûmsuz telefon görüşmeleri birçok yönden muhzûrludur. Cep telefonunda uzun çaldırmak uygun değildir. Müsait ise 3-4 çaldırmada zaten bakar. Müsaid değilse, yüz defa da çaldırsak netice alamayız. Başkalarının yanında konuşarak rahatsız edilmemelidir. Zil sesi başkalarını rahatsız edecek türden olmamalı; ürkütücü, melodili, şarkı sözlü olmamalıdır.

Ev sahibi, misâfiri kapıda karşılamalıdır. Selâm verince, selâmını almalı ve kendisine güzel iltifatlarda bulunup, “Efendim safâ geldiniz, hoş geldiniz, gelmekle bizi çok memnun ettiniz” diyerek odanın baş tarafına oturmasını teklif etmelidir. Konuşmalar, sohbetler dünya veya âhirete faydalı olacak şeylerden olmalıdır. Lüzûmsuz, boş şeyler konuşmamalıdır. Dînden, ibâdetten, harâmların zararlarından ve evliyânın hayatlarından konuşmalıdır.

Misâfire hizmette kusûr etmemelidir. Hemen yemeğini vermelidir. Uzaktan gelmiş misâfirin yanında, onun yorgun olabileceğini düşünerek fazla da oturmamalıdır. Yatmadan önce, kıbleyi, lavaboyu, helâyı, seccâdeyi ona göstermelidir. Abdest havlusunu ve diğer ihtiyâçlarını temîn etmelidir. Sabah olunca, sabah namazına kaldırmalı ve cemâ’at hâlinde beraber kılmalıdır. Erkence yemeğini hazırlamalıdır, belki gideceği yol uzundur, işleri çoktur.

Ev sâhibini, sıkıntıya, külfete sokmamalıdır. Çünkü kardeşliğin şartı, zahmet vermemektir. Zahmet, sıkıntı, sık görüşmeye, dostluğa mâni olur. Peygamber efendimiz, “Ben ve ümmetimin takvâ sâhibleri tekellüften beriyiz” buyurdu. Bugün Müslümanların eskisi gibi görüşememesinin en önemli sebebidir.

MENFAATE DAYALI OLMAMALIDIR

Din kardeşlerinin sırlarını saklamalıdır. Arkadaşlık kalmasa da buna riâyet etmek şarttır. Çünkü araları açıldıktan sonra arkadaşının sırrını ifşâ etmek, aşağı tabîatlilikten ve kötü kalbliliktendir. Bunun için, “İyilerin göğüsleri, sırların mezarıdır” denmiştir.

Ziyâretler, dostluklar sevgi üzerine dayalı olmalı; menfaate dayalı olmamalıdır. Sevgi olmazsa zoraki ziyâret sürekli olmaz. Arkadaşına, sevdiğini söylemelidir. Çünkü kalbler, birbirini tanır ve birbiri ile görüşürler. Peygamber efendimiz, “Bir kimse bir kardeşini severse, ona sevdiğini söylesin” buyurdu.

Sevgide aşırı da olmamalıdır. Bu da zararlıdır. Kızması, yanlışını gördüğü zaman îkaz etmesi gerektiği zaman, bunu yapamaz, hattâ onun yanlışlarını yanlış olarak görmez. Aşırı sevgi, gözü kör eder.

Sevmede hâlis olmaya gayret etmelidir. Çünkü Allah yolundaki kardeşlik, saf sudan daha berrak ve durudur. Bu sevgi, saf, duru olduğu müddetçe devamlı olur.

Mehmet Oruç

Çevrimdışı Emir-ül Bahr

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 231
Ynt: Eş dost ve akraba ziyaretleri...
« Yanıtla #1 : 01 Aralık 2009, 21:31:47 »
Toplumumuzun büyük bir kesimi tâbi oldukları popüler kültürün sınırlı ufkun da bu edebi inceliklerden mahrum yaşıyor. Güncel tutmak en az ekmek, su kadar önemli. Teşekkürler.
Gönlünün idrakını duyacaksın
Gönlünü şiirlere, sazlara söyleteceksin
Bütün bunlara söyletemeyecek sırların varsa
Susacaksın...

Hz. Mevlana

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6605
Ynt: Eş dost ve akraba ziyaretleri...
« Yanıtla #2 : 02 Aralık 2009, 01:58:59 »
Alıntı
Çünkü araları açıldıktan sonra arkadaşının sırrını ifşâ etmek, aşağı tabîatlilikten ve kötü kalbliliktendir.

Çok kötü bir haslet.
〰〰〰〰🐠