Gönderen Konu: FİTNE, ADAM ÖLDÜRMEKTEN DAHA KÖTÜDÜR  (Okunma sayısı 2558 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ugurkepekci

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 4
FİTNE, ADAM ÖLDÜRMEKTEN DAHA KÖTÜDÜR
« : 22 Şubat 2007, 20:43:44 »

Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
“... Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür...” (Bakara sûresi: 191)
“Fitne;Ayrılık, karışıklık, kargaşa; insanı hak ve hakîkatten saptıracak şey. İnsanları sıkıntıya, belâya düşüren, zarara sebep olan iş. Düşmanlığa sebep olan şey.”(D.sözlük)

Fitne, aldatmanın ayyuka çıktığı zamanımızda fertten topluma sirayet etmiş, hatta devletler arası mücadelenin temelini dahi teşkil etmiş, özel bir bilim dalı oluşmuş, stratejik kurumlar haline dönüşmüştür. Dünya sevgisi ve dizginlenemeyen ihtiraslar, başkasının haklarına tecavüzün zirve hali fitneyi daha profesyonel hale getirmiştir.

Fitnenin toplumun bütün katmanlarına sirayet edeceği bir zamanın geleceği, Yüce Peygamberimiz(sav) tarafından haber verilmiştir.
Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed(sav);
"Fitneler, tıpkı (kamışlardan örülen) hasır gibi, (insanların kalbine) çubuk çubuk atılır. Hangi kalbe bir fitne nüfuz ederse onda siyah bir leke hasıl olur. Hangi kalp de onu reddederse onda beyaz bir benek hasıl olur. Böylece iki ayrı kalp ortaya çıkar: Biri cilalı tas gibi bembeyazdır; dünyalar durdukça buna hiçbir fitne zarar vermez. Diğeri ise, alaca siyahtır. Tepetaklak duran testi gibidir; bu kalp, ne iyiyi iyi bilir, ne de kötüyü kötü. O, hevadan (beşeri değerlerden) kendisine ne yutturulmuşsa, onu (hak veya batıl) bilir…" (Muslim, Iman 231, (144).)

Yukarıdaki hadisi şerifte geçen; “…bu kalp, ne iyiyi iyi bilir, ne de kötüyü kötü. O, hevadan (beşeri değerlerden) kendisine ne yutturulmuşsa, onu (hak veya batıl) bilir." İfadesi insanımızın içinde bulunduğu durumu çok açık bir şekilde izah etmektedir. Aman Allah’ım, toplum fitneden ne kadar nasip almış ki; herkes birbirini aldatmanın peşinde, aldatılmak ve aldanmak hayatın normal bir parçası halini almış(!)

Fitne belasına düştüğümüz taktirde başımıza gelebilecek tehlikeler de başka bir hadisi şerifte şöylece haber verilmiştir;
"Size çullanmak üzere, yabancı kavimlerin, tıpkı sofraya çağrışan yiyiciler gibi, birbirlerini çağıracakları zaman yakındır."
Orada bulunanlardan biri: "O gün sayıca azlığımızdan mı?" diye sordu.
"Hayır, buyurdular. Bilakis o gün siz çoksunuz. Lakin sizler bir selin getirip yığdığı çer-çöpler gibi hiçbir ağırlığı olmayan çer-çöpler durumunda olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karsı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize zaafı atacak!"
"Zaaf da nedir ey Allah’ın Resulü?" denildi.
"Dünya sevgisi ve ölüm korkusu!" buyurdular."
(Ebu Davud, Melahim 5, (4297).)

Fitneden korunmanın yolu; hayırlı ameldir.  Aksi taktirde korkunç bir akıbet bizi beklemektedir. Resulullah(sav) buyurdu;
"Karanlık gecenin parçaları gibi olan fitnelerden önce, hayırlı ameller işlemede acele edin. O fitne geldi mi kişi mu'min olarak sabaha erer de kâfir olarak aksama girer. Mu'min olarak aksama erer de kâfir olarak sabaha ulaşır; dinini basit bir dünya menfaatine satar."
Muslim, Iman 186, (118); Tirmizi, Fiten 30, (2196).

Bu hadisi şerifler ışığında genel durumumuza baktığımız zaman insanların fitne tuzağına rahatlıkla düştükleri görülmektedir. Fitnenin hakim olduğu bir dünyada, kimsenin birbirinin kötülüğünden, fitnesinden emin olmadığı bir zamanda yaşarken, AB-ABD ve Vatikan’ın BOP kapsamında; sevgi-barış-dostluk-hoşgörü-Dinlerarası diyalog-Medeniyetler arası ittifak, v.s. aldatmaları; en büyük fitne ve yalandır. Bu ve benzeri bütün fitnelere karşı; ateşe düşmekten korkarcasına önlem almalıyız. Çünkü; sahte dost ve müttefiklerin fitnesi; bizi dünya sahnesinden silmeye, “milli ve dini bütünlüğümüzü” yok etmeye yöneliktir!

UĞUR KEPEKÇİ
ugurkepekci.com
« Son Düzenleme: 05 Mayıs 2009, 23:59:50 Gönderen: mystic »