Gönderen Konu: gök cisimleri ve burclar.  (Okunma sayısı 7651 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
gök cisimleri ve burclar.
« : 29 Şubat 2008, 00:24:16 »

Burclarla alakali yaninda bilgisi olan varsa beyan etsin acil bilgi araniyor.

1-KOÇ:1-2
2- BOĞA:
3-İKİZLER:
4-YENGEÇ:
5-ASLAN:
6-BAŞAK:
7-TERAZİ:
8-AKREP:
9-YAY:
10-OĞLAK:
11-KOVA:
12-BALIK:

İBRAHİM HAKKI ERZURUMİ VE BURÇLAR:

Bu konudaki bilgilerini ünlü eseri "MARİFETNAME" isimli kitabında uzun uzun açıklamıştır.

" Bu feleklerle yıldızların, bu dönen ve seyreden varlıkların tabiatları, bu eşya ve aletlerin hepsi birer hayal gibidir. Asıl döndüren, yapan ve yaptıran hep Allah. Bütün bu halleri inceleyip düşünmek. Cenabı Hak'kı bilmeğe vesile olmak dolayısıyla hepsini insanın, kendi nefsinde bulması için yer ve göklerin, feleklerle yıldızların durumları, bu Marifetname'de bu kadarcık anlatılmakla yetinilmiştir.

"Yıldızlar, meleklerin elinde mecbur ve hüküm altındadır. Melekler de Hak Teala'nın emri altındadır. Hepsi de O'nun irade ve kudreti ile hareket ederler.

Mesela, Güneş kuru, sıcak tabiatlıdır. Ay ise soğuk ve rutubetlidir. Yıldızlar bu keyfiyetleri ile alemde tasarruf ederler.

Ancak bütün bu işlerin yalnızca yıldızlara bağlanması hatadır, çünkü yıldızlar da, Hak’ın hükmüyle bu tasarrufu yapmaktadır.

Fezadaki yıldızlar ve güneş sistemindeki gezegenler ateş, hava, su, toprak gibi unsurlar ile madenler, nebatlar ve hayvanlar üzerinde tasarruf ederler. Hakiki meessir ise Rabbül Erbab'dır.

Burçlar ve gezegenler ise aletler ve sebepler gibidirler."

"Bütün ulvi cisimlerin ( gök cisimlerinin ) sufli cisimlere ( yer cisimlerine ) çeşit çeşit tesirleri daima olduğundan; bütün halkın, şekil, hal, ahlak ve tavrı henüz ana rahminde nutfe iken, rast gelen baht ve talihine göre ( burçlardan gelen kozmik ışınımın ihtiva ettiği mananın beyinlere nakşedilmesi ile ) meydana gelmiştir."

Ana rahminde nufte vaki olduğu saatte, baba ve annenin talileri hangi işte ise, o, nuftenin özüne tesirle işlenmiş olur.

Mesela; saadet, şakilik, anlayışsızlık, cimrilik, cömertlik, fakirlik ve zenginlik, rahat ve rahatsızlık, yaşama ve yaşamama, cemal ve kemal celal ve melal her ne hal üzere ise, o, nutfenin zatına tal'i olur. Çünkü o nutfe, ceninin cisminin Levh-i Mahfuzudur. Levh-i Mahfuz ise alemin aynasıdır.

O halde, said olan saadetini annesi karnında bulmuştur, şaki olan da şekavetini annesi karnında bulmuştur


  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
Ynt: gök cisimleri ve burclar.
« Yanıtla #1 : 29 Şubat 2008, 00:42:06 »

 

Astroloji, gezegen ve yıldızların insanların üzerindeki etkisini yorumlayan bir bilim dalıdır. İnsanoğlunun yazılı tarihinin başından beri var olan astroloji bilimlerin en eskisidir.

Astroloji  kader değildir, herşey insanın kendi elindedir. Astroloji dönemleri inceler, fırsat alanlarını, şanslı zamanları, doğum haritanızda sizi kısıtlayan, zorlayan alanları, gecikmeleri gösterir. Sonuçta nasıl hareket edeceğiniz, neler yapacağınız hepsi sizin iradeniz içindedir. Gezegenlerin iyi açılar yaptığı şanslı dönemlerde, hiçbir şey yapmadan oturursanız bu fırsatları kaçırabilirsiniz. Aynı şekilde gezegenlerin zorlayıcı etkiler yaptığı dönemlerde gerekli gayret ve azmi gösterirseniz tüm zorlukları aşabilir, farkında bile olmadığınız içinizdeki gücü ortaya çıkarabilirsiniz.

 

Astroloji insanlık tarihi kadar eskidir.Tarihçilerin araştırmalarına göre farklı uygarlıklar birbirlerinden bağımsız olarak astroloji ile ilgilenmişlerdir. Aşağı yukarı bütün büyük uygarlıklar astroloji ile ilgilendiklerini açıklayan kanıtlar bırakmışlardır. Babil, Mısır, Hint,  Çin, Maya, Yunan, Roma ve  Arap uygarlıkları bunlar arasındadır. İlk astrologların kimler olduklarını bilmiyoruz, fakat bulduklarını ilk kaydeden Kaldeliler'dir. M.Ö. 3000 yılında Kaldeliler (şimdiki Irak) astrolojinin bilinen en özgün şekillerinden birini ortaya çıkarmışlardır. Bazı uzmanlar astrolojiye ait ilk kayıtların M.Ö. 5800 yılına kadar gittiğini belirtiyorlar. Maya uygarlığı, Hindistan ve Çin M.Ö. 2000 yılında astroloji bilimini kullanıyorlardı. Pitagoras ve Plato'nun yazılarında M.Ö. 500 yıllarında eski Yunanlılarda astrolojinin varlığından bahsedilmektedir. Kuzey Afrika'daki ve Doğu Akdeniz'deki Araplar da M.S. 8. yüzyılda astrolojiyi kullanıyorlardı. M.S. (805-85) yılları arasında yaşamış olan Albumasur ya da diğer adıyla  Abu Maaschar'ın yazmış olduğu "Introductorium in Astronomiam" adlı eserle astroloji orta çağda yeniden önem kazanmıştır.

Zodyak yani burçlar kuşağı ilk astrolojik kayıtlarda şimdikinden biraz daha farklı idi. M.S. 180 yılında büyük Yunan matematikçi ve astronom Ptolemy tarafından bugünkü şekline getirilmiştir. Bu yüzyılda ise Carl Jung astroloji hakkında yazılar yazmış, insan kişiliği ve motivasyonu hakkındaki çalışmalarında astrolojiden faydalanmıştır.

  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
Ynt: gök cisimleri ve burclar.
« Yanıtla #2 : 01 Mart 2008, 01:58:44 »
turgut67 ile duha  kardeslerim kusura bakmasinlar karsilikli atismali olan mesajlarini sildim.zira hakarete varan atismalarin burada kardesler arasinda yeri olmasa gerek ikisinide taniyorum degerli kardeslerimiz amma neden atesleniyorlar bilmem.
sizlerden gazetelerdeki fal seklinde olan burclardan degil hakiki günes ve ay ile ilgili burclardan bilgi istamistim yaninda dagarciginda bilgisi olan varsa lütfen paylasalim.bilgiye ihtiyacim var.
ibrahim erzurumi hazretleinin marifetnamesinde biraz var amma yeterli degil.
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Çevrimdışı Uludag

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 927
    • www
Ynt: gök cisimleri ve burclar.
« Yanıtla #3 : 01 Mart 2008, 02:02:13 »
Paylaşmak istemiştim ama nasip olmadı. Bende yeterli bilgi var...
Geçen sizin oradan biri daha aradı bu konuda.

Mesajların silinmesi mühim değil sağlık olsun.  &))
Alıntı
turgut67 ile duha  kardeslerim kusura bakmasinlar karsilikli atismali olan mesajlarini sildim.zira hakarete varan atismalarin burada kardesler arasinda yeri olmasa gerek ikisinide taniyorum degerli kardeslerimiz amma neden atesleniyorlar bilmem.
« Son Düzenleme: 01 Mart 2008, 02:08:08 Gönderen: Turgut67 »
Ya rabbi, şu acizi ümmeti Muhammede hizmet etmeğe muktedir kıl.

Çevrimdışı duha

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 5144
  • ѕησωƒℓαкє
Ynt: gök cisimleri ve burclar.
« Yanıtla #4 : 01 Mart 2008, 02:05:39 »
BurçLarLa İlgili Ayetler...

* “Hakikaten biz, gökte BURÇLAR yarattık. Ve temaşa edenler için süsledik.”
(Hicr/16)

* “Gökte BURÇLAR yaratan ve onların içinde bir kandil ve nurlu bir ay yaratan Allah'ın şanı ne yücedir!”
(Fürkan/61)

* “Güneş Ay’a yetişemez. Gece de gündüzü geçemez. Hepsi birer felekte yüzerler.”
(Yasin/40)

* “Allah, gökleri ve yeri HAK olarak yarattı. Bunda müminler için ibret vardır.”
(Ankebut/44)

* “Göklerde ve yerde olanların tamamı o’nun dur. Hepsi o'na boyun eğicidirler.”
(Rum/26)

* “Gece, gündüz, güneş ve ay Allah'ın kudretine dalalet eden ayetlerindendir. Siz, Güneş’e ve Ay’a secde etmeyin. Onları yaratan Allah'a secde edin.”
(Fussulet/37)

* “Biz gökleri yeri ve aralarındakileri eğlence ve boş yere yaratmadık. Biz onları ancak Hak ile yarattık. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.”
(Dühan/38-39 )

* “O göklerde ve yerdekilerin tamamını, kendi tarafından sizin hizmetinize verdi. Bunda tefekkür eden bir kavim için ayetler ve ibretler vardır.”
(Casiye/13)

* “Biz, yeri, göğü ve aralarındaki şeyleri kafirlerin zannettikleri gibi abes ve batıl, boş yere yaratmadık.”
(Sat/27)

* “Ve size geceyi, gündüzü, Güneş’i, Ay’ı ve yıldızları musahhar kıldı. Bütün bunlar O'nun emrine boyun eğmişlerdir. Bunların her birinde akıl kullanacak bir kavim için alametler vardır.”
(Nahl/12)

* “Gökten yere kadar bütün dünya işlerini o tedbir eder.”
(Secde/ 5)

* “Allah gökleri ve yeri ve ikisinin arasında bulunan şeyleri ancak Hakkı yerleştirmek için ve muayyen bir müddetle yarattı.”
(Rum/8 )

* “Görmez misin ki, Allah, göklerde ve yerde olan şeyleri hep sizin menfaatinize musahhar kıldı. Üzerinize açık ve gizli olarak birçok nimetleri tamamladı.”
(Lokman/20)

* “Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde muttaki kavim için özel ayetler vardır.”
(Yunus/6)

* “Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki onlar, o alametlerin üstüne basıp geçerler ve onlardan yüz çevirirler.”
(Yusuf/150)

* “Üstünüze yedi sağlam göğü bina ettik. Oraya parlayan bir kandil astık.”
(Nebe/13)

* “Biz dünya semasını yıldız ziynetleri ile süsledik. Ve onları azgın şeytanlardan koruduk.”
(Saffat/6-7)

* “Yeryüzünde veya nefislerinizde siz isabet eden bir olay, bizim onu yaratmamızdan evvel, mutlaka bir kitap da yazılmıştır. Bunu, önceden mukadder ve yazılı olduğunu bilip, elinizden çıkan şeylerden dolayı üzülmemeniz ve elinize giren ile de sevinip şımarmanız için , açıklıyoruz Allah, dünyalıkla böbürleneni sevmez.”
(Hadid/ 22-23)
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Çevrimdışı Uludag

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 927
    • www
Ynt: gök cisimleri ve burclar.
« Yanıtla #5 : 01 Mart 2008, 02:18:04 »
Bu ilim İdris A.S'a insanları tanıması ve takdir etmesi babından mucize olarak verilmiş ve Babilliler tarafından devam ettirilmiştir. İtikadi açıdan yukarda yazdığı gibi her şeyin halıkı Hz. Allahtır ve yıldızları sebeb kılmıştır diye düşünürsek herhangi bir zarar vermez.
Ebced hesabıyle burc tesbiti yapılıp o insanın huyunu tesbit etmek, saklı kalan meziyetlerini tesbit edip eğitmek mümkündür.
Kısaca bu bir saygı değer ilim dalıdır.
Ya rabbi, şu acizi ümmeti Muhammede hizmet etmeğe muktedir kıl.

Çevrimdışı Uludag

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 927
    • www
Ynt: gök cisimleri ve burclar.
« Yanıtla #6 : 01 Mart 2008, 04:38:38 »
"Burçlar ve Burç olgusunun gerçek olduğunu bilimde ispatladı!"

Elektronik mühendisi ve yazar Maurice Cotterell, dünyanın çevresini atmosfer gibi saran radyasyon kuşaklarını incelerken, 1957 yılında NASA'da çalışan bilim adamı James Van Allen tarafından keşfedilen ve onun adıyla anılan bu kuşakların, güneşten gelen radyasyonu süzdüğünü ve dünyaya gönderdiğini, güneşin yıl boyunca on iki çeşit ışın gönderdiğini ve bunların da on iki farklı çekim alanı yarattığını görmüş. (Bu manyetik alanları keşfeden de Profesör Iain Nicolson.)
On iki !...  Bu sayı, Cotterell'in zihnindeki soruyu yanıtlamış... Burçlar da toplam on iki adet değil mi?  On İki aya on iki burç,burçlar da ayrı manyetik alan!
Araştırmalarını derinleştirmiş, eline Oakland Üniversitesi'nden Profesör A.Lieboff'un bir incelemesi geçmiş. Profesör Lieboffun, tüp bebekler üzerinde yaptığı araştırmada, laboratuvarındaki ışık düzenlemesinin, tüplerde büyümekte olan ceninlerin hücrelerini etkilediğini söyleyerek ilgilileri uyardığını görmüş...

Maurice Cotterell,  bu verilerden yola çıkarak, on iki ayrı güneş ışınımının cenin kromozomlarında on iki çeşit mutasyona yol açtığını (cenin ister tüpte, ister ana rahminde olsun), bunun sonucunda ortaya on iki farklı insan tipi çıktığını söylüyor.

Bu  kez elindeki verileri bilgisayara yüklemiş. Belli ışınımların dalga boyları ve buna 'tekabül eden' güneş lekeleriyle insanların bazı davranış biçimleri ve doğum tarihleri arasında 'korelasyon' aramış. Bilgisayar buluşu doğrulamış. Güneşteki lekelerin (yani radyasyon patlamalarının) belli bir şekil aldığı dönemde, ananız, babanız sizi oluşturma işlemine giriştiyse, belli bir karaktere sahip oluyorsunuz.

Örneklere göre;
Aslan burcu "ille benim dediğim olacak" tavrına güneşin belli bir leke görünümü, Akrep'in çok duygusal olup da bunu gizlemek istemesine güneşin başka bir leke biçimi, Kova'nın iliklerine kadar duygusal olup da bunu saklamaya hiç gerek görmemesine başka bir leke 'pattern'i denk düşüyor...

Cotterell, bu yönde birkaç noktanın altını çiziyor:

1. Görülüyor ki, belirleyici olan, doğum tarihi değil, 'imal tarihi'. Annenizin sizi doğurduğu anın hiçbir önemi ve anlamı yok. Kişiliğinizi saptayan, babanızın sperminin annenizin yumurtasıyla birleştiği an ve onu izleyen dakikalar, saatler...

2. Böylece, burcunuzu saptamak için de dokuz ay on gün geriye gideceksiniz. Yani, İkizler aslında Başak burcu, Kova aslında Koç burcu, Aslan aslında Akrep burcu!...

3. İnsanoğlu yüzyıllarca, hatta bin yıllarca burçlar ı etkileyenlerin gezegenler olduğunu sanmış. Oysa, meselenin Venüs'le, Satürn'le, Neptün'le falan hiç ilgisi yok! Mars bilmem kaçıncı evdeyken Pluton'un yükseleninizin kaçıncı derecesinde türünden iddialar boşa gidiyor...

Ama işin temelindeki gerçek, Burçlar' var. Ya da şöyle söyleyelim, insanlığın 'burçlar' olarak bildiği karakter özellikleri ve farklılıklarının bilimsel nedeni açıklandı.

Çağımız itibariyle 1957 de keşfedildiği kabul edilen, gerçekte insanlığın başlangıcından beri var olan Burçlar; işin temeli...
Ancak; içeriği hakkında tartışılabilir.
Örneğin, Cotterellin dediği gibi, acaba doğum tarihimizin hiç mi önemi yok?...
Evet, gerçekten start noktası çok önemli, çünkü bu noktada sonrakilerin hepsi mevcut. Kaderimizin yazılması denen olay, daha anne karnında iken, burçlardan gezegenlerin aracılığı ile ulaşan ışınımların DNA yapısında düzenleme yapmasıdır.
Ancak; ilk noktanın yani Cotterellin deyişi ile imal tarihinin kesin olarak tespit edilmesi çok zor, doğum tarihi, saati gibi noktalardan yola çıkarak karakter özelliklerini  saptamak çok daha mümkün...
Zaten iç burç, yükselen ve ay burçları, ilk noktanın tafsilidir...
Bizi düşündüren bir diğer husus da, gezegenlerin hiçbir etkisinin olmadığı fikrinin öne sürülmesidir ki, bu iddia yanlıştır.
Çünkü, sistem burçlarıyla, gezegenleriyle, yıldızlarıyla, pozisyonları ile bir bütün...
Burçlar ana grafiği çizer, yıldızlar ise oradaki hareketliliği anlatır...
Başka bir deyişle çanak anten gibi, burçların farklı dalga boylarını yansıtırlar...
Öyle veya böyle "işin temeli burçlar" ifadesine katılmak gerekiyor.
İlim, keşif, yenilik ifade eden Kova çağına girdiğimiz 2000 li yıllarda, astroloji gerçek yerini bulacaktır.
Bu bilgiler ışığında şu noktaya varabiliriz:
Her insanın bir astrolog olması gerekmiyor, ancak astrolojiyi enikonu bilmesi gerekiyor.
Bu ilmin günlük hayatımızda bize yarar sağlayacağı ve davranışlarımızın modelini oluşturacağını düşünmek çok mantıklı. Ama belki bazı kişilerde halen bir ikilem yarattığı için ilim olarak kabul edilmese de, astrolojiyi ve burçlar takip edenlerce asla bir sendrom niteliğinde değildir...

Buda bir alintiydi.  +=)
Ya rabbi, şu acizi ümmeti Muhammede hizmet etmeğe muktedir kıl.

Çevrimdışı Uludag

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 927
    • www
Burca göre mizaç
« Yanıtla #7 : 01 Mart 2008, 05:02:11 »
İlk 4 burcu anlatır.

KOÇ
Grubu: Ateş
Organ: baş
cesaret, zafer, acelecilik, liderlik, hiddet, içgüdülü, saldırganlık, kibir

BOĞA
Grubu: Toprak
Organ: boyun (güzel fakat çabuk yıpranan ses)
İstikrar, sabır, malmülk, her türlü iştahlar, güzellikler, rahatçılık, güzel ses

İKİZLER
Grubu: Hava
Organ: Omuz, kollar, eller, nefes organları
yüksek zeka, gevezelik, iletişim, hareket, sezgi, satış ve ikna gücü

YENGEÇ
Grubu: Su
Organ: Sindirim sistemi, ülser, göğsler
Merhamet, aşırı koruma ve korunma ihtiyacı, mütelevvin, maddiyatcılık, sıkıntılara sabır, dikkatsizlik, aşırı duygusallık, sadakat

...

Ya rabbi, şu acizi ümmeti Muhammede hizmet etmeğe muktedir kıl.