Gönderen Konu: -*-Hicret-*-  (Okunma sayısı 3294 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı sedat_islam

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 231
    • Milli Görüş Forum
-*-Hicret-*-
« : 10 Şubat 2005, 10:38:21 »

Hicrete, Rahman’ın rahmetine koşarken malı, makamı, can ve teni verip rahmeti kazanmak ve bağışlanmayı sağlamaktır.

 

Bakara 218- Şüphesiz iman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihat yapanlar, işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”

 

Hicret, ölümlüyü ölümsüzle, eskiyeni eskimeyenle, çürüyeni çürümeyenle, sonluyu sonsuzla değişmektir.

Âl-i İmran 195- Rableri onlara şöyle cevap verdi: “Sizden erkek ve kadından amel eden hiçbir kimsenin amelini boşa çıkarmayacağım. Siz birbirinizdensiniz. Hicret (göç) eden, yurtlarından çıkarılan, benim yolumda eziyet çeken, harbeden ve öldürülenlerin kötülüklerini mutlaka örteceğim ve mutlaka onları, Allah katından bir mükâfat olmak üzere, altından ırmaklar akan Cennetlere koyacağım. Mükâfatın güzeli, Allah katındadır.”

Hicret, küfür diyarında, kafirin artığıyla geçinip zillet içinde yaşamaktansa Allah’ın adının yüceltildiği diyarda izzetle yaşamak için göçtür.

Nisa 97- (Mücahitlere katılmayarak) kendilerine zulmedenlerin canlarını melekler alırken: “Nerede idiniz” (niçin mücahitlerle beraber değildiniz?) dediklerinde, “Biz yeryüzünde güçsüzdük” dediler. Melekler de: “Allah’ın arzı geniş değil miydi? Oralara hicret etseydiniz ya” dediler. İşte onların sığınağı cehennemdir. O ne kötü dönüş yeridir.”

Hicret, kalbi katran gibi karanlık olanların karanlık dünyasından “Taleal bedru aleyna/Ay doğdu üzerimize” diyerek coşkuyla karşılayanların yurduna gitmektir.

Nahl 41- Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenleri dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz. Ahiretin mükâfatı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi.

*

Hicret, darlıktan bolluğa geçiş yoludur. Medeniyetlerin, sanatların, tanışma, konuşma ve kaynaşmaların geçit yeridir.

Nisa 100- Kim, Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde yerleşecek çok yer ve bolluk bulur. Kim, evinden Allah’a ve Rasülüne muhacir olarak çıkarsa, sonra da ölüm kendisine erişirse, muhakkak onun sevabı Allah’a düşer. Allah, bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”

İman, inkarın bütün pisliklerinden imanın aydınlığına ve temizliğine geçiştir, Hicret, doğduğu, büyüdüğü, sevdiği yerini, yurdunu Allah için terk etmektir, Cihad ise o yolda candan geçmeyi göze almaktır.

Tevbe 20- İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda malları ve canlarıyla cihat edenler, Allah katında derecesi en büyük olanlardır. İşte onlardır kurtuluşa erenler.”

Peygamberlerin sonuncusu Sevgili Peygamberimiz, 8 Rebiülevvel= 20 Eylül 622 Pazartesi günü Medine’ye hicret etmiş.

10 Şubat 2005/01/Muharrem 1426 Perşembe günü hicri yılbaşımızdır.

Hicret, yakan, yıkan, yok eden gavurlar var oldukça kıyamete kadar devam edecektir.

Yukarıdaki ayetlerde belirtilen güzel bir dünya oluşturulur ve her şeyin bolluğu temin edilirse bu durumda da hicret vardır. O da, haramlardan helallara, yalanlardan doğrulara geçmektir.

Sevgili Peygamberimiz “el mühaciru men hecera ma nehAllahü anhü”= “Mühacir, Allah’ın yasak ettiği şeylerden uzaklaşandır” buyurmuş. (Buhari, Sahih, İman bab 3, hadis 10)

Buyurun, 10 Şubat 2005/01/Muharrem 1426 Perşembe gününden itibaren elimize, dilimize, belimize, gözümüze, gönlümüze, kulağımıza bütün organlarımıza hakim olalım ve buralardan haram, yalan, iftira, gıybet gibi yasaklara geçit vermeyelim.
Zafer Yakındır ve Zafer, İNANANLARINDIR...