Gönderen Konu: İyi bir insan nasıl olur -1-  (Okunma sayısı 515 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7422
İyi bir insan nasıl olur -1-
« : 06 Nisan 2012, 05:13:44 »

Hemen makâlemizin başında belirtelim ki, iyi bir insan olmak için evvelâ kâmil [ya’nî olgun] bir Müslümân olmak gerekir. Zâten Müslümân kimse, iyi insan demektir. Müslümânların, mü’minlerin bütün vasıfları, Kur’ân-ı kerîmde de, Peygamber Efendimiz tarafından da mufassalan zikredilmiştir, bütün detaylarıyla anlatılmıştır.

Biz bugünkü makâlemizde bazı âyet-i kerîmelere temâs etmek, yarınki makâlemizde de inşâaAllah bazı hadîs-i şerîfleri ve bazı İslâm büyüklerinin bir kısım sözlerini zikretmek istiyoruz...

MÜ’MİN ÇOK KIYMETLİDİR...

Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde, mü’minleri, inananları şöyle ta’rîf buyurmaktadır:

“Rahmân olan Allahü teâlânın kulları, yeryüzünde gönül alçaklığı ile vakâr ve tevâzu ile yürürler. Câhiller, onlara sataşacak olursa, bunlara [sağlık ve selâmet sizin üzerinize olsun gibi] güzel söz söyler, [büyük bir yumuşaklık gösterirler.]

Onlar geceleri secde yapar ve kıyâmda dururlar [namaz kılarlar.] Onlar: ‘Yâ Rabbî, Cehennem azâbını bizden uzaklaştır. Cehennem azâbı devâmlıdır ve çok şiddetlidir. Orası şüphesiz kötü bir yer ve kötü bir duraktır’ derler.

Bir şey verdikleri zaman, isrâf etmez, cimrilik de yapmazlar, ikisi ortası bir yol tutarlar. Kimsenin hakkını yemez, Allah’a şerîk koşmaz, O’ndan başkasına yalvarmazlar.

Allah’ın dokunulmasını harâm ettiği câna kıyıp, haksız olarak kimseyi öldürmez, zinâ etmezler. Bunlardan birini yapanın, Kıyâmette azâbı kat kat olur, orada zelîl ve hakîr olarak ebedî bırakılır. Ancak Allah, tevbe eden ve doğru îmân eden, ibâdet ve faydalı iş yapanların kötülüklerini iyiliğe çevirir.

Allah, afv ve merhamet sâhibidir. Tevbe edip amel-i sâlih işleyen, Allahü teâlâya [tevbesi makbûl ve O’nun rızâsına kavuşmuş olarak] döner. Onlar yalan yere şâhitlik yapmaz, faydasız ve zararlı işlerden kaçınırlar. Kendilerine âyetler okunduğu zaman, kör ve sağır davranmazlar, [dikkat ile dinleyip bu âyetlerle kendilerine yapılması emredilen şeyleri yaparlar.]“ [Furkân, 63-73]

Mü’minler, Allah indinde çok kıymetlidirler. Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyuruluyor ki:

“Mü’minler, öyle kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalbleri titrer, Allah’ın âyetleri okununca, îmânları kuvvetlenir ve yalnız Rablerine dayanıp güvenirler, namazı doğru kılar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden [Allah’ın râzî olduğu yerlere] harcarlar.) [Enfâl, 2-3]

“Onlar, Allah’ın ahdini yerine getirir, verdikleri sözü bozmaz, Rablerinin rızâsını isteyip sabreder ve kötülüğü iyilikle savarlar.” [Ra’d, 20-22]

“Büyük günâhlardan ve hayâsızlıktan sakınır, öfkelendikleri zaman da kusûrları bağışlar ve işlerini aralarında istişâre ederler.” [Şûrâ, 37-38]

“Elbette mü’minler kardeştirler.” [Hucurât, 10]

Allah’TAN KORKAN MÜSLÜMAN

Âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden çıkan netîceleri özetleyecek olursak, Allah’tan korkan bir kimse, Onun emirlerini yapmaya, yasaklarından sakınmaya titizlikle çalışır. Yaptığı kusûrlara tevbe eder. Sözünün eri olur. Her iyiliği Allah için yapar...

Riyakârlık, ikiyüzlülük yapmaz. Kendini beğenmez, kibirlenmez. Allahü teâlânın her ân kendisini gördüğünü ve yaptıklarını, hattâ kalbinden geçenleri bile bildiğini düşünerek hiç kötülük yapmaz. O’nun emirlerine sarılır, yasaklarından kaçar. Allah’tan korkanlar kendilerine, âilelerine, milletlerine, ülkelerine ve devletlerine faydalı olurlar. Hattâ bunların bütün Müslümânlara ve tüm insanlara faydaları dokunur.

Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:

“Mü’minlerin birbirlerini sevme, merhamet ve şefkatteki misâli, bir beden misâlidir. Ondan bir uzuv râhatsız olursa, diğer uzuvlar uykusuzluk ve harârette ona iştirâk ederler.” [Buhârî]

Ya’nî mü’minler, birbirine karşı sevgi ve merhamette, bir vücut gibi olmalıdırlar. Nasıl ki, vücûdun bir yeri râhatsız olunca, bütün vücut huzûrsuz olup onun tedâvîsi ile meşgûl olunduğu gibi, Müslümânlar da böyle birbirine yardıma koşmalıdırlar...
      
Ramazan Ayvallı