Gönderen Konu: Markette müzik dinlemek zorunda değiliz  (Okunma sayısı 9382 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı muhibban

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 131
  • Utandırma Ya Rabbi!
Markette müzik dinlemek zorunda değiliz
« : 16 Ağustos 2009, 18:38:37 »

Birkaç yıl önceydi. Ailece otobüsle memleketimize gidiyorduk. Yolcuların kimisi uyumaya çalışıyor, kimisi televizyondaki yabancı filmi izliyordu. Şoför, otobüsün lambalarını kapatmıştı. Ben de başımın üstünde yer alan küçük lambayı yakmış, Kur’an okuyordum. Yerimiz önlerdeydi. Bunun için ara sıra filmin karelerine gözüm takılıyordu.


Film galiba sıradan bir macerayı işliyordu. Bir ara uygunsuz bir sahne geldi. Belki birkaç kişi dışında çocuk büyük herkesin izlediği bir anda böyle bir şeyin olması beni çileden çıkarmıştı.


— Şu ahlâksız filmi kapatır mısınız? Biz bu filmi izlemek zorunda mıyız? Burada aileler ve küçük çocuklar var.


Bana doğru bakan muavin:


— Bir dakika beyefendi, sakin olun, tamam, dedi.


Çok sinirlendiğim için sesimi o kadar yükseltmiştim ki, eşim kavga çıkacağını sanarak beni çekiyordu.


— Aman ne yapıyorsun? Sakin ol biraz. Şimdi kavga edeceksin, yolda indirecekler, dedi.


Öfkeyle ona döndüm:


— Erkekse indirsin, dedim. Kimi indiriyormuş? Ben bilet alıp parasını vermekle bir sözleşme yapmış oldum. İneceğim yere kadar götürmek zorunda. Onların istediği filmi izlemek zorunda da değilim.


Tabiî biz eşimle bunları konuşurken, televizyon çoktan kapanmıştı. Hemen arkasından şoförle muavin olayın yorumunu yapıyordu.


— Hayret bir şey! Üç aydır bu filmi gösteriyoruz, kimse itiraz etmedi. Kim acaba bu adam?


İşte işin üzücü yanı buydu. Üç ayda yapılan 180 seferde hiç itiraz eden olmamıştı.




Otobüste televizyon kaza sebebi


Benzer bir olayı geçen ay yaşadım. Yine ailece Adapazarı’ndan İstanbul’a geliyorduk. Otobana çıktığımızda feci bir kaza gördük. Arabalar perişan olmuş, insanlar savrulmuş, hareketsiz yatıyordu. İçlerinde belki de ölenler vardı.


Hepimizi derin bir üzüntü kaplamıştı. Ben vefat varsa diye dualar edip ruhlarına Yasin okumaya başladım. Tabiî yine otobüsteki televizyon ekranlarından müzik klipleri yayınlanıyordu. Zaten bindiğimizden beri bizi rahatsız eden müzik yayını, sanki hiçbir şey görmemişiz gibi devam ediyordu. Otobüste hiç itiraz eden yoktu. Belki bazıları kanıksamıştı, ama ben çok şükür “televizyon cahili” olduğum için yine itiraza hazırlandım. Muavin yanımızdan geçerken:


— Beyefendi, ben bu klipleri izlemek zorunda mıyım? Çok iğrenç görüntüler var, dedim.


— Tamam, diyen delikanlı şoförle konuşup başka bir kanalı açtı.


— Bir müddet geçtikten sonra tekrar klibe döndüler. Ben yine itiraz ettim.


Yine kapattılar ve yolculuk bitinceye kadar açmadılar.


“Şoför televizyon izlerken kaza yaptı, beş kişi öldü” haberini okuyunca bu iki olayı hatırladım. Açık bir gerçek var ki, otobüslerdeki yayınlar sadece kazalara sebep olmakla kalmıyor, ahlâkımızı ve huzurumuzu da olumsuz etkiliyor.




Her yerde “denetleyici” olmalıyız


Can da önemli, ahlâk da… Ulaştırma Bakanlığı otobüslerdeki tartışmalara bir son vermek için genel müzik ve film yayınını yasaklama kararı almış. Onun yerine herkesin özel kulaklıkla müzik dinleyebileceği bir sistem kurulmasını istemiş.


Tabiî firmalar bunun yeni bir maliyet olduğunu belirterek, bu zorunluluğun sadece sefere yeni çıkacak otobüslere getirilmesini istemiş. Önceki tecrübelerime dayanarak söylüyorum: Bizde alınan kararlar ya yıllar sonra uygulanır ya da bir engel çıkar ve hiç uygulanmaz.


Eğer bu güzel kararın hemen uygulanmasını istiyorsanız, yapacağınız birkaç şey var.


Öncelikle, toplu film ve müzik yayını yapılan her yerde “denetleyici” olun. Otobüs, minibüs, vapur, tren, uçak, havaalanı, hastane, pastane, market, bekleme salonları gibi parasını siz verdiğiniz için ancak sizinle ayakta duran her araçta ve her yerde itiraz ve istek hakkınızı kullanın. Hiçbir müşteri, parayla mal veya hizmet sunan firmaların her verdiğini almak, kullanmak, dinlemek, izlemek zorunda değildir. Özellikle ahlâk dışı veya şiddet içeren görüntülere anında tepkinizi koyun. Oradaki veya onun üstündeki yetkiliye sözle, yazıyla, telefonla, maille itiraz edin.




Kimse şikâyetinize duyarsız kalamaz


Ben birçok alış veriş ettiğim markette, gittiğim lokanta veya pastanede yayınlanan müzik veya filme itiraz ettim. Çoğunlukla kabul ettiler. Bazen mazeret üreten veya başka gerekçe gösteren olabiliyor.


Bu tür yerlerde alış veriş yapan veya hizmet alan insanlarda ne yazık ki, “ne yapılırsa razı olmak, kabul edip boyun bükmek, sanki itiraz etmekten korkmak ve kendini kabule mecbur hissetmek” gibi yanlış bir düşünce var.


Oysaki parayı veren sizsiniz. Hizmetin ve ürünün şeklini ve kalitesini de siz belirlersiniz. Birçok firmanın tekrarladığı gibi, “Kalite müşteri memnuniyeti” ise, esas olan sizin memnuniyetinizdir. Bütün firmaların kaliteyi esas alıp kıyasıya bir rekabete giriştikleri dünyada hiçbir firma müşterinin şikâyetini görmemezlikten gelemez.


Ama firmalar veya iş yerleri, “Bizim tarzımız bu. İşinize gelirse…” diyorsa, yapılacak olan onlara tavır koymaktır.


Bunun için dinimize, ahlâkımıza, geleneğimize, görgümüze aykırı olan uygulamalara seviyeli, etkili ve edepli bir şekilde tavır koymaktan çekinmeyin. Hatta şikâyetçi olduğunuz firmaları, hem kendilerine, hem ilgili bakanlıklara, hem de gazetelerin tüketici köşelerine şikâyet edebilirsiniz.




Müslüman kötüyü engellemeli


Asıl önemli husus şu:


Ahlâka aykırı uygulamalar yavaş yavaş yaygınlaştırıldı. Bugün “zaman, ahlâk ve iletişim katili” televizyon başköşeye yerleştirildi.


Yolculukta, alış verişte, bekleme salonunda dinimizin ve ahlâkımızın prensiplerine aykırı yayınları devamlı dinleyen bir Müslüman’ın maneviyat dünyasındaki yıkımı tahmin edebiliyor musunuz?


Unutmayalım ki, namahremin resmine ve görüntüsüne bakmak da haramdır. Bir günahın çok yaygınlaşması, onu mübah hale getirmez; aksine bizim görevimizi daha arttırır. Demek ki, hem kötüye uymamak hem uyarmak hem de iyiyi yaymak gibi bir görevimiz var.


Peygamber Efendimiz (s.a.v.), kötülüğü gördüğümüzde elimizle, dilimizle engellememizi, buna gücümüz yetmiyorsa hiç değilse kalbimizle hoşnut olmadığımızı göstermemizi emreder.


Bu konuda yapabileceğimiz çok şey var. Ama ben itiraz ettiğimde çoğu kez yalnız kaldığımı gördüm. Demek ki, zararlı bir nemelazımcılık, kabulleniş ve çekingenlik var.


Sizin cesaretiniz eylemsiz olanlara da etki eder. İnşAllah çifte sevap alırsınız. Çünkü kötü yayınlar yerine faydalı yayınlar izlenirse, “ölü zamanlar” değerlenmiş, boşuna geçirilebilecek vakit bir şeyler öğrenmekle nurlanmış olur.


Tekrar ediyorum: Mal ve hizmet aldığınız hiçbir firmanın her yayınını dinlemek zorunda değilsiniz. Parayı siz verdiğinize göre siz mahkum değil, hakim konumdasınız.

Cemil Tokpınar
Elimize, dilimize, gözümüze ve kalbimize sahip olalım...

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6993
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Markette müzik dinlemek zorunda değiliz
« Yanıtla #1 : 18 Ağustos 2009, 10:47:10 »
Alıntı
Ben de başımın üstünde yer alan küçük lambayı yakmış, Kur’an okuyordum.

Araçta, özellikle toplu taşıma araçlarında  Kuran-ı Kerim okumak uygun değildir.

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2399
Ynt: Markette müzik dinlemek zorunda değiliz
« Yanıtla #2 : 18 Ağustos 2009, 12:26:06 »
Alıntı
Ben de başımın üstünde yer alan küçük lambayı yakmış, Kur’an okuyordum.

Araçta, özellikle toplu taşıma araçlarında  Kuran-ı Kerim okumak uygun değildir..                  

hatanın büyüğünü kendisi yapıyor.
« Son Düzenleme: 18 Ağustos 2009, 12:29:33 Gönderen: Fatihan »

Çevrimdışı turk_ay

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 194
    • Yavuz Sultan Selim (Hadim-ül Haremeyn)
Ynt: Markette müzik dinlemek zorunda değiliz
« Yanıtla #3 : 18 Ağustos 2009, 12:52:35 »
:) konu olarak iyi yerlere değinmiş arkadaş doğrusuyla yanlışıyla ama gözleri kapamak da bir çözüm öyle olaylarda..diye düşnüyorum.
Her açan senin gülün, hergünse benim günüm
Gözyaşı insan külüyse, her yakan insan sözü
Kıvılcım sözün özüyse, ayrılık yakar gözü
Tek gören gönül gözüyse, kelamım gönül sözüm

Yavuz Sultan Selim (Hadim-ül Haremeyn)

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6605
Ynt: Markette müzik dinlemek zorunda değiliz
« Yanıtla #4 : 18 Ağustos 2009, 13:10:11 »
Alıntı
Ben de başımın üstünde yer alan küçük lambayı yakmış, Kur’an okuyordum.

Araçta, özellikle toplu taşıma araçlarında  Kuran-ı Kerim okumak uygun değildir.

Toplu ulaşımda yolculukta okunacak duaları, araca binmeden okumak gerek..
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı abid_ibad

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 4
Ynt: Markette müzik dinlemek zorunda değiliz
« Yanıtla #5 : 18 Ağustos 2009, 14:01:49 »
en iyisini yapmışsınız kımse o rezıllıkleri izlemek zorunda değill!!!

Çevrimdışı muhibban

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 131
  • Utandırma Ya Rabbi!
Ynt: Markette müzik dinlemek zorunda değiliz
« Yanıtla #6 : 18 Ağustos 2009, 14:56:44 »
Alıntı
Ben de başımın üstünde yer alan küçük lambayı yakmış, Kur’an okuyordum.

Araçta, özellikle toplu taşıma araçlarında  Kuran-ı Kerim okumak uygun değildir.

Uygun olmamasının sebebi nedir?
Elimize, dilimize, gözümüze ve kalbimize sahip olalım...

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6993
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Markette müzik dinlemek zorunda değiliz
« Yanıtla #7 : 18 Ağustos 2009, 15:07:30 »
Her şeyin bir usulü, adabı, erkanı olduğu gibi Kuran-ı Kerim okumanın da vardır.

Hadis-i Şerifler'de bildirildiği üzere Kuran-ı Kerim'in okunduğu yerlere melekler teşrif ederler.Toplu taşıma araçlarındaki insanların tamamını tanımadığımıza göre mesela içerisinde abdestsiz olanlar, cünüp bir halde bulunanlar olabilir.Böyle bir ortamda Kuran-ı Kerim okumak oraya teşrif eden meleklere eziyet vermektir.Hürmetsizlik olur.

Günümüzde bazı insanlar toplum önünde olan bazı insanları rol model olarak kabul etmekte.Bu yazıyı okuyan vatandaşın biri de; "o okuyormuş bak ne güzel ben de okuyayım" diyebilir.Onun için toplumda göz önünde olan insanların çok dikkatli davranmaları gerekir.


İlgili Hadis-i Şerifler:

--Ashabı kiramdan üseyd bin hudeyr(r.a)anlatıyor:

Bir gün yolculuktan dönerken sahrada gecelemem icap etti.Yanımda atım ve küçük oğlum Yahya vardı.Oğlumu yatırdım,atımı bağladım ve kendimde kuranı kerim okumaya basladım.Biraz okuyunca atım şaha kalktı.Okumayı bıraktım:atıma baktım,o anda sakinleşti.

Sonra tekrar okumaya başladım.Tekrar atım şaha kalkmaya başladı.Oğlumu ezecek diye korktum,okumayı bıraktım.At tekrar sakinleşti.Sonra tekrar başladım,atım yine kükredi ve şaha kalktı.

Ne oluyor,ne görüyorda ürküyor?dedim.Başımı kaldırıp semaya bakyığımda ,daha görmediğim şekilde,başımın üzerinde,içinde yıldızlar gibi pırıltılar olan büyük bir nur halkası gördüm.
      
Sabah erken medineye döndüğümde geceki manzarayı Rasulullah (S.A.V)e arz ettim.

Rasulüllah efendimiz(S.A.V)"Ya Useyd!Sen bir yerde kuranı kerm okursunda orada yalnız olduğunu mu zannedersin?O gördüğün nur halkası,Allahın nuru,içindeki yıldızlar gibi parlayanlarda Allahın melekleri ve ervahı mukaddesedir.Şayet sen sabaha kadar okusaydın seninle beraber olurlardı"buyurdular...Terğib c.3 sh.523

--Berâ İbni Âzib radıyAllahu anhümâ şöyle dedi:

Bir adam Kehf sûresini okuyordu. Yanında iki uzun iple bağlanmış bir at vardı. O adamın üzerini bir bulut kapladı ve yaklaşmaya başladı. Atı da o buluttan ürkmeye başlamıştı. Sabah olunca, adam Nebî sallAllahu aleyhi ve sellem�e geldi ve bu durumu anlattı. Bunun üzerine Peygamberimiz:

�O sekînedir; okuduğun için inmiştir� buyurdu.

Buhârî

« Son Düzenleme: 24 Ağustos 2009, 19:59:04 Gönderen: Fatihan »

Çevrimdışı muhibban

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 131
  • Utandırma Ya Rabbi!
Ynt: Markette müzik dinlemek zorunda değiliz
« Yanıtla #8 : 24 Ağustos 2009, 18:36:33 »
Allah razi olsun
Elimize, dilimize, gözümüze ve kalbimize sahip olalım...

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2399
Ynt: Markette müzik dinlemek zorunda değiliz
« Yanıtla #9 : 24 Ağustos 2009, 18:41:30 »
cünüp bir halde bulunanlar olabilir.Böyle bir ortamda Kuran-ı Kerim okumak oraya teşrif eden meleklere eziyet vermektir.Hürmetsizlik olur.
bu hal o aracın kaza yapmasınada sebebiyyet verir, diye defalarca duydum.

fasulye

  • Ziyaretçi
Ynt: Markette müzik dinlemek zorunda değiliz
« Yanıtla #10 : 24 Ağustos 2009, 19:29:38 »
cemil tokpınar  düzgün biri.............kitaplarından algıladığım kadar........

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6993
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Markette müzik dinlemek zorunda değiliz
« Yanıtla #11 : 24 Ağustos 2009, 19:31:39 »
Cemil Tokpınar'ı sorgulamıyoruz faideli kitapları vardır.Ama o da beşerdir hata yapabilir, otobüste Kuran-ı Kerim okuması gibi.

Çevrimdışı muhibban

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 131
  • Utandırma Ya Rabbi!
Ynt: Markette müzik dinlemek zorunda değiliz
« Yanıtla #12 : 24 Ağustos 2009, 19:33:23 »
fasülye dikkatimi çekti birçok mesajinda uzun uzun noktalar var özel bir anlamı mı var?:)
Elimize, dilimize, gözümüze ve kalbimize sahip olalım...

Çevrimdışı Günbatımı

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2490
  • Görelim Mevlâ'm neyler, neylerse güzel eyler...
Ynt: Markette müzik dinlemek zorunda değiliz
« Yanıtla #13 : 24 Ağustos 2009, 19:56:01 »
Araçta, özellikle toplu taşıma araçlarında  Kuran-ı Kerim okumak uygun değildir.

Toplu ulaşımda yolculukta okunacak duaları, araca binmeden okumak gerek..


 :dgnk  Bu da bilmediklerim okyanusundan bir damlaydı. Allah razı olsun bilgilendirenlerden...

Acaba tesbih, zikir, salavat gibi şeyleri de mi okumak sakıncalıdır?
« Son Düzenleme: 04 Kasım 2009, 11:09:39 Gönderen: günbatımı »
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

fasulye

  • Ziyaretçi
Ynt: Markette müzik dinlemek zorunda değiliz
« Yanıtla #14 : 24 Ağustos 2009, 20:42:32 »
Cemil Tokpınar'ı sorgulamıyoruz faideli kitapları vardır.Ama o da beşerdir hata yapabilir, otobüste Kuran-ı Kerim okuması gibi.

aşina olduğum kadarıyla fikrimi beyan ettim
sorgulayabilirsiniz beni hırpalamaz.......... :)