Gönderen Konu: Mehmet Ali Demirbaş'ın fetvaları güvenilir mi?  (Okunma sayısı 31429 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı saglıkcı

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 16
Ynt: Mehmet Ali Demirbaş'ın fetvaları güvenilir mi?
« Yanıtla #15 : 07 Şubat 2012, 20:09:12 »

“Bununla beraber namazları kazaya bırakmak günahtır. Bu günahtan mümkün olduğu kadar kurtulmak için sünnetleri feda etmek uygun olmaz. Böyle bir günahı işleyen kimsenin fazla ibadet ederek Allah'ın bağışlamasına sığınması gerekirken,.....''

Tam İlmihalde ve Mehmed Ali Demirbaş Hocanın hiç bir yazısında Kaz borcunuz varsa vakit farzlarının haricinde hiç bir namaz kılmayın demiyor.Misal diyelim öğlen namazı kılarken sadece dört rekat farzı kılın gidin demiyor.Aynı zamanda kuşluk vakti evvabin vakti teheccüt vakti ve diğer kıymetli vakitlerde hiç namaz kılmayın demiyor.Ya nediyor.
 '' Her zemânı kazâya sarf etmeli demekdir. Ya’nî, ancak kendinin ve bakması vâcib olanların nafakasını kazanacak kadar zemânı ayırıp, başka hiçbir sebeble kazâyı gecikdirmesi câiz değildir. Gecikdirmesi günâh olur)''

Çevrimdışı drmfk

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 4
Ynt: Mehmet Ali Demirbaş'ın fetvaları güvenilir mi?
« Yanıtla #16 : 28 Ocak 2013, 13:40:42 »
Kaza namazı mevzuuna ehl-i sünnet alimlerinin yazılarından orjinal sahife görüntüleri ile cevap verelim. Söyleyen Ömer Nasuhi Bilmen merhum da olsa ben dedim olmaz demekle olmuyor. Sırtını duvara değil kaynağa dayamak lazım  gh8)) Kaynak göstermek lazım.

Orjinal sahife görüntülerinin altında bugün ki alfabe ile yazılı halide mevcuttur. İslam harflerini okuyanlar orjinalinden, okuyamayanlar ise tercümeden istifade edebilirler.








mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Mehmet Ali Demirbaş'ın fetvaları güvenilir mi?
« Yanıtla #17 : 29 Ocak 2013, 23:07:48 »
   Namaz kılmanın yollarını'mı aramalıyız, kılmamanın yollarını'mı? Amerikayı yeniden keşif etmek ne kadar doğru ise, kaza namazı olanın sünnetleri kılamayacağı da o kadar yanlıştır. Tekrar tekrar bu konular işlenmiş,en üst seviyede ilim adamları bu meselede fikirlerini söylemiş.yukarıda da detaylı olarak anlatılmış. Buna rağmen bu mesele anlaşılmamışsa, anlamayanlar da kendi bildiklerini yapabilirler. Engelleyen'mi var ? Farz Namazları da kılacağız,sünnetleri de kılacağız,kaza namazlarını da kılacağız...(tabi'ki kazaya bırakmamak çok daha önemli)Nafile namazları da kılacağız. Kılın kardeşim kılın,sünnetleri de kılın, kazaları da kılın, nafileleri de gece gündüz mümkünse namaz kılın....Allah kıldığımız namazları kabul etsin.

Çevrimdışı drmfk

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 4
Ynt: Mehmet Ali Demirbaş'ın fetvaları güvenilir mi?
« Yanıtla #18 : 30 Ocak 2013, 14:02:27 »
   Namaz kılmanın yollarını'mı aramalıyız, kılmamanın yollarını'mı? Amerikayı yeniden keşif etmek ne kadar doğru ise, kaza namazı olanın sünnetleri kılamayacağı da o kadar yanlıştır. Tekrar tekrar bu konular işlenmiş,en üst seviyede ilim adamları bu meselede fikirlerini söylemiş.yukarıda da detaylı olarak anlatılmış. Buna rağmen bu mesele anlaşılmamışsa, anlamayanlar da kendi bildiklerini yapabilirler. Engelleyen'mi var ? Farz Namazları da kılacağız,sünnetleri de kılacağız,kaza namazlarını da kılacağız...(tabi'ki kazaya bırakmamak çok daha önemli)Nafile namazları da kılacağız. Kılın kardeşim kılın,sünnetleri de kılın, kazaları da kılın, nafileleri de gece gündüz mümkünse namaz kılın....Allah kıldığımız namazları kabul etsin.

En üst düzey ilim adamlarınız zannederim üstte vermiş olduğumuz delillerin müelleiflerindend aha üst düzeydeler :)
Önce delilleri okuyunuz ;)

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6605
Ynt: Mehmet Ali Demirbaş'ın fetvaları güvenilir mi?
« Yanıtla #19 : 30 Ocak 2013, 14:10:24 »
.......................................................
..............................................................................................
d. Hanefilere gelince: Üzerinde ister az, ister çok, kaza borcu olan kimselerin, gerek farz namazlarla birlikte kılınan revâtib sünnetlerini, gerek Peygamber (s.a.s.) Efendimizin kılınmasını tavsiye buyurduğu terâvih, teheccüd, tesbih, duhâ, tahiyyetü'1-mescid, evvâbîn... gibi diğer sünnetleri kılmaları, -bu yüzden kaza borçlarının ödenmesi gecikmiş olsa bile-, efdal görülmektedir. Sünnet olmayan mutlak nâfile namaz kılmak da haram veya mekruh olmayıp; câiz ise de bunların yerine kaza kılmak efdaldir. (15)

Hanefî mezhebinde muteber kaynak niteliği taşıyan ve bir kısmı isim, cilt ve sahife numaraları 15'inci dipnotta gösterilen fıkıh kitaplarında bu husus bu şekilde beyan olunmaktadır.

Bu itibarla, kaza borcu olan kimselerin sünnet kılmalarının ahmaklık olduğu; bunların Allah katında makbul olmayıp boşa gideceği... gibi sözler, Hanefî fukahasının kaynak olarak kabul ettiği muteber eserlerde yer almayan mesnetsiz iddialardan ibarettir. Esasen, -yukarıda görüldüğü üzere; Şafiîler dışında diğer üç mezhebe göre de, kaza borcu olan kimselerin sünnet kılmaları câiz; Hanefîlere göre ise efdaldir.
 
 (15) Ahmıed b. Muhammed et-Tahtâvî, a.g.e., sh. 363; ibn Abidin, Reddu'l-Muhtar, 1/493, Bulak, 1272; el-Fetâvâl-hindiye, 1/125, Bulak, 1310; Abdurrahman el-Cezîrî, a.g.e., 1/491-492; Osmanlica Tahtâvî Tercemesi, 2/143; İst. 1285; Zühdü Paşa, el-Mecmûatü'z-Zühdiye, 1/131-132, İst., 1311; Hacı Zihni Efendi a.g.e., sh. 467; Hacı Muhammed Nehif Ef., İlaveli Enisü'l-abidin, sh. 67, İst., 1327; Ahmed Davudoğlu, İbn-i Abidin Tercemesi, 3/152, Ist., 1982; Ö.N. Bilmen, Büyük İslâm İImihali, sh. 183, İst., ts.

5. Hem bir kaza namazına, hem de vaktin sünnetine olmak üzere bir namazın iki ayrı niyyetle kılınması ise, kaynak niteliği taşımayan (Necâtü'l-mü'minin ve benzeri) bazı ilmihal tipi kitaplar ile, bu kitaplardan nakiller yapan kişiler dışında, Hanefî müctehid ve fakihlerince câiz görülmemektedir.
 
Bilindiği üzere, sünnet ve nafile namazların sıhhati için, mutlak namaz niyyeti yeterli ise de, farz ve vacip namazların sıhhati için, (söz gelimi, "bu günkü öğle namazının farzı..." veya "dünkü ikindinin kazası..." gibi) niyyette kılınacak namazın hem aslını, hem isim ve vasfını tayin şarttır. (19) Bu itibarla, sünnet veya nafile bir namazda, söz gelimi hem tahiyyetü'l-mescid, hem duha (kuşluk) gibi, iki ayrı niyyet câiz görülmekte ise de, -ister edâ, ister kaza olsun-; bir farz namazda iki ayrı niyyet câiz değildir. Bu takdirde niyyet, bunlardan kuvvetli olana masruf olur.
 
(18) Alaüddin Haskefı, ed-Dürrii-1-münteka, 1/144 (Mecmeu'l-enhur kenarında) İst., 1328; ed-Dürrü'l-Muhtar 1/475 (Reddü'l-Muhtar kenarında); Ahmed b. Muhammed et-Tahtâvî, a.g.e., 1/485; Hacı Zihni Ef., a.g.e., sh. 452.
(19) İbn Hümam, a.g.e., 1/186-187; Ahmed Tahtâvî, a.g.e., sh. 179; Haskefi, ed-Dürrü’l-Muhtâr, 1/279-280; İbn Abidin, a.g.e., 1/279-280; Hacı Zihni Ef., a.g.e., sh. 84.

Mesela; aynı namaz için:

a. Biri farz-ı ayn, diğeri farz-ı kifâye iki ayrı farz namaza niyyet, farz-ı ayn olan namaz için;
b. Biri vakti girmiş, diğeri henüz vakti girmemiş iki ayrı namaza niyyet, vakti girmiş olan namaz için;
c. Biri edâ, diğeri kaza iki ayrı farz namaza niyyet, -vakit müsait ise; kaza için; vakit dar ise, vaktin farzının edâsı için;
d. İki ayrı vaktin kazasına niyyet, -kişi sahib-i tertib ise; ilk kazaya kalan için; (aksi halde bu niyyetin hükmü yoktur.)
e. Hem bir nafileye, hem cenaze namazına niyyet, -nafile rükû ve secdeli kâmil namaz olması itibariyle; nafile için;
f. Hem farz (mesela bir kaza namazı), hem de sünnet veya nafile bir namaza niyet, -İmam Ebû Yusufa göre; sadece farz namaz için geçerli olur.
İmam Muhammed'e göre ise, sonuncusunda her ikisi içinde geçerli olmaz. (Zo)
 
Görüldüğü üzere bir kısmı dipnotta gösterilen en muteber kaynakların beyanına göre, "hem geçmiş bir namazın kazası, hem de vaktin sünneti" niyyetiyle kılınan bir namaz, İmam Muhammed'e göre, ne farz, ne sünnet, ne de nafile olarak sahih olur. İmam Ebû Yusuf a göre ise sadece farz olarak câiz olur; aynca sünnet veya nafile sevabı söz konusu olmaz. İki tane müctehidin bu konudaki ictihatları, böyle olunca, fakih bile sayılmayan "filan kişinin kitabında şöyle buyruldu" demenin, hiç bir anlamı yoktur.
 
(20) İbn Hümam, ' a.g.e., 1/187; İbrahim el-Halebî, Günyetü'l-mütemelli (Halebî Kebir), sh. 249-251, İst., 1325; Halebî Sağîr, sh. 121-122, Ist., 1309; İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-nezâir, sh. 39-43, Dımaşk, 1403/ 1983; el-Bahru'r-râik, 1/296-297, Beyrut, ts.; el-Fetâva'l-Hindiye, 1/65; Ahmet et-Tahtâvî, a.g.e., sh. 174; İbn Abidin, a.g.e., 295-296; Zihni Efendi, a.g.e., 84-86; Ö.N. Bilmen, a.g.e., sh. 118-119.

Şüphesiz, sünnet yerine kaza namazına niyyet ederek, sünnet namazlan terkeden müslümanlar, günahkar olmazlar. Kıldıklan namazlar kaza olarak sahihtir. Ancak, sünnetlerin sevabından mahrum kalacakları gibi, -müekked sünnetlerin mazeretsiz terkinden dolayı- isâet (ihmal ile zarar vermek) etmiş olurlar. Ayrıca Hz. Peygamber (s.a.s.) in itâb (azarlama, darılma) ve tekdirine maruz kalırlar. (21)
 
6. Soruda söz konusu edilen Hadis-i şerif, kısmen değişik senet ve lafızlarla, Buhari ve Müslim dışında bütün Kütüb-i Sitte' de, ayrıca Ahmed b. Hanbel'in Müsned'i, Dârimî'nin Sünen'i ve Hâkim'in Müstedrek'inde rivâyet edilmektedir ki anlamı şöyledir :

"Kıyamet günü, müslüman kulun ilk hesaba çekileceği şey, farz namazdır. Eğer bunu tam kılmışsa, mesele yok. Aksi takdirde meleklere :-Bakınız onun nafile namazları var mı?, denilir. Eğer nafilesi varsa, farz namazları nafilelerinden ikmal edilir. Sonra diğer farz ameller için de bunun gibi yapılır." (22)
 
(21) Bâbertî a.g.e., 1/13; Ebû Gudde, Takdimetu Fethi bâbi'l-inâye bi şerhi kitabi'n-Nükaye, 1/14-15, Haleb, 1387/1967.
(22) Ebû Davud, es-Sünen, 1/200 (Salat, 145, No: 8(i4), Kahire, 1371/1952; Tirmizi el-Camiu's-sahih, 2/270 (Salat, 188, No: 413), Kahire, 1356/ 1937; Nesâî, es-Sünen, 1/232 (Salat, 9) Kahire 1312; İbn Mâce, es- Sünen, 1/458 (İkame, 202, No: 1425), Kahire, 1372/1952; Darimî, es- Sünen, 1/313, (Salat, 91) Mısır, 1349; Hâkim, el-Müstedrek, 1/394 (No:966), Beyrut, 1411/1990.

Görüldüğü üzere hadis-i şerifte, farz namazlardaki eksikliklerin, nafilelerden ikmal edileceği beyan olunmaktadır. Hadis şarihleri, ikmal keyfiyetinin hadis-i şerifin zahiri manasına da uygun olarak, "kılınmamış farz namazların nafilelerle tamamlanacağı" şeklinde olmasını da "edâ edilmiş olan farz namazlardaki âdâb, sünnet, huşu, dua ve zikirlerle ilgili noksanlarının ikmâli" şeklinde olmasını da ihtimal olarak zikrediyorlar. Ebû Bekr İbnü'l-Arabî, "Arîzatü'l-ahvezî" adlı Tirmizi şerhinde, "bana göre, edâ edilmeyen farzların nafilelerle tamamlanması ihtimali, daha açıktır; çünkü hadisin devamında diğer farz ameller için de, bunun gibi yapılır, ifadesi bunu göstermektedir..." demektedir. (23)
 
7. İddialara mesnet gösterilen kitapların kaynak niteliğinde olup olmadığı ve bunlardan yapılan nakillerin ne derece doğru olduğu hususuna gelince; böyle bir dergi için uzunca sayılabilecek bu yazıdan, sanırım bu konuda bir kanaate varmak mümkündür. Bir örnek vermek gerekirse, Kudüs Kadısı Sakızlı Muhammed Sadık Efendi'nin "en-Nevadiru'l-fıkhıyye fi mezhebi'l-eimmeti'l-Hanefiyye" adlı gayr-ı matbu eserinden, İbn Nüceym'in :

-"Üzerinde kaza namazı olan bir kimsenin; sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsının sünnetlerini, bu namazların kazalarına niyyet ederek kılarsa, sünnetleri terketmiş olur mu?” şeklindeki bir soruya cevaben :
-Hayır olmaz; çünkü sünnet kılmaktan maksat, şeytanın burnu sürtülmesi için, vakit içinde farzdan başka bir namaz daha kılmaktır..." dediği nakledilmektedir.


(23) 2/207, Kahire (Matbaatü’1-Mısrıyye), 1350/1951; Azimabâdî, Avnü'l-mâbûd, 2/116, Delhi, 1322; Seharenfûri, Bezlül-mechûd, 5/136; Mahmud Muhammed es-Sübkî, el-Menhelü'l-azbi'l-mevrûd, 5/311, Mısır, 1394; Süyûtî, Zehru'r-ruba ale'l-Mücteba, 1/233 (Sünen-i Nesâî ile birlikte); Haşiyetü's-Sindi ala Şerhi'n-Nesâî Lis's-Suyûtû, 1/232-233 (Sûnen-i Nesaî ile birlikte); Beğavî, Şerhu's-Sünne, 4/159, Dimaşk 1390-1400/1970-1980; Haydar Hatiboğlu, Sünen-i İbn Mâce Tercemesi ve Şerhi, 4/248. İst., 1983.

Oysa, yukarıda (ve 20 numaralı dipnotta cilt ve sahife numaralan ile) gösterildiği üzere İbn Nüceym, "el-Eşbâh ve'n Nazâir" ve "el-Bahrü'r-râik" adlı kendisine ait kıymetli eserlerin her ikisinde de, en-Nevâdiru'l-fıkhiyye'de kendisine isnat edilen sözlerin tam aksini nakletmekte; bu anlamda hiçbir ifadeye yer vermemektedir. O halde bu sözler, yeterli araştırma yapmadan, mezkür kitaba dercedilmiş, asılsız bir isnattan başka bir şey değildir.
 
Kaldı ki, ibn Nüceym büyük ve muhakkık bir fakih olmakla birlikte -fukaha arasındaki derecesi itibariyle; "tahric ve tercih ashabı"ndan bile sayılmamaktadır. Hükmü beyan edilmiş olan bir konuda, tahric ve tercih ehlinden olan fakihlerin bile müctehide muhalefeti söz konusu olamayacağına göre, (24) farz-ı muhal, isnat edilen bu sözlerin kendisine ait olduğu sabit bile olsa, -yukarıda İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed gibi müctehidlerden nakledilmiş olan hükümler karşısında, ictihad yetkisini haiz olmayan bir fakihin sözlerine itibar edilemeyeceği aşikardır.

(24) İbn Abidin, Reddü'l-muhtar, 1/52-53; Ukûdu resmi'l-müftî (Mecmûatti'r-resâil içinde), sh. 11-12, İstanbul, 1325; M. Ebû Zehra Ebû Hanife, sh. 442-447, Kahire, İkinci baskı, ts.; Aynı eser, çeviren: Osman Keskioğlu, sh. 388-393, Ankara, 1962; Seyyid Bey, Usûl-ı Fıkh (Medhal), sh. 243-249; İstanbul, 1333; Ö. Nasuhi Bilmen, Istılahat-ı Fıkhıye Kamusu, 1/324-325, İstanbul, 1949; Hayreddin Karaman, İslâm’ ın Işığında Günün Meseleleri, 2/505-506, Istanbul, 1988.

Dr. Ahmed Müslüm

KAZA NAMAZI KONUSUNDAKİ TEREDDÜTLERLE İLGİLİ BİR AÇIKLAMA
İrfan YÜCEL
Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi
Bu yazı Güncel Dini Konular (Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 399, Halk Kitapları, 118 ISBN: 975-19-2085-X sayılı, (Ankara 1999, s 37-51) kitaptan alınmıştır)
« Son Düzenleme: 30 Ocak 2013, 14:13:46 Gönderen: Tuğra »
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6605
Ynt: Mehmet Ali Demirbaş'ın fetvaları güvenilir mi?
« Yanıtla #20 : 30 Ocak 2013, 14:17:58 »
Kaza Borcu Olanın Nafile Namaz Kılabileceği

Hanefî mezhebine göre, "Üzerinde kaza namazı bulunan bir kimse nâfile namaz kılamaz" hükmü beş vakit namazın evvelindeki veya sonundaki namazlar ile duhâ, tesbih, tehiyyetü’l-mescid ve evvabin namazları gibi hakkında teşvik edici hadis-i şerifler bulunan nafileler müstesna tutulmuştur. (İbni Abidin, c.1, s.688; Fetava-i Hindiyye, c. 1, s.132)

(Mehmed Emre, Eskişehir, Balıkersir-Bilecik Eski Müftüsü - Günümüz Meselelerine açıklamalı Fetvalar, 2 /162)





Musannıf İsmail Hakkı Bursevî (k.s.) hazretlerinin açıklamalarından kaza namazı olanların asla sünnet ve nafile namaz kılmamalıdır; gibi yanlış bir manası çıkmaz. Zira fıkıh kitaplarımıza göre, kaza borcu olan kişiler, beş vakit namazın sünnetlerini, teheccüd, Duhâ, Evvâbin, tesbih namazı ve mübarek gecelerde kılınan hacet namazlarını ve diğer nafileleri kılabilir.

(Ruhü’-l Beyan Tercümesi C:8 S:296)(İbni Abidin C.1.S.688)
[/size]
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı drmfk

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 4
Ynt: Mehmet Ali Demirbaş'ın fetvaları güvenilir mi?
« Yanıtla #21 : 30 Ocak 2013, 15:02:09 »
Hımmm İrfan Yücel, şu Hüccac'a dağıtılan Hac Rehberi isimli kitapta kaynak gösterilen ve şefaati inkar eden arkadaş mı? EHli sünnet ulema diyoruz ehl-i bid'at değil ;)

Çevrimdışı drmfk

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 4
Ynt: Mehmet Ali Demirbaş'ın fetvaları güvenilir mi?
« Yanıtla #22 : 30 Ocak 2013, 15:03:16 »
Hacılara şefaat talep ettikleri için şirk isnad eden ne zamandan beri kaynak olur?

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ynt: Mehmet Ali Demirbaş'ın fetvaları güvenilir mi?
« Yanıtla #23 : 30 Ocak 2013, 15:44:31 »
Kaza namazı mevzuuna ehl-i sünnet alimlerinin yazılarından orjinal sahife görüntüleri ile cevap verelim. Söyleyen Ömer Nasuhi Bilmen merhum da olsa "ben dedim olmaz demekle olmuyor." Sırtını duvara değil kaynağa dayamak lazım  gh8)) Kaynak göstermek lazım.

Orjinal sahife görüntülerinin altında bugün ki alfabe ile yazılı halide mevcuttur. İslam harflerini okuyanlar orjinalinden, okuyamayanlar ise tercümeden istifade edebilirler.



Sayın drmfk;

1- Fetâvâyî Hîndîyye'de, İbn-i Âbidîn'de fetvalar mevcut iken Büyük İslam İlmihali'ndeki malümatlar ortada iken, ancak "Nevadir-i fıkhiyye fi mezheb-il-eimmet-il Hanefiyye"'den ve İbni Teymiye'nin "Mecmau'l-Fetâvâ"'dan delil getirip fetva vermenizin nedeni nedir?

2- Ancak "Nevadir-i fıkhiyye fi mezheb-il-eimmet-il Hanefiyye"yi yada İbni Teymiye'nin "Mecmau'l-Fetâvâ"'yı kaynak göstererek diğer mevzuularda da fetva verebiliyor musunuz? Varsa başka fetvanızı söyleyebilir misiniz?

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6605
Ynt: Mehmet Ali Demirbaş'ın fetvaları güvenilir mi?
« Yanıtla #24 : 30 Ocak 2013, 17:21:19 »
Yazı Dr Ahmed Müslüm tarafından Müctehid Alimlerin  kaynakları ile hazırlanmıştır.
« Son Düzenleme: 30 Ocak 2013, 19:41:27 Gönderen: Tuğra »
〰〰〰〰🐠

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Mehmet Ali Demirbaş'ın fetvaları güvenilir mi?
« Yanıtla #25 : 30 Ocak 2013, 22:25:29 »
   drmfk kardeş, Benim üst düzey ilim adamlarından maksadım sizin anladığınız veya anlamak istediğiniz  anlamda değil, Gerçekten samimi anlamada bu konuyu bilenlerdir'ki bunlar bu güne kadar gelmiş geçmiş sizin de ismini verdikleriniz de dahil Ehl-i sünnet alimleri.müctehidler  ve diğerleridir...

 Bu sizin öğrenmek istediğiniz konuda bir çok belge ve bilgi bulunabilir...siz de bulabilirsiniz ,bizde...

Bu konuda bana sataşma olduğundan bana doğan söz hakkımı bu şekilde kullanmış oluyorum. sizin maksadınız nedir bilemiyorum... siz bu belgeleri paylaşınca benim veya bir başkasının bildiği gerçekleri değiştirmeniz mümkün olmaz. Bununla ilgili sizinle yarışa girmekle  ne siz bir şey elde edebilirsiniz ne  de biz....Neyin kavgasını veriyorsunuz'ki? küfrün azami derecede saldırdığı bir zaman da siz bu konuları hala aşmamışsanız ne diyelim? Allah hidayet versin. Bu şekilde davranmakla ,öne sürmekle ne elde edebilirsiniz'ki? kazancınız ne olacak? Ama ille de ben bu konuda uzmanım diyorsanız bu konuları işlerim diyorsanız. Buyurun devam edebilirisiniz en azından biz de faydalanmış oluruz. Ben bu tür fıkhı konularda tartışmalardan uzak kalmayı yeğlerim... Ben bu yarışta yokum....

Çevrimdışı yusufs

  • YusufŞ.
  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 48
Ynt: Mehmet Ali Demirbaş'ın fetvaları güvenilir mi?
« Yanıtla #26 : 31 Ocak 2013, 23:01:38 »
  ...Neyin kavgasını veriyorsunuz'ki? küfrün azami derecede saldırdığı bir zaman da siz bu konuları hala aşmamışsanız ne diyelim? Allah hidayet versin. Bu şekilde davranmakla ,öne sürmekle ne elde edebilirsiniz'ki? kazancınız ne olacak? Ama ille de ben bu konuda uzmanım diyorsanız bu konuları işlerim diyorsanız. Buyurun devam edebilirisiniz en azından biz de faydalanmış oluruz. Ben bu tür fıkhı konularda tartışmalardan uzak kalmayı yeğlerim... Ben bu yarışta yokum....
mazhar kardeşime katılıyorum.
benimde dini konularda ahkam kesmek hiiiç haddime değil. ancaakkk!!!! amacımız nedir?
ümmetin daha çok namaz kılmasını teşvik mi?
yoksa tam tersi mi?
Ben Mevlana değilim;
ADAM OL! öyle GEL.