Gönderen Konu: Mevlana Ney çaldı mı?  (Okunma sayısı 28642 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Lika

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 3890
    • Herkonudan.com
Ynt: Mevlana Ney çaldı mı?
« Yanıtla #30 : 09 Kasım 2010, 22:55:23 »

gündemde olan ince ve önemli bir mevzuyu su yüzüne çıkarmışsınız.katkılarından ötürü herkese tşkkr ederiz.

Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6993
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Mevlana Ney çaldı mı?
« Yanıtla #31 : 12 Şubat 2012, 23:26:06 »
“Gel, gel ne olursan ol, yine gel. İster kâfir, ister Mecusî, ister puta tapan ol, yine gel. Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir.” Bu sözden bahsedelim biraz.

Bu söz Mevlânâ’ya ait bir söz değildir. Kazvinî isimli bir şaire aittir. Ancak çok güzel sözlerdir, Hz. Mevlânâ’nın fikirlerine uygundur. Hiçbir eski eserinde yoktur. Sadece 1925’ten sonra Mevlânâ Kütüphanesi elden geçerken kendisine ait bir kitabın, yani kendisinin yazdığı değil, bir Divan-ı Kebir nüshasının kabında, bir başka yazıyla yazılmış çok güzel bir rubaidir. En son icazetli mesnevîhanı Şefik Can, Mevlânâ’ya ait olmadığını ispat etti. Ayrıca ‘baza’ kelimesiyle başlıyor bu rubai, yani Farsça “Dön!” demek. Sen aslına dön, diyor. Çünkü insanlar sıfat-ı İslâmiye ile yaratılırlar. Sonra nefislerinin tesiriyle yanlış yola giderler. “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin” âyetinin bizim anlayacağımız şekilde bir açıklamasıdır. “Benim dergâhım ümitsizlik dergâhı değil” diyor. Burada kastedilen, “Gel, sen aslına dön. Ben seni küfre düşürmem” diyor. Yoksa şimdiki bazı insanların anlamak istediği gibi, “Pisliğinle gel, bizi de pislet!” demiyor.

(Ömer Tuğrul İnançer ile yapılmış bir söyleşiden alıntı)

Çevrimdışı Günbatımı

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2490
  • Görelim Mevlâ'm neyler, neylerse güzel eyler...
Ynt: Mevlana Ney çaldı mı?
« Yanıtla #32 : 24 Mart 2012, 16:51:37 »
Bu söz Mevlânâ’ya ait bir söz değildir.
(Ömer Tuğrul İnançer ile yapılmış bir söyleşiden alıntı)

Adı "İslâmi" olan bir sitede Mevlânâ'yla ilgili korkunç ithamlara rastladım. İspat olarak da Mesnevî'den alıntılar ve kıssalar var.

Özellikle cinsellikle, sapkınlıkla ilgili kıssalar... Bunlar gerçekten Mesnevî'de olabilir mi? Şaşkınlık içindeyim, linki vermek istemiyorum, çünkü okunacak yazılar değil! :((


Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

Çevrimdışı guzellik

  • okur
  • *
  • İleti: 87
Ynt: Mevlana Ney çaldı mı?
« Yanıtla #33 : 24 Mart 2012, 20:53:13 »
"Gel, gel, her kim olursan ol gel!

''Allah'a şirk koşanlardan, mecûsîlerden, puta tapanlardan da olsan gel!

Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir.

Tövbeni yüz defâ bozmuş olsan bile gel!"


cok begendim


Çevrimdışı muallim

  • yazar
  • ****
  • İleti: 758
Ynt: Mevlana Ney çaldı mı?
« Yanıtla #34 : 24 Mart 2012, 21:10:53 »
mevlana celaleddin rumi hazretleri, yabancıların da desteklediği adına hoşgörü senesi de ilan edilmiş bir zatı muhterem. lakin mevlana'nın manevi yönünün yanında her zaman şemsi tebrizi ile olan munasebetleri aşk muhabbet ve hoşgoru çizgisi üzerinden defalarca incelenmiş sanki bir edebi kişilik haline çekilmeye çalışılmış musluman olmayanların gözünde de islamın bir değeri degil de evrensel dunyaya ait bir hoşgoru abidesi olarak gösterilmiş bir zat haline getirilmiştir. konya mevlana muzesine giderseniz durumun netliğini daha güzel görürsünüz.çeşitli milletlerden binlerce insan mevlanaya hoşgörü muhabbet ve daha pek çok manevi dereceyi  kazandıran islamdan bi haber konyaya akın ediyor dunya mirası gibi kabul edilmiş hoşgörü iklimine geliyorlar maalesef.
"Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki rahmete eresiniz."
[Hucurat Suresi 10]

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6993
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Şoka gel şokaaa!
« Yanıtla #35 : 28 Aralık 2012, 16:23:10 »
TÜRKİYE, vefatının üzerinden 739 sene geçtikten sonra, Hazreti Mevlânâ'yı şimdi yeniden keşfediyor...
Gazetelerde ve internet sitelerinde "Şok, şok, şok! Mevlânâ hakkında şok iddia... 'Gel gel, ne olursan ol yine gel' diye başlayan şiir meğerse Mevlânâ'ya ait değilmiş" başlıklı haberleri görmüşsünüzdür...
Bu meşhur dörtlük, daha doğrusu "rubai" hakkında bazı üniversite hocaları bir açıklama yapmışlar, Mevlânâ'ya ait olmadığını söylemişler ve basınımız da açıklamayı almış ve büyütmüş.
Sanki yeni ortaya çıkartılmış ve kimselerin bilmediği birşeymiş gibi...
"Gel, gel ne olursan ol yine gel" diye başlayan meşhur dörtlüğün Mevlânâ'nın değil, ondan üç asır önce yaşamış Ebû Said Ebu'l-hayr'ın olduğu halk arasında pek bilinmezdi ama edebiyatçıların, Mevlevîler'in ve akademik çevrelerin zaten mâlûmu idi..
.

MAL BULMUŞ MAĞRİBÎ
İşin tuhaf tarafı, akademik dünyanın bildiği ve hakkında daha önce yayın da yapılmış olan bir konunun üniversite hocaları tarafından şimdi yepyeni bir buluşmuş gibi tekrar gündeme getirilmesi ve basınımızın da mal bulmuş mağribî gibi bu mükerrer keşif iddiasının üzerine atlaması!
Gazeteler ve internet siteleri bu hafta "Şok, şok, şok! Mevlânâ konusunda şok!" başlığı ile kullandığı haberin aynını çok değil, bundan dört sene önce de vermişti ve kaynak, Fatih Altaylı ile yaptığımız "Teke Tek Özel" programı idi... 2008'in 27 Kasım gecesi Prof. İlber Ortaylı'nın da katıldığı programda söz Mevlânâ'ya ve ona atfedilen bazı sözlere gelmiş, meşhur rübainin Mevlânâ'nın değil Ebu'l-hayr'ın olduğunu söylemiştim ve gazeteler ile internet siteleri anlattıklarımı hemen ertesi gün şimdi olduğu gibi "Şok, şok, şok!" başlıklarıyla vermişler, tartışmaya daha sonra haftalık dergiler de dâhil olmuştu.
Haydi, basınımız artık dün ne yediğini bile unutacak kadar balık hafızalı bir hâle geldi diyelim ama üniversite hocalarının senelerden buyana yazılmış ve söylenmiş bir konuyu sanki yepyeni bir bilgi imişçesine ortaya sürmelerine ne diyeceğiz? Eski yayınları takip etmeme, onlar hakkında bilgi sahibi olmama mı yoksa bilimsel bahislerin bile sansasyon malzemesi haline getirilmesi çabası mı?
Bana sorarsanız, ikincisi... Akademik camiaya son senelerde ârız olan bu tuhaflık, yani üniversite hocalarının ilmî kaliteleri ve ortaya koydukları eserleri ile bilinmeyi önemsemeyip tanınma, meşhur ve hattâ yıldız olma heveslerinin neticesi!

ÂHİR ZAMAN ULEMÂSI
Merak edenler için, şimdi yeniden gündeme gelen meşhur rübâide şairinin aslında ne dediğini tekrar hatırlatayım:
Dörtlükte geçen "Bâzâ" sözü Farsça'da "yine, tekrar gel" demektir ve klasik Farsça'da aynı zamanda "tövbe et" anlamına da gelir. Dörtlük bugün "Gel, gel, ne olursan ol gene gel, kâfir de, putperest de olsan, ateşe de tapsan gene gel... Bizim dergâhımız ümidsizlik dergâhı değildir, yüz kerre de tövbeni bozmuş olsan yine gel" diye tercüme edilmektedir ama "bâzâ"yı yahut ifadenin aslı olan "bâz âmeden" kavramını "tövbe et" şeklinde aldığımız takdirde mânâ tamamen değişir; "Tövbe et, ne olursan ol tövbe et; kâfir de, putperest de olsan, ateşe de tapsan tövbe et... Bizim dergâhımız ümidsizlik dergâhı değildir, yüz kerre de tövbeni bozmuş olsan tövbe et" hâline gelir. Yani, şair "Gel, gel de istersen yanında putunu da getir, beraberce tapınalım" değil, "Tövbe et, öyle gel" demektedir!
Dörtlük, dolayısı ile sansasyon ve reklam meraklarına artık Hazreti Mevlânâ'yı bile âlet eden âhir zaman ulemâsına hitaben söylenmiş gibidir!


Murat Bardakçı-28.12.2012

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Mevlana Ney çaldı mı?
« Yanıtla #36 : 29 Aralık 2012, 02:54:47 »
Alıntı
Haydi, basınımız artık dün ne yediğini bile unutacak kadar balık hafızalı bir hâle geldi diyelim ama üniversite hocalarının senelerden bu yana yazılmış ve söylenmiş bir konuyu sanki yepyeni bir bilgi imişçesine ortaya sürmelerine ne diyeceğiz? Eski yayınları takip etmeme, onlar hakkında bilgi sahibi olmama mı yoksa bilimsel bahislerin bile sansasyon malzemesi haline getirilmesi çabası mı?
[/color]

   Üniversite hocası'mı? Akdeniz üniversitesine mescid açılmasına karşı çıkan,Kilise açılsın diye televizyonlar da boy gösterenlerden bahsediyorsanız,onlar bilimle,ilimle işleri olmayan işleri güçleri din düşmanlığı yapmak ibaret olan kişilerdir.


  İstisnalara sözümüz yok. Türkiye de profesör veya öğretim görevlileri asıl işlerini yapsalar, bu ülkeye bilimde ve ilimde dünyada  birincilikler,ödüller alsalar daha iyi olur.


Çevrimdışı son yolcu

  • okur
  • *
  • İleti: 84
  • TİTREDİM EFENDİM (SAV) , SENİ ANDIM DÜN GECE...
Ynt: Mevlana Ney çaldı mı?
« Yanıtla #37 : 21 Haziran 2013, 17:42:00 »
Arada hatırlamalı...
VE AŞKKKKKKKK İNSANIN ALNINA DOKUNDU... SÜBHANE RABBİYEL ALA ...