Gönderen Konu: Yalan söylemek haramdır  (Okunma sayısı 10155 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ins

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 21
Yalan söylemek haramdır
« : 05 Nisan 2005, 10:12:30 »

İnsanların büyük bir çoğunluğu kendilerinin iyi insanlar olduklarını, kötü bir ahlâk yapısına sahip olmadıklarını iddia ederler. Kimseye zararlarının dokunmadığını ve kötü yönlerinin olmadığını söylerler. Oysa, bu insanların çok büyük bir çoğunluğu, Allah'ın hoşnut olmadığı, insanlara yasakladığı birçok kötü ahlâk özelliğine sahiptir. Ancak bu kötü ahlâk özellikleri, toplum içinde yaygınlaştığı ve olağan karşılanarak kabul gördüğü için, kötü ve çirkin karşılanmamaktadır. Örneğin; dedikodu, Allah'ın yasakladığı, hatta bir insanın dedikodu yaptığında ölü kardeşinin etini yemek kadar tiksineceği bir davranışta bulunduğunu bildirdiği bir davranıştır (Hucurat Sûresi, 12). Buna rağmen, birçok insan bir araya geldiğinde, bir başka kişinin dedikodusunu yapabilmektedir. Hatta, dedikodu için televizyon programları ve dergilerde köşeler yer almaktadır.

Dedikodu gibi, yalancılık da Allah'ın insanları uyardığı ve karşılığının cehennem olduğunu belirttiği bir davranıştır. Ancak dünyanın her yerinde, her kesimden insanın önemli bir kısmı, küçük yaşlarından itibaren sık sık yalana başvurur. Kimi insanlara gösteriş yapmak için, kimi kibirinden, kimi insanları güldürmek için, kimi bir çıkar sağlamak için, kimi birilerinden kendini korumak için, kimi ise bir başkasına kötülük yaparak iftira atmak için yalan söyler. Büyük bir kısmı ise çok basit nedenlerden dolayı veya sırf ağzı alışık olduğu için yalan söyler, fakat yalanın gerçekte ne kadar kötü bir ahlâk bozukluğu olduğunu, Allah'ın yalan söylenmesini yasakladığını ve yalancıların ahirette cehennemle karşılık göreceklerini hiç düşünmez.

İnsanların en büyük hatalarından biri, Allah'ın Kur'an'da belirttiği mantık ile değil de kendi mantıkları veya toplumda yaygın olan değer yargıları ile hareket etmeleridir. Bunun için kolaylıkla, hiç düşünmeden, Allah'ın hiç sevmediği ve ahirette cezalandıracağı davranışları onaylayabilmekte, görmezlikten gelebilmekte veya pervasızca uygulayabilmektedirler. Yalan söylemek de bu tür davranışların başında gelir. Her ne kadar toplumda yalancılık kötü bir ahlâk özelliği olarak bilinse de, bu kimi zaman sözde kalır. Çünkü insanların önemli bir bölümü, ciddi bir kişilik bozukluğu olan yalancılığı alışkanlık haline getirmiştir.

İlginç olan ise; yalan söyleyen insanın çevresindekiler tarafından genellikle anlaşılması, ancak buna rağmen deşifre edilmemesi ve o kişinin de bunu bile bile yalanlarını sürdürmesidir. Yalancılık, insanlar arasında yaşatılan gizli bir lisan gibidir. Herkes birbirine bu konuda göz yumar, anlamazlıktan gelir. Örneğin; yalan söyleyerek çevresindekilere gösteriş yapan bir insanı, o ortamda bulunanlar çoğu zaman deşifre etmezler. Hatta kendileri de gösteriş yapmak için yalanlar uydurarak, ilk yalan söyleyene yetişmeye çalışırlar.

Ya da iki kişinin bulunduğu bir yerde bir şey kırıldığında, "Bunu kim kırdı?" sorusuna dahi gerek yoktur. Çünkü soran kişi kırmadığına göre, diğeri kırmıştır. Ancak, buna rağmen kıran kişi "Ben kırmadım" diyerek yalan söyleyebilir ve kendi aklına göre "o anını kurtarır". Oysa, kendini çok kötü bir duruma sokmuştur ve bunun farkında değildir. Çünkü hem yalancı olduğu görülmüştür ve bu nedenle kurtarmaya çalıştığı gururu aslında çok daha fazla zedelenmiştir, hem de -daha önemlisi- Allah'ın hoşnut olmadığı bir davranış göstermiştir. Çünkü yalan söylemek haramdır. Nasıl ki, bir Müslüman haram olduğu için domuz eti yemez ve buna büyük bir titizlik gösterirse ya da 5 vakit namazını kılarsa, yalan söylemek de aynı şekilde titizlik gösterilmesi gereken haram bir fiildir.

Ancak yalanın haram olduğunu düşünmeyen insanlar, zorda kaldıkları her durumda, kendilerini kurtarmak için hemen yalana başvururlar. Belki o an gerçekten zor bir durumdan kendilerini kurtarırlar ya da kurtardıklarını sanırlar, ancak tevbe etmedikçe ve dürüst bir insan olmadıkça, yalancılıklarından dolayı, ahirette sorumlu olabilirler.
İnsanların bir kısmı ahireti düşünmedikleri için, bir kısmı da söyledikleri yalanların zararsız olduğunu zannettikleri için kolaylıkla yalan söyleyebilmektedirler. Toplumda son derece yaygın olan "beyaz yalanlar" ifadesi de bunun bir örneğidir. Sözde beyaz yalanlar, kimseye zarar vermeyen, masumane, insanı o an bir sıkıntıdan kurtaran, küçük yalanlardır. Bu tür yalanların hiçbir sakıncası olmadığına inanılır. Ancak, yalan her durumda samimiyetsizlik, ikiyüzlülük ve sahtekârlıktır. Yalan söyleyen kişi, karşısındaki insanı kandırmakta, ona karşı samimiyetsiz davranmakta, ona saygı ve sevgi duymadığını göstermektedir. Bu nedenle yalanı, siyah veya beyaz gibi sıfatlarla sınıflandırıp, "Bu yalandan bir şey olmaz", "Bu zararsızdır" gibi çıkarımlar yapmak doğru değildir.
Yalan, Allah'ın hoşnut olmadığı ve insanlara yasakladığı bir tavırdır. Peygamber Efendimiz de, bunu sık sık dile getirmiştir. Peygamberimiz Efendimizin bu konuyla ilgili sözlerinden bazıları şöyledir:
"Yalanın her çeşidi günahtır..."
"Ey insanlar, pervanenin ateşe atılması gibi, sizi yalanın peşine düşmeye sevkeden şey nedir?"
"Yalan söz, büyük günahlardandır."


alıntı

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6993
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Yalan söylemek haramdır
« Yanıtla #1 : 28 Haziran 2007, 13:56:49 »
Mü’min Yalancı Olmaz

 Safvan İbnu Süleyman r.a. anlatıyor:
“ Ey Allah'ın Resulü!” dedik,
 “Mü'min korkak olur mu?"
 "Evet!" buyurdular.
"Pekiyi cimri olur mu?" dedik, yine: "Evet!" buyurdular.
 Biz yine: "Pekiyi yalancı olur mu?" diye sorduk.
 Bu sefer: "Hayır! buyurdular.  


  (Muvatta, Kelam 19)
« Son Düzenleme: 22 Aralık 2012, 01:20:05 Gönderen: Tuğra »

Çevrimdışı kenz

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1129
Ynt: Yalan söylemek haramdır
« Yanıtla #2 : 31 Ekim 2007, 12:42:57 »
Hanım sahabilerden Esma binti yezid (R.A.) Resülü Ekreme ey Allahın resulu bizlerden biri canının istediği yemeğe davet olunsa iştahım yok dese bu söz yalan olurmu yalan sayılırmı dedim Resulu Ekremhiç şüphe yokki yalandır yalan olarakda  küçük yalan olarak yazılır..
İNSAN akli ile melekleşen nefsi ile iblisleşen bir aciptir İNSAN
İNSAN kendi kabahatini bilmeyen cehli ile dünyalara sığmayan bir mağrurdur İNSAN
İNSAN bütün zaaf ve acziyyetine rağmen kudrete kafa tutan taşkın bir şaşkındır İNSAN
İNSAN maziye bağlı hâle aldanmış istikbali gözler bir taştır İNSAN

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6993
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Yalan söylemek haramdır
« Yanıtla #3 : 07 Kasım 2007, 17:08:59 »
Yalanın Küçüğü Olur mu?

İmam-ı Gazali Hz., "Sürekli işlenen küçük bir günah, istiğfarı yapılan ve bir daha işlenmeyen büyük bir günahtan daha büyüktür" der.

Çünkü, istiğfar ile insan o günahın atmosferinden çıkıyor, tekrar İlahi ölçüleri eksen alıyor ve ubudiyet tavrını takınıyor iken, "küçük" de olsa istiğfarı yapılmayan bir günah zamanla ölçüleri aşındırıyor ve insanı "yaşadığı gibi inanma" çizgisine sürüklüyor.

Durum bu olduğu halde, "küçük"lük bir meşrulaştırma aracı olarak çıkıyor karşımıza. Gündelik hayatın içinde söylenen nice yalan ve yapılan nice yanlış, "ufak tefek"liğini ileri sürerek masumiyet zırhına büründürülüyor.

Ama adelet-i İlahi, "Hak haktır; büyüğüne, küçüğüne bakılmaz!" diye hükmediyor. Ve Adil-i Hakim, Zilzal Suresinde Mahşer Gününü tasvir ederek, küçük şeylerin büyüklüğünü de bildiriyor:

"Kim zerre miskal iyiylik yapmışsa onu görür. Kim de zerre miskal kötülük yapmışsa onu görür (karşılığını bulur)."

Çevrimdışı suhup

  • okur
  • *
  • İleti: 63
Ynt: Yalan söylemek haramdır
« Yanıtla #4 : 15 Kasım 2007, 12:35:59 »
Bir kimse, Peygamber efendimize dedi ki:
- Bırakamadığım üç günaha tutuldum. Bunlar, zina, yalan ve içki.
Peygamber efendimiz de buyurdu ki:
- Yalanı benim için terket!
Adam, peki diyerek gitti. Bir günahı işleyeceği zaman, (Eğer bu günahı yaparsam, Resulullah sorduğunda, evet dersem suçum meydana çıkar. Hayır dersem, yalan söyleyerek verdiğim sözü tutmamış olurum) diye düşündü. Diğer iki günahtan da vazgeçti. (Şir’a)


Rabbim yalan söylemekten, yalan söyleyenlerin şerinden muhafaza etsin.
Kişiye sadakat yakışır görse de ikrah;doğruların yardımcısıdır Hazreti Allah.

Çevrimdışı BALYALI

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 161
  • Himmet ya Üstaz.!!
Ynt: Yalan söylemek haramdır
« Yanıtla #5 : 15 Kasım 2007, 17:46:01 »
Suçların en büyüğü yalan söylemektir.
Hz. Muhammed(S.A.V.)
 
Çok mal haramsız, çok söz yalansız olmaz.
Yunus Emre
 

 
 
اترك الترك ماتركوكم

Çevrimdışı Eşraf

  • okur
  • *
  • İleti: 58
Ynt: Yalan söylemek haramdır
« Yanıtla #6 : 07 Aralık 2007, 16:18:12 »
Doğruluk emanettir. Yalancılık hıyanettir. (Hazret-i Ebu Bekir)

Oğlum, yalandan sakın, o serçe eti gibi tatlıdır. Ondan az kimse kurtulur. (Lokman Hakim)

Allah indinde en büyük hata, yalan konuşmaktır. (Hazret-i Ali)

Yalancı ile cimri Cehenneme girer. Fakat, hangisi daha derine atılır, bilmem. (Şabi)

Doğru ile yalan, biri diğerini çıkarıncaya kadar kalbde boğuşur. (Malik bin Dinar)

İçi dışına, sözü işine uymamak, nifaktandır. Nifakın temeli ise yalandır. (Hasan-ı Basri)

Eshab-ı kiram indinde yalandan daha kötü bir şey yoktur. Çünkü, onlar, yalanla imanın bir arada bulunamıyacağını bilirlerdi. (Hazret-i Âişe)
Bu dünyanın cefasından sefasına nöbet gelmez.
Gâfil olma ilme çalış, geçen zaman geri gelmez

Mahi

  • Ziyaretçi
Ynt: Yalan söylemek haramdır
« Yanıtla #7 : 21 Haziran 2008, 11:02:25 »
HZ. LOKMAN'I OĞLUNA NASİHATLERİ
—  Oğlum! Yalandan sakın,  zira o serçe eti gibi tatlı gelir. Ondan az kimseler kurtulabilir.
  Ey Oğlum! Üç şey. üç şey ile bilinir: Hilim gadap ânında, şecaat harp meydanında, kardeşlik ise ihtiyac ânında.
  Ey Oğlum! Dünyayı sat âhireti al Böylece alış verişinde, her  iki yönden kâr edersin. Sakın âhiretini satıp dünyayı alma! Zirâ bu sûretle, her iki tarafdan zararın olur.
—  Ey Oğluml Orta halde ikram edici ol, saçıcı olma!

Çevrimdışı Eymen

  • Moderatör
  • araştırmacı
  • *****
  • İleti: 313
Üstü kapalı yalan söylemek
« Yanıtla #8 : 03 Ağustos 2008, 10:36:52 »
Tariz ile (üstü kapalı) yalan söylemekte mekruhtur. Ancak bir ihtiyaç olursa müstesna. Meselâ bir adama “Ye” dendiğinde dünkü yediği yemeği kast ederek “ben yedim” demesi gibi. Hizanetülmüftin’de de böyledir.[1] Yalan bazen mubah olur bazen vacip olur. Bu hususta umumî kaide Tebyinülmeharim ve başka kitaplarda İhya’dan geçtiği gibi şöyledir : İstenen her hangi güzel maksada hem doğrulukla hemde yalanla varabiliyorsa o zaman yalan haramdır. Eğer sadece yalan ile o güzel maksada vasıl olunabiliyorsa o zaman mubah olur. Eğer o maksat mubah ise. Eğer yalansız yapılması mümkün olmayan o maksat vacip olursa o zaman yalan söylemek vacip olur. Meselâ bir zalimden gizlenen bir masumu görse halbuki zalim onu öldürmek istiyor veya eziyet etmek istiyor. Burada yalan söyleyip onu görmediğini söylemek vacip olur. Ayni şekilde elindeki bir emaneti cebren alacak biri sorduğunda inkar edip yok demek vacip olur. Yaptığı köyü bir fiili sultan sorduğunda yapmadım der. Zina ve şarap içmek gibi. Çünkü bunun izharı (açıklanması) da ayrı bir kötülüktür. Müslüman kardeşinin sırrını gizlemek içinde yalan söyleyebilir. Eğer bir yerde doğru söylemenin mefsedeti (zararı) yalanın mefsedetinden çok olursa o zaman yalan yapmak mubah olur. Eğer aksi olursa yani doğru konuştuğu zaman mefsedet olmayacak veya yalan konuşmaktan az olacaksa veya şek ederse o zaman yalan haram olur. Eğer doğru söylediğinde meydana gelecek zarar kendi nefsiyle ilgili ise müstehap olan yalan söylememektir. Eğer başkasıyla ilgili ise başkasının hakkı için müsamaha etmek caiz değildir. En kuvvetlisi ve en iyisi mubah olduğu yerde onun terk etmektir.

Adet edinilen şekilde konuşurken mübalağa yapmak yalan değildir. Meselâ “sana bin defa geldim” demek gibi. Çünkü kişinin burada maksadı bin defa değil, mübalağa (çok geldiğini ifade etmektir). Lakin bir defadan fazla gelmediyse o zaman yalancı olur.

Mübalağanın caiz olduğuna Resulüllah (sav) efendimizin “Ebu Cehme gelince o bastonunu hiç omuzundan indirmiyor” hadis-i şerifidir. İbni Hacerilmekki Elheytemi dedi ki “ Şiirdeki yalan mübalağaya haml edilemediği zaman yalandan sayılmaz. Şairin “Ben gece gündüz seni çağırıyorum. Hiçbir mecliste sana şükr etmekten boş kalmıyorum” sözleri gibi. Çünkü yalanını doğru gösterir. Halbuki şairin şirinde maksadı onu doğru göstermek değildir. Ancak bu bir sanattır.

Tahavi ve diğerleri “Sayılan yerlerde yalanın mubah olmasından murat bunlar tarizler (dolaylı yollardan, te’vil ile yalan söylemek)üzerine haml olunur. Yoksa yalanın kendisi haramdır.” dediler. Ben derim ki, Tahavi ve diğerlerinin sözü doğrunun ta kendisidir. Zira Cenab-ı hakk “Yalan söyleyenler kahrolsunlar”[2]  buyurmuştur. Resulüllah (s.a.v.) efendimiz de “Yalan fücurla beraberdir, onların ikisi de ateştedir.” buyurmuştur. Nitekim Hz. Ali, İmran bin Husayn ve diğer sahabîlern rivayet ettiği “Şüphesiz tarizlerde yalandan kurtuluş vardır” Hadis-i şerifi de bunu te’yid etmektedir. Bu hasen bir hadistir. Merfu hadis hükmündedir.Tariz, meselâ yemeğe çağırılan kişinin, dün yediği yemeği kasd ederek “ben yedim” demesi gibidir.

Tariz, ihtiyaç hasıl olan yerde mubah olur. İhtiyaç hasıl olmayan yerde tarizde mubah olmaz çünkü her nekadar  tarizin nefsinde yalan yok ise yalanı vehmettirir. İmam-i Gazali İhya’sında dedi ki “ Evet tarizler hakiki bir garaz sebebiyle mubah olur. Meselâ başkasının kalbini mizah ile hoşnut etmek gibi. Resulüllah (sav) efendimiz’in “ Cennete ihtiyar girmez” ve “ Senin kocanın gözünde beyaz vardı ” sözleri ve benzerleri gibi. Meselâ iki hanımı olan adamın bunlardan birine “ Sen benim yanımda kuman olan diğer kadından daha hayırlısın” deyip “ Bazı cihetlerden ondan daha hayırlısın” demeyi kast etmesi gibi.[3]


--------------------------------------------------------------------------------

[1] Fetavilhindiye  C.5  S.352
[2] Zariyat süresi   Ayet: 10   
[3] Reddülmuhtar  C.6  S.427 - 428

Zaman bir kılıçtır; sen onu kesmezsen, o seni keser.

Çevrimdışı omur

  • ömür
  • yazar
  • ****
  • İleti: 650
Ynt: Yalan söylemek haramdır
« Yanıtla #9 : 07 Ağustos 2010, 02:16:08 »
Allah razi olsun.

Çevrimdışı sons

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 213
Fal Haramdır
« Yanıtla #10 : 21 Aralık 2012, 22:18:29 »
"Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır. Allah'tan Başkası onu (gaybı) bilemez..."

(En'am 59)






 
« Son Düzenleme: 22 Aralık 2012, 01:24:49 Gönderen: Tuğra »
Bazen Susmalıyım Diyorum Kendime..
Susmalıyım Ki Gönlümün Sesi Gönüllere Ulaşsın..
Sesimi Duymamak İçin Direnen Kulaklar Bari Gönlümü Dinlesin..
Ben Susmalıyım Ki Tüm Zor Cümleler Gönlümü Dinleyenlere Kalsın..
Dilimle Konuşmak Canımı Çok Acıttı..
... ... Bari Gönlümden Konuşayım Da,
Biraz da ...
Canımı Acıtanların Canları Acısın...


[Mevlâna Celaleddin Rumî]

Çevrimdışı frknyesilyurt

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 32
Ynt: Fal Haramdır
« Yanıtla #11 : 21 Aralık 2012, 22:39:49 »
Eyvah eyvah... Bu hanımların hâli ne olacak :(