Gönderen Konu: İstanbul'un serin camileri  (Okunma sayısı 2302 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7477
İstanbul'un serin camileri
« : 09 Temmuz 2010, 02:46:32 »






Yazın sıcak günlerinde hem ruhu hem de bedeni dinlendirmek için en iyi adreslerden biri de serin camiler. İnsana dışarıdaki atmosferi de sıcak havayı da unutturan bu camilerden birinin kapısından içeri süzülmeye ne dersiniz?

İnsanlar yürüyor aşağı-yukarı; kimi aheste aheste, kimi de bir telaş haliyle. Dükkânlardan müzik sesi yükseliyor. Etraf cıvıl cıvıl fakat bir an insan sıcağın altında kendini bir karmaşada hissediyor. Farkında olmadan çoğu zaman bu tablonun içinde kaybolup gidiyoruz. Hep bir yerlere yetişme telaşı içinde yol alıyoruz. Bir an soluklanmak için etrafa dikkat kesildiğimizde en tenha mekânların bile kalabalıklarla dolup taştığını, gürültü sağanağına tutulduğunu görüyoruz.

İşte böyle anlarda bir caminin avlusundan içeri süzülmek insanı tüm bu karmaşadan, yoğunluktan alıp bambaşka bir atmosfere doğru sürüklüyor. Cami avlusundan girer girmez başlıyor insanın ruhundaki dinginlik. Şehre ait olan bütün gürültü geride kalıyor. Müthiş bir sessizlik kaplıyor etrafınızı, insan kendisiyle baş başa kalıyor, O'na yöneliyor.

O atmosferde kılınacak iki rekat namaz ve ardından yapılacak samimi bir dua, ruhu bambaşka bir serinlikle buluşturuyor. Eğer gün ortasında siz de şehrin gürültüsünden, hengamesinden, asfaltın yüzleri yakan sıcaklığından kurtulup biraz nefes almak, serin bir atmosfere girmek istiyorsanız bunun için fazla uzaklara gitmenize gerek yok! Tarihi bir cami varsa yanı başınızda hemen içeri girin, ferahladığınızı, serinlediğinizi hissedeceksiniz... İstanbul'un serin camilerinden içeri süzülüp kendini güneşin yakıcılığından kurtarmak isteyenlere işte birkaç cami adı...

Serin mi serin bir mekan, Mihrimah Sultan Camii: Üsküdar'a yolu düşüp de bu caminin avlusunda ya da içinde soluklanmayan herhalde yoktur. Caminin içi de dışı da her daim oldukça serin. İnsan burada bir yandan serinliğe kendini bırakırken bir yandan da binanın güzelliğini izlemeye doyamıyor. Sinan'ın, Kanuni Sultan Süleyman'ın Hürrem Sultan'dan olan kızı Mihrimah Sultan için yaptığı cami, usta mimarın erken dönem eserlerinden.

İçinde Türbe olan Yeraltı Camii: Diğer camilerin aksine birkaç basamak aşağı inilerek girilen cami, Bizans yapısı Kastelion Kalesi'nin bodrumu olarak inşa edilmiş. Karaköy'ün yoğunluğundan kaçıp insanın en güzel dinlenebileceği mekânlardan biri Yeraltı Camii. Ashâb-ı Kiram'dan Süfyan ibni Uyeyne'nin, Amr İbnül-As'ın, Vehb İbni Huşeyre'nin kabirleri de burada.

Sığınılacak Bir Liman: Atik Ali Paşa Camii: Sultanahmet'e yolu düşen herkes Sultanahmet Camii'ne gitme telaşındadır. Oysa Çemberlitaş'ta sol tarafta yer alan Atik Ali Paşa Camii orada sessizce durur ve ziyaretçilerini bekler. Özellikle sıcak günlerde serinliğiyle sığınılacak huzurlu bir liman gibidir.

Martı sesleri Cihangir Camii'nde dinlenir: Yıllardır Cihangir'in kafelerinden söz edip de Cihangir Camii'nden bahsetmeyenler bu camiye büyük haksızlık ettiler. Sultan II. Abdülhamid tarafından yaptırılan caminin avlusundan girer girmez müthiş bir İstanbul manzarası insanı kuşatıyor. Kızkulesi bütün güzelliğiyle tam karşıda dururken, hemen sağ taraftan görülen Topkapı Sarayı ve Ayasofya Müzesi insanı kendine hapsediyor. Tam bu esnada martı sesleri kuşatıyor etrafı. İnsan caminin avlusunda bu manzaraya görünce bir kez daha tefekkür ediyor.

İstiklal'de mola için Ağa Camii: İstiklal Caddesi'nin kalabalığı, yoğunluğu hiç bitmez. Güneşin altında cadde boyunca yürürken nefes almak isteyenler için iyi bir duraktır Ağa Camii. Orada kalabalıklar yok olur, insan kendiyle baş başa kalır. Alınan abdest insanı kendine getirirken okunan bir sayfa Kur'an-ı Kerim ruhtaki kalabalığı bertaraf eder.

Şehzadebaşı Camii'nin büyüleyen mimarisi: Kanuni Sultan Süleyman'ın genç yaşta ölen oğlu Şehzade Mehmet adına Mimar Sinan tarafından yaptırılan cami Saraçhane'de yer alıyor. Cami mimarisi insanı kapıdan girer girmez kendine hayran bırakıyor. Huşu içinde namaz kılan, kendi dünyasına dalan insanlar bir an camide insanların nasıl eşitlendiğini burada gözler önüne seriyor.

Teşvikiye Camii'nin insan hikayeleri: Abdülmecit tarafından yaptırılan camiden içeri girince bambaşka bir dünyaya açılır kapılar. Teşvikiye'de yol kenarındaki gürültülü kafelerde oturmak yerine caminin içinde dinlenmeyi tercih edenler farklı insan hikâyelerine de burada tanıklık ederler.

Herkes Yeni Cami'de: Yenicami adeta şehrin ortasında, Eminönü'nde kalabalığı kucaklamak için orada hep bekler durur. Merdivenleri, avlusu ile insanların adeta dinlenme mekânı haline gelen camide her zaman farklı bir manzarayla karşılaşmak mümkün. Avluda oturup denizi izleyen turistler de buradadır, camide kendini Kur'an-ı Kerim'in tesirine kaptırmış dinleyenler de... Yenicami şehrin tam göbeğinde, şehrin karmaşasından uzaklaşmak isteyenlerin sığınağıdır.

Sinan Paşa Camii, Her Daim Ölüm Ve Hayatı Hatırlatıyor: Mimar Sinan burayı Beşiktaş'ın ortasında adeta hayatın hızını kesmek isteyenler için yapmış. Caminin avlusunda çoğu zaman evsiz birinin mezarların arasında yattığına şahit olabilirsiniz. Bu tablo insana bir kez daha ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgiyi hatırlatıyor. Dışarıdaki yoğunluktan kaçıp dinlenmek için camiyi tercih eden, bir köşede uyuyan ve kendini caminin serinliğine, sessizliğine bırakan insan sayısı hiç de az değil.

Küçük Mecidiye Camii'ne Misafir Olmadan Geçmeyin: Yıldız Parkı'nın girişinde hemen sağ tarafta bulunan ve İstanbul'un en serin camilerinden olan Küçük Mecidiye'nin diğer bir isminin Misafir Camii olduğunu çoğu kimse bilmez. Etrafında yerleşim yeri olmayan cami, daha çok dışarıdan gelenlerin uğrak mekânı olduğu için bu isimle anılmakta. Kapısından içeri girer girmez müthiş bir sessizlikle insanı kucaklayan camide bu atmosferi kolay kolay hiçbir şey bozmuyor.



zaman

Çevrimdışı aydeniz

  • yazar
  • ****
  • İleti: 560
  • Hakka kul olmak
Ynt: İstanbul'un serin camileri
« Yanıtla #1 : 09 Temmuz 2010, 12:46:35 »
teşekkürler isra,her daim görülmeye değer,camilerimiz..