Gönderen Konu: Kabir Ahvali ve Kabir Azabından Sakınmak [20 Ekim 2008]  (Okunma sayısı 13121 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Lika

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 3884
    • Herkonudan.com
Ynt: Kabir Ahvali ve Kabir Azabından Sakınmak [20 Ekim 2008]
« Yanıtla #15 : 22 Ekim 2008, 07:45:29 »

Kabrin Korkunçluğu, Mümine Kolaylığı Ve Genişliği
Hakim, ibn-i Mace, Beyhaki, ve Hennad Zühd´de Hz. Osman, (RadiyAllahû anh)´in kölesi Hâni´den rivayet ettiklerin göre şöyle demistir: «Hz. Osman bir kabrin başında durup sakalları ıslanıncaya kadar ağladı.»Ona:«Cennet ve Cehennemden söz edildiği zaman ağlamıyorsun da, neden kabrin yanında ağlıyorsun?» denilince, o şöyle dedi:

Resulullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) :

«Kabir, âhiret menzillerinin ilkidir. Kişi ondan kurtulsa, arkası daha kolay olur. Ondan kurtulamazsa, arkası daha zordur» ve «Kabirden daha korkunç hiç bir manzara görmedim» diye buyurdu...



îbn-i Mâce, Berra´ (RadiyAllahû anh)´dan rivayet ettiğine göre şöyle demistir:

. «Bir cenaze ihtifalinde Resûlullah {Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) ile beraberdik. Bir kabrin kenarında durup ağladı, ağladı. Öyle ki yer ıslandı. Sonra, «Ey kardeşler, işte bunun için hazırlık yapınız» diye buyurdu.



Ahmed, Nesai, ibn-i Mace, Ibn-i Ömer (RadiyAllahû anhüma)´dan rivayet ettiklerine göre şöyle demistir:

Medine´de bir adam öldü. Resûlullah {Sallallâhû Aleyhi ve Sel­lem) namazını kıldı ve «keşke doğduğu yerde ölmeseydi.» buyurdu.

Halktan birisi;

«Neden yâ Resûlullah?» dedi.

Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) :

«Kisi doğduğu yer­den baska bir yerde öldüğü zaman, doğduğu ve öldüğü yerler arası kadar Cennette ona yer verilir,» diye buyurdu.



Ebu´l-Kasim bin Mende, ibn-i Mesud (RadiyAllahû anhVden ri­vayet ettigine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

«Gurbette Ölenin kabri, ailesinden uzak oldugu kadar genistir.»



îbn-i Mende, Ebû Said-i Hudri (RadiyAllahû anh) ´dan rivayet et­tigine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyur­mustur :

«Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çu­kurlarindan bir çukurdur.»



Beyhaki «Azabü´l-Kabir» kitabinda ve ibn-i Ebi Dünya, ibn-i Ömer (RadiyAllahû anhüma) ´dan rivayet ettiklerine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:

«Kabir ya cehennem çukurlarindan bir çukur, veya cennet bah­çelerinden bir bahçedir.»



îbn-i Ebi Seybe «Musannef»de, Sâbuni «el-Maideteyn»de ve îbn-I Mende, Ali bin Ebû Talip (KerremAllahu Veçhemi)´dan rivayet et­tiklerine göre, söyle demistir:

«Kabir cehennem çukurlarindan bir çukur veya cennet bahçe­lerinden bir bahçedir. Her gün üç sefer çagrir i ´Ben kurtlar eviyim, karanlik eviyim, vahset ve yalnizlik eviyim. »



îbn-i Mende, Ebû Hüreyre (RadiyAllahû anh)´dan rivayet etti­gine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyur­mustur :

«Mümin kabrinde yesil bir bahçe içindedir. Kabri ona yetmis, zira genislenir ve dolun ay gibi aydinlanir.»



Ali bin Muabbed, Muâz´e (RadiyAllahû anhâ)´dan rivayet etti­gine göre söyle demistir:

Âise (RadiyAllahû anhâ) ´ye:

«Yâ Âise bize hiç bildirmiyorsun, kabre koyduklarimiz ne olu­yor, baslarina ne geliyor» dedim.

Âise (RadiyAllahû anhâ) :

«Eger, mümin ise kabri kirk zira´ genislenir.»

Kurtubi demis ki, bu genislik, kabrin sikismasi ve suâli bittikten sonradir. Kâfir ise ona asla genislik olmaz.»


Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem)´in «Kabir ya bir çukur­dur veya bir bahçedir» sözü bize göre hakikattir. Mecaz degil.. . Ka­bir hakiki olarak yesillikle dolar. îbn-i Ömer (RadiyAllahû anhüma) hadisinde bu yesilligin reyhan çiçegi oldugunu belirtmistir.

Bâzi âlimler ise bu hadisin mecaz olduguna kail olmuslar ve kabrin . bahçe olmasindan kasit, kabir suâlinin kolayligi, hafifligi, emniyeti ve güzel hayati, rahati ve gözün görebilecegi kadar genis­ligidir. Nitekim, rahat yasayan birisi için ´filan cennettedir´ veya azap içinde olana ´filan cehennemdedir´ denilir.

Kurtubi demis ki, «birinci görüs daha üstündür»




imam Ahmed «Zühd»de Ibn-i Ebi Dünya «Kitabü´I Kubûr»da,Vehb bin Münebbih´den rivayet ettiklerine göre söyle demistir:

îsa (Aleyhi´s-selâm) bir kabrin basinda, havarilerle beraber du­ruyordu. Kabrin vahsetinden, karanligindan, darligindan söz ettiler. îsa (Aleyhi´s-selâm) dedi ki:

. «Sizler, ana karninda kabirden daha dar bir yerde Alllah genisletmek istedigi zaman genisletir.»



Kabir Âlemi-Suyutî
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Ynt: Kabir Ahvali ve Kabir Azabından Sakınmak [20 Ekim 2008]
« Yanıtla #16 : 22 Ekim 2008, 09:26:13 »
Bazı eserlerde: Bir sual bir yerde üç defa tekrarlanacaktır denir. Başka rivayetlerde bir husus için bir defa sual edilecektir.

Şaban, Ramazan ve Receb aylarında ölenlere de sual olunmayacağı rivayeti vardır. Ancak bu azap işi Cenab-ı Hakk'ıs meşiyyetine ta'alluk etmiş bir keyfiyettir. Allah ekram'ül'ekramîn ve erhamürrahımîndir.

Kabir azabı devamlı mı, yoksa muvakkat mi?

«Akşam sabah onlara ateş gösterilir veya onlar ateşe gösterilir» âyet-i kerimesine göre devamlı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, cürüm ve kabahat nispetinde kulun azap göreceğinde şüphe yoktur. Bu îmanı olanlara göredir. Hayatta olanların dua, sadaka ve tevbeleriyle de azabın hafiflediği bir gerçektir. (Ruh'ul-Beyân)

Meyyitin bazı dağınık parçalarına kabirdeki azap taksim edilir. O azalara Allah acı ıztırabını hissettirir. (Dürrül-Muhtar)

Peygamberimiz (S.A.) Efendimizin çocuğu İbrahim vefat ettiği vakitte defnettikten sonra kabri başına durup şöyle buyurmuştur:

«Ey oğlum! Kalb mahzun olur, göz damlar, Allah bize gazab etti, demiyoruz. «Biz Allah'dan geldik, yine Allah'a gideceğiz.»

Söyle oğlum: Rabbim Allah, dinim İslâm, babam Resûlûllah.» Sahabenin hepsi ağlamağa başladı.

Hazreti Ömer de sesli olarak ağlayıp kendini tutamaz hale geldi.

Resûlüllah, Hz. Ömer'e sordu: «Niçin ağlıyorsun, yâ Ömer?»

Ömer: «Yâ Resûlellah! Şu senin evlâdındı, daha bulûğ çağına varmamış, kalem onun üzerine bir günah yazmamış, böyle iken bu çocuk senin gibi birinin tevhid telkinine muhtaç olmuştur. Ya Ömer'in hali ne olacak, kendisi bulûğ çağına yarmış, üzerinden kalem geçmiş, böyle senin gibi telkin edeceği de yok, ne olacak hali?» demiştir:

Bunun üzerine Peygamberimiz (S.A.) Efendimiz de ağlamağa başlamış, sahabe de hep beraber ağlayınca, Cebrail Aleybis-selâm dünyaya teşrif etmiş ve aşağıdaki âyet-i kerî'meyi inzal buyurmuştur.

«Allah mü'minleri dünya dirliğinde de âhirette de sağlam söz ile sağlam yapar.» (Tefsir-i Hakkı)
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Lika

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 3884
    • Herkonudan.com
Ynt: Kabir Ahvali ve Kabir Azabından Sakınmak [20 Ekim 2008]
« Yanıtla #17 : 22 Ekim 2008, 21:55:12 »
Kabir Azabı
Ondan Allah´a sığınırız. Kur´an-i Kerimde müteaddit yerlerde bahsi geçmistir. «Iklil fi istinbat et-tenzil» adli kitabimda o yerleri zikretmisim.Buhâri, Ebu Hüreyre (RadiyAllahû anh) ´dan rivayet ettigine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle dua ederdi.«Ya Rabbi ben kabir azabindan sana siginirim.».Yine Buhari. Âise (RadiyAllahû anhâ) ´dan rivayet ettigine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) : "Kabir azabi haktir." diye buyurdu.îbn-i Ebi Seybe ve Müslim, Zeyd bin Sabit (RadiyAllahû anh)´den rivayet ettiklerine göre söyle demistir:

«Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) Beni Neccar´a âit bir duvarin yaninda, katirin üzerinde iken, birden binek kosup nerdeyse Resûhillah´i yere düsürecekti. Orda alti veya bes veya dört kabir vardi. Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) :

«Kim bu kabirlerin sahiplerini tanır» diye buyurdu. Bir adam: «Ben bilirim» dedi.

Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem): «Ne zaman öldüler» deyince.

«Bunlar sirk üzere öldüler» dedi. Sonra Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu:

«Bu ümmet kabirlerinde mutlaka imtihana çekilirler. Eger siz ölüleri defnediyor olmasaydınız, Allah´a duâ edip benim isittiğim kabir azabını size de işittirmesini dileyecektim.»


îbn-i Ebi Seybe, Buhari ve Müslim, Âise (RadiyAllahû anhâ) ´den rivayet ettiklerine göre, Peygamber (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:

«Kabristanlar, kabirlerinde bir azap görürler ve hayvanlar o azabin sesini isitirler.»tmam Ahmed, Bezzâr, Câbir (RadiyAllahû anh)´dan rivayet ettiklerine göre, söyle demistir:

»Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) Beni Neccar´a ait bir hurma bahçesine girdi. Benî Neccârli bazi adamlarin (ki cahiliyet döneminde ölmüsler) azap görürken seslerini isitti. Hemen korkulu bir halde çikip sahabelerine kabir azabindan Allah´a siginmalarini emretti..


îmam Ahmed, Ebû Ya´la, Acûri, Ebû Said-i Hudri (Radiyal­lahû anh)´den rivayet ettiklerine göre, Resûlullah {Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle demistir:

«Kâfirin başına kabrinde doksandokuz ejderha musallat olur. Kiyamet kopuncaya kadar, onu ısırırlar.»


Ebû Ya´la, Acuri, ibn-i Mende, Ebû Hüreyre (RadiyAllahû anh)den, rivayet ettiklerine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmustur:

«Mümin kabrinde bîr bahçe içindedir. Kabri yetmis zira genislenir, dolunay gibi nurlanir. Bilir misiniz su âyet-i kerime hangi konuda nazil olmustur:

: Kim zikrimden yüz çevirirse muhakkak ona dar bir geçim vardir.[23]

Sahabeler, Allah ve Resûlu daha iyi bilir dediler. Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki;

«O dar geçim, kabir azabidir. Nefsim kudret elinde olan Allah´a yemin ederim ki, ona doksan dokuz ejderha musallat olur. Vücudunu sisirirler, onu sokarlar ve kiyamete kadar cesedini tahris ederler.


îbn-i Ebi Seybe, îbn-i Ebi Dünya Acûri, Ebû Hüreyre (RadiyAllahû anh)´ dan rivayet ettiklerine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:

Bevlden sakininiz, çünkü kabir azabinin çogu ondandir.


îbn-i Ebi Seybe, Müslim ve Buhari, ibn-i Abbâs RadiyAllahû anhüma,dan rivayet ettiklerine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) iki kabrin yanindan geçerken, söyle buyurdu:

«Bunlar, azap görüyorlar. Azaplari da büyük günahlardan dolayi degildir. Birisi bevlden temizlenmiyordu, digeri de arada koguculuk yapardi. Sonra, Resûlullah elinde bulunan yas bir degnegi ikiye bölüp kabirlerine dikti. Ashab; Bunu neden yaptin yâ Resûlullah deyince;

«Umulur ki bunlar yas kaldikça azaplari hafiflenir» buyurdu.


îbn-i Ebi Dünya, Beyhaki, Meymûne (RadiyAllahû anhâî´dan rivayet ettiklerine göre Peygamber (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu:

«Ey Meymûne! Kabir azabindan Allah´a sigin. Kabrin en siddetli azabi giybet ve bevldendir.»
(Bevl=sidik)


Ahmed ve Isbehani, Ya´la bin Siyabe (RadiyAllahû anh)´i rivayet ettiklerine göre;

Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) sahibi azap gören bir kabrin basma geidi. «Bu, insanlarin etini yiyordu» dedi. Sonra yas bir dal istedi. Onu kabrine dikti. Ve «umulur ki, bu dal yas kaldikça azabi hafiflesin» diye buyurdu.


Beyhaki «Delailüfn-nübüvvet»te, Ya´la bin Mürre´den rivayet ettigine göre, söyle demistir:

Peygamber (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) ile bir kabristandan geçiyorduk. Bir kabirden sikisma sesini isittim. «Yâ Resûlullah! Kabirden sikisma sesini duyuyorum» dedim.

«Isittin mi ya Yala diye buyurdu. Ben «Evet» dedim.

Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) «O, kolay islerden dolayi azap görüyor» buyurdu.

Ben «nedir onlar» dedim. Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) :

«O insanlar arasmda koguculuk yapardi. Bevlden temizlenmezdi» diye buyurdu. Sonra, umulur ki azabi hafiflesin,» diye kabrine bir çubuk dikti.

Not: Ya´la bin Murre (RadiyAllahû anh) Ya´la bin Siyabe´dir. Siyabe (RadiyAllahû anhâ) anasi idi.


Imam Ahmed, Enes (RadiyAllahû anh)´dan rivayet ettigine göre söyle demistir:

Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) Ebû Talha´nin bir hurma bahçesinde iken Bilal da arkasinda

yürüyordu; bir kabrin yanindan geçtiler. Yâ Bilâl isittigimi isitiyor musun? «Bu kabrin sahibi, azap görüyor. Sorguya çekilmis, yahudi olarak belirlenmis,» dedi.


Beyhaki, Ebû Hüreyre (RadiyAllahû anh) ´dan rivayet ettigine göre, peygamber (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu:

Kabir azabi üç seyden olur. Giybetten, koguculuktan ve bevlden. Mutlaka bunlardan sakinin.

Yine Beyhaki, Katâde´den rivayet ettigine göre, söyle demistir:

Kabir azabi üç bölümdür. Bir bölümü giybetten bir bölümü koguculuktan, bir bölümü de, bevldendir.


Ibn-i Ebi Seybe, îmam Ahmed, Ibn-i Hibban, Acûri, ümm-ü Mü-bessir (RadiyAllahû anhüma)´dan rivayet ettiklerine göre;

Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) : «Kabir azabindan Allah´a siginirim» diye buyurdu. Ben:

«Yâ Resûlullah, insanlar kabirlerinde azap mi görecekler?» dedim.

Peygamber (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) :

«Evet hayvanlarin isitecegi bir azapla, azap görecekler.» dedi.


Kabir Âlemi-Suyutî
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Çevrimdışı secdegülleri

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 1
Ynt: Kabir Ahvali ve Kabir Azabından Sakınmak [20 Ekim 2008]
« Yanıtla #18 : 23 Ekim 2008, 13:02:19 »
Allah c.c razı olsun.

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Kabir Ahvali ve Kabir Azabından Sakınmak [20 Ekim 2008]
« Yanıtla #19 : 18 Şubat 2012, 22:48:40 »
Resüllullah sAllahu aleyhi ve sellemden nakl edilen bir haberde  şöyle deniliyor: <<Peygamber sAllahu aleyhi ve sellem  sahabeleriyle birlikte mekke mezarlığına gider,bir kabrin başında durur. ve ağlar. Ashab-ı Kiram da. sonra: -Ah! Durumunu bir bilebilseydim der. O anda Cebrail şu ayetle çıka gelir:

<<(Habibim) Şüphe yok'ki biz seni (rahmetimizin) kamil bir müjdeci(si) ve (azabımızın ) gerçek korkutucu(su ve habercisi) olarak o hak (Kuran) ile gönderdik,sen cehennemin arkadaşlarından (cehennemlik olanların küfürde ayak diremelerinden) mesül olacak değilsin>>
(El-Bakara: 119)

Sevad-ı Azam