Gönderen Konu: Kısaca ; Bir Ömür Mutlu Olmanın Sırrı. Okuyan da pişman okumayan da  (Okunma sayısı 2931 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı turk_ay

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 193
    • Yavuz Sultan Selim (Hadim-ül Haremeyn)

Kısaca ; Bir Ömür Mutlu Olmanın Sırrı…
[Bu yazıyı ısrarla yaymanız için uğraşacağım. Ne kadar kişiye ulaşırsa o kadar değerli olacaktır.]
 
Bu  yazıyı okuyanlar pişman olacak. Okumayanlar ise binpişman olacak. Okuyanlar ders çıkaracak. Okul kitaplarında ya da anne - baba dizinde alınmayan bir ders bu. Kimsenin kabul etmek istemediği herkesin gülen yüzünün altındaki gerçek gülümseme bu. Biraz pişkin biraz üzgün gülümseme.
 
Nerden nasıl başlasam bilemedim. Sıra aramıyorum konuya başlarken. Kimse üzülsün istemem aynı zamanda okuyan herkes üzülsün isterim kendi halini gördükçe. Kimse suç bulmasın bana doğruları yazdığım için. Ama herkes suçlasın beni sırf doğruları söylediğim için. Bazen ironi içerir yazdıklarım hemde yüksek düzeyde. Bazen yumuşatır gönülleri. Bazen de sıkılırsınız , ta ki şu sözlere kadar.
 
Peygamber efendimiz buyurmuştur.
 
Ben güzel ahlak’ı tamamlamak üzere gönderildim.
 
Ve yine..
 
Temizlik imandandır .
 
Ve atalarımız demiş ki ;
 
At,Avrat (hanım),Silah.
 
 
Neden at ?  Soruları  sordukça aydınlanacağız. Cevap buldukça aydınlatacağız.
At ; Zamanında, şan şöhret simgesiydi. At’ı olan yiğitti. Mert’ti. El- Harezmi kelimesinden türeyen “Karizma”  kelimesiydi At.  At’ı olmayan cengaver olamazdı. Kahraman olamazdı. Kimse ona itibar etmezdi.
Neden (Pusat) Silah ? Silah savunma aracıydı ilk başlarda…Sonra saldırı oldu. Sonra simge oldu. Gücün simgesi. İyi bir silahı olanın asla sırtı  yere gelmezdi.
Kısacası adam gibi adam olmak için gerekliydi at ve silah.
Neden Avrat ? Hanım namustur.  Hanım hükmetmektir. Onlar erkeklerin göğsünden bir parça ile yaratıldı. Belki adı hizmet etmektir kimi zaman, ama aynı zamanda sevilmektir Hanım olmak. Sadece birkaç dakikalık sevgi ya da ihtiyaç değildir. Aynı zamanda bir ömrün yarısıdır. Yalnızlığın en büyük ikinci merhemidir Rabbimizden sonra. Ne kadar muhtaç olduğumuz kesindir hanımlara. Hep perde arkasında kalan gizli kahramanlardır hanımlar. Çoğu zaman ihmal edilen ama asla vazgeçilemeyen. Erkeklerin güçlü olmasını bir kenara bıraktırıp ağlatandır Hanım olmak..Hanım olmak Peygamberimizin deyimiyle. Cennettin üstüdür. Çünkü Cennet Hanımların ayakları altındadır.
Peki neden bunları yazıyorum.
 Hanım derken sadece erkeklere hitap etmek için değildi bu yazı. Kendi değerini anlamayan hanımlarında bilmesi gereken bir şeydir hanım olmak. Konusu henüz belli olmayan bu yazı eksiksiz okununca anlam kazanır. Her kelimesi ayrı  manalar taşır. Şahsımın yazdığı güzel yazı değildir. Güzel olan, sizin yazılanlardan çıkardığınız manadır.
 
Güzel Ahlak için gönderilen Peygamber ; Neden böyle dedi ?  ‘Ben sizi cennet’e sokmak için geldim’ demedi. ‘Ben mükemmelim’ demek için gelmedi. Sırf biz mutlu olalım diye gönderdi Rabbimiz. Mutluluk kavramı  her insan için vazgeçilmez  temel kavramdır. Kimse mutlu olmayı istemiyorum diyemez. Bir şey isterken bile ‘istemek sözcüğü’ mutluluk ifadesidir. ‘Ben adam öldürdüm ha ha ha ‘ derken zalim insan mutlu oluyor. Yemek yerken ‘doydum’ diyen kişi mutlu olmak için yaşamak zorundadır. Ölmek istemeyen bizlerde daha fazla mutlu olmak için varız!
Peki neden güzel ahlak ? Toplum düzeni için, kişi sağlığı ve düzeni için.Herkes  kendine sahip çıksın diye. Hayvanlarda bile sadece Hınzır’da olmayan his  ‘Kıskançlık’  hissi için var bu ahlak denen şey. Toplumun vazgeçilmezidir kurallar yani ahlak. Yoksa herkes hırsız olmak isterse düzen mi olur ? Ahlaklı olan hırsız olmaz. Gerek maddi eşya gerek  ırz,namus için geçerli bu hırsızlık.
 
Bu satırlar herkes rahatça yatağında uyurken yazıldı. Belki ülkemizde bazı yerlerde sabah namazı vakti olmuştu ama yazının yazıldığı yerde olmadı.
 
Gelelim konunun toparlanmasına. Daha konu başlamadı. Yukarıdakiler sadece Neden? sorularına cevaptı.
 
 
Günümüz gençleri ; Sürekli stres (bunalım) içindeler. O yüzden devrimizin vebasıdır stres hastalığı. Çünkü herkesin aklına çözümü olmayan hastalık gibi yansıtılır. Ve bu kabul görmüştür.
Peki neden eskiden çok fazla stres olmazdı insanlar da ?
 
Çünkü herkes kendi işine bakardı. Başkalarıyla uğraşacak vakitleri yoktu.
Örneğin;
Ben facebookta şunu yazdım neden az kişi beğendi  derdi yoktu.
Ben okulda şu soruya cevap verdim ama hoca aferin demedi,derdi yoktu.
Ben yakışıklı oldum kızlar peşimden neden koşmuyo,derdi yoktu.
Bugün şu markayı giysem de bana baksın herkes,derdi yoktu.
 
Kişiler kendilerini beğenirler ama başkalarınında beğenmelerini isterler yoksa Mutlu olma duygusu çok eksik kalır. Sanki siz doğruyu biliyorsunuzda başkası bunun doğru olduğunu , güzel olduğunu bilmeyince o doğru , doğru değilmi ? Siz facebookta güzel söz yazdınızda biri beğenmedi diye mi kötü oldu ?
 
Herkes birilerini etkilemek ister ve ego tatmini dediğimiz olayı gerçekleştirmek için uğraşır. Ama güzel görünen bu olay gerçekleşmeyince, başlar Stres!
 
Güzellik konusu ; Konu güzel. Ya da konumuz güzellerden açıldı diyelim. Güzel deyince akla genelde güzel hanım gelir. Ya da Kız diyelim. Kızların hepsi güzeldir yeterki bakmayı  bilsin karşıdaki. Anneniz çok temiz çok hoş insan peki ya güzel mi ? Babanıza sorun ondan güzeli yoktur... Komşu kızı güzel mi ? Size göre ON NUMARA! Ya o kızın küçük erkek kardeşine göre ? Aman be şeytan görsün ablamın yüzünü!
 
Şimdi derdimi anlatayım.  İşin aslı her erkek özeldir. Her kız güzeldir.
 
Erkekler size diyorum ileride güzel bir eş  ister misiniz?
Kızlar siz  tertemiz duygusu olan bir eş istermisiniz ?
Size her baktığında sadece aşkı ve sevgiyi gören bir çift göze ne dersiniz ?
Peki ya bu bir çift göz sizden öncekilere de aynı hisleri verdiyse hoş olur mu ?
Peki evlenince gözlerine baktığınız kişini gözlerine önceden başkaları girdiyse ?
KISKANÇLIK dediğimiz olay sizi STRESe sokmaz mı ?
Peki bizler inanan insanlar olarak şu sözü tastik ediyor muyuz ?
“Allah yarına bırakır, Asla yanına bırakmaz”
Siz gençken o gençliğin verdiği deli kanla karşı cinsi etkilerken ileride size eş olacak kişi de aynı şeyleri yapıyor bunu biliyor  musunuz ?
Aşırı geçimsizlikten ayrılan çiftlerin tek derdi mi para ya da geçim ?
Sizce bir çoğunda ‘ilkgece sendromu’ yok mu ?
Bir bakmışsın ki sen gençken ne halt yediysen karşındaki de yemiş!
Siz neden Güzel Ahlak’ı tamamlamak üzre gelen bir  Peygambere ümmet olduğunuz halde o ahlakı oyuncak yapıyorsunuz ?
Şimdi konuyu çok basite indirgiyorum. Kendim içinde geçerli olan bir yazı  tamamen gözleme ve özeleştiriye dayalıdır.
Ortaokul, Lise  ve Üniversite’de gençler illaki biriyle çıkmak zorunda gibi bir hava var ! Eskiden ortaokulda yoktu bu ama Üniversitelinin nasıl biri olacağı  ortaokuldan başlıyor.
-Kaç kişiyle çıktın kanka ? Kanka be 5,6 kişi ama hepsi aynı kızların.
- Kız bu Ali senin kaçıncı sevgilin ? 7. Sanırım J amaan hepsi aynı işte..
-Ya aşkım senden önceki sevgilim bu kadar anlayışlı değildi.
(bir ay sonra)
-Ya geçen ay ki sevgilimle sadece bir hafta çıktık. Çok anlayışsızdı sen öyle değilsin aşkımmmm!!!!!
hımm..
Olayın rezilliğine bakın. İleride çıkaracağı sorunlara bakın. Yazıyı okuyan kişilerin aklından geçenlere bakın. Evlenince karşındakine artık söyleyecek sözü yok. Sevgisini bitirmiş Ortaokuldan liseye gelene kadar. Artık gözlerde aşk yok. Sadece belli bir tatmin duygusu ve de yanında idare etme hissi var.
Sorun anne babanıza neden ayrı değiller yıllarca kavga dahi etseler neden aynı yastıkta yaşlanmışlar ?
Cevap : - Annen’den başkası yoktu oğlum. (Çünkü sevgisini ilk harcadığı kişi o)
Sorun anne babanıza neden ayrılmışlar (Maddi konu hariç).
Cevap : - Oğlum (annen kadın değil,baban adam değil) bırak bir işe yaramaz (zamanında sevdiği kişi çok yaramıştı çünkü. Almış  tüm sevgisini…)
Hayat bu kadar acımasız ve gerçekken neden farkında değiliz ?
Arkadaşların arasında mahcup olmamak için ÇIKMAK zorunda kalan kardeşlerim sizce arkadaşlarınızın bir anlık bakış açısı mı ? Yoksa evlenince gözlerine bakmaya doyamayacağınız eşiniz mi ?
Hayat bazen kumar gibi ama sıradan kumar değil Tek atışlık bir oyun gibi. Atış hakkını kullandın mı oyunu kaybettin demektir.
 
Nasihat kısmı ;
Sizler gönlünüzü bir başka kişiyle kirletmeyin. İleride stres başlar geçimsizlik başlar.
 
Sizler gözünüzü başka gözle kirletmeyin.
Sizler ellerinize başkasını deydirmeyin.
Sizler değerinizi bilin. Birinizin ayağının altında cennet (Cennet annelerin ayakları altındadır.)
Diğerinizin cinsi  de o kadar muhteşem ki  ; Peygamber efendimiz erkektir.(Tüm peygamberler Erkektir)
Hanginizin daha kıymetli olduğunun ne anlamı var hepinizin kıymeti pahabiçilmez.
 
Arkadaşlar temizlik İmandandır.
 
Temiz olmak sadece sokakta çöpü alıp  atmak değil, üstünüzde ki kir değil, eşyalardaki toz değil…Temiz olmak Rabbine kul olabilmektir. Kendinizi (Nefsinizi) tutabilmektir. Karşınızdakine karşı mahcup olmamaktır. Sizler gençliğinizde karşı cinsin elini tutmayın ve eşinize tertemiz olun. Yoksa sizin çocuklarınızda başkasının elini tutar. Neden mi. “Allah yarına bırakır, Asla yanına bırakmaz”
Özenmeyin şu lanet dizilere. Oradaki yalan hayatlara özenmeyin. Özenti olmayın kendinize bakın ve özenli olun. Özeneceğiniz kişi var sa Peygamber efendimizden başkası değildir bu. Ya da onun yolundan gidenlere özenin. Size rica ediyorum yalvarıyorum emrediyorum sizden istiyorum ama nolur özenmeyin. Bırakın sizi kimse beğenmesin Emin olun evleneceğiniz kişi sizi çok beğenecektir hemde bir ömür boyu. Sevgili edinecekseniz de evleneceğiniz kişi ile sevgili olun. Yoksa kimlere yazık edeceksiniz biliyor musunuz ?
 
1 – Sevgilinize,
2 – İleride eşinize ,
3 – Sizi örnek alanlara ,
 4 – Sevgilinizin ileride ki eşine ,
5 – Çocuklarınıza ,
6 – Kendinize…
 
Eğer bir kişi sizden önce başkasıyla çıkmış ve mutlu olamamışsa sizinle de olmayacaktır. Şu çıkmak kavramı ! Ne utanç vericidir. Nasıl olurda gönül bağı kurmanız gereken kişiye sadece Çıkıyoruz benzetmesi yapabilirisiniz ?
“Ne mutlu bir kez sevenlere.”
 
“KİRLENMEK GÜZEL DEĞİLDİR. “
“Kirlenmeyin,Kirletmeyin”
 “Temiz bir gelecek için KİRden uzak durun”

Ve herkesin dilinde aynı iki kelime ; Adam haklı
Her açan senin gülün, hergünse benim günüm
Gözyaşı insan külüyse, her yakan insan sözü
Kıvılcım sözün özüyse, ayrılık yakar gözü
Tek gören gönül gözüyse, kelamım gönül sözüm

Yavuz Sultan Selim (Hadim-ül Haremeyn)