Gönderen Konu: Kuran-ı Kerim Kıraatı ile Alakalı Ders Programı  (Okunma sayısı 7086 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

zaman_1453

  • Ziyaretçi
Kuran-ı Kerim Kıraatı ile Alakalı Ders Programı
« : 05 Şubat 2012, 20:23:13 »

TECVİD:
1) Kuranı Kerim Kıraatı;( ورتل للقر ان تر تيلا ) Ayeti kerimesinin hükmüne göre evvela tecvid sonra talim yani tashii hurufdur.”Tecvid bilmeyene tecvid üzere talim okutmak günahı kebairdir” sözüne istinaden tecvid kuranı kerim kıraatında  programda birinci ders olarak kabul edilmektedir.
1.   Karabaş tecvidi babları metin olarak ezberletilmelidir.
2.   Evvela sıfatı lazıme – sıfatı arızalar ve ihtiva ettiği manalar öğretilmelidir.
3.   Tecvit: bütün kaideleri teknik bilgileri ve misalleri ile birlikte ameli ve nazari olarak bilmüşafehe öğretilmelidir.
4.   Birinci ders olarak kabul ettiğimiz bu bölümde ezan kamet kıraat usulüne uygun makam kalıbında talim ettirilmelidir.
5.   Yine bu ders bölümünde sıra ile bütün talebeye aşrı şerif okutularak bunun tatbikatı esnasında her türlü hatalar tashih edilmelidir.
6.   Aşrı şerif 10 ayet veya 10 ayet miktarına denilir ki aşrı şerifte dikkat edilecek hususlardan biri olan birinci ( ع ) secavend alametinden ikinci ( ع ) secavend alametine kadar yani mevzu bitimine kadar veya lamelif secavend alametinin olmadığı münasip bir yere kadar ezberletilip okutulmalıdır.
7.   Maddeler halinde ifade edilen birinci ders bölümünün zamanı haftada bir gün olmak kaydıyla yıl boyu sezon sonuna kadar devam etmelidir.



TALİM – TASHIHI HURUF:


2) Meharici Hurufun Taliminde Tatbik Edilecek Hususlar Şunlar Olmalıdır;
1.   Talim – tashıhı huruf ( maharici huruf ) ancak bir femi muhsinden bilmüşafehe öğrenilmelidir.   
2.   ( خذو ه من افو اه المشايخ ) siz onu ehlinin ağzından alın öğrenin emrine riayet etmekle kabildir.
3.   Kuranı kerim alfabesi olan 28 harf mahreçleri itibariyle ya kalındır ya incedir, ya ötredir ya esredir ya üstündür, ya cezmlidir ( sakindir ) ya şeddeli ya medli ya kasr iledir. Bu sayılanların tamamı tecvid`i reşadiyyede gösterilen usul ile öğretilmelidir. Hurufu heca ile okunuş şekli ( tekbir ile başlanır ) .
 سين شين صاد ضاد طا ظا عين غين فا قاف كاف  ( زاى ) ا با تا ثا جيم حا خا دال ذال را زا ( همزه ) الف (  الله اكبر)
لام ميم نون واو ها لام الف يا
Harflerin üstün, esre, ötre ile medsiz olarak okunuş şekli (tekbir ile başlanır ) :
ا ا ا ب ب ب ت ت ت ث ث ث ج ج ج ح ح ح خ خ خ د د د ذ ذ ذ ر ر ر ز ز ز س س س ش ش ش  ( الله اكبر )
ص ص ص ض ض ض ط ط ط ظ ظ ظ ع ع ع غ غ غ ف ف ف ق ق ق ك ك ك ل ل ل م م م ن ن ن و و و ه ه ه ى ى
Harflerin üstün, esre, ötre, ve cezm ile okunuş şekli ( tekbir ile başlanır ) :
 اء اء اء اب اب اب ات ات ات اث اث اث اج اج اج اح اح اح اخ اخ اخ (الي احر ه )( الله اكبر )

Harflerin üstün, esre, ötre, şeddeli ve medli okunuş şekli ( tekbir ile başlanır )
( الله اكبر ) اءا اءي اءو اء – ابا ابي ايو اب – اتا اتي اتو ات – اثا اثي اثو اث – ( الي احر ه )
‘Bu bölümün zamanı 1 ay olmalı’
3) Talim
1.   Talimin bu bölümünde tekbir alarak dualardan ( سبحانك ) den ( امنت ) ye kadar ifrat derecede makamsız okutulmalıdır.
2.   Euzü ve besmele`i şerif ile fatiha-i şerife ifrat derecede okutulmalıdır.
3.   Nas suresinden Duha suresine kadar ifrat derecede okutulmalıdır. ‘Bu bölümün zamanı 2 ay olmalıdır.
4.   Duha suresinden Nebe, mülk, fetih, rahman, ve yasin`i şerif sureleri ifrat derecenin üçte ikisi makam kalıbında tahkik tarikiyle okutulmalıdır. ‘Bu bölümün zamanı 1 ay olmalı’
5.   Bu bölümde ise Kuranı Kerimin başından başlayıp sonuna kadar hatim etmek hedefi ile hergün tedvir ve hadır tarikleri ile yerine göre tahkik tariki ile, her gün ortalama on sahife okutulmalıdır. ‘Bu bölümün zamanı 4 ay olmalıdır

NOT: Kuranı Kerim üç tarik üzere okunur.  Tahkık ( tertil ), tedvir, hadr tarikleridir.
Tahkik ( tertil) tarikleriyle bir sahife asgari 5 dakikada, Tedvir tarikinde 3 dakikada, Hadr tarikinde 1.5 dakikada hatasız pürüzsüz okunmalıdır.
Tahkık: Meddi muttasıl, meddi munfasıl, meddi lazım, meddi arız 4 elif, meddi liyn 3 elif miktarıdır.
Tedvir: Meddi muttasıl, meddi munfasıl, meddi lazım, meddi arız 3, meddi liyn 2 elif miktarıdır.
Hadr: Meddi muttasıl 2 elif, meddi munfasıl1 elif, meddi lazım 2 elif, meddi arız 1 elif, meddi liyn 1 elif miktarıdır.
Şeddeler ( idgam ) ve gunneler tahkık tarikında 1,5 elif, tedvir tarikında 1 elif, hadr tarikında 0.5 elif miktarı okunmalıdır.
   Vakıf, ibtida, vasıl hükümlerine mutlak riayet edilmesi şarttır. Harflerin ve medlerin hakkını gözeterek kaideleri bozmadan harfleri ezmeden ve üzmeden okumalı ve okutmalıdır. Dördüncüsünden yani Hezreme tarikinden şiddetle kaçınmalıdır.
   Hz. Ömer ( r.a.) şöyle buyurmuştur: “( شر السير الحقحقة و شر القر اءة الهزرمة ) Yola gitmenin fenası hayvanı fazla sürat yaptırıp bi`tab düşürmektir. Kıraatın hatalısı fazla süratli okuyup kelimeleri harfleri birbirine karıştırmaktır”
   VAKIF: Durmak durdurmak manasınadır. Kuranı Kerimin kıraatinde gerek vakıf gerek iptida mahallerini tespit ederek yanlış anlaşılmaları önlemektir. Vakıf ve iptida doğrudan doğruya Kuranı Kerimin manası ile ilgili husustur. Vakıf ve iptidaya riayet bizzat Peygamber efendimizin fiili sünneti ile sabittir. Ümmü Seleme ( r.a.) validemiz Rasülüllahın kıraatini şöyle tarif eder: ‘Rasülüllah Kuranı Kerimi okuduğu zaman kıraatini ayet ayet keserdi’ demiştir. ( et-tirmizi ) Fatiha suresinin ilk üç ayetini aralarında vakıf yapmak sureti ile okuduğunu rivayet etmiştir. Bu hususta Hz. Ali Efendimiz`in ( tecvidül huruf marifetül vukuf ) ‘Tecvid, harfleri haklarına riayet ederek okumak vakıfları bilmektir’ sözüde meselenin ciddiyetini açıkça göstermektedir.
   Tilavetin bütün hususiyetleri mütevatıren ve muttasılen Rasülüllah Efendimize dayanmasıdır. Vakıf ve iptida kıraatin bir rüknü olduğuna göre Kuranı Kerimin nüzülü zamanına kadar götürmek mümkündür. Vakıf ve ibtidanın vacip olması,tecvid ıstılahına mahsus bir vücuptur. Yoksa şer i ve fıkhi manası ile değildir. 
İmamı Cezeri    ليس في القران من وقف وجب = ولا حر ام غير ما له سبب 
   Yani “ne Kuran okuyanın vakfı terk ettiği zaman günaha gireceği vacip, nede vakıf yaptığı zaman günahkar olacağı haram bir vakıf vardır”.
   Elhazeliy = Elkamil isimli eserinde: “Vakıf;tilavetin süsü, Kuran okuyucusunun zinet ve kabiliyeti, dinleyenin anlayışı, alimin övgüsüdür” demişlerdir.
   Bu itibarla vakfın hakkı mutlak sükundur. Sükun üzere vakıf edilir. Bu sükun ya sükunu lazımdır veya sükunu arızadır.
   LAZIMi SÜKUN: ( يسن – ق – الم – واضرب – لهم – ام يلد – ولم – يولد ) gibi
   ARIZi SÜKUN: ( يعلمون – رسول الله – الاهو – ببرب الفلق – ويقبضن – من خوف – وباليوم الاخر )
Kelimenin ahirindeki harf şeddeli olursa vakıf halinde aynı harfin ikincisinde sükun ile harfin ihsas ettirilmesi şarttır. Misali : ( هن – اين المفر – ولاجان – وتب - فطل ) gibi
Vakfın çeşitleri: Vakfı tam, Vakfı hasen, Vakfı kafi, Vakfı kabih.
1.   Vakfı Tam: Kıssa, mevzu sonunda yapılan vakıflardır. Ne makabline ne de mabadine ihtiyacı vardır.( ملك يوم الدين اياك نستعين ) gibi.
2.   Vakfı Hasen:Mana tam olup lafzı tamamlanmadan yapılan vakıflardır.
(    ياما معدودة – باالناسية ناسية كلذبة )                             
3.   Vakfı Kafi: Kelam mana cihetiyle tamam olduğu halde başka bir cihetle ma`badinde mana`i müteallik bulunan vakıflardır. ( ومما رذ قنا هم بنفقون – وما انزل من قبلك – اولنك علي مدي من ربهم ) gibi
4.   Vakfı Kabih: Mecburiyet halinde mana ve lafız tamamlanmadan yapılan vakıflardır yani çirkin bir duruştur.
Muzaafda vakıf ( اولنك اصحاب - الجنر ) fiilde vakıf ( كيف فعل - ربك )
mübteada vakıf ( شهدا مهمد – رسول الله ) fiil ile mefulde vakıf ( واعبدوا - ربكم )
kavil ile mefulde vakıf ( قال – يا بني )
vakfı kabih ( وما خلقت الجن والانس-لاتقربوا الصلوة-فويل للمصلين-ان الله لايثتحي-وتر كنا يوسف عندمتاعنافلكله  )


İBTİDAİ KABİH: Kıraate başlanılması, mana cihetinden uygun olmayan çirkin bir başlangıçtır.           ( ان الله ثالث ثلاثة )( المسيح ابن الله )( ان الله فقيرنحن اغنياء )( يد الله مغلو له ). Kuranı Kerimde gerek vakfı kabih gerek ibtidai kabih sadece gösterilen misallerle sınırlı değildir. Bu misallere benzeyenlerde bu kabildendir. Vakıf alametlerinin mucidi Muhammed İbni Tayfur Essecavendi hazretleridir. Şifreli (rumuzlu) harf olarak tespit ettiği vakıf alametlerinin hiç birisinde durulması vacip değildir.
   Bu rumuzlu harflere verilen isim ise: Vakıf alameti, Secavend alameti, Durak işareti denilmektedir. Mana itibariyle vakf edilmesi lazım ve elzem olan yerlere ‘lazım’ kelimesinden (م ) harfi alınmıştır. “Mana cihetinden burada vakf edilmesi mutlaka icap eder” yerlere ‘mutlak’ kelimesinden (ط ) harfi alınmıştır. Burada vakf edilmesi caizdir.vakfı evladır denilen yerde ‘caiz’ kelimesinden ( ج ) vakf işareti konulmuştur. ( ز ) mücevvez alamettir ki geçmek evladır durmak caizdir. ‘mücevvez’ kelimesinden (ز ) vakf işareti konulmuştur. (ص ) murahhas alamettir ki durulabilir geçilebilir ruhsat vardır. ‘murahhas’ kelimesinden ( ص ) vakıf alameti konulmuştur. (ق) ( قد قيل ) alametidir vaslı evladır. ( قد قيل ) kelimesinden ( ق )  vakf işareti konulmuştur. ( قف ) vakfet manasınadır vakıf evladır. (ك  ) vakıf alameti (كذ الك ) manasınadır, bir evvelki geçen vakıf alametinin hükmü gibidir demektir.
   (لا) durulmamaya işarettir fakat nefes daralırsa durulur sonra gerisinden usulune uygun yerden alınır. Kıraate devam edilir. Ayet sonlarındaki ( لا) işareti ise mananın – mevzunun kelamın tamam olmadığına işarettir. ( صدق الله العظيم) denilmesi uygun değildir vakıf yapılmasına mani değildir, vakıf sünnettir.
   (لا ) vakıf alameti rukuya işarettir, ehli ilim cenabı hakkın bir mevzuda kelamının tamamlandığı yerde olduğundan, rukua gidileceğinden ( ع ) işareti konulmuştur. Bilhassa aşrı şerif nihayetinde               ( صدق الله الغظيم ) denilecek mahaldir.
   ( ج - ج) noktalı vakıf alameti vakfı muaneka – vakfı murakebe denilir. İkisinde değil birinde durmak lazımdır ( لاريب فيه هدي   ) gibi