Gönderen Konu: Kurban hakkında (Hutbe)  (Okunma sayısı 2323 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ücharfbeşnokta

  • Tarih öğrenmek farzdır...
  • aktif okur
  • **
  • İleti: 180
  • Kabı ayrı olanın Tadıda ayrı olur
    • zat-ı muhterem
Kurban hakkında (Hutbe)
« : 19 Ekim 2012, 11:27:53 »



Ey şerefi iman ile müşerref olan ehli iman
Hac Ayları içerisinde bulunmamız ve önümüzdeki günlerde gelecek olan kurban vesilesiyle hutbemiz bu günler hakkında olacaktır
Cenâb-ı Hak, bazı zaman ve mekanların kıymet ve faziletine işaret için, Kur'an-ı Kerim'in müteaddit ayetlerinde kasem buyurmuşlardır. Tefsir kitaplarımızda Zilhicce ay'ının ilk on günü ile alâkalı olduğu beyan edilen ve ilk başta okumuş olduğum ayeti Kerimede  "Kasem olsun fecre, on geceye, hem çifte hem teke ve gelip geçeceği sırada geceye" mealindeki Ayet-i Kerimesi ile de Cenab-ı Hak, Zilhicce ayının ilk on gününün kıymet ve faziletine işaret buyurmuşlardır.
 
Kurban Bayramı'nın birinci gününü de içine alan Zilhicce'nin ilk on günü, birçok esrarın vuku' bulduğu zamanlar arasındadır. Allâh (cc)'ın rahmeti, günahların bağışlanması, Cehennemden azat olunmak, keseceği kurbanlarla manevi yakınlığa nail olmak, yapacağı Hac vazifeleriyle kazanılan İlâhî mükâfatlar hep bu gecelerin tecelliyâtı arasında bulunmaktadır.
Muhterem Mü'minler,
Kameri ayların On İkincisi olan zilhicce ayı, İslam'ın beş esasından biri olan Hac farizasının îfâ edildiği umûmî af ayıdır. Allah (c.c.) için milyonlarca kurbanın kesildiği ve bir senelik hesapların görülüp amel defterlerinin kapandığı mukaddes bir aydır.

İnsan mevkice yüksek bir şahıstan davet alsa sevincinden yerinde duramaz, hemen onun yanına varmak ister; büyüklerin huzurunda bulunmaktan ve onlar tarafından adının anılmasından büyük bir saadet duyar. Hac için vaki olan davet ise âlemlerin Hâlikı, Rabbi ve Kâinatın Mâ'bûdu bulunan Allah (c.c.) tarafından gelmektedir.
Hangi mü'min, hac yapmak için yola çıkarsa, attığı adımların her birine bir sevap verilir ve derecesi yükseltilir.
Muhterem Mü'minler,
Her Meyve mevsiminde güzeldir. Fedakarlıkta bulunmak her zamanın ve her mekanın geçer akçesidir. Fakat böyle günlerdeki fedakarlık, kelimelerle anlatılamayacak güzelliktedir. Bunun en güzel örneği Kurban ibadetidir. Kurban, yaklaşmaktır. Her şeyi bizim emrimize veren Rabbimize yakınlıktır.

Geçen haftada belirttiğimiz gibi
Kurban borcunu bir yıl içerisinde ödeyebilecek mü’min, mutlaka kurban alıp kesmelidir. Kurbanda ismi azam sırrı olduğu için Kurban Gadab-ı İlâhiyi söndüren, Allahın Rızasını celb eder, kesildiği memleketlerdeki huzursuzlukları ortadan kaldıran, umumi affın tecelli etmesine sebep olan bir ibadettir. Kurban pek çok kaza-bela, felaket ve musibetlere karşı kalkandır. Bunu da unutmamak lazım. Unutmamak gerekir.
Peygamber Efendimiz, gücü yettiği halde kurban kesmeyenleri ikaz etmiştir. Diğer bir hadis-i şerifte de Kurban kesmenin Allah katında çok değerli bir ibadet olduğunu, kurbanlarımızın kıyamet gününde kurtuluşumuza vesile olacağını bildirmiştir.


Dünyevi konularda rahatça harcama yaparken, kurban ibadetine gelince şu veya bu nedenlerden dolayı kurban kesemem bahaneleri bulmadan, nasıl  kurban keserim niyetiyle  kurbanlar kesebilmek için bahaneler-sebepler araması ve bulmaya gayret etmesi icap eder.
Şuurlu bir Müslüman Allah rızası ve ahirette bineğimiz olacak olan sırta köprusunde üstüne binip bizi o köprüden geçirecek olan
 kurbanını alır,  kesmemiz icap eder
Nitekim Ayet-i Kerime de
Elbette o kurbanların ne etleri, ne kanları Allâh’a ulaşmaz.O'na sizden ancak güzel niyetleriniz ulaşır.”(Hacc Sûresi/37).

Muhterem Kardeşlerim,  Bir hususu daha sizlere  izah ettikten sonra hutbeme nihayet vermek istiyorum. Arefe Günü  yani önümüzdeki Çarşamba sabah namazından başlayarak beşinci günün ki Zilhiccenin on üçüncü, bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar her farzın arkasından “Allahü Ekber Allahü Ekber Lâ İlâhe illellâhü vallâhü Ekber Allahü Ekber ve lillâhil hamd” olan  Teşrik Tekbirlerini getirmek vaciptir.  Bu tekbirleri unutmayalım İnşAllah…  (4 Zilhicce 1433 ---19 Ekim 2012)
( sadakat.net // ücharfbeşnokta)

İhmal ihanete eşittir...

Tarih yazılırken okunmaz, yazıldıktan sonra okunur...