Gönderen Konu: Kurbanın Ehemmiyeti  (Okunma sayısı 1154 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Evfacan

  • Moderatör
  • araştırmacı
  • *****
  • İleti: 441
Kurbanın Ehemmiyeti
« : 04 Eylül 2015, 12:37:39 »

Kurbanın Ehemmiyeti 20 Zilkade 1436 (04 Eylül 2015) 
استعيذ بالله:  َلنْ َينَالَ الّٰل هَ لُحُومُهَا وَلَا ِدمَاؤُهَا وَّٰلِكنْ يَنَاُلهُ الَّتقْوّٰى ِمْنكُمْ كَذّٰلِكَ سَخَّرَهَا َلكُمْ ِلُتَكبِّرُوا الّٰل هَ عَلّٰى مَا هَدّٰيكُم37 وَبَشِّرِ الْمُحِْسنِينَ (سورة الحج، قال عليه السلام: َمنْ َوجَدَ َسَعةً وَلَمْ يُضَحِّ فَلَا َيقْرُبََّن مُصَلَّانَا 
Muhterem din kardeşlerim, 
Bugünkü hutbemiz Kurban ibadetinin ehemmiyeti hakkındadır. Hızla akan zaman seli içinde hac aylarına girmiş, Kurban ibadetinin ifa edileceği günlere yaklaşmış bulunmaktayız. İbadetlerin eda vakti gelmeden önce ona maddeten, manen ve zihnen hazırlıklı olmalıyız. İbadetlerin sayısız hikmetleri, maddi ve manevi güzellikleri vardır. Fakat biz ibadeti Allah’ımızın emri olduğu için yaparız. Kurban mali bir ibadettir ve Kur’an-ı Kerimde şöyle ifade buyrulmuştur: “Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik. Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Fakat ona sizin takvanız (Allah'a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.“ (Hac, 36-37)
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de kurbanın ehemmiyetini şu hadis-i şerifleri ile beyan buyurmuşlardır: “Kim kurban kesmeye imkan bulur da kesmezse bizim namazgahımıza yaklaşmasın!”  İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretleri, Peygamber Efendimizin kurban kesmeyenler hakkındaki bu dikkat çekici ifadelerini göz önünde bulundurarak Kurbanın vacip olduğuna hükmetmişlerdir. Böylesi önemli bir ibadetin fazileti de hiç şüphesiz büyüktür. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu fazileti şöyle beyan buyurmaktadır: "Kurban kesiniz ve ona iyi muâmele ediniz. Çünkü bir kimse kurbanını alır, onunla kıbleye dönerse, kıyâmet gününde o kurbanın kanı ve tüyü onu koruyan iki kale olur. Muhakkak sûrette kurbanın kanı Hz. Allâh'ın muhâfazasında toprağa düşer. Azıcık bir infâk (Allah rızası için harcama) sebebiyle çok mükâfâta nâil olursunuz." "Kim Kurban Bayramı gününde kesmek için kurbanına yaklaşırsa Allâhü Teâlâ'nın rahmeti de cennette ona yaklaşır, kurbanını kestiği zaman kanından akan ilk damla ile birlikte onu mağfiret eder, Allâhü Teâlâ o kurbanı kıyâmet gününde mahşere kadar onun için binek kılar, derisi ve her kılı adedince ona sevap ihsân eder." Gücü yeten kimsenin şefâate nâil olmak niyetiyle Allah rızâsı için Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri'ne bir kurban kesmesi menduptur. Hazret-i Ali (k.v.) Hazretleri biri kendisi için, biri Resûl-i Ekrem Efendimiz için olmak üzere iki koç kurban eder ve “Resûlullah (s.a.v.), zât-ı şerîfleri için kurban kesmeyi bana vasiyet buyurdular.” derdi. Kurban ibadetini ifa edebilenlere ne mutlu!   
Yiğit yaralı olur - Yine dağ gibi durur