Gönderen Konu: Limondan vazgeçmemeniz için 10 neden  (Okunma sayısı 10116 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7473
Limondan vazgeçmemeniz için 10 neden
« : 13 Kasım 2009, 03:46:11 »

Limon yaz-kış insanoğlunun sofrasından eksik etmediği bir meyve. Et yemeklerine, özellikle tavuğa eşlik eden limon, salataların da vazgeçilmez tadıdır.

Tatlıda da kullanılır, tuzlu yemeklerde de; çaya da sıkılır, çorbaya da... Daha bitmedi; limonun yararları saymakla tükenmez! Gribe iyi gelir, iştah açar, insanı güzelleştirir, cildi temizler... Daha neler neler...

1- Lezzet katma: Limon, güçlü narenciye tadı veren popüler bir meyve. Bu tat kabuğundaki yağlardan geliyor. Tipik olarak süslemede kullanılan limonu, yemeğin tarifine göre uzun dilimler halinde kesebilir ya da küçük küçük kıyabilirsiniz. Yemeklere limon lezzeti katmak için, sadece limon kabuğunun dış parçasını rendeleyin ya da keskin bir bıçakla ince ince dilimleyin. Daha acı olan alttaki beyaz kısımdan uzak durun.

2- Gremolata yapmak: Gremolata, İtalya'da meşhur olan, et, balık, dana incikle kullanılan bir çeşni. Sarımsak ve narenciye tadını seviyorsanız gremolata tuz ve biberin yerine servis edilebilir. Gremolata için, eşit oranlarda limon, sarımsak ve maydanozu karıştırın. Birkaç damla zeytinyağı sarımsak tadının yoğunluğunu azaltır.

3- Kaynayan yumurtalar: Pişerken kabuklarının çatlamaması için yumurtayı limon suyuyla fırçalayın. Eğer suya bir çay kaşığı limon suyu eklerseniz, piştikten sonra yumurtalarınızın kabuğu daha kolay soyulur. Ayrıca, limon suyu patateslerin ve karnıbaharın kararmasını da önlüyor.

4- Pörsümüş salataya can verir: Hiçbir şey buruşmuş, pörsümüş salata kadar kötü olamaz. Ancak, limon salataya ikinci bir can verir. Kendini bırakmış yeşilliklerin önceki lezzetli durumuna gelmesi için, bir kâse soğuk suyun içine sadece yarım limon sıkmanız gerekiyor. Sonra kâseyi bir saat kadar buzdolabında bekletin, yeşillikleri dışarı çıkarıp kurulayın.

5- Koruma malzemesi: Limonlar, yeni kesilen birçok meyveyi kararmaktan koruyor. Dilimlenmiş meyveler üzerine biraz limon sıkmak meyvelerin orijinal rengini korumasını sağlar. Bu etki birkaç dakikadan birkaç saate kadar sürebilir ve avokado, elma, şeftali, kayısı ve armut gibi birçok meyveyle birlikte kullanılabilir. Birçok insan, limonun birçok gıdanın tadını geliştirdiğini düşünüyor.

6- Tat geliştirici: Yemeklere limon sıkmak tuz tüketimini azaltır. Fazla tuz, kan basıncını, kalp krizi ile felç riskini de artırır. Amerikalılar günde 7 bin mg'a yakın tuz tüketiyor. Günlük tuz ihtiyacı ise sadece 2 bin 300 mg'dır. Limon suyu, en sevdiğiniz yiyecekler için farklı bir lezzet geliştirmede iyi bir seçenek. Tavuğa, bifteğe, ve sebzeler limon sıkarak lezzetini artırabilirsiniz.

7- Kanserle savaşır: Limon kabuklu siyah ya da yeşil çay içmenin, belirli kanser türlerini, yüzde 70'e varan oranlarda azalttığı belirtiliyor. Limon, cilt kanseri koruyucusu olarak güneş yanığını önlemeye yardım ediyor. Çay ve limon kabuğu kombinasyonunda bulunan doğal içerikler, vücudu cilt kanserine yol açan güneşin zararlı UV ışınlarından koruyor.

8- İçecekleri soğuk tutar: Buz kalıplarınıza bir damla limon suyu ekleyebilirsiniz. Suya, sodaya ve hatta çaya limon eklemek, içeceklerinizin tadının daha iyi olmasını sağlar. Buz kalıbınızı doldurduğunuzda taze limonu ortadan ikiye kesin ve suyun içine sıkın. Birkaç saat sonra herhangi bir soğuk içeceğinize eklemek için harika bir buzunuz olacak.

9- Limonata yapmak: Birkaç limonunuz varsa, limonata yapmayı deneyin. Sıradan bir limonata yapmayın. Yenilikçi olun ve limonatayı ananas veya karpuz suyuna karıştırabilirsiniz. Karışık limonatayı sevmiyorsanız, buz, limon, su ve şekeri karıştırarak hazırladığınız sıradan limonata da içebilirsiniz. Bu klasik içecek her zaman rağbet görecek.

10- Sağlığınıza iyi gelir: Limon suyu birçok yaygın hastalık için doğal, lezzetli bir tedavi. Boğazınız ağrıyorsa günde 3 kez limonlu suyla gargara yapabilirsiniz. Limon böbrek, karaciğe ve kanınızı temizliyor. Ilık ya da sıcak limon suyu, sindirim sisteminize iyi gelir. Sabahları uyanınca limon suyu içerseniz, sindirim ve dolaşım sistemi daha iyi çalışır.
« Son Düzenleme: 22 Ekim 2011, 21:43:16 Gönderen: tarihman »

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
İdrar yolu enfeksiyonuna karşı birebir
« Yanıtla #1 : 21 Nisan 2010, 00:21:03 »

 
Uzmanlar idrar yolu enfeksiyonlarına karşı en etkili koruyucunun 'limon' olduğunu söylüyor...
   
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sema Akman, 100 kız çocuğundan 7'sinde sistit görülebileceğini belirterek, ''Sistit böbrek yetmezliğine bile neden olabiliyor'' dedi.

Çocuk nefroloji uzmanı Prof. Dr. Sema Akman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mesane iltihabı anlamına gelen sistitin kız çocuklarında yüzde 7, erkek çocuklarında binde 1 oranında görüldüğünü kaydetti.

Mesanenin altında idrarın dışarıya çıkışını sağlayan üretra denilen bir bölüm olduğunu, üretranın boyu kız çocuklarında kısa olduğu için dışarıdan mikrobun mesaneye daha kolay ulaştığını ifade eden Akman, ''Bu nedenle sistit kızlarda erkeklere göre daha çok görülüyor. İdrar yaparken yanma ve acıma, gündüz çiş kaçırma, tuvalete yetişememe ve sık idrara gitme sistitin en önemli belirtileri. Bu belirtileri olan çocukta ateş de görülürse o noktada böbrek tehlikede demektir. Sistit böbrek yetmezliğine bile neden olabiliyor. Basit bir iltihap gibi düşündüğümüz durumların altında ciddi böbrek hastalıkları yatıyor olabilir'' dedi.

Yüksek ateşli çocuklara tanı konulurken bazen idrar yolu iltihabının akla gelmediğini kaydeden Akman, yüksek ateşli çocuklarda çiş kaçırma, idrar yaparken yanma şikayeti olmadan da böbrek iltihabı olabileceği olasılığının unutulmamasını istedi.

Kızlarda idrar yolu enfeksiyonunun hiçbir şikayet olmadan okul taramalarında ortaya çıkabildiğini söyleyen Sema Akman, şöyle konuştu:

''Yaptığımız bilimsel çalışmalarda, Türkiye'de çocukluk çağında kronik böbrek yetmezliğinin dolayısıyla diyaliz hastası olmanın en sık nedeninin tekrarlayan böbrek iltihabı olduğu ortaya çıktı. Bu konuda ciddi bir bilinç eksikliği var. Yüksek ateşte de idrar yolu iltihabı olabileceğini düşüp tahlil yaptırmalıyız. Tekrarlayan idrar yolu iltihaplarında veya yüksek ateşli idrar yolu iltihabı geçiren her çocuğun böbreğinde çocuk nefroloğu tarafından yapısal bozukluk var mı, idrarın böbreğe doğru geriye kaçışı söz konusu mu, böbreğinde kist var mı, böbrekte taş var mı diye incelenmesi lazım.''

İdrar yolu enfeksiyonlarında su içmenin önemine dikkati çeken Prof. Dr. Akman, çocukların yaş ve kilosuna göre günde 1-2 litre su tüketmesinin önemine işaret etti.

Kızlarda hijyenin de önemli olduğunu söyleyen Akman, alt temizliğinin mutlaka önden arkaya doğru yapılması, ıslak mendilin sık kullanılmasının florayı bozabileceğini ifade etti.

Akman, ''Tekrarlayan sistitleri engellemek için bol su içip alt temizliğini iyi yapmak önemlidir. Sistitte beslenme işe yarayabilir. Örneğin yoğurt, içerdiği laktobasiller sayesinde floraya olumlu katkıda bulunur ve idrar yolu iltihabının azalmasına sağlayabilir. Böğürtlen, yaban mersini, turna yemişi de çay olarak içilmesi halinde sistitin tekrarlanmasını engelleyebilir. Ama yüksek ateşli böbrek iltihaplarında çocuğu nefroloğun görmesi şarttır. Bu iki durumu iyi ayırt etmek lazım'' diye konuştu.

LİMON SUYU İYİ GELİYOR

İdrar yolu enfeksiyonlarında bazı bitkilerin yararlı etkilerine de değinen Akman, şunları söyledi:

''Limon suyu tekrarlayan sistitlerden korunmada iyi olabilir. Bunun yanı sıra böğürtlen idrarı söktürüyor. Bilim, bitki tedavisini değil şarlatanlığı reddediyor. İdrar yolu hastalıklarına iyi geldiği söylenen bitkilerin ortak noktası idrar miktarını artırmaları. Halk limon suyunun farkında değil ancak idrar yolu enfeksiyonlarına karşı en iyi koruyucu limon suyu. Maydanoz muhtemelen kendini daha iyi tanıtmış. Limon suyu yeterince imaj yapamamış ancak bilimsel olarak limon daha iyi geliyor.''

İdrar yolu enfeksiyonlarında uzun süreli koruyucu antibiyotik tedavisine ihtiyaç olduğunu ifade eden Akman, rastgele ve ara sıra antibiyotik kullanmanın antibiyotiğin faydasını ortadan kaldırdığına dikkati çekti.

Akman, ateşli böbrek iltihabı geçiren çocuğa koruyucu amaçlı antibiyotik tedavisi uyguladıklarını ancak antibiyotiklerin mutlaka hekim kontrolünde verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

bugün
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354
Ynt: Limondan vazgeçmemeniz için 10 neden
« Yanıtla #2 : 21 Nisan 2010, 09:47:06 »
teşekkürler kardeşim.tam bir şifa küpü desenize.

Çevrimdışı suden

  • suden
  • aktif okur
  • **
  • İleti: 207
Ynt: Limondan vazgeçmemeniz için 10 neden
« Yanıtla #3 : 21 Nisan 2010, 10:24:55 »
yine mühim bi konu ellerinize sağlık fg1)) fg20))
said,cennetlik kişidir.başkasından ibret alandır.
şaki,cehennemlik kişidir.BAŞKASINA İBRET OLANDIR.

Çevrimdışı ahdevefa

  • okur
  • *
  • İleti: 84
Ynt: Limondan vazgeçmemeniz için 10 neden
« Yanıtla #4 : 21 Nisan 2010, 23:59:15 »
Emeginize saglik.. bizleri bilgilendirdiginiz icin Allah razi olsun...
Mevla'nın herşeydeki sırrı "sabır"dır.
Açlığa sabredersin adı "oruç" olur.
Acıya sabredersin adı "metanet" olur.
İnsanlara sabredersin adı "hoşgörü" olur.
Dileğe sabredersin adı "dua" olur.
Duygulara sabredersin adı "gözyaşı" olur.
Özleme sabredersin adı"hasret" olur.
Sevgiye sabredersin adı "AŞK" olur.

(Hz. Mevlana)

Çevrimdışı omur

  • ömür
  • yazar
  • ****
  • İleti: 649
Ynt: Limondan vazgeçmemeniz için 10 neden
« Yanıtla #5 : 29 Temmuz 2010, 00:36:15 »
Tesekkürler Isra,  Tugra.

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Limonata sağlık taşır.
« Yanıtla #6 : 03 Ekim 2010, 01:01:14 »


Çocukluğumuzun o güzel lezzeti son yıllarda yeniden aranır oldu, adeta yeniden keşfedildi. Türkiye, yıllık 500 bin tonla dünyada altıncı büyük limon üreticisi durumunda, ama dünya birincisi Meksika’da yıllık üretim bir milyon 850 bin ton.

Limon denince aklımıza ilk olarak yüksek C vitamini içeriği geliyor. Kuvvetli antioksidan etkisi nedeniyle protein, lipit ve hücre hasarını önleyici etkileri bulunan C vitamini, kolajen oluşumu üzerindeki etkisi nedeniyle eklem hasarlarında faydalı olabiliyor. Ancak limonda diğer vitaminlerin (A, B1, B2, B3, B6, folik asit) oranı düşük.

Limon meyvesinde bulunan önemli bir bileşik grubu ise flavonoitler (flavanon, flavonol, flavon grubu). Bu bileşikler antioksidan özellikleri nedeniyle birçok hastalığın önlenmesinde ve tedavisinde yararlı oluyor. Meyvelerin kullanılan kısmına ve işleniş şekline göre flavonoit bileşimleri değişiyor. Limon kabukları flavonoitler ve fenolik bileşikler bakımından en zengin kısmı. Limonun içteki etli kısmı ve elle sıkılan limon suyunun flavonoit içeriği ise biraz farklı.

KABUĞUYLA YEMEYİN

Sitrik asit limon suyunun diğer önemli bir bileşeni; bir bardak limon suyunda 6-7 gram civarında bulunuyor. Bu madde bilhassa hipositratüri hastalarında böbrek taşı tedavisinde faydalı. Limon suyu gibi sitrik asit bakımından zengin içeceklerin içilmesiyle artan idrar hacmine bağlı olarak, kalsiyum ve diğer kristallerin doygunluğu azalarak idrarla sitrat atılımı artıyor.

Böylece böbreklerde kristallenme ve dolayısıyla böbrek kumu ya da taşı oluşumu önlenmesinde yararlı oluyor. Ayrıca limon suyundaki sitrik asit kendini yorgun hisseden kişilerde halsizliğin giderilmesinde yardımcı oluyor.

Yürütülen bilimsel çalışmalar limonda bulunan flavonoit tipi bileşiklerden özellikle flavanonların (eriyositrin, hesperidin, naringin) çeşitli kanser tipleri üzerinde deneysel olarak etkili olabileceğini gösteriyor. Bunlardan ilk ikisi limon suyunda da, naringin ise limon kabuğu ve meyvenin etli kısmında bulunuyor. Ancak kansere karşı korunmak için bazı kişilerin söylediği gibi limonu ya da portakalı kabuğuyla yemeğe kalkmayın sakın!

İyi bir limonata hazırlanırken sadece limon suyu sıkılmaz, kabuğundan da bir miktar içerisine rendelenerek güzel bir aroma sağlanır. Bu suretle limonatanın içerisine bir miktar naringin ve kabuklarındaki cepler içerisinde bulunan uçucu yağı da katılmış oluyor. Tabii limon suyundaki yüksek C vitamini içeriği de kanserlerden korunmada katkı sağlıyor.

POTASYUM AÇISINDAN ZENGİN

Limon suyunun yüksek tansiyon hastalarında kan basıncını düşürdüğü klinik çalışmalarla gösterilmiş. Deneysel çalışmalar flavonoit içeriğinde bulunan hesperidin ve diosminin damarlar üzerindeki etkisi nedeniyle kronik toplardamar yetersizliklerinde ve kronik hemoroitlerde yararlı olabileceği ortaya koyuyor.

Ayrıca limon vücut için yararlı bir mineral olan potasyum bakımından zengin. Bu mineral kalp işlevlerinin dengelenmesinin yanı sıra sinir uyarılarının kaslara iletilmesinde rol oynuyor. Tüm bu yararların yanı sıra limon suyu içerisindeki sitrik asidin yağ yakılmasını artırarak zayıflamaya yardımcı olduğunu gösteren çalışmalar da bulunuyor.

İLAÇ KULLANANLAR DİKKAT!

Peki, limon suyu ya da limonata içilmesinde dikkat edilmesi gereken bir durum var mı? Limon suyu da, aynı aileden olan greyfurt suyuyla benzer şekilde etki ederek vücutta bazı ilaçların emilimini artırıyor ve dolayısıyla bazı ilaçların istenilenden daha fazla miktarda emilmesine bağlı olarak yan etkiler görülebiliyor.

Ancak limon suyu, greyfurttan farklı olarak seyreltilerek limonata halinde içildiğinde bu tip ilaç etkileşmeleri daha düşük oranda gerçekleşiyor. Yine de ilaç kullanan kişiler dikkatli olmalı! Limonata, ilaç içildikten 1-2 saat önce ya da sonra tüketilmeli.

Limon suyu gibi sitrik asit bakımından zengin içecekler böbrek kumu  veya böbrek taşı oluşumunun önlenmesine, ayrıca halsizliğin giderilmesine yardımcı oluyor.

Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA
« Son Düzenleme: 03 Ekim 2010, 20:31:16 Gönderen: moderatör »
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı mazlum

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 861
  • Allah'a giden tüm yollar.Kalp lerden gecer.
Ynt: Limondan vazgeçmemeniz için 10 neden
« Yanıtla #7 : 03 Ekim 2010, 19:41:44 »
Tsk ler Tugra
Limon hakkinda , oldukca genis bilgi , saglikli bir kis gecirmek icin ,
Limona ihtiyac var .

Vesselam
Bir harf yeter inan, varsa o evde bir insan.

Dost Ararsan Kendine Bak
Dostun Ağlasını Bulursun
Düşman Ararsan Yine Kendine Bak
Düşmanında Ağlasını Bulursun .
vesselam .

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7473
Bayılana değil herkese limon
« Yanıtla #8 : 22 Ekim 2011, 21:14:03 »
Çorba ve salatalarımızın olmazsa olmazı ve C vitamini deposu olan limonun yaprakları kış aylarında bile yemyeşil kalabilen kraliçe besinlerimizdendir.

Limonun hem kabuğu hem meyvesi bize çok çeşitli kullanım alanları açar. Çok miktarda C vitamini içeren limonun belli bir miktar kabuğunu, çiçeği ve yaprağını bal ile karıştırıp macun haline getirin. Zaman zaman bir çorba kaşığı alırsanız kalbinizde ferahlık hissedeceksiniz. Yine bu macundan almaya devam ederseniz damar tıkanıklığı ve baş dönmelerine de iyi geldiğini göreceksiniz.

Limon suyu

Hem ateşi düşürür hem yüksek kan basıncını normale döndürür. Ayrıca iyi bir balgam söktürücü olan limon suyu ihtiva ettiği C vitamini sayesinde nezleye de iyi gelir. Limon suyuyla gargara yaptığınızda bademcik iltihaplarına fayda verecektir.

Doğal el kremi formülü

Bir ölçü gliserin, yarım ölçü zeytinyağı, yarım ölçü gülsuyu ve bir ölçü de limon suyunu bir şişeye koyup iyice çalkalayın, ellerinizi yıkadıktan sonra kullanacağınız bu solüsyonun ellerinizde meydana getirdiği yumuşaklığı fark ettiğinizde bundan vazgeçemeyeceksiniz. Babaannemin tarifidir, denemiştir, memnun kalınmıştır.

Sabah kalkar kalkmaz aç karnına sıkıp içeceğiniz iki limonun suyu ishali keser.

Gün içinde de bir kâse yoğurda dört beş silme yemek kaşığı nişasta katıp yerseniz de ishalinizin kesildiğini göreceksiniz.

Parlak dişler

Limon suyu hem diş etlerinizi kuvvetlendirir, hem dişlerinizi beyazlatır. Bir başka formül de; haftada bir-iki kere uygulanabilecek bir karışım. Bir parça karbonatın üzerine limonu sıkın ve diş fırçasıyla dişlerinizi ovun, ne kadar işe yaradığını göreceksin.

Limon gıda zehirlenmelerini önler, bununla birlikte biraz nane ile kaynattığınız limonu içerseniz mide bulantınızın çok kısa sürede geçmesi sizi rahatlatacaktır. Bu karışım, eğer kusmanız varsa bunu da keser ve safrayı geçirir.

Böbrek tıkanıklığını geçirir

Limon, böbrek tıkanıklıklarının geçmesine, böbrek ve mesanedeki taşların düşmesine yardımcı olduğu gibi karaciğer rahatsızlıklarında da limon suyundan istifade edebilirsiniz.

Bir mutfak sırrı

Pişireceğiniz tavuk yemeklerini kısık ateşte ve ince dilimlenmiş bir limonun tamamını yemeğin içine katarak yaptığınızda yemeğin lezzetinin bir kat daha arttığını göreceksiniz.

Sivilceleri kurutup cildi güzelleştirdiğini de ekleyerek limon bahsini kapatalım.

« Son Düzenleme: 22 Ekim 2011, 21:42:38 Gönderen: tarihman »

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Limondan vazgeçmemeniz için 10 neden
« Yanıtla #9 : 14 Eylül 2013, 19:30:44 »

Limon, C vitamini yönünden yüksek olan, sarı renkli, dışı asitli bir kabukla kaplı, içisi ekşi ve sulu dilimler halinde oval bir yapıya sahip bitkinin meyvesidir. Ülkemizde limon yetiştiriciliği Akdeniz Bölgesi ile Kıyı Egenin sınırlı kısımlarında üretilmektedir.  Son derece güzel kokulu, güzel çiçekli, vitamini en çoğu kabuklarında bulunan limon ilkbahar mevsiminde çiçek açar. Son baharın sonuna doğru olgunlaşır ve  hasat edilir
Limonun Zararları

Fazla içilen limon suyu kanı inceletebilir. Çok fazla limon yerseniz diş etlerinizde kanama başlar. Yine fazla oranda tüketilen limon mide ülserine ve gastrite yol açabilir.

Limon Kabuğunun Faydaları
Limon kabuğu genelde pasta ve kek yaparken aroma katması için kullanılır. Limon kabuğunu pasta ve kek dışında kullanmayarak limon kabuğunun tüm yararlarını çöpe atıyoruz. Aslında limon kabuğunun o kadar çok faydası var ki, bu faydaları bilseniz limon kabuklarını çöpe atmaktan vazgeçersiniz. Limon kabuğunun yabana atılmayacak faydaları var.
 
İşte size limon kabuğunun faydaları:
**Lİmon kabuğu Kalpten kansere kadar hastalıkların önleyicisi faydası vardır.
**Limon kabuklarının özellikle cilt kanserine karşı bir kalkan oluşturur.
**Limon kabuklarını yemeklerinizde kullandığınızda cildiniz güzelleşir.
**Limon kabuğunun sinirleri yatıştırma özelliği vardır.

Limon Kabuğunun Diğer Faydaları
Kavurucu yaz sıcaklarından ruhumuz da bedenimiz de payına düşeni alıyor. Tek derdimiz biraz serinlemek de olsa, cilt korumasına olabildiğince çok dikkat etmeliyiz. Cilt bakımı için ucuz ve kolay olanak sunan limon kabuğunun mucize gibi faydaları:

Limon Kabuğu Tümör Gelişimini Engelliyor
Limonun tadı güzeldir, serinletici etkisi vardır, C vitamini deposudur. Salatanıza katabilir, limonata içebilir veya yiyebilirsiniz. Limon kabuklarını kullanmak ise size bambaşka faydalar sağlayabilir. Yapılan bir araştırma ile limon kabuklarında bulunan dlimonene adlı maddenin çok güçlü bir cilt dostu olduğu belirlendi. Limon kabuğu D-limonene, narenciye yağında bulunan ve tümör gelişimini engelleyerek cilt kanseri riskini önemli ölçüde düşüren bir bileşkendir.

Limon Kabuğu D-Limonene Etkisi
11.00-16.00 saatleri arasında güneş ışınlarından kaçınmanız gerektiğini biliyorsunuzdur. Limon ve diğer turunçgillerden maksimum faydayı sağlamak için basit bir yöntem var: Ya gölgede tüketmeye çalışın ya da yerken hızlı davranın. Güneş ışınları etkisiyle elinizde tuttuğunuz parça limonun içindeki C vitamini 30 saniye gibi kısa bir sürede okside olur.

Limon Kabuğu İle Cilt Kanseri Riskini Düşürebilirsiniz
Sadece Amerika’da yılda 200.000 den fazla insan cilt kanserine yakalanıyor. Bu sorun son yıllarda ülkemizde de çok artış göstermeye başladı. Cilt kanseri güneşin parladığı her yerde kendini gösterebilir. Yüzünüzde, kulaklarınızda, ellerinizde ve dudaklarınızda oluşabilir. Limon kabuğu D-Limonene sayesinde bu riski çok düşürmek elinizde.

Limon Kabuklarını Yemeklere Katın
Limon kabuklarına geri dönüyoruz. Kabukları çayınıza katarak hem lezzet hem de güçlü bir cilt bakımına kavuşabilirsiniz. Makarna sosuna limon kabuğu rendesi eklemek iyi bir alternatif. Rendelediğiniz limon kabukları salatanıza, yaptığınız keklere ve kurabiyelere de katabilirsiniz.

Limon Kabuğu Kalbi Rahatlatıyor
Limon kabuğu aynı zamanda sinir sisteminize olumlu etki yapar, bakterileri öldürür ve kalbi rahatlatır.  Limon  kabuğu ile ilgili yapılan bir çalışmada, kadınların yumurtalık kanseri riskini de düşürdüğü ortaya konan limon kabuklarının bu özelliği de içeriğinde bulunan polifenollerden kaynaklanmaktadır.

Limon Kabuğu Karaciğere Yararlı
Son olarak cildimize yaptığı maksimum faydaları dışında limon kabukları, Karaciğer ve safra kesesine yararlıdır, mide asiditesini giderir ve balgam söktürücü etkisi vardır. Yenilebilir cilt bakımına limon kabukları ile başlayın!

uzuncahayat.com
« Son Düzenleme: 14 Eylül 2013, 19:34:28 Gönderen: mazhar »

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Gut Hastalığında C Vitamini
« Yanıtla #10 : 25 Aralık 2015, 14:16:12 »
Gut Hastalığında C Vitamini

Gut hastalığı aşırı et tüketenlerde yani protein fazla alnalarda olan bir hastalık. Bazen genetik olarak da ortaya çıkabiliyor. Nedeni kanda Ürik asit yükselmesidir.

Ürik asit yüksekliği olanlarda eklemlerle ağrı (artrit) olmaya çıkmaktadır.

Yapılan çalışmalar GUT hastalarında ve ürik asit seviyesi yüksek olanlarda C vitamininin faydalı olduğunu gösterdi.

Gut hastalığı için doktorunuzun verdiği ilaçlar yanında ilave olarak C vitamini 250 mg/gün kadar almak faydalı. C vitamini kan ürik asit düzeyini azaltıyor.

Ürik asit proteinlerden –pürinden oluşur. Özellikle kırmızı et yiyenlerde ürik asit daha fazla artar. Alkol ve bira ürik asit seviyesini artırır.

Ürik Asit Düzeyinin Arttığı Durumlar:

Menopozdaki kadınlar, erişkin erkekler
İnsülin direnci, uyku apnesi, şişmanlık,karaciğer yağlanması, hipertansiyon, metabolik sendrom, kalp damar hastalıkları
Böbrek yertmezliği
Preeklampsi
Et yemek, deniz ürünleri, bira içmek, alkol almak, Fruktoz yemek
Ani egzersiz yapmak
Kurşun zehirlenmesi
Düşük doz aspirin, idrar söktürücüler, etambutol ilacı, niasin vitamini,
Hızlı kilo verme, lösemi, polisitemi, uzun açlık, psoriasis
Yüksek yağlı beslenme
Paratiroid hormon yüksekliği
Konjestif kalp yetmezliği
Hipotiroidi (tiroid yetmezliği)
Psikolojik ve fiziksel stres
Maraton koşucuları
Yüksek seviyede yaşama
Sarkoidoz

HANGİ BESİNLER ÜRİK ASİT DÜZEYİNİ DÜŞÜRÜR:

1. Süt ürünleri, yoğurt ve ayran düşürür. C VİTAMINI ALANLARDA ÜRİK ASİT DÜŞER. C VİTAMİNİ İDRARLA ÜRİK ASİT (ÜRAT) ATILIMINI ARTIRIR. Kafein de (kahve) ürik asit düzeyini düşürür. Sebze, meyve, taze meyve suları , ananas faydalıdır..kakao, çikolata yenebilir.
2. Kilo verilmelidir. Fazla kilo ürik asiti artırır.
3. Alkol alımı kesilmelidir
4. Bol su içilmelidir (günde 10-12 bardak)
5. Protein yani et yemeği azaltılmalıdır.
6. Karnabahar, ıspanak, mantar az yenmelidir.
7. Sakatat yenmemelidir

C VİTAMİNİ

C vitamininin vücudumuzda yaptığı önemli görevleri şu şekilde sıralayabiliriz:

a) Vücudun mikroplara karşı direncinin artırılmasında
b) Kan damarlarının sağlamlığında rol alır.
c) Kemik, eklem bağları ve damarların yapısında bulunan kollajen isimli bir maddenin yapımını artırır
d) Noradrenalin isimli bir hormonun vücutta yapılmasında
e) Kolesterol isimli yağdan safra yapılmasında
f) Kuvvetli antioksidan maddedir. Vücudu oksijen radikalleri denen ve oksijenin vücutta yandıktan sonra oluşturduğu zararlı yan ürünlerinin hasarından korur. Vitamin E gibi diğer antioksidanların etkisini de artırır.
g) E vitamini ve folik asitin stabil hale gelmesini sağlar
h) Karnitin sentezinde faydalı olur ve böylece yağ asit transportuna katkıda bulunur.


C Vitamini Yetmezliği:

Sigara ve doğum kontrol hapları vücutta C vitamini düzeyini azaltır. Bu nedenle sigara içenler ve doğum kontrol hapı kullanan kişiler ilave C vitamini almalıdırlar.

Aspirin, C vitamininin idrarla atılmasını artırdığından eksiklik oluşabilir.

Kanı sulandırıcı ilaç alanlarda C vitamini alınınca bu ilaçların etkisi azalabilir. Bu nedenle coumadin gibi kanı sulandırıcı ilaç alanlar, günde 1 gramdan fazla C vitamini almamalıdır.

Yüksek dozda C vitamini alındığı sırasında kanınızda bazı tetkikler yanlış sonuç verebilir. Bu tetkikler bilirubin, kreatinin ve gaita’da gizli kan testleridir.

C vitamini eksikliğinde skorbüt isimli bir hastalık oluşur ki, bu hastalıkta diş etlerinde kanama ve dişlerde sallanma olur. Skorbüt hastalığında C vitamini eksikliğine bağlı kollajen sentezi bozulur ve bağ dokusu bozulur. Sonuçta da morarmalar, diş etlerinde kanama, peteşi denen nokta tarzı kanamalar, hiperkeratoz, eklem ağrıları, yara iyileşmesinde bozulma oluşur. Ayrıca halsizlik, eklem şişliği, eklem ağrıları, depresyon, nöropati gelişir.

C vitamini eksikliğinde ciltte kırışma, yaraların iyileşmesinde gecikme ve eklemlerde hassasiyet meydana gelir.

Hangi Gıdalarda Bulunur?

C vitamini siyah üzüm, yeşil biber, mango, karnabahar, lahana, brokoli, portakal, mandalina, greyfurt, böğürtlen, üzüm suyu, patates, domates, bezelye, pırasa, muz, çilek, şalgam ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunur. Bir orta boy portakalda 70 mg, bir domateste 23 mg ve bir greyfurtta 88 mg C vitamini vardır.

Ester C vitamini:

C vitamininin doğal formu yani besinlerde bulunan şekli L-askorbik asittir ve suda erir. C vitamininin palmitik asit tuzuyla yapılmış yapay şekline ‘Vitamin C-ESTER’ adı verilmektedir. Vitamin C-ester hem yağda hem suda erir. Bu nedenle daha etkilidir. Vitamin C-ester, kremlere katılarak güneş yanıklarında, psoriazis denen cilt hastalığında ve diğer bazı cilt hastalıklarında çok faydalıdır. .

Günlük C vitamini ihtiyacı erişkinler için 60 mg, gebelikte 80-90 mg, sigara içenlerde 100-200 mg kadardır. Alınabilecek en fazla doz 2000 mg/gün’dür. Bazı bilim adamları günlük 400 mg C vitamini alınmasını önermektedir.