Gönderen Konu: Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi  (Okunma sayısı 18376 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1939
    • http://www.sadakat.net
Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi
« : 14 Mayıs 2005, 16:32:43 »

Bundan bir kaç yıl önce batini(manevi) hastalıklar hakkında ehil bir pir-i fani ile bir kaç saat birlikteliğim olmuştu. Bir takım insanların da meclise dahil olmakla sohbetimizi keserek bizi meşgul ettiği bu saatlerdeki hoş sohbetimiz beni o günden sonra derin düşüncelere sevk etti.

Bir çok insanın manevi hastalıklarını beyan için geldikleri bu mekanda verilen ilaç genel manada tekti.Başka bir ifade ile; hastalıklar muhtelif olsa da tedavi yöntemi tekti.Sohbetimiz devam ederken bir teyze gelip çocuklarının aşırı derecede şımarık, yaramaz ve söz dinlemez olduklarından dert yandı.Cevap gecikmeden geldi ;Siz namaz kılıyor musunuz?

— Hayır.
— O zaman suçu kendinizde arayacaksınız.

 Biraz sonra başka birisi gelerek; eşine birçok kişinin borcu olmasına rağmen hiç birisinin borçlarını vermediğinden dert yandı. Bir takım ailevi yaşantısına ilişkin sorular sorduktan sonra çözüm yine aynı noktaya geldi.

Her ne kadar borçla bir bağlantısı yok gibi görünse de suçu kendilerinde aramaları gerektiği. Tabiki bunları söylerken laf olsun diye söylemediğini geçmiş teçhizatlarındaki isabetli sonuçlardan ve fayda sağlamış tedavilerinden anlamak mümkündü. Onları da gönderdikten sonra bana dönerek dedi ki:

—Bak evladım! Hayatta çok iyi bir dost, çok iyi bir arkadaş olmak istiyorsan suçu daima kendinde arayacaksın!"

Bu söz beni şimşek gibi kamçılamıştı. Ve günlerce tefekküre daldım. Bu gerçekten öyleydi ya? Daha önceden büyüklerimizden bu meyanda sözler işitirdik ama o kadar oralı olmazdık. Amenna der ve geçerdik. En son, söylenen bu nasihatten sonra bırakmış olduğu tesir ile daha somut olarak bu konuyu araştırmak ihtiyacı hissettim. Zira bu şuura ererek hareket edilse dünya ne kadar yaşamaya değerdi. Bütün arkadaşlarımız, çevremiz hatta başımıza gelen musibetler bile bize ne kadar sevimli gelecekti. En azından teselli bulacağımız bir noktası olacaktı.

Bunları beyan etmek için yüzlerce kitaptaki ayet hadis ya da evliyaullah’ın beyanatlarını zikretmek şu anda taakate muhal olsa gerek. Ama biz yine de bu engin gülistandan bir demet koparıp takdim edelim.

İslam akaidine göre bir müminin başına gelen tüm musibetler sıkıntılar kendi günahları sebebiyledir. Başka bir ifade ile; müminin başına gelen hiç bir felaket yoktur ki; kendi günahları sebebiyle olmasın.

Evet, evet. Başımıza gelen en ufak şey, bir iğnenin batması bile bir hatamızdan dolayıdır. Lakin tüm bunlar her ne kadar aleyhimize gibi olsa da işlemiş olduğumuz bir günaha keffaret mahiyetindedir. Başa gelen bu musibetler kul için bir ceza gibi takdir edilse de Allah’ın dünyada mübtela kıldığı bu belalarla tövbe yapılmamış bir takım günahların ahirete intikal etmeden dünyada cezalanması; aslında bir mükafattır ve Allahın sevdiği kullarına bir lütfudur. Zaten dikkat edilirse en büyük sıkıntıları başta Peygamberler daha sonra Allah dostları çekmiştir.

Çünkü herşey karşılıklıdır. Aç olmayan kimse yemeğin kıymetini anlayamaz, acı çekmeyen kimse sağlığın kıymetini anlayamaz, dünya da sıkıntı çekmeyen kimse de cennetin lezzetine mazhar olamaz..İmtihan dünyasında yaşayan insanoğlunun arasıra Allah c.c. tarafından özel imtihanlara tabi tutulmasından daha normal ne olabilir?

Tövbe suresinin 126. ayetinde “Görmezler mi ki, her yıl, bir veyâ iki defa imtihan olunurlar, sonra da tövbe etmezler, ibret almazlar.” Buyrulmaktadır. Yine; Dahhak Hz. der ki: “Her kırk gecede bir başına ya bir bela ya bir keder ya da musibet gelmeyen kimsenin hesabına Allah katında hiç bir hayır yazılmaz.”Bakara suresi 155. ayette de “Andolsun ki sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan canlardan ve mahsullerden yana eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenlere lütf u keremimi müjdele.” buyrulmaktadır.

Hastalanan bir müminin bu hastalığın hikmetini de  Peygamber efendimiz s.a.v. şöyle ifade etmiştir. “Bir mümin hasta olduğu zaman bu hastalık onu tıpkı demirci körüğünün demirin pasını temizlemesi gibi günahlardan temizler.”Evet! uyarı mahiyetindeki bu belaların hangi hallerde ne tür manaya delalet eden uyarılar olduğunu büyük gönül sultanlarımızdan birisi bakın nasıl izah ediyor.

"Belâ itâat halinde gelirde değişmezse, rutbe ve derece, gaflette iken gelirse, ikaz ve affa sebeptir. İsyan halinde gelir de o hale devam ederse ceza;o halden dönerse affa sebeptir.Devamlı isyan halinde olduğu halde beladan beri olan da Firavun gibi cehennemle terbiye edilir.Günahta israr edenin bir gün ayağı kayıpta kötülüğe alışırsa hocaya hacıya nura düşman kesilir”

Bazen başımıza gelen menfiyatın bir uyarı olduğu hususunda gaflet edebiliriz. Mesela suçsuz olduğumuzdan tereddüdümüzün olmadığı hadiselerde hemen haklılığımızı kaba kuvvetle vs. yollarla savunuruz sonuna kadar.

Tabiki makul çerçevede yapılmalıdır. Ama bundan daha önemli olarak da haklı olduğumuz halde başımıza gelen bu vakıaların bile işlemiş olduğumuz bir günah sebebi ile olduğunu asla unutmamalı ve gereken dersimizi almalıyız. Yazının başında zikredilen kişilerin durumları bu kaideye çok güzel bir örnek olsa gerek. Borcunu alması tabiî ki en doğal hakları, yalnız bunun başka bir cürümlerinin intikamı olması muhtemeldir. Yani alacaklı olan o şahıs bir zaman Allah’a asi gelmiş ki Hazreti Allah da intikamını başka bir kulu vesile kılarak almış. İşte burada şu muhteşem söz akla hemen geliveriyor.

Hak kuldan intikamını yine kul ile alır.
Ledünni ilmi bilmeyen bunu kul etti sanır.


Yani; Allah c.c kullarından intikamını diğer kulları vasıtasıyla alır. Allah vergisi olan ledünni ilmi bilmeyenlerde başlarına gelenlerin karşıdaki kişiler (karşıdaki kimsenin hatası sonucu);in hataları yüzünden olduğunu zanneder.

Yüce Allah’ımız Nisa suresi 79. ayetinde de, insanın başına gelen iyilik ve kötülüğün kimden geldiğini şöyle ifade ediyor. “Size bir hayır isabet ettiği zaman o Allah’tandır. Bir kötülük isabet ettiği zaman ise kendini nefsinizdendir.” Gönül sultanlarımızdan birisi bu ayeti evladına okumuş ve şöyle buyurmuş:

"Oğlum bu! İslam akaidinin özü ve maarifin köküdür.”
Şu sözün üzerine ne söylenebilir ki. Zira bidayette de zikrettiğimiz gibi bu şuura herkes riayet etse fitne, fesat, gıybet, haset ve toplumun huzurunu bozan diğer manevi hastalıklara  set çekilmiş olur.O halde bizde bir belaya maruz kaldığımız zaman; bir Allah dostunun, başına bir bela geldiği zaman yaptığı duasını yapmalıyız. “Allah’ım bu kişinin bana sataşmasına neden olan günahımdan dolayı senden af diliyorum.”  Ve son söz…

Hâşâ zulmetmez hiç, kullarına Hüdâsı!
Herkesin çektiği, kendi işinin cezası!


kula bela gelmez hak yazmadıkça.
hak bela yazmaz kul azmadıkça


Miftahulkuluub
14.05.2005

« Son Düzenleme: 21 Nisan 2012, 09:28:44 Gönderen: Miftahulkuluub »
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı sedat_islam

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 231
    • Milli Görüş Forum
Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi
« Yanıtla #1 : 27 Mayıs 2005, 12:03:46 »


MaşAllah Mifta kardeşim, parmaklarına sağlık...
Zafer Yakındır ve Zafer, İNANANLARINDIR...

Çevrimdışı Gül_Sultan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2139
Ynt: Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi
« Yanıtla #2 : 27 Kasım 2007, 19:17:28 »
Kardeşim Allah (c.c.) razı olsun. Bileğine , kalemine , yüreğine kuvvet. Bu güzel yazını arşivime aldım. Hakkını helal et.
« Son Düzenleme: 17 Ağustos 2008, 16:03:52 Gönderen: Gül_Sultan »
Dünya geçer, İnsan göçer ancak kurtuluş Müttakîlerindir.

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Ynt: Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi
« Yanıtla #3 : 15 Ağustos 2008, 23:47:28 »
Güzel bir konu sıkça okunmalı....
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı LİVA

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 7
Ynt: Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi
« Yanıtla #4 : 20 Ağustos 2008, 10:03:14 »
Miftahulkuluub kardeşim elinize sağlık yazınızın noktası virgülüne kadar katılıyorum ve herkezin okuyup istifade etmesini temenni ediyorum
« Son Düzenleme: 20 Ağustos 2008, 10:09:46 Gönderen: LİVA »
Allah'IM GÖNLÜMDE OLANI,HAKKIMDA HAYIRLI EYLE;HAKKIMDA HAYIRLI OLANA,GÖNLÜMÜ RAZI EYLE!

Çevrimdışı Eymen

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 311
Ynt: Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi
« Yanıtla #5 : 28 Ağustos 2008, 20:16:54 »
Teşekkürler.

Musıbetler, Hakk'a davet, nûra hidayet içindir. Ali Erol Hatıratım 2 s.117
Zaman bir kılıçtır; sen onu kesmezsen, o seni keser.

Çevrimdışı dört mevsim

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 278
Ynt: Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi
« Yanıtla #6 : 30 Ağustos 2008, 14:07:17 »
Değerli Miftahulkuluub, yazınızı çok güzel buldum Allah razı olsun,devamını bekleriz.

Çevrimdışı ikra42

  • okur
  • *
  • İleti: 94
Ynt: Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi
« Yanıtla #7 : 31 Ağustos 2008, 14:59:22 »
hakikaten okunması gereken bir yazı..birde son duayı çok güzel..bende böyle bir durumda nasıl dua edelim diye düşünüyordum yazıyı okurken cevap için yazının sonunu beklemem gerekiyormuş..Allah razı olsun harika bir yazı....

Çevrimdışı Lika

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 3884
    • Herkonudan.com
Ynt: Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi
« Yanıtla #8 : 27 Mart 2009, 22:46:20 »
Ehemmiyetine binaen sıklıkla okunması, hatırlatılması gereken bir konu. Allah razı olsun.
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Çevrimdışı Ay Işığı

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1163
Ynt: Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi
« Yanıtla #9 : 03 Aralık 2009, 23:10:26 »
Alıntı
“Allah’ım bu kişinin bana sataşmasına neden olan günahımdan dolayı senden af diliyorum.”


Hiç dilimizden düşürmememiz gereken bir cümle.

Çevrimdışı Günbatımı

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2490
  • Görelim Mevlâ'm neyler, neylerse güzel eyler...
Ynt: Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi
« Yanıtla #10 : 18 Aralık 2009, 13:22:12 »
Ben karşılaştığım küçük-büyük her sıkıntı ve musibette, aynen Miftah kardeşimin belirttiği gibi suçu kendimde ararım. Başıma gelenin mutlaka bir günahımın karşılığı olduğunu düşünürüm. Çoğu zaman da hangi günahımın sonucu olduğunu tahmin ederim. Özellikle birini eleştirdiysem, o eleştirdiğim şey mutlaka döner dolaşır beni bulur. O zaman ciddi ciddi 'Allah'ım! Ben senin cahil bir kulunum. 'Mümin kardeşini kınayan, aynı şeyi yaşamadan can vermez' diye bir hadis olduğunu bile bile de nefsime uyup bazen böyle bir günah işliyorum. Nolur, beni böyle eleştiriler yaptığımda duyma, aynısını bana yaşatma.' diye dua ettiğim olur.  e56))

Bazen de bir türlü işin içinden çıkamadığım durumlar oluyor. Her zamanki gibi bir sıkıntı yaşadığımda yine kendime 'Ne günah işledim de Rabb'im bu belayı reva gördü bana?!.' diye düşünüyorum, ama bir şey bulamıyorum. Hatta çocuklarımı da buna alıştırmışım; küçük kızım henüz 6-7 yaşlarındakyen biraz canı sıkılsa gözleri dolu dolu "...., ben ne günah işledim de böyle oldu?" diye sorardı. O zaman bir yakınım bana "Başımıza gelen musibetler sadece günahlarımızın cezası veya karşılığı değil, bu dünyadaki sınavımız da olabilir. Sadece bu gözle bakma olaylara." demişti.

Ben de o gün bu gündür; başıma gelen bir sıkıntıyı değerlendirip de, sebebini bulamayınca 'sınavımmış' deyip geçiştirmeye ve tabii ki sabretmeye (zor olsa da) çalışıyorum.
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2009, 17:13:21 Gönderen: mystic »
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Ynt: Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi
« Yanıtla #11 : 05 Kasım 2010, 00:20:16 »
Alıntı
“Allah’ım bu kişinin bana sataşmasına neden olan günahımdan dolayı senden af diliyorum.”


Alıntı
Hiç dilimizden düşürmememiz gereken bir cümle.
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı cennet_nuru

  • Cennet ucuz değil Cehennem dahi lüzumsuz değil...
  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 485
  • Her nefesimi SANA yönelmiş dualar eyle ...
    • sadakat.net
Ynt: Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi
« Yanıtla #12 : 01 Mart 2011, 16:50:05 »
Ehemmiyetine binaen sıklıkla okunması, hatırlatılması gereken bir konu. Allah razı olsun.
O göremediğin koskoca derya gönlümdür...Gördüğün sahil ise dilim...Kıyılarıma vuran dalgalara şaşırma...!!Onlar aşktan gel-git'im...Beni kendinde,kendimde arama...Ben hem bende hem sende bir gizim...!!Beni Mecnun'dan Leyla'dan sorma...!!Ben sadece MEVLA'dan bir izim ... !!!

zaman_1453

  • Ziyaretçi
Ynt: Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi
« Yanıtla #13 : 29 Mart 2012, 00:37:54 »
Güzel bir konu sıkça okunmalı....

Teşekkürler Miftahulkuluub
Cenab-ı Hakk  en güzel şekilde yapmakta bizleri muvaffak kılsın.

Çevrimdışı tk1978

  • IZLEMCI
  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 456
Ynt: Musibetlerde suçu kendimizde arama yetisi
« Yanıtla #14 : 30 Mart 2012, 12:17:42 »
Güzel bir konu sıkça okunmalı....

Teşekkürler Miftahulkuluub
Cenab-ı Hakk  en güzel şekilde yapmakta bizleri muvaffak kılsın.


AMIN