Gönderen Konu: Sizi bekleyen bayram günlerinizden haberiniz var mı?  (Okunma sayısı 1469 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7491

Hemen birçoğumuz bayramın bittiğini, gelecek bayramın ise uzaklarda olduğunu düşünüyoruz değil mi? Gerçekten de bayramımız bitti mi? Gelecek bayramımız da çok uzaklarda mı?

Bence hususi bayramımız bitmedi, hem de çok uzaklarda değil önümüzdeki günlerimizde!.

İsterseniz sözü uzatmadan önümüzde bizi bekleyen günlerimiz nasıl bayram günümüz olur onu bir gözden geçirelim. Önce yaşanmış bir bayram günü örneğiyle bakalım konuya..

Bir maneviyat büyüğü yatsı namazından sonra çıktığı cami avlusunda cemaate el uzatıp tokalaşarak 'bayramım mübarek olsun' diyormuş.

- Efendi demişler, geçmiş bayram gitti, gelecek bayram da henüz gelmedi, şimdi ise bayram diye bir gün yok ki sevinip de bayramlaşalım?

- Hayır der, maneviyat büyüğü. Bugün benim bayram günümdür. Çünkü der, ben bugün günah işlemedim, günah işlemediğim gün benim bayram günümdür. Onun sevincini paylaşıyorum sizinle..

Şu hatırlatmayı da yapar cemaate:

- Eğer siz de der, önünüzdeki günlerde bayram sevinci yaşamak istiyorsanız, sabahtan günahsız yaşamaya niyet ederek başlayın gününüze. Şayet gününüzü günahsız tamamlayabilirseniz o gün sizin de bayramınız olur. Böylece senede iki bayramla kalmaz, günahsız yaşadığınız günler sayısınca bayram sevabı kazanır, sevinci yaşarsınız. Ayrıca der, Peygamberimiz de sizinle birlikte olur, günahsız yaşadığınız bu bayram günlerinizde..

Burada akla şöyle bir soru gelir:

- Günahsız yaşadığımız bayram günümüzde Peygamberimiz nasıl bizimle birlikte olur?

Bu sorunun cevabını da ariflerin sultanı olarak bilinen Horasan'ın maneviyat büyüğü Ebu-l Hasan Harkani'den dinleyelim. Harkan'daki vaazlarında konuyu şöyle anlatır cemaatine:

- Ey Müslümanlar der, günlük hayatınızı Peygamberimiz'le birlikte yaşamayı arzular mısınız? Bütün gün boyunca O'nun yüksek ruhaniyetinin sizinle birlikte olmasını ister misiniz?

- İstemez olur muyuz? derler, O'nunla birlikte olmak hayatımızın gayesidir. Ancak bu mutlu birliktelik nasıl olur?

Ariflerin sultanı şöyle anlatır Peygamberimiz'in ruhaniyetinin birlikte olacağı günü:

- Siz der, günlük hayatınızı, günahsız yaşamaya karar verin. Günahsız yaşamaya muvaffak olduğunuz o gün sizin bayram gününüz olur. Böyle bir bayram gününde Peygamberimiz'in ruhaniyeti de sizinle birlikte olur. Çünkü der, Peygamberimiz de günlük hayatını günahsız yaşamış, gününü günahsız tamamlayarak bu sünnetini ihya edenlerle birlikte olacağını haber vermiştir! Yeter ki siz gününüzü günahsız yaşama örneği verin, Peygamberimiz'in günahsız yaşama sünnetini bizzat ihya etme sadakatini göstermiş olun.

İşte biz de bu bayram anlayışı içinde şu soruları soruyor ve diyoruz ki:

- Bizi günahsız günler yaşamaya yönlendiren bu bayram anlayışımıza siz nasıl bakıyorsunuz? Gerçekten de günahsız bir gün yaşamaya sabah niyet eder de, akşama kadar da o günü günahsız tamamlamaya muvaffak olursak bu, Peygamberimiz'in ruhaniyetinin de bizimle birlikte olduğu gerçek bir bayram günümüz olmaz mı?Ahirette bizi kurtaracak hususi bayramlarımız da böyle günahsız yaşadığımız günlerimiz sayılmaz mı? Buna göre, önümüzde günahsız yaşayabileceğimiz nice hususi bayram günlerimiz de bizi beklemiyor mu? Bekliyor da biz bu günlerin hiç de farkında değil miyiz yoksa?

- Ne dersiniz, gerçekten de bayramımız bitti mi, yoksa önümüzde günahsız yaşayacağımız bayram günlerimizin bizi beklediğinin farkında mıyız? Var mı gönlümüzde günahsız günler yaşama niyeti, Efendimiz'in ruhaniyetiyle buluşma arzusu? Yoksa bu hatırlatmadan sonra mı oluşacak bu niyet ve arzular?

Takdiri siz yapacak, cevabı da siz vereceksiniz. Bize düşen bayram anlayışımızı anlatma, günahsız yaşama günlerimizi düşündürmedir.

alıntı

Çevrimdışı rabbanigulleri

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 14
Ynt: Sizi bekleyen bayram günlerinizden haberiniz var mı?
« Yanıtla #1 : 25 Kasım 2010, 01:31:36 »
Tesekkurler isra kardesim,deliye her gun bayram sozunu simdi daha iyi anladim,  deli=veli
Rabbim hepimize enfasimizi rizasinda tuketmeyi nasib etsin.